En büyük ve en sade açılış sayfası
Olmazmi arama
tr
en
anasayfa siteler rssler
   
 Videovarmi.com'da onbinlerce video sizi bekliyor. Videovarmi.com ile tanışmadıysanız buraya tıklayınız.

Kişisel - İstanblog RSS

Podcasting etc. @ 03-12-2008 04:57
As you may see from the previous posts, I announced that I was going to start blogging in English beside Turkish. Now we're starting. I hope this will let me reach wider range of people and keep my English fresh.

I think you're all aware of Podcasting. At least you've heard about it. Basically, it is an online broadcasting system which allows you to follow and watch videos on demand. It is not really popular in Turkey right now but as the people realize its benefits I'm sure it's going to be used widely. Most of the TV channels and radio stations broadcast their programmes online. If you type /podcast at the end of the url of a broadcasters website, you may probably see a list of the downloadable programmes. Also RSS feeds of the podcasts would be available.

TRT, Turkish National TV channel, provides a wide range of podcasts on their website. The programmes are available in 27 languages and in video and sound formats. I strongly recommend "Derin Kökler" to Turkish speaking users. There are 5-mins short documentaries about customs and traditions in different parts of Anatolia under this topic. You can also find programmes about EU, health, politics, etc. In English section the topics are basically on most-debated subjects such as terror, politics, middle east and armenian problems. To download and watch the podcasts, you may simply click on the POD button and right-click and download the mp4 or mp3 files to your computer. Alternatively, you can download FeedReader to your computer and type feed urls ( URLs that generally ends with .rss or .xml ) to "New" section. Application will automatically update the feeds for you and will inform you as the new posts are available. When you add a podcasting feed to FeedReader, simply right click on the entry and click download, as the download finishes right click and click open. You will need QuickTime player to watch mp4 files.

Another recommended RSS Feeds and Podcasts:

A list of podcasts provided by BBC: ( English )
http://www.bbc.co.uk/radio/podcasts/directory/station/worldservice/
( Documentaries, GlobalNews and NewsPod are strongly recommended )

BBC World Front Page RSS Feed:
http://newsrss.bbc.co.uk/rss/newsonline_uk_edition/front_page/rss.xml

BBC Turkish RSS Feed: ( Turkish )
http://www.bbc.co.uk/turkish/index.xml

NTVMSNBC News RSS Feed: ( Turkish )
http://www.ntvmsnbc.com/tools/rss/NEWS.XML ( Turkey )
http://www.ntvmsnbc.com/tools/rss/DUNYA.XML ( World )

For a list of Podcasters in Turkish:
http://www.turkpodcast.com/

Allright everybody, enjoy it.


P.S: We're still having problems with the comment gadget, so please do not send comments to the posts for a while, thanks.

sefa kaplan siiri @ 03-12-2008 04:57
Sefa Kaplan'a "Londra Şiirleri"ni yazdıran sürgünden sonra İstanbul'a dönüşünde yazdığı "Mecusi Şiirleri" kitabında bir şiir vardı, "döndüm şimdi de Londra'yı özlüyorum" mealinde şiirsel bir şeyler söylüyordu. Siz site ziyaretçileri, babanıza rahmet bulun şu şiiri de bana "istanblog (at) gmail.com"dan gönderin be. Bi sevabınız olsun be abiler ablalar. Kitabı unuttuk istanbul'da, şimdi kargo margo çok fena patlar, gerek yok. Hadi be, görem sizi.

sitesahibinin sefa kaplan'a notu:
Abi bi tanışsak senle, bi konuşsak şöyle 4-5 saat, sahrayıceditten filan bahsetsek, 5 demlik çay, 12 paket sigara bitirsek, konu konuyu açsa, muhabbetin şiirini yazsak beraber, ne kıyak olur be abi. hatta londra'da buluşalım, picaddilly circus'ta SANYO'nun altında fotoğraf çektiririz filan, süper olur. ha abi? İnternet'e giriyorsundur sen, sofistike adamsın, görür de bu yazdıklarımı mail filan atmassan bana çok kırılırım be abi. tam ortadan ikiye yarmışım ömrümü zaten, biri sizin oralarda, biri burada. çok güzel muhabbet döner abi.


dipsiz @ 03-12-2008 04:57
"geçen oturuyordum evde, kapı çaldı, bir baktım ben gelmişim, insan bu kadar mı yalnız olur arkadaş?!" diyor umut sarıkaya, bilmeden ahvâlimin tercümanı olduğunu bu sözlerle.

