Gelecekten Haberler @ 06-08-2007 23:17
Teknoloji münecciminiz olarak bugün gelecekten haberler vermeye niyetlendim. Esas amacım 40 yıl sonra bu yazıya rastladığımda bol bol gülmek. Bahsedeceğim her şey önümüzdeki 20 yıl içinde gerçekleşebilir. Gerekli hazırlıkları yapmak sizin elinizde. Müzik Duyduğumuza göre CD dükkanları kapanmaya başlamış bile. Birkaç yıl içinde bütün müzik alışverişi internet üzerinden yapılıyor olacak. Birkaç tane büyük iTunes benzeri dijital müzik pazarı doğacak ve birbirlerini yiyecekler. Hiçbir plak şirketine bağlı olmayan müzisyenler hem tanıtımlarını hem de satışlarını bu tip siteler üzerinden kendileri yapabilecekler. (artist 2.0:
http://chatkapi.com/hop/artist) DRM (dijital hak kontrolü) teknolojileri, yani insanların sahibi oldukları müzikleri paylaşmalarını engelleyen teknolojiler, özellikle arkadaşınızdan aldığınız müziği üç dinlemeden sonra silen Microsoft'un Zune'u gibi şeyler yok olacak.

Cep Telefonu Sayın cep telefonu melodisi satıcıları. Üzgünüm, uydurma sektörünüz çöpe gidecek. Cep telefonları nisbeten kapalı bir teknoloji olarak şimdiye kadar melodidir, komik videodur, bunların satışından gelir elde etmenize müsade ettiler. Şu anda bile birazcık kurcalama ile isteyenler para vermeden istedikleri melodiyi, istedikleri youtube videosunu telefonlarına koyabiliyorlar. İleride bu daha da kolaylaşacak. Müşteriniz kalmayacak. Bütün telefon konuşmaları ya internet üzerinden yapılacak ya da telefon şirketleri bizi soyduklarını itiraf edip fiyatlarını internet üzerinden konuşma fiyatlarına (sıfır) çok yaklaştıracaklar. Masaüstü üretimi 3 boyutlu yazıcıların ucuzlaması ve yaygınlaşması ile, herkes canının istediği her şeyi üretebilir hale gelecek. Şehirlerden bunalan insanlar köylere taşınacaklar, burada 3 boyutlu yazıcılarına ürettirdikleri şeylerle geçinecekler. Açık kaynak kodlu üretim başlayacak, ev yapımı iPod'lar, cep telefonları olacak.

Internet Dünya üzerinde kablosuz internet erişimi olmayan tek bir metrekare dahi kalmayacak. Buna atmosferin katmanları stratosfer, iyonosfer gibi wi-osfer denecek. Reklamlar monitörden üstümüze fışkırmaya başlayacaklar. Bu fışkırma yöntemini keşfeden şirketi Google derhal satın alacak. Birçok internet uygulaması merkezi bir sunucudan değil dağınık milyonlarca bilgisayar tarafından kontrol edilecek. (bakınız p2p sosyal ağ projesi Appleseed
http://chatkapi.com/hop/appleseed) Öte yandan, hiçbir şeyimiz kendi bilgisayarımızda durmayacak. Kendi bilgisayarımız dediğimiz şey internette birtakım servislerden ibaret olacak. Bu servisler insanların çok iyi yaptığı şeyler ve bilgisayarların çok iyi yaptığı şeyleri birleştirerek aklımıza hayalimize gelmeyen hizmetler sunacaklar. eBay'deki itibarımız yeni namus meselemiz olacak. Birisi kötü yorum aldığı için cinayet işleyecek.

Enerji, çevre, su Çok ucuza her türlü sıvıyı içme suyuna çeviren bir alet keşfedilecek (aslında Segway'in mucidi Dean Kamen stirling motorlarından faydalanarak keşfetti sanırım:
http://chatkapi.com/hop/kamen). Yine çok ucuza yanabilen her şeyden elektrik üreten bir alet icad edilecek ve su temizleyen cihazın elektriğini o verecek. Güneş ve rüzgar enerjisi elektriğe çok daha ucuza çevrilebilecek. (bakınız İspanya'da bir güneş çiftliği:
http://chatkapi.com/hop/gunes ve rüzgar enerjisi depolayan uçak:
http://chatkapi.com/hop/ruzgarucak) Kendi enerjisini kendisi üreten yerleşim birimleri, "yeşilköy"ler türeyecek. Bu yerlerde oturanlarla Southpark karakterleri dalga geçecek.

