GİRİŞİMCİ YATIRIMCI BULUŞMASI OLAN etohum YEŞERİYOR @ 23-06-2008 14:54

Siz de çevrenizdeki başarı hikayelerini dinleyerek, onlardan biri olmak, kendi internet şirketinizi mi kurmak istiyorsunuz? İnternet üzerinde geliştirmek istediğiniz, inandığınız iş modelleriniz mi var? Siz de birer girişimci mi olmak istiyorsunuz? Peki bu işin profesyonelleri biraraya gelerek, eğitim imkanı sağlasa, sizlere danışmanlık yapsa ve aynı zamanda sizi bu alandaki yatırımcılarla buluştursa nasıl olur? Evet, bence de harika olur.
Nisan-Mayıs 2008 tarihleri arasında e-fikrim yarışmasını düzenleyen Burak Büyükdemir bir ilke daha imza atarak, Türkiye'de internet girişimciliği sektörünü büyük ölçüde canlandıracak olan etohum projesine imza atıyor.etohum, yeni ekonomi konusunda bilgi ve fikir sahibi, kendi internet şirketini kurmak isteyen genç girişimcilerle; şirketleri, yatırımcıları ve profesyonelleri bir araya getirmeyi amaçlayan platformdur.
Başvuru yapanlar arasından seçilecek uygun 30 aday/ekip internet girişimciliği eğitimi alacak, iş planlarını hazırlarken koçluk ve yönlendirme yapılacak, hazırladıkları internet girimciliği iş planlarını bireysel, kurumsal yatırımcı ve şirketlere sunmaları sağlanacaktır.
İnternet konusunda yeni iş fikri olan henüz şirketini kurmamış, iş fikrini gerçekleştirmek için şirketini kurmak üzere olan, internet şirketini / yeni girişimi kurmuş, sermaye, yönetim, pazarlama ve diğer desteğe ihtiyacı olan herkes etohum’a başvuru yapabilir.
Ağustos 2008′den Mayıs 2009′a kadar sürecek olan süreçte internet girişimcisi olmak isteyenlere yeni işe başlama eğitimiyle uygun girişimcilik ortamının sağlanması ve iş planlarının yatırımcı olabilecek şirket, kişi, yatırımcılar tarafından değerlendirilmesini sağlayacak bir ortamın sağlanması amaçlanmaktadır.
"etohum bir yarışma değildir, fikrinizi göndereceğiniz bir platform değildir, para ödülü kazanabileceğiniz bir yer değildir!"Son aldığım bilgilere göre yerli yatırımcıların yanısıra yabancı yatırımcılar da etohum'a çok yakından ilgi gösteriyorlarmış. Şu an kapalı beta olarak yayında olan
etohum websitesi, yakın dönemde açılacak ve başvuruları kabul etmeye başlayacak. Websitesi açılana kadar,
Burak Büyükdemir'in "
Kümesteki Kartal Neden Uçamaz? Türk Girişimcilerin İnternet Serüveni" adlı kitabını ve
metacafe.com'da yer alan videoları izlemenizi tavsiye ederim.
İNTERNET, TEKNOLOJİ VE PAZARLAMA ÜZERİNE HAZİRAN ETKİNLİKLERİ @ 16-06-2008 13:19
20 Haziran 2008 Cuma, sabah 08:30'da yapılacak Likemind İstanbul buluşması her zamanki gibi Kanyon Starbucks'da olacak, etkinlik bilgisine
buradan ulaşabilirsiniz.
Likemind Ankara buluşması ise 20 Haziran 2008 Cuma, akşam 18:30'da Kavaklıdere Cafe Crown'da düzenlenecek, bu etkinlik ile ilgili detaylı bilgiye
buradan ulaşabilirsiniz.
Likemind nedir merak edenler, daha önceki yazıma
buradan ulaşabilir.
28 Haziran 2008 Cumartesi günü Teccrunch & Webrazzi Meet Up, Conrad Hotel'de gerçekleştirilecek. Katılmak için hemen kaydınızı yaptırmanız gerekiyor, çünkü 400 kişi ile sınırlı bu etkinliğe şu an yaklaşık 250 kişinin kayıt yaptırdığı iletildi. Online davetiye için hemen
buraya tıklayınız.
İNTERNET VE PAZARLAMA ÜZERİNE KEYİFLİ ETKİNLİKLER @ 13-05-2008 22:15

