En büyük ve en sade açılış sayfası
Olmazmi arama
tr
en
anasayfa siteler rssler
   
 Videovarmi.com'da onbinlerce video sizi bekliyor. Videovarmi.com ile tanışmadıysanız buraya tıklayınız.

Genel - XprodoksiT RSS

EVDE ELMA SİRKESİ YAPIMI @ 06-10-2008 19:30

Evinizde Tamamen Doğal Yollarla Elma Sirkesi Yapımı

ELMA SİRKESİ yapımı için en uygun elma türü şeker oranı yüksek kış elmalarıdır. Değişik çeşitlerin bir araya getirilerek kullanılması da sirkeye ayrı bir lezzet katar. Sirke yapımında kaçınılması gereken elma türleriyse ham ve ekşi olanlardır. Sirke yapımında dikkat edilecek en önemli konuysa hijyendir. Elmalar yıkandıktan sonra, kullanılacak malzeme ve kavanozlar sıcak suyla iyice yıkanmalıdır.

Elmalar küçük parçalara ayrıldıktan sonra preslenerek veya katı meyve sıkacağından geçirilerek suları çıkarılır. Meyve suyundaki şeker fermantasyona uğrayarak önce alkole, sonra ise asetik bakterilerinin yaptığı fermantasyonla asetik asite, yani sirkeye dönüşür. Sirke yapımında iki faktör çok önemlidir; bakterilerin verimli çalışmasını sağlayacak sıcaklık ve oksijen (havalanma). Havayla teması arttırmak için mümkün olduğunca geniş ağızlı ve sığ bir kavanoz seçilir. Meyve suyu, üstte boşluk kalacak şekilde kavanoza doldurulduktan sonra, meyve sineğinin geçemeyeceği, fakat havalanmanın sağlanabileceği temiz bir bez/tülbentle kavanozun ağzı kapatılır. Günde bir kez karıştırarak havalanmayı sağlamak sirkeleşmeyi hızlandırır. Sirkeleşme için ılık ( 15-25 C ) bir ortam tercih edilir ve kavanozlar güneş ışığından uzak, loş bir yerde saklanır. Kullanılacak kaplar cam veya ahşap olmalıdır, metal kap tavsiye edilmez. Yapım sırasında sirkeleşmeyi hızlandırmak için daha önce yapılan doğal elma sirkesi katılabilir. Sirke, seçilen elma türü ve koşullara göre üç- altı hafta içinde oluşur.

Sirke kokusu alınmaya başlandığından itibaren, her gün tadarak istenilen tat ve asit derecesi (yüzde 4-8 asit oranı) elde edilene kadar işleme devam edilir. Elde edilen sirke fermantasyonun devamını engellemek için birkaç kat tülbentten, kahve filtresi vb. filtrelerden veya süzme yoğurt kesesinden geçirilerek iyice süzülür. Böylece meyve kalıntılarından arındırılır. Hava almasına olanak vermeyen ince uzun şişelere, tam dolacak şekilde aktarıldıktan sonra serin, loş, güneş ışığı almayan bir yerde saklanır. Ne kadar süzersek süzelim, ev koşullarında doğal elma sirkelerinde fermantasyon tam olarak durdurulamaz; şişede, şifai özelliklerinin göstergesi olan ve “anne” ismi verilen yumuşak kaygan yapısıyla deniz anasını andıran düz bir tabaka oluşur. Bu tabaka bakterilerin atıklarından oluşur ve sirke kullanılacağı zaman atılır. Doğal sirkeler rafine olanlara göre daha bulanıktır. Fakat pastörize veya damıtılarak üretilen rafine elma sirkeleri, yüksek sıcaklıklardan ötürü, ona şifai özellikleri kazandıran enzimler, mineral maddeler, iz elementler, vitaminler, pektin, malik ve tartarik asitler açısından fakirleşir, bir kısmını tamamen yitirir. Kullanıldığı yerler Hazırladığımız sirkeleri salatalarda, çorbalarda vs. aroma vermek amacıyla kullanabiliriz.

Şifai amaçla kullanmak için; bir bardak suya 2 tatlı kaşığı elma sirkesi ve 1-2 tatlı kaşığı bal katarak, günde 3 kez, mümkünse yemeklerden önce (fazla kilo problemi için de etkili olan elma sirkesi bu amaçla kullanılacaksa mutlaka yemeklerden önce alınmalıdır) kullanılır. Elma sirkesi koruyucu sağlık amacıyla, sürekli olarak günde bir kez sabahları açken ve alınmalıdır. İyileştirici özellikleri

* Besinlerin verimli kullanımını, metabolizmanın sağlıklı işleyişini, vücudun asit alkali dengesini korumasını sağlar. Örneğin kalsiyumun daha verimli kullanımını sağlayıp, bir yandan kemiklerin yeniden gerekli kalsiyumu almasını desteklerken, bir yandan da eklemlerdeki kalsiyum birikimini kırar. Uzun süreli kullanımı eklem ve kemiklerdeki sertlik ve sıkıntılara son verir.
* Sodyumun etkisini yansızlaştırarak yüksek tansiyondan korur.
* Kolesterolü düşürür. İçerdiği doğal asitler ve enzimler kanın daha sağlıklı ve ince akmasını sağlar.
* Başta damarlar, karaciğer, böbrekler olmak üzere vücudu detoksifiye eder, yağlı-mukus kalıntıları parçalar.
* İçerdiği yoğun potasyum sayesinde hücre büyümesini destekler.
* Soğuk algınlıklarında, boğaz enfeksiyonlarında, bronşitte içilebilir ya da buhusu yapılır.
* İdrar yolları enfeksiyonlarında, sindirim bozukluklarında, kramplarda, yaban arısı sokmasında, saçta kepekte, uyku bozukluklarında, kulak çınlamasında da kullanılır. basur için herhangi bir yan etkisi genelde yok kullananlarda şikayet az. sağlıcakla kalın.

Necdet Seyfeli 'ye teşekkürler

Konuyla ilgili Yazılar :
Elma Sirkesi İle Zayıflama -1
Elma sirkesi İle Zayıflama - 2


ÇAPKIN ERKEKLERİN DİKKATİNE @ 06-10-2008 11:42
İZMİR'in Karşıyaka İlçesi'nde kıskanç eş 54 yaşındaki N.Ş., kendisini başka kadınlarla aldattığını ve zaman zaman da bir kadın arkadaşının evinde kaldığını öğrendiği 30 yıllık eşi 54 yaşındaki A.Ş.'nin, gece uyurken penisini kesti. N.Ş. tutuklandı, tam kopmayan penisi operasyonla yerine dikilen A.Ş.'nin tedavisinin ise hastanede devam ettiği bildirildi.

ÇAPKIN ERKEKLERİN DİKKATİNEOlay, 05 Ekim 2008 günü saat 05.00 sıralarında Şemikler Semtinde meydana geldi. Ev kadını N.Ş., şoförlük yapan A.Ş.'nin başka kadınlarla ilişkisi olduğundan şüphelenip takibe başladı. Eşine hisettirmeden sürdürdüğü takibi sırasında telefon kayıtlarını inceleyen N.Ş., eşi A.Ş.'nin tanımadığı numaralarla sık sık konuştuğunu belirledi. Kendi çapındaki araştırmasını sürdüren N.Ş., eşinin başka kadınlarla ilişkisi olduğunu, zaman zaman da çalıştığını söyleyip eve gelmediği gecelerde bir kadın arkadaşlarının yanında kaldığını öğrendi.

