En büyük ve en sade açılış sayfası
Olmazmi arama
tr
en
anasayfa siteler rssler
   
 Telefonvarmi.com'da binlerce cep telefonu sizi bekliyor. Telefonvarmi.com ile tanışmadıysanız buraya tıklayınız.

Genel - ..::HABERFARESİ::.. RSS

PKK hangi Taraf yazarına ölüm tehdidinde bulundu? @ 30-11-2010 02:32
Terör örgütü PKK'ya bağlı olduğu iddia edilen HPG Online sitesinde bugün Toprak Cengiz adıyla yazılan bir yazıda Taraf gazetesi yazarı Orhan Miroğlu tehdit edildi.

"Miroğlu ve kuyruk acısı" başlıklı yazıda Taraf gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan'ın PKK'ya ve Abdullah Öcalan'a yönelik yaptığı sağduyu yazısına atıf yapılarak Miroğlu'na "cami duvarını kenarını kirletme" mesajı verilmiş.

MİROĞLU DENİLEN ZAT-I MUHTEREM

Yazıda, "Daha öncesinde çalıştığı gazetenin baş yazarı bu konular hakkında birçok kesimi ve Kürt Halk Önderliğine yönelik sağduyu çağrılarında bulunmuştu. Herhalde gazetenin baş yazarı konunun hassasiyetini ve vehametini anlayabilmişti. Fakat Miroğlu denilen zat-ı muhterem konunun üzerine inatla gitmekte ve daha çok kaşımaya çalışmaktadır. Yani bir bakıma inatla caminin duvarını kirletmeye çalışmaktadır!" deniyor.

Yazının sonunda ise Orhan Miroğlu'na 'bu topraklarda mort olursun' tehdidi yapılıyor.

PKK KİRLİ SAVAŞIN PARÇASI

Miroğlu yazdığı yazılarda patlayan bombalarla ölen masum insanları savunmuş ve PKK'nın da "kirli savaşın" bir parçası olduğunu yazmıştı. Miroğlu ayrıca anayasa referandumunda "evet" oyu verilmesi yönünde yazılar da kaleme almıştı. Uzun zamandır yazdıkları nedeniyle Don Kişot olarak adlandırılan Miroğlu bundan önce de PKK tarafından tehdit edildiğini köşesinde ifade etmişti.

Orhan Miroğlu uzun yıllar Diyarbakır Cezaevi'nde kalmış, Musa Anter cinayetinde ağır yaralı olarak kurtulmuş ve 2007 seçimlerinde DTP'nin Mersin milletvekili adayı olmuştu. (Ntvmsnbc)


Ahu Şentürk ve Başak Sayan'ın kavgası davalık oldu! @ 30-11-2010 02:29
Başak Sayan ile eski spiker yeni gazeteci Ahu Şentürk'ün arası, Hürriyet yazarı Ahmet Hakan yüzünden bozuldu.

Spiker Ahu Şentürk'e 'Krater suratlı', 'Ucube' gibi sözlerle hakaretten 4 yıla kadar hapis istemiyle ve tazminatla yargılanan dizi oyuncusu Başak Sayan, savunmasında 'Usulüne uygun cevap verdim. Ayrıca 5 bin lira onu zenginleştirir' dedi.

"Yaprak Dökümü" dizisindeki "Ceyda" rolüyle tanınan oyuncu Başak Sayan ile eski spiker yeni gazeteci Ahu Şentürk'ün arası, Hürriyet yazarı Ahmet Hakan Coşkun yüzünden bozuldu. Twitter adlı sosyal paylaşım sitesi üzerinde başlayan kavgayı, geçtiğimiz Nisan ayında, avukatı Duygu Alkan aracılığıyla Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesi'ne taşıyan Şentürk, Sayan'a "tazminat davası" açtı. Davayla yetinmeyen Şentürk, Sayan'ı, Sarıyer Cumhuriyet Savcılığı'na da şikayet etti.

'Seni çok fena döveceğim!'

Şentürk, mahkemeye ve savcılığa verdiği dilekçelerinde, Sayan'ın kendisine 20 Şubat 2010 tarihinde cep telefonundan hakaret, küfür ve tehdit içerikli mesajlar yollandığını iddia etti: "Bak seni son kez uyarıyorum. Bir daha benim adımı ağzına almayacaksın. Seni gebertirim. Sen daha beni tanımıyorsun. Hangi küçük beyninle oyun oynarsın sen bana?... Bir de inkar ediyor şerefsiz Twitter'da aptal aptal şeyler yazmayı kes, yoksa yediririm o bilgisayarı sana, yalancı pislik. Sen nereye uygunsun koca gövden ve o krater suratınla? Ben nasılsa yakalarım seni bir yerde. Seni bulduğum yerde çok fena döveceğim."

Sayan'ın mesajlarında kendisine, "yalancı, adi, büyük o.., ucube, zavallı ve pislik" şeklinde hakaretlerde bulunduğunu ileri süren Şentürk, yaptığı uyarıların karşılıksız kaldığını savundu. Sayan'ın mesajlarının, şeref ve haysiyetini zedelediğini savunan Şentürk, Sayan'dan 5000'i manevi, 1000'i de maddi olmak üzere, 6 bin TL tazminat talebinde bulundu. Savcılık soruşturması kapsamında, Sayan hakkında, "haksız tahrik altında kalarak tehdit ve hakaret" suçundan, kamu davası açıldı. Sayan'ın 4 yıla kadar hapsi istendi.

'Usulüne uygun uyardım!'

Başı bu şekilde derde giren Sayan, son olarak Şentürk'ün hakkında açtığı tazminat davasına, avukatı Çilem Has aracılığıyla bir yanıt dilekçesi gönderdi. Olayların davacı Şentürk'ün iddiaları gibi savunan Sayan, "Tartışmanın fitilini o ateşledi" dedi. Şentürk'ün özel hayatını internet üzerinden deşifre ederek, tehditlerde bulunduğunu öne süren Sayan, "Ben de bunun üzerine onu, usulüne uygun bir şekilde uyardım. Ancak o, uyarıma rağmen kavgacı, tahrik edici üslubunu sürdürdü ve çirkin iftiralarını binlerce kişi ile paylaştı" iddiasında bulundu. Sayan, Şentür'ün istediği 6 bin liralık tazminatın "haksız zenginleşmeye" neden olacağını savundu.

(Cahit YÜCE / VATAN İSTİHBARAT)


Cumhurbaşkanı Gül'den Wikileaks belgeleri için ilk yorum! @ 30-11-2010 02:27
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Wikileaks'in yayınladığı belgeler için konuştu: 'Bunlar tahmin ettiğimiz şeyler arkasından neler gelecek görmemiz lazım'

Türkiye ve dünya gündemini sarsan yeni Wikileaks belgelerini değerlendiren Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 'Bunlar beklediğimiz şeyler. Arkasından neler gelecek görmemiz gerek' diye konuştu..

Has Parti'nin marşını Grup Yorum mu yazdı? @ 30-11-2010 02:24

Grup Yorum, 'Has Parti'nin Marşı Grup Yorum'dan' haberlerinin gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Grup Yorum tarafından yapılan yazılı açıklamada: "28 Kasım 2010 ve 29 Kasım Pazartesi günü çeşitli; TV, gazete ve internet sitelerinde 'Has Parti'nin Kuruluş Kongresi' ile ilgili çıkan haberlerde, Grup Yorum'un Has Parti için bir şarkı bestelediği bilgisi verilmiştir. Bu bilgi tamamıyla gerçek dışıdır ve asılsızdır." ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, Grup Yorum'la ilgili verilen söz konusu haberlerin, kim tarafından ve hangi niyetlerle ortaya atıldığının bilinmediği ve bu tür haberlerin gazetecilik etiği ile bağdaşmadığı belirtildi.

Son olarak açıklamada, haberi yanlış yayınlayan basın kuruluşlarının gerekli düzeltmeyi yapması istendi.

HAS PARTİ'DE AÇIKLAMA YAPTI

Halkın Sesi Partisi'nin (HAS Parti) olağan kongresinde çalınan marşın, iddia edildiği gibi Grup Yorum'a ait olmadığı, söz ve müziğin Metin Yılmaz tarafından kaleme alındığı bildirildi.

HAS Parti'den yapılan yazılı açıklamada, bazı basın yayın organlarında, partinin dün yapılan kongresinde çalınan marşın Grup Yorum'a ait olduğu yönünde haberler çıktığı anımsatılarak, "Grup Yorum, ülkemizin saygın bir müzik grubudur ve siyasi partilere marş yapmayacağını sadece biz değil, onları tanıyan herkes bilir. Halkın Sesi Marşı'nın söz ve müziği müzisyen Metin Yılmaz'a aittir"
denildi.

Yanlış anlamanın, kongre salonundaki ses seviyesinin yüksekliğinden ve gazetecilerle sohbet eden bir partilinin marşı Grup Yorum'un eserlerine benzetmesinden kaynaklandığı kaydedildi.



Wikileaks tarafından yayınlanan belgeler Müslüman ülkelerin nasıl bölündüğünü de çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor @ 30-11-2010 02:21
 

Wikileaks tarafından yayınlanan belgelerde, Suudi yetkililerin ABD'ye İran'ı vurması için ciddi uyarıda bulunduğu belirtiliyor. Suudi Arabistan’ın Washington Büyükelçisi Adil el Cubeyr 2008’de Amerikalılara, “Kral, size yılanın başını kesmenizi söylüyor” demiş.

'Ne şekilde olursa olsun durdurun!'
Ürdün ve Bahreynli yetkililer de İran’ın nükleer programının, askeri müdahale de dahil olmak üzere her ne şekilde olursa olsun durdurulmasını istiyor.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısırlı liderler İran’dan “şer”, “varoluşsal tehdit” ve “bizi savaşa götürecek bir güç” olarak söz etmiş.

'Suudiler ABD'yi Körfez ülkelerine karşı kışkırttı' iddiası
Bu arada Suudilerin ABD'yi, bölgede bulunan İran dışındaki diğer Körfez ülkelerine karşı da kışkırttığı belirtiliyor. Bir Suudi yetkili yapılan bir toplantıda verdiği raporda İran'ın nükleer faaliyetlerinin durdurulmaması halinde diğer Körfez ülkelerinde nükleer silaha sahip olma konusunda cesaretleneceği kaydediliyor



Tecavüzlü borç tahsilatı; Alacakları borca karşılık 16 yaşındaki kıza tecavüz ettiler @ 30-11-2010 02:17
 

İzmir'in Karabağlar İlçesi'nde, 3 kişi, verdikleri borcu almak için sıkıştırdıkları 31 yaşındaki Arif Çelikbaş'ın kendilerine getirdiği, aile dostunun 16 yaşındaki kızı B.E.'ye otomobilde tecavüz etti. B.E.'ye, “Seni borcumuza karşılık aldık, para karşılığında bu işi yaptığını zannettiğimiz için birlikte olduk” diyen Abdülbakir Derak, Resul İstimihal ve Doğan Yaztirmak ile talihsiz kızı götüren Arif Çelikbaş gözaltına alındı.