Öncelikle 10 gün önce yapılan
e-fikrim proje yarışması, aynı zamanda internetin önde gelen isimlerinin de katıldığı bir panele ev sahipliği yaptı. Moderatörlüğünü
Burak Büyükdemir'in yaptığı panel çok keyifliydi ve yeni girişimciler için de çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Yeni e-fikrim'i merakla bekliyorum, bence ajandanızda mutlaka yer alması gereken üst düzey bir organizasyon. E-fikrim hakkındaki geniş bilgiye
buradan ulaşabilirsiniz.
15 Mayıs Perşembe günü, 19:00-21:00 saatleri arasında Kanyon Starbucks'ta gerçekleştirilecek olan "
Web insanları kapalı buluşması" etkinliği,
Botego kurucu ortağı
Ekim Nazım Kaya tarafından organize ediliyor. Facebook'tan şu anki katılımcılara baktığımda çok keyifli internet ve pazarlama sohbetleri olacağı kesin. İkincisi düzenlenecek olan etkinliğin en ilgimi çeken yanı ise tanımının "
kendini web'le tagleyen herkesi çağırabilirsiniz" olması. Kaçırılmaması gereken bu etkinlik ile ilgili geniş bilgiye
buradan ulaşabilirsiniz.
Likemind buluşmaları tüm dünyada ayda bir aynı gün içinde düzenlenen, yapıldığı yere ve katılımcılara göre içeriğinin farklılık gösterdiği ve gündemi o an kendiliğinden oluşan keyifli bir etkinlik. Türkiye'de
İstanbul ve
Ankara'da yapılan Likemind buluşmalarının İstanbul'daki ayağını kaçırmamaya çalışıyorum. Likemind İstanbul buluşmasının içeriği "
benzer zihinli pazarlama insanlarının aylık keyifli sohbeti" olarak geçiyor. Sabahın erken saatlerinde olmasına rağmen, gerçekten de söylendiği gibi keyifli ve güzel geçiyor.
16 Mayıs Cuma, sabah 08:30'da yapılacak İstanbul buluşması bilgisine buradan ulaşabilirsiniz.
Likemind Ankara buluşması ise 16 Mayıs Cuma, akşam 18:00'da düzenlenecek, detaylı bilgiye
buradan ulaşabilirsiniz.
Likemind GlobalLikemind İstanbul Facebook GrubuLikemind Ankara Facebook GrubuSOSYAL AĞLARA TAKILMAK @ 11-05-2008 13:21
Hayatımızı kolaylaştıran, bize zaman kazandıran, ilişkilerimizin boyutunu değiştiren ve bizi asosyalleştiren interneti bir yandan da sosyalleşmek için kullanıyoruz. İnsan olarak en önemli ihtiyaçlarımızdan biri de, bir yere ait olma duygusudur, kısaca buna sosyalleşme ihtiyacı diyebiliriz. Bu durum sosyalleşmemizi, ilişki kurmamızı ve yaptıklarımızın bir anlam ve zenginlik taşımasını sağlar. İnternet üzerinde de çeşitli farklılıklarıyla uzun zamandır hayatımızda yer edinen sosyal ağlar (social network) bu konudaki en büyük yardımcılarımız konumundadır.
Universal McCann Eylül 2006 ve Haziran 2007 araştırmalarının devamı olarak Mart 2008'de yaptığı sosyal medya (social media) araştırma raporunu yayınladı. 29 ülkeden toplam 17.000 kişinin yer aldığı araştırmaya göre, sosyal ağ (social network) kullanımı önceki dönemlerle karşılaştırıldığında hızlı bir artış içerisinde. Yine araştırmaya göre, en az bir sosyal ağda yer aldığı tahmin edilen toplam kullanıcı sayısı 272 milyon.

Kullanım eğilimlerinde en çok payı alan
mesaj gönderme olmazsa olmazlardan. Kullanıcıların içerik oluşturduğu bölümlere baktığımızda ise önceki dönemlere kıyasla
resim yükleme,
video yükleme ve
blog yazma büyük oranlarda artış gösteriyor. Özellikle facebook'un yayılmasıyla sosyal ağlardaki kullanıcıların
uygulama yükleme oranı (%21),
video yükleme oranı (%23) ile hemen hemen aynı duruma geldi. Araştırmanın bloglar ile ilgili sonuçlarına
Harun'un blogundaki bu yazıdan ulaşabilirsiniz.
Sonuç olarak sosyal ağlar, internette en çok zaman geçirilen önemli bir durak olma yolunda ilerliyorlar. Şu an yapılan internet projelerinin bir çoğu da sosyal ağların ara ihtiyaçlarına çözüm bulmaya yöneliktir. Önümüzdeki dönemde mevcut sosyal ağlarla entegre internet projeleri giderek artacak, internet girişim projeleri ile ilgilenen veya çeşitli proje fikirleri olan arkadaşların, bence bu alanı (özellikle Türkiye için) çok iyi şekilde değerlendirebileceklerini düşünüyorum.
HAKIA, TÜRKİYE'Yİ ANLAMAYA BAŞLAMIŞ BİLE! @ 26-04-2008 00:05
Hakia, semantic web tekniklerinin kullanıldığı bir arama motoru. Daha özetle iddiası, kullanıcının isteğini en iyi şekilde yorumlayıp, kullanıcının aradığına en yakın sonuçları listelemesidir. Aynı zamanda aradığınız kelimeyi daha önce kimlerin aradıklarını ve aradıkları içerik hakkındaki yorumlarını görebilir, yorum ekleyebilirsiniz.
Hakia, geçtiğimiz ay içerisinde hizmetine Türkçe dil desteğini de eklemişti. O zamandan bu yana yapılan aramalar ve yapılan yorumlara bakıldığında, Türkiye'de öne çıkan başlıklar resimde de gördüğünüz gibi; "
tiyatro, PKK Krizi, besiktas, Türkler Facebook rekoru kırdı!, türban sorunu, Bireysel Kredi, Bedava MP3, komik fıkralar, Sahibinden Ankara, Emlak İstanbul"dur. Daha şimdiden Hakia, bizi tanımaya ve anlamaya başlamış sanırım.
EN İYİ BEN BİLİRİM! @ 24-04-2008 01:31

