Links for 2008-07-15 [del.icio.us] @ 16-07-2008 01:00
yaziklar olsun sizin gibi valiye bilmem neye @ 10-07-2008 17:36
http://video.haberturk.com/Video.aspx?v_ID=36622&k_A=haberturk 
Links for 2008-05-05 [del.icio.us] @ 06-05-2008 01:00
Links for 2008-05-04 [del.icio.us] @ 05-05-2008 01:00
Proteus 7sp2 @ 02-05-2008 09:45
Malum bitirme ödeviyle uğraşıyorum. Bilgisayara format attım. Proteus 7(elektronik devre çizim vs.) programı lazım oldu. Crack vs. bulmak zor oldu. Çoğu rapishare.com'dan inidirliyordu. fakat rapidsiz vs.siz bir site buldum.
Bir rus sitesi :
http://eldigi.ru/site/prog/1.phpProteus Professional v7.2 SP0 ( 42.7 Мб ) Proteus Professional v7.2 SP2 ( 8.4 Мб ) Crack для Proteus Professional v7.2 ( 40.9 Кб ) ELECTRA Autorouter v1.6.0 Cracked ( 840.9 Кб ) 
Links for 2008-05-01 [del.icio.us] @ 02-05-2008 01:00
Links for 2008-04-29 [del.icio.us] @ 30-04-2008 01:00
Bitiyor bitirme projesi. Hiç unutmam :D @ 25-04-2008 04:08
(Dün bilgisiyaramın şarj aletini unuttuğumdan yazıyı ancak bugün yani yazdıktan 2 gün sonra gönderebildim.)
Bitirme projemin 3 gündür geceli gündüzlü çalıştığım bölümü bitti. PIC mikrokontrolör ile frekans ölçme kısmı bitti. Gerilim ölçme vardı onu yapmıştım. Geriye bunları birleştirmek, fiziksel olarak cihazı yapmak ve projeyi yazmak kaldı. 3 gündür sabaha kadar yatmıyorum. Saat 08:22. 13:30 da dersim var. Geriye kaldı Bilgisayar Destekli Anten Tasarımı ödevi ve Sayısal Haberleşme dersinin ödevleri.
Cuma günü sınav var. Sırf onun yüzüne evfe gidemiyorum. Sınavdan sonra gitsem. Hocanın biri var, sınavı yapmadı yapmadı tutar benim gittiğim zamana yapar.
Yazmadım yazmadı. Tipik öğrenci muhabbeti yaptım. Başım, gözlerim o kadar çok ağrıyor ki. Dün öğleden sonra dörtte kalkmıştım yataktan. Hala uyanığım. Akşam sekizden beri de bilgisayarın başındayım. Yok 1 mili saniye, yok 1000 milisaniye gecikmesi de. Çalıştı da çalışmadı da. Allahtan bilgisayarda, elde devre kurmadan, sonuçları görebiliyorum. Yazıda belki saçmaladım. Bilmiyorum.
Neyse Arada yazarım yine kendime.
Bir de aşık olmak güzel her şeye rağmen.
Gece aklıma, Polonya'da yaptığım bir şey geldi. Bende unutkanlık var. Bir ara kimlik, otobüs kartı vs. kaybettim. Kütüphanede unuttum. Anahtarımı unuttum. Cüzdanımı unuttum (Artık cüdan taşımıyorum :D)
Sadede gelirsem. Polonya'dayım. Namaz kılacaktım. Namazı kılarken sureleri, duaları unutmaya başladım birden ya da aklıma gelmediler. Namazdan sonra. Aldım elime bir kalem bir kağıt.
Kağıda şunları yazdım. Sevgilim ile ilgili kısımları kesin yazdım da diğer yazdıklarımdan emin değilim
İsmim Bektaş Aykut ATALAY
……………………………………………..
Sultan SOYADI benim sevgilim, aşkım.
Onu gerçekten çok seviyorum.
Tel:..........................................................
Adresi:………………………………………….
|
Bu kağıdı cebime koydum birkaç hafta yanımdan ayırmadım. Ha o kadar unutkanlığım oldu mu kağıdı gerektirecek kadar hayır. Ama düşünsene, unutacağımı, her şeyi unutabileceğimi, hesap ediyorum. Sonra da hatırlamak için sadece Sultan'ımın, Canımın ismini yazıyorum. Ne yapayım. Onu bulmak yeter bana. Daha doğrusu onu kaybetmemek. Annemi babamı kardeşlerimi vs. mutlaka bulabilirim. Ama ya Sultan'ımı bulamazsam, hatırlayamazsam…
Ne aşık adamım ben bu aralar kendime bile belli etmesem de…
Canım seni çok seviyorum. Ancak internetten, buradan görüyorsun beni çok zaman...

