En büyük ve en sade açılış sayfası
Olmazmi arama
tr
en
anasayfa siteler rssler
   
 Oyunvarmi.com'da binlerce flash oyun sizi bekliyor. Oyunvarmi.com ile tanışmadıysanız buraya tıklayınız.

Genel - Obamızı buraya kuracağız! RSS

Nasubi @ 31-08-2007 11:48
Nası bi oyundur bu? 1998 yılının karlı bir Ocak günü Nippon kanalı, yeni bir yarışma için birini aradıkları duyurusunu yapar. Başvuruda bulunan bir grup komedyen arasından sahne adı Nasubi olan genci seçerler. Nasubi japoncada patlıcan demektir. Aynı senenin Haziran ayında gösterime giren Truman Show misali bir yarışma programı çıkar ortaya. Bu olay hakkında geniş bilgiye yazının devamında ulaşabilirsiniz.







Adaylar arasından seçilen "şanslı" Nasubi, gözleri bağlanarak Tokyo içerisinde küçük bir apartman dairesine götürülür. Daireye vardığında, dergi dolu bir stand, büyükçe bir yığın kartpostal gösterilir ve soyunması söylenir. Oda, bir minder, masa, küçük bir radyo, telefon, bir kaç not defteri ve kalemler haricinde boştur. Yiyecek, tuvalet kağıdı veya eğlenceye dair hiçbir şey yoktur. İhtiyacı olan tek şey yarışmalara kartpostal gönderip bu yarışmayı kazanmaktır. Yapımcılar gider ve Nasubi, kendi benzersiz mücadelesiyle başbaşa kalır. Onun neler düşündüğünü bir hayal edin: Ne yiyeceğim? Bana ne yapacaklar? Bu olay ne kadar sürecek?


Nasubi, 8 Şubat günü ilk yarışmasını kazanır. Biraz yenebilir jöle ve 1560 yen alır. Geriye 998440 yen kalmıştır. O gün, iki haftadan beri ilk kez yemek yedi! 22 Şubat günü, 5 kg pirinç kazandı. Talihsizce hiç kap kacağı yoktu. İlk başta çiğ yemeği denedi, ama sonunda kendince pişirme metodu buldu. Pirinci, gaz memesinin yanına yerleştirdiği boş bir tenekenin içinde bir saat süreyle bekletiyordu ve "pişmiş" oluyordu. İki kalemini kullanarak her gün yaklaşık yarım kap pilav yiyordu.

Hayat Nasubi için zordu. Açıkça yalnız, rahatsız ve sıkılmıştı ama zorluk karşısında yüzünde mütemadiyen bir neşe vardı. Altını çizmek gerekirki Japonya'da birilerinin ıstırap çekmesi en çok beğenilen kişisel özelliktir ve bu programa olan inanılmaz rağbetin büyük bir nedenini teşkil eder.
Günlerini kartpostal yazmakla geçirmektedir, ayda 3000 ila 8000 arası göndermektedir. İnanılmaz derecede cesaret kırıcı olamalı çünkü Mart ayının sonunda sadece 66840 yen kazanmıştır ve geriye kazanılacak 933160 yen kalmıştır.

Ne zaman bir yarışamayı kazansa, zafer dansı yapar ve kazandığı ödül ve ne kadar mutlu olduğu hakkında garip bir şarkı uydurur. Telefon çaldığında ya da biri kapıya vurduğunda onun suratında oluşan ifade gibi bir ifadeye daha önce hiç bir yerde rastlamamışsınızdır. Yandaki fotoda sevdiği televizyon yıldızının posterini aldığında yaptığı dansı görebilirsiniz, o yıldız Ryoko Hirosue adında genç bir bayandır. Odası dolmaya başlamıştır ve insanca bir hayata dönmeye. Tabi bazen kötü anlarda oluyor, televizyon kazandığı gün odasında hiç anten girişi ya da kablo olmadığını anladığı an gibi.



