En büyük ve en sade açılış sayfası
Olmazmi arama
tr
en
anasayfa siteler rssler
   
 Videovarmi.com'da onbinlerce video sizi bekliyor. Videovarmi.com ile tanışmadıysanız buraya tıklayınız.

Din - Bencileyim İslamiyetnurlari RSS

İslam Blog ; Yayın Hayatımıza Son Veriyoruz @ 23-11-2007 18:05
Bugün aldığım bir kararla burada artık yazı yazmamaya karar verdim.Ziyaretci oranı yüksek olmasına ragmen ilgilenemedigimden artık yokum..

Şu ana kadar blogu takip edenlerden özür diliyor ve Farklı konular okumayı severlerse bu blogu ziyaret etmelerini tavsiye ediyorum..

Bu blogları okuyabilirsiniz

Tekno Murat Blog

WP Tema Blog

Yazar Blog


Webaslan Blog

Spor Blog

Forum Beta Blog

.. ( devamı )

İslam Blog ; Yayın Hayatımıza Son Veriyoruz @ 29-10-2007 00:21
Bugün aldığım bir kararla burada artık yazı yazmamaya karar verdim.Ziyaretci oranı yüksek olmasına ragmen ilgilenemedigimden artık yokum..

Şu ana kadar blogu takip edenlerden özür diliyor ve Farklı konular okumayı severlerse bu blogu ziyaret etmelerini tavsiye ediyorum..

Bu blogları okuyabilirsiniz

Tekno Murat Blog

WP Tema Blog

Yazar Blog

Webaslan Blog

Spor Blog

Forum Beta Blog

.. ( devamı )

@ 18-10-2007 19:42



Sertalpbilal, Tasarlamak, Hussoloji ve Paruds007'nin ayrılışı beni iyice blogcudan uzaklaştırmıştı.Beklenen oldu bende ayrılıyorum.Teknomurat.com adresinden yayın yapmaya devam ediceğim.Fakat yinede bu bloguma yazı eklemeye de devam ediceğim

Sanırsam yakında Kiremitte kendi domainine sahip olacak..

http://www.teknomurat.com


.. ( devamı )

Şeyh Edebali’nin Osman Bey'e nasihati @ 14-10-2007 13:38


Ünlü Osmanlı tarihçisi Cenabi'nin "Cenabî Tarihi" adıyla da bilinen "el-Hâfilü'l-Vâsıt ve Aylemü'z-Zâhirü'l-Muhît" adlı Arapça eserinin Süleymaniye Kütüphanesi'nde kayıtlı bir nüshasında mevcuttur. Mustafa Cenabi, 1540-1590 yılları arsında yaşamıştır, kendisi bütün kaynaklara göre Arap'tır, ondan önce kimse Edebalı'nın böyle bir vasıyetinden söz etmemiştir.


"Ey Oğul!

Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana... Güceniklik bize; gönül almak sana.. Suçlamak bize; katlanmak sana.. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana.. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana... Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana..

Ey Oğul!

Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı, Allah Teala yardımcın olsun. Beyliğini mübarek kılsın. Hak yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin. Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin. Sen ve arkadaşlarınız kılıçla, bizim gibi dervişler de düşünce, fikir ve dualarla bize vaat edilenin önünü açmalıyız. Tıkanıklığı temizlemeliyiz.

Oğul!

Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarlarında savrulur gidersin.. Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkar ve iradene sahip olasın!.. Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir. Milletin, kendi irfanın içinde yaşasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır.



Somuncu Baba ( Hamid Hamidüddin ) Kimdir ? @ 14-10-2007 13:27


Somuncu Baba olarak bilinen Hamid Hamidüddin (1331-1412), Yıldırım Bayezid zamanında Kayseri, Bursa ve Aksaray'da yaşamış bir mutasavvıftır.

Hayatı

Kayseri'nin Akçakaya köyünde doğmuştur. Anadolu'yu manevi fetih için gelen Horasan erenlerinden Şemseddin Musa Kayseri'nin oğludur. Soyu İslam Peygamberi Muhammed'e ulaşır. 24. kuşaktan torunudur. Şeyh Hamid-i Veli ilk tahsilini babası Şemseddin Musa Kayseri'den almıştır. Bilge kişiliği olan Şeyh Hamid-i Veli, ilim alanındaki çalışmalarını Şam, Tebriz ve Erdebil'de sürdürmüştür. Alaaddin Erdebili'den ve Bayezid-i Bistami'nin ruhaniyetinden manevi terbiye almıştır.