İş görüştürmesi bahanesiyle kandırdı
Olay, geçen cumartesi gecesi Uzundere semti yakınlarındaki dağlık alanda meydana geldi. Annesinin ikinci evliliğini yapmasının ardından üvey babasıyla yaşamaya başlayan B.E., iş bulması için aile dostları 31 yaşındaki Arif Çelikbaş'dan yardım istedi. Çelikbaş, bir süre sonra 750 TL alacağını isteyen kişilerin kendisini sıkıştırması üzerine, B.E.'nin evine giderek onu iş görüştürmesine götüreceğini söyledi. Arif Çelikbaş, kızı annesinden alarak Bozyaka semtindeki işyerine götürdü, bazı kişilerle görüştürdükten sonra tekrar evine getirdi. Arif Çelikbaş akşam saatlerinde ikinci kez evine gittiği B.E.'yi alarak aynı semtteki bir başka kafeteryaya götürdü.

'Seni borcumuza karşılık aldık'
Arif Çelikbaş, burada buluştukları 3 kişinin otomobiline B.E.'yi de bindirerek yola çıktı. Saat 22.00 sıralarında, Uzundere yakınlarındaki dağlık alana götürülen B.E.'ye 3 kişi, otomobilde tecavüz etti. Gözyaşı döken B.E.'ye, “Seni borcumuza karşılık aldık, para karşılığında bu işi yaptığını zannettiğimiz için birlikte olduk” diyen üç kişi, daha sonra kızı saat 02.00 sıralarında Eşrefpaşa semtinde bırakarak kaçtı.
Yakındaki Eşrefpaşa Polis Merkezi'ne sığınan B.E., sık sık ağlama krizine girerek yaşadıklarını anlattı. B.E.'nin verdiği bilgiler doğrultusunda harekete geçen polis ekipleri, otomobildeki şüphelileri aramaya başladı. Bu sırada B.E.'nin olayı telefonla anlatıp yardım istediği erkek arkadaşı yanına giderken, tesadüf sonucu önünden otomobille geçen şüphelileri plakanın dikkatini çekmesi sonucu ihbar ederek yakalattı.

Gözaltına alındılar
Gözaltına alınan ve çeşitli suçardan poliste kaydı bulunan 32 yaşındaki Abdülbakir Derak, 24 yaşındaki Resul İstimihal ve 23 yaşındaki Doğan Yaztirmak, Ahlak Büro Amirliği'ne götürüldü. Bu kişilerin verdiği bilgiler doğrultusunda B.E.'yi kendilerine getiren Arif Çelikbaş da gözaltına alındı. İşlemlerin ardından adliyeye sevkidilen şüpheliler, kendilerine B.E.'yi getiren Arif Çelikbaş'a tepki gösterdi.

Ailesine teslim edildi
Operasyonun ardından B.E. ise, Çocuk Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. B.E., ifadesinin ardından ailesine teslim edildi



Türk Malı’na evet diyecek mi...? Yeni Abiye Kuzu rolü için Zuhal Topal'a teklif götürüldü.. @ 30-11-2010 02:13
Türk Malı dizisinden Binnur Kaya ayrıldıktan sonra Abiye Kuzu karakterini oynaması teklif edilen Zuhal Topal, önceki gün eşi Koray Saygıner ile İstinye Park'taydı.

Önce bir restoranda yemek yiyen çift, ardından alışveriş merkezine girdi. İzdivaç programı sırasında çok eğlendiğini söyleyen Topal, "İyi zaman geçiriyorum, renkli kişiler programa katılıyor. Çok eğleniyorum" dedi.

'OYNAMAYI ÇOK İSTİYORUM'
"Yeni dizi projesi var mı?" sorusuna ise, "Türk Malı'ndan teklif geldi. Çok heyecanlandım ama daha yanıt vermedim. Program yaptığım için zamanım kalmıyor. Ayarlayabilirsem kabul edeceğim, oynamayı çok istiyorum" diye yanıt verdi.



Davutoğlu: ''Adımız geçtiği için Clinton özür diledi'' dedi @ 30-11-2010 02:09

Görüşmenin ardından basına kısa açıklama yapan Bakan Davutoğlu, ABD'nin söz konusu belgelerle ilgili önceden yaptığı bilgilendirmeden ötürü muhatabına teşekkür etti. İki ülke arasındaki ilişkileri 'model ortaklık' ve 'stratejik ortaklık' olarak tanımlayan Davutoğlu, görüşmede çeşitli gündem maddelerini ele aldıklarını söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ise dünyanın en önemli ikili ilişkilerinden Türk-Amerikan ilişkilerini güçlendirip derinleştirerek sürdürmeye kararlı olduklarını söyledi. Dışişleri Bakanı Davutoğlu'yla görüşmenin kendisi için her zaman çok yapıcı olduğunu ifade eden Clinton, ''Çünkü, sadece Türkiye ve ABD'nin birlikte yapabileceği, yapılması gereken çok fazla şeyimiz var.'' şeklinde konuştu.

Ahmet Davutoğlu, 'İddia edilen belgelerde adımız geçtiği için Clinton bizden özür diledi' dedi..



Barcelona, El Clasico'da Real Madrid'i 5-0 gibi farklı bir skorla mağlup etti. @ 30-11-2010 02:06

İspanya La Liga’nın 13. haftasında iki futbol devi; Barcelona ile Real Madrid, Nou Camp’ta karşı karşıya geldi. NTV Spor'dan canlı yayınlanan El Clasico'ya ev sahibi Barcelona damga vurdu.

BARÇA'DAN GOL ŞOV
Seyircisi önünde karşılaşmaya çok hızlı başlayan Barcelona, Xavi, Pedro, David Villa(2) ve Jeffren'nin kaydettiği gollerle bu dev maçı 5-0 gibi farklı bir skorla kazandı. Real Madrid bu sonuçla ligdeki ilk mağlubiyetini alırken, puanını 34'e çıkaran Barcelona ilk sıraya yerleşti. Uzun bir aradan sonra zirveden inen Real Madrid ise, 32 puanda kaldı.



Ballı Betüş’ten Nakit parası olmayan müşterilerine Kredi kartına 10 taksitle fuhuş @ 30-11-2010 02:04
Adana'da fuhuş yaptığı ve fuhuşa yer sağladığı iddiasıyla gözaltına alınan ‘Ballı Betüş’ lakaplı 28 yaşındaki B.K.’nın, nakit parası olmayan müşterilerine kredi kartına 10 taksit yaptığı ortaya çıktı.

Adana'da polis, kendisini çevresinde iş kadını olarak tanıtan B.K.’yı takibe aldı. Son model cipi, yazlık evi, oturduğu villası ve lüks bir semtte işyeri olan genç kadının, zengin müşterilere hizmet verdiği, isteyen kişilerle kokain partisi sonrası cinsel ilişki, isteyen kişilerle ise seks aletleri ile ilişkiye girdiği belirlendi.

500-750 TL arasında ücrete kredi kartına 10 taksit
B.K.’nın ayrıca lüks bir semtte açtığı iç giyim mağazasını çalıştırdığı ortaya çıktı. Genç kadının çevresinde, ‘arkadaşım’ diye tanıttığı kadınları da zengin işadamlarına 500- 750 lira arasında ücretlerle pazarladığı, nakit parası olmayanlara ise işyerindeki pos makinesinden kredi kartı ile para çekerek, 10 taksit yaptığı iddia edildi.

'Saatlik, seferlik, gecelik'
B.K.’nın isteyen kişilere kendini ve arkadaşlarını, ‘saatlik, seferlik ve gecelik’ adı altında pazarladığı, özellikle işlerin azaldığı Ramazan ayında normal fiyatının dörtte bir fiyatına fuhuş yaptıkları iddia edildi.

20 ayrı adrese baskın
Polis, yaptığı 6 aylık çalışmanın ardından geçen çarşamba günü, 20 ayrı adrese baskın yaparak, B.K.’nın da aralarında bulunduğu 11’i kadın, 14 kişiyi gözaltına aldı. Sorgulamalarda telekızların herkesle ilişkiye girmedikleri, tanıdığı kişilerin referansı ile buluştukları öğrenildi. Kadınların bazılarının telekızlık yaptığından ailesinin haberinin olmadığı, işe gider gibi sabah evden çıkıp akşam döndükleri iddia edildi. Şüpheliler, ifadelerin tamamlanmasının ardından, ‘Fuhşa yer sağlamak, fuhuş ve fuhşa aracılık etmek’ suçlaması ile adliyeye sevk edildi.

Nöbetçi mahkeme şüphelilerden B.K.’nın da aralarında bulunduğu 8 kişiyi tutukladı. Diğer şüpheliler ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı



Galatasaraylı Elano, bugün yeniden takıma katıldı. @ 07-10-2010 02:11
 
Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'de Ankaragücü ile yapacağı maçın hazırlıklarını sürdürdü.

Teknik direktör Frank Rijkaard’ın babasının vefatından dolayı Hollanda’da olması nedeniyle antrenör Johan Neeskens yönetiminde Florya Metin Oktay Tesisleri’nde basına kapalı olarak gerçekleştirilen antrenmanda, oyuncuların dayanıklılık ve kuvvet çalışmalarının ardından yarı sahada çift kale maç yaptıkları belirtildi.

EKSİK ÇALIŞTILAR
(A) Milli Takım’da bulunan Arda Turan, Sabri Sarıoğlu, Hakan Balta ve Servet Çetin, Ümit Milli Takım’daki Emre Çolak ve Serkan Kurtuluş, ülke milli maçlarına giden Harry Kewell, Zvjezdan Misimoviç ve Lorik Cana’nın katılmadığı antrenmanda, sakatlığı bulunan oyunculardan Milan Baros ile Gökhan Zan’ın sahada fizyoterapist eşliğinde koşulara devam ettikleri, Mehmet Batdal’ın kondisyoner Fatih Yıldız yönetiminde çalışmalarını sürdürdüğü, Lucas Neill’in tedavisine devam edildiği aktarıldı.

