En büyük ve en sade açılış sayfası
Olmazmi arama
tr
en
anasayfa siteler rssler
   
 Telefonvarmi.com'da binlerce cep telefonu sizi bekliyor. Telefonvarmi.com ile tanışmadıysanız buraya tıklayınız.

Sinema - Cinema2007 RSS

.. ( devamı )

Geleceğe Dönüş @ 22-12-2007 00:19

Tüm zamanların en fazla gişe hasılatı yapmış filmlerinden birisi! Steven Spielberg zeka, hayalgücü ve bulaşıcı bir dehaya sahip, zaman sınırlamalarını aşan bu fantastic komediyi sunuyor. Marty Mcfly (Michael J. Fox), çılgın profesör (Christopher Lloyd) tarafından icat edilmiş plütonyumla çalışan bir zaman makinesiyle 1955'li yıllara geri giden 18'li yaşlarında tipik bir Amerikan gencidir.

Zamana yaptığı bu histerik ve sürprizlerle dolu yolculuğu sırasında Marty'nin geleceğe dönebilmek için garantilemek zorunda olduğu çok önemli bir şey vardır. O da gelecekte bıraktığı anne ve babasını tanıştırıp, bir şekilde birbirlerine aşık olmalarını sağlamaktır. Robert Zemeckis tarafından yönetilen bu enfes komedi-macerayla tekrar tekrar Geleceğe Dönüş yolculuğuna çıkmak için sabırsızlanacaksınız.

Tam Ekran İzlemek İçin Tıklayın .. ( devamı )

İlk Aşk @ 21-12-2007 22:27

Ege’de bir sahil kasabasında 1990′ların başındayız. Kasabanın önde gelen ailelerindne arifoğulları eski ihtişamlı günlerinden çok uzaktadırlar. Mal varlıklarının çoğunu kaybetmiş hayatın bireysel ayrıntılarıyla boğuşmaktadırlar. Ailenin büyük babası Arif Arifoğlu ölünce aile içinde gizlenen büyük bir sır ortaya çıkar. Ortanca kardeş Asaf 40 yıl önce Kore savaşına gitmiştir. Savaşta esir düşüp bir daha haber alınamayınca aile tarafından ölü kabul edilir. Kardeşinin nişanlısı Nevin’i seven Asaf onun ölümünden faydalanıp Nevinle evlenir. Bir süre sonra Asaf’ın ölmediği ortaya çıkar fakat gelişen olaylar yüzündne kasabaya bir daha dönmez. Taki babasının ölümüne dek. Asaf’ın dönmesiyle Asaf, Azmi, Nevin arasında büyük bir hesaplaşma yaşanacaktır.
Tam Ekran İzlemek İçin Tıklayın .. ( devamı )

İstanbul Hatırası @ 21-12-2007 20:59

İstanbul’da bir kovboy. 20 yıldır „EINSTÜRZENDE NEUBAUTEN“ („ÇÖKEN YENİYAPILAR“) müzik grubunun üyesi olan ALEXANDER HACKE, DUVARA KARŞI filmi için yaptığı bir müzik çalışmasıyla ilk kez bu şehir ve müziğiyle buluşuyor. Kendisi İstanbullu neopsychedelic müzik grubu BABA ZULA’nın üyeleriyle ilk kez o zaman tanıştı. Basçılarını kaybettiklerinden dem vurmalarının ardından Alex Hacke’dan gruba katılmasını rica ettiler. İstanbul’dan ve müziğinin zenginliğinden etkilenen Alex de onları uzun süre yalvartmadı. Fakat yanında sadece bas gitarını değil, mobil kayıt stüdyosunu ve dünyanın dört bir yanından insan sesi ve diğer sesleri kaydetmiş olduğu „mucize mikrofon“u getirdi. „Sokak kaydı“ adını verdiği ve akla gelebilecek her yerde profesyonel müzik kaydı yapılmasını sağlayacak bir yöntemle, İstanbul’un müzik çeşitliğini kaydedip sabit diske almak istedi. Amacı batılı kulaklara modern elektronik müzikten, Rock’a, Hip-Hop’a ve klasik „arabesk müziği“ne varana kadar çok çeşitli müzikler sunmaktı. İşte FATİH AKIN bu amaçla yola çıkan Alexander Hacke’ya kamerasıyla eşlik ediyor ve İstanbul’un her yanında mevcut olan ve şehir sakinlerinin çok sevdiği hareketli bu müzik panaromasını belgeliyor.Hacke’nin İstanbul’da konuşlandığı „ev üssü“, Türkiye’nin en Avrupai noktalarından biri olan Beyoğlu’ndaki Büyük Londra Oteli (Grand Hotel de Londres). Buradan yola çıkarak tuhaf, aykırı, karşıt, çalkantılı ve baştan çıkarıcı bir dünyada dolaşıyor, izlenimleri ve sesleri kaydediyor, kendisini pek çok yüze sahip olduğu görülen mega şehrin karşı konulmaz akışına bırakıyor.