110420081097 @ 18-04-2008 07:08
Sınavlar var ve gülüyorum. Yok yok, ben bunu sınavlardan önce çektim heralde ;D

Links for 2008-04-08 [del.icio.us] @ 09-04-2008 01:00
Links for 2008-04-04 [del.icio.us] @ 05-04-2008 01:00
- Ps1 Ripli Oyun Arsivi + Emulatör
colormaroon Emulatörü burdan indirebilirsiniz: http:www.emulator-zone.comcolor bcentercolorbeige---Sayilar---color colormaroonb...40 Winks...color...
masaüstü @ 01-04-2008 02:37
Bir de tekrar Vista’ya geçtim mecburiyetten. Canım istedi, ekran resmimi koyuyorum.

Merhaba, merhaba, merhaba dünya :D @ 01-04-2008 02:36
Öncelikle kendime bloguma ve tüm camiaya, insanlığa merhaba.
Uzun süredir yazmıyordum. Bana göre uzun bir süre yani. Şimdi de oyun, film derken oda da yalnız kaldım. Bilgisayarı kapatacaktım.Uzun zamandır yazmadığım geldi aklıma. Oturdum, içimi dökeyim dedim. Aslında yine de yazmayabilirdim. Üşengeçlik ya da internetteki vaktimi film indirme vs. işlerle geçirmemden dolayı yazmıyordum. Yazmamı sağlayacak etken de yoktu kendimce.
Bu arada iş buldum, çalıştım 5 gün. Petrol ofisinin Positive kartını tanıtma işinde form doldurdum. Work&Travel ile ABD'ye çalışmaya gideceğim. Daha geçen hafta tam karar verdim. Sürekli aklımdaydı aslında ama kısmet bugüneymiş. Gelecek ve okul planlarımı değiştirmek zorunda kaldım. Normal süreçte, planlarıma göre, yaz okulunda alacağım 3 ders ile, eğer hiçbir dersimden kalmaz isem okulum Eylül ayında bitecekti, mezun olacaktım. Fakat yazın Amerika'ya gideceğim için yaz okuluna kalamayacağım. Bu yüzden de okulum bir dönem uzayacak. Ocak 2008 gibi mezun olacağım.
Bitirme ödevim ile ilgili çalışmalarım devam ediyor. Şimdilik ödevde kullanacağım parçaları bedava getirip, maliyeti en düşük hale getirmeye çalışıyorum. Bedava derken çarpmıyorum milletten. Firmalarla bağlantıya geçip bana projem için numune göndermelerini istiyorum. Birçoğu geri çevirmedi. Hatta Amerika'dan 6 adet alıcı geldi bile. Normalde bu alıcılar 2-2.5 dolar. Buradn alsam 15-20 lira masrafı olacak ve bulmam da zor biraz. Şimdi bedavaya geldi. Kullanacağım mikrokontrolörü de (PIC16F887) Türkiye'de bir firmadan numune istedim. Onlar da kabul etti ücretsiz göndermeyi. Atmel firması da örnek göndermeyi kabul etti. Karakter LCD 20x4 ekranı da, bir firma göndermeyi kabul etti. Ödevin sadece çıktı, cilt ve baskı devre, ıvır zıvır küçük masrafları olacak. Ha bunlar benim cimriliğinden değil. Sadece öğrenciyim ve maliyeti düşürmek istiyorum. Ki bir firmada olsam ve yeni projem olsam firmalar yine ücretsiz örnek gönderiyorlar.
En son yazımdaki sıkkınlığım bıkkınlığım geçti. 14 Nisan sınav haftam. Bir hafta boyunca sınavlarım var. Mayısın ilk haftasına kadar yapmam,bitirmem gereken bir bitirme ödevi, bir adet konusu "Çift Band(800-1900) Yama Anten" olan Bilgisayar Destekli Anten Tasarımı dersi ödevi, Sayısal Haberleşme dersinin ödevleri, Biyomedikal Sinyal İşleme dersinin olursa ödevleri var. Yani bir aya sıkıştırdık her şeyi. Bu bir ayda daha bir hafta sınav var. Olsun be. Yaparım. Neleri geçmedik (ya da geçemedik :D) ki biz.
Bu aralar, bitirme ödevimi tam olarak uygulamaya koyunca onunla ilgili yazılar yazabilirim. Hem de bu konuda ihtiyacı olanlara kaynak olur hem de.
Unutmadan bitirme ödevimin, tezimin konusu: Işık şiddetini gerilim ve frekans olarak ölçecek sistem(devre)
Sevgilimi özlüyorum, şimdi Danimarka'da. Ekim ayından beri yüzyüze görüşemedik, yan yana gelemedik. Çok özledim çok, özlüyorum, özleyeceğim. Benim Amerika'ya gidiş tarihim tahmini 15 Haziran gibi olacak. Canım da ancak 1 Haziran gibi Türkiye'ye gelecek. Yani yine görüşemeyeceğiz belki. 1-15 Haziran tarihlerinde de benim finallerim, sınavlarım, var. Ne yapacağım bilmiyorum. Allah'ın dediği olur. Ne yapalım. Ne plan yaptıysam, ne istediysem ceremesini de çekeceğiz.
Şimdilik aklıma takılan bunlar.
(Belki artık bol bol yazarımmm. Aslında yazma kabiliyetim yüksektir benim de biraz üşengeç bir vatandaşım.)