Dini ve dünyevi ilimlerle ilgili icazet alarak, irşad vazifesi için Anadolu'ya dönmüş Bursa'ya yerleşmiştir. Bursa'da çilehanesinin yanında yaptırdığı ekmek fırınında somun pişirip çarşı pazar dolaşarak "Somunlar Müminler" nidasıyla insanlara ekmek dağıtmıştır. Bu sebeple Şeyh Hamid-i Veli "Somuncu Baba" ve "Ekmekçi Koca" olarak da tanınmıştır. Yıldırım Beyazıd Niğbolu zaferini kazanınca Allah'a şükür nişanesi olarak Bursa Ulu Camiini yaptırmıştır.

Ulu Cami’nin açılış hutbesini Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri okumuş, hutbede Fatiha Suresini yedi farklı şekilde yorumlamıştır. Bu olağanüstü hutbeyi dinleyen cemaat Şeyh Hamid-i Veli Hazretlerine büyük bir teveccüh ve tazim göstermiştir. Manevi kişiliği ve bilgelik yönü ortaya çıkan Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri şöhretten korktuğu için talebeleriyle birlikte Bursa'dan ayrılarak Aksaray'a gelmiştir. Aksaray'da Hacı Bayramı Veliyi dünyaya ve ahirete ait ilimlerde eğiterek yetiştirmiş, irşad vazifesi için Ankara'ya görevlendirmiştir. Şeyh Hamid-i Veli kabri Malatya'nın Darende ilçesinde Somuncu Baba Camii'nde bulunmaktad.. ( devamı )

Cuma Namazı Nasıl Kılınır ? .. @ 01-10-2007 21:28


Cuma, müslümanlarca bir bayram günüdür. Bu mübarek günde müslümanlar mabetlerde toplanırlar. Okunacak hutbeleri dinleyerek faydalanırlar. Hep birlikte cuma namazını kılarlar. Sonra ya başka ibadetlerle uğraşır veya ziyaretlerde bulunur yahut günlük işleri ile uğraşmaya koyulurlar.
Bir hadis-i şerifde buyuruluyor:
"Üzerine güneşin doğduğu en hayırlı gün, cuma günüdür. Adem aleyhisselam O gün Cennet'e konulmuş, O gün Cennetten çıkarılmıştır. Kıyamet de o gün kopacaktır."

Bütün bu olaylar, nice hayırları ve; hikmetleri toplamaktadır.

Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) hicretleri zamanında Medine'ye yakın bulunan "Salim İbni Avf" yurdunda "Ranuna" denilen vadi içerisinde "Beni Salim Mescidinde" ilk cuma hutbesini okumuş ve ilk cuma namazını kıldırmıştır.

Cuma namazının vakti tam öğle namazının vaktidir. Cuma namazı için minarelerde ezan okunur. Camilere gidince önce aynen öğle namazının sünneti gibi, dört rekat cumanın ilk sünneti kılınır. Ondan sonra cami içinde bir ezan daha okunur. Minberde cemaata karşı bir hutbe okunur. Bu hutbeden sonra ikamet alınarak cumanın iki rekat farzı cemaatle aşikare okuyuşla kılınır. Bir farzdan sonra yine öğlenin ilk dört rekat sünneti gibi, cumanın son dört rekat sünneti kılınır. Bundan sonra da "Zuhrü ahir" diye dört re.. ( devamı )

Sigara içmek haram mı ? @ 01-10-2007 18:39



Sual: Tütün, sigara içmek haram mıdır? İslam âlimleri bu konuda ne bildirmişlerdir?
CEVAP
Dürr-ül-muhtar kitabının beşinci cildinde buyuruluyor ki:
Hanefi âlim İbni Nüceymi Mısri, Eşbah kitabında diyor ki:
Âyet-i kerimede ve hadis-i şeriflerde haram olduğu bildirilmeyen şeyler, aslı üzere helal olur. Veya helal ve haram diye hüküm verilemez. Hanefi ve Şafii âlimlerinin çoğu, böyle şeyler helal olur dedi. İbni Hümam, Tahrir kitabında da böyle söylüyor. Bunun için, Besmele ile kesildiği bilinmeyen hayvana ve zararı görülmeyen ota helal denir. Tütün de böyledir. Âlimlerin çoğuna göre, helaldir. Birkaçına göre ise, hüküm verilemez. [Uyun-ül-besair�de, Hamevi Eşbahı şerh ederken, (Buradan tütün içmenin helal olduğu anlaşılıyor) buyuruyor.]

