Nietzsche'nin Kadınları : "Kadındaki Muamma" @ 04-11-2007 13:13
Kırbacını mağarasında unutan Zerdüşt, evine döndüğü günden beri bazı çevrelerin tepkisini almıştır. Yanında kırbacını taşıyasıydı daha mı iyi olurdu bilinmez ama bundan daha kötü eleştriler almayacağı kesin gibi görünüyor. Friedrich Nietzsche, kadının doğası hakkında ortaya koyduğu düşünceleri ile de kendinden söz ettirmiş, çoğu kez karşıt eleştriler alsa da, gerek kadınlar arasından gerekse hemcinsleri tarafından takdir de edilmiştir. Özel hayatında kadınlara bir öpücükten daha fazla yakın olmayan Nietzsche, küçük yaşta babasının ölümüyle annesi ve ablasının sert yaşam biçimiyle yetiştirilmiş, yetişkinliğe adım attıktan sonra da yanlarından ayrılmıştır. Kadınlar hakkındaki fikirlerinde, karşılık bulamadığı aşkı Lou Salome ve ailesinin etkisinin büyük olduğu söylenebilir.
Zerdüşt’ün karşısına çıkan ihtiyar kadın, şöyle der ona;
-“Ne tuhaftır ki yeterince tanımaz kadınları Zerdüşt. Ancak haklıdır onlar hakkında söylediklerinde.”
Nietzsche ve Marx : "Uzlaşma ve Çatışma" @ 24-08-2007 15:53
19.yüzyılın iki önemli ismi olmakla beraber, aslında tüm düşünce tarihinin hakkında en çok sözedilmiş filozoflarıdır Marx ve Nietzsche. Her ikisi de insanlık tarihine yön vermiş, büyük etkiler yaratmış ve kendilerinden sonraki döneme de "kendilerini aşma" zorunluluğunu bırakmışlardır. Günümüzde dahi en çok okunan filozoflar arasında ilk sıralarda gösterilirler. Bu iki filozofun dünyayı yorumlayışları ve insanlığa getirmek istedikleri çözüm önerileri, elbette birbirinden farklı, hatta neredeyse taban tabana zıttır. Fakat bununla birlikte kimi noktalarda da aynı ortak görüşleri paylaşırlar.
Sosyalizm, eşitlik ve demokrasi gibi kavramlara şiddetle karşı çıkan, tersine bir üslupla köle-efendi ahlakını ve bu yönde bir devinimi olumlayan, Üst-insan kavramıyla yeryüzünün biricik efendisini arayan Nietzsche ile özel mülküyete karşı ayaklanan, toplumdaki tüm sınıfları ortadan kaldırıp her bir bireye eşit şartlarda ve imkanlarda doğmak ve yaşamak hakkını savunup, komünal bir ütopya tasavvur eden Marx'ın ortak yanlarından bahsetmek elbette şaşırtıcıdır. Fakat bu ortak yönler, sadece geçmişe dayalı yorumlamaları itibariyledir.
Öncelikle yabancılaşma konusunu ele alalım;
Decadence ve Yabancılaşma Teorisi
Friedrich Nietzsche'nin felsefesinin başlangıcı, Tanrı'nın Ölümü krizine dayanır. Bu kriz, aslında tüm anlamlardan soyutlanmış insanoğlunun nihilizm bataklığına saplandığına ve bu sebeple de kendine yabancılaştığına bir göndermedir. Bu sebepledir ki Nietzsche Decadence kavramını orjinal haliyle sıklıkla kullanır. Decadence, Fransızca bir kelimedir.Latince kökenli olup "decadere" den gelmektedir.[1] Nietzsche, eserlerinde bu kelimeyi özellikle Almanca'ya çevirmeden kullanmıştır. .. (
devamı )
Nietzsche'nin Darwin'e Karşı Evrim Düşüncesi @ 20-08-2007 18:42
19.yy'ın düşünce dünyasında önemli bir yeri vardır.Bu yüzyılda Batı uygarlığı ani ve keskin dönüşümler yaşamış, bunun etkisiyle de siyasal, iktisadi ve sosyal alanda büyük değişimler yaşanmıştır. Tarihte, rönesans ve reform hareketleriyle başladığı varsayılan akla ve aklın egemenliğine inanç, 19.yüzyılda dönüşü olmayan gelişimlerin nedeni olmuştur.