Mayıs'ta bir doktor ziyaretine gelir, odasındaki 5 aydan sonra, sağlığının mükemmel durumda olduğunu söyler. Çok zayıflamıştır, kemikleri görülebilmektedir ama kan testleri ve fiziksel yoklamalar hiç bir sorunu olmadığını gösterir. Tırnakları bir kaç santimetre uzamıştır ve saçları kontrol edilemez hale gelmiştir ama bunlar tehlikenden daha çok can sıkıcı şeylerdir. İnanılmaz derecede insan vücudunun nasıl hayatta kaldığının göstergesidir. Bu şekilde yaşanabileceğini kim düşünebilirdiki?
Mayınsın sonlarına doğru, Nasubi'nin pirinci bitti, köpek maması yiyecek hale geldi. Her gece pirinç için yalvarmasını izledi insanlar.
Haziran ayı, gösteri inanılmaz derecede popüler oldu ve kitle medyası Nasubi'nin nerede ikamet ettiğini buldu. Gecenin bi yarısı yapımcı tarafından bir el feneri ile uyandırıldı, gözleri bağlandı ve yeni bir daireye taşındı. Şansın değişti dediler ona ama asıl neden bütün ülkenin onu izlediğini öğrenmesini istemiyorlardı. Talihsiz bir şekilde eşyalarını taşıyan adamlar onun piriçlerini getirmeyi unutmuşlardı. Bir kaç defa Nasubi ekranda kızgınlığını şu sözlerle dile getirdi, "Nasıl benim pirincimi unutursunuz? Nasıl? Benim için ne kadar önemli olduğunu bilmiyor musunuz?". Kırılma noktasında gibi gözüküyordu.

Haziran sonunda toplamda 550000 yene yani hedefinin yarısına ulaşmıştı.
Temmuz'da Nasubi'nin odasına canlı internet bağlantısı kuruldu. Nasubi çıplak olduğu için sürekli gözüken mahrem yerlerini, isminin de anlamı olan patlıcan ile kapatıyorlardı ve bu iş için 50 kişi istihdam edilmişti. İnsanlar bu olayın uydurma olduğunu düşünmeye başlamışlardı ama canlı internet bağlantısı herkesi ikna etti. Site çok popüler olmuştu ve binlerce ziyaretçisi vardı. Sitenin rağbet görmesinin sebebi Nasubi kazandığı her şeyle oynuyordu sürekli bir hareket vardı. Bazen de Venus adını verdiği doldurulmuş hayvanıyla konuşuyordu.



Ağustos ve Eylül en zor aylardı. Ağustos'ta iki hafta hiçbir şey kazanamadığı oldu. Eylül'de kazandığını şeyler de değersizdi ve yaklaşık sadece 10000 yen kazandı. Eylül'deki tek mutlu anı plajdaki yaz tatiliydi. Odasında 8 ay geçirdikten sonra bunun gerekli olduğu düşünüldü ama yine çıplaktı. Ekim'de tekrar taşındı.

Televizyonu ile birlikte çalıştırabileceği video oynatıcıyı kazandı ve egzersiz ve bisiklet hakkındaki iki videosunu izledi. 10 aydan beri ilk kez bir kadın görüyordu. Kasım'da iki rulo tuvalet kağıdı kazandı ve hayatının önemli anlarındandı. Ayrıca bir Sony PlayStation kazandı. İyi oynadığı tren maknistliği oyunu ile birlikte ve daha önceden kazandığı özel oyun kumandası ile saatlerini televizyon önünde harcar oldu. 3 gününü oynarak geçirdikten sonra oynamakla çok fazla zaman harcadığına karar verdi.

Nasubi'nin ilk çetin sınavı Aralık'ta bitti. Onu en çok mutlu eden ise bir paket pirinçti. Kazandığının farkında değildi ve talihsizce kartpostal yazmaya devam etti. O gece Nasubi, yapımcı tarafından son bir kez ziyaret edildi. Yapımcı hiç bir sorusunu cevaplamamasına rağmen Nasubi başarıyla tamamladığını anlamıştı. Yerde cenin şeklinde kıvrıldı ve insanlarla konuşmaya alışık olmadığı görülüyordu.

En sonunda, giysileri geri verildi, ve bir yıldan sonra ilk kez kadın iç çamaşırı dışında giyinmenin nasıl bir şey olduğunu hatırladı. Bir kase şehriye çorbası verdiler ve sokağa saldılar. Ayrıca onu bir eğlence parkına ve Kore'ye götürdüler. Kore'de en sevdiği yemeği yedi, Kore ızgarası. Dinlenmesi sona erdiğinde kendini dilini bilmediği bir ülkede bir odanın içinde yalnız buldu, Kore'de! Bu sefer geri dönmek için gerekli parayı bulması gerekiyordu, yaklaşık 400 amerikan doları.