Canım sıkkın abi, sıkkınım. @ 21-03-2008 13:17
Arkadaş ben ota mota sinirlenen bir adammışım ya. Her şeye sinirleniyorum. Sinirlenmeyeceğim arkadaş. Tamam yok sinirlenmek falan. Sakin sakin. Tamam sakinim. Kafama yazık. Yazık beynime. Hayat geçiyor ne de olsa. Arada sırada ayda bir yılda bir hayatı çevreni boşver gitsin.
Bu şarkılar da benden bana gelsin
(Hüseyin Özkan - Male Male(Üç güzel geliyor).mp3
Kazım Koyuncu - Şevval Sam - Ben seni sevduğumu.mp3
Cansu Koç - Gamzedeyim.mp3
)
(mp3 diye bile bile yazdım gelen dinlesin babam googledan :D)

Yaşasın rapidhare premium özgürlüğü @ 19-03-2008 15:28
Bastım geçen gün parayı rapide. Paşa paşa indiriyorum istediğim filmi oyunu. Herkese tavsiye ederim. Bir aylık 13.5 YTL 3 aylık da yaklaşık 35 ytl idi galiba. Bu işler böyle parayı veren düdüğü çalar. Çok da bir para değil yani. Bir öğrenci için bile çok değil bence. Ben bir aylık üye olduk. Artık bu ay 100 GB yükleme yaparım heralde. Okulun kablosuz sağolsun hızlı bir de :D

http://search.rapid-links.net/ giriyorsun buraya yazıyorsun "falan falan divx diye" misal "butterfly effect 2" diye. Sonra rapidshare'deki ilgili dosyaların linklerini içeren siteler önünde.
"İndirdiğin önünde, indirmediğin arkanda" :D

Windows Vista'dan kurtuldum, XP'ye geçtim @ 05-03-2008 07:07
Uzun süredir uğraşıyordum. Vistadan kurtulmak için. En başında benim için görselliği ve başlat çubuğundaki hızlı bulma işlevi bana çekici gelmişti o yüzden Windows XP'ye geçmemiştim. Fakat en son kablosuz ağları görmemesi çileden çıkardı beni.
Elimde Windows XP Professional cdsi vardı fakat, cd'yi taktım bilgisayara, başlattım. Kurulum başlarken, "Kur Bilgisayarınıza Takılı Hiçbir Sabit Disk Bulamadı" diye bir uyarı çıktı ekrana.
Sonrasında Ubuntu ve Pardus cdlerini çektim internetten. Pardus kurulumda dondu. Ubuntu da kurulurken %7 yazısında takıldı ve dondu.
Sonra internette araştırdım. Şu sayfayı buldum. Fakat fazla işime yaramadı. Oradan sadece Vista'da disk bölümleme nasıl yapılır onu öğrendim.(cmd.exe-konsoldan diskpart yazıyorsun. Oradan yönergelerle yapabiliyorsun. Ya da Bilgisayar'a sağ tıkla-->Yönet-->Disk Yönetimi buradan da yapılabiliyormuş)
Aslında benim bilgisardaki sabit disk SATA olmadasaydı. O sayfada yazılanlar yeterdi. Fakat araştırıken öğrendim ki, XP'nin kurulum cdsi SATA sabit diskleri tanımıyor. Ya dışarıdan disketler sürücüyü tanıtacaksın XP kurulumuna ya da SATA sürücülerini XP kurulum cdsine gömeceksin. Bu dediklerimi google'da ararken notebook.gen.tr sitesinden buldum. Şu sayfada adım adım net olarak anlatılmış orada anlatıldığı şekilde yaparsanız, Windows Vista yüklü gelen bilgisayarınıza(eğer sorununuz SATA disk ise) Windows XP kurabilirsiniz.
Yukarıda anlatılan şekilde ben bilgisayarımda hem Windows Vista hem de Windows XP kullanıyorum.
Şimdi rahatım XP ile. Tek sorun Vistadaki arama işlevi ve görsellik. Ama görsellik ve birkaç küçük gözboyayıcı özellik işletim sistemi almayı gerektirmiyor.
Benim yaşadığım bir sorun vardı çift işletim sistemine geçerken. XP'nin kurulu olduğu diske "ntdetect.com ve ntldr" dosyalarını kopyalayınca sorun geçti. Bu dosyaları Windows XP kurulum cd'sinin içindeki i386 dizininden bulabilirsiniz.
Yaşasın XP! Ölsün Vista!