şimdi umut sarıkaya gelse buraya, biraz kızsam bağırsam, niye yazdın böyle bir şey desem, neden ben bunu bir zamanlar okuduydum da şimdi başıma geldi desem, sen yazmasan, ben okumasam olmazdı belki de, böyle yalnız olmazdım o zaman desem, iyice sinirlensem, sussa gözleri dolsa, ağzını -takip edenler bilecektir- o "çemçük" forma getirse, pişman olsam, "neden yapıyorsun çocuğum?" desem bi sigara yaksam, ikram etsem.

ulan ne çektik şu yaşta be. harbiden yalnızım. hani sırtını sıvazlayım, bi yorum yazayım deseniz o da çalışmıyor, hiç düzeltecek dermanım da yok yani. resmen kibrit kutusunun içine IKEA'dan aparılmış bir kalemle bir şeyler yazıyorum da, şaşal şişeye koyup denize gönderiyorum, öyle bir duygu halindeyim. ne demişti gözlüklü şair,

"kuyuya düşen taş ne ister,
Tanrım! bari dipsiz olsun"

-
...
vay dinine yandığım be.

yeni bir hayat @ 03-12-2008 04:57
selamlar hala arada istanbloga uğrayan şehir ahalisi,
yıllar geçti çok şeyler değişti. okul bitti. ben bittim. bu satırları mazgallarından yağmur eksik olmayan şehirden, londra'dan yazıyorum. uzunca bir süre daha buralarda olacağım. bakalım Allah karşımıza neler çıkaracak bilinmez.

buradayken vaktim çok, hem tasarımı değiştireceğim hem de daha çok yazacağım. eh toprak su değişti artık ingilizce olacak blogun bir kısmı.

dervişlik serüveni bu, modern zamanın dervişi çilehaneyi haritalarda, 40 gün değil hayat boyu dolduruyor. bakalım bize de uğrar mı bu kadar acının üstüne.

hep derim, 4000 km. mesafeyi ışıktan hızlı alacak tek şey acıdır. tarifsiz, tertemiz bir acı.





bir sehir, bir nefes @ 03-12-2008 04:57
bir şehir varmış
metropolden hâllice
kanalizasyonlarında londra yağmurları
pek barok neo üslup kaldırımlar
üstünde
beyaz yaka fetişisti kadınlar
yaşarmış
bilmem kaç yüz katlı rezidanslar
çok anglosakson
pek protestan tipler
bir de ben varmışım
"azizim"
demişim
"buralar bize dar gelmekte"

evet
21inci yüzyıl
milenyum da derlerdi eskiden
fatihin istanbulu fethettiği yaşta
bir bok yiyemeyen jenerasyondanmışım ben de
ben
ta kendim
hiç memnun değilmişim
kendimle tanıştığıma


kirâmen kâtibîn erken emekli
zaten omuz soldan çökük yaşarım
nâr'a kombinem var
içkim kumarım da yok
haşâ
bu kadar büyükken Perverdigâr
umudum nâmevcut
ol sebepten yanmışım

ben narkissos misâli
bir dere kıyısında
aksime bakarmışım
haşa ne güzelliği,
tekebbür mü?
esamesi yok!
eşkalimi unutmuşum
ondan imiş nazarım
silüetimin pasağındanmış
derenin iğrenci


hiçbir şeye
değil de
senin de
beni tam olarak anlattığım
gibi
bırakıp gitmene
yanarmışım
uzaydan görünen
tek insan yapısı
bende yaktığın ateşmiş
kezâ
hiç ihtimal vermezmişim
ki
gül dikeninden ayrılsın
diken miken lâkin
seven âdemmişim ben
hiç haketmezmişim
kâne boyanmayı
iç odalar kafesinde

bir şehir varmış
sen varmışsın
ben varmışım
intihar yokmuş hiç
kapının karşısındaki sandalyeye
oturup
gözünü dikmeler
küçük harflerle çarşamba türküsü tutturup
ağlamalar da yokmuş
hâtıralar hep güzel
acılar ehemmiyetsizmiş

