27 Şubat Dünya FMK Günü! @ 06-02-2012 16:50
Geçen sene bugünlerde; “Çok şeyin bir günü var; hadi gelin biz de ‘Faili Meçhul Kıyak‘ oyunumuzun başlangıç tarihi olan 27 Şubat’ı “Dünya FMK Günü” ilan edelim” demiş ve sonrasında heyecanımı dile getirmeye çalışmışım: İleriki yıllarda tüm kıtalara yayılmış bir 27 Şubat… İnsanların kendini belli etmeden, tanımadıkları kişilerin yüzünü gülümsettiği bir dünya oyun günü! Müthiş bir [...]
Mutlu Olmak mı? @ 23-01-2012 01:13
Yaşadığım unutulmaz anlara dönüp baktığımda, Gördüklerim neredeyse hiç değişmiyor… Yanımdaki mutlu insanlar. Kendisiyle dalga geçtiği kadar hayatı ciddiye alan, Samimi olduğu kadar karmaşık, Sevdiği kadar yalnız… Her sabah sanki silah zoruyla uyandırılmış gibi olan o sersem halleriniz beni benden alıyor… Ne güzel insanlarsınız. Sıkça duyduğum “abi sen nasıl bu kadar mutlusun” sorusunun cevabı sizde saklı! [...]
Gelsin 2012, Bildiği Gibi Gelsin! @ 27-12-2011 18:37
2006 yılından beri oynadığımız oyuna geldi yine sıra. Ne çabuk geçiyor değil mi yıllar? Daha önce yorumlarınızla katıldıysanız harika, dönün bakın şimdi neler demişsiniz 2011 için, veya önceki seneler için… Olmadı, şimdi katılın. Bir sene sonra kendi yazdıklarınızı okumak epey şaşırtıcı oluyor. Üç soruyu birlikte cevaplandırıyoruz. 1.) 2011 denince ne hatırlıyorsun? Geçen sene bugünlerde, 2011′de [...]
Size bir söz yazdım bugün, yolladım rüzgarla! @ 23-12-2011 17:09
Dün yazmam gerekiyordu bu yazıyı, gitmedi elim. Bugün İstanbul’daki yağışlı havaya uyanmam, rüzgara çıkıp üşümem, ıslanmam ve dönüp sıcak kahvemi yudumlamam gerekiyormuş. ‘Sana bir söz yazdım bugün, yolladım rüzgarla’ diyor Halil Sezai arkada. 22 Aralık Fikir Atölyesi’nin yedinci doğum günüydü. Gün mutlu, şarkı hüzünlü. Bilmem… Bu geldi işte bu sefer de içimden. Hüzünlü anlarımda bile [...]
Fikir Atölyesi’nin doğum günü yazısını siz yazın! @ 04-12-2011 16:43
Fikir Atölyesi basit bir blog olsa da, burası benim için hep girmeyeceğim sokaklara girdiğim, bilmeyeceğim yüzlerce insanla tanıştığım, belki de en önemlisi; değişen Tunç’la yüzleştiğim bir yer oldu. Olmaya da devam ediyor. Uzunca bir süredir üzerinde heyecanla çalıştığım ‘bir şey’ var. Ve bunu size anlatmamak için zor sabrediyorum. Ancak o’nun gün yüzüne çıkması için biraz [...]
Hıyar heriflerin işi değildir aşk! @ 16-11-2011 19:55
“Bilge dediğin hem fırlama olur, hem de puşt!” diye başlayıp, “Yemeğin tıkınmaya, sevişmenin düzüşmeye döndüğü bir çağda yaşıyoruz” ile devam eden Ahmet İnam yazı dizimizi üçüncü ve son bölümüyle tamamlayalım. - Hesabi insan. Hesabi insan, kendini aşma olanağının farkında olmayan insandır. Hesaplayamadığı hazinelerin farkında değildir. İnsan olmasını gerçekleştiremeyen bir varlıktır. Bir anlamda hesabi insan, insanın [...]
Yemeğin tıkınmaya, sevişmenin düzüşmeye döndüğü bir çağda yaşıyoruz. @ 01-11-2011 20:27
“Bilge dediğin hem fırlama olur, hem de puşt!” diyen Ahmet İnam yazı dizimizin ikinci bölümüyle devam edelim… - Keman çalabilecekken tembellik edip çalmıyorsan, çok ayıp ediyorsun. İnsanlık adına en büyük ayıp, olabileceği kadar olamamak, yapabileceği kadar yapamamaktır. Ben bundan daha büyük ahlaksızlık bilmiyorum. ‘Adam iyi bir adam da, tembel’ diyorlar. Tembel diye bir söz bilmiyorum. [...]
Steve Jobs… Haklı Çıktı! @ 06-10-2011 15:01
“Başarı ve tükenişi uç noktalarda yaşamış biri olarak; gerekirse dünyanın sana sunduklarından vazgeç, hatta okula bile gitmeyebilirsin, ancak asla maceracı ruhundan taviz verme” diyen… Yakalandığı ilk kanserden dolayı ölümle burun buruna gelince de; “Her gününü hayatının son günüymüş gibi yaşarsan, günün birinde haklı çıkarsın” deyişini kendi yaşamının parolası yapmış biriydi o. Ve haklı çıktı! 2005 [...]
Ahmet İnam: “Bilge dediğin hem fırlama olur, hem de puşt!” @ 04-10-2011 16:59
Rakı balık sofrasında tanışıp, sabahlara kadar sohbetlemek istediğim ne kadar çok insan var… Prof. Dr. Ahmet İnam da eklendi şimdi o listeye! “Ben hep celep olmak istedim, ancak felsefe profesörü oldum. Şimdi bunu herkes yalan sanacak. Ama ben çok ciddiyim… Koyun çobanlığıyla başlayıp oradan da celep olmaktı hayalim” diyen Ahmet hocamıza, peki siz kimsiniz dendiğinde [...]
Merak Ettiklerim! @ 10-08-2011 16:05
Doğumdan sonra büyümeyen tek organımız ‘göz’müş. Bu iyi de, ey burun ve kulaklar, sorarım size… Ölene kadar genişlemeye devam ediyorsunuz, amacınız ne? İnsan vücudunun %97 mükemmellikte olduğunu düşünüyorum! Mesela, yokluğunda hiç özlenmeyen bademcikler neden var? İlerleyen yaşlarda kulaklarda neden kıl çıkar? Hıçkırık ne iş? Böbrekten, gözden, kulaktan ve akciğerden ikişer tane var… 20 tane de [...]