Çin Çinlilerin değil Amerika, Meksika kadar adam başı petrol tüketmeye başlamaları ile petrol artık satın alınması imkânsız hale gelecek. Tahayyül edilebilen her şeyden sadece bir tane dahi üretebilen Çin fabrikaları türeyecek. Müşterilerinin sitelerine girip reklamlarına tıklayan (clickfarm/tıklama çiftliği), oyunlarda hayali para kazanıp sonra gerçek para karşılığı satan (gold farm/altın çiftliği) ve bunu çinli gençleri süistimal ederek yapan oluşumlar artacak. Google önlem olarak Çin'den gelen tıklamaların parasını ödemeyeceğini açıklayacak. Google Reklam altyapısı ile internette tıklama başına para kazanan Google, bu teknolojisini gerçek hayata da taşıyacak. (Reklam panolarına bakan gözleri sayan özel kameralar üreten bir şirketi satın almışlar bile:
http://chatkapi.com/hop/goz) Google Maps ve Earth canlı görüntü vermeye başlayacak, sapıklara gün doğacak. Ayrıca 2017'de Google bir punduna getirip bütün interneti satın alacak. (
http://chatkapi.com/hop/googleinternet) Beynimiz Çok fazla bilgi yüzünden beyinlerimiz çok çabuk yorulmaya başlayacak. Bu bilgilerin o anda işimize yaramayanlarını bizden gizleyen çözümler çıkacak. Bir iş günü o kadar yorucu olacak ki bir saat sürecek. (
http://chatkapi.com/hop/beyin) Yutarak değil başa takılarak kullanılan elektronik uyuşturucular türeyecek. Beyin dalgalarını manipüle ederek halüsinasyon gösterebilecekler. Bu alet evde yapılabilecek kadar basit olacak, yasa dışı olacak ama herkes gizli gizli kullanıyor olacak.

Sağlık Kök hücre dilemması çözülecek ve kullanımı kabul edilecek. Kök hücrelerden yeni organlar üretilecek, hatta falda organ çiftliği gördüm. Mahallenizin DNA laboratuvarı olacak. Bir de DNA bazlı eş bulma servisleri açılacak diye tahmin ediyorum. Nüfus Koyu renkli baskın genler, dünya nüfusunun çoğunluğunu oluşturacak. Batıda dahi beyazlar azınlıkta olacak. Bizim kuşağın ölmeyi reddetmesi üzerine genel nüfusun neredeyse yarısı yaşlı olacak. Akşam yemeği saat 5'e alınacak. Bilgisayarlar Minority Report filminde Tom Cruise'un ellerini kollarını sallayarak kullandığı teknoloji icad edilse de tutmayacak (yorucu). Mouse ve klavye kullanmaktan daha az efor sarfettiren bir kullanım şekli doğarsa tutacak ama sanmıyorum. Ses ile idare, göz bebeği ile idare gibi şeyler kesinlikle daha yorucu. Her gelecek tahmini yazısının klasiğidir; giyilebilir bilgisayarlar olacak. Yolda giderken gözlüğümüzün kenarından IMDb'de artist araması yapabileceğiz. Her çocuğa bir laptop (http://www.laptop.org) isimli 100$'a maledilmiş laptoplar Afrika'da birçok dahi çocuğun keşfedilmesini sağlayacak. Sosyal durumlar İnsanlar mahremiyetlerini bir kenara bırakacaklar, yediklerini içtiklerini, akıllarından geçen her şeyi mütemadiyen yayınlayacaklar. Bir şey düşünüp de yayınlayamamak gibi yeni bir endişe ve stres formu gelişecek. İnsanlar sanal olarak ordu halinde (bütün arkadaşları ile birlikte) dolaşmaya başlayacaklar. Alışveriş yaparken arkadaşlarınız o eteğin size yakışıp yakışmadığını oylayarak bildirecekler. Secondlife'ta birisi hamile kalacak. Bu mucizevi çocuk Secondlife'ın Neo'su / İsa'sı olacak, bu tarafa geçmeye çalışacak.