Fuardan canlı yayın @ 02-03-2008 12:06
Bursa 6. Kitapo Fuar'ından sevgilerle :D
Şimdi TTnet WiFi şullanıyorum. Allah razı olsun telekomdan. İlk defa hayır duamı aldılar. Bir şanms dedim, kablosuz vardır deyip geldim fuara. Ki varmış. Ortalam 124 KB/s hızla dosya indirebiilyorum şu an. Şaşırdım valla :D
Kitap fuarında Can Dündar'ın imza günü vardı. Eğitim fuarı vardı. Dersaneler doluşmuş. Hatta Bursa Anadolu Lisesi bile vardı.
Ben açıkçası kuru kalabalıktım fuarda. Şu anda kitap alacak durumda değilim çünkü. Belki haftaya olabilir.
Bahar Hastanesi'nin standında ücretsiz göz muayenesi vardı. Baktırdım gözüme.
Sağ gözüm SPH +0.50 CYL -1.00
Sol gözüm SPH +1.00 CYL -1.50
çıktı. Bana fazla bir şey ifade etmedi. Uzağı göremiyormuşum. O da baş ağrısı yaparmış. Bazen çok kötü ağrıtıyor gerçekten.
Fuara gelişim bile beleş. Sıfır maliyet. Ücretsiz servis varmış bizim üniversiteden. 20:15te de dönüş servisi var. Onunla gideceğim.
Canlı yayına burada son. İlginç bir şey olursa aktarırım :D

Otostopçu - Hitcher - 2007 ve Kelebek Etkisi 1 ve 2 - 1 Mart 2008 Cumartesi günü @ 02-03-2008 12:04
Günlerden Cumartesi, yurtta(kyk), odada kimse yok.
Biraz önce Otostopçu'yu(Hitcher 2007) izledim. Filmin başı sonu belli değil. Hani sırf gerilmek için izlemek istiyorsan izlersin. Filmin sonunda her şey bitiyor. Film bitiyor ve hala anlayamıyoruz adamın neden manyaklık yaptığını yapacağını. Anlayan varsa beri gelsin, buraya yorum yazsın ki ben de anlayayım. Film 2 kişi etrafında dönüyor kız ve manyak adam. 3 kişiydi ama biri kayboldu.
Salt manyaklık izlemek isteyenler için uygun film. Çok da iyi değil film. Hatta hiç iyi değil. İyiki sinemada görmemişim, iyiki sinemada izlememişim.
Birkaç kere gerilmem dışında, filmden tat alamadım. Tatmin etmedi beni.
Bu arada biraz önce dvd'lere bakıyordum ne var ne yok diye. Kelebek Etkisi filminin olduğu dvdye baktım. Filmlere hızlı hızlı baktım. Kelebek Etkisi'ne bakarkan filmin sonunun farklı olduğunu gördüm.
[Aşağıdaki çizgiye kadar olan bölüm filmin içeriğiyle ilgili. Filmi öğrenip, filmeden zevk almamak istiyorsanız size kalmış, ben beyaz renkli yaptım yazıyı görünmesin diye. İsterseniz çizgiye kadar tarayıp okursunuz size kalmış gerisi.(Google aramasında görünecek, artık ona da yapacak yok.)]
_______________________________________________________
Televizyonda izlediğimde filmin sonunda eleman, kızla tanıştığı günün bandını izliyor, o zamana dönüyor, kızla tanışırken kıza seni aileni öldürürüm diyordu ve kızla yolları ayırılıyordu. Fakat DVD'deki divx filmin sonunda eleman doğduğu günün bandını seyrediyor, doğduğu güne dönüyor - galiba kendini boğuyordu bebek - ve ölüyordu.
_______________________________________________________
Bunu bilen var mıydı ya da farkına varan?
Kelebek Etkisi 2 iyi değil diyorlar, daha indirip izleyemedim. Ama yaza kadar izlerim heralde :D