Friedrich Nietzsche, aynen bu yüzyılda tüm değerlerin yeniden değerlendilimesini, ele alınmasını şiddetle savunmuş, bilimin ve bilimsel düşüncenin yozlaşmışlığına işaret etmiş, düşünmenin ilkeleri olarak bilinen mantığın "mantıksız bir kökeni" olduğunu belirtmiştir.Bu noktada da tarih konusunda çalışmalar yapmış ve gelecek yüzyıllardaki insanlığa yeni bir amaç edindirmeye çalışmıştır.
Charles Darwin'de 19.yüzyılda yaşamış olan ve 1859 yılında yayınladığı "Türlerin Kökeni" adlı eseriyle ses getiren bir bilim adamıdır. Her ne kadar evrim düşüncesinin kökeni Antik Yunan'a kadar uzansa da, Charles Darwin, "Doğal Seleksiyon" kuramıyla bu düşünceyi bilimsel bir platforma taşımış ve tartışılmıştır.
Nietzsche ve Bilim @ 02-08-2007 16:05
Friedrich Nietzsche'nin rasyonalistleri ve bilimsel düşünceyi eleşirmesi, kimi yorumcular tarafından akıl ve bilim karşıtlığı olarak yorumlanmıştır.Zira Nietzsche bilgiye karşı sanatı, akla karşı tutkuyu ortaya sürer ve olumlar. Fakat bu tarz, elbetteki Nietzsche'nin irrasyonalist ve bilim karşıtı olduğu anlamına gelmez. Nietzsche'nin aslında üzerinde durduğu, önemsediği ve ayrıştırmaya çalıştığı şey, akla ve bilime ahlaki ve metafizik kavramlardır. Çünkü bu kavramlar, bilimde yozlaşmaya sebep olmaktadır.
Bilimde meydana gelen bu yozlaşı, dini ve ahlaki kavramların insanoğlunun beyninde bıraktığı tortulardan kaynaklanabileceği gibi, kimi dindar bilim adamları tarafından bizzat amaç edinilebilir. Din veya belirli bir ahlak olmadan bilimin değerini hiçe indirgeyen ve kendi ahlaki kabulleriyle bilimsel araştırmalar yapanlar, metafiziksel yargılarını isteyerek veya istemeyerek bilime bulaştırırlar. Nietzsche'ye göre bu, hakikate bir ihanettir. Çünkü gerçeğe gerçekdışı bulaştırılmış, olması istenilen ile olan birbirine karıştırılmıştır.
Nietzsche, Şen Bilim adlı eserinde konuyu şöyle yorumlar;
"Bilim geçen yüzyıllar boyunca ilerletildi, ilerlemenin nedeni, bir ölçüde bilim aracılığıyla Tantı'nın iyiliğinin, bilgeliğinin en iyi şekilde anlaşılabileceğinin umulması -büyük İngilizlerin (Newton gibi) ana güdüsü buydu; bir ölçüde bilginin saltık yararına, özellikle de ahlaklılık, bilgi ile mutluluk arasındaki yakın ilişkiye inanılması -Bu büyük Fransızların (Voltaire gibi) ana güdüsüydü; bir ölçüde de bilimde bir şeye bencillikten uzak, zararsız, kendine yeterek gerçekten safça sahip olunabileceği, onun böyle sevilebileceğine inanılmasıydı. Buna göre bilimde insanın kötü dürtüleri işe karışmaz -kendini bilen tanrısal alarak hisseden Spinoza'nın ruhund.. (
devamı )
Psikanalizin Schopenhauer ve Nietzsche'deki Kökeni @ 03-07-2007 23:13
Sigmund Freud'un ortaya atıp geliştirdiği Psikanaliz öğretisi, bilindiği üzere modern psikiyatride yeni bir devir açmıştır. Psikanaliz, sadece psikiyatri alanında değil, felsefe dalında da çeşitli tartışmalara yol açmış, tartışılmıştır. Freud'un ölümünden sonra da Alfred Adler, Carl Gustav Jung gibi isimler Freud'un düşüncelerini geliştirmeye, eksikliklerini tamamlamaya ve hatalarını gidermeye çalışmışlardır.