ELANO YENİDEN ANTRENMANDA
Sarı-kırmızılı takımda ailevi sorunları olduğu gerekçesiyle izin alarak ülkesine giden ve 1 gün gecikmeli olarak dün İstanbul’a dönen Brezilyalı yıldız Elano, bugün yeniden takıma katıldı.

Teknik direktör Frank Rijkaard’dan yeterince forma şansı bulamaması nedeniyle sıkıntılı olduğu bilinen Elano Blumer’in, bugün yapılan çalışmaya katıldığı öğrenilirken, kulübün resmi internet sitesinde oyuncuyla ilgili herhangi bir bilgiye yer verilmedi.

Galatasaray, yarın sabah yapacağı antrenmanla Ankaragücü maçının hazırlıklarını sürdürecek.



Deniz Çakır 3 ayrı sinema filminde sevişiyor - Video izle @ 07-10-2010 02:09

Deniz Çakır bu sezon 3 ayrı sinema filminde rol aldı izle.

Yaprak Dökümü'nün fettan güzeli Deniz Çakır, 'Kako Si?' ve '40' filmlerindeki ateşli sevişme sahneleriyle adından oldukça söz ettirecek..


'Yaprak Dökümü' dizisindeki 'Ferhunde' karakteriyle beğeni toplayan Deniz Çakır, bu sezon 'Kako Si?', '40' ve 'Ya Sonra' isimli üç ayrı sinema filmiyle izleyicinin karşısına çıkıyor. Çakır, 'Kako Si' ve '40' isimli filmlerin sevişme sahneleriyle damga vuruyor. Geçtiğimiz hafta vizyona giren 'Kako Si' filminde Çakır, Almanya'da büyüyen Selim'in (Atilla Öner) sevgilisi 'Lidya'yı oynuyor. Çakır'ın filmdeki cesur sahneleri dikkat çekiyor. Çakır, Ali Atay ve Yosi Mizrahi ile birlikte oynadığı '40' isimli filmde ise mutluluk arayışında olan İstanbullu genç bir kadını canlandırıyor. Filmin fragmanlarında Çakır'ın Yosi Mizrahi ile öpüşme sahnesi yer alıyor.

Kako Si Fragman



Türkiye Futbol Federasyonundan Arda Turan açıklaması. @ 07-10-2010 02:04
TFF Başkanı Mahmut Özgener Arda Turan'ın Almanya ve Azerbaycanm maçlarında forma giyemeyeceğini söyledi.

A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Guus Hiddink, Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener ile görüşerek, Arda Turan'ın Almanya ve Azerbaycan maçlarında oynamayacağını söyledi.



Apple'n liderliği yatırım piyasasında dengeleri de değiştirecek.. @ 07-10-2010 02:01

Apple teknolojide en değerli firma olabilir.

iPod, iTunes, iPhone, Apple TV ve iPad mucizeleriyle piyasa değerinde Microsoft’u geride bırakan Apple, şimdi gözünü zirveye çevirdi. Hedef, petrol devi Exxon’u geçerek S&P 500’de ilk sıraya oturmak. Apple hisseleri yüzde 24 daha yükselirse IBM’den 26 yıl sonra bir teknoloji şirketi dünyanın en değerli firması olacak.

Dünyanın en değerli şirketlerinin sıralandığı Standard and Poor’s 500 Endeksi’nde (S&P 500) ikinci sırada olan Apple adım adım birinciliğe doğru gidiyor. Şirketin bundan 10 yıl önce 7 dolar değerindeki hisseleri 282 doları aşmış durumda. Yani Apple’ın değeri son 10 yıl içinde 40 katına çıktı. Petrol devi Exxon Mobil hisseleri değerini korurken Apple hisselerinde yüzde 24’lük bir artış daha yaşanırsa Apple’ın piyasa değeri 60 milyar dolar daha artıyor ve Exxon’u geride bırakarak S&P 500’ün en değerli şirketi haline geliyor. Daha önce bu başarıyı 1984 yılında IBM yakalamıştı. Şu anda Apple’ın piyasa değeri 257 milyar dolar, Exxon Mobil’in piyasa değeri ise 318.7 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Apple hisseleri şirketin yeni sunduğu ürünlere yönelik yoğun ilgi nedeniyle yılbaşından bu yana yüzde 33.64 değer kazandı. Kriz nedeniyle daralan ekonomiler ve petrol fiyatlarındaki düşüş ise Exxon Mobil hisselerinin yılbaşından bu yana yüzde 8.9 gerilemesine neden oldu.

Dengeler değişecek
 Associated Press ajansına göre, yatırım kuruluşları portföylerine Apple’ın ağırlığını yansıtmak durumunda kalacak. Bu da Exxon’un ağırlığının düşmesi anlamına gelecek ki, bu durum Apple’ın yükselişini daha da hızlandıracak. Apple’ın tırmanışı piyasanın artık dev endüstriyel şirketlere olan talebin gerilemesinin en büyük göstergesi olarak yorumlanıyor. Artık yatırımcılar ortalama tüketicinin teknoloji ve eğlence sektörüne para harcamasını bekliyor. Bugün Apple piyasayı, interneti cebe sokarak domine ediyor.

Apple sıradan bir şirket olmadığını gösterdi. Mayıs ayında Microsoft’un üzerinden sıçrayarak ikinci sırayı elde etti. Uzmanlar, Apple’ın benzer bir hamleyi Exxon’a da 18 Ekim’de rakamlar açıklandıktan sonra yapmasını bekliyor. iTunes aracılığıyla yapılan satışlar Apple’ın gelirlerinin yüzde 8’ini oluşturuyor. Fakat şirket Apple TV ile oturma odasına girince bu miktar daha da artacak. Şirket aynı zamanda kişisel bilgisayar piyasasında da önemli bir konumda. Her yıl 300 milyon ürün satıyor ve Morningstar analisti Toan Tran’a göre iPad bu trendi daha da hızlandıracak: “İnsanlar iPad aldıkça ve buna alıştıkça, iPad benzeri cihazlar PC’lerin yerine geçecek”. Daha önce, General Motors, AT&T, General Electric, IBM dünyanın en değerli şirketi unvanına ulaşmıştı.

Exxon’un piyasa değeri 318.5 milyar dolar

Şirket Piyasa değeri

(milyar dolar)

Exxon Mobil 318.5

Apple 257.1

Microsoft 207

Wal-Mart 194

GE 173.9

AT&T 171.3

IMB 170.9

Procter and Gamble 170.7

Google 168.1

Oracle 136.5

Bank of America 134



Keçi boynuzunu hafife almayın, Keçiboynuzu sağlık deposu. @ 07-10-2010 01:58

Akciğer kanseri riskini azaltan keçiboynuzu tam bir şifa deposu.

Keçiboynuzu, akciğer kanseri riskini azaltması başta olmak üzere sayısız hastalığa şifa kaynağı. Uzmanlar keçiboynuzunun enerji değeri yüksek bir gıda olduğunu belirtirken potasyum ve kalsiyum içermesi nedeniyle çocukların zeka ve kemik gelişimine katkıda bulunduğunu da vurguluyor. Keçiboynuzunun diğer faydaları şöyle:

- Afrodizyak özelliği bulunuyor.
- Sperm sayısını artıyor.
- Kolesterolü düşürüyor. Bu nedenle kalp hastaları da rahatlıkla tüketebilir.
- Hafızayı ve dikkati artırıyor, sinir sistemine iyi geliyor.
- Akciğer kanser riskini azaltıyor.
- Nefes darlığı, astım, bronşit gibi rahatsızlıklara iyi geliyor.

Anavatanı Yunanistan, Fas, Tunus ve İsrail olan keçiboynuzu, Türkiye'de ise Akdeniz sahil şeridinde yetişiyor. Haziran - Temmuz aylarında olgunlaşmaya başlayan ve meyve rengi yeşilden kahverengiye dönüşen keçiboynuzu, kuruyuncaya kadar toplanmıyor. Hasadı ise eylül ayından aralık ayı sonuna kadar sürüyor.



Çıplak kovboy 2012 başkanlık seçimlerine aday... @ 07-10-2010 01:56

New York'un meşhur çıplak gityarcısı siyasete giriyor


New York’taki Times Meydanı’nda yıllardır yarı çıplak gitar çalarak para kazanan, hatta adını tescilleten “Çıplak Kovboy”, bugün yapacağı basın toplantısıyla 2012 başkanlık seçimlerine aday olacağını açıklayacak.

Gerçek adı Robert Burck olan Çıplak Kovboy, 2009’da da belediye başkanlığına aday olmuş, ancak daha sonra bürokrasiden şikâyet ederek geri çekilmişti.



MHP Ani’deki cuma namazını para vererek kıldı @ 07-10-2010 01:53
Devlet Bahçeli ve partililer tarafından Ani Harabeleri'nde kılınan namaz için para ödendiği ortaya çıktı.

MHP'nin Ani'deki bilet alarak kıldırdığı ortaya çıktı. MHP İstanbul Milletvekili Atila Kaya ve Kars İl Başkanı Oktay Aktaş, Ani'de namaz kılabilmek için yaşadıkları zorlukları şöyle anlattı: ''Kars Vali Vekili Muhammet Lütfi Kotan Ani Katadrali'nde toplu cuma namazı yasak. Kars Merkez'deki Fethiye Camisi'den namaz kılın dedi. Biz, Ani'de namazda ısrarlı olduk. Namazı kıldıracak imam için, mimber, ses düzeni ve cemaat için de halıfleks gerekiyordu. Ancak Kotan, 'Mihrap, ses düzeni ve halıfleksi sokturmam. Herks kendi seccadesini getirsin. Ama, organize, düzenli namaz kıldırmayız' dedi.