Televizyon İnternetin sıkıştırması ile zaten harika eserler vermeye başlamış olan televizyonlar daha da şoke edici, daha da çılgın olacaklar. Herkes yeni televizyonlar çok interaktif olacak diyor ama bilemiyorum. İnsan çalışmak değil zombi gibi karşısında oturmak istiyor. Şu güzel olabilir: Televizyonlarımızın hepsi zaten internete bağlı olacaklar, bunun yanında o anda ekranda gördüğümüz kişilerin yüzlerini tanıyıp haklarında bilgi verebilirler (bunun patentini alayım). Türk televizyonları yayınladıkları program akışına sadık kalabilirlerse inşallah bizde de TiVo benzeri kolaylıklar olacak. Devletler Devletler seçimleri internet üzerinden asla yapmayacaklar (hacklenir macklenir). Devlet adamları daha ulaşılabilir olmaya zorlanacaklar ama milyonlarca e-posta ile baş edemeyecekler. En az bir kişi yeni icad edilmiş havada süzülen ve kendi kendine yeten bir evde yaşamaya başlayacak ve "Ben artık her şeyimi kendim üretiyorum; sizin elektriğinize, suyunuza, yolunuza ihtiyacım yok. Artık vergi mergi vermiyorum" diyecek. Hava sahasını işgalden indirilecek. Arnold Schwarzenegger kesinlikle Amerika başkanı olacak.
İçini açamadığın şeyin sahibi değilsin @ 06-08-2007 23:16
Tanıdığım en becerikli arkadaşım, yıllar önce evinde film banyo edebilmek için kendi kendine bir agrandizör yapmıştı. Ayrıca müzik dinlemek için kullandığı nesnenin hoparlörleri de kocaman karton kutulara monte edilmiş kabinlerden oluşuyor ve hiç de fena ses çıkarmıyorlardı. Kendisi uzun yıllar tıp okumasına rağmen şimdi su altından geçen fiberoptik kabloları tamir etmekle görevli bir geminin yöneticiliğini yapıyor. Son duyduğumda şirketi için satın alsalar bilmemkaçyüzbin dolara malolacak bir vinç inşa ediyordu. Bizim becerikli diye bildiğimiz, bu arka bahçelerinde, garajlarında, ufak atölyelerinde çılgın gereçler üreten insanlara artık "Maker" (yapıcı) diyorlar. Bu ismin altında, potansiyeli görüp 2005 yılında yayın hayatına başlayan O'Reilly dergisi "Make" var (
http://makezine.com). Make 3 ayda bir yayınlanıyor ve kendi kendinize yapabileceğiniz çok eğlenceli projelerle tıka basa dolu.more Make okuyucuları ve Maker'lar senede bir kez San Fransisco'da Maker Faire'de (Maker Panayırı,
http://chatkapi.com/hop/makerfaire) buluşuyorlar ve yaptıklarını birbirlerine gösterip çok eğleniyorlar. Bir de manifestoları var: (
http://chatkapi.com/hop/makemanifesto) "İçini açamadığın şeyin sahibi değilsin." Parasını vermiş olmanıza rağmen içindekileri keyfinize göre değiştiremediğiniz gereçlerden hiç hoşlanmıyorlar. Pili değişitirilemeyen (iPod) , vida yerine yapıştırıcı ile kapanmış (iPod, PSP), kapandıktan sonra bir daha açılmayan ya da içini açmak için özel gereçler gerektiren şeyleri protesto ediyorlar. Bu tür projelere kavuşmak için illa dergiye abone olmak zorunda değilsiniz. Genel anahtar kelime "DIY" (Do it yourself), ya da türkçe kaynaklar için "kendin yap". Bu terimleri aratarak yüzlerce eğlenceli proje bulabilirsiniz. Genelde resimli oldukları için bir çoğunu ingilizce bilmeden de uygulamak mümkün. DIY projelerin internetteki en bilinen adresi Instructibles (
http://instructibles.com). İçinde onbinlerce resimler ile adım adım açıklanmış proje var. Ayrıca bünyesindeki Make grubu da Make dergisi tarafından desteklenmekte (
http://chatkapi.com/hop/inst). Lifehacker (
http://chatkapi.com/hop/lifehacker/diy), engadget (
http://chatkapi.com/hop/engadget/diy), gizmodo (
http://chatkapi.com/hop/gizmodo/diy) ve del.icio.us'un (
http://chatkapi.com/hop/delicious/diy) "DIY" etiketleri de harika. Çocuklarınızla beraber birşeyler yapmak ve hem eğlenmelerini hem de bilgilenmelerini sağlamak isterseniz, Wired'in GeekDad isimli blog'una bakabilirsiniz (
http://blog.wired.com/geekdad/). Türkçe kaynaklara gelince: teknolojik projeler için zamazing.org, fotoğrafçılık ile ilgili projeler için 3ayak.org ve biraz daha dekoratif projeler için 10marifet.org'un "kendin yap" etiketlerine bakmakta fayda var. (
http://zamazing.org/etiket/kendin-yap,
http://10marifet.org/etiket/kendin-yap,
http://3ayak.org/etiket/kendin-yap) İyi eğlenceler.