bitti bu hafta da. @ 29-02-2008 09:32
Hafta bitti.
Ders kayıtlarımı da hallettim. Notlarım sisteme girdi. Dolayısı ile 2.37 olan ortalamam, 2.74 oldu.
Tayyere Kültür Merkezi'nde "Rumuz Goncagül" oyununu seyrettim arkadaşlarımla dün. Oyunun 2. yarısında çıkmak zorunda kaldık yurda yetişmek için.
Bu hafta sonum sana feda olsun windows xp.
Vista'ya ölüm :D
2 gün yokum piyasada, yani kütüphane kapalı, kablosuz yok ben de internette yokum.

İnat değil mi, değiştirmiyorum eskimiş nüfus kağıdımı arkadaş @ 27-02-2008 11:38
Bugün gittim öğleden sonra, Osmangazi Nüfus Müdürlüğü'ne, nüfus kağıdımı değiştirmek için.
Sıra numaramı aldım arkadaş: 280.O anki sıra da 210-215 civarı. Saat iki buçuk. Saat oldu 4 çeyrek geldi bana sıra. Sonra ne mi oldu. Verdim değiştirme belgesini bayana. Baktı dedi ki: "Sen Nilüfer'de oturuyorsun, Nilüfer Nüf. Müd. değiştireceksin."
Ben ne yaptım bastım geldim okula. Değiştirmiyorum arkadaş, bu sistem böyleyken ben o yırtık pırtık kağıdı kullacağım, ehliyetimi kullanacağım.
Bu arada Windows Vista beni sıkmaya başladın haberin ola. En yakın zamanda bir beden küçüğün Windows Xp'ye geçeceğim.

İmkansız mı? (9 taneden fazla dersten kalarak mezun olmak üniversiteden, elektronik mühendisliği bölümünden) @ 27-02-2008 05:38
(Giriş notu: Bu yazı çok zamandır yaptığım bir mezuniyet planım. Bir çeşit kendime not gibi de düşünülebilir bu yazı. Ders isimleri vs. anlaşılmaz olabilir, doğaldır. Ama dedim yaz kendim için yazıyorum, yazdım bunları. Bir de notu son yerine başa yazmak daha mantıklı isteyen okumaz değil mi :D )
Ben var ya nasıl bir adamım bir bilsen?
4 senelik üniversite hayatında
2. sınıfın 2. döneminde Elektronik Devre Elemanları ve Sinyal Sistemler 2 denen bir derslerden kalmış,
3. sınıfın 1. döneminde Mühendislik Olasığılığı, Mikrodalga Temelleri ve Elektronik Devreler 1 derslerinden kalmış,
3. sınıfın 2. döneminde aldığı 7 dersin altısından(Sayısal Haberleşme, Sinyal Sistemler 2, Sinyal İşleme, Elektronik Devreler 2, Otomatik Kontrol, evet 6 taneymiş :) ) kalmış, geçtiği ders de sadece Elektronik Devreleri Lab 2 dersi olan vatandaş.
Yani neymiş toplamda 10 dersten kalmış bu vatandaş.
Övünmüyorum derslerimden kalmakla ama kaldığım dersler kendi marifetimin sonucudur. Emin olun hepsi kolaydı. Burası iğneleme değil dersler gerçekten kolaydı ve ben kaldım. Özellikle o 6 ders. AMA şimdi bu dönem ve yazın derslerden kalmayacağım. keyfiyete ayıracak 1 saniyem 1 günüm bile yok artık. (Aklıma geldi, Keşke Polonya'da bu dönem de kalsaydım okul rahat rahat biterdi, bir şey öğrenmezdim ya zaman da neyse.)
Ama bu vatandaş ne yaptı, yaz okulunda kaldığı o 6 dersin üçünü (Sinyal Sistemler 2, Elektronik Devreler 2, Sinyal İşleme) geçti. Sonra Erasmus programı ile gittiği Polonya'da 7 ders aldı, Mühendislik Olasılığı, Otomatik Kontrol, Mikroişlemci(Mikrodalga Temelleri yerine teknik seçmeli) 3 ders te böyle geçti kaldıklarından. Elektronik devre elemanları dersini 3. sınıfta halletti.
Bu vatandaş, ben, ne yapacak?
Bu dönem 4+1 teknik seçmeli ders ve 2 tane sosyal seçmeli ders alacak. Yaz okulunda da Elektronik Devreler 1, 1 adet teknik seçmeli 4. sınıf dersi ve 1 sosyal seçmeli ile alması gereken tüm dersleri alıp geçmiş bulunuyor ve yaptığı 7 haftalık stajdan sonra da 5 haftalık bir staj açığı kalıyor. Bunun da 2 haftasını haziranda yaz okulundan önce geri kalanını da yaz okulunda sonra eylül ayında 3 hafta yapacak.
Yani Ekim ayında Uludağ Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Elektronik Mühendisliği Bölümü'nden mezüniyet belgesini almış olacak bu vatandaş.