N.Ş.'nin durumu anlatıp, yardım istediği Fransa'daki çocukları ve yakınları da girişimlerde bulunup, A.Ş. ile konuştu. N.Ş., eşine “Yaptıklarını bir bir öğrendim. Bari bundan sonra yapma” dedi. Kendisinin ve yakınlarının tüm telkinlere rağmen eşinin kadınlarla birlikte olmaya devam ettiğini öne süren N.Ş., akıllara durgunluk veren bir plan yapıp, uygulamaya koydu.

UYURKEN PENİSİNİ KESTİ

Geçen cumartesi gecesi sohbet ettiği eşine bira ve midye dolma ikram eden N.Ş., eşinin uyumasının ardından planını devreye soktu. Sabaha karşı saat 05.00 sıralarında uyanan N.Ş., uyuyan eşi A.Ş.'nin pijamasının altını ve iç çamaşırını çıkardıktan sonra penisini bıçakla kesti. Bir anda acılar içinde uyanan A.Ş., eşinin penisini kestiğini görünce fenalık geçirdi. Yaşadığı ilk şoku atlatan A.Ş., kanlar içinde yakındaki Karşıyaka Devlet Hastanesi'ne gitti.

Acil servisteki müdahale sırasında, kasığındaki kılları keserken yanlışlıkla penisini kestiğini söyleyen A.Ş., polis ekiplerinin ısrarlı soruları karşısında, eşinin saldırısına uğradığını söyledi. A.Ş.'nin ifadesi doğrultusunda evde bulunan N.Ş. gözaltına alındı. Karakolda suçunu itiraf eden N.Ş., eşinin çapkınlık yapması nedeniyle böyle bir olayı gerçekleştirdiğini söyledi. Nahide Ş., işlemlerin ardından sevk edildiği Adliyede tutuklandı.

Ege Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edilen ve bir kısmı kesilen penisi yerine dikilen A.Ş.'nin tedavisinin ise devam ettiği bildirildi.



GELİNLİK MODELLERİ @ 05-10-2008 20:47
Yeni açılan ve günlük olarak birbirinden güzel gelinlik modellerinin eklendiği ücretsiz bir katalog sitesi, mutlaka size uygun bir gelinlik modeli bulacağınızdan eminiz.


KANSIZLIĞIN DOĞAL FORMÜLÜ @ 05-10-2008 13:58

Kansızlığın formülü 'yeşil' renkte

Özellikle Kadınlar arasında oldukça yaygın olan Kansızlık hakkındaki bu yazıyı
Tüm Kadınlar Dikkatli Okumalı!!

Tıp dilinde 'anemi' diye tabir edilen kansızlık, halk Elif Güveloğluarasında az yemekten, yeterli demir içeren gıda almamaktan kaynaklanıyor gibi bilinse de gerçek hiç de öyle değil.

Çok iyi yiyen hatta şişman insanlarda da sıkça gördüğümüz bir sorun bu ve yediğinizin miktarı değil içeriği önemli kansızlıktan korunmak için. Bir de şunun üzerine basmak istiyorum, kansızlığın tek nedeni demir eksikliği değil. Vitamin eksiklikleri kansızlık yapabiliyor, özellikle de B12 vitamini eksikliği.

Nasıl beslenmeliyiz de kansızlıktan korunmalıyız? Vücudun kan yapımında kullandığı en önemli iki madde demir ve B12 vitamini. Bu maddeleri düzenli olarak almak gerekir.

Demir, kana kırmızı rengini veren 'hemoglobin' adlı maddenin yapısında yer alır, görevi hücrelere oksijen taşımak, karbondioksiti de onlardan uzaklaştırmaktır. Ayrıca enerji üretimi için gereklidir. Eksikliğinde kansızlık ve buna bağlı soluk cilt, halsizlik, yorgunluk, enerji azlığı, soğuğa dayanıksızlık, iştahsızlık, çarpıntı, mide bulantısı görülebilir.

Demir, hayvansal gıdaların çoğunda var, kırmızı ve beyaz et, yumurta, kabuklu tahıllar, baklagiller, kayısı, dereotu, susam, üzüm, pekmez ve domates önemli demir kaynakları. Ispanak zannedildiği kadar iyi bir demir kaynağı değil, çünkü içerdiği fitik asit demirin biyoyararlanımını azaltıyor. Demirin hayvansal kaynaklardan alınması daha etkili çünkü emilim daha yüksek. Ayrıca demiri C vitamini ile birlikte almak emilimini artırıyor.

ARI POLENİ ÇOK FAYDALI

B12 vitamini ise kan yapımında kullanılan en önemli vitamin. Esas olarak sağlıklı sinir sistemi için elzem olan bu vitaminin gebelikte eksik alınması bebekte sinir sisteminde sakatlık dahi yapabiliyor.

Neredeyse yalnızca hayvansal gıdalarda bulunan bu madde Shitake mantarı gibi bazı özel bitkilerde de var. Karaciğer, dana yüreği, kuzu böbreği, sığır eti, balık, peynir, süt, tavuk ve hindide, somon ve ton balığı gibi yağlı balıklarda, yumurtada ve peynirde bolca bulunuyor.

Yumurta ve süt bile tüketmeyen katı vejeteryansanız mutlaka kan B12 vitamini düzeyine baktırmanız gerekir. Eksikliğinde kansızlık yanı sıra saç ve cilt sorunları, sinirlilik, kabızlık, enerji azlığı, yorgunluk görülebiliyor.

Bir de şöyle ilginç bir özelliği var bu vitaminin, mideden emilebilmesi için özel bazı taşıyıcılara ihtiyaç duyuyor ve bazı özel hastalıklarda bu taşıyıcılarda sorun olabiliyor. Bu durumda ağızdan ne kadar B12 vitamini alırsanız alın kana geçmiyor ve eksiklik belirtileri oluşabiliyor. Bu durumlarda iğne olarak veriyoruz. O yüzden, kansızlık tespit edildiğinde hemen demir haplarına saldırmamak gerekiyor.

Kan yapımında çok elzem olan diğer bir madde de folik asit. Gıda işlemlerine çok duyarlı, doğal işlenmemiş gıdalardan alınması gerekiyor.  Formül 'yeşil' renkte: En bol yeşil yapraklı sebzelerde bulunuyor. Zaten ismini de Latince'de 'yeşil yaprak' anlamına gelen 'folium' sözcüğünden alıyor.

Kan yapımı yanı sıra hücre büyüme ve yenilenmesi için zorunlu bir madde olduğu için çocuklarda, hamilelerde ve sedef gibi kronik cilt hastalıklarında düzenli alımı çok önemli. Bu maddenin de hamilelikte eksikliği sakat doğumlara yol açabiliyor. Birçok sorunda olduğu gibi kansızlıkta da hemen ilaçlara saldırmayın, kendinizi doğaya emanet edin. Sağlıkla kalın...




SAÇ DÖKÜLMESİNİ DURDURAN FORMÜL @ 04-10-2008 14:31

Saç Dökülmesini Önleyen ve Saçları Güçlendiren Mucizevi Formül

Prof.Dr. Ahmet MARANKİ Saç dökülmelerini durduran doğal formülü açıklıyor.
Ahmet MARANKİ (Prof.Dr.)
İşte Doğal Yöntem :

Sarımsak Yağı(Kokusu Yoktur), Çam Yağı, Badem Yağı, Havuç Yağı ve Buğday Yağını eşit olarak karıştırarak elde ettiğiniz karışımı her gece friksiyon yöntemi (Alttaki Video'da gösterilen şekilde) ile tüm parmaklarınızla önden arkaya doğru yedirerek ve kırma yapmadan saç diplerinize yedirin. Ardından Saçlarınızı bir Bone ile kapatın en az iki saat tercihen tüm gece bekletin.
Denenmiş ve başarılı sonuçlar elde edilmiş doğal yan etkisi olmayan bir yöntemdir.