âdemin kaderiymiş bu
Tanrı'yla başbaşa otururken
havva gelmiş
sonra dolmuş putlar kâbeye
şimdiyse bu işler arap saçıymış
ibrahim olam diyen
ateş-i nemruda düşmüş
artık
ne gül
ne güvercin varmış

bir nefes
istemişim ulu Tanrımdan
bir nefes ki
çeksem cigerim içre
ba'deza bir lâhza daha
acım olmasınmış
"fesabrun cemîl" bende mevcut iken
imtihânsız sıratsız yürüyeyimmiş
yüreğimin gûşeleri cennet olub
her hurinin yüzü sen olsunmuş
sen daha fazla bekletmezmişsin beni
gelir kollarını açarmışsın

bir nefes ki
yarısı senin
yarısı benim
imiş
seni beni bir edip
aşka
Hakk'a
elele
kavuştururmuş
bizi



00:35 14.07.2008 | K.C.C | İstanbul

yorum dehseti @ 03-12-2008 04:57
günlerdir yeni yorum eklenmemesinden kıllanarak kendi kendime yorum yazmaya karar verdim, mekanizma çalışıyor mu deyü, lâkin gördüğüm manzara karşısında dehşete kapılmamak imkansızdı, yorumunuz eklendi demesine rağmen, yönetim panelinde yorum gözükmüyor. demek ki nice gençler gönül bağlarının dışavurumunu, bu hadimü'l-istanblogî-el hakîr-el fakîr'in yorum kısmına yazdı ama ulaştıramadı. tüh.

vay istanblog, çakala yatıyorsun ha. demek artık bu tasarımı değiştirme zamanı geldi. bekleyin.

kutikula @ 03-12-2008 04:57
ben henüz çocuk yaşlardaydım ki cocacola'nın 330ml. kutu kolalarında açma halkasının altında "Bedava 330 ml." yazdığı bir kampanya vardı. o zaman açma halkaları çoğunuzun hatırlayacağı gibi çektiğinizde elinizde kalacak şekildeydi, yani kolayı açmak için o halkayı söküyordunuz. bedava kola da malum bu halkanın altında yazıyordu.

eh biz de ufakken nereden aklımıza geldi de keşefettiysek, şekil 1 de gözüktüğü şekilde, kola kutusunun üst kısmını kaldırım taşına sürtüp aşındırarak kutudan ayırdığımızda ayrılan kısmın altında, açma halkasının olmadığı kısımda şekil 2'de de göreceğiniz üzere 4-5 adet Bedava 330 Ml. yazdığını keşfetmiştik. cocacola'nın işi tembelliğe getirip "ne olsa bakmazlar" deyü üretim safhasında yaptığı affedilmez bir hataydı bu.




ama durur mu anadolu çocuğu? şekilde göreceğiniz gibi işaretlediğimiz yerlerden güzelce makasla kesip, boş çıkmış bir açma halkasının tutma kısmıyla onu usturuplu bir biçimde birleştirdikten sonra hoop naştingen Ahmet bakkal'a. haram bilecek yaşta değildik de, zaten giren çıkan da amerikaya olmuştur, darülharbtan yırtarız.

gecenin 03:45'i aklıma geldi birden, niyeyse.
"bu türkler olmazı oldururlar evladım" demiş bir guru.

serdar ortaç - sana degmez @ 03-12-2008 04:57

ulan serdar ortaç, nefret ettiğim Türk pop musikisinin baş mümessillerinden olmana rağmen hastayım arkadaş şarkılarına. iyi bak aferin, iyi olmuş. bu parça bilhassa, on numara. yalnız şu metin şentürk sesli arkadaş kim acep? adamla 3 saat oturup muhabbete dalsan yemin olsun kanser olursun, öyle mi içli olur ses arkadaş?

Serdar Ortaç - Sana Değmez

Sen beni ömründe bir an sevseydin
Benden sana dert olmaz bunu bil
Nasıl güllerin pembe dilleri varsa
Senin gülden bedenin var bunu bil
Verdiğin en mükemmel aşk ızdırabım
Boş yere etme şikayet tutar ahım
Bir kere insan yerine koy aşkımı
Sevdim anlatamadım

Sana değmez
Bu sitemler sana değmez
Kalbime bir hançer sapla vur gitsin
Beni aldattın bunu bile bile kahrettin
Sana kızmıyorum
Sana son sözüm
Unut gitsin

