En büyük ve en sade açılış sayfası
Olmazmi arama
tr
en
anasayfa siteler rssler
   
 Videovarmi.com'da onbinlerce video sizi bekliyor. Videovarmi.com ile tanışmadıysanız buraya tıklayınız.

Genel - Kerimsel Günlük RSS

Esti yine deli rüzgarlar @ 02-12-2008 17:55
Aynen başlıkta olduğu gibi, esti yine deli rüzgarlar.
Bazen alınan kararların temelinde birine sinirlenmiş olmak olsa da, o karar aslında iyidir. İşte ben de böyle bir sinirlenme durumunun ertesinde bir karar almış bulundum. Aslında bu benim için iyi de bi fırsat oldu ve olacak. Zira baktım ki son zamanlarda hayatım baya monoton bir hal almış. Değişim iyidir, zira değişmeyen tek şey değişimin kendisidir diyorum. Bunu söyler söylemez de biraz inzivaya çekilmeye karar veriyorum. Tebdili mekanda ferahlık vardır ne de olsa.
Bakalım yapılması en zor işlerden birini yine başarabilecek miyim? Tekrar değişebilecek miyim?
Zaman gösterecek.


KBFX için Pardus Başlat Düğmeleri @ 25-11-2008 09:12


Pardus için sisteminizi kişiselleştirmenin bir diğer yolu da Pardus menü düğmesini değiştirmektir. İşte size bunun için bir kaç seçenek. :)

Panelinizdeki Pardus düğmesini, ya da genel adı ile başlat düğmesini istediğiniz şekilde değiştirebilirsiniz. Ancak bunun için KBFX isimli programcığı sisteminize yüklemeniz gerekli. Tabi bir de menü başlat düğmelerine ihtiyacınız var. İşte ben de bunun için 6 farklı renkte ve 3 farklı şekilde Pardus başlat düğmleri oluşturdum. Yukarıdaki resme tıklayıp açılan sayfadan düğmeleri indirebilirsiniz.

Gelelim KBFX'i sisteminize kurmaya, bu son derece kolay bir iş.
Pardus>Paket Yöneticisi bölümüne gidip "Arama" bölümüne KBFX yazın. Çıkan paketi işaretleyip kurun. Daha sonra panelinizin üzerine fareniz ile sağ tıklayıp "Panel Kilidini Aç" deyin. Bunun ardından ise panelinizde mevcut olan Kde menüsüne sağ tıklayıp "kaldır" deyin. Şimdi de sıra KBFX menüsünü panele eklemekte. Panelde boş bir yere yine sağ tıklayıp "Panele Programcık Ekle" seçeneğini seçin. Açılan küçük pencerede KBFX menüsünü bulup "Panele Ekle" seçeneğini seçin. İşte bu kadar. Bundan sonrası ise menünüzü kişiselleştirmek için.

KBFX menüsünün üzerine gelip sağ tıklayın ve "Configure KBFX" seçeneğini seçin. Aşağıdaki pencere açılacaktır.

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Penceredeki Themes bölümü temalarınız içindir. http://kde-look.org/ adresinden indireceğiniz KBFX temalarını bu bölümden kurabilirsiniz.

Buttons kısmı ise başlat düğmeleri içindir.

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Görüldüğü üzere burada üç ayrı gözat bölümü var. her bir bölümden ayrı ayrı, indirdiğiniz Pardus başlat düğmelerini bulmalı ve sonunda da pencerenin alt kısmındaki "Apply" seçeneğine tıklamalısınız. İşte bu kadar, menü çubuğunuz değişti.

Ayrıca benim gibi Kde menüsünü sevenler de Menu Style bölümünden KDE Menu seçeneğini işaretleyip yine Apply diyerek Kde menü tarzını kullanabilirler.

Free Image Hosting at www.ImageShack.us


Kolay gelsin.


Türkiye, AB, ABD ve Macera @ 23-11-2008 09:21


Efendim Nvvmsnbc'de yayınlanan bir haberi ve bu habere yapılan yorumları okuyunca bu konuya bir değineyim dedim. Önce haber hakkında bilgi verelim.
Günümüzün süper gücü ABD, ki bu haber bile süper güç olduğunun en büyük kanıtlarından, 2025 yılında dünyanın alacağı siyasi şekille ilgili bir rapor yayınlamış. ABD bunu sürekli yapar, zaten büyük güç olmanın da gereğindendir bu rapor işi.
Her ne kadar rapor bundan 17 yıl sonrası için tahminlerde bulunsa da, bu tahminlerin gerçekçi yanlarının olduğu gözden kaçırılmamalı, zira habere yapılan bazı yorumlar bunun bir yönlendirme olduğu yönünde.

Şimdi raporun içeriğine bakalım:

1) Amerika’nın dünyadaki önemi azalacak, Çin ve Hindistan’ın ise giderek
artacak.

Söz konusu iddianın gerçekliğini bugün itibariyle kabul etmeyecek kişi yoktur sanırım. Sovyetler'in çöküşüyle ne oldum delisi olan ABD dünyada tek güç olarak kalmış ve istediği gibi davranmaya başlamıştı. Ancak son yıllarda görüldü ki Çin uyanma belirtileri gösteriyor. Dünya üzerindeki insan nüfusunun 1/4'üne sahip Çin kaynaklarını iyi kullandığı taktirde tabi ki yeni süper güç adaylarının en önde geleni. ancak Hindistan da yabana atılmamalı. Zira onun nüfusu da azımsanamayacak ölçülerde, ayrıca Hindistan'ın bilgisayar yazılımı alanında önde gelen bir ülke olduğunu da unutmamalı.

2) Türkiye ve İran’ın siyasi ve ekonomik gücü artacak.