Açıklama : İlk üç hafta içinde saç dökülmeleri artar, Üç aylık kullanım sonucu kesin ve etkili sonuç elde edilir.
Ahmet Maranki Saç Dökülmesi Hk. Video


ÜLSER VE MİDE SORUNLARINA DOĞAL ÇÖZÜM @ 04-10-2008 13:09

Mide yanması, Ülser, Reflü Doğal Çözüm

Prof.Dr. Ahmet Maranki Mide yanması, Reflü ve Ülser sorunu olanları sevindirecek doğal ve daha önce defalarca denenmiş formülü açıkladı.
Doğal Ülser Tedavisi
İşte Mucizevi Formül :
Çiğdem, Patates ve Beyaz lahananın suyunu sıkarak her sabah bir bardak olarak içilir ilk hafta sonunda 1,5-2 bardak içilebilir.

İçilmesi Gereken Süre : 20 Gün (3 hafta)

Yan Etkisi Bulunmamaktadır.

Prof.Dr. Ahmet Maranki




AHMET MARANKİ KİMDİR? @ 04-10-2008 11:18

Prof. Dr. Ahmet MARANKİ Kimdir? Özgeçmişi

Ahmet Maranki 1956 yılında İnebolu’da doğdu.
Liseyi İstanbul’da bitiren yazar ilk önce Tütün Eksperleri Yüksek Okulu’nu bitirip 1976 yılında stajını tamamladı. devlet görevine başladı. Sırasıyla 1981 yılında İstanbul Üniversitesi T. Endüstri Mühendisliği’ni, 1986 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyal Siyaset Bölümünde ‘master’ını, 1990 yılında aynı bölümün Sosyal Siyaset Çalışma Ekonomisi Endüstri İlişkileri alanında doktorasını tamamladı. 1991 yılında ABD’de mesleki alanda mahalli idareler, sosyal güvenlik sistemleri ve tarım alanında doktora üstü bilimsel çalışma ve araştırmalarda bulundu.Ahmet MARANKİ (Prof.Dr.)1993 yılında SSCB’nin yıkılmasıyla Azerbaycan devletinin talebi üzerine, T.C. adına görev yaptığı ilgili birimin baş uzmanı olarak araştırmalar yapmak ve üniversitelerde ders vermek üzere görevlendirildi. T.C. adına Azerbaycan Birleşmiş Milletler Teşkilatı (BMT) U.N.D.P, UNV birimlerinin kalkınma programları çerçevesinde devlet ve özel üniversitelerinin planlı ekonomiden pazar ekonomisine geçişleriyle ilgili “Principles Marketing”, International Economic Organization”, “International Marketing”, “Islam Economy Relation” ders programlarının hazırlanıp uygulanmasında “University Lecturer” unvanıyla “Specialist” olarak diplomatik statüde görev yapan yazar, Azerbaycan Millî Meclisi’nde danışmanlık yapmış olup, bu çalışmalarını “Türkiye Azerbaycan Haricî İktisâdî Alakaları” , “Agent Mukaveleleri” adlı kitaplarıyla yayınlamıştır.

Ahmet Maranki yaptığı bu ve burada kaydedilmeyen çalışmalarıyla 1998 yılında Azerbaycan’da “Yılın En Başarılı Yabancı Bilim Adamı” seçilmiştir.

BMT’nin Unesco ve Avrupa Birliği nezdinde kurularak faaliyet gösteren IPA-International Personel Academy’de görev yapan yazar; yaptığı bu ilmî çalışmalar, hazırlanan ders programları ve bunların uygulanması, yayınlanan kitaplar ile ilmi şura kararıyla “Univesity Lecturer” göreviyle “Economy” alanında profesör unvanı alarak ‘Ateste’ edilen tek T.C. vatandaşıdır.

Kafkasya ve Azerbaycan’da kaldığı bu sürede yazar, SSCB’nin çağdaş dünyaca bilinmeyen yönleriyle ilgili stratejik ve kozmik araştırma merkezlerinde eğitimde bulunarak ekstrasens ve bioenerjist unvanını almıştır.

Yazar eserlerinde de görüleceği gibi T.C.’deki devlet görevi sırasında meslekî çalışmaları yanında, 1987′de Ortadoğu’daki İran-Irak Savaşı sırasında Musul-Kerkük bölgesinde Türkmenlerle ve Suudi Arabistan’da İslam konferansıyla ilgili, 1990 yılında Balkanlarda ve Bulgaristan’daki Türklere uygulanan asimilasyon ve tehcirle ilgili, 1991 yılında ABD’de Müslüman-Kızılderililerle ilgili, 1993′ten günümüze kadar da Kafkaslardaki Türkler ve bilhassa Azerbaycan’la ilgili çeşitli kuruluşlarla işbirliği içinde görev yapmıştır. Bu çalışmalarını ulusal ve uluslararası yazılı ve görsel medyada 55 adet tebliğ, 10 adet ders ve sosyal muhtevalı kitap ve “strateji” adıyla yayınlanan makaleleriyle kamuyla paylaşmıştır.

Pek çok bilimsel araştırmanın öncülüğünü yapan ve Rusya-Avusturya-Azerbaycan -Türkiye’nin bilim adamlarından oluşarak 1990 yılında kurulan “Bilim ve Buluş Adamları Derneği’nin genel sekreterliğini de yürüten yazar, halen Türkiye’nin AB’ye girme sürecinde AB stratejilerinin hazırlanmasıyla ilgili olarak Hollanda Amsterdam’da “Türkiye Hollanda Vakfı”nı ve bu kitabın konuların bilimsel olarak araştırmalarının yapıldığı “The Institute for Cross Cultural Health” adlı enstitünün başkanlığını yürütmektedir.

BMT Asya-Pasifik ve Avrupa Başkanı Setsuka Yamazaki tarafından başka projelerde uzman olarak çalışmak üzere davet edilen yazar, Türkiye’de kalarak bu necip millete hizmeti ön planda tutmuştur.

1969 yılından beri sporla yakından ilgilenen yazar, kara kemer, judo, tekvando, şhiatsu hocası olarak halen Güreş İhtisas Kulübü’nde Türk sporuna hizmet vermektedir.

Dünyada ve Türkiye’de sosyal ve stratejik pek çok vakıf, dernek, düşünce kulüpleri vs. gibi NGO’larda (Sivil Toplum Kuruluşu) faaliyet gösteren yazar evli ve 3 çocuk babası olup İngilizce, Arapça, Rusça, Azerbaycan Türkçesi, Osmanlıca bilmektedir.

Prof. Dr. Ahmet Maranki’nin 5 ayrı sahada 54 adet yayınlanmış eseri bulunmakta olup, yazarımızın son eseri “Kozmik Bilim ve Bilinçle Yaşam Enerjisi” kitabı bugüne kadar 2 yılda 73 baskı yapmıştır.



SİVİLCELER İÇİN CİLT BAKIM MASKESİ @ 04-10-2008 10:41

SİVİLCELER İÇİN CİLT BAKIM MASKESİ

Tarifdeki AKBURÇAK maskesinin devamlı kullanımı halinde yüzdeki sivilce oluşumunu önlemekte etkili yararlar sağlar.Sivilceler için Bakım Maskesi 

Sivilcelere Karşı Hazırlanacak Cilt Maskesi İçin Gerekenler :

-Yassı Mercimek (Akburçak)
-Zeytinyağı
-Yumurta Sarısı
-Damıtılmış Su

Sivilcelere Karşı Cilt Maskesinin Hazırlanışı :

Akburçak taneleri dövülerek un haline getirilir. Elde edilen un damıtılmış su ile yoğrulur.