Gerekli parayı kazandı ama çalışanlar onun mücadelesini daha da zorlaştırıyorlardı ve bunu ona söylemiyorlardı. Önce normal bileti, şirket sınıfına sonra da birinci sınıfa çevirdiler. Nasubi huylanmaya başlamıştı ve amacına ulaştığını düşünüyordu. Yapımcı onu Japonya'ya geri getirdi.
Bu sefer onu bir televizyon stüdyosuna getirdiler ve oda sandığı bir kutuya soktular.
Alışkanlıktan ötürü, soyundu ve beklemeye başladı. Bir anda kutu açıldı ve kendini çırılçıplak bir halde binlerce hayranının karşısında buldu. Denpa Shonen programının sunucusu gelip son 1 sene ve artı 3 ayda olan her şeyi açıkladı.
İçeride yaşadıklarını anlatan günlüğü en çok satan kitap oldu. Çıktığında yediği şehriye çorbası görüntüsü şirketin en karlı reklamı oldu. Web sitesi de aşırı derecede değerli oldu ve Nasubi nasibini almış oldu.



Saruhan Ruiyang @ 31-08-2007 09:49
Hayat boyu eğitim güzel şeydir diyerek uzakdoğuya gitmiş bir abimizin blogu. Güzel bilgiler veriyor. Çini tanımak ve dünya medeniyetlerinden birine daha kendinizi yakın hissetmek için tavsiye edebileceğim bir blog. Takipte kalalım bakalım neler öğreneceğiz.


Muammer Yanmaz @ 26-08-2007 20:44
1969 İstanbul doğumlu Muammer Yanmaz abimizin sayfası. Reklam fotoğrafçılığı yapıyor ve bir yandan da fotoğraf dersleri veriyor. Çok güzel çalışmaları var. Yabancı fotoğrafçılardan bıktığım bir dönemde iyi geldi kendisi.

Bir Şey Öğren @ 25-08-2007 21:29
Ferruh Mavituna abimizin rastgele sistemli viki çatalı. Sayfaya her girişinizde farklı bir konu karşınıza çıkıyor. Bu bilgiler özgür ansiklopedi Vikipedi'den ayaklarımıza kadar geliyor. Geriye öğrenmek kalıyor. Öğret bana öğret.


Peter Callesen @ 25-08-2007 21:15
Bir forum sayfasında dolanırken 1967 Danimarka doğumlu Peter abimizin beyaz kağıtla yaptığı sanat eserlerine denk geldim. Eserlerin forum sayfasında, ün kazanmak için peşkeş çekildiğini görmek ve sanatçıya dair hiç bir bilgi bulamamak beni üzdü. Önceden bu tür çalışmalardan haberdar olduğum için buldum kendisini. Bir kaç fotoğrafı ben de siteme koyayım dedim. Gönlüm elvermedi. Lütfen girin bakın. Çok güzel çalışmalar. Peter Callesen kişisel web sayfasına ulaşmak için burayı tıklayın.


Kullan-At @ 25-08-2007 20:48
Bir yerlere üye olursunuz, sizden üyelik onayı için e-posta adresi isterler. Adresinizi verirsiniz ve bazı bazı postalar gelmeye başlar. Hoşlanmazsınız, birini iptal edersiniz diğeri gelir. Bu tür durumlardan bizleri kurtarmak için 10 dakikalık e-posta adresi veren bir site. Türkçe dil seçeneği de var. Adresimi ver diyorsunuz. Bu adresle istediğiniz yere kayıt oluyorsunuz. Postanın gelmesini bekliyorsunuz. Postanızı okuduktan sonra bu adres tarihin tozlu sayfalarına bile karışmıyor. Puf oluyor. Sistem hakkında daha fazla bilgiyi sayfasında bulabilirsiniz.


