Şöyle altında bi Chevrolet olacak.... @ 27-07-2007 14:55
Şöyle altında Ayhan IŞIK'ın ki gibi bir Chevrolet olacak.. Yaylana yaylana gideceksin... Belki çok benzin içer ama olsun, onun zevki o arabayı sürmekte.. İki şeridi kaplayan bir otomobili sürmek ne kadar zevkli olur değil mi?
Önce şu adamdaki esalete sonra aşağıdaki arabanın esaletine bakın...
.. (
devamı )
Bu tatil bana hiç yaramadı... @ 27-07-2007 12:25
Evet bu tatil bana hiç yaramadı... Daha tatile gireli 1 ay oldu.. Evet çok bi zaman gibi gelmeyebilir. Ama bu bir aylık zamanda ben hayatla bağlantımı kopardım sanki.. Sabah kahvaltısında bugünün cuma olduğunu öğrendim. Ben çarşamba, ufak bir ihtimalle de perşembe olabileceğinin üstünde dururken bugünün cuma olduğunu öğrenip yaklaşık olarak 3 takvimi kontrol ettim. Bununla da yetinmeyip bilgisayarı açtım ve bir çok internet sitesinin tarihine baktım.
....ve sonunda bugünün cuma olduğuna inandım.
Neyse şimdilik bu kadar.. Görüşmek üzere...
.. (
devamı )
Doğru demiyor mu? @ 26-07-2007 10:09
Yok öyle zeytinyağı gibi üste çıkmak!
Şimdi bütün köşeciler Baykal’a hücum ediyor. Yok iyi yönetememiş, yok politikası iyi değilmiş, yok canavarı zamanında o yaratmış.
Yok öyle şimdi zeytinyağı gibi su üstüne çıkmak!
Memlekette “türbanlılar mı?.. Ay ne kaka” diyen tek Baykalmış gibi..
Memleket deli gibi ki kutba ayrıldıysa Baykal falan değil SİZ pek sayın köşeciler SORUMLUSUNUZ!
Yazdığınız yüzlerce saçma sapan din düşmanı, halk düşmanı yazı yüzünden.
Yarattığınız monşer, elit havası yüzünden.
Bir biz biliriz, halk bilmez, salak bunlar havası yüzünden.
Baş örtülüye geri zekalı, namaz kılana yobaz, soyunmak istemeyen gerici dediğiniz için.
Siyaset yapmanın TEK sizin “sade” hakkınız olduğunu düşünüp “ama örtülerini siyasal simge yapıyorlaaaar” gibi ne idüğü belirsiz iddialar üretip, (bana siyasal simge olmayan tek bir şey söyleyin?) “sakin olun yahu, bırakın istedikleri gibi örtünsünler” diyenlere de “işbirlikçi, demokrasi adına şuursuzluk eden romantik geri zekalılar” muamelesi yaptığınız için.
Yok öyle Baykal’a yüklenip temize çıkmak!
“Yok yani ben hakikaten etrafımda türban reklamını bırak türbanlı falan BİLE görmek istemiyorum” diyebilecek kadar şuursuzlaştığınız için. (Türkiye’nin yüzde yetmişi kapalı ulan!)
Üniversitelerdeki kanuni ayrımcılık hiç umurunuzda olmaz hatta bunu haklı bulurken topu topu 25 tane mi ne tesettür oteli var ve oraya açıkları almıyorlar diye ki alanlar var- bunu memleketin en büyük ayrımcılığı olarak gördüğünüz için.
AKP’li dediğin “göbeğini kaşıyan, kıllı, fanilalı, ebleh” insanlardır diyecek kadar edepsizleştiğiniz için.
AKP’li olmasın da MHP’li olsun, GP’li, gerekirse Saadet Partili olsun diyecek kada.. ( devamı )
Dil Derneği'ni kutluyorum.. :-))))))) @ 26-07-2007 09:59
70'in üzerinde yabancı ad taşıyan konut ve iş merkezi projesi tespit eden Türk Dil Kurumu, konut ve iş merkezi projelerine yabancı isim veren dev inşaat firmalarına savaş açtı..