Hanefi âlimlerinden, Şam müftüsü, Abdürrahman İmadi, Hediye adındaki kitabında, (Tütün; soğan, sarmısak gibi mekruhtur) buyurdu. İbni Abidin, bu satırları açıklarken buyuruyor ki:
Vehbaniyye şerhinde, (Tütün içmek ve satmak yasak edilmelidir) diyor. [Tütünü yasak eden dördüncü Murad han zamanında bulunan Şernblali de, (Halife mubahları yasak edince haram olur) diyerek, tütün yasak edilmeli demiş, fakat yine de haram veya mekruh dememiştir.]

Mısır�da, Maliki âlimlerinin büyüklerinden Ali Echüri hazretleri tütünün helal olduğunu bildiren kitap yazıp, dört mezhep âlimlerinin, tütünün helal olduğunu bildiren fetvalarını nakletmiştir.

Abdülgani Nablüsi
hazretleri de tütünün mubah olduğunu bildiren, Essulhu beynelihvan kitabında diyor ki:
Tütün bazılarına zarar verirse, yalnız bunlara haram olur, başkalarına haram olmaz. Bal, safra hastasına zarar verir. Fakat, başkalarına haram d.. ( devamı )

ORUÇ KAZÂSI @ 01-10-2007 18:35


Arka arkaya olduğu gibi, ayrı ayrı günlerde de, bir gün için, bir gün oruc tutmakdır. Aralıklı tutarken, araya başka Ramezân gelirse, önce Ramezânı tutar. İhtiyâr olup, ölünciye kadar Ramezân orucunu veyâ kazâya kalmış oruclarını tutamıyacak kimse ve iyi olmasından ümmîd kesilen hasta, gizli yimelidir. Zengin ise, hergün için bir fıtra, ya'nî beşyüzyirmi dirhem [binyediyüzelli gram] buğday veyâ un veyâ kıymeti kadar altın veyâ gümüş para, bir veyâ birkaç fakîre verir. Ramezânın başında veyâ sonunda toptan hepsi bir fakîre de verilebilir. Fidye verdikden sonra kuvvetlenirse, Ramezân oruclarını ve kazâ oruclarını tutar. Fidye vermeden ölürse, iskât yapılması için vasıyyet eder. Fakîr ise, fidye vermez. Düâ eder. Böyle ihtiyâr ve hasta, sıcak veyâ soğuk mevsimde tutamıyorsa, uygun gelen mevsimde kazâ eder. Oruc tutunca, nemâzı ayakda kılamıyan kimse, oruc tutar ve nemâzı oturarak kılar. Ramezân günü, orucu bozarsa, çocuk bâlig olursa, kâfir müslimân olursa, müsâfir şehrine gelirse, kadın temiz olursa, akşama kadar oruclu gibi, sakınmaları lâzımdır. Müsâfir [seferî olan] ve kadın, o günü, sonra kazâ eder. [Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye]

http://www.guzelislam.com/


.. ( devamı )

'Kadının başını örtmesi tüm semavi dinlerde var' @ 28-09-2007 15:52

Bir gazeteye demeç vererek, "İslam'da örtünmenin yeri yok" diyen İsmet Bozdağ'ın bu görüşünü, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kelam Anabilim Dalı Başkanı Yusuf Şevki Yavuz'a sorduk.

'Kadının başını örtmesi tüm semavi dinlerde var'

Marmara Üniversitesi ilahiyat Fakültesi Kelam Ana Bilim Dalı Başkanı Yusuf Şevki Yavuz, iyibilgi'nin sorularını yanıtladı:

Sayın Yavuz, bugün bir gazetede, İslam’da örtünme yoktur, Kur’an’da başınızı örtün denilmiyor diye bir yazı vardı. Nur suresinin 31. ayetine değinilerek kadının örtmesi gereken yerin ziyneti yani göğüs bölgesi olduğu yazıyordu. İslam’da örtünme gerçekten bununla mı sınırlı?