Sıfır Dediğimde @ 25-08-2007 00:15
Gökhan Yorgancıgil abimizin önceden "Mahkum" diye yola çıkan sonra "Sıfır Dediğimde" ismini alan 2 Kasım 2007 günü gösterime girmesini beklediğimiz sinema filmi. Kendisi hakkında şu bilgileri buldum.
1970 yılında Aydın’da dogdu. Kayseri Fen Lisesi’ni ve ardından ITÜ makine mühendisliği bolümünü bitirdi. Lise yıllarında öyküler yazdı, üniversite yıllarında yönetmen yardımcılığı yaparak sinemaya atıldı. Halit Refiğ ve Yücel Çakmaklı gibi ustaların bazı sinema ve TV projelerinde yardımcılığını yaptı. 1997 yilindan itibaren kendi yazdigi bazilari Almanya, Kırgızistan, Kazakistan ve ABD’de olmak uzere belgeseller ve kısa metrajli dramaları yonetti.
Sonra devletsah.com'da bir öyküsüne rastladım.

Street Fighter: the Later Years @ 24-08-2007 22:46
Yıllarımızı feda ettiğimiz efsane oyun street fighter üzerine yapılmış son derece başarılı amatör bir çalışma. Oyunun üzerinden yıllar geçmiştir ve karakterlerin her biri farklı işlerle meşguldür artık, dövüş günleri geride kalmıştır; fakat kader Zangief ve Dhalsim'ı bir araya getirir bir şekilde ve ardından olaylar gelişir.

İzlemek için tıklayın bu güzide eseri.



















Alelade @ 24-08-2007 22:27
Bu siteyi paylaşmazsam bir yerlerim şişer diye düşündüm. Alalade.org isminin tersine çok güzel hazırlanmış bir site. Emeğe saygı dedittiriyor. Arkasında iki kişi var galiba. Tam olarak bilgi bulamadım. Bir yerlere ekleyin bu siteyi arada girip bakın. Yan tarafta güzel bir çalışmasını görüyorsunuz. Yazılarını bu şekilde kolajlarla desteklemiş. Onun sitesi sayesinde bulduğum resimleri de eklemek istedim. Buradan devam ederseniz sağda.












Sitesine girdiğimizde evlenmiş olduğunu anlamış olduğumuz anitez'in iki çalışması.




Bir Gece Tasavvuru @ 24-08-2007 19:47
Rob Gonsalves abimiz, aslen Toronto doğumludur ve sihirsel gerçekçilik üzerine yaptığı çizimlerle ünlü olmuştur ayrıca başarılı bir gitaristtir. Gerçek sahneler üzerine sihir duygusu kattığı için sihirli gerçekçilik ismi onu tarif etmektedir. 12 yaşında mimariye olan ilgisi onu perspektif çalışmaya itti ve binalar çizmeye başladı. Bunu çizimlerinde açıkça fark edebiliyoruz. "Imagine A Night" ve "Imagine A Day" adlı iki albümü vardır. "Imagine A Night" adlı albümünde bulunan çoğumuzun bir yerlerde karşısına çıkan resimlerin 37 tanesine buradan ulaşabilirsiniz.






















































































Origamisan @ 24-08-2007 15:16
Türkiye'nin ilk origami sitesi olarak yola çıkmış. Youtube videolarını bir araya toplamış. Bir kaç yazı biraz da resim eklemiş. Mis gibi bir blog olmuş. Origami, japonların kağıt katlama sanatı. Şu sıralar pek bir ilgileniyorum bu konuyla. Yazının devamını tıklarsanız bir kaç origami örneği görürsünüz.







Japonca-Türkçe Sözlük @ 24-08-2007 14:30
Japonlara karşı hep bi ilgim olmuştur. Artık sözlüğümüz de var. 15 binden fazla kelime içeriyor. Bu sözlük yokken insanlar ne yapıyordu dedirtiyor. Şimdi gelelim işin garip tarafına. Bu sözlüğü kim yaptı diye insan merak ediyor ama karşımıza bir boşluk çıkıyor. Araştırmalarım sonucu iki site buldum: EtikaWeb ve Lunarpages. Biri tasarımı diğeri de barındırma olayını üstlenmiş gibi. Bu siteye girmek ıssız adaya düşmek gibi.
Maalesef yazının devamı yok ama Japonya hakkında bilgi almak istiyorsanız eski bir yazıma yönlendirmek isterim. Mataramasuko