Yumurta sarısına yarım fincan zeytin fincan zeytinyağı ve iki kaşık bak ilave edilerek çırpılır. Çırpılan karışım akburçak hamuru ile karıştırılarak krem kıvamına gelinceye kadar yoğrulur.

Elde edilen temiz cilde sürülerek 5-10 dk. arası bekletilir, ardından ılık su ile cilt temizlenir.

Sivilceler için bazı yararlı yazılar :

Ergenlik Sivilceleri 
Sivilcelere karşı beslenme 
Sivilce izlerine çözüm 
Suna Dumankaya Sivilce Çözümleri 
Sivilceli Cilt ve Makyaj


KIŞ GÜNEŞİNDEN FAYDALANMA @ 02-10-2008 15:52
Yaz aylarını geride bıraktık yavaş yavaş güneş kendine hasret bırakmaya başlayacak. Bu nedenle denk geldiğiniz güneşli günleri kaçırmamak lazım. :)

Kış Güneşi


DELİ BAL ZEHİRLENMESİ @ 02-10-2008 00:54
Bal tutması veya deli bal zehirlenmesi, Karadeniz kıyısı boyunca uzanan yaşam alanlarında iyi bilinir. Hem tıp literatüründe hem de tarih kitaplarında konu hakkında bilgiler bulmak mümkündür.

Bu bölgeden elde edilen balların insanları zehirlediğine dair gerek efsanevi ve gerekse anonim bilgiler kuşaktan kuşağa aktarılmıştır.Deli Bal Zehirlenmesi

Deli bal zehirlenmesi ilk defa MÖ 401’de, Atinalı tarihçi ve ordu komutanı Olan Xenephon tarafından tanımlanmıştır. Xenephon, Anabasis adlı eserinde Pers kralı Ataxerses II’ye karşı yapılan bir seferde, Türkiye’nin Doğu karadeniz bölgesinde konakladıkları yerde, deli bal yiyen askerlerin zehirlendiğini rapor etmiştir. Xenophon tarafından deli bal ile zehirlenme şu şekilde anlatılmıştır: “Burada hepinize sesleniyorum! Onların arzularını kışkırtan tek şey içleri bal ile dolu sayısız bal petekleriydi. Bal peteğinden tadan askerler ishal ve kusmadan harap düştüler ve bacaklarının üzerine kalkamaz hale geldiler. Sarhoş olmuş, delirmiş ve ölümün kapısında yere kapaklanmış şekildeydiler. Yüzlercesi yere yığılıp kaldı. Ertesi gün ise hiç biri ölmedi ve hemen hepsi balı yedikleri saatten tam bir gün sonra aynı saatte güçlerini toplamaya başladılar 3. ve 4. gün bacakları üzerinde durur hale geldiler.

Yine deli bal MÖ 67’de Kral Mithradates IV tarafından, Kuzeydoğu Anadolu’da Pompeyin ordularına karşı kullanılmıştır. Başdanışman, Yunanlı tabip Kateus’un tavsiyesi üzerine,ilerleyen Romalılar’ın yolu üzerine içi deli bal ile dolu petekler yerleştirilmiş ve taktiksel bir geri çekilme yapmıştır. Bu
peteklerden yiyen Romalılar bitkin düşerek kolayca etkisiz hale getirilmiştir.

Deli Bal Zehirlenmesinin Belirtileri Nelerdir?

Deli bal herkeste toksik etki meydana getirmeyebilir. Fakat büyük çoğunluk baldan etkilenir. Zehirlenmede belirgin hipotansiyon ve bradikardi en sık görülen belirtilerdir. Bu iki bulgu zehirlenmeye maruz kalanların %90’ından fazlasında gelişir. Diğer sık görülen semptomlar, terleme, sersemlik ve bilinç değişikliğidir (%70), senkop (%30), diplopi ve bulanık görme (%20-80), hipersalivasyon (%14) görülebilir.Bildirilmiş olguların hemen tamamında kardiyak ritim sorunu bildirilmiştir. On iki farklı olgu serisi incelendiğinde, olguların %75’inde ya non-spesifik bradiaritmi veya sinüs bradikardisi rapor edilmiştir. Aynı serilerde hastaların %25’inde farklı derecelerde kalp bloğu da saptanmıştır. Bunları n %11’inde nodal ritim, %8.7’sinde tam blok, %2.9’unda ikinci dereceden kalp bloğu meydana gelmiştir. Yalnız bir hastada (%1.45) asistoli bildirilmiştir.

Zehirlenmelerde alınan bal oranı ortalama 5-30 gr olarak rapor edilmiştir. Belirtiler 1,5 saat ila 3 saat arasında başlar. Alınmış bir çok bal örneğinde keskin, yakıcı bir tat vardır. Zehirlenen hastalar, yeterli serum fizyolojik ile destek tedavisinin ardından düzelme gösterir. Tedavi edilmemiş ciddi zehirlenmelerde önemli belirtiler en geç 24 saat içinde kaybolur ve hastanın durumu normale döner.

Geçmişten Günümüze Deli Bal Zehirlenmesi(Mad honey poisoning from the past to the present)
Dr. Abdülkadir GÜNDÜZ (gunduzkadir @ hotmail.com)
KATÜ Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı



KADINSAL PRATİKLİK @ 01-10-2008 21:53
Nemden kabaran saçlar
Saçınız nemden dolayı kabardıkça kabarır.

* Hızlı çözüm:
* Kabaran bölgelere uygulayacağınız nemlendirici bir bakım kremi, bu görünüme neden olan kuruluğu kontrol altına alacaktır.

*
Önlem planı:
* Gece yatmadan önce saçlarınıza bir miktar serum veya jojoba yağı uygulayın. Sabah saçınızı yıkasanız bile, kullandığınız bu nemlendirici bakım sayesinde buklelerinizi tüm gün boyunca kontrol altında tutabilirsiniz.
* Kabarıklık önleyici bir serumu, saçınızı hem kurutmadan önce hem de kuruttuktan sonra uygulayın.

Gevşek buklelerinizi kuru bir şampuanla yola getirin
Güzelliğinizi tehdit eden ufak tefek sorunlara hem anında, hem kalıcı çözümler bulmak mümkün. Örneğin; göğüs dekoltenizde çıkan bir sivilceyi kapatıcıyla gizleyebilir, sivilcenin hiç çıkmaması için de benzoil içeren sabun kullanabilirsiniz
Şekilsiz perçemler
Yoğun nem oranından dolayı kakülleriniz gün içinde garip bir şekle bürünür ve cildinize yapışır.

* Hızlı çözüm:
* Perçemleriniz sizi rahatsız ediyorsa onları yüzünüzden uzaklaştırın. Bir saç bandı yardımıyla geriye yapıştırdığınız kaküllerinizin uçlarını döndürerek saçınızın arka kısmıyla birleştirin. Üzerine bir saç spreyi sıkarak tutamları sabitleyebilirsiniz.

* Önlem planı:
* Duştan sona perçemlerinize az miktarda alkol bazlı bir jöle uygulayın. Bu jöle kaküllerinizi sabitlerken, içeriğindeki alkol de birbirlerine yapışmalarına sebep olan yağı engeller.
* Saç uçlarınızı kontrol altına alın. Hafif formüllü bir krem jöleyi yalnızca perçemlerinizin uçlarına uygulayın. Böylece saçlarınızın alışık olmadığınız bir şekle girmesini veya istemediğiniz bir yerden kendi kendine ayrım yapmasını engellemiş olursunuz.