BAHÇELİ'DEN BİLET SORMAM AMA..
Sabahın erken saatlerinde mihrabı kurduk. Halıflaksleri serdik. 2005'te aynı yerde 102 kişilik Borusan Senfoni Orkestrası, eski katadral olan Fethiye Camisi'nde 1000. Yıl Konseri verilmiştir.  Buna bir şey demediler. Devlet, ayine açılan Akdamar ve Sümela'ya gelenlerden para almadı. Kotan, 'Sayın Bahçeli'den bilet sormam ama, geri kalan herkesin yolunu keser bileti olmayanı oraya sokmayız' dedi.  2 bin 500 lira karşılığı 500 kişilik toplu bilet aldık.''(Hürriyet)


Facebook'u uyaran Bakan Yıldırım, Youtube'den örnek verdi. Yıldırım'a göre bu yayıncılar kanunları takmıyor. @ 07-10-2010 01:41
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Youtube'den sonra Facebook'un da kapatılacağı iddialarıyla ilgili, işin arka planına bakılması gerektiğini belirterek, ''Arka planında 30 tane kapatma kararı var. Bu kapatma kararına karşı bu paylaşım sitesi hiçbir girişimde bulunmamış, bir üst mahkemeye gitmemiş'' dedi.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, CeBIT Bilişim Eurasia 2010 kapsamında Ekonomi Gazetecileri Derneği'nin düzenlediği KOBİ'ler, İletişim ve Bilişim konulu panelde yaptığı konuşmada, genellikle böyle büyük fuarların büyük dünya ve ülke markalarının gösterisine sahne olduğunu, CeBIT'e ise istihdamın yükünü taşıyan isimsiz kahramanlar olan KOBİ'lerin damgasını vurduğunu belirterek,

Bilişim sektörünün iki önemli özelliğinden birinin, çok hızlı gelişmesi bu nedenle düzenleyici otoritelerin gelişmeleri arkadan takip edebilmesi olarak tanımlayan Yıldırım, sektörün yalnız olduğunu söyleyerek bu konuda biraraya gelerek sinerji oluşturmaları gerektiğini ifade etti.

KAPATMA DAVALARI VAR ÜST MAHKEMEYE BAŞVURU YOK

Youtube'dan sonra Facebook'un da kapatılmasının gündeme gelmesine ilişkin bir soru üzerine Yıldırım, şunları kaydetti:

''Türkiye bir hukuk devleti. Yasama, yürütme, yargı var. Yargının yaptığı işlere yürütmenin müdahale etmesi asla söz konusu olmaz. Olayı sadece bir paylaşım sitesinin kapatılması gibi basite indirgemek doğru değil. İşin arka planına bakmanız lazım. Arka planında 30 tane kapatma kararı var. Bu kapatma kararına karşı, bu paylaşım sitesi hiçbir girişimde bulunmamış. Bir üst mahkemeye gitmemiş. Gelip idareyle konuşup çözüm cihetine gitmemiş. Başka ülkelerde yaptığı, uyduğu, tabi olduğu kanunları Türkiye'de yok saymış. Burası bir hukuk devleti. Burada hukuk herkes için işler. Yabancı, yerli farketmez. Bir Türkiye şirketi hangi hukuk sistemine tabiyse, burada hizmet veren, alışveriş yapan, para kazanan, yurt dışında bir şirket de olsa aynı hukuk sistemine tabi. Bizim istediğimiz çifte standart uygulanmamasıdır. İsrail'de, Almanya'da, Brezilya'da başka davranacaksınız, onların dediklerini yapacaksınız, Türkiye'ye gelince 'Ben yapmam' diyeceksiniz. Türk halkı bunu kabul etmez. Gerekirse kendi çözümünü de üretir.''

Yıldırım, bir üst mahkemeye başvurulması durumunda sorunun çözülebileceğini vurgulayarak, burada bir samimiyetsizlik gördüğünü dile getirdi.



Kaynak : http://www.internethaber.com/facebook-icin-tehlike-canlari-caliyor-299410h.htm#ixzz11c6nrnkQ


Başbakan Erdoğan, AB'ye halkın güveninin azaldığının anketlerle ortaya çıktığı bir ortamda, bakın AB'ye nasıl rest çekti? @ 07-10-2010 00:08
Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde yaptığı konuşmada iş dünyasına yönelik görüşlerini belirtirken, Avrupa Birliğine yönelik de çok sert açıklamalarda bulundu. 

AB'nin müzakere sürecini yavaşlattığını savunan Erdoğan, "Eğer Türkiye'yi istemiyorsanız çıkın bunu açıklayın, bizi oyalamayın" diye çıkıştı.

Erdoğan, AB'ye sert mesajlar gönderdiği konuşmasında, "Hayır biz sizi oyalamıyoruz' demek suretiyle kendilerine bazı formüller uyduruyorlar" diyerek dert yandı.

İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen 14. Uluslararası İş Forumu (IBF) Kongresinin açılışında konuşan Erdoğan, foruma başarılar dileyerek, 5 kıtadan, 65 ülkeden bu fuar ve forum için Türkiye'ye, İstanbul'a gelen tüm misafirleri selamladığını, bu uluslararası organizasyonu başarıyla yürüten, doğu, batı, kuzey ve güneyi her yıl büyük bir coşkuyla İstanbul'da buluşturan MÜSİAD'a, onun başkanına, yönetim kurulu üyelerine şahsı, ülkesi ve milleti adına şükranlarını sunduğunu ifade etti.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ FARKLI BİR DÖNEMİN BAŞLANGICI OLACAK

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “12 Eylül'de halkımızın takdiriyle gerçekleşen Anayasa değişikliği, demokratikleşme noktasındaki önemiyle paralel olarak, ekonominin önünün ve ufkunun açılmasında da inanıyorum ki farklı bir dönemin başlangıcı olacaktır” dedi.

BİR FİNCAN KAHVENİN KIRK YIL HATIRI VARDIR

65 ülkeden MÜSİAD'ın fuarına katılan misafirlerin, İstanbul'un, buluşturan, tanıştıran, kaynaştıran vasfını ve imkanlarını en iyi şekilde değerlendirmeleri dileğinde bulunan Erdoğan, “Burada yeni dostlukların kurulmasını, yeni işbirliklerinin oluşmasını, yeni ortaklıkların tesis edilmesini önemsiyor; bunların kalıcı olmasını temenni ediyorum” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

İstanbul'u merkez alarak, uçakla 3 saatlik bir mesafeyle ulaşacağınız geniş coğrafya, dünya nüfusunun en yoğun, dünya pazarlarının en canlı coğrafyasını teşkil ediyor. İstanbul, bizim de son dönemdeki yoğun gayretlerimiz neticesinde, uluslararası bir finans merkezi olma yönünde emin adımlarla ilerliyor.

Hızla büyüyen ekonomisiyle, hızla gelişen yatırım ortamıyla, iş gücüyle, coğrafi imkanlarıyla Türkiye, her yatırımcıyı, girişimciyi, Türkiye ve İstanbul üzerinden iş ilişkileri kurmak isteyen tüm işadamlarını ağırlamaktan büyük memnuniyet duymaktadır. Devletin ilgili tüm kurumları, ilgili bakanlıklarımız, MÜSİAD gibi sivil toplum örgütlerimiz, bizzat şahsıma bağlı olarak çalışan Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansımız, her an sizlere yardımcı olmak için seferber durumdadır.”

“Bir fincan kahvenin, kırk yıl hatırı vardır” sözünü hatırlatan Başbakan Erdoğan, katılımcılara, “Burada Türk kahvesini mutlaka tadın. En az bir fincan az şekerli, orta şekerli veya şekerli kahve mutlaka için. İnanıyorum ki, o zaman İstanbul, sizin için bir köprü şehir, bir aracı şehir değil, kendinizi evinizde hissettiğiniz, hissedeceğiniz ve huzurla yatırım yapacağınız, ticaret yapacağınız bir şehre dönüşecektir” diye seslendi.

ÇEVRE ÜLKELERLE İLİŞKİLER

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye üzerinden çarpıcı birkaç örnek sunmak istediğini ifade ederek, 2002 sonunda iktidara gelmelerinden hemen önce, uluslararası ilişkiler noktasında çevre ülkelerle ciddi sorunlar olduğunu, proaktif bir dış politika anlayışıyla, yapıcı bir tutumla, dostluğu, kardeşliği ve dayanışmayı öne çıkaran bir yaklaşımla tüm sorunların üzerine gittiklerini söyledi. Erdoğan, şunları kaydetti:

“Şu anda çevremizdeki hemen her ülkeyle iyi dostluk ilişkileri geliştirmiş, sorunları minimize etmiş, işbirliklerini ileri düzeylere taşımış, hatta aradaki vizeleri kaldırmış bir ülke konumundayız. Suriye, Lübnan, Libya, Ürdün, Rusya, Sırbistan ile vizeleri kaldırdık. Hem insanlarımızın hem iş adamlarımızın, arada engeller olmaksızın kucaklaşmasını sağladık.

Libya'ya, 2002 yılında 165 milyon dolar olan ihracatımız, 2009 sonunda 1 milyar 800 milyon dolara ulaştı. Yunanistan'a 590 milyon dolar olan ihracatımız, 1 milyar 634 milyon dolara ulaştı. Bulgaristan'a 380 milyon dolarlık ihracat yaparken, 2009'da 1 milyar 400 milyon dolar rakamına ulaştık. Rusya ile ihracatımız 1 milyar 200 dolardan, 3 milyar 200 dolara çıktı. Mısır'a ihracatımızı 326 milyon dolardan aldık, 2 milyar 620 milyon dolara, Suriye'ye ihracatımızı 267 milyon dolardan aldık, 1 milyar 425 milyon dolara yükselttik. Yine bu ülkelerden ithalatımızda da benzer oranlarda artışlar kaydettik. Dostluğun, dayanışmanın, diyaloğun bir neticesi olarak biz de kazandık, çevremizdeki ülkeler de kazandı.”



Kaynak : http://www.internethaber.com/erdogan-abye-nasil-rest-cekti-299324h.htm#ixzz11bj9IdyK


Sivas'ta 7 yaşındaki kız çocuğu, üç çocuğun tecavüzüne uğradı. Mağdure korkuyor tecavüzcüleri ise serbest! @ 06-10-2010 22:45
 
Sivas'ın Yıldızeli İlçesi'nde ilköğretim öğrencisi 7 yaşındaki G.T.'ye köyde bulunan ve 11- 14 yaşındaki arasında 3 çocuğun tecavüz ettiği öne sürülürken savcılık soruşturma başlattı.


İlçeye bağlı Yakacıkçavuşlu Köyü'nde oturan Nurettin-Gülten T. çiftinin 5 çocuğundan, sağ gözü görmeyen İlköğretim Okulu 1'inci sınıf öğrencisi G.T. 2 hafta önce köyde yapılan bir düğün sırasında iddiaya göre 11 yaşındaki M.Y., 13 yaşındaki A.Y. ve 14 yaşındaki T.Y. tarafından traktör garajına götürüldü. Burada küçük kızın ağzı ve ellerini tutan 3 çocuk G.T.'ye tecavüz etti.