Ancak karşısına çıkan şeylerin çeşitliliği karşı konulamaz bir güce sahip. Hiçbir bilgisayar ve hiçbir film, bu şehrin bu kadar çok çehreye sahip görüntülerini ve sesle.. ( devamı )

Karpuz Kabuğundan Gemi Yapmak @ 20-12-2007 21:37

Bu otobiyografik öykü, Tepecik köyünde doğan ve hâlâ burada yaşamakta olan Ahmet Uluçay'ın ilk uzun metrajlı filmi… 60'lı yıllar, Tepecik, küçük bir Anadolu köyü. Recep ve Mehmet yazları, köylerinin yakınındaki Tavşanlı kasabasında çıraklık yapmakta olan iki köylü çocuğudur. Recep bir karpuz satıcısının, Mehmet ise bir berberin yanında çalışmaktadır. Her ikisi de sinemaya delicesine tutkundur. Bu tutkunun sonucu olarak geceleri köydeki evlerinin terkedilmiş ahırında bir yandan derme-çatma bir film projeksiyon makinası yapmaya çalışırken, diğer yandan da hayatlarını tümden değiştirecek olan rejisörlük hayalleri kurmaktadırlar. Köyün delisi Deli Ömer de çocukların bu sinema sevdasının tek tanığı ve destekçisidir. Recep bir gün, kasabada oturan ve ineklerine yedirmek için ham karpuzları toplamaya gelen Nezihe adlı, iki kız çocuğu olan dul bir kadınla tanışır. O günden sonra sık sık çay içmek veya kahvaltı etmek için bu kadının evine giden Recep, yaşça ondan büyük olan Nezihe'nin büyük kızı Nihal'e ilgi duymaya başlar. Nihal ise bu yabancı, köylü oğlan çocuğun eve girip çıkmasından bile rahatsız olmakta, ona elinden geldiğince ters davranmaktadır. Küçük kardeşi Güler ise ablasının aksine Recep'e ilgi duymakta, ancak o da bu ilgisine karşılık bulamamaktadır…Ve  Çok'da Ödül kazanmış bir flim.Bana inanmıyor musun? Tıkla O Zaman


Zincirbozan 2007 @ 19-12-2007 12:46

Tam Ekran İzlemek İçin Tıklayın .. ( devamı )

Takva @ 18-12-2007 15:55
Muharrem, 1863 Balkan savaşında İstanbul'a göçmüş Arnavut bir ailenin son ferdidir. İstanbul'un en eski semtlerinden biri olan Süleymaniye'de babasından kalma küçük ahşap evde tek başına yaşama tutunmaya çalışmaktadır. Babasının arkadaşının eski handaki çuvalçı dükkanında 11 yaşından beri aynı işi yaparak 45 yaşına kadar gelmiştir. İşyerinde ise hiç zeka istemeyen çalışma koşullarını, yine babasından kalan bir hatıraya devam edercesine haftada bir gittiği islami bir tarikatın öğretisinde bulunan mütavazilik, haddini bilmek ve tevekküle uymak gibi mistik öğretiyle örtmüş ve böylece mutlu olmayı başarabilmiştir. Cinsel yaşamındaki başarısızlığını ise ‘uçkuruna sahip olmak' olarak görmeyi tercih etmektedir. Yaşamındaki tüm sorunları nerdeyse kendisine unutturan İslam-tarikat öğretisine sımsıkı sarılmış ve bu öğretiden uzaklaşmamak adına kendi zihninde olağanüstü bir Tanrı korkusu-sevgisi oluşturmuş ve bu korku-sevginin sınırını aşmamaya özen göstermiştir. Kendine ördüğü bu örtü, gittiği İslami tarikatın da dikkatini çeker ve ondan tarikatın idari işlerinin bir bölümünü idare etmesi istenir. Tarikata ait mülklerin kiralarını tahsil etmeye başlayan Muharrem, birden tarikatın dışardan görünen yüzü olur. Bu hızlı dönüşüm, Muharrem'in zihnindeki Tanrı sevgisi ve korkusu arasındaki dengeyi bozar. Tanrı sevgisi azalıp günahlar başlayınca Tanrı korkusu Muharrem'in zihnini kemirmeye ve sonunda da yok etmeye kadar vardıracaktır...