Yanlış anlaşılmasın kendim için söylemiyorum, şu an bilgisayarı açmasını bilen ve google.com yazabilen herkes söylüyor. İnternette bir iki "site" gezen kendini "internet gurusu" ilan ediyor.
Web 2.0 için "yuvarlak köşeli cilalı tasarımlar" diyenlere mi yanalım, yoksa 10 günde "web tasarım uzmanı" garantisi ve sertifikası veren kurslara mı? Ama kızmamak lazım, çünkü mazeretimiz var. Biz böyle yetiştirilmişiz, çevremizden böyle görmüşüz. Nedir? Evde, kahvede, otobüste, televizyon ve radyolarda, hemen her yerde birbirini tanımayan iki insan bile Türkiye'yi kurtarmaktadır. Hep kişiler sorgulanır, fikirleri sorgulanmaz.
Eleştirmeyi bilmeyiz ama gene de herşeyi eleştirirmekten geri kalmayız. Çözüm üretmeyiz çünkü üretilmiş çözümler vardır, aralarından birini seçer savunuruz. Araştırmayız, birileri bizim için araştırmış ve doğru(!) olanı bulmuştur, anında destekleriz. Sizin tecrübeniz, araştırmalarınız, yetenekleriniz önemli değildir. Çünkü "onlar" hiçbir şey bilmedikleri halde, sizden daha iyi bildiklerini iddia ederler ve hemen her konuda fikir sahibidirler, hatta kimileri kendini çoktan otorite bile ilan etmiştir.
Konfüçyüs'ün dediği gibi "bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak tehlikelidir". Yazık ki o fikir bile bize ait değil!OPERASYONLAR SÜRÜYOR..! @ 11-04-2008 23:49

Google groups mahkeme kararıyla kapatıldı! Yazılacak o kadar çok şey var ki.. Ama bu haberlerden sonra tadım tuzum iyice kaçıyor. Vakit "
artık yeter" deme vakti, musluk kapatır gibi site kapatılıyor. İşin ehli insanlardan bir ekip oluşturup, bu ekibin danışmanlığında
çağa, özgürlüğe ve mantığa uygun bir internet yasası hazırlanması gerekmektedir.
COKE ZERO GAME, ADVERGAME BU MUDUR? @ 20-03-2008 19:27

Evet, advergame işte budur. Video ve oyunu mükemmel efektler ile birleştirerek advergaming'de neler yapılabileceğini burada görebiliriz. 4 bölümden oluşan oyunlar, aslında yıllardır kullandığımız çok ama çok basit oyun kontrollerini kullanmaktadır. Bunları tek tek yazmayacağım, zaten oyunu oynadığınızda göreceksiniz. Evet kontroller çok kolay fakat iyi puan kazanabilmek için doğru zamanlamayı yapmak zorundasınız. Oyun kurgusu, kolay oynanabilirlik, görsel efektler, 3D animasyonlar ve videolar ile
North Kingdom müthiş bir iş çıkarmış. Tabi "
Coke Zero Advergame" için onay veren, bu projeye inanıp ciddi yatırımlar yapan Coca Cola yöneticilerini de unutmamak gerek. Eğer bu efektlerin, videoların, animasyonların ve proje gelişiminin
kamera arkasını merak ediyorsanız
buraya tıklayarak izleyebilirsiniz. İnteraktif Pazarlama

çalışmalarını anlamsız bulanlar lütfen oynamasın ;)
EN HIZLI KİM? @ 12-03-2008 01:12

Ülkemizde, interaktif pazarlama kampanyaları konusunda ne zaman belli standartları yakalayacağız diye yakınıp dururken, bugün karşılaştığım "
3M - en hızlı kim" advergame ile bu konularda doğruları yakaladığımızı görmek gerçekten sevindirici. Çok iyi biliyorum ki interaktif kampanyalarda müşterileri ikna etmek hiç kolay değildir. Fakat görüyorum ki "
Wanda Digital" tarafından
3M için yapılan bu advergame, gerçekten olması gerekeni çok iyi yakalamış ve bunu müşteriye kabul ettirebilmiş. Öncelikle advergame'e katılmak için herhangi bir üyelik formu doldurmak zorunda değilsiniz. Oyunu oynamaya hemen başlayabiliyorsunuz. Oyunu oynadıktan sonra süre skorunuzu kayıt etmek için sizden istenen 4 maddelik basit bir form var. Formu doldurup skorunuzu kayıt ettirebiliyorsunuz.
Oyunun sabit mekanlar ve sabit objelerden oluşması oyunu biraz tekdüzeleştirmiş. İyi bir süre skoru yapabilmek için 3-4 kere oynayabilirsiniz, ama daha fazla değil. Veya arkadaşlarınıza hangi mekanda hangi obje olduğunu sıra sıra söyleyebilirsiniz. Bunu minimuma indirmek amacıyla mekanlar her seferinde farklı sırayla karşınıza geliyor ve bu da hafızanızı yanıltarak size zaman kaybettiriyor. Objelerin de yeri değiştirilebilir miydi acaba? Görsellere bakarak pek mümkün olduğu söylenemez. Objeler, tamamen birbirinden farklı, çok uç ürünlerden oluşmakta. Bu da firmanın bu konudaki pazarlama stratejisini gösteriyor. Güvenliğini test etmedim ama sonuçta bu da ajansın yaptığı ilk iş değil. Mutlaka gerekli güvenlik testlerini yapmışlardır. Grafik tasarım ve proje modellemesi anlamında başarılı bir interaktif pazarlama kampanyası olduğunu düşünüyorum.
GÜLER MİSİN AĞLAR MISIN? @ 04-03-2008 10:45