Maalesef ülkemizin şöyle esaslı bir dış politikası, izlediği bir stratejisi yok, ya da böyle bir strateji var, ama kimsenin bundan haberi yok. Oysa biz dünyayı yönetmiş bir imparatorluğun torunlarıyız. Ancak ne yazık ki o anlayışı yitireli çok olmuş. Neyse bu zaten başlı başına bir tartışma konusu. Eğer ülkemiz son yıllarda gösterdiği aktif dış politikayı sürdürür, üstelik bir de strateji geliştirmeyi başarırsa bu tahmin de doğru çıkacaktır. Aslında burada etken bir unsur da yok değil. Zira Türkiye asla İran'ın palazlanıp da Ortadoğu'da tek başına söz sahibi olmasını istemez. Yani İran'ın gelişmesi demek Türkiye'nin de gelişmesi demek.

3)
Gelecek 15 yılda Türkiye’nin izleyeceği yol, en güçlü ihtimalle, İslami ve milliyetçi eğilimlerin bileşimi olabilir ve bu, Ortadoğu’daki hızla gelişen ülkelere model teşkil edebilir.

İşte üzerinde tartışmaların yoğunlaştığı tahmin. Türkiye'de laiklik zayıflar mı? Hiç zannetmiyorum. Zira bugün itibariyle Türk halkı laiklikten vazgeçmez, ancak bazıları laiklik kavramı ile din karşıtlığını karıştırdığı için laikliğin gerçek anlamında anlaşılmasını zayıflaması olarak algılayabilirler. Açıkçası laiklik din ve devlet işlerinin ayrılması iken, bazı kesimler laikliği bütünüyle dinin sosyal hayattan ayıklanması zannediyorlar. O halde şu denebilir ki önümüzdeki yıllarda laikliği bir nevi din zannedenler gerçeği anlayabilirler. Ancak tekrar da yarar var, Türk halkı gerçek anlamdaki laiklikten vazgeçmez, kimse bizi cumhuriyet öncesi döneme geri götüremez.
Önümüzdeki dönemde yine sık sık "Türkiye İran olur mu?", ya da "Türkiye Endonezya olur mu?" gibi saçma sapan ve Türk halkını tanımayan kişilerin ortaya atacakları sorularla karşılaşabiliriz.

4) 2025 yılına gelindiğinde Avrupa Birliği topal bir deve dönüşecek.

Söz konusu tahminin gerçekleşeceği bundan yıllar önce de dile getiriliyordu. Çünkü AB'nin genişleme politikasının yanlışlığı açıktı. Bugün itibariyle AB'nin 27 üyesi bulunuyor. Normalde AB, kurucusu olan 6 ülkenin birbirleri ile olan hem sosyal, hem de ekonomik ilişkilerin gelişmesi için kurulmuştu. Üstelik bu başarılmıştı da. Ancak ne zaman ki AB genişlemeye, genişlerken de gerekli kriterlerin tam olarak sağlanıp sağlanmadığına bakmamaya başladı işte o zaman dönülmez yola girdi. Bugün dünya bir ekonomik krizle mücadele ediyor, ancak bu krizden önce AB'de zaten işler yolunda değildi. Ekonomik açıdan kriterleri yerine getirmemiş ülkelerin birliğe alınması diğer ülkelere yük getirdi. Serbest dolaşım, halka sağlanan sosyal yardımlar vb artık ekonomik yük olmaya başladı. AB içindeki bazı çevreler bile 6 üyeli döneme dönme isteklerini dile getiriyorlar. AB devletler üstü bir birlik olmayı amaçlasa da üye devletlerin halkları bunu istemiyorlar ve daha ortak anayasayı bile kabul etmiyorlar.

Gelelim Türkiye'ye. Uluslararası İlişkiler bölümü öğrencisi olarak öğrendiğim ilk gerçeklerden biri Türkiye'nin birliğe üye olmayacağıydı. Doğrusu şu ki ne AB bizi kabul eder, ne de biz AB'yi kabul ederiz. Kültürel, sosyal, ekonomik, dinsel be daha pek çok açıdan bir birine bu kadar uzak, halen bir birini öteki olarak gören bu iki kesim nasıl bir araya gelebilir ki?
Sözün özü AB üyeliği adayı olmak hem bizim işimize geliyor, hem de AB'nin işine geliyor.

Bir diğer sözün özü ise ABD'nin çöküp de yerine Çin'in geçmesini isteyenlere; şu unutulmasın ki dünyayı kim yönetirse yönetsin, biz bu topraklarda oldukça bizi asla rahat bırakmazlar. Tabi dünyayı yöneten biz olmazsak.


Sevgi ve saygı üzerine @ 22-11-2008 11:43


Yaklaşık on dakikadır bekliyordum otobüsü. Sonunda otobüs görünmüş ve benim gibi diğer yolcular da otobüsün duracağı yere doğru yönelmişlerdi. Otobüs durduğunda doğal olarak içindeki yolcular orta ve arka kapılardan inerken biz de ön kapıdan binecektik, ancak halkımızın genel adeti üzere bu kural da diğer kurallar gibi çiğnenmek içindi.
Ön kapı açılınca daha 10-12 yaşında olduğunu tahmin ettiğim şirin bir kız otobüse binmek için hamle yaptı. Ön kapıdan küçük kız binmeye çalışırken, 65-70 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim baş örtülü bir nine de inmeye çalışıyordu. Ancak normal bir şekilde değil. Nine otobüse binemeye çalışan küçük kızı koluyla iterek adeta otobüsten dışarı attı. Tepkisinin nedeni ise, o daha inmeden küçük kızın otobüse binemeye çalışmasınaydı.
Bu andan itibaren olayın şaşkınlığı içinde düşüncelere daldım. Nine başörtülü ve çok da yaşlıydı, oysa kızcağız onun ancak torunu olabilirdi ve yaptığı yanlış bir şey de yoktu. Normalde nine genç kıza sakince "Kızım önce ben ineyim sonra sen binersin." diyebilirdi, ama nine kızcağızı itmeyi ve onca kişinin önünde zor durumda bırakmayı tercih etti.