twitter: insan ya da makine, 24 saat yayın halinde @ 06-08-2007 23:15
Finger (parmak) isimli eski bir unix komutu var. Örneğin "finger hasan@chatkapi.com" diyorsunuz, chatkapi.com isimli bilgisayardaki hasan isimli kullanıcının şu anda ne yaptığını söylüyor ve aynı zamanda .plan isimli bir dosyaya yazdığı bilgileri (yani ne yapmayı planladığını) gösteriyor. Eskiden, internet hiç kalabalık değilken insanların online buluşmalarına ve kaynaşmalarına yardımcı olması için kullanılırmış, daha sonra kötü niyetli kişilerin eline koz vermesi sebebiyle bırakılmış. Bir de "wall" isimli bir komut var. "Write to all / herkese yaz"ın kısaltılmışı. Sisteme bağlı olan herkese aynı anda mesaj göndermenizi sağlıyor. Bu eski unix komutlarının her biri aslında birer hack. Yani bir problemi çözmek, bir işi kolaylaştırmak için yazılmış minik programcıklar. Bir problemi çözmek veya bir işi kolaylaştırmak aynı zamanda çok çok iyi bir iş planı. Dolayısıyla eski unix komutlarının yaptığı işleri web'e taşıyan servisler çok başarılı
oluyorlar. Finger ve wall'un işlevlerini web'e taşıyan başarılı yeni servisimizin adı Twitter. Son günlerin en çok konuşulan web aplikasyonu. Şöyle çalışıyor:
http://twitter.com'a gidip üye oluyorsunuz, sonra "şu anda ne yapıyorsun?" sorusuna bir cevap veriyorsunuz, takipçileriniz şu anda ne yaptığınızdan haberdar oluyorlar. İsterseniz sadece arkadaşlarınız, isterseniz (ve cesursanız) tüm dünya sizi takip edebiliyor. Örneğin "Taksim'de kahve içiyorum" yazıyorsunuz, bu cümle bütün arkadaşlarınıza sms ile gönderiliyor. Belki de o sırada Taksim'de olanlar çıkageliyorlar. Sistem ile ilişkiye geçmenin bir kaç farklı yolu var: GoogleTalk gibi bir IM (instant messenger) yoluyla, sms ile ya da web sitenizin RSS feed'i ile şu anda ne yaptığınızı bildirebiliyorsunuz, aynı şekilde bu yollardan arkadaşlarınızın ne yaptıklarını da öğrenebiliyorsunuz. (Dünyadan insanların canlı olarak twitlemelerini izlemek isterseniz:
http://twittervision.com) Şu anda ne yaptığım kimin umurunda, sürekli yayın halinde olmanın kime ne faydası var diyebilirsiniz. Haklısınız, aslında ben de bundan alınan zevke biraz uzağım. Ama duyduğuma göre dünyada gençler, özellikle genç kızlar, artık sabah uyanınca arkadaşlarına "günaydın" diye SMS atıyorlarmış. Gün boyunca "sıkılıyorum", "coğrafya dersindeyim", "bugün mert mavi kazak giymiş" gibi içeriksiz mesajlar göndermek suretiyle birbirlerini her saniyelerinden haberdar etmek zorunda hissediyorlarmış. Onlara bu karşılıklı bağımlı (co-dependent) ilişki türünde bol şans dileyelim ve twitter'ın başka ne şekillerde işimize yarayabileceğini düşünelim: Öncelikle herhangi bir web sitesi, twitter'dan yayına başlar başlamaz, cep telefonlarından ya da Google Talk gibi IM'lerden takip edilebilir hale geliyorlar. Bakınız web 2.0 haber sitesi mashable'ı kendinize arkadaş olarak eklediğiniz anda bütün haberleri cebinize ya da her neyle takip etmek istiyorsanız oraya yağmaya başlıyor. (
http://twitter.com/mashable) Takip ettiğiniz şey illa umuma açık bir web sitesi olmak zorunda da değil, örneğin birisi akıllı evinin kapı zilini tweeter'a bağlamış (
http://chatkapi.com/hop/evtwit), kapısı her çaldığında cebine mesaj geliyor. İnanılmaz!