Yuh sana kaspersky internet security(KIS) @ 26-02-2008 10:20
Kaspersky Internet Security 7 yuh sana artık. Bu kadar da olmaz. Bilkent elektrik elektronik müh. bölümünün sitesine girmeye çalıştım. Adam tutup engelliyor sayfayı. Helal kaspersky sana.

Akla gelmemek için ne yapmalı? @ 26-02-2008 09:26
Bilmem. Bazen unutulur insan, akla gelmez.
Hatırlanmaz. Sebebini de soramazsın hatırlanmadığının....

Terminal,Piraye,Taş Meclisi ve Haftasonu @ 25-02-2008 06:24
(Bu yazıyı yurttaki geçici odamdan yazıyorum kendi bilgisayarımdan. Windows Live Writer kullanıyorum artık blog yazılarımı kullanmak için. Yarın(yani bugün,pazartesi) yayınlarım bu yazımı.
Ayrı bir yazıda detaylarına değinirim Windows Live Writer'ın. Birkaç cümle ile söyleyecek olursam. Blogger hesabıma girmeden, taraycı penceresini açmadan, blogda yazının yam olarak ne şekilde görüneceğini görerek yazımı rahatça yazabiliyorum Windows Live Write ile. (Ben bu programı buldum tesadüfen, Live Mesenger yüklerken. Ama blog yazmak ve yayınlamak için daha başka program varsa lütfen yorumlara yazın, onu da denerim.)
Bu hafta biraz kültür haftası oldu benim için. 2 kitap okudum. 3 buçuk film izledim ve tiyatroya gittim. Hafta sonu bir kitap bitirdim: Piraye. Ondan önce bir kitap daha okumuştum bu hafta "Taş Meclisi".
Piraye bana Asmalı Konak, Zerda vs. havasında bir konu olarak geldi. Ya bu kitaptan esinlenerek o dizilerin senaryosu yazıldı ya da bu kitap o dizilerden esinlenerek yazıldı.(Biraz araştırıp yazının sonuna yarın eklerim) Kitabı okumaya başladığımda çok farklı bir devam düşünüyordum kitabın geri kalanı için.
Fakat tam olarak Pirayeyi anlatmaktansa, Diyarbakır'ı, bölgenin adetlerini ve insanlarını anlatmış. Ben isterdim ki bu kitap tamamen Piraye dolu olsun. Piraye'nin savaşçı ruhunu anlatsın. Onu Piraye yapan hırçınlığını, özgürlüğünü ve kadınlığını öne çıkarsın. Ama öyle olmadı. Galiba Canan Tan, yazar, en hırçın kadın bile ne hale gelebilir on göstermek istiyor. Mutlaka okuyun demiyorum. İlla da okunmasu gereken bir kitap değil bence.
İnsan okurken kitapla kendini özleştirirmiş. Bende de öyle oldu. Piraye yerine Canım'ı koydum kimi zaman. Ama Haşim'in yerine kendimi koymadım, zaten öyle değilim ve olmam da. Haşim gibi bir ağa ol(a)mam, ana-baba eteğinin gölgesinde bir çocuk olmam ve sözlerimin arkasında durabilirim. Ha Piraye'ye gelince, Canım'da ona benzer birçok yön var. Canım kadar güçlü, Canım kadar inatçı, Canım kadar özgürlüğüne düşkün ve Canım kadar güçsüz. Ama benim Canım daha güzel tabi :D
Ama Taş Meclisi Piraye'den daha okunurdu ve akıcıydı. Yer yer sıkıyordu. Abartılı betimlemeler ve detaylı konuşturmalar, düşünmeler beni yordu okurken.
Haftasonu bir üç buçuk tane de film izledim.
1- Dr. Dolittle 3
2- Hamile ve Bakire (Queencenaero)
3- Terminal
Bu üç filmden en beğendiğim ve şimdiye kadar izlediğim filmlerden en iyisi Terminal. Bir kere konusu çok orjinal. Zaten bu yüzden izledim bu filmi. Victor Navorzki adamım benim.
Bu filme öğrenmiş oldum ki insanın yüz tane dili bilip konuşması yerine beynini-aklını konuşturması daha çok işliyor.
Adam ingilizce öğrenmek için tuttu, bir kendi dilinde(ya Polonyaca(Lehçe) ya da Rusça) bir ingilizce olan aynı iki kitabı aldı. Tek tek okuyup dil öğrendi ve konuştu. Terminalde, yaşamak için gereken ne varsa, bir çaresini buldu ve yaşadı orada. Kaçmaya zorlandı kaçmadı havaalanından. Helal sana Navordzki. Filmde Polonya'dan bazı kelimeler gelince kulağıma, adamı Polonyalı zannettim ama değil galiba. Krakozya diye bir memleket. Polonya'da Krakow diye bir şehir var orası mı acaba? Tom Hanks, gerçekten de filmin kahramını gibi, gerçekten bir yabancı gibi oynamış. Filmi Türkçe dublajlı izledim. Ama eminim orjinal sesler daha güzeldir, film o zaman daha anlaşılır olurdu bence, gerçek seslerle.
Filmin sonu yine bana yetmedi. Beklediğimi bulamadım. Ama sonu da iyiydi diğer filmlere göre. Genelde yönetmenler bu filmlerin sonunu bağlayamıyor.
Bu hafta tam anlamıyla okul başlıyor. Bu dönemi, okulu ve nasıl bitireceğimi, planlarımı yazmak istiyorum ama yazı çok uzun oldu. Kendim uzun yazıları fazla okumazken bu kadar uzun yazmak olmaz :D