Perişan halde eve giden küçük kız olanları annesi Gülten T.'ye anlattı. Duydukları karşısında şoka giren anne kızına banyo yaptırarak elbiselerindeki kanı temizledi. Olay, jandarmaya haber verildi. Köye gelen jandarma G.T. ile kendisine tecavüz ettiği öne sürülen M.Y., A.Y. ve T.Y.'nin ifadesini aldı. İfade işlemleri ardından G.T., Yıldızeli Devlet Hastanesi'ne götürülerek muayene ettirildi. Küçük kız daha sonra Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne getirilerek doktor kontrolünden geçti. Yapılan muayenede tecavüze uğradığı belirlendi. Sorguları ardından Yıldızeli Cumhuriyet Savcılığı'na çıkan ve suçlamaları kabul etmeyen 3 çocuk ifadelerinin alınmasından sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Tecavüzde bulunduğu öne sürülen çocuklardan A.Y. ve T.Y.'nin kardeş olduğu M.Y.'nin akrabaları olduğu belirtildi.

İstanbul'da bir inşaatta çalışan baba Nurettin T., gelen telefon üzerine köye döndüğünü belirtirken, "Telefon geldi, 'Çabuk gel oğlun hasta' dediler. Köye geldim ve bu olayı öğrendim. Bu olayın açığa çıkmasını istiyorum. Kapatmaya çalışıyorlar. Bu olayı kim yaptıysa açığa çıksın ve cezalarını çeksinler, aksi takdirde ben gerekeni yapacağım" diye konuştu.


Kaynak : http://www.internethaber.com/cocuklardan-igrenc-tecavuz-oyunu-299411h.htm#ixzz11bOLx7sC


Bayram tatili kaç gün olacak @ 06-10-2010 22:40

13 Kasım ve 14 Kasım Cumartesi ve Pazar'a denk geliyor. Pazartesi günü ise bayram arefesi. Onun ardından 16-17-18-19 Kasım da bayram tatili ve Cuma günü son buluyor. 20 ve 21 Kasım ise yine haftasonuna denk geliyor. Böylece bayram tatili 9 güne çıkıyor.


Dokuz günlük Kurban Bayramı, turizm sektörünün yüzünü güldürürken, tatilcilere de fırsat oldu. Bayrama yönelik tur satışlarına iki ay öncesinden başlayan turizm şirketleri turlarının büyük bir kısmını doldurdu. Turizmciler, taleplere yetişmek için ek uçak anlaşmaları yapıyor.

TUR ŞİRKETLERİ HAREKETE GEÇTİ
Referans Gazetesi'nden Sevgi Sayar Başaran'ın haberine göre; Kurban bayramında 15 bin kişiyi yurtdışına götüreceklerini belirten Pronto Tur Yönetim Kurulu Başkanı Ali Onaran, “Özellikle Avrupa turları çok sattı. Eylül ayı içinde tur satın alanlara kişi başı 50-100 avro arasında indirim yapıyorduk. Önceki günde indirimin son günüydü. Sadece bugün 1000 kişiye tur sattık” dedi. Baracuda Tur’un sahibi Cem Polatoğlu da, Kurban Bayramı tatili için daha bir ay olmasına rağmen turlarının çoğunun dolduğunu belirterek, “Yeni turlar açmak istiyoruz fakat uçaklarda yer bulma sorunu var. Tur şirketleri olarak yeni uçak anlaşmaları yapıyoruz. Bu da tabi daha önce aldığımızdan yüzde 20 daha pahalı oluyor. Bunu da fiyatlarımıza yansıtıyoruz” dedi.

BU YIL REKOR KIRILACAK
Bu yıl turizm sektörü açısından ‘kış dönemine denk gelen son uzun tatilolarak nitelendirilen Kurban Bayramı’nda rotayı yurtdışına kıran tatilcilerin gözdesi Avrupa, Çin, Vietnam, Kamboçya ve Güney Afrika turları. Bayram tatilinde 100 binden fazla kişinin yurtdışına çıkması bekleniyor.

Kurban Bayramı tatilinin turizm sektörü için son yılların en büyük rekorunu kırdırdığını belirten Pronto Tur’un Yönetim Kurulu Başkanı Ali Onaran, “Önceki gün turlardaki indirimimizin son günüydü. Toplam 650 bin avroluk satış yaptık. Bu bizim için de bir rekor” diye konuştu.



Kayseri’de bir tavuk 205 gram ağırlığında yumurtladı @ 06-10-2010 22:37
Kayseri'de bir çiftlikte, haftada bir 150 gramın üzerinde yumurta yumurtlayan tavuk, kendi rekorunu kırarak 205 gram yumurta yumurtladı

Kayseri Yumurta Üreticileri Birliği Başkanı İbrahim Afyon, birlik üyesi Mustafa Yalınoğlu’nun çiftliğinde bir tavuğun 205 gram ağırlığında yumurta yumurtladığını söyledi.

Bu ağırlıkta dünyanın en büyük tavuk yumurtasının Kayseri’de üretildiğini belirten Afyon, yumurtanın Guinness Rekorlar Kitabı’na girmesi için başvuruda bulunacaklarını duyurdu.

Afyon, dünyanın en büyük yumurtasının Belarus’da 168 gram olarak tescillendiğini ve Güney Kore’de de bir çiftçinin 180 gram ağırlığında yumurta ürettiğini ifade ederek, şunları anlattı: "Üyemizin çiftliğindeki bir tavuktan 150 ile 205 gram arasında değişen ağırlıklarda yumurta alınıyor. Haftada bir yumurtlayan bu tavuk en son 205 gram ağırlığında normalin 4 katı büyüklüğünde tek yumurta yumurtladı. Bunun fotoğrafını ve görüntüsünü aldık. Ancak, yumurtanın ağırlığı gün geçtikçe 201,6 grama kadar düştü. Şu an yumurtanın büyüklüğünün tescillenmesi için çalışıyoruz.

Ankara’da yapacağımız dünyanın en ağır omleti ile birlikte dünyanın en büyük yumurtası unvanını da Kayseri’ye kazandıracağız." Mustafa Yalınoğlu da çiftlikteki tavuk sayısının az olması nedeniyle daha iyi bakım yaptıklarını belirtti.

Yalın, bu bakım sayesinde bir tavuktan 205 gram ağırlığında yumurta aldıklarını ifade ederek, tavuğun haftada bir 150 gramın üzerinde yumurta yumurtladığını sözlerine ekledi.



Nihat Doğan'dan Kurtlar Vadisi ekibine Mavi Marmara tepkisi. @ 06-10-2010 22:34

Kurtlar Vadisi Filistin’in çekimleri kanlı Mavi Marmara baskınını da konu alarak devam ediyor.

Filmin bir kısmının yanması üzerine çekimleri tekrarlayan ekip, İskenderun’da Mavi Marmara gemisinde kalabalık figürasyon kadrosuyla baskını gerçekçi biçimde çekmeye çalıştı.

BENİM PROJEMDİ
Ancak Kurtlar Vadisi ekibinin Mavi Marmara baskınını filme almasına Habertürk’ü telefonla arayan Nihat Doğan tepki gösterdi. Bunun kendi projesi olduğunu ve 3 ay önce basına açıkladığını dile getiren sanatçı, artık işin büyüsünün kaçtığını düşünerek ‘Mavi Marmara-Baskın’ filmini çekmekten vazgeçtiğini söyledi.

3 AYDIR HAZIRLANIYORDUK
Doğan, “Projeye üç aydır hazırlanıyorduk. Onlar Filistin’de geçen bir film çekiyorlardı. Sonra Mavi Marmara baskınını da filmlerine dahil ettiler. Bu bir filmin içinde geçiştirilecek bir konu değildir. Bu hoş olmadı. Keşke arasalardı, senaryomuzu belki hibe ederdik. Kurt bildiklerimiz tilki çıktı” diye konuştu.

ÜÇ BEŞ KURUŞ İÇİN DEĞMEZ
“Yaptıkları kanuni olarak doğru olabilir ama etik olarak doğru değil” diyen Nihat Doğan, sözlerine şunları ekledi: “O gemi bizim için kutsaldı. Onlar da iyi ve başarılı bir ekip. Bu filmden iyi bir gişe çıkaracaklardır. Ama bu meseleyi küçük görmek anlamsız. Üç beş kuruş için değmez.”



Sıcaklıklar artıyor! Peki oruç tutarken nelere dikkat etmeliyiz? @ 08-08-2010 23:59
Ramazanın ilk orucu 11 Ağustos Çarşamba günü tutulacak. Uzmanlar bu yılki ramazanın ağustosa denk gelmesi nedeniyle, hem oruç süresinin uzunluğu, hem de kavurucu sıcaklar bakımından uyarıyor. Özellikle çalışanların dikkatli olmaları, sahur öğününü atlamamaları ve bol sıvı tüketmeleri gerektiğini belirten uzmanlar, kalp hastalarının da oruç tutmaması gerektiğinin altını çiziyor.
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Caner, bu yıl 16 saate kadar çıkacak oruç süresinin başta kalp hastaları olmak üzere böbrek, şeker, astım gibi kronik hastalığı bulunanlar için ciddi riskler taşıdığını söyledi. Sigara içen ve ailesinde kalp hastalığı geçirmiş olanlanların da potansiyel kalp hastası olduğunu hatırlatan Caner, bu kişiler için de oruç tutmanın sakıncalı olabileceğini belirtti.

Ani ölümler artabilir
Önümüzdeki hafta başlayacak Ramazan ayında ani ölümlerin artabileceğine dikkat çeken Prof. Caner, "Bu kadar uzun süre susuz kalmak kalbi ve tüm vücudu, metabolizmayı çok olumsuz şekilde etkiler" diyor.
Uzun süren orucun ağır işlerde çalışan insanlar için de risk taşıdığını ifade eden  Caner, şöyle devam ediyor: "Ağır beden işinde çalışan insanlar çok terliyorlar. Bu insan oruç tutuyorsa birden fenalaşabilir, kalp krizi geçirebilir, şoka girebilir, bayılabilir. Genç, sağlık sorunu bulunmayan, klimatize ortamda bulunan kişiler rahat koşullarda tutabilir. Bu da tabii kişilerin tercihine bağlı. İnancın getirdiği bir psikolojik rahatlık hali de var. Bu da insanları olumlu şekilde etkiliyor. Ancak oruç tutmaması gereken kişiler, tedavi gören ve potansiyel kalp hastaları, ağır işte çalışan insanlar... 16 saat güneşin altında çalışan insan komaya girer ve ölebilir."