Hafta sonları gazetelerde verilen ilanlardan 70'in üzerinde yabancı ad taşıyan konut ve iş merkezi projesi tespit eden Dil Derneği, adreslerini tespit ettikleri 14 inşaat firmasına noter aracılığıyla ihtarname gönderdi.
Yabancı adların Türkçe olarak değiştirmeleri istenilen ihtarnamede, bunun yapılmaması halinde maddi manevi tazminat davası açacakları belirtildi. Alice Village, Almondhill, Andromeda, Qantium, Sinpaş Aqua City, Villa Mare, Yeshill Göktürk gibi adlar taşıyan konut projelerinde yabancıların değil Türklerin oturacağı ifade edilen ihtarnamede, "Dilimizi, kültürümüzü, ulusal kimliğimizi korumak için hukuk savaşı başlatıyoruz" denildi.
"Eğer isimleri değiştirmezseniz, dava açacağız" uyarısı yapılan ihtarnameye hiçbir inşaat firması cevap vermedi. Bunun üzerine dernek, Ağaoğlu, Sinpaş ve Taşyapı şirketleri aleyhine isimleri değiştirmesi için dava açtı ve ayrıca 10 bin YTL'lik manevi tazminat istedi. Medeni Kanun'un kişilik haklarına saldırı konusunu ele alan 24 ve 25'inci maddeleri gereğince dava açan Dil Derneği'nin avukatı Çelik Ahmet Çelik, dernek olarak tüzel kişiliklerinin böyle bir dava açmaya hakkı olduğunu söyledi.

BADEM TEPE ÖRNEĞİ
Avukat Çelik, "Taşyapı'nın sahibi Emrullah Turanlı konut projeleri olan Mashattan ve Almondhill adlarının neden yabancı olduğu sorusuna, Maslak'taki projenin New York'taki ünlü Manhattan'dan esinlendikleri.. ( devamı )
Salonda yatmak... @ 26-07-2007 09:36
Sizin 4 yaşına daha girmemiş, hastalandığı zaman bütün evi birbirine katan, hatta hastalanmasa bile birbirine katan bir kardeşiniz var mı? Benim var.
O yüzden dün gece bir türlü uyuyamadım. En sonunda "Nasılsa hava sıcak, alayım şu havluyla yastığı salonun orta yerine yatayım." dedim ve yaptım. Ama sanki kerata benim gitmemi bekler gibi hemen uyumuş. Bana salonda sereserpe yatmak kâr kaldı. :)
.. (
devamı )
www.deepnot.com @ 25-07-2007 14:28
Bugünlerde keşfettiğim bir internet sitesini tanıtayım sizlere...
32.Gün haber programında 8 yıl ve Atv haber merkezinde ise 1 yıl televizyon gazeteciliğinin ofis boyluğundan başlayarak , asistanlık, yönetmen yardımcılığı , yönetmenlik, muhabirlik, yapımcılık gibi her kademesinde çalışan
Cüneyt ÖZDEMİR'in internet sitesi
DEEPNOT...
Bu şahıs blog tarzı sitesinde kendine ait olduğunu sandığım köşe yazılarını, denemelerini, siteye konuk olarak aldığı yazarların yazılarını yayınlıyor. Site tamamı ile ilgimi çekmese de bir kaç yazıyı kendi
forumumda alıntı olarak yayınladım.
Cüneyt Özdemir'in bir çok kitabı da var. İsim olarak ilgi duyduğum ( hiç birini okumadım, okursam haber veririm.) bir kaç kitabın tanıtım linki kitapların resmi ile aşağıda... Merak edene...