başım ağrıyor @ 22-02-2008 08:16
soldan soldan geliyorlar. baş ağrısı mahvetti beni. sebebini bilmiyorum. Gidip haftasonu yatacağım yurtta yoksa olmayacak böyle

Bitirme ödevi başladı ben bittim. @ 22-02-2008 08:00
En sonunda bitirme ödevimi aldım. Konu alışılmış, yıllardır işlenen bir konu: Mikrokontrolörlü ışık şiddeti ölçer.
Millet java ile cep telefonu, telekomünikasyon uygulamaları geliştirsin. Biz hala ışığın şiddetini ölçelim. Bir blogda okurken gördüm Turkcell'in sitesi var imiş, çeşitli illerde de eğitim veriyormuş uygulama geliştrime ile ilgili.
Karar verdim öğreniyorum bu java denen illeti.

eksilerde_download @ 22-02-2008 05:08

Mim(1): Zamanda yolculuk @ 21-02-2008 04:18
(Dün akşam 21:30 sıralarında yazdım bunu fakat kütüphanenin kablosuz ağı saatinden önce(22:00) gettiğinden bugün yayınlıyorum.)
Mim mim diyordum evet wykka'dan(#) önce Pınar beni mimledi. İlk mimimi yazıyorum.
Zamanda seyahat etsem gideceğim bir sürü yer var. Ama biraz önce öylesine aklıma geldi. Ailemle mutlu olduğum zamanlara gitmek, küçüklüğümü, küçük Aykut'u izlemek isterdi. Tekrar yaşama şansım olsaydı bu zamanda seyahatlerde gittiğim zamanı, Canım'la Mudanya'ya, Trilye'ye gittiğim zamanlara gitmek, o anları yaşamak isterdim.
Aslında bir sürü an var da aklıma gelmiyor.
Kimlere gönderiyorum bu mimi şimdi yazmaları içun:
Papatya S, Wykka, Tansu Günay, Jelibon, Hoşaf, Aykut Bey, Esra Demiröz, Seraphical
Not: Blogları google reader'dan rastgele seçtim ya da google blog arama'dan buldum. Mimi belki benden önce gönderenler olmuştur. Öyleyse sonra düzeltirim. Bütün mim yazanları okuyamadım çünkü.(-utan utan, -ama ne yapayım vaktim yoktu.)
Bu mimin bana gelirkenki ve benden giderkenki yol haritası:
Bir - iki - üç - dört - beş - altı - yedi - sekiz ve ben - dokuz: Papatya S, Wykka, Tansu Günay, Jelibon, Hoşaf, Aykut Bey, Esra Demiröz, Seraphical
Açık adresler:
http://hasancebi.blogspot.com/2008/02/back-to-future-4.html
http://goddess-artemis.blogspot.com/2008/02/mim-back-to-future.html
http://flynxs.blogspot.com/2008/02/zamanda-yolculuk-mim.html
http://blog.wolkanca.com/zamanda-seyahat-mim/
http://ekubio.blogspot.com/2008/02/zamanda-yolculuk-mim.html
http://tozluyollar.blogspot.com/2008/02/6mimzamanda-yolculuk-etsem.html
http://pinaraltuntas.blogspot.com/2008/02/17-ve-18-mimi-toptan-cevaplyorum.html