Serdar Ortaç - Sana Değmez | MP3 | 5,41 MB | Müzik Dosyası



iç oda muhasebesi @ 03-12-2008 04:57
kasım 2004'te istanblog'u kurduğumda henüz üniversiteye girmiş cavur tabiriyle "freshman" bizde "çöm" deyü ayıtılan heyecanlı bir vatandaştım, şimdi haziran itibariyle üniversite bitmiş bulunuyor. bundan sonra ivedilikle hayata tam mesai saldırmaya devam edeceğiz Tanrı'nın ulu yardımıyla.

neyse bayadır kayıpsın aslanım ne yapan? diyen sevgili arkadaşlara bir geçmiş zaman muhasebesi yapalım.

efendim öncelikle üniversiteye yeni başlamış yahut henüz son sınıfa gelmemiş, "son sınıfa geçince evlenirim, tam mesai çalışırım, zaten okul rahat bırakır" triplerine giren arkadaşlarıma sesleniyorum, o iş eftamindakofti. çün ki saygıdeğer hocalarınızın, ayağına basılıp bora patlatan bruce manner'dan hulk'a metamorfoz misali tebeddüle uğradığını görünce pek tabii ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. neyse hulâsa işin Türkî tercemesi hocaların ipneliği yüzünden işi bıraktık, cüzdanı dragona bağladık. ama yılmak yok, okul finito.

geçen sene henüz pek azınızın görebildiği ama yaklaşık 10.000 insana izletme şansı bulduğumuz Bosna Belgeselimiz bize iki yerde ödül iki yerde de gösterim kazandırdı. sevindik, pek tabii ki maksat azami insana ulaşıp haberdar etmekti. dahası da olacak inşallah.,

bununla beraber balkan turumuza devam edip 5 hafta kadar evvel kosova'ya giderek bağımsızlık hakkında bir belgesel çektik. Belgeselimizin adı "Yaşasın Bağımsızlık! Ama Ne Pahasına?". montajı bitti ancak daha iyi bir malzeme çıkarmak için biraz daha arşive ihtiyacım var. araştırma sürecindeyiz şu anda. bu sefer, bosna belgeseline göre çok daha profesyonel oldu şansımız açık olursa belki de televizyonlarla bile anlaşabiliriz. detayları ileride vereceğim.

uzunca bir yazı yazıyordum yarım kaldı, ama yayımlayacağım, "ne gülüyorsun anlattığım senin hikayen" isimli nurtopu gibi de bir kısa film çektik bu arada, filmi de yayınlamak istiyorum en kısa zamanda. yeri gelmişken onu da ifade edelim.

genel olarak böyle işte durumlar, daha çok mevzu var anlatılacak, hatta bir dokunsanız peekçe anlatırım, uzun uzun, ve hatta size mevzuyu anlatır, sonra hiç es vermeden konunun en şerbetli anında kapıdan çıkıp koşarak artvin kalesinin en üst burcuna tırmanıp hiç bir kurallı cümle veya kelime üretmeden ciğerim tabakalanmamış kösele kıvamına gelesiye kadar bağırır bağırır bağırırım, sonra da o ciğerle son sigaramı içer, akabinde müsait bir yerde emrihak...

dilek @ 03-12-2008 04:57
yazmayacaktım ama yazayım,
o kadar kırgınım ki, kitaplarınızdan öğrendiğim fikirlerden iğreniyorum,
kınama değil bu, düpedüz mide bulantısıdır çektiğim, az önce gazeteyi açtım, hiç de sevmiyorum gündem takip etmeyi, ehil bildiğimiz bir vatandaş sizlerce de malumdur ki kendini bilmem ama temsil ettiği kimliğin asla kaldıramayacağı bir vaziyette, iki polis iki kolda, kızarmaya fırsat bulamamış bir yüz ve acı böğrümün ortasına saplanan.

ben bir dilek tutayım, ucundan, onun için yaşayayım, öleyim, tek adımım olmasın dileğimsiz,
bir tek,
onu bilek, onu dileyek, uğrunda ölek.

sen utandırma yarabbi.

İstanblog

Gönderilme: 27.10.2007
Bakılma: 65
Kategori: Kişisel
Etiket:

Paylaş
Rapor Et


Benzer RSSler
Kişisel - Ayça Ada
Gönderilme: 27.10.2007
Bakılma: 37
Kişisel - gokmengorgen
Gönderilme: 27.10.2007
Bakılma: 47
Kişisel - Şeyler
Gönderilme: 27.10.2007
Bakılma: 57
   
Olmazmi.com