İstilacılar @ 23-08-2007 19:38
Evrenin garip bir sırrına daha tanıklık ediyoruz. 80'li yılların muhteşem video oyunu Space Invaders (Uzay İşgalcileri) şimdi sokaklarımızda. İsmini açıklamayan ve kendini işgalcilerden biri olarak tanıtan bu kişi, Borusan sayesinde ülkemize de uğramış. İşgalcinin eserleri hala sokaklarda. Ben bulabildiğim bir kaçının fotoğrafını çektim. Sonra da daha derinlere inince işgalcinin yeni çalışmasının bir diğer 80lerin renkli oyuncağı Rubik küp (zeka küpü) üzerine olduğunu gördüm. Rubik küp ile kafayı bozduğum şu zamanlarda beni etkileyen bir rastlantı. Abimizin sitesini ziyaret edebilir ve benim fotolara yazının devamında bakabilirsiniz.







Ayrıca Rubik küp ile yapılmış çalışmalar. Umarım bunlar da ülkemizi işgal eder.





Meriç Kara @ 23-08-2007 00:49
Beynelmilel ün kazanmış İzmir doğumlu tasarımcı ablamızın web sayfası. Fikir edinmek için gezersin hoş olur. Sayfa İngilizce ama kullanışlı. Sağdan devam.


Hava Kırığı @ 23-08-2007 00:34
AirCrack Türkçe

Kablosuz ağ şifrelerini kırmamızı sağlayan bir programı bize tanıtan Türkçe bir kaynak. Sakarya Evrenkenti Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nde okuyan, 88'li Hamza kardeşimizin "kırıkçı" olma yolunda ki çalışması. Güvenlik amaçlı bunları öğrenebiliriz ama Güvenlik sayfası henüz çalışma altında. Elbet o sayfada yayın hayatına başlayacak ve daha mutlu yarınlara gözümüzü açacağız. Öptüm babuş.

Dingo-beta @ 23-08-2007 00:20
dingo - beta - türkçe yapay zeka oyunu

Alper Eryurt abimizin ki kendisi Makina Mühendisi, yaptığı gelecek vaat eden bir tasarı. Ben denedim işe yarıyor. Kafandan bir nesne tutuyorsun ve sorduğu sorularla ne olduğunu buluyor. "Aaa pil demiştim, pipi çıktı." gibi bir tepki vermiyorsunuz. "Tahtadan mı yapılmıştır?" sorusunu iki defa sorunca "Buraya kadarmış." dedim ama değilmiş. Bi de siteyi tanıtacak resim bulamadım, ben de Avustralya iti dingo koydum. "Viva La Türkçe!" diyerek son buluyorum.


Canavarlar (ama varlar) @ 23-08-2007 00:10
Türkçe içerik arayışına girdim ve bu siteyi buldum. Bu siteyi takip edin. 1, 2, 3, tıp.

Snoopy @ 23-08-2007 00:04
Eskiden Snoopy vardı. Gençler bilmez. Böyle ne dediği anlaşılmayan bir öğretmen vardı. Beyzbol maçlarında sürekli yenilen bir takımın kaptanı Charlie Brown vardı. İşte ondan bahsediyorum. Peki bu veletler biz bakmazken ne yaptılar? Kaçınılmaz olarak büyüdüler. Bu sayfada son hallerine bakabilirsiniz.

Duygusal yaklaşmayanlar için, kısaca Snoopy'e farklı bir çizer yorumu, buyrun bakın.

















Özdeksellik @ 22-08-2007 20:49
Bu gelişen özdeksel dünyada değerlerimizi kayıp mı ediyoruz?
Avustralyalı Aborjin George Gurralang ve kızı. "Her şeyi videoya kaydediyorum böylece gelecekte gençlere gösterebileceğiz."

droppingknowledge

Dünyanın dört bir yanına yayılmış ofisleri ile insanların sosyal şanslarını cesaretlendiren bir kuruluş. Nobel ödüllü Muhammed Yunus'un "Kadınlar erkeklerden daha akıllıdır." konuşmasının kaydını izleyebilirsiniz.


Hindistan Esintisi @ 22-08-2007 19:24
Palani Mohan

Biraz da Hindistan diyarlarına yelken açalım. Madras doğumlu Kuala Lumpur ikametli bu fotoğrafçımızın portfolyosunu görmenizi isterim. İki de kitabı varmış kendisinin. Saygılar.