Hala bir form nasıl yapılır öğrenemedik. Teknoloji bu kadar gelişmişken, imkansızı isteme lüksüne sahipken gördüğüm form örnekleri beni dehşete düşürüyor. Geçtiğimiz gün, İBB Şehir Tiyatroları'na bilet almak için
İBB Şehir Tiyatroları Online Bilet Satışı sitesini kullanmak istedim. Ne güzel, biz yerimizden kalkmayalım, teknolojinin nimetlerinden faydalanalım diye böyle bir hizmeti halkın kullanımına açmışlar. Fakat gelin görün ki, bilet satış işlemindeki son adım olan
ödeme formunu gördüğünüzde şaşırmamak elde değil, şaka gibi.
Öncelikle bilet alabilmeniz için
"adınız soyadınız" 15 karakterden kısa olmalı! Eğer öyle değilse, size isminizi uygun bir şekilde kısaltma imkanı tanınmış (o nasıl olacaksa artık!), fakat bileti alırken kimlik gösterme zorunluluğunuz var bunu da unutmayalım. O yüzden bileti almadan önce nüfus idaresine giderek, yaptığınız isim kısaltmasını kimliğinizde de yaptırın ki herhangi bir problem yaşamayın. Benim adım soyadım 15 karakterden az, anne ve babama buradan teşekkürlerimi iletiyorum. Ama 15 karakterden uzun ad soyada sahip kişiler için bir kaç önerim yok değil.
Örneğin: Abdullah Karacan->Apo, Mustafa Dağdeviren->Musti vs..Ödeme formuna; kredi kartı numarası, son kullanma tarihi, CVC2 gibi bilgileri sanal klavye ile girebiliyorsunuz. Ama klavyenin içindeki
"H" ve "S" tuşları ile nasıl bir sayıyı yazabileceğimi çözemedim. Çözenler lütfen yorumlarını esirgemesinler.
Adınızı ve soyadınızı küçük harflerle giremezsiniz, hepsini büyük harflerle yazmanız gerekmektedir. Madem küçük yazdığımı anlayabiliyor sevgili teknoloji, yazdıklarımı kendi neden büyütemiyor? Hayatında program yazmaya yeni başlayan insanların, ekrana "hello world" yazdırmalarından sonra yapabilecekleri en kolay iş, karakterleri küçültüp büyütmektir. Çünkü bunun için ek birşey yapmanıza gerek yok, kullandığınız programlama dili her ne olursa olsun bu function'ı kendi içinde barındırıyor.
Bahsettiğimiz şehir İstanbul, Dünya'daki sayılı metropollerden. 15 milyonluk bir nüfusa sahip böyle bir şehirin belediyesinin, internet alanında yaptığı bu işlere bakınca gerçekten üzülüyor insan. Tiyatroyu ne kadar çok önemsediğimiz ortada. Merak ettiğim konu ise Belediye ve benzeri kurumlarda çeşitli dallarda danışmanlık hizmeti veren işin ehli insanlar varken, internet alanında danışmanlığa gerek mi duyulmuyor acaba? Kişi olmasa bile işi bilen bir firmayla anlaşıp bu işi doğru bir şekilde yaptırmak çok mu zor? Aslında hiç de zor değil, ama zoru başarmışlar ve en basit en küçük bir formu bile ne hale getirmişler. Kimin eseri, kimin bilgisi, kimin onayıyla yapıldığını bilmiyorum ama bu iş dünyada ilk defa yapılmıyor. Nasıl yapılacağını bilmiyorsan gider benzer örnekleri inceler, en uygununu (aynısını) yaparsın.
Form görüntüsüne buradan da ulaşabilirsiniz.KLAVYE İLE SÖRF ZAMANI @ 27-02-2008 08:40

Web sitelerini, blogları rahat gezebilmek için geliştirilmedik fare kalmadı. Navigasyon tekerleğinden tutun da 5-10 tuşlu olanına kadar çeşit çeşit fare var piyasada. İnternet kullanıcıları fare kullananlar ve klavyeden vazgeçmeyenler olmak üzere ikiye ayrılır.
Eren'in blogu SiberKültür'e girdiğimde "
SiberKültür ile oynayın" başlıklı yazısı dikkatimi çekti. Eren diyor ki; "blogumu artık klavye tuşları ile gezebilirsiniz", nasıl yani? Şöyle ki, "
W" önceki yazıya, "
S" sonraki yazıya, "
A" önceki sayfaya, "
D" sonraki sayfaya gidiyor, ayrıca "
H" ile de anasayfaya dönebiliyorsunuz. Mutlaka olması gereken bir şey mi bence değil, olmasa da olur ama benim gibi klavyeci biri için biçilmiş kaftan.
YAHOO, MICROSOFT'UN TEKLİFİNİ (NİYE) REDDETTİ? @ 11-02-2008 20:58