Gevşek bukleler
Saçınız tel tel olur ve cildinize tutkal gibi yapışır.

* Hızlı çözüm:
* Aşırı nemi emmesi için kuru bir şampuan kullanın. Uygulaması daha kolay olan sprey formlu bir ürünü tercih edin. Böylece saç diplerinizi hedef alarak hafifçe kabartabilirsiniz.

* Önlem planı:
* Nemi kontrol altına alacak bir şampuan kullanın. Saçınızı kuruttuktan sonra üzerine bir miktar saç pudrası uygulamanızda fayda var.
* Boynunuza ve omuzlarınıza yağsız bir tonik sürün. Yağsız tonik teri emer, dolayısıyla saçınızın vücudunuza yapışmasını engeller.

İnatçı simler
Arkası açık elbisenizde daha seksi görünmek istediniz ama simleri biraz abarttınız.

* Hızlı çözüm:
* Uyguladığınız simleri çıkartmakta zorlanıyorsanız, vücudunuzu ıslak bir kağıt havlu ile silin. Cildiniz kuruduktan sonra, kalan simlerin üzerinden yapışkan bir bant ile geçin. Son olarak temiz bir pudra fırçasını vücudunuzda gezdirerek, kalan simlerden kurtulabilirsiniz.

* Önlem planı:
* Sim kullanmak yerine, ışığı yansıtma özelliğine sahip ürünleri tercih edin. Bu şekilde cildiniz, üzerine uyguladığınız bariz simlerden değil de, sanki içeriden aydınlatılmış kadar sağlıklı ve ışıltılı duracaktır.
* Vücut kreminizin içine aydınlatıcı özelliği bulunan bir ürün damlatın. Bu işlem cilt kusurlarınızı saklarken, doğal ve seksi görünmenizi sağlar. Giyinmeden önce bacaklarınıza ve kollarınıza uygulayın.


VÜCUT RİTMİ VE CİLT BAKIMI @ 01-10-2008 21:51

Vücut ritmi ve cilt bakımı

Bizi sabahları uyandıran o içsel saati gayet iyi Vücut ritmi ve cilt bakımı tanırız. Bu, yaşamın en temel taşlarından biridir.

Akşamları mışıl mışıl uyutan, bizi her gün yeniden uyandıran, ne zaman kalkmaya alışmışsak, daima aynı saatte harekete geçen sessiz ama güçlü bir uyarı alırız. Sanki birisi içimizde bir düğme çevirir ve artık yatakta duramayız. İşte tüm bu vücut ritmimizi ayarlayan iç saatimizin sesidir. Ve cildimizi de fazlasıyla etkiler. Bir gün doğumundan diğer gün doğumuna kadar 24 saatlik bir süreç içinde olup bitenler doğa bilimleri ile uğraşanların en önemli şifrelerinden biridir.

Günün farklı saatlerinde vücut ısısı bile değişir. Cildimiz de bu düzenin içinde yer alır. O da tüm vücut işlevleri gibi 24 saatlik periyotlarla tamamlanan bir biyolojik döngü içinde yaşar. Ve cildin kendisini yenilemesi özellikle geceleri uyku sırasında doruğa ulaşır. Cildin kendini büyük ölçüde geceleri ve uykuda yenilediğini bilmek, çok daha etkili bir cilt bakımı için önemli bir ipucu niteliğindedir.

* Cilt metabolizması geceleri yükselir.
* Buna bağlı olarak geceleri cildin su kaybı da artar. Bu gerçekler gece kremlerinin nasıl olması gerektiğini belirler. Demek ki akşamları yatmadan önce süreceğimiz kremler; yararlı besinlerle dolu olmalı, cilde kolayca nüfuz edebilmeli, bir yandan da su kaybını önlemelidir. Gece kremleri; kuru ciltler için yüzde 80, yağlı ciltler için yüzde 45 oranında yağ içerir. Bileşimlerinde mineral yağlar, bitkisel yağlar veya vazelin kullanılır. Gece kremlerine çeşitli vitaminler veya östrojen ilave edilir.
* Yeşil çay, soya özü, E vitamini ve C vitamini kremleri cildimizi çok güzel besler.
* Kolajen kremleri ve dolgularda kullandığımız Hyaluronik asit içeren ürünler alt derideki gerçek kolajen dokuyu etkilemez ama cildin su kaybını önleyen etkili bir tabaka meydana getirir.
* Yeni silikon teknolojisiyle yapılan kremler nemi çok iyi korur.
* Gliserin gibi nem tutucu maddeler cildin içine su aktarımı yapar. Cildimizin tüm bunlardan en iyi şekilde yararlanması için öncelikle yumuşak bir temizlik yapmalı ve düzenli olarak cilt yüzeyindeki ölü derileri temizleyen peeling bakımı uygulamalıyız. Hayatımızın yaklaşık olarak üçte biri uykuda geçer. Kendini yenilemek için vücudumuz elinden geleni yapar. Biz de ona yardım edersek, bu doğal ritme aktif olarak katılmış ve doğayla uyum içinde ondan yararlanmış oluruz...

Dr. Yasemin Fatih Amato



STAR STALKER OYUNU @ 01-10-2008 12:20
Star Stalker Oyun başlarda zor gelebilir ama ilerledikçe gerçekten zorlaşıyor, güzel skorlarınızı "Submit" ile kaydedin ve Dünya listesinde yer alın Tam Ekran oynamak için TIKLA

HIRSIZ WANTED @ 29-09-2008 19:58
Zonguldak-Ereğli 'li esnafı çileden çıkartan hırsız AFİŞ'le aranıyor

SAĞLIKLI BEYİN İÇİN @ 29-09-2008 08:00

SAĞLIKLI BİR BEYİN İÇİN

Sağlıklı bir beyne sahip olmak için 5 önemli tavsiye:

1. Günde 1000 IU D Vitamini alın.
2. Her yıl düzenli grip aşısı yaptırın.
3. Günde 30 dakika yürüyüş yapın.
4. Uyku düzeninizi kötü etkilemiyorsa her gün 6 fincana kadar kahve içebilirsiniz.
5. Curcumin tüketin. (1 gr Zerdeçalda 10mg bulunur, köri sosu içeren birçok yemekte ve çoğu marka hardalda bulunur)

Not: Bu listeyi alın ve buzdolabınızın üzerine yapıştırın. Bu listeye uyduğunuz takdirde bir daha hiçbir listeye ihtiyacınız olmayacak.

Prof.Dr. Mehmet ÖZ


BÖLGESEL ZAYIFLAMA YÖNTEMLERİ @ 28-09-2008 21:24

Bölgesel İncelme ve Zayıflama Yöntemleri

Bölgesel İncelmede Kullandığımız Bazı Tedavi ve yöntemlerini şöyle özetleyebiliriz.