Psikanaliz'in temelini oluşturan kimi kavramlar ve düşünceler, Schopenhauer ve Nietzsche'de de mevcuttur. Zaten Freud, Nietzsche'yi hep kendisini etkileyen filozoflar arasında göstermiştir. Doğaldır ki bir teorinin belirli bir gelişim süreci vardır. Ben, psikanalizin gelişim sürecini Schopenhauer'den başlatıp, Nietzsche'yle devam ettirip, Freud'la en bariz halini aldığını düşünüyorum.
Öncelikle klasik psikanalizin temel bir açıklamasını yapmayı uygun görüyorum. Psikanaliz, genel olarak aşağıdaki hipotezlerden oluşur[1];
Zerdüşt'ün Başlangıç Söylevi @ 02-07-2007 17:23
Zerdüşt otuz yaşında yurdunu ve yurdunun gölünü bırakıp dağlara çıktı. Orada ruhunun ve yalnızlığının tadını çıkardı ve on yıl bundan bıkmadı. Ama en sonu gönlünde değişme oldu, -ve bir sabah tanla kalktı, güneşin karşısına geçti ve ona şöyle dedi:
" Ey ulu yıldız! Aydınlattıkların olmasaydı, ne olurdu senin mutluluğun!
On yıldır mağaramın üstüne yükselir durursun: ışığından ve yolculuğundan bıkardın ben olmasaydım, kartalım ve yılanım olmasaydı!
Ama biz seni her sabah bekledik, senden fazlalığını aldık ve kutsadık seni bunun için.
Bak! Pek çok bal toplamış bir arı gibi, bilgeliğimden usandım; onu almaya uzanacak eller gerek bana.
İnsanlar arasında bilgeler delilikleriyle, yoksullarda zenginlikleriyle bir daha sevininceye dek, vermek dağıtmak isterim.
Derinliklere inmeliyim işte bunun için: tıpkı senin akşamları denizin ardına inişin ve altdünyaya ışık iletişin gibi, ey taşkın yıldız!
Aralarına inmek istediğim insanların dediği gibi batmalıyım sencileyin.
Kutsa beni öyleyse, en büyük mutluluğa bile kıskanmadan bakan ey durgun göz!
Taşmaya durmuş kadehi kutsa da altın aksın su ve dört bucağa götürsün parıltısını sevincinin!
Bak! Bu kadeh yine boşalmak ister ve Zerdüşt yine insan olmak ister."
- Böyle başladı Zerdüşt'ün batışı.
Zerdüşt dağdan yalnız indi ve kimseyle karşılaşmadı. Ama ormana girdiğinde, kutlu kulübesinden ormanda kök aramaya çıkmış yaşlı bir adam belirdi birden önünde. Ve şöyle dedi yaşlı adam Zerdüşt'e:
"Yabancı değil bana bu gezgin kişi: yıllar önce geçmişti buradan. Adı Zerdüşt'tü; ama değişmiş.
O gün külünü dağlara götürüyordun: bugün de ateşini vadilere mi götüreceksin? Kundakçılığın cezasından korkmuyor musun?