Yahoo, Microsoft'un satın alma teklifini reddettiğini açıkladı. Yahoo'nun gerçekten Microsoft'a satılabileceğini düşünen var mıydı, merak ediyorum. Yahoo, tam da yeni dönemde atacağı adımların alt yapısını hazırlamış ve bulunduğu durumdan çıkış planları yaparken, neden satsınlar ki diye düşünmüştüm. Microsoft, Yahoo tarafından atılacak olan
bu adımların sonucunu tahmin etmiş olabilir mi? Veya Yahoo'nun geçtiğimiz döneme ait kötü performansını göz önünde bulundurarak, şansını denemek istemiş olabilir mi?
Beklentiler, Microsoft'un lobi çalışmalarında bulunacağı yönde. Ben ise Amerika'da yaşanan krize bağlı olarak yapılan bu teklifi, tamamen Amerikan ekonomisini düze çıkarma amaçlı insanlara bir umut olması sebebiyle yapıldığını düşünüyorum. Ve geçici bir durum olarak yorumluyorum. Yahoo satılabilir! Belki ileride, belki başka birine ama; şimdi değil, Microsoft'a değil, bu fiyata hiç değil!
İşte Jerry Yang'ın Yahoo için yeni mobil stratejileri »BİR INTERNET GİRİŞİMİ NEDEN YOL ALMAZ? @ 30-01-2008 11:28

Son zamanlarda ülkemizde "
İnternet Girişimi" kavramsal ve yapısal olarak yerini bulmaya başladı. Fakat "Girişim" kelimesinin anlamını tam olarak bilmediğimiz ve bu konuda bilgilenmeye ihtiyacımız olduğu ortada. 20.000$ ile 50.000$ arasında para harcayarak bir site yaptırmak, hiçbir zaman girişim olarak adlandırılmadı, zaten bunun dünyada da örneği yok!
Bir girişim projesindeki ana öğeleri kısaca sıralarsak,
- Varsa benzer projelerin analizi
- Fikrin modellenmesi
- Tasarım kalitesi
- Yazılım süreçleri
- Güvenlik ve performans testleri
- Hedef kitle uyumluluğu
- Pazarlama stratejisi
- PR stratejisi
- Satış stratejisi
- Varsa tedarik zinciri anlaşmaları
- Varsa Bankalarla sanal pos anlaşmaları
- MÜŞTERİ HİZMETLERİ
şeklindedir. Bu maddelerden birinin bile eksik-bozuk-yanlış olması demek, projeniz için harcadığınız para ve emeğin boşa gitmesi anlamına gelebilir.
Sevgili
Mert'in blogunu okurken; daha önce ismini duymadığım, sonradan e-commerce alanında faaliyet gösterdiğini öğrendiğim "indirimtv.com" ile yaşadığı olumsuzluklardan haberdar oldum. İlgili siteyi çok değil, biraz incelemeniz yeterli. Alışveriş yapmadan önce, sizi yeterince düşündürecek bir yapıya sahip. Hele ki
Mert'in blogundaki ekran görüntüleri ortadaki rezaleti gözler önüne seriyor. Eğer bir promosyon yapıp, ürünü aldığınız sırada indirimi gösterip, ürünün indirimsiz fiyatını kredi kartından çekiyorsanız ve "hani indirim?" diye sorulduğunda "bu indirim bir sonraki alacağınız ürün içindi" şeklinde bir geri dönüşte bulunursanız, sanırım ben de "Bir internet girişimi neden yol almaz?" sorusuna gerekli cevabı kısmen almış olurum. Umarım en kısa zamanda gerekli problemleri aşıp bu hataları düzeltirler.
ÜLKER TOTO STARINI SEÇİYOR @ 25-01-2008 11:01

Ülker'in farklı marka grupları, son zamanlarda yaptığı interaktif pazarlama çalışmalarıyla oldukça gündemde ve bir çok kampanyasında mobil ve interneti etkin bir şekilde kullanmakta. Bu kampanyaların faydasını artık daha iyi ölçebildiklerini düşünüyorum ki, interaktif mecraları kullanmak adına bütçelerde ayrılan yüzde payları arttırmışlar. Bunun karşılığında da, Rodeo markası için
41-29 tarafından yapılan advergame ile İnteraktif Pazarlama Zirvesi 2007 (GIA 2007)'de "En İyi Oyuna Dayalı Reklam (Advergaming) Uygulaması" ödülünü almışlardı.
Şimdi ise çocukları hedefleyen
Ülker Toto markası için,
LuckyEye tarafından yapılan güzel bir interaktif pazarlama çalışması
TotoStar ile tekrar gündemdeler. 10 hafta sürecek olan bu yarışma konseptinin temelinde, Toto yumurtalarından çıkan oyuncakların oylaması yer almakta. Seçilen 21 adet oyuncağın her birine animasyon ve seslendirme yapılarak, çocuklar için hatta belki de büyükler için gerçekten hoş bir hava yaratılmış. Şahsen ben bu animasyonlarla çok eğlendim, hangisine oy vereceğimi bilemedim :). Yalnız, wallpaper yerine daha aktif öğeler kullanılabilirmiş ve Mozilla Firefox'ta yazılar ve resimlerde biraz kaymalar yaşanıyor, sanırım bunu da en kısa zamanda gidereceklerdir. Yakın zamanda DPİD üyesi olan
LuckyEye tarafından başarılı bir çalışma olmuş,
Medina Turgul DDB'nin de yer aldığı projede emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.
FACEBOOK, NİTELİKLİ PROFİL MERKEZİ @ 16-12-2007 14:21