Ron Mueck @ 22-08-2007 15:42
Bu abimiz Avustralyalı bir plastik makyaj uzmanı. Zamanla kendini cam yününde de geliştirmiş ve bu gerçek üstü eserleri ortaya çıkarmış. Fotoğrafla oynanmış gibi durduğunu düşünüyorsanız bu videoyu izlemenizi tavsiye ederim. Kafaları plastik makyaj, vücutları cam yünü ile yapıyor. Eğer vücut kılları olacaksa orada da plastik makyaj kullanıyor. Nasıl emek harcandığını görmenizi isterim. Yazının devamına baktığınız takdirde diğer fotolara ulaşabilirsiniz.















Karanlıklar İçinde @ 21-08-2007 19:19
maninthedark

"Sen nelere kadirsin Flash?" dedirten yeni bir olay. İmleci takip eden adam. Masaüstü yayıncılıkta tekel olmaya çalışan Adobe bu programı da aldı. Bakalım başımıza neler gelecek. Siteye girin rahatlarsınız. Fazla zamanınızı almaz. Oynayın. "Likidü lidikü bom bom!" diyin. Çıkın. Sonra Lara Croft gibi patlarsanız bir yerlerde yanlış yaptığınızı anlarsınız.


Thanuka @ 21-08-2007 18:10
Buradan buyurun siteye...
Süper çizimlerin olduğu bir site. İnsanoğlu eğer her gün yeni resimlere bakarsa, anlam çıkartmadığı halde bile, beynini geliştirirmiş. Sürekli gördüğünüz imgeler hafızanızda yer ediniyor ve sanatçı kişiliğiniz gelişiyor. Uzun lafın kısası bakılası resimler.


Amasra @ 21-08-2007 17:55
brodyaga
Güzel Amasramın güzel sahilleri. Şaka şaka burası Amasra değil ama iş bilir türk genci bu fotoğrafı Amasra adı altında eklemiş. Türkiye'yi tanıtmanın bokunu çıkaran bu arkadaşımız inanılmaz bir sayfanın başlangıcını yapmış. İnsanın gülmekten ağlayası geliyor. Bu sayfanın dünya tarihine geçmesi gerekirdi ama sadece benim belgelerime geçiyor. Sayfatı ziyaret ederseniz komediye tanıklık edebilirsiniz. İlk yorumlar "Adamım burası Amasra değil!" şeklinde başlıyor. Sonra Barış Akarsu öbür dünyaya göç ediyor. Barış'ın ölümüyle ün kazanan Amasra, arama sonuçlarına bu sayfayla yanıt veriyor. Kaçınılmaz olay gerçekleşiyor ve Barış Akarsu anma defteri haline dönüşüyor bu sayfa. Arada bi kaç yabancının lütfen tercüme edin, ne diyorsunuz diye meraktan çatlıyor. En sonununda da bu rüzgara kapılmış olan yabancı uyruklu kişiler, fotodaki vatos balıklarının öldürdüğü timsah avcısı Steve Irwin'nin huzur içinde yatmasını diliyorlar. Ne sayfaymış bea?


Çizgiroman Kapakları @ 21-08-2007 13:50
Çizgi romanların kapakları müşteri çekecek şekilde ilgi uyandırıcı bir çizimle süslenmiş olamlıdır. Bazı durumlarda güzel kapaklar bir simge haline dönüşmeye başlarlar. Kapak çizerleri bu kapakların kendilerine özgü uyarlamalarını yapmaları gerektiğini düşünürler. Bu site amerikan menşeili çizgi roman kapaklarında göze çarpan esinlenmeleri ya da kasıtsız benzerlikleri bir araya toplamış. Ziyaret edilesi.


Obamızı buraya kuracağız!

Gönderilme: 27.10.2007
Bakılma: 144
Kategori: Genel
Etiket: ozet oba net grafik foto cizim video

Paylaş
Rapor Et


Benzer RSSler
Genel - karayip-tortuga
Gönderilme: 27.10.2007
Bakılma: 65
Genel - Eli Kalem Tutanlar !
Gönderilme: 27.10.2007
Bakılma: 44
Genel - MaxOyun.Blogcu.com
Gönderilme: 27.10.2007
Bakılma: 102
   
Olmazmi.com