Kıssadan hisse, insan sevmeli önce, sonra saygı beklemeli. Yaşlılara karşı hürmette kusur edenler olabilir, ki bu onların ayıbıdır, ancak yaşlılar da gençleri anlamaya, onları sevmeye çalışmalıdır. Çünkü her yaşlı hayatının bir döneminde genç olmuştur.
İnsanları severseniz, onlara iyi davranır, değer verirseniz insanlar da size aynı şekilde karşılık verir. Oysa siz insanlara kötü davranırsanız onlar da size ya aynı şekilde karşılık verir, ya da aynı şekilde karşılık veremeseler bile hakkınızda hiç de iyi düşünmezler. Saygı görmek için sevgi ve saygı göstermek gerekir.
Namaz kılmak, hacca gitmek, başını örtmek; sevmedikçe, insanlara insan gibi davranmadıkça bir anlam ifade etmez.
Sözün özü, ki yine en iyi şekilde Yunus Emre dile getiriyor:
"Bir kez gönül yıktınsa kıldığın namaz değil."


Gmail yeni temalar @ 20-11-2008 08:59
Google'ın e-posta yani daha Türkçe karşılığı ile elmek servisi olan Gmail için yenilikleri devam ediyor.

Daha önce buradan da daha detaylı olarak okuyabileceğiniz gibi Gmail üzerinden görüntülü ve sesli konuşmayı hizmete sunmuştu Google.
Şimdi de yeni temalar hizmete girmiş durumda. 31 adet tema mevcut ve bunlardan birisi mutlaka zevkinize uyar.

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Temanızı değiştirmek için yapmanız gereken ise Gmail pencerenizin sağ üst kısmında bulunan Ayarlar kısmına tıklayıp, sonra açılan sayfada Temalar bölümüne tıklamak ve temalar karşınızda.
Bol renkli Gmailler. :)


Newsweek Türkiye @ 18-11-2008 08:43


Dünyanın en tanınan haber dergilerinden biri olan Newsweek'in Türkiye için olanı Newsweek Türkiye yayınlanmaya başlandı. Hatta öyle ki dün itibariyle dördüncü sayısı piyasaya çıktı bile.
ilk sayısını kaçırsam da ikinci ve üçüncü sayılarını alıp okudum ve gerçekten çok beğendim. Dolu dolu bir dergi, içinde pek çok alandan pek çok haber var ve haberlerin anlatımı da çok iyi.
Sıkılmadan okumanız mümkün.
Ayrıca internet adresinden de haberleri okumanız mümkün. Tabi siz de benim gibi dergiyi eline alıp şöyle ağız tadıyla okuma taraftarı iseniz o ayrı. :)

www.newsweekturkiye.com


Cehalet mi, bilgelik mi? @ 17-11-2008 19:30

Soru basit: Cahil olup zengin olmak mı, yoksa bilge olup yoksul olmak mı?

Bu soruya kaç kişi bilgelik cevabını verir cidden merak konusu.

Ancak şurası kesin ki eğitim sistemimiz sayesinde, bugün üniversite bitiren gençlerin pek çoğu zaten istediği bölümde okumadığı için, mezun olunca ne yapacağını bilemiyor. Tercihler genelde yetenek üzerine değil de, garanti meslek sahibi olunabilineceği düşünülen alanlarda yapıldığı ve bir süre sonra bu alanlarda aşırı yığılma olduğu için işsiz, ya da mezun olduğu bölüm dışında çalışan üniversite öğrencileri çoğunlukta. Aslında insan istediği alanda okusa işi çok daha kolay olur. Zira kişi derslere daha ilgili olacak ve normal dönemde mezun olma olasılığı da yükselecektir. Oysa sevmediği alanda okuyan kişi, ya daha geç sürede mezun olacak, ya normal sürede mezun olsa bile bu alanda iş bulamayacak, ya da bu alanda iş bulsa bile hayatının geri kalanında sevmediği bir işi yapmak zorunda kalacaktır.

Tabi olaya bir başka açıdan yaklaşırsak, üniversiteden mezun olan bir kişinin halen cahil olması da mümkün.

Gelelim esas konumuza: Geçmişte üniversite mezunlarının iş bulmaları daha kolaydı, oysa bugün üniversite mezunlarının iş bulması baya zor bir hal aldı.
Bunda etken unsurlar:
1) Üniversitelerin yetersizliği.
2) Kişilerin istedikleri bölümleri kazanamamış, ya da tercih etmemiş oluşları ve bunun sonucunda okudukları alanda kendilerini yeterince geliştirememeleri.
3) Üniversite mezunu kişi sayısının çokluğu.

Tabi ki bir de madalyonun diğer yanı var, yani dayısı vb akraba torpili olup da çok rahat iş bulabilenler. Bu kişiler kendilerini çok geliştirmeseler de rahatça iş bulabiliyorlar.

Şimdi sorumuza geri dönelim. Cahil olup zengin olmak mı, bilge olup fakir olmak mı?
Çok bilinen bir söz vardır, orjinali "Ignorance is bliss.". Yani cehalet mutluluktur. Ama ben yine de bilgeli seçerim. Tabi bilge olup olmayacağımız garanti değil, ama yine de safımız belli olsun.