Sahuru kesinlikle atlamayın
Amerikan Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölüm Sorumlusu Ayşe Korkmaz da bu yıl oldukça sıcak ve uzun geçecek oruç öncesinde sahur öğününün kesinlikle atlanmaması gerektiğini belirterek, şöyle diyor: "Sahurda sadece su içerek niyetlenmenin veya gece yatmadan önce yemek yemenin son derece zararlı olduğu unutulmamalıdır. Çünkü bu beslenme tarzı, yaklaşık 12 saat olan açlığı, ortalama 18 saate çıkarmaktadır. Bu da açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine ve buna bağlı olarak günün daha verimsiz geçmesine neden olmaktadır."
Sahurda ağır yiyeceklerden de kaçınılması gerektiğini belirten Korkmaz, tercih edilmesi gereken yiyecekleri de şöyle sıralıyor:

"Ya hafif bir kahvaltı yapılmalı ya da çorba, az yağlı yapılmış sebze ve zeytinyağlı yemeklerden oluşan bir öğün şekli tercih edilmelidir. Bu arada gün içerisinde çok sıvı kaybedildiği için sıvı dengesini düzenlemek de son derece önemlidir."
Uzun ve sıcak geçen orucun ardından iftara da dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çeken Korkmaz şöyle devam ediyor: "Günün ilk öğünü olan iftar, bir çorba ile açılmalı ve bir süre ara verildikten sonra yemeğe geçilmelidir. İftara peynir, zeytin gibi basit yiyeceklerle başlanarak, normal yemeğe bir süre sonra geçilmesi daha doğrudur. Başlangıç için beyne doygunluk hissi veren çorba en uygun yiyecektir."

İş kazalarına dikkat
Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Murat Topalan da Ramazan ayında iş kazalarına bağlı organ kopmalarının artabileceğini belirtti. Topalan, "Çalışan ve oruç tutanların sahura kalkıp düzenli beslenmeleri ve bol sıvı almaları gerekmektedir. Bu sıcak aylarda uzun süreli açlık ve susuzluğun dikkat dağılımına yol açabileceği göz önünde tutulmalıdır."


En uzunu ilk gün
Ramazanın ilk orucu, 11 Ağustos Çarşamba günü tutulacak. İlk gün oruç süresi İstanbul'da 15 saat 57 dakika, Ankara'da 15 saat 50 dakika, İzmir'de ise 15 saat 40 dakika olacak. İlk günden itibaren oruç süresi kısalmaya başlayacak. Ramazanın son gününde ise İstanbul'da oruç süresi 14 saat 25 dakika, Ankara'da 14 saat 32 dakika, İzmir'de ise  14 saat 55 dakika olacak.


DR. HASAN İNSEL'DEN SICAKLARLA BAŞA ÇIKMA REHBERİ

Günde 2-3 litre su içmek gerek

Sıcak havanın insan sağlığına etkileri neler?
En önemlisi su ve tuz kaybına neden olur. Bu kayıp yerine konmazsa çok zararlıdır. Nemin yüksekliği çok zararlı, çünkü nefes almayı zorlaştırıyor. Bilinenin aksine nem sabah ve akşam daha yüksektir. Nem, özellikle kalp, tansiyon gibi kronik hastalığı olanları zorlar, vücutları yokuş çıkar gibi çalışır. Su kaybı en çok kalp hastaları için tehlikelidir. Çünkü kanın akışkanlığını azaltır. Bu nedenle günde 2-3 litre su içmek gerekir. Susamadan su içmek en güzeli. Sıcakta spor yapmak da çok tehlikeli. Plajda koşmak veya voleybol oynamak, kalbe ve akciğerlere ekstra yük bindirir. Nem de eklenince şartlar daha ağırlaşır. Kalp ve damar hastalıklarına, sıcak çarpmasına neden olabilir. Ateş yükseldiğinde hemen doktora gidilmeli.

Her yaz başı klimalarınızı temizleyin

Klima ve vantilatörler sağlığı nasıl etkiliyor?
Temizlenmeyen klimaların içindeki mikroplar akciğer hastalığına davetiye çıkarır. Eğer üzerinizde ter emen bir kıyafet ya da içinizde atlet yoksa, direkt vücuda çarpan klimalar, kulunç girmesi dediğimiz kas tutulmasına neden olur. Arabaların klimaları çok ihmal ediliyor. Her yaz başı polen filtrelerini değiştirmek gerekir.

Çocuk deyip güneş gözlüksüz çıkartmayın

Dışarı çıkarken nasıl giyinmeli?
İnce giyinmek lazım elbette ama şapka takmak çok önemli. Sıkı ve yüksek topuklu ayakkabılar, enfeksiyona neden olur, ayak sağlığı için tehlikelidir. Saat 11.00 ve 15.00 arası kesinlikle güneşlenmemek lazım. Koruma faktörü yüksek de olsa güneş yağı en az iki saatte bir tekrar sürülmeli. Bir de çocukların gözleri önemli değilmiş gibi, gözlük takılmıyor. Oysa onların gözleri daha hassas.

Karpuz ye, su kaybını azalt

Aşırı sıcaklarda beslenme nasıl olmalı?
Sebze, tahıl ve meyvenin bol olduğu bir beslenme idealdir. Hayvansal yağlardan uzak durmak lazım, çünkü kanı kalınlaştırır. Akdeniz türü beslenmeyi tavsiye ederim. Her mevsimin meyve ve sebzeleri, vücudun o dönemdeki ihtiyaçlarını giderir. Örneğin karpuz, hem su kaybını giderir, hem incelmeyi sağlar.

Yaşlılar daha  çok risk altında

Çocuklar ve yaşlılar için alınması gereken özel önlemler neler?
Elbette. Çünkü en çok onlar risk altında. Çocukların vücutları zaten daha sıcaktır ve büyükler kadar terlemezler. Kolay kolay su da içmezler, ısrarla içirmek lazım. Çocukların ve yaşlıların vücudu ısıya göre ayarlama mekanizması, gelişkin değildir. Özellikle yaşlılar sıcaktan en büyük hasarı görür. Onlara çok çok dikkat etmek gerekir.

Milliyet


Anlaşmazlık bitti! Süper Lig'in yeni adı ne olacak? @ 08-08-2010 23:58
Süper Lig'in ismi hakkı konusunda bu yıla ilişkin opsiyon hakkını kullanma konusunda Digitürk ve Turkcell arasındaki yaşanan anlaşmazlıkta, düğümü Spor  Toto Teşkilat Başkanlığı'nın teklifi çözdü. Digitürk ile Spor Toto arasında sürdürülen isim hakkı sponsorluğunda büyük ölçüde anlaşmaya varıldığı, anlaşmanın pazartesi ya da salı günü imzalanacağı öğrenildi.

Spor Toto Teşkilat Başkanı Bekir Yunus Uçar, konuyla ilgili olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüklerini belirterek, ''İsim hakkı konusunda sayın başbakanımızdan olur aldık. Kendisi de bu gelişmenin ileride İddaa oyunun özelleştirmesi sürecinde marka değerini arttıracağını söyledi. Özelleştirmenin de böylece daha kolay olacağını ifade ettiler. Kısa bir süre içinde isim hakkı konusunda gelişmeler olacak. Hukukçularımız protokol taslağı üzerinde çalışıyor, aksi bir durum olmadığı takdirde, yıllık 25 milyon dolar karşılığında 5 yıl süreyle Süper Lig'in isim hakkı Spor Toto'da olacak'' diye konuştu.

TURKCELL'DEN BELGE BEKLENİYOR

Süper Lig ismi hakkını daha önce elinde bulunduran Turkcell ile yayıncı kuruluş arasındaki sorunun da böylece aşılmış olacak. Turkcell'in bugün muvafakat belgesini Digitürk ve Türkiye Futbol Federasyonu'na (TFF) vereceği öğrenildi.

Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv'in teşkilat yetkilileri görüştüğü, 1 yıl daha yayın hakkının kendilerinde olmasına karşın, Spor Toto için bu haklarından feragat edebileceklerini söylediği ifade edildi.

Hukukçuların çalışmaları sonrasında, aksi bir gelişme olmadığı takdirde, isim hakkı sözleşmesi, Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın belirleyeceği yer ve saatte, pazartesi veya salı günü imzalanacak.

Yayın hakkını alınca yeni arayışa girmişti

Digiturk, futbol liginin medya yayım haklarını Ocak 2010'da 2011-2014 arasındaki sezonlar için 321 milyon dolara aldıktan sonra ligin isim hakkını pazarlama hakkını da elde etmişti. 2005'ten beri Süper Lig'e ismini veren Turkcell, 2010-1011 sezonu için opsiyon hakkının kullanmak istediğini bildirince Digitürk ile aralarında anlaşmazlık çıkmıştı. Digitürk, yayın haklarını aldıktan sonra yayınlanacak maç sayısı haftada 9'a çıkacağı için bu sezonda gerekirse opsiyon hakkının karşılığını ödeyip yeniden hakkı satmak istiyordu. En son Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv önceki gün kendilerinden daha yüksek teklif verene 'hayırlı olsun' diyeceklerini açıklamıştı. Bu arada Spor Toto'nun dışında isim hakkı konusunda Vodafone'un da adı geçmişti.


Genç kız bekaretini açık artırmayla satışa çıkardı! @ 08-08-2010 23:56
Macaristan'da bir genç kız internet üzerinden açık artırmaya çıkardığı bekaretini 200 bin pounda (500 bin lira) bir İngiliz "alıcıya" sattı.

Önce eBay üzerinden yapılan satış daha sonra alışveriş sitesinin satışın gerçek mahiyetini keşfetmesiyle e-posta üzerinden yürütüldü.

Kendisini "Bayan Bahar" olarak tanıtan 18 yaşındaki kız blogunda, "Ailemin borçları var. Kredi borçlarımızı ödeyemiyoruz. Bu nedenle bekaretimi satışa çıkardım. Aslında bu para yeterli değil, yarısı vergiye gidecek. Ama bizi düze çıkarır. En son teklifi bir İngiliz ve İrlandalı yaptı. İngilizi seçtim ve şimdi İngiltere'ye geliyorum" dedi.


Diyet yaparken dikkat! Hangi içecekler kalori deposu? @ 08-08-2010 23:54
Diyet yaparken çok az insanın aklına içtiklerini denetlemek gelir. Oysa hangi içeceklerin kilo aldırdığını, hangilerinin aldırmadığını bilmek kilo vermeyi hızlandıracaktır.


İşte kilo aldıran içecekler:

Gazlı meyve suları: Meyve özlü gazlı meyve suları en başta kilo aldıran içeceklerden. Diyet olanları bile tercih edilmemeli.

Meyve suyu: Meyve suları da diyetinizi sabote edebilir. Uzmanlar yüzde 100 doğal meyve sularının tercih edilmesi gerektiği konusunda uyarıyor. Hem sağlıklı hem de gazlı içeceklerle kıyaslandığında daha az kilo aldırıyor. Yine de her zaman su tercih edilmeli.

