Şu site zombilerle ilgili ilginç videolar bulunduruyor. Site zombilerin gerçek olduğunu savunmakla kalmayıp, üyelerininde video ve resimlerle zombilerin gerçek olduğunu kanıtlamasını istiyor. Zombilerle alakalı her tip bilgiyi barındıran sitenin ingilizce olduğunu belirtmekte de yarar var. NOT:Ayrıca ekşisözlükte şöyle ilginç bir başlık açılmış. NOT2:Voodoo ayinleri nasıl yapılıyor? voodoo büyücülerinin insanı zombiye çevirebildikleri doğru mu? doğruysa bu nasıl gerçekleşiyor?
bu yazı UNDERGROUND ATO tarafından ucandaire.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.
star wars'un çöp tenekesini andıran ışıklı sempatik robotu r2d2'nin yıllardır ne konuştuğunu merak ediyorsanız dilini öğrenebilirsiniz. kod çözmeye meraklıysanız tabi.. burdan r2d2 diline çevrilmesini istediğiniz sözcüğü yazıyorsunuz çeviriye başlıyorsunuz.
bu yazı cherry blossom girl tarafından ucandaire.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.
Eğlenceli bilim kurgu haberlerinden oluşan içeriği ile dikkat çeken io9.com isimli sitede Cem Yılmaz'ın son filmi A.R.O.G. ile ilgili bir habere rastladım. Yazıda filmle ilgili oldukça güzel yorumlar yapılmış. Haberi ve kamera arkası görüntülerini izlemek istiyorsanız tıklayın.
Astro City, 90'lı yılların ortalarında WS(Wildstorm) etiketiyle çıkmış bir çizgi roman serisi olarak tanımlanabilir başlangıç olarak. Kurt Busiek'in başyapıtlarından biri olarak da tanımlanabilir. Alan Moore'un Watchmen ve Top 10 hikayeleriyle başlayana alternatif süper kahraman hikayeleri akımının demirbaşlarından denilebilir hatta. Brent E. Anderson'un karanlık çizgisi ve Alex Ross'un kapaklarıyla birleşince de ortaya gözardı edilmemesi gereken bir iş çıktığını söylemek çok da yanlış olmaz.
Astro City, adından da anlaşılacağı üzere bir şehir. Metropolis gibi hayali bir şehir(ki tahminimce New York olarak tasvir edilmiş). Bu şehrin kahramanları var. Ve bunların biraraya gelmesinden oluşan Honor Guard adında bir birlik var. Kitap, bu kahramanların maceralarını anlatacak sanıyorsunuz kapağına baktığınızda ama böyle birşey hemen hemen hiç olmuyor.
Uzun bir aradan sonra geri dönen efsane bilimkurgu dergisi X-Bilinmeyen, şimdi de internet üzerinden yayına geçti. E-derginin 3 ayrı sitesi bulunuyor. 1976-1981 ve 1989 yıllarında yayınlanmış 71 sayının içeriğine ulaşmak için www.x-bilinmeyen.com X Bilinmeyen Dergisine emeği geçmiş kişilerin yeraldığı siteye ulaşmak içinwww.x-bilinmeyen.org Günümüzün bilimkurgu dünyası ve bilimkurgu dernegine ulaşmak içinse www.x-bilinmeyen.net internet adreslerinden yaralanabilirsiniz.
Galactica new series'in Teğmen Duallası (Dee), Türk hayran sitesi Galactica Türk için bir röportaj vermiş, Michael Trucco'dan sonra Teğmen Dee'de buradaki hayranlarına selam yolluyor.
stephen king'in aynı adlı eserinden ancak esintiler taşıyan 1992 yapımı bu film, orta okul çağlarıma denk gelir.o yıllarda bahçıvan'ı izleyen çoğu insan gibi ben de çok etkilenmiştim doğrusu. başrollerini pierce brosnan ve lost'da sempatik helikopter pilotu rolündeki jeff fahey oynuyor ( hele filmi izledikten sonra bu kişinin o olduğuna inanmak çok güç )... konusu kısaca şöyle; efendim pierce brosnan ( Dr. Lawrence Angelo ) bir firmada beyin fonksiyonlarını arttırma üzeirine deneyler yapan iyi niyetli bir bilim adamıdır, beyni daha fazla ve verimli kullanmayı sağlamay çalışan bilim adamımız bunun için sanal gerçeklik ve bir takım enzimler vs'ler kullanmaktadır.. kobayları da şempanzelerdir ( askeri birşeylerin kokusu duyulmaya başlandı değil mi? ) bahçıvan rolündeki jeff fahey ise zeka özürlü bir gençtir, evinde barındığı kişi tarafından sürekli dövülen bu genç yobaz bir adamın elinde kendince terbiye edilmektedir... gel zaman git zaman bilim adamımız bu gence acır ve onun zekasını biraz arttırmaya kararverir...
zeka arttırılırken :)
olay burda kopar... valla en son eleman kendini bir yerlere upload ediyordu... bence güzel film... halen çok etkileyici gelir bana, nedendir bilinmez ( ağaç yaşken mi eğilir yoksa :))
önceden kanal D'de de yayınlanan mini dizi taken benim çok ilgimi çekerdi. her bölümü ayrı bir sinema filmi gibiydi bu dizinin, tüm "uzaylı klişeleri"ni barındırsa da sunmayı güzel beceriyordu doğrusu... dizi, roswell olayından tutunda, insan - uzaylı melezlerine vs'ye kadar bir çok hikaye barındırıyordu... çeşitli zaman dilimlerindeki kaçırma olayları ve bunları yaşayan insanların neden kaçırıldığı hakkında araştırmalar yapılıyor olması da temel konuydu, çünkü bu insanlar bir şekilde uzaylılar için önem taşıyorlardı (4400 de ki gibi süper güçleri yok, fantastik öğelerden çok bu olayları yaşayan insanların dramları ve hükümetin tavrı konu ediliyor ) kaçırılan insanların beynine bir metal parçası koyuyorlardı... hele bir sahnesinde izbe bir alanda hükümet ajanları kaçırılmış birinin beynini açıp o parçayