Türk kimyageri yeni bir mineral keşfetti @ 29-10-2008 11:45
İTÜ Kimya Mühendisliği mezunu Elif Genceli, Hollanda’da Delft Teknik Üniversitesi’ndeki doktora çalışması sırasında bir ilke imza attı.İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Kimya Mühendisliği mezunu olan ve halen Hollanda’da Delft Teknik Üniversitesi’nde kimya mühendisi olarak görev yapan Dr. Elif Genceli, doktora çalışması sırasında, Antartika buzulunda adını “Meridianiite” verdiği yeni bir mineral keşfederek uluslararası literatüre girdi.
Dr. Genceli, adını “Meridianiite” koyduğu ve formülü “MgSO4
11H2O” olan ve International Mineral Association’dan (IMA) onay alarak literatüre giren mineralin hikayesini şöyle anlattı:
“2005 yılında, MgSO4’ün (Magnezyum sülfat) düşük sıcaklıktaki molekül yapısı ‘MgSO4
11H2O’nun bilimsel literatürde hatalı kayıtlı olduğunu bulmuştum. Molekülün mineral olduğunun ispatı için dünya üzerinde herhangi bir yerde doğal olarak oluştuğunun kanıtlanması gerekiyordu. Yaptığım araştırmada bunun Antartika buzulunda olabileceğini düşündüm. 2007 yılı Ocak ayında Japonya’ya gittim, orada Antartika buzulunda ve Hokkaido Adası-Saroma Gölü’ndeki deniz tuzunda bu minerali buldum.”
Japonya’dan Hollanda’ya dönünce IMA’ya buluşa ilişkin bir teklif götürdüğünü anlatan Dr. Genceli, aynı zamanda NASA için çalışan Prof. Dr. Ron Peterson adlı araştırma.. ( devamı )
Bebeğin odasına vantilatör koyun @ 07-10-2008 20:11
ABD’de yapılan bir araştırma, havasız bir bebek odasına yerleştirilen vantilatörün ani bebek ölümleri riskini azaltabileceğini ortaya koydu.
Özel bir kuruluş olan Kaiser Permanente araştırmacılarından Dr. Kimberly Coleman-Phox, iyi havalandırılmış bir odayla (1 aylık ile 1 yaş arasındaki bebek ölümlerinin birinci nedeni olan) ani bebek ölümü sendromu riski arasındaki olası bağlantının yeterince incelenmediğini söyledi.
Bebekleri ani bebek ölümü sendromu yüzünden ölen 185 anne ve rastgele seçilmiş bebek sahibi 312 anneden bilgi toplayan Coleman-Phox, bu kadınlara, vantilatör, emzik kullanıp kullanmadıkları, uyuduğu zaman bebeklerinin odasının camının açık olup olmadığı, yatak şiltelerinin ölçüleri, kullanılan yastık tipi ve sayısı ve oda sıcaklığı gibi sorular yöneltildiğini anlattı.
Araştırma sonucunda, odasında vantilatör bulunan bebeklerdeki beşik ölümleri riskinin vantilatörsüz odada uyuyan bebeklere nazaran yüzde 72 daha azalattığının ortaya çıktığı belirtildi.
Odanın yeterince havalandırılmamasının, bebeğin burnu ve ağzı etrafındaki karbondioksit toplanmasını kolaylaştırabileceği, bunun da bebeğin yeniden karbondioksit soluması riskini artırabileceği belirtilen araştırmada, odadaki hava dolaşımının ani bebek.. ( devamı )
Körlükle bağlantılı bir gen mutasyonu keşfedildi @ 07-10-2008 20:10
İngiliz bilim adamları, körlüğün en yaygın nedenlerinden biriyle bağlantılı bir gen mutasyonu keşfetti. Bu keşfin, körlük tedavisinde umut olacağı belirtiliyor.
Southampton Üniversitesi’nden Sarah Ennis ve Andrew Lotery, Lancet dergisinde yayımlanan raporlarında, Serping1 adlı bir genin içinde yaşla bağlantılı makula dejenerasyonuyla (AMD) ilişkili 6 değişke (varyant) bulduklarını bildirdi.
İngiliz bilim adamları, bu buluşlarının, körlüğün tedavisine giden yolu açabilecek AMD genetiğinin anlaşılmasına daha da yardımcı olacağını kaydetti.
Retinanın merkezindeki bir bölge olan makulanın hassas hücrelerinin zarar görmesi anlamına gelen AMD, insanlar yaşlandıkça ortaya çıkıyor. Hastaların yaklaşık yüzde 90’ının da AMD’nin şimdilik tedavisi olmayan kuru versiyonuna rastlanıyor. AMD’nin, küçük kan damarlarının retina ile gözün arkasında oluştuğu ıslak versiyonu ise günümüzdeki ilaçlarla tedavi edilebiliyor.
ntvmsnbc.. ( devamı )
7,7 km derinde yaşayan balıklar keşfedildi @ 07-10-2008 20:09
İngiliz-Japon bilim adamlarından oluşan araştırma ekibi, Japonya’nın Pasifik açıklarında 7,7 kilometre derinliğinde uzaktan kumandalı cihazlarıyla yaptığı taramada “Pseudoliparis amblystomopsis” adı verilen balıkları tespit etti ve filme çekti.
İngiliz ve Japon bilim adamları, beklenmedik derinlikte yaşayan balıklar keşfetti.
Okyanusun karanlık derinliklerinde yaşamlarını sürdüren bu balıkların boylarının 30 santimetre olduğu belirtildi. Balıkların okyanusun bu kadar derinliğinde ve karanlıkta enerjilerini korumak için hareketsiz olması beklenirken, bunların son derece hareketli olduğunu gözlemleyen bilim adamları, bunun şaşırtıcı bir durum olduğunu bildirdi. Faal bir şekilde yüzen ve beslenen balıkların 17 tane olmasını ise bilim adamları, balıkların bir aile olabileceği şeklinde değerlendirdi.
Balıkların titreşimler sayesinde karanlıkta yolunu ve yiyeceğini bulabildiğini belirten bilim adamları, bu tür balıkların yüzeye çıkartıldıklarında yaşama şanslarının azaldığına dikkat çekti.
Aberdeen Üniversitesinden bilim adamı Monty Priede, keşfettikleri bu derin su balıklarının “umulmayacak kadar şirin olduğunu” ifade etti.
Bugüne kadar hiç kimsenin bu kadar derinliğe bakmadığını ve bu kadar derinlikte neyle karşılaşılacağının bilinmediğini belirten aynı üni.. ( devamı )
Nobel Fizik Ödüllerine Japon damgası @ 07-10-2008 20:07
Japon bilim adamları Makoto Kobayaşi ve Toşihide Maskawa ile ABD’li bilim adamı Yoichiro Nambu, 2008 Nobel Fizik Ödülünü kazandı.
2008 Nobel Fizik Ödülleri sahiplerini buldu. Ödüller atom fiziğinde kendiliğinden kırılan simetri olarak adlandırılan mekanizmayı keşfinden dolayı ABD’li bilim adamı Yoichiro Nambu ile doğada maddenin en küçük parçasının en az üç familyasının varlığını tahmin eden kırılmış simetrinin kökenini keşifleri nedeniyle Japon bilim adamları Makoto Kobayaşi ve Toşihide Maskawa’ya verildi.
Bilim adamları yaptıkları ayrı çalışmalarla, ani kırılma simetrisi olarak anılan mekanizma aracılığıyla evrenin neden karşı maddeden değil, çoğunlukla maddeden oluştuğunun anlaşılmasına yardımcı oldular.
Chicago Üniversitesi Öğretim Üyesi Nambu ve Japon bilim adamları Kobayaşi ile Maskava, parçacık fiziğinde maddenin en küçük iki yapı taşından biri olan “kuark”ların varlığını ve haraketini anlamaya yardımcı olan çalışmalar yaptı.
Japon bilim adamları da doğada maddenin esası olarak bilinen en az 3 zerreciğin varlığını öngören Kırık Simetrinin Kökeninin Keşfi çalışmasıyla bu yılki Nobel fizik ödülüne layık görüldü.
Nambu, ani kırılma simetrisi mek.. ( devamı )
Türk Telekom yurt dışı internet hızını artırdı @ 11-09-2008 14:07
Türk Telekom, yurt dışı internet çıkış hızını artırdı.
Türk Telekom, Türkiye’de internet bağlantısının hızlanması ve yurt dışı merkezli internet sitelerine erişimin kolaylaşması için 2005 yılında 33,6 Gbps olan internet yurt dışı çıkış hızını bugün itibariyle 184 Gbps’ye çıkardı.
Sağlanan hız artışı sayesinde yüksek trafik alan Google, Yahoo, MSN ve Facebook gibi sitelere, internetin en yoğun kullanıldığı dönemlerde dahi yüklenme yaşanmadan erişim sağlanacağını vurgulayan yetkililer, ayrıca birbirinden farklı güzergahlardan alınan internet bağlantısı ile yedeklemeler yapılarak internet kesintilerin de engelleneceğini ifade etti.
.. ( devamı )
Sony, 440 bin Vaio’yu geri çağırıyor @ 10-09-2008 12:18
Sony, aşırı ısındıkları gerekçesiyle dünya genelinde 440 bin dizüstü bilgisayarı toplatma kararı aldı. ABD’de bir kullanıcının hafif derecede yanık şikayetiyle başvuru yaptığı, ardından 10’u aşkın kullanıcıdan da benzer şikayetler geldiği belirtildi...
Sony, kablo döşeme sistemindeki bir sorun nedeniyle dünya genelinde 440 bin adet Vaio modeli dizüstü bilgisayarı geri çağıracak.
Sony, Mayıs 2007-Temmuz 2008 arasında üretilen modellerindeki kablo döşeme sistemindeki bir hatanın aşırı ısınmaya sebep olduğu, bu durumun kısa devre ihtimalini artırdığını açıkladı.
ABD’de bir kullanıcının hafif derecede yanık şikayetiyle başvuru yaptığı, ardından 10’u aşkın kullanıcıdan da benzer şikayetler geldiği belirtiliyor. Bu hataya yönelik bir çok ihbar aldıklarını belirten şirket, bilgisayarları geri çağıracaklarını açıkladı.
2006 yılında da, Sony’nin çeşitli bilgisayar markaları için ürettiği 8 milyon pil aşırı ısındıkları gerekçesiyle toplatılmıştı.
ntvmsnbc.. ( devamı )
Dijital televizyon devrimi yaklaşıyor @ 09-09-2008 12:44
Yaklaşık 50 yıldır analog izlenen televizyon, yeni yılla birlikte ABD’de sayısallaşacak. ABD’de 17 şubat 2009’dan itibaren yayınlar dijital olacak.
ABD Federal İletişim Komisyonu (FCC) raporlarından derlenen bilgilere göre “Dijital Televizyon Devrimi” olarak da nitelendirilen DTV (Dijital Televizyon) yayınları için hazırlıklarını sürdüren ABD, 17 Şubat 2009’dan itibaren televizyon teknolojisini değiştirecek.
FCC’nin raporuna göre, ABD’de yayın yapan aktif 1798 televizyon kanalından 1794’ü Şubat 2009’dan itibaren dijital yayına başlayacak. Bu kanallardan 1002’si hazırlıklarını tamamlarken 736’sı bu tarihe kadar hazırlıklarını tamamlayabileceğini bildirdi. Kanallardan 56’sı bu süreyi “bir miktar geçirebileceğini” belirtirken, 1 televizyon kanalı çalışmaları “kesinlikle” yetiştirmeyeceğini açıkladı ve 3 televizyon kanalı ise gerekli başvuru formlarını “hiç” doldurmadı.
Dijital yayınları almaya uygun cihazı olanlar sadece yayınların başlamasını beklerken, buna uygun telev.. ( devamı )
2030’da Almanya nasıl olacak? @ 27-08-2008 17:38
Almanya’nın 2030 yılında nasıl görüneceğini araştıran vakıfın bulduğu sonuçlara göre, 22 yıl sonra Almanlar daha tasarruflu ve yardımsever olacak. Kadın ve erkeğin rolü ise neredeyse tersine dönecek.

Merkezi Hamburg’da olan Gelecek Araştırmaları Vakfı, 2030 yılında Almanlar’ın nasıl yasayacağına mercek tuttu. Araştırma sonuçlarına göre, 2030’da Almanya’yı işi tesadüfe bırakmayan ve kendi kaderini kendi tayin eden bir nesil bekliyor. 22 yıl sonra her üç Alman’dan ikisi hayatın anlamını işte gösterdiği çabada bulacak. Ayrıca 2030’lu yıllarda Almanlar, bireycilikten uzaklaşarak, daha fazla hizmet sektörüne yönelecek, hem daha tasarruflu hem de daha yardımsever olacak. Bu her yaş grubu ve her iki cins için de geçerli olacak.
Yirmi yıl içerisinde kadınlar iş dünyasında ve yönetici pozisyonlarında daha geniş bir yer kaplayacak. Hatta araştırmaya göre, erkekler iş hayatında azınlık bile olabilir.
HER İKİ FİRMADAN BİRİNİN SAHİBİ KADIN OLACAKKadın ve erkeğin rolünün 2030 yılında tersine dönmesi bekleniyor. Araştırmayı yürüten sosyolog Horst Opaschowski, Almanya’yı Schangai sendromunun beklediğini, gelecekte her iki firmadan birinin sahibinin kadın olacağını söylüyor.
65 YAŞINDAN SONRA EMEKLİLİK DEĞİL, ÇALIŞMAYI DÜŞÜNECEKLEROpaschowski&rsq.. (
devamı )
‘Ölmeden önce 100 şey’i yapamadı @ 27-08-2008 17:36
47 yaşında California’daki evinde düşüp kafasını çarparak ölen yazar Dave Freeman, kitabındaki tavsiyelerden en az 50’sini gerçekleştirmeyi başarmıştı.
“Ölmeden önce yapmanız gereken 100 şey” kitabının yazarı, hazırladığı listedekileri tamamlayamadan öldü.
Yazar Dave Freeman, kitabındaki tavsiyelerden en az 50’sini gerçekleştirmeyi başarmıştı. Bunlar arasında İspanya’da boğalar tarafından kovalanmak, ve Güney Pasifik’te ağaçlardan bungee jumping yapmak da vardı.
Ancak Freeman, 47 yaşında California’daki evinde düşüp kafasını çarparak öldü... (
devamı )