Kırmızı @ 06-11-2008 20:22


Ağlamaklıydı gözleri, lakin yaş dökülmemişti henüz.
Bakışları sabitti. Saatlerdir aynı yere, aynı şekilde bakıyordu. Ama ne baktığının, ne de ne kadar zamandır orada durduğunun farkındaydı.
Rüzgar vardı, mavi bir gökyüzü, sallanan sarı buğday başakları, bir de uzaktan gelen kaval sesi.
Düşünmüyordu o an. Beyni çalışmayı bırakmıştı, zaten artık düşünecek bir şeyi de kalmamıştı.
Orada, o sarı başaklarla kaplı tarlada dizlerinin üstüne çökmüş olarak bir süre daha durdu, sonra onlar geldiler. Kaç kişi olduklarını bilmiyordu, ya da ne yaptıklarını.
Onlar geldikten bir süre sonra da her şey karardı. Karanlıktan önce zihnine kazıdığı son görüntü sarı buğday başaklarının içinde yatan küçücük bir ayakkabı ve o ayakkabının üzerindeki kırmızıydı. Akıp giden, akıp giderken de onun bütün hayallerini, duygularını alıp götüren o kırmızı. Ayakkabıyı tanıdığını düşündü o an, ama nereden tanıdığını hatırlayamadı. Belki de hatırlamaya dayanamadı. ...

-----------------------------------

Televizyon açıktı ve haberler başlamıştı. Mutfağa su almak için giderken TV'den sıradaki haberin anonsu yapılıyordu. Bu sıradan bir haberdi onun için. Elinde su bardağı odanın kapısına kadar geldi. Bir isim duydu önce, çok tanıdık gelen bir isim, sonra da bir görüntü gördü. Elindeki bardak kayıp yere düştü önce, sonra da kırılma sesi geldi.
Gözü halen ekrandaki görüntüde, aklı ise duyduğu isimlerdeydi. Olanlara inanamamanın ifadesi vardı yüzünde. Ya da inanmak istemeyişinin ifadesi.
Daha fazla dayanamayarak yere yığıldı. Hisleri körelmişti sanki, bir süre böyle durdu. Sonra ıslaklığı hissetti. Az önce kırılan bardaktan akan suyu gördü, ama suyun saydamlığının içinde farklı bir renk de vardı. Suyun içine akan ve garip bir çizgi oluşturan bir renk, kırmızı. O anda baktığı ve on andan itibaren uzunca bir süre daha bakacağı tek şey o kırmızıydı, ta ki o gelene değin. ...

-----------------------------------

Haberde geçen isimleri ilk duyduğunda yanlış anladığını düşündü, ancak görüntüleri görünce her şeyin doğru olduğunu anladı. Anladığı anda da zaten kapıya koşuyordu. İçeri girdiğinde televizyon açıktı ve aynı haberi veriyordu. Yerler ıslak ve cam kırıkları ile doluydu. O ise kapının önünde yığılmış ve bakışlarını ayağından akan kana sabitlemişti. ...
Hastaneye vardıklarında ne yapacağını bilemiyordu. Onu doktorların yanında bırakıp hemen bilgi edinmek için danışmaya koştu.
Az sonra onu bulmuştu. Onun da diğerinden bir farkı yoktu. O da sürekli bir noktaya bakıyor, ama ne bir ses çıkartıyor, ne de bir tepki veriyordu. Yine de durumu fena sayılmazdı.
Bu kez aklına ufaklık geldi. Onu bulmak için döndüğünde ise yapabildiği tek şey ağzını eliyle kapatmaktı. ...

-----------------------------------

Sevgili seyirciler şimdi de yayınımıza bir kaza haberi ile devam ediyoruz! Aşırı hız nedeniyle kontrolünü kaybedip karşı yola geçen minibüsten kaçmaya çalışan bir otomobil buğday tarlasına yuvarlandı. Otomobil sürücüsü Hüseyin Işık kolundan yaralanırken, beş yaşındaki kızı Damla Işık ise hastaneye kaldırılırken hayatını kay...

-----------------------------------

Abdulkerim Aydın


"Sararmak Çalışması" @ 03-11-2008 10:01
Yeni çalışma: "Sararmak"



---------------------------------------------------

Duvarkağıdı / Wallpaper




---------------------------------------------------

Saydam simgeler / Glass icons


1. kısım / 1'st part

2. kısım / 2'nd part

---------------------------------------------------

Ağaç simgeleri / Tree icons

1. kısım / 1'st part

2. kısım / 2'nd part

3. kısım / 3'rd part

---------------------------------------------------

Pardus'ta ikinci paneli eklemek

Buradan


Araf Hikayeleri 3 @ 31-10-2008 08:59

Bir adam varmış...



Bir adam varmış, bir ağacın altında uyuyan,

Bir adam varmış, etrafındaki her şeye kulaklarını tıkayan.



Herkes tanırmış onu, ama bilmezlermiş neden uyuduğunu.

Rivayet odur ki, bir zamanlar sevmiş,

Sevdikçe de kendinden geçmiş.

Kendini unutup, sadece sevdiğini bilmiş.

Bilmiş, ama sevgisine karşılık görememiş.

Yitirmiş inancını aşka,

Yaralansa da, yaşamaya devam etmiş.

Bir daha da kimseyi sevmemiş.



“Dostlarım var demiş.” kendine,

Nasılsa yalnız değil diye çok üzülmemiş.

Ama görmüş sonra baktıkça,

İki yüzlülüğe battıkça,

Çevresinde yokmuş dost,

Herkes ne kadar sahteymiş aslında.

Yıkılmış yeniden, ama yılmamış.



Orada bir yerlerde iyilik vardır diye uzaklara bakmış.

Bakarken biraz da olsa umudu varmış,

Ama gerçeği er ya da geç anlamış.

İyilik ölmüş aslında,

Yenileni çok olmuş kötüyle savaşında.

Şimdi sadece kötünün kötüyle olan savaşı varmış.



Yığılmış kalmış o ağacın dibine,

Baksa da göremez olmuş, duysa da bilemez,

Söylese de kimse onu dinlemez.

Dökülmüş umutları gözlerinden,

Artık umudu olmayan bir adammış,

Artık anlam verdiği hiçbir şey kalmamış.




Bir adam varmış, bir ağacın altında uyuyan,

Bir adam varmış, hiç umudu olmayan.


Geçici Süre Servis Dışı @ 28-10-2008 22:20
Evet geçici süre devre dışıydık, bu devre dışı kalışımızın nedeni malum. Blogger kapatılmıştı. tekrar kapatılır mı Allah bilir.

Ama bunun dışında farklı bazı nedenlerden ötürü bir süreliğine bildirilere ara veriyorum.

Herkesin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun.



Sadece Sadelik @ 22-10-2008 09:02


İstedim ki hoşuma giden bazı resimleri paylaşayım.

















Yalan Habercilik @ 17-10-2008 09:29
Geçtiğimiz günlerde hain bir saldırı sonucu 17 askerimizi şehit vermiştik. Bu olaydan bir kaç gün sonra ise Taraf isimli gazete bazı belge ve görüntüler yayınladı konu hakkında. Bu belge ve görüntülere göre Aktütün'e yapılan saldırı aylar öncesinden biliniyor, hatta saldırı günü Aktütün ve civarı insansız uçaklardan canlı yayında izleniyordu. Yani habere göre Türk Silahlı Kuvvetleri saldırının yapılacağını biliyor, ama hiç bir şey yapmıyordu. Oysa az bir süre içinde tüm bunların yalan olduğu ortaya çıktı. Şimdi size o yalanları sıralayacağım.

Öncelikle görüntülere bir bakmak ve koordinatları görmek gerek.
Alttaki video samanyoluhaber.com'a ait, videoyu izlediğiniz de siz de göreceksiniz ki samanyolu haber olayı sanki kanıtlanmış doğru gibi aktarıyor, koordinatlar ya da görüntüler üzerinde hiç araştırma yapmadıkları belli. Bir de videonun sonunda doğru haber sloganları var. Pes yani.





Bu görüntülerdeki koordinatları yazıyorum:
36.19.41 kuzey ve 45.06.56 doğu.
37.10.44 kuzey ve 44.06.34 doğu.
Birazdan bu koordinatların nereye ait olduğuna değineceğim.

Bu görüntüler aynı şekilde ATV Haber'de de yayınlandı ve aynı şekilde doğru kabul edileek akratıldı seyirciye. Ancak bir gün sonra Star Haber'de ve Kanal 1 Haber'de görüntülerdeki koordinatların Aktütün'le alakalı olmadıkları duyuruldu. Yani yalan haber yapılmıştı.
Bu durumun ardından da Taraf isimli gazete koordinatlarının doğru olduğu üstelik bunun Google Earth programından da anlaşılabildiğini duyurdu. Haberi Zaman isimli gazete internet sitesinde aynen yayınladı. Üstelik Zaman gazetesi haberinde koordinatlara baktığını ve Taraf isimli gazetenin doğru söylediğini aktarıyor. Ne gazetecilik ama. Neyseki bazı okurlar benim gibi araştırma yapmayı tercih etmişler ve gerçeği gözleri ile gözmüşler.

Şimdi sizlere iki resim vereceğim, bu resimler Taraf isimli gazetenin kendini savunduğu ve koordinatların doğru olduğunu yani hemen Aktütün'ün yanı olduğunu iddia ettiği resimler. Resimlere dikkatlice bakın lütfen.
Birinci resimde koordinatlar resmin sağ tarafında yer alıyor ve 37.02 ile 44.12'yi gösteriyor, Taraf isimli gazetenin tam olarak verdiği koordinatlar ise 37.02.23 kuzey ve 44.12.44 doğu. Oysa ikinci resim olan ve Google Earth'den alınan görüntünün sol alt kenarındaki koordinatlardan okunabileni 37.13, yani farklı koordinatlar. Zaten görüntü o kadar küçük ki koordinatlar tam olarak seçilemiyor, ama sorun değil. Çünkü Google Earth'den şimdi tüm koordinatlara bakacağız.


Şimdi tüm koordinatlara bakalım. Önce üstteki remin gerçek koordinatı neymiş öğrenelim. Alttaki resme tıklayıp gerçek koordinatları görebilirsiniz.

Free Image Hosting at www.ImageShack.us


İşte aynı yer, aynı resim ve koordinatlara bakıyoruz: 37.13.25 kuzey ve 44.30.06 doğu. Yani Aktütün'ün koordinatları. Peki şimdi de Taraf isimli gazetenin verdiği görüntülerdeki koordinatlara bakalım.


Free Image Hosting at www.ImageShack.us

-----------------------------------------
Birinci koordinatlar, yani Taraf isimli gazetenin verdiği koordinatlar olan 37.02.23 kuzey paralele ve 44.12.44 doğu meridyeni. Görüntüye bakalım, işte işaretli yerler ve aradaki mesafe, üstelik kuş uçuşu mesafe ve 1.5 kilometre olmadığı açık.

Şimdi diğer koordinatlara bakalım. İlkin 36.19.41 kuzey ve 45.06.56 doğu.
Bu koordinatlar Kandil dağına ait, işte alttaki görüntü. Aradaki mesafe gözler önünde.

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

-----------------------------------------
Şimdi ikinci koordinatlara bakalım, yani 37.10.44 kuzey ve 44.06.34 doğu. Bakalım bu koordinatlar nereye ait, bunlar da Kuzey Irak'a ait ve Aktütün ile aradaki mesafe baya fazla.

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

-----------------------------------------
Şimdi toparlayalım, üç temel koordinat var ve bunlardan hiç biri Taraf isimli gazete ve onun kopya haberlerini yapan medya kuruluşlarının iddia ettikleri gibi Aktütün'e ait değil. Koordinatlardan ikisi Kuzey Irak'ta bir yerlere ait ve Aktütün'e baya uzak mesafeler. Üçüncü koordinat ise Kandil dağına ait. Şimdi doğal olarak aklınıza şu soru gelebilir, "Tamam koordinatlar Aktütün'e yakın değil, ama yine de Türkiye sınırına yakın, bu teröristlere neden müdahale edilmedi?" Bu sorunun yanıtı da dün gece, yani 16.09.2008 tarihinde SKY Türk kanalına konuk olarak katılan Terör ve Strateji Uzmanı Ercan Çitlioğlu verdi. Ercan Çitlioğlu konuşmasında bu görüntülerin tarihlerinin üzerinde oynandığını söyledi. Yani muhtemelen bu teröristlerin görüntüleri başka zamanlara ait ve bu teröristlere müdahale edildi.

Ercan beye göre Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yıpratılmasına yönelik hareketler bundan çok önce başladı ve amaç Türk milletinin inancını sarsmak ve "terörün yenilemeyeceği" düşüncesini halkımıza kabul ettirmek.

Gerçekten de hafızalar kontrol edilirse Taraf isimli gazetenin yayın hayatına başladığı andan itibaren TSK'ya yönelik pek çok taraflı haber yaptığı hatırlanır. Nedense TSK'dan sızan ya da sızdığı iddia edilen belgeler hep ilk olarak Taraf isimli gazetede yayınlanıyor. Üstelik hiç araştırılmadan ve gerçek olup olmadığına, ya da iddia niteliği taşıdığına bakılmadan bu haberler gerçekmiş gibi yayınlanıyor.
Sonra da genel Kurmay Başkanı çıkıp açıklama yapınca da "Basın Özgürlüğü"nden den vuruluyor. Basın özgürlüğü yalan haber yapmak değildir. Bu açıdan Kanal 1 ve Star Haber'i tebrik ediyorum.

Üstelik Taraf isimli gazetenin haberinde verilen raporlarda (?) Bayrak Tepe'nin (Aktütün karakolunun yanındaki hakim tepe) düştüğü ve bu tepenin ancak teröristler çekilince geri alınabildiği söyleniyor, oysa sözüm ona raporlarda bu türden bir açıklama yer almıyor. Bu da bize gösteriyor ki ne koordinatlar doğru, ne verilen haberler. Ne araştırma var, ne dürüstlük. Herkes aynı haberi aynı şekilde aktarıyor, yani göz göre göre halkımız kandırılmaya ve ordumuz küçük düşürülmeye çalışılıyor.

Ek: Ben bu bildiriyi yazdıktan sonra Genel Kurmay Başkanlığı konu ile ilgili açıklama yapmış ve koordinatların başka yerlere ait olduğunu, aynı şekilde Bayrak Tepe'nin teröristlerin eline geçmediğini bildirmiş. Ayrıntılı bilgi için buraya bakabilirsiniz.




Krizi Anlamanın Yolu @ 16-10-2008 09:40

Malum son zamanlarda dünyanın en büyük gündem maddesi küresel ekonomik kriz. Her ne kadar bu hafta başından itibaren kriz yavaşlamış gibi görünse de, ya da bazı çevreler kriz sanki bitmiş gibi davransalar da henüz hiç bir şey bitmedi.
Bu arada ben de fark ettim ki pek çok kişi -üstelik bu kişilerden bazıları ekonomi bölümü öğrencileri- krizin nedenleri hakkında bir haber durumda. İşte bu bilgi eksikliğini gidermenin en iyi yolunu araştırdım ve Ntv'nin hazırladığı bir bilgilendirme haberinin ve bir sunumun en iyi çare olduğunu anladım.

Bu sayfada 10 soruda küresel ekonomik kriz anlatılmış.
Bu sayfada ise krizden hangi ülkenin ne şekilde etkilendiği ve bu ülkenin aldığı tedbirler verilmiş.


Siyasi Aktörler @ 15-10-2008 12:29

Dünyaya yön veren ana siyaset aktörleri ülkelerdir. Daha önce ülkeler, yönetim biçimleri ve liderlerine yönelik bir araştırma yapmıştım. İnsanların işine yaramış. Ben de bunun üzerine aynı çalışmayı hem biraz güncelleyeyim hem de genişleteyim dedim.

Bu arada ilginçtir Türkiye'nin devlet armasını çok az kişi biliyormuş, bunu da öğrenmiş olduk.


Bayrak

Resmi imge

Türkiye Cumhuriyeti

Başkenti: Ankara

Yönetim Biçimi: Cumhuriyet

Şu Anki Lideri: Recep Tayyip Erdoğan



ABD BayrağıResmi imge

Amerika Birleşik Devletleri

Başkenti: Washington DC

Yönetim Biçimi: Federal Cumhuriyet

Şu Anki Lideri: George Walker Bush

Rusya Bayrağı Rusya Arması

Rusya Federasyonu

Başkenti: Moskova

Yönetim Biçimi: Federasyon

Şu Anki Lideri: Dimitri Medvedev

Çin bayrağıÇin devlet anblemi

Çin Halk Cumhuriyeti

Başkenti: Pekin

Yönetim Biçimi: Sosyalist Cumhuriyet

Şu Anki Lideri: Hu Jintao

Birleşik Krallık bayrağı Büyük Britanya, Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı arması


Büyük Britanya ve Kezey İrlanda Birleşik Krallığı

Başkenti: Londra

Yönetim Biçimi: Anayasal Monarşi

Şu Anki Lider: Gordon Brown

Fransa BayrağıFransa Amblem

Fransa Cumhuriyeti

Başkenti: Paris

Yönetim Biçimi: Cumhuriyet

Şu Anki Lideri: Nicolas Sarkozy

Alman bayrağı Almanya arması

Federal Almanya Cumhuriyeti

Başkenti: Berlin

Yönetim Biçimi: Federal Cumhuriyet.

Şu Anki Lideri: Angela Merkel.

İspanyol bayrağı İspanya arması

İspanya Krallığı

Başkenti: Madrid

Yönetim Biçimi: Parlamenter Monarşi

Şu Anki Lideri: José Luis Rodríguez Zapatero


Danimarka bayrağı Damimarka arması

Danimarka Krallığı

Başkenti: Kopenhag

Yönetim Biçimi: Anayasal Monarşi

Şu Anki Lideri: Anders Fogh

Hollanda bayrağı Hollanda krallık arması

Hollanda Krallığı

Başkenti: Amsterdam

Yönetim Biçimi: Anayasal Monarşi

Şu Anki Lideri: Jan Peter Balkanende

İsviçre Bayrağıİsviçre arması

İsviçre Konfederasyonu

Başkenti: Bern

Yönetim Biçimi: Federal Cumhuriyet

Şu Anki Lideri: Moritz Leuenberger

İtalya Bayrağıİtalya Amblem

İtalya Cumhuriyeti

Başkenti: Roma

Yönetim Biçimi: Cumhuriyet

Şu Anki Lideri: Silvio Berlusconi

Bayrak Yunanistan arması

Yunanistan Cumhuriyeti

Başkenti: Atina

Yönetim Biçimi: Parlamenter Cumhuriyet

Şu Anki Lideri: Kostas Karamanlis

Ermenistan bayrağı Ermenistan arması

Ermenistan Cumhuriyeti

Başkenti: Erivan

Yönetim Biçimi: Cumhuriyet

Şu Anki Lideri: Tigran Sarkısyan
Hindistan bayrağı Amblemi

Hindistan Cumhuriyeti

Başkenti: Yeni Delhi

Yönetim Biçimi: Federal Cumhuriyet

Şu Anki Lideri: Prathiba Phatil

İran İslam Cumhuriyeti

Başkenti: Tahran

Yönetim Biçimi: Şeriat Cumhuriyeti

Şu Anki Lideri: Mahmud Ahmadinejad

İsrail bayrağı İsrail arması

İsrail

Başkenti: Tel Aviv

Yönetim Biçimi: Parlamenter Demokrasi

Şu Anki Lideri: Ehud Olmert
İngiltere bayrağı İngiltere arması

Japonya

Başkenti: Tokyo

Yönetim Biçimi: Anayasal Monarşi ve Parlamenter Demokrasi

Şu Anki Lideri: Yasuo Fukuda

Güney Kore

Başkenti: Seul

Yönetim Biçimi: Cumhuriyet

Şu Anki Lideri: Han Duck-Soo

Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti

Başkenti: Pyongyang

Yönetim Biçimi: Otoriter Sosyalist Cumhuriyet

Şu Anki Lideri: Kim Yong İl

Arjantin bayrağı Arjantin arması

Arjantin Cumhuriyeti

Başkenti: Buenos Aires

Yönetim Biçimi: Cumhuriyet

Şu Anki Lideri: Cristina Fernândez

Brezilya BayrağıBrezilya arması

Brezilya Federal Cumhuriyeti

Başkenti: Bresilia

Yönetim Biçimi: Federal Cumhuriyet

Şu Anki Lideri: Luiz Inácio Lula da Silva
Avustralya bayrağı Avustralya arması

Avustralya Uluslar Topluluğu

Başkenti: Canberra

Yönetim Biçimi: Federal Parlamenter Demokrasi

Şu Anki Lideri: Kevin Rudd



Yoksulluk @ 15-10-2008 00:00

Yoksulluğu en iyi fotoğraflar anlatır diye düşündüm önce. Araştırdım ve gördüm. Gördüm ki biraz insan olan o yoksulluk denen şeyi görünce insanlığından utanır.

...







Peki ama yoksulluk sadece maddiyatla mı alakalıdır? Verilecek cevap insanlıkla alakalıdır.


Araf Hikayeleri 2 @ 13-10-2008 23:09


Oturuyor saatlerdir.


Baktığı yönde ne bir insan var, ne de kayda değer bir şey, ama o yine de aynı yöne doğru bakmayı sürdürüyor. Aklı başka yerde belli. Aklı başka yerde de, nerede işte o belli değil.
Elindeki kahve soğuyalı çok olmuş. Zaten içtiği de yok onu. Sırf bağımlılık derecesinde sevdiği için elinde, içmek için alsa da içememiş belli.

Bir zamanlar o da sıradan diye tabir edilenlerdendi. Herkes gibi. Saçma sapan bir hayatı vardı. Şimdi o kişi ona çok uzak. Sanki o kişi sadece bir tanıdıktan ibaretti.

Sonra ne oldu da böyle oldu o da bilmiyor. Aslında bilmek istediği de yok. Bazen sırf böyle olduğu için şükrediyor. Bazense sırf böyle olduğu için kederleniyor.

Anlamaktan vazgeçeli çok oldu. Zaten hiç yararını da görmedi ki.

Şimdi orada, o hiç bir şeyin olmadığı yönde belki de baktığı ta kendisi.

Sevdi o da herkes gibi. Yok yok, o herkes gibi sevmedi. Sevdi, sonra da sevdiğinden nefret etti.

Biz zamanlar o da sıradan biriydi, tıpkı çoğunluğun olduğu gibi. İnsanlara değer verir, onları sever, üstelik insanların da onu sevdiklerini zannederdi.

O sevmekten vazgeçeli çok oldu. Tanıdık, tanımadık artık önemi yok onun için. Bildik bilmedik onun için bir anlam ifade etmiyor ki. İnsanlar, çevre, bu garip gösteri onun için bir anlam ifade etmiyor belli ki.