  • Yeni Ağrısız Mezoterapi
Yeni nesil kompressörlü mezoterapi ile mezoterapi uygulaması artık hemen hemen ağrısız hale geldi diyebiliyoruz.Mezoterapi uygulaması gerek bölgesel zayıflamada gerekse selülit tedavisinde uzun yıllardır kullanılan ve kendini kanıtlayarak bu konularda klasik ve referans  tedavi olmuş bir yöntemdir
  • Lipodisolution
İçerisinde Cvitamini ve benzer bir kokteylin lokal enjeksiyonu ile bölgesel yağ fazlalıklarının yağ hücrelerinin parçalanması ile yok edilmesi esasına dayanan yeni bir yöntemdir
  • AWT(Akustik Dalga terapisi)
Geçtiğimiz yıl Amerika ve Almanya’da popülarite kazanan AWT (acoustic wave therapy)veya akustikdalga tedavisini dünya ile eşzamanlı olarak uygulamaya başladık.Özellikle en inatçı selülitlerde dahi güçlü etkisiyle dikkat çeken akustik dalga terapisi bölgesel zayıflamada ve bağ dokusu ile cilt sıkılaştırmada da oldukça etkilidir.bunlarla beraber gebelik sonrası çatlaklar ve kas sıkılaştırmada da iyi sonuçlar vermektedir.Planar ve Radyal olarak iki ayrı başlık kullanılan AWT nin kullanıldığı alanlar
  • Selülit tedavisi

Cilt ve bağ dokusu sıkılaştırma.
Enzimatik Lipoliz Awt öncesi ve sonrası yapılan kan tetkiklerinde vücut yağlarının son yıkılma ürünleri olan serbest yağ asitleri ve gliserol miktarının arttığı görülmektedir.

Skar ve kırışıklık tedavisi
Gebelik çatlakları
Örümcek ağı tipi Varisler
Liposuction sonrası çabuk iyileşme

AWT Akustic dalga terapisi ile yapılan çalışmalar  ciddi üniversiteler ve kliniklerde bilimsel koşullarda yapılmış kontrollü çalışmalardır.

  • Starvac Reflexoterapi Uygulaması ile incelme ve sıkılaşma
Bugün için sellülit ve şişmanlik tedavisinde en hizli yardimci tedavi seçeneklerindenbiri olup,uygulama seçeneklerinde vücut hemodinamiginin
referans olarak alindigi çok eski bir yöntemdir.

Bögesel ZayıflamaReflexoterapide bozulmuş cilt reflexlerin aktivasyonu ile dokularda aktif direnaj işlemi gerçekleştirilir.Vücut deformasyonlarinda yavaşlamiş veya otomasitesini yitirmiş reflexler tekrar hayata geçirilmektedir.

Özellikle dokulara uygulanan 0.6-0.7 sn li pulsatil ve dokuda ağrı oluşturmayacak düzeydeki vakum ile reflex otomatisitesi sağlanmaya çalışılırken,aynı anda mekano reseptörler üzerindeki basıncın azaltılmasıyla sempatolitik etki gerçekleştirilir yani cilt ve cilt altı bağ dokudaki yavaşlamış kan ve lenfatik dolaşım artırılır ve selüliti oluşturan nedenler geri döndürülmüş olur...

Reflexoterapi de çeşitli problemlereyönelik çeşitli tedavi metodları ile dokulara özel bir vakum şekli,özel frekanslarla ve özel başlıklarla uygulanmaktadır.Starvac uygulamasındaki üstünlük ise hareketli silindirlerinin olmasından dolayı cilt katmanlarına tam uyum sağlaması ve masajın aslı olan vurma yuvarlama etkisinin tam olarak sağlamasıdır.

Starvac ile düzenli uygulanan masajlar sonrasında

*cilt sıkılığı artar
*lenf ve kan dolaşimi artar
*vücut hatları şekillenir ve bölgesel incelme sağlanır
*toksinler atılarak vucutta rahatlama ve hafiflik hissedilir
*selülit de tedaviyi destekler

Ayrıca her ay devam eden koruma tedavileri ile canlı ,selülitsiz,diri ve sağlıklı bir cilde sahip olabilirsiniz.

Reflexoterapi hızlı bir tedavi seçeneğinin dışında vücudu son derece rahatlatıcı ve keyif verici bir uygulama sistemidir.Dünyada çok yaygın kullanılmasına karşın,ülkemiz bu sistemle henüz 3 yıl önce tanışma fırsatı
bulmuştur.

Reflexoterapi sadece şişmanlik,sellülit ve sarkma tedavisinde kullanilmayip,ayni zamanda vücut deformasyonlarina sekonder olarak gelişen
gözalti torbalanmalari,çatlaklar,ameliyat-tramva izleri,bacak şişlikleri,spor hekimligi ve fizik tedavi amaçli rehabilitasyonlarda da yaygin olarak kullanilmaktadir.

  • Bipolar Radyo Frekans Sistemi ile incelme ve sıkılaşma
Acısız bir yöntemle selülit, lokal kilo ve sarkma problemlerde kullanilan yeni bir yöntemdir.. Ciltte olusmus portakal kabugu görünümün giderilmesine, uygulandigi vücut bölümlerinin sikilasmasina ve dokunun daha iyi bir görünüme kavusmasina yardimci olur.

Bu sistemde, Automatic Multi-Frequancy and Low Impedance teknolojisi (AMFLI) kullanilmistir. Çoklu frekansin cildin çesitli derinliklerine ulasir. AMFLI teknolojisi sayesinde çok yüksek enerji risksiz bir sekilde verilebilmektedir. Bu da isinin hizli ve güvenli bir sekilde artmasina ve basarili sonuçlara ulasilmasina sebep olmaktadir. Yüksek frekans cilt yüzeyinde daha fazla emilir. Düsük frekansin ise daha derinlerde ve yüksek oranda emilim etkisi vardir. Cihazda kas stimulasyonuna ve cardiac fibrillationuna neden olmayacak yüksek oranlarda (100 Hz) ama lokal yag sorununun oldugu derinliklere inecek düsük miktarlarda frekans (0,6 Mhz, 1,2 Mhz, 1,8 Mhz, 2,4 Mhz) kullanilmistir.
Bipolar RF sisteminde acisiz uygulama yapma olanagi taniyan ve radyo frekans enerjisini ileten bi-polar baslik kullanilmaktadir. Bu özel baslik sayesinde enerji sadece tedavi bölgesine odaklanir. Baslik, yüksek akim dalgalarini, aciya sebep olmadan, tipki diger AMFLI teknolojilerinde oldugu gibi avantajli bir sekilde iletmektedir. Ayni seansta uzman, ayni bölgede olusmus hem selülit hem lokal kilo ya da dokuda olusmus sarkma ve gevsemeler üzerinde çalisabilir.
  • Bipolar RF Sistemi

• Karin, kalça, bacak, kol ve dizlerde etkilidir.
• Vücut kontürünü yeniden sekillendirirken ayni zamanda collagen üretimini arttirdigindan cildin daha siki ve genç görünmesini saglar.

• Güvenli, hassas, risksiz ve acisizdir.
• Sonuçlari ilk seanstan itibaren gözlenir.
• Non – invasivedir. Uygulamanin yapildigi kisiler ayni gün içinde normal aktivitelerine dönebilirler.
• Kullanimi kolaydir.
• Etkisi yüzlerce hasta üzerinde kanitlanmistir.

Dr.İsmail AĞAR
İrtibat Telefon: 0216 3451929-0216 4149900



GUAVA SUYUNUN FAYDALARI @ 27-09-2008 21:08
Kylie Minogue ’un meme kanseriyle mücadele ederken "kanserle mücadele ettiğim süre içinde tedavime ek olarak düzenli şekilde guava suyu da içtim" sözünün ilham alan türk girişimci Tayland’da guava suyunu üreten firmayla irtibata geçerek, ürünün Ortadoğu temsilciliğini alarak ürünü türk tüketicisiyle buluşturdu.
Guava'nın Faydaları
Guava suyu, zengin likopen içeriği sayesinde vücudun antioksidan ihtiyacını karşılayarak, yıpranan dokuların yenilemesinde elma ve portakala göre daha fazla katkı sağlayan bir üründür.