<!--------------NETKITAP.COM ORTAKLIK KODU BURADA BAŞLIYOR ------------------>
<table border=0 width=150 cellspacing=3 cellpadding=3 bgcolor=white>
<tr><td><center>
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"><tr><td></td><td height="1" background="http://ortak.netkitap.com/anagrafikler/cerceve_150_ust.gif"><img src="http://kalemkes.blogcu.comanagrafikler/cerceve_150_ust.gif" width="1" height="1"></td><td></td></tr>
<tr><td width="1" background="http://ortak.netkitap.com/anagrafikler/cerceve_150_sol.gif"> <div align="right"><img src=.. (
devamı )
Yeniden Başlayalım.... @ 25-07-2007 13:04
Uzun zaman önce ( 4 yıl benim için oldukça uzun bir zaman ) bir arkadaşımdan görüp özenmiştim. blog'a. Onun sayesinde blogger'dan bir hesap aldım. Saçma sapan şeyler yazdım. Anlamsız karalamalarımı buraya geçirdim. Sonra uzun bir yalnızlığa bıraktım onu. Hatta şifresini dahi unutmuştum.
Sonra bir gün internet kahvesinde yine bir tanıdığımın vasıtasıyla ( ki 2 yıl oldu )
blogcu'yu gördüm. Hani damarlarımızda asil Türk kanı dolaşıyor ya, işte o yüzden
blogcu'dan da bir hesap aldım. Yaklaşık 10 tane yazı ekledim ve onu da yalnızlığa bıraktım.
Sonra bir kaç ücretsiz barındırma alanında kendime internet sayfası yapma denemelerim oldu. En sonunda bir arkadaşımla beraber smf forum sistemini ve Joomla portal sistemini kullanarak ilk profesyonel internet sitesini yayına soktum. Site Samsun'un Merkez ilçesine bağlı bir
mübadele köyü olan
Devgeriş Köyü ve
mübadillerle ilgili. ( Bakın sağ tarafta logosu var. Üstüne tıklayınca siteye gidiyor. :) )Halen burayla ilgileniyorum. Sitede yönetici olduğum için de hummalı bir araştırma içerisindeyim. Acaba siteye ya da foruma ne koysam diye...
Yine araştırma yapmak için dün internet aleminde şöyle bir gezinirken bir kaç blog'a rast geldim. Adamlar bu işi cidden başarmışlardı. İlgi çeken konular bir hayli fazlaydı. Sayfanın ziyaretçi sayısı da iyiydi. O an aklıma "dank" etti. İçimden bir ses "Hıyar ağası, senin de bir sürü blog'un vardı. Aç köpek gibi bir sürü blog açtın. Sen de onları adam gibi düzenleseydin on.. (
devamı )
@ 25-07-2007 12:12

Bağlanamam ben bir yere Avare gibi dolaşıcam sağda solda Yemiş alıcam, sahilde oturucam Ritimli bir hale getiricem aklımda balıkçı seslerini Acıyacağım bina köşesinde oturan dilenciye Memurların telaşlı hallerine gülücem mesai başlangıcında Levrek yicem ekmeğin arasında, sahilde Irgat gibi çalışmıcam, geçicem bi köşeye şiir yazıcam
Uğur TÜRKELİ 2003
(Yaptığım yazım hataları yüzünden bütün edebiyat öğretmenlerimden özür diliyorum.Ayrıca son dizenin virgülden sonrası için de özür dilerim. )
.. (
devamı )
Seni unuttum... @ 25-07-2007 12:04
.. (
devamı )
Liselim @ 25-07-2007 12:00

Seninle her günüm ömre bedeldi
Gönül dediğimde bağımdın benim
Unutmak mümkünmü liselim seni
İlk aşkım sevgilim (hayatım varlığım)canımdın benim
Seninle bir kalem bir kağıt gibi
Seninle bir defter bir kitap gibi
Birlikte yazmıştık kaderimizi
İlk aşkım sevgilim liselim benim
Şimdi nerede bir liseli görsem
Ne zaman okulun yanından (önünden)geçsem
Kalbim hep kahrolur gözlerim elem
İlk aşkım sevgilim liselim benim
Seninle bir kalem bir kağıt gibi
Seninle bir defter bir kitap gibi
Birlikte yazmıştık güzel günleri(kaderimizi)
İlk aşkım sevgilim liselim benim
Cengiz KURTOĞLU
.. (
devamı )
Cemre nedir? @ 25-07-2007 11:55
Her sene memlekete gittiğimizde ya da ailecek toplandığımızda eğer ilkbahar mevsimiyse cemre hakkında kesinlikle konuşulurdu.