Ne gariptir ki, sıradan biriyken, daha bu yeteneğini keşfetmemişken huzuru yoktu,oysa şimdi...

Huzur onu arayana değil de, ondan kaçana gidiyor belli ki.

Rahat hiç olmadığı kadar ve özgür.

Çünkü biliyor ki aslında seçim yapmak, neyi yapıp neyi yapmayacağına karar vermek değil, aslında seçim yapmak bir seçimde bulunmamak.

...

Şimdi orada, o hiç bir şeyin olmadığı yönde belki de kendisine bakıyor ve sadece huzur buluyor, çünkü o üçüncü yolu, yani Araf'ı seçiyor.

-------------------------------------------------------------------------------------------

Araf Hikayeleri 1


Hayattan Yorgunum @ 12-10-2008 12:28
Efendim baktım ki bir Gaia çılgınlığı almış gidiyor. Üstelik sadece Windows kullanıcıları değil Mac severler de kullanabiliyor bu temayı, ama sağolsunlar bizim Linuxçular da boş durmamışlar Linux için emerald temasını hemen üretmişler. Ben de bu Gaia'yı Pardus'ta deneyeyim dedim, işte sonuç.

Yorgun Masaüstü / Tired Desktop




Duvarkağıdı / Wallpaper



Simgeler / icons

preview


Emerald Teması / Emerald Theme




Biz Kimiz? @ 09-10-2008 23:50
Biz hangi ülkede yaşıyoruz?
Bizi kimler idare ediyor?
En önemlisi biz kimiz?

Şehitlerimiz.
Şehitler üzerinden çıkar sağlamaya çalışanlar, teröristlerin ekmeğine yağ sürenler, basın özgürlüğü adına terörden daha çok zarar verenler...


Ciddi ciddi soruyorum bunu, biz kimiz?

Kimin eli kimin cebinde, gördüğümüz olayların kaçta kaçı aslında gerçek, oynanan bunca oyunda kazanan kim, kaybeden kim?

Biz kimiz ve nasıl bir yerde yaşıyoruz?



Yorgunum Aslında @ 06-10-2008 09:02

Yorgunum,

Beni yoran insanlar aslında,
Tanıdık, tanımadık bütün insanlar ve onlarla aynı dünyada olmak.

Beni yoran yaşamak,
Yaşadığım halde yaşamdan tat almamak.

Beni yoran amaçsız olmak,
Amaçsızca bir amaç peşinde koşmak.

Beni yoran yalnızlık aslında,
Yalnızlıktan üzüntü duymayıp, aksine zevk almak.

Beni yoran aramak,
Ararken de neyi, ya da kimi aradığını bilmeden bakınmak.

Beni yoran benim,
Kendi kendimi hem bu kadar çok, hem de bu kadar az tanımak.

Beni yoran sensin aslında,
Seni bir türlü tanıyamamış ve senden uzakta olmak.

Beni yoran hem bensiz, hem de sensiz olmak.


Pardus Duvarkağıtları @ 05-10-2008 16:53


En beğendiğim Pardus duvarkağıtlarını paylaşayım dedim, maalesef çalışma sayısı az, ama olsun zamanla artar inşallah.

Bunlar bana ait olan çalışmalar:










Bunlar da diğer Pardus sevenlerden












... @ 04-10-2008 10:52


Araf Hikayeleri 1 @ 03-10-2008 23:31


Cennetle cehennemin arasında bir yer varmış. Bu yer bir nevi sınırmış. Ne cennete aitmiş ne de cehenneme. Buranın ismi -Araf-mış.

.............................

Hayatı normal sayılabilirmiş belki, ama o asla normal olmamış. Normal kelimesi geneli niteler aslında. Genelde yer alan her şey normaldir. Bir şey eğer sıradan değilse bu anormal yapar onu. Oysa o anormal de sayılmazmış. Zaten sorun da buradaymış. O hem içinde bu iki grubun, hem de dışında, o hem normal, hem de anormalmiş ve de bunlardan hiç biri değilmiş O henüz bilmese de bir Araf yolcusuymuş.

.............................

Bir Araf daha varmış. O Araflar içinde belki de içine bir kez girildi mi çıkılması en zor olanıymış. Belki de bu Araf'takiler zaten ondan çıkmak istemedikleri içinmiş.



.............................


Araf iki taraf arasında tarafsız sayılırmış. İşte taraflar arasındaki tarafsızlık sanılan Araf da aslında bir tarafmış.

.............................

Yaşadığı dünyada iki temel kesim varmış. Birinci kesim kalabalık olanmış. Adı Sürü'ymüş. onlar her şeye toplu karar verip, herkesin aynı şekilde düşünmesinden yanaymış. Diğer kesime de bunu dayatırmış. Sürü ile hareket edenler rahatmış. İkinci kesimse Sürü'ye göre sayıca çok daha azmış. Bu kesimin adı Tecrit'miş. Onlar olayları kendilerine göre algılarlarmış. Öyle ki birinin algılaması bir diğerini tutmazmış. Bu nedenle ne kendi düşüncelerini başkalarına dayatabilir ne de birlik olabilirlermiş. Bu nedenle de sürekli Sürü'nün baskısına maruz kalırlarmış. Öyle ki bazıları zamanla Sürü'ye bile katılırlarmış.

.............................

Bu Araf öyle bir yermiş ki, ikilem arasında zannedenler kendilerini, anlarlarmış burada ki bir üçüncü yol daha var. Burada olanlar isteyerek, ama bunu bilmeyerek burayı tercih edenlermiş. Çünkü onlar aslında olmak istemedikleri kişilermiş. Olmayı istedikleri kişi olamayanlarmış onlar, ona yakın ve ondan uzak olanlar. As