Guavanın Faydaları Nelerdir?

Guava ebat olarak armut büyüklüğünde, zengin likopen değeri olan tropikal bir meyve. Güney yarım kürede yetişen bu meyve, A vitamini açısından elmayla karşılaştırıldığında 1,5 kat, C vitamini açısından da portakalla karşılaştırıldığında 5 kat daha fazla vitamin içeriyor. Papaya meyvesine göre ise 2 kat daha fazla likopen içerdiği için zengin antioksidan deposu.

İthal edilen 280 mililitrelik bir şişede yaklaşık 4 adet guava meyvesinin suyunun olduğunu kaydeden Emirler, "bilim adamları yeterli düzeyde antioksidan alınmaması durumunda kanser hastalıklarının görülme riskinin artırdığı belirtiyorlar. Guava suyunun her gün düzenli şekilde tüketilmesi antioksidan alınmasına katkı sağlar.
Guava Suyu
Üretici firmanın aldığı yoğun talep nedeniyle kendisine başlangıç olarak sadece bir konteyner ürün verebildiğini kaydeden girişimci, ürünün tanıtım fiyatını 3 YTL olarak belirlediğini söyledi.

Not: Guava meyvasının üretimine Mersin ilimizde başlanmıştır. Guava'nın ham meyve olarak tüketilmesinin elbette daha sağlık olacağı unutulmamalıdır. Detay


DEMİR EKSİKLİĞİ NASIL GİDERİLİR @ 27-09-2008 13:49

Demir Eksikliği

Hemoglobin, kırmızı kan hücrelerine (eritrosit) rengini veren ve oksijenin kanda taşınmasını sağlayan bir proteindir. Demir ise hemoglobinin temel yapısına giren bir elementtir.

Kansızlık-AnemiAkciğerlerden alınan oksijenin hemoglobine bağlanarak dokulara aktarılmasında büyük önem taşır. Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) göre hemoglobin değerlerinin erkeklerde 14 gr/dl, hamile olmayan kadınlarda 12 gr/dl'nin altına düşmesi "anemi" olarak tanımlanır. Demir eksikliği ve buna bağlı olarak oluşan anemi ise "demir eksikliği anemisi" olarak adlandırılır. Tüm dünyada erkeklerin % 20'sinde, kadınların % 35'inde ve hamilelerin % 50'sinde görülür. Gelişmiş ülkelerde bu oran çok daha az, ülkemiz gibi az gelişmiş ülkelerde ise çok daha yüksektir.

Demir Eksikliği Belirtileri Nelerdir?

Halsizlik, iştahsızlık, çabuk yorulma, başağrısı, başdönmesi, çarpıntı, nefes darlığı, huzursuzluk gibi genel; tırnaklarda kolay kırılma, tırnaklarda uzunlamasına kabarık çizgiler, düzleşme ve çukurlaşma, dil papillalarında düzleşme, dilde yanma, ağız köşelerinde ülserasyon ve fissurlar ve yutma güçlüğü gibi özel belirtileri vardır.

DEMİR EKSİKLİĞİ NEDENLERİ:

1) Demir ihtiyacının artması: Gebelik, emzirme, büyüme çağındaki çocuklar, düşük doğum tartılı ve erken doğan bebeklerde ihtiyaç artar. Diyetle alınan demir ihtiyacı karşılamaya yetmez.

2)
Demirin yetersiz alımı: Çocukların anne sütü yerine demir desteği olmayan mamalarla beslenmesi, inek sütüne 1 yaşından önce geçilmesi, çocuğun günde yarım litreden fazla süt içmesi ve daha büyük çocuklarda hazır gıdalarla beslenme, sosyo-ekonomik durum bozukluğu nedeniyle hayvansal gıdaların yeterince alınamaması buna yol açar. Erişkinlerde çay, kahve tüketiminin fazla olması, diyetle fazla miktarda kalsiyum alınması, etin kavrularak ya da fırında fazla pişirilmesi ve sosis, salam gibi hazır besinlerin tüketimi demirin biyoyararlanımını azaltır. Sakatat, dana eti, koyun eti, tavuk eti, kuru baklagil, kuru meyve ( kayısı-üzüm ), pekmez, yeşil sebze, fındık, fıstık, susam, tahin gibi demirden zengin besinlerin tüketilmesi önerilir.

3)
Demirin yetersiz emilimi: Bazı kişilerde demir bağırsaklardan yeterince emilemez.

4) Kan kaybı: Özellikle mide - bağırsak sistemindeki iyi ya da kötü huylu tümörler, kadınlarda aşırı adet kanaması, sık ve fazla sayıda doğum, düşük ve küretajlar buna yol açabilir.

DEMİR EKSİKLİĞİ TANI VE TEDAVİSİ:

Aneminin nedenlerinin iyi araştırılması gerekir. Altta yatan neden bulmadan rastgele demir ya da vitamin vermek, kan transfüzyonu yapmak, teşhisin gecikmesine, hastanın probleminin ilerlemesine yol açabilir.

Demir eksikliği olan bebek ve çocuklarda zeka gelişimi ve koordinasyon bozulur, dikkat ve algılama azalır, büyümede gerilik olur. Demir eksikliğinde enfeksiyonlara duyarlılık artar, tırnak-deri-mukoza değişiklikleri ortaya çıkar. Gebelerde morbidite ve mortalite, bebek ölümleri oranı, düşük doğum ağırlıklı bebek dünyaya getirme ve enfeksiyonlara yakalanma riski artar. Bağışıklık sistemi bozulur. Demir eksikliği anemisi olan bireylerde hava kirliliğine bağlı olan kurşun zehirlenmelerine duyarlılık artar.

Demirin bağırsaktan emilimindemi artırmak için…

-C vitamini demirin emilimini artırır. Bu nedenle yumurtayı portakal suyu veya domatesle, köftenin yeşil salata ile tüketilmesi demirim emilimin artırmak açısından önemlidir.
-Mayalı ekmekteki demir mayasız ekmeğe göre daha çok emilir.
-İyi pişmemiş kuru baklagiller ya da kepek ekmeği demirin emilimin azaltır.
-Posalı gıdalarla beslenme demirin emilimini azaltır.
-Gıdaları saklamakta kullandığımız alüminyum, paslanmaz çelik ve teneke de demirin emilimin azaltır.


Uz. Dr. Deniz Şahin Şimşek
Ataşehir Memorial Tıp Merkezi İç Hastalıkları Bölümü

Uludağ Ünv.Demir Eksikliğinde Beslenme Bülteni (PDF Formatında)


YUMURTA SEVMEYENLER İÇİN @ 26-09-2008 22:10

Çocuğunuz yumurta yemeyi sevmiyorsa, onlara şekilli veya renkli yumurtalarla süpriz yapabilirsiniz.

Şekilli Yumurtalar

Şekilli Yumurtalar

Şekilli Yumurtalar
Şekilli Yumurtalar



SEKS GENÇLEŞTİRİR Mİ? @ 26-09-2008 11:29

Seks gençleştirir mi?

Geçen pazar tavla oynarken arkadaşım enteresan bir soru sordu: Sık seks yapmak kilo kaybına yol açar mı?

Üşenmeyip küçük bir araştırma yaptım! Eğer bu sorunun cevabını siz de merak ediyorsanız yazıyı dikkatle okuyun. Ben ilk bilgileri şimdiden vereyim. Seks zayıflatmasa da gençleştiriyor!