Ben de merak ederdim. Acaba şu cemre nasıl bir şey? Derdim ki kendi kendime eğer bu cemre denen şey suya, toprağa, ve havaya(Havaya bile düşüyormuş yahu diye hayret de ederdim.) düşüyorsa ve muntazaman yani her sene aynı zamanda düşüyorsa bu şey çok önemli birşey. 'Acaba görebilecek miyim?' der, takvimde '1.cemre düşecek', '2. cemre düşecek', 3.cemre düşecek' yazdığı günlerde nereye düşecekse orayı gözetlerdim.
Eğer sizde benim gibi yaptıysanız ya da yapıyorsanız Ahmed Şahin'in 2 Mart 2004'te Zaman gazetesinde yazdığı yazıyı okumalısınız.
Yazıyı Zaman Gazetesi'nin internet arşivinde bulamadım. Bu yüzden bendeki nüshayı aşağıya yazıyorum.
"<em><strong>Havaya, suya, toprağa cemre düştü’ ne demek?</strong></em>
Zaman, 2 Mart 2004
Ahmed Şahin
Soru: Takvimler, havaya, suya, toprağa çemre düştü, diyorlar. Cemre nedir ki, havaya, suya, toprağa düşsün?..
Düşünce de bizi sevindirmiş olsun?.. Doğrusu, her söylenişte merak ediyorum bu cemre düşme olayını. Cemre nasıl bir varlıktır, ne kadar büyüklükte, ne kadar da ağırlıktadır?.. Bakınca hemen görebilir miyiz onu?..
Efendim, okuyucumun merakı yerinde bence. Çünkü çocukluk günlerimizde biz de şubat ayının yirmisinden sonra martın beşine kadar hep cemre arardık işin doğrusunu sorarsanız. Zaten şiddetli geçen soğuk kış ayları boyunca hasretle tekrar edilen temenni hep aynı olurdu:
-Ah bir cemre düşse.. gerisi kolay.. diye hayıflanıp durulurdu...
Nitekim soğukların şiddeti kırılır, yarı güneşli günler başlar, bir müjde bizim dünyamızı altüst ederdi:
-Bugün yirmi bir şubat. Yani cemrenin havaya düştüğü gün!..
Hemen güneşli duvar diplerine .. ( devamı )
Şu tepeden bağırıyorum sana @ 25-07-2007 11:52

Seni Seviyorum Aşkı bilmesemde Aşkın olmasamda seni seviyorum Aşk nasıl bişey dersen Gözlerine bakmaktır benim için Geceler boyu düşünmektir aşk Aşk seninle el ele gezmektir Bir anne şefkatiyle beni sarman demek Seni seviyorum diye rüzgara ağrı haykırmak Ve ben bir İstanbul tepesinde Şimdi bu rüzgarlı gece yarısı haykırıyorum SENİ SEVİYORUM!!!
Uğur TÜRKELİ
2005
.. (
devamı )
TUtku @ 25-07-2007 00:46

Tutkusun bende hiç tükenmeyenUmutsun bende hiç tükenmeyen
Güneşsin sen batışı olmayan
Çiçeksin sen hiç solmayan
En güzel hayalsin bende hiç bitmeyen
.. (
devamı )