medyum_edoğan_hoca_reklam :) @ 20-02-2008 13:51
Adamın büyüsü, bozması garantiliymiş :D
Bunu reklam etmiş bir de...
Sayfayı daha açmamış ama.
Çevrimiçi büyü bozma, inler cinler korkun Erdoğan hocadan.
KApı kapı dolaşmadan büyülere çözüm :)

Unutmak istemediğim duygu @ 18-02-2008 18:03
30 saatlik uzatmalı Mersin-Bursa yolculuğum bitti. Şimdi Bursa'da Görükle'de Rıdvan Pansiyon'dayım. Otobüsteyken aklıma gelenler, hissettiklerim oldu. Hissettiğim şuydu: Her gördüğüm kadına ben Canım'a, sevgilime bir kere daha aşık oluyorum. Bir kadınının gözü, bir kadının saçı, belki başka bir kadının konuşması... Hepsinde Canım'ı gördüm, duydum ve yeniden aşık oldum oluyorum Canım'a. Çok seviyorum onu ben, izah edemeyecek kadar çok. Yolculuk maceramı yarın yazacağım. Şimdi yatıyorum.

MYbloglog @ 09-02-2008 20:00
MYbloglog'a ben de
kayıt oldum. Blog'u sahiplenmek için 2 yöntem sunmuşlar bir yazıda etkinleştirme bağlantısı yayınlama, iki meta etiketi ekleme. Birinci daha hızlı geldi. Bu yazının sebebi de malum etkinleştirme bağlantısı:
Undergoing MyBlogLog VerificationBir de blogu gezen mybloglog üyelerini gösterebiliyormuşum blogum da. Bana cazip gelen özelliği de bu mybloglog'un.

Aykut ve Belediyesi @ 09-02-2008 17:29
Biraz önce epostalarıma bakarken, yeni bir eposta gördüm. Damacana.com'a
yorum bıraktığım
yazıya yorum bırakılmış. Orada yorumda
Mehmet adlı arkadaş
bilgi.com yazmış
Türkçe arama motoru olarak. Öylesine girdim baktım siteye. Arayüzü güzel. Ama sonuçları google'dan mı alıyor bilmiyorum.(Şimdi
siteye girdim baktım
bilgi.com'un hakkımız sayfasıdan
google'dan alma değilmiş sonuçlar) Sadede gelirsem bilgi.com'da
kendi ismimi arattım. Denemek için google'dan da
arattım aynısını.

Çıkan ilk sonuç: "
T.C. AYKUT BELEDİYESİ:::...:::RESMİ İNTERNET SİTESİ" ve işte adaş köyümün
tarihçesinin bir kısmı
Kanuni Sultan Süleyman devrine ait 387 numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Karaman ve Rum (Sivas)Defteri (1530/hicri 937) kayıtlarına göre (721-727 sayfalar), günümüz Düzköy ilçesindeki 6 yerleşim biriminin varlığı göze çarpmaktadır. Bu kayıtlarda sözü geçen yerleşim birimleri:Düzköy(Hakça), Çayırbağı(Sidiksa), Aykut(Horovi), Gürgendağ(Kalküya), Demirkapı (İstera)ve Çalköy(Çal)dır. Dolayısıyla bu durum bölgede Osmanlı fethi öncesinde de kırsal nitelikte bir takım yerleşim birimlerinin varlığını kanıtlamaktadır. KuzeydenDemirkapı Köyü, Güneyden Gökçeler Köyü, Doğudan Doğanköy ve Batıdan Rısafa ve Karadağ yaylaları ile çevrili Düzköy İlçesine bağlı bir beldemizdir. (1999 yılında ara nüfus sayımı ile Belediye olmuştur.)
Vaybe adımdan köy bile varmış.