Facebook için sizin tanımınız nedir? Her ne kadar özünde "Social Network" kategorisinde yer alsa da, bir çok kişi ve kurum için Facebook farklı anlamlar taşımaktadır. Birçok özelliğini burada anlatmayacağım, nerdeyse hepimiz biliyoruz artık, fakat az bilinen bazı özellikleri ile bireysel kullanıcıların ve firmaların bakış açılarından bahsetmek istiyorum.
Bireysel kullanıcılar eğlenceli buldukları ve arkadaşlarından gelen uygulamaları eklerken, profil bilgilerini (email bilgisi hariç) tamamen paylaştıklarını biliyorlar mı? Uygulamayı eklerken facebook bunu size bildiriyor, ama kaçımız o meşhur kutucuklara bakıp bir kaç tıklama yapıyoruz, çok az kişi! Peki bu kutucuklardan "
profil sayfamda gösterilsin" seçeneğini kaldırmazsanız, uygulama sizin profil sayfanızdaki label'a istediğini, istediği an yazdırabilir bundan haberiniz var mı? Facebook'a login olurken tekrar tekrar şifre girmek sıkıcı geliyorsa, kolaylık olsun diye yaptığımız hareket, "remember me" seçeneğini tikleyip login olmaktır. Bu sayede facebook sizin için bilgisayarınıza bir cookie (çerez) atar ve tekrar şifre girme derdiniz kalmaz. Peki attığı bu cookie'de sizin profil bilgilerinizin yer aldığını ve anlaşmalı sitelere bu cookie'yi kullandırttığını düşünsenize! Şaka gibi ama hepsi gerçek.
Firmalar ise facebook'ta yer alıp yer almamak konusunda hala kararsızlar. Çeşitli gruplar açarak daha fazla kitleye seslenmek veya interaktif pazarlama kampanyalarını facebook üzerinde yaparak güncel ve nitelikli profil bilgileri ile bir veritabanı oluşturmak kötü bir şey mi? Herhangi bir interaktif kampanyanız için üyelik formundaki "
doğum tarihi, şehir, ülke, sevdiği kitaplar-filmler, çalıştığı firmalar, okuduğu okullar, aktiviteleri vb.." gibi bilgileri doldurtabilir misiniz? Hayır! Peki hazır olan bu bilgileri kullanmak için neden kararsızsınız? Kullanıcıların antipatisini toplamaktan mı korkuyorsunuz? Milyonlarca lira harcayarak yaptığınız televizyon reklamları çok mu sempatik, çok mu etkili?
Fırsatlar değerlendirilmek için vardır ve facebook firmalar için büyük fırsatlar yaratmaktadır. Facebook'ta gereksiz bannerlar yayınlamak yerine, daha aktif kullanıma geçmeli ve kullanıcılarla etkileşimli bir ilişki kurmalısınız.İNTERAKTİF PAZARLAMA ZİRVESİ 2007 ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU @ 29-11-2007 19:03

Marketing Türkiye ve MMI tarafından ikincisi düzenlenen İnteraktif Pazarlama 2007 konferansları 28 Kasım’da Hilton’da düzenlendi. Medyanet’in ana sponsorluğunda düzenlenen İPZ 2007’de ikisi yabancı 31 konuşmacı gün boyunca interaktif pazarlamanın önemini ve yapılan başarılı çalışmaları ortaya koydu.
Yeni şirketimizin yapılanma çalışmalarından dolayı katılamadığım Zirve'de, ödüller sahiplerini buldu. Sevgili Hüseyin'in,
Project House'ta çalışırken tasarladığı ve hala mütevazilik edip "ben yaptım" demediği projesinin, iki dalda birden ödül alması ise çifte motivasyon oldu. Eğer projenin ne olduğunu merak edenler varsa
Hüseyin'in Blog'undan ulaşabilirler. Başta Hüseyin olmak üzere, projede emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Ayrıca değinmeden geçemeyeceğim,
41-29 yakın bir geçmişi olmasına rağmen, çok başarılı interaktif kampanyalara imza atıyor. Önümüzdeki dönemde de yapacağı çalışmalarla GIA 2008'in en büyük adaylarından olan 41-29, aldığı ödülü kesinlikle hakediyor, tebrikler. Sadece Türkiye'de değil, aynı zamanda Dünya'daki büyük organizasyonlarda da ödülleri birer birer toplayan
Magiclick'in, GIA 2007 ödüllerinde adının yer almaması ise beni biraz şaşırttı.* İşte GIA 2007 kazananları :
En İyi İnteraktif Pazarlama KampanyasıReklamveren:
Toyota / Aurisİnteraktif Ajans:
Project Houseİşin Adı:
Toyota İnteraktif Pazarlama Kampanyası En İyi Oyuna Dayalı Reklam (Advergaming) UygulamasıReklamveren:
Ülkerİnteraktif Ajans:
41 29 Medyaİşin Adı:
Rodeo Mustafalar İçinEn İyi Mobil KampanyaReklamveren:
Doritosİnteraktif Ajans:
Aerodeonİşin Adı:
Parti BuradaEn İyi Düzenli E-bülten ÇalışmasıReklamveren:
Bilyoner.comİnteraktif Ajans:
bezoone digital solutionsİşin Adı:
Bilyoner e-bülten En İyi Arama Motoruna Dayalı Pazarlama ÇalışmasıReklamveren:
ToyotaSaİnteraktif Ajans:
Project Houseİşin Adı:
Toyota Google Adwords Kampanyası En İyi Banner Tasarımı Reklamveren:
Petrol Ofisiİnteraktif Ajans:
Rabarbaİşin Adı:
Petrol Ofisi Yakıtta Kalite KampanyasıMedyanet Jüri Özel ÖdülüGlaxoSmithKline* Düzeltme:
Magiclick Digital Solutions Genel Müdürü
Murat Kalaora; bu sene yarışmaya (GIA 2007) katılmadıklarını ve jüri özel ödülünü alan
GlaxoSmithKline'a ödülün 1996'dan beri gerçekleştirmiş olduğu interaktif projelerden dolayı verildiğini ve Glaxo'nun interaktif ajansının da 11 yıldır MagiClick olduğunu iletti. Teşekkürler.
IAB TÜRKİYE KURULDU @ 29-10-2007 19:43