Çoğumuz egzersizi yeni hayatın bize dayattığı trendlerden biri gibi düşünüyoruz. Bu ciddi bir yanılgı. Egzersiz yaparak (ya da aktif bir hayat sürerek) modern hayatın bize kaybettirdiği hareketliliği yeniden kazanmaya, hareket etmek üzere tasarlanmış olan vücudumuzu 100-200 yıl öncekiler gibi forma sokmaya çalışıyoruz. Yani kaybettiğimizi yeniden bulmaya çalışmak gibi bir durum söz konusu. Çünkü yeni hayat ulaşım araçlarını arttırarak ve hareket etmeyi azaltacak teknolojiler geliştirerek bizi hiç farkına varmadan tembel, pısırık, uyuşuk insanlar haline getirdi. En azından bu nedenle egzersizi bir trend, moda ya da dayatma gibi düşünmemelisiniz.

45 DAKİKA EGZERSİZ ŞART DEĞİL

Yıllar önce yapılan ciddi bir çalışma JAMA isimli ünlü tıp dergisinde yayınlandığında fazla ilgi çekmedi. Araştırmaya göre çoğu Amerikalının egzersiz yapmamasının başlıca nedeni eksik bilgilenmeydi: Çoğu insan egzersizden işe yarayacak bir sağlık yararı sağlayabilmek için her seansta en az 1-2 saat harcaması gerektiğini düşünüyordu. Bu düşünce son yıllarda bizim ülkemizde de yaygınlaştı. Herkes egzersizden faydalanabilmek için en az 40-45 dakika ve üzerinde aralıksız aktivite yapması gerektiğini düşünüyor. Çoğunun iş programları ya da yaşam tarzları buna yer vermeyi imkánsız hale getirdiğinden -biraz da bunu bahane ederek- egzersiz yapmıyor.

20-30 DAKİKA YETİYOR

Oysa ortalama bir fiziksel faaliyeti günde 2-3 kez 15-20 dakika yapmak bile egzersizin getireceği fiziksel ve ruhsal iyileşmeyi sağlayabiliyor. Yani her gün mutlaka 35-40 dakikanın üzerinde yürümeniz, yüzmeniz veya koşmanız ya da her gün bir-iki saatinizi üyesi olduğunuz bir kulübe ayırmanız şart değil. Günlük programlarınızı bozmayıp, işinizi gücünüzü aksatmadan gün içinde kısa egzersiz uygulamaları yapmanız da işe yarıyor. Biz ve bizim gibi düşünenler, her gün sadece yarım saat yürümenin bile bedensel ve ruhsal alanda inanılmaz farklar yaratabileceğini biliyoruz.

Eğer egzersizin kalıcı veya en azından uzun süreli olmasını istiyorsanız, en iyi yolun onu kısa süreli ama sık sık yapmak olduğu anlaşılıyor. Çünkü düzenli egzersiz yaparak her gün harcayacağınız 100-150 kalorinin bile -mesele sadece kilo kaybı veya yağ yakmak değildir- ömrü uzattığı, kan basıncını dengelediği, şekeri ayarladığı, kötü LDL kolesterolü azaltıp iyi HDL kolesterolü yükselttiği, dengeyi, belleği, cinselliği desteklediği artık herkes tarafından biliniyor. Düzenli olarak her gün yarım saat yürümenin meme veya prostat kanseri riskini, hatta kolon kanseri riskini, % 20-40 oranında azalttığı anlaşılıyor. Düzenli egzersiz yapanların daha uzun yaşadıklarını sağlıklarının daha iyi olduğunu, daha iyi uyuduklarını gösteren bulgular var.

SEKS DE EGZERSİZ DE HAYATI UZATIYOR

Kısacası egzersiz yapmak demek gençleşmek, dinçleşmek, sağlığı daha kolay yönetmek demektir. Bunun için de her gün canınız çıkarcasına yoğun egzersiz yapmanız gerekmiyor. İşin aslı egzersiz yapmak kelimesini fiziksel faaliyeti arttırmak şeklinde düzeltmekten geçiyor. Çünkü beden taksimetreniz ve biyolojik kayıt cihazlarınız, çıktığınız merdiveni de, yürüdüğünüz yolu da, ofiste attığınız odalar arası turları da bir bir kaydediyor.

Egzersiz sadece kaslarınızı şişirip ruhunuzu kasmak için gerekli olan özel ve süslü bir süreç değildir. Sıradan bir fiziki faaliyetin bile vücudunuzu ve ruhunuzu gençleştireceğini unutmayın. Fırsat buldukça yürüyün, yüzün, bisiklete binin, evde temizlik yapın, bahçeniz varsa çimleri biçin, budama yapın, boş zamanlarınızda evinizi kendiniz onarın, hafta sonlarında yürüyüşe çıkın, parkları turlayın. Fırsat buldukça tenis, golf ya da halı sahada futbol oynayın. Ama ne yapın yapın hareketsiz tembel biri olmayın.

Seksersiz işe yarıyor mu?

Seks ve egzersiz ilişkisini araştırıp bu ilişkiyi "seksersiz" diye tanımlayanlar bile olmuş. Seks yapmanın ne kadar egzersize bedel olduğuna, kaç kalori harcattığına ise henüz tam bir yanıt veren olmamış. Bu biraz cinsiyete, seksin süresine, hızına, kullanılan pozisyonlara bağlı gibi de görünüyor. Yani herkesin seks süresinde harcadığı kalori farklı oluyor. Toplam bir ortalama değer verenler de yok değil. Bazıları bir seks süresinde 75-100 kadar kalori harcandığını tahmin etmiş. 1950'lerde yapılan ünlü bir cinsel araştırmada ise (Masters ve Johnson) erkek ve kadınların orgazm başına 7 ila 25 kalori harcadıkları tespit edilmiş. Bu konuda fazla bir bilgi de mevcut değil.

Kadınlar kalite erkekler skor peşinde

Düzenli ve sık seks yapanların daha sağlıklı olduklarını düşündüren bulgular var. Uzmanlara göre seks ile elde edilen mutluluk sağlığı olumlu yönde etkiliyor. Seks yaparken kadınlar kaliteye, erkekler sıklık ve sayıya önem veriyor! Yani cinsel mutluluk erkeklerde seksin sıklığı, kadınlarda ise kalitesi ile ilişkilendiriliyor. Daha fazla ve daha kaliteli seksin bağışıklık sistemini güçlendirdiği, stresi azalttığı, kalp damar yaşlanmasını yavaşlattığı, uykuyu derinleştirdiği, evliliği veya arkadaşlığı daha güçlü hale getirdiği anlaşılıyor.

Düzenli ve kaliteli seks sağlığın doğal bir parçası. Kendinizi daha güçlü ve iyi hissetmek istiyorsanız daha iyi bir cinsel yaşamınız olmalı. Seksin pek çok konuda faydalı olduğu anlaşılıyor ama mevcut veriler kilo kontrolünde pek işe yaramayacağını düşündürüyor.



XprodoksiT

Gönderilme: 26.10.2007
Bakılma: 3956
Kategori: Genel
Etiket: kadin saglik guzellik dogal

Paylaş
Rapor Et


Benzer RSSler
Genel - Tutungaç -Tutunamayanlar için büyük rehber
Gönderilme: 26.10.2007
Bakılma: 55
Genel - WebDarbe
Gönderilme: 26.10.2007
Bakılma: 495
Genel - yeppi.org otopsi-videolar-youtube
Gönderilme: 26.10.2007
Bakılma: 428
   
Olmazmi.com