Tam Ekran İzlemek İçin Tıklayın .. ( devamı )

Kahpe Bizans @ 16-12-2007 18:37
                                      Kahpe Bizans

Tam Ekran İzlemek İçin Tıklayın Tam Ekran İzlemek İçin Tıklayın .. ( devamı )

İnat Hikayeleri @ 26-12-2007 14:44

Kış aylarında köyün şehirle ulaşımını sağlayan at kızağına bir rakip çıkmıştır.Kızakçı Daşo’nun rakibi kırmızı minibüstür. Ama kızakçı kışın buz tutan Çıldır gölü üzerinden kestirme gittiğinden minibüsün göle giremeyeceğini ve yeni rakibinin kendisinden hızlı olamayacağını iddia etmektedir.Oysa minibüsçünün bu inatlaşmadan galip gelmek için başka bir planı vardır.
Bu ikilinin arasında yarış devam ederken kızak ve minibüsün yolcularından tanınmış aşıklar ve hikaye anlatılıcıları da bu kıyasıya yarışa katılmışlar ve İNAT üzerine birbirinden güzel öyküler anlatmaktadırlar.
Anlatılan öykülerden” LADES”,”5 KIRIK ÇÖP BİR KIRIK KALP” ve “CAMBAZ ŞAHO” canlandırılmaktadır.
Gülmeyi ve ağlamayı iç içe sunan bu filmin Anadolu Halk Edebiyatı’nın, ”Aşıklama”, “Doğaçlama” yöntemini sinemaya taşıyan ilk film örneğidir.
Film oldukça farklı bir yöntemle çekildi. Deneyimli oyuncu Tuncel Kurtiz ve yönetmen Reis Çelik’ten oluşan iki kişi dışında hiç kimse olmadan bölgeye gidildi. Filmin senaryosu tek sözcüktür. ”İNAT”. Bu sözcükten doğaçlama yapılarak film ortaya çıkarıldı.
Filmde 1500 köylü rol aldı.

Tam Ekran İzlemek İçin Tıklayın .. ( devamı )

Fotoğraf @ 23-12-2007 21:41
Bir savaşın karşıt saflarına giden iki gencin tesadüfen çakışan öykülerinin filmidir "Fotoğraf". İkisi de aynı otobüsle, yan yana koltuklarda ve gidiş nedenlerini birbirinden gizleyerek yol alırlar. Aralarında yolculuklara özgü bir tanışma, bir sıcaklık gelişir. Paylaşılan yol, sigara ve sıkıntıdan kalan bir iz, yoğun savaşın cephesinde, dostluğun düşmanlığa dönüştüğü fotoğrafın üstünde bir ezgi olarak devam eder. Donuk bir kare haline gelen o an, vücuda yayılan bir virüs gibi iletişim yollarından, büyük bünyeye yayılmaya başlar.

"Fotoğraf", dostluk olasılığı, militarizm, kirli savaş gerçekliği ve gözlerden uzak yaşanan acıların topluma bırakacağı silinmez lekeler üzerine tartışmak isteyen bir film.
Not :  İnter Sinema'dan Alıntıdır

Tam Ekran İzlemek İçin Tıklayın .. ( devamı )

Yazı Tura @ 23-12-2007 15:26

Uğur Yücel oyuncular;Kenan Imizzalioglu,Olgun simsek 1999 yılında geçen iki hikayenin filmidir. İki gencin hikayesi... Biri Göremeli futbolcu “Şeytan Rıdvan”, diğeri İstanbul’da babası ile birlikte yaşayan “Hayalet Cevher”. Her ikisi de aynı zamanda askere gitmişler, Güneydoğu’da cephede birl







Tam ekran izlemek için tıklayın
CD2

Tam ekran izlemek için tıklayın

Cinema2007

Gönderilme: 27.10.2007
Bakılma: 1319
Kategori: Sinema
Etiket: full online-film dj-akman dizi-resimleri online-film-izle pusat-dizisi dizi-izle filmler kavakyelleri cine-wacth cine sinema-izle sinema kemal-sunal koca-kafalar en-yeni-flimler en-yeni-sinemalar arabalar madagasgar cinema-izle cinema flim

Paylaş
Rapor Et


Benzer RSSler
Sinema - Pelin Batu
Gönderilme: 27.10.2007
Bakılma: 712
Sinema - Azpişmiş
Gönderilme: 27.10.2007
Bakılma: 495
Sinema - Sinematik
Gönderilme: 27.10.2007
Bakılma: 665
   
Olmazmi.com