Yaklaşık 1 senedir kurulması beklenen, son zamanlarda da haberlerini devamlı aldığım
Interactive Advertising Bureau (IAB) Türkiye platformu kuruldu. IAB Türkiye'nin 23'ü kurucu üye olmakla birlikte, toplam 38 üyesi bulunmakta. Kasım-Aralık aylarında yapılacak çalışmalarla, internet reklamcılığı standartları belirlenecek. Her ne kadar
IAB Europe tarafından belirlenen bazı standartlar olsa da, Türkiye için ciddi bir lokalizasyon yapılması gerektiğine inanıyorum. Hayırlı olması dileklerimle.
İNTERAKTİF PAZARLAMA ZİRVESİ @ 18-09-2007 01:30
 | Bu yıl ikincisi düzenlenecek olan, sektörün ilk ve tek interaktif pazarlama ödülü GIA Grand Interactive Awards 2007’de yerinizi almak için son başvuru tarihi 30 Eylül 2007. Sektörün en iyilerinin yarışacağı ve interaktif pazarlamanın tüm uzmanlıklarının değerlendirileceği yarışmaya 15 Kasım 2006 – 1 Eylül 2007 tarihleri arasında hedef kitleyle buluşmuş olan ilgili kategorilerdeki işler katılabilir. Başvuru formu için tıklayınız.
GIA 2007 Ödül Kategorileri :- En İyi Banner Tasarımı
- En İyi Mobil Kampanya
- En İyi Düzenli E-bülten Çalışması
- En İyi Arama Motoruna Dayalı Pazarlama Çalışması
- En İyi Oyuna Dayalı Reklam (Advergaming) uygulaması
- En İyi İnteraktif Pazarlama Kampanyası
|
MARKETINGIST BAŞLIYOR! @ 17-09-2007 23:00
20 – 23 Eylül 2007 tarihleri arasında Tüyap Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi'nde dördüncüsü düzenlenecek olan
marketingist'te 3 ana bölüm bulunmakta. 9 temel iş kolundan 100'ü aşkın farklı sektörün buluşacağı fuar, zengin seminer ve etkinlik programı ile alışılmış fuarlardan çok farklı bir yapıyla pazarlama dünyasıyla buluşacak.
marketingist'te yer alacak etkinlikler ise şöyle:
- Yeni Girişimciler Zirvesi
- Epica ’07, Golden Drum, Cannes Lions
- Rekatlon
- Think Marketing Ödülleri
- Tasarımcılar marketingist’te
ÖDÜLÜ BELİRSİZ, ÖDÜLLÜ ANKET! @ 24-08-2007 17:34

Anadolu Cam tarafından hazırlanan site, insanları madensuyu hakkında bilgilendirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda anket uygulaması ile insanlardan madensuyu hakkında geridönüş almayı amaçlamışlar. Anketin doldurulmasını teşvik etmek için de "Katıl Kazan" sloganı ile ödül vermeyi vaad etmişler. Peki ödül nedir? Nasıl kazanılacak? Ne zaman kazanılacak? Bilgi yok! Bir gün evinizde otururken bir koli madensuyu gelirse şaşırmayın. Bu arada "Site Gereksinimleri" diye bir bölüm var. Microsoft Internet Explorer kullanılması gerektiği belirtilmiş. Oysa Firefox ile siteye girip sorunsuz olarak kullanabiliyorum. "Site Gereksinimleri" yıllar önce kullanılıyordu. Neden bunu yazma ihtiyacı hissetmişler anlayamadım!
ARÇELİK'TEN UYARLANMIŞ(!) ADVERGAME @ 21-08-2007 01:42

Formula 1 Türkiye GrandPrix'si yaklaşırken, Arçelik ve Intel birlikte yeni bir
advergame uyarladı. Uyarladı diyorum, çünkü resimde de göreceğiniz üzere yarı türkçe yarı ingilizce bir advergame. Geçen hafta içerisinde aldığım bu ekran görüntülerini son hafta düzeltmişler! "Address" türkçe bi kelime ise tabi! Arçelik, yeni bilgisayarlarının lansmanını yaptığı bu oyunda, ilk 3'e giren oyuncuları ödüllendirdi. Belki daha iyisini yapamadıkları için belki de zaman kaybetmemek için, hazır bir oyunu böyle bir uyarlama yoluna gitmişler. Bu kadar açık gözönünde olan hataları görememek zor olsa gerek..
Bu arada
Arçelik'in web sitesinde, bilgisayarların hangi kategoride olduğunu biliyor musunuz?
Ürünler // Bilgi ve İletişim // Bilgi Ürünleri .. Ee ne de olsa
Bilgisayar.
PAZARLAMANIN ŞİFRESİ @ 10-08-2007 18:37