Aslında başörtüsü meselesi modernizmle birlikte ortaya çıkar. 1400 yıldır İslam aleminde böyle bir sorun yoktur.  İslam âlimleri böyle bir mesele üzerine tartışmaz, hatta hepsi aynı görüştedirler.

Modern zamanlarda, batılılaşmanın getirdiği sekülerizmle birlikte Müslümanlar batılılar gibi olmaya çalıştılar. Başörtüsü ve örtünme sorunu da o zaman ortaya çıktı.

Konuyla ilgili iki keskin görüş var zaten. Birincisi aşırı uç, Afganistan’ın Taliban’ı gibi, “Kadının yüzü görülmemeli, kadın perde arkasından bakmalı” gibi görüşlere sahipler. Diğeri de modern uç, “örtünme yok” görüşünü getirenler…

Günümüz Türkiye’sinde ise alimler “mutedil” görüşü temsil ederler. Yani ılımlı, iki ucun arasındaki görüşü…  Buna göre örtü, kadının cinselliğini örter ve cinselliğin tazeliğini korur. Tabii önemli olan, kadının toplumda eğitim alabilmesi, örtülü kızların sosyal faaliyetlerde yer alabilmesi.

Yaşlı kadınlarda örtünme durumu .. ( devamı )

Bayramoğlu: Bu maskaralığa artık bir son verin! @ 28-09-2007 15:49

Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu, son günlerde yoğun olarak tatışılan "türban, Malezya, Mahalle baskısı, vs..." konularının polemiklerden çıkmasını istedi. Bayramoğlu, "Bu maskaralığa artık bir son verin" diyerek başladığı yazısında bu tartışmaya nokta koymayı hedefliyor...




Bayramoğlu: Bu maskaralığa artık bir son verin!

Ali Bayramoğlu/ Yeni Şafak

Bu maskaralığa artık bir son verin…

Mahalle baskısı, tesettür, Melazya, vs… Malum tartışma konuları bunlar ve meraklısı çok…

Ama mesele sadece merakla ilgili değil, bir de hastalık söz konusu…

Dün de söyledik:

"İnsanlar bir konuda gördüklerine, yaşadıklarına değil, başkalarından duyduklarına inanmaya başlamışlarsa" ve bu, salgın bir durum halini almışsa, "sorun toplumun hastalanmaya başlamasıdır"…

Bu durumda görüp, yaşananların hatırlanması bazen faydalı olur.

Bunun etkili yollarından birisi Malezya ya da vs mahreçli "fast food sosyoloji" yerine, ülkede, sokakta yaşanın içinden üretilen sistematik ve metodik bilgidir.

Bu tür bilgi demetleri, ayna görevi de yaparlar.

İşte bunlardan birisi, bir kamuoyu araştırması:

Araştırma; 21–23 Eylül 2007 günleri Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesinde, 38 il ve 128 ilçede bunlara bağlı 157 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 924'ü kadın toplam 1863 denekle hanede yüz yüze görüşme metoduyla yapılmış...

Çalışmanın yürütüldüğü 38 il şöyle:

Adana, Adıyaman, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Elazığ, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Hatay, İçel, İstanbul, İzmir, Karabük, Kastamonu, Kayseri, Kırklareli, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Nevşehir, Osmaniye, Riz.. ( devamı )

Bencileyim İslamiyetnurlari

Gönderilme: 27.10.2007
Bakılma: 174
Kategori: Din
Etiket: din islam islamiyet ahlak turk turkiye haber haberler kultur musluman siir adalet fethullah-gulen nur hidayet uzay kainat haberani egitim hakikat blog site namaz peygamber

Paylaş
Rapor Et


Benzer RSSler
Din - Sinemalar.com Vizyon
Gönderilme: 28.08.2007
Bakılma: 638
Din - Bencileyim İslamiyetnurlari
Gönderilme: 27.10.2007
Bakılma: 175
Din - MeNZiL.wp
Gönderilme: 27.10.2007
Bakılma: 162
   
Olmazmi.com