Milkshake: Yoğurt, süt veya dondurmayla özleşmiş milkshake içmek istiyorsanız mutlaka evde kendiniz yapın. Böylece içeriğini denetleme şansına sahip olursunuz. Kilo almak istemiyorsanız diyet dondurma, yoğurt ve yağsız süt tercih edin.

Süt ve ayran: Yapılan son araştırmalar içeriğinde kalsiyum bulunan içeceklerin vücut için çok yararlı olduğunu ancak kilo vermek konusunda pek de yardımcı olmadığını ortaya koyuyor. Mutlaka yağsız olanları tercih edilmeli.

Enerji içecekleri: Enerji içeceklerine kalori bombaları dersek yanlış olmaz. Kesinlikle bırakılmalı, yerine su tercih edilmeli.

Kremalı aromalı kahve: Bir fincan aromalı veya kremalı kahve yaklaşık 570 kalori. Kahvenizi şekersiz sütsüz içemiyorsanız yağı azaltılmış süt ve tatlandırıcı tercih edin.

Şarap: Şarap da masum değil. İçmemek en iyisi.

Likör ve shot'lar: Kilo aldırdıkları kesin. Yine de içmek istiyorsanız maden sodası ile karıştırarak için.

Light bira: Bira da kalori yoğun içeceklerden. Light olanlarını tercih edin.


Tavsiye edilen içecekler:

Yeşil çay: İki günde bir yeşil çay içmek kilo vermeyi kolaylaştırıyor.

Domates suyu: Domates suyu çok yardımcı. Bir bardak domates suyu 80 kaloriyken bir bardak portakal suyu 160 kalori.

Kahve: Uzmanların her zaman önerdikleri içecek sütsüz şekersiz kahve. Kahveiyi bir antioksidan. Diyabet tip 2 hastalığına karşı iyi bir koruyucu.Aynı zamanda motivasyonun ve konsantrasyonun yüksek olmasında etkili.Günde 2-3 fincan içilebilir.

Su: Gazlı içeceklerin yerine su için. Ana öğünlerden önce 2 bardak su içmek, daha az yemenizi sağlıyor.


Okan Bayülgen'in eşi Şirin Ediger ilk kez konuştu! @ 08-08-2010 23:49
Türkçe ve İngilizce olarak yayınlanan online dergi Default'ın Genel Yayın Yönetmenliği'ni yapan Şirin Ediger, özel hayatıyla ilgili soruları yanıtladı. Ediger, "Aslında acayip derecede normal ve sıradan bir hayatımız var. Okan'la ikimiz pozitif insanlar değiliz, olaylara negatif tarafından bakıyoruz. Dışarıya da bu yüzümüzü gösteriyoruz galiba" dedi.

Online dergi fikri nasıl çıktı ortaya?

Fikir aslında Diagonal Fotoğraf Stüdyosu'nun. Orası genç ve profesyonel fotoğrafçıların buluşma yeri. Onlar da "Yeni isimleri hem Türkiye'ye hem dünyaya duyurmak için ne yapabiliriz" derken, online dergi fikrini oluşturmuşlar. Amacımız, her alandan sanatçılara, herhangi bir yönlendirme olmadan işlerini sergileyebilecekleri ortam hazırlamak.

Evde olup çocuk bakmaktan sıkıldığınız için mi iş hayatına hemen geri döndünüz?

Çocuktan sıkılan bir anne olamaz ama sadece çocuk bakan anne olmak da bence kadın için yeterli değil. Kadının içinde bir feminen taraf var, bir de anne. İkisi bazen kavga ediyor, bazen çok iyi anlaşıyor.

Kız çocuk annesi olmak nasıl bir duygu?

Hep istiyordum kızım olmasını. Okan da çok istiyordu, ama kız olacağını öğrenince "Keşke erkek olsaydı" dedi, şoke oldum. Fakat İstanbul doğunca çok mutlu oldu. 11 aylık bir bebeğe kız-erkek gözüyle bakamıyorsunuz. İlerisi için hayallerim var; kadın olarak onunla paylaşabileceklerim sonsuz.

Dışarıdan bakınca ailecek farklıymışsınız, her şeye karşıymışsınız gibi bir imajınız var. Hiç mi normal şeyler yapmıyorsunuz, mesela elinize çekirdekleri alıp Türk filmi izlemiyor musunuz?

Aslında acayip derecede normal ve sıradan bir hayatımız var. Okan'la ikimiz pozitif insanlar değiliz, olaylara negatif tarafından bakıyoruz. Dışarıya da bu yüzümüzü gösteriyoruz galiba. Çekirdek çitlemiyoruz ama mısır haşlayıp yiyoruz, dişlerimizin arasında parçalar kalarak... Büyüklerimize karşı tüm ritülleri gerçekleştiriyoruz.

Okan Bayülgen'in hep "Reyhan, Reyhan" demesi, sağ kolu Reyhan'ın eşinizi sizden daha çok tanıması sizi kızdırmıyor mu?

Hiçbir şekilde rahatsız etmiyor. Reyhan zaten benden çok önce de vardı ve her zaman da hayatımızda olacak. Dünyadaki en sabırlı ve en muhteşem kadınlardan biri. Kıskançlık aklıma bile gelmez.

OKAN'IN EVDE KALARAK GETİRECEĞİ BİR ARTIK YOK

Okan Bayülgen sanki çocuktan sonra daha çok çalışmaya başladı, bu sizi rahatsız etmedi mi?

Hayır, babalarda öyle bir etki oluyor. Daha fazla maddi imkân, ün, başarı isteği değil bu. Elinden gelenin daha da iyisini yapma isteği. Kızımızla ben ilgileniyorum, Okan'ın evde daha fazla kalarak getirebileceği bir artı yok. İşini ve sanatını icra edebilmesi ikimizi de çok mutlu ediyor.

"Herkes kendi hayatını yaşasın" diyorsunuz ama şimdiden kızınız Fransızca öğrensin istiyorsunuz. Çocuğun hayatını şekillendirmek değil mi bu?

Yapmaya çalıştığım şey, ona imkânlar hazırlamak ve seçmesi için zemin oluşturmak. İstediğini ifade edebildiğinde, biz de elimizden geldiğince onun kararlarına saygı duymaya çalışacağız.

ÇOCUKTAN SONRA İLİŞKİMİZ DEĞİŞTİ

Anne olmak sizi değiştirdi mi?

İnanılmaz değiştirdi. Artık sürekli bir adım sonrasını düşünmek zorundayım. Her güne yeni bir artıyla başlaman lazım. Bunların hepsi aslında iş hayatında da başarıya götüren unsurlar. Annelik; sabır, inanılmaz bir mutluluk gibi duygular kattı bana. Şuna benzetiyorum: Yeni bir şey aldığınızda sabah mutlu kalkıp onun başına gidersiniz, çocuk da öyle, "İçeride güzel bir şey var, hemen başına gitmem lazım" duygusu yaratıyor.

İlişkinizi değiştirdi mi peki?

Evet, daha kendi içine kapalı bir ilişkiye dönüştü. Ortak bir şey yaratmış olmanın verdiği motivasyon ve mutluluk var. Daha güçlü, daha sağlam bir ilişkiye dönüşüyor.

YENİ SANATÇILAR MODA İKONU GİBİ

Eskiden sanatçı dendiğinde, maddi durumu çok da iyi olmayan, içine kapalı kişiler gelirdi akla. Şimdi tam tersi bir imaj görüyoruz. Sanat artık daha lüks bir şey mi?

Bobo denen bohem-burjuva kavramı var ya, tam da o. Dıştan bohem ve grunge bir izlenim yaratılıyor ama hayat tarzı A+. Dünyada da bu böyle. Belli başlı isimler var, herkes onların peşinde. Halbuki muadil işler yapabilecek gençler var, onlara ulaşılamıyor. Sanatçılar belli bir yere kadar zorlanıyor ama eşiği geçtikten sonra adeta bir moda ikonu oluyorlar. Bu çok adaletli mi bilmiyorum ama, dünyada sanatçı profili gerçekten değişti. "Yaşarken çok zorluk çekti, ölünce değeri anlaşıldı" mefhumu geçmişte kaldı. Bir de, sanatçıların kendilerini gösterebilecekleri çok fazla platform var artık. Bir kere oralarda bulunduktan sonra markalarla işbirliği yapmaya, on-line dünyada çok tanınmaya başlıyorlar. Alternatif bir iş yaparken popüler kültürün parçası haline geliyorlar.

ŞU SIRALAR EN NEFRET ETTİĞİ 3 ŞEY

Genel tatil kavramı ve bu sene yükselen tekne tatili.

Yeni doğum yapmış annelerin çocuklarıyla plajda poz vermesine gıcık oluyorum; "Doğum yaptı ama kilolarını verdi." "Bakın popom, bakın karnım" gibi gösteriş hali beni irite ediyor.

Çocukla emir kipiyle konuşmayacağım diye, lafı dolandırıp yine emirli konuşmaktan nefret ediyorum. "Onu oraya koymayacağız değil mi İstanbul" gibi... Pedagog çok güzel bir şey önerdi: Ne yapılmaması gerektiğini değil, ne yapılması gerektiğini söylemek. 

Habertürk/Heja Bozyel


Bu haber Galatasaray'ı sarsacak! Arda Turan gidiyor mu? @ 08-08-2010 23:47
İddia şu: Adnan Polat, İtalya seyahatinde Milan ile Arda
için masaya oturup 14 milyon Euro'ya anlaştı.. Milli yıldız, en geç 1 hafta içinde İtalya'ya transfer oluyor.. Arda'yı isteyenlerden biri de Liverpool..

YAŞADIĞI mali sıkıntı nedeniyle Mehmet Topal ve Keita'yı satan, Caner'i 2.5 milyon Euro'luk bonservisi nedeniyle F.Bahçe'ye kaptıran, Elano'yu göndermek için 1 aydır İtalyan kulüpleriyle pazarlık halinde bulunan G.Saray'ın kulislerinde taraftarı şoke edecek bir transfer söylentisi dolaşıyor..

GEÇEN sezon sonundan itibaren Avrupa'ya transfer olmak istediğini açıklayan Arda Turan, iddialara göre 15 Ağustos'taki ilk Süper Lig maçına kadar İtalya veya İngiltere'ye gidecek.. Bu iddianın sahiplerine göre, sarı-kırmızılı kulübün başkanı Adnan Polat geçen hafta sadece Ledesma ve Baptista transferlerini gerçekleştirmek üzere gitmedi İtalya'ya.. Polat'ın ziyaretinin diğer sebebi de Arda'yı transfer listesine alan Milan ile görüşmekti.. Kadrosunu gençleştirmeye çalışan Milan'ın Elano'dan önce Arda ile ilgilendiği ve teklifini 14 milyon Euro'ya kadar çıkardığı öne sürülüyor..