Evet, Zerdüşt'ü tanıdım. Dupduru gözleri ve ağzında tiksinti hiç yer etmemiş. Oy.. (
devamı )
Şairler Hakkında @ 02-07-2007 14:34
Zerdüşt havarilerinden birine şöyle diyordu: "Bedeni daha iyi tanıyalı beri ruhun bence ehemmiyeti kalmadı. Ve ''ebedi'' denen her şey bir sembolden ibaret."
Havari cevap verdi: "Evvelce de böyle bir şey söylemiştin. Fakat şairler çok yalan söylerler diye ilave etmiştin. Bunu neden demiştin."
Zerdüşt, "neden diye soruyorsun" dedi. "Ben o adamlardanım ki onlara neden diye sual sorulmaz. Ben bunları henüz dün mü yaşadım. Fikirlerimin sebeplerini yaşayalı beri hayli zaman geçti. Eğer sebeplerimi de yanımda taşımam gerekseydi benim bir hafıza ambarı olmam lazım değil miydi? Fikirlerimi kendim için saklamam bile bana fazla geliyor.
Ve nice kuşlar uçup gidiyorlar. Bazen güvercinliğime yabancı ve elimle dokunduğum zaman titreyen bir kuşun sığındığını görürüm.Fakat Zerdüşt sana bir zaman ne diyordu? Şairlerin çok yalan söylediğini mi? Fakat Zerdüşt de bir şairdir. Onun bu işte hakikati söylediğine inanıyor musun? Neden inanıyorsun?"Havari cevap verdi: "Ben Zerdüşt''e inanırım."
Zerdüşt başını salladı ve gülümsedi.
"İnanman, hele bana inanman, beni mesut etmez.Fakat, birisi ciddiyetle, şairler çok yalan söylerler diyorsa haklıdır. Biz çok yalan söyleriz.Biz pek az şey biliriz. Ve güç öğreniriz. Onun için yalan söylemeye mecburuz.Biz şairlerden, şarabını tağşiş etmeyen kim var?Kilerimizde nice zehirli karıştırmalar yaptık. Tarif edilmez nice işler yaptık.Çok az şey bildiğimiz için ruhça züğürt olanlar hoşumuza gider.
Hele kadınlar!
Hatta ihtiyar kadınların akşamları anlattıkları masallara bile hasret duyarız. Ve kendimizce b.. (
devamı )
Friedrich Nietzsche E-Book @ 01-07-2007 21:00
Kitapları Nasıl İndiririm?
İndirmek istediğiniz kitabın linkine tıklayın. Açılan sayfada, alt bölümde "Free" yazan butona tıklayınız. Karşınıza gelecek olan yeni sayfada"Download" linkine tıklamanız yeterlidir.
Kitapları Nasıl Okurum?
Kitaplar Pdf formatındadır. Okuyabilmeniz için bilgisayarınızda Adobe Reader programının herhangi bir sürümünün bulunması yeterlidir. İsterseniz bu programı aşağıdaki linkten indirebilir ve bilgisayarınıza kurabilirsiniz. .. (
devamı )
İletişim Formu @ 20-05-2007 01:29
| Adınız: |
|
| E-Posta adresiniz: | |
Mesajınızı ilgilendiren konuları seçiniz: | Öneri Şikayet İstek |
| Yorumlarınız / Mesajınız: | |
Linkler @ 30-01-2007 00:29
Bu başlık altında, felsefe alanında okuyuculara yararlı olabileceğini umduğumuz bazı sitelere yer verilecektir. Eklemek istediğiniz linkleri, başlık altına yorum yazarak veya mail göndererek ulaştırabilirsiniz. Onaylandığı takdirde ilgili site burada listelenecektir.
Toplum Düşmanı
Mitoloji, Felsefe, Edebiyat dallarında özgün paylaşımların bulunduğu bir site.
www.toplumdusmani.net
Felsefe Ekibi