Pazarlamanın şifresinin olduğunu pek sanmıyorum ama son zamanlarda yapılan interaktif pazarlama kampanyaları, şifreye odaklanmış durumda. Gerek Doritos'un "
Parti nerede?"si, gerekse Nescafe'nin "
Mükemmel Karışım"ı; ürün paketlerinin içine ekledikleri şifreler ile satışa yönelik bir kampanyaya dönüşmüş durumda. Her türlü yazılı ve görsel mecrayı kullanarak, kampanya sitelerine yönlendiren agresif reklam politikaları da cabası. Bilmeyeniniz hala var mı? Satışa olumlu yönde etkisi olacağı kesin, ayrıca kampanya siteleri tasarım ve kullanım kolaylığı açısından gayet olumlu, müşteri ile arasında ilişki kurabilen-etkileşim yaratabilen-
ülkemizdeki nadir kampanyalardan. Zamanla bu çalışmaları daha ciddiye almaya ve bazı geri kalmış düşünceleri aşmaya başladık. Fakat aşamadığımız bölümler de yok değil. Paketten çıkan şifremi, heyecanla sisteme girdikten sonra "
melodi, duvar kağıdı, ekran koruyucu animasyonu vb." kazanmak istemiyorum!
İçeriğinde markaya ait reklamı barındıran bir duvar kağıdını neden kullanayım? Bu sorunun o kadar çok cevabı var ki, sadece cevaplardan birini seçmeniz gerekiyor. Tabi seçmeden önce de bu cevapların ne olabileceğini düşünmek..!
TÜRK ERKEKLERİ İNTERNETİN NERESİNDE? @ 31-07-2007 22:35
Efes Pilsen'in "Türk Erkekleri" üzerinde yaptığı araştırmaya göre; son 5 yılda email kullanım oranlarında, yukarıya doğru ciddi bir ivmelenme görülüyor. Bu sonucu hem bilgisayar kullanımındaki artışa, hem bilgilenmeye, hem de internet erişiminin -geçmiş yıllara oranla- daha uygun fiyatla, daha hızlı bir yapıya geçmesine bağlayabiliriz. Araştırmada yer alan diğer bölümler de oldukça ilgi çekici.
GOOGLE'DAN ÇEYİZLİK EŞYA @ 28-06-2007 01:48

Hayır, yanlış yazmadım. Şimdiden alışsanız iyi olur. Email servis sağlayıcısı olarak Gmail öncelikli seçimlerimdendir. Gmail için ihtiyacım olan klasörleme sistemini Google'a bildirmek istedim. Araştırırken, çok kolay bir şekilde "bir özellik önerin" linkini buldum. Tıkladığımda bir form çıkacağını sanıyordum. Oysa ki Google, Gmail ile ilgili otuza yakın önerme seçeneği koyarak, sizin yerinize düşünmüş ve yazmakla zaman kaybetmenizi istememiş. Şaşırdım, beklemiyordum! Fakat en ilginci ise, en alttaki önerme kutucuğunda şöyle yazıyor olmasıydı "
Gmail'in çamaşırlarımı yıkaması"
(oldu olacak). Esprili bir yaklaşımdı, fakat beni farklı bir yöne itti. Acaba Google, 5 sene, 10 sene veya 20 sene sonra ne iş yapacaktı! Hangi evrelerden geçip, hangi sektörlerde, ne gibi işler yapacaktı! Düşünsenize, televizyon izlerken "
Google Çamaşır Makinaları hem ekonomik, hem teknolojik" veya "
Google Cep Telefonları, aradığınızı hemen bulmanız için.." gibi reklamlarla karşılaşsanız nasıl bir tepki verirsiniz? Sanıyorum, şimdilik buna pek ihtimal vermiyorsunuz. Sevgili
Rabia'nın,
Marka Cini blogundaki yazısını okuyuncaya kadar, ben de pek ihtimal vermiyordum.
Bakın neler bulmuş, neler yazmış »ARÇELİK'TEN MÜTHİŞ(!) KAMPANYA @ 27-06-2007 05:23

Son zamanlarda yeni bir reklam, Arçelik reklamı. Almak istediğiniz dizüstü bilgisayarı istediğiniz gibi kişiselleştirebileceğinizi söylüyor. Toplama Notebook'tan bahsediyor. Açıkçası bu reklamı görünce, çok heyecanlandım. Arçelik'in dizüstü bilgisayar satması için, kendine Türkiye'de iyi bir fırsat yarattığını düşündüm. Taa ki web sitesine girerek seçim yapabildiğim, daha doğrusu bana vaad edilen kişiselleştirmeyi yapabildiğim kısıtlı menüyü görene kadar..! Anakart seçemiyorsunuz hadi vazgeçtim anakarttan, peki ya ekran kartını da mı seçemeyeceğim? Peki ya 1GB 'dan fazla bellek niye alamıyorum. Verilen menülerle nasıl bir konfigürasyon çıkartırsanız çıkartın, zaten mevcut notebooklardan farklı birşey olmuyor ki. Ben ne anladım bu işten. Anlayan var mı veya faydasını gören?