BAŞKAN Polat'a yakın kaynaklara göre transferin en geç 1 hafta içinde bitme ihtimali her geçen gün yükselirken, Arda'ya başka talipler de var. Milan dışında İtalya şampiyonu Inter, Fransa şampiyonu Marsilya ve Roy Hodgson'a emanet edilen, Trabzonspor'un Avrupa Ligi'ndeki rakibi Liverpool da Arda'yı isteyen kulüpler arasında. G.Saray Kaptanı'nın Marsilya ve Inter'e sıcak bakmadığı; seçimini Milan ile Liverpool arasında yapmak istediği de sızan bilgilerden biri. Bu iki kulüp de 3 milyon Euro'dan 4'er yıllık kontrat öneriyor Arda'ya.

ARDA NE DİYOR?

BU bilgileri teyit etmek için önce Arda'ya sorduk.. Sadece "Benim haberim yok, menajerim böyle bir bilgi iletmedi" ifadesini kullandı.. Menajer Ahmet Bulut ise "Arda için şu anda görüştüğümüz kulüpler var ama size isimlerini söyleyemem.. Çok yakında herşey netleşir" dedi.. "Çok yakında herşey netleşir" sözü bize bu transferin gerçekleşme ihtimali bulunduğunu gösteren bir veri.. Bakalım, herşey 1 hafta içinde nasıl gelişecek?

NE DEDİLER?

ARDA: Benim haberim yok
MENAJER BULUT: Evet, görüştüğümüz kulüpler var

Ledesma artık günleri sayıyor

Rijkaard, Arjantinli yıldızı Cana'nın partneri yapacak.

G.Saray, Cristian Ledesma ve Lazio'yla her konuda anlaştı. Elano satılınca, 27 yaşındaki futbolcu Türkiye'ye gelecek.

G.SARAY'DA teknik direktör Rijkaard'ın en önemli isteklerinden biri daha yerine getirildi ve sarı-kırmızılılar ikinci ön libero olarak Cristian Ledesma ve kulübü Lazio ile her konuda anlaştı. G.Saray Başkanı Adnan Polat ve menajer Ali Güven, 2 kez İtalya'ya gidip, uzun süren pazarlıklar sonucunda hem Arjantinli yıldız, hem de İtalyan kulübüyle söz kesti.

BU bilgi Hollandalı hocaya Belgrad'da iletilirken, tecrübeli çalıştırıcı Ledesma transferi nedeniyle büyük mutluluk yaşıyor. Nedeni ise orta sahayı 3 oyuncuyla kuracak olan Rijkaard'ın Cana'nın yanına aradığı kesiciyi bulmuş olması.

HERNANES'İ ALDILAR

TRANSFERİN gerçekleştiğine dair bir somut bilgi ise Lazio cephesinden geldi. Başkent temsilcisi, Ledesma'nın yerine Sao Paulo'dan Brezilyalı orta saha oyuncusu Hernanes'i transfer etti.

PEKİ Ledesma neden hâlâ Türkiye'ye gelmiyor? Sebebi şu: G.Saray nakit arıyor. Fakat bu sorunun çözümü var, o da Elano'nun satışı. Sarı-kırmızılılar, Milan'la yaptığı pazarlıklarda 'tok satıcı' rolünde ve Dünya Kupası'nda değerini katlayan Sambacı'dan olabildiğince yüksek gelir elde etmeye çalışıyor.

Adalesi yırtılan Pino 1.5 ay yok

G.SARAY'IN yeni transferi Juan Pablo Pino, 1.5 ay sahalardan uzak kalacak. Belgrad ile oynanan maçta sakatlık geçiren ve ağrısı nedeniyle dünkü çalışmaya katılmayan Kolombiyalı futbolcunun sağ üst adalesinde yırtık tespit edildi.

GENÇ oyuncu MR sonuçları alınmadan önce yaptığı açıklamada "Takım arkadaşlarımı, onların tarzlarını tanıyorum. Takıma git gide adapte oluyorum. Zamanla her şeyin iyiye gideceğini düşünüyorum" demişti.

Forma satılır diye Julio Baptista

TRANSFER çalışmalarını sürdüren ve ofansif orta saha konusunda Rosicky ile Baptista arasında tercih yapacak G.Saray'da, yönetimin tercihi olan Baptista'nın ismi ağırlık kazandı. Nedeni ise Baptista'nın, Rosicky'ye göre daha meşhur olması. Yönetim, Brezilyalı yıldızı forma ve kombine satışlarına da olumlu yönde katkı yapacak olması nedeniyle istiyor.

RIJKAARD'IN Çek yıldız Rosicky'yi istemesinin nedeni ise Ledesma ve Cana'nın önünde teknik kapasitesi çok yüksek bir isme görev vermeyi düşünmesi.

Milan'dan gelecek, Başkent'e gidecek

ELANO'NUN satışı konusunda Milan'la görüşmelerini sürdüren G.Saray, bu oyuncudan en az 10 milyon Euro gelir bekliyor. İtalyan ekibiyle pazarlık kapısını 12 milyon Euro'dan açan sarı-kırmızılılara, Milan ise şu ana kadar 9 milyon Euro önerdi. Ancak G.Saray bir şekilde Elano'yu Milan'a gönderecek ve gelecek parayı Ledesma ve Baptista transferinde kullanacak. Ledesma için Lazio'ya 4 milyon Euro civarında bir bonservis ödemesi beklenen G.Saray, Baptista için de Roma'ya 4-5 milyon Euro arasında bir rakam ödeyecek. Yani G.Saray parayı Milano'dan alacak ve İtalya'nın Başkenti Roma'nın iki ekibine gönderecek.

Vatan

Bahçeli'den Erdoğan'a: ''Tıpış tıpış Yüce Divan'a gidecek'' @ 08-08-2010 23:44

Devlet Bahçeli Kırşehir'de katıldığı referanduma 'hayır' mitinginde Başbakan Erdoğan'a yüklendi.



Kırşehir'de referanduma 'hayır' mitinginde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yüklenen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Milletten aldığım destek gerçekleşirse, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı yüce divana götürmezsem namerdim. Başbakan Gediktepe'de çöktüğün gibi yüce divanda da çökeceksin" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kırşehir'de düzenlediği mitingde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yüklendi. Ülkeyi karış karış gezerek referanduma 'hayır' mitingini sürdüren MHP lideri Bahçeli, Kırşehir meydanında yaklaşık 200 partiliye hitaben yaptığı konuşmasında halktan 'hayır' sözü aldı. Bahçeli, "Yeni anayasa değişikliğinin bu şekide çıkmayacağını defalarca hatırlatmamıza, öneriler sunmamıza rağmen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve dar bir kadro, bu değişiklik üzerinde ısrar etmiştir. 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak olan halk oylaması, inatla dar kadro ile uzlaşma zemini hazırlamadan Başbakan Recep tayyip Erdoğan'ın kibiri ile gerçekleştirilen bir anayasa değişikliğinin sunulması günüdür. Bu anayasa Türkiye'nin anayasası değil, Recep Tayyip Erdoğan anayasasıdır" dedi.

Yeni anayasa ile PKK'nın siyasallaşma anahtarının açılacağını söyleyen Bahçeli, "Her gün bir Mehmetçik şehit oluyor, amansızca terörle mücadele veriyor siz ise çıkmışsınız PKK'nın siyasallaşmasını sağlayan ihanete imza atıyorsunuz. Bu olacak iş değil" ifadelerini kullandı.

YAŞ kararları ile ilgili konuşan MHP Lideri Bahçeli, "YAŞ kararları ile TSK'nın yönetim komuta kademesini bazı amaçlar için ne gerekiyorsa onu yaparak Türkiye'yi bir çıkmaza sokuyorlar. silahlı kuvvetlerdin hepsini sorgulamaya yöneltiyorlar. Sana ayıklama diyen yok ancak silahlı kuvvetleri yargıda oynadığın oyun gibi yıpratma ve oynama" şeklinde konuştu.

GEDİKTEPE'DE ÇÖKTÜĞÜN GİBİ YÜCE DİVAN'DA ÇÖKECEKSİN
Milletten aldığı desteğin gerçekleşmesi halinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı yüce divana göndereceğine söz veren MHP Lideri Bahçeli, "Başbakan iktidar değişikliğinde tıpış tıpış yüce divana gidecektir. Bugüne kadar yaptığın yolsuzluğun, saltanatların hesabını vereceğin günü korkusuyla anayasa mahkemesini AK Partileşmeye, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun yandaş haline getirmeye gayret gösteriyorsun.

Başbakan çıkmış alaylı alaylı 'beni yüce divana götüreceklermiş, biz beyaz gömleği giydik' diyor. Sayın Başbakan sen eskiden de milli görüş gömleğini giymiştin. Giydiğin yeni tişörtünün önünde AB arkasında ise ABD yazıyor. Şimdi kalkıyorsun yiğitlik taslıyorsun. Milletten aldığım destek gerçekleşirse seni yüce divana götürmezsem namerdim. Yüce divan yolunda çökeceksin aynen Gediktepe'de çöktüğün gibi" dedi.



..::HABERFARESİ::..

Gönderilme: 27.10.2007
Bakılma: 645
Kategori: Genel
Etiket: haber kadin makyaj oyun hava sex durumu chat sohbet yasam kultur sanat tarih bilim teknoloji futbol galatasaray fenerbahce besiktas trabzonspor download imkb borsa altin doviz dolar euro mp3 muzik online puan mac sonucu idda iddaa sms lolita kizlar sozluk inilizce radyo sinema canli tv izle bedava yuklemeden seyret son dakika haberler altiliganyan atyarisi kuran dinle depremler erzincan istanbul izmir ankara antalya bursa bekki erol amerika almanya vize seyahat yollari otobus firmalari bilet al turk asp cgi php sql html ders dersler iletisim forum ilan uyelik giris-aradiginiz-her-sey-buradah magazin spor giris

Paylaş
Rapor Et


Benzer RSSler
Genel - UtQweb.com - BLOG
Gönderilme: 27.10.2007
Bakılma: 238
Genel - türkiyedeki doğu illeri
Gönderilme: 27.10.2007
Bakılma: 307
Genel - bembi'nin moda, tasarım, dekorasyon, doğa vs blogu
Gönderilme: 27.10.2007
Bakılma: 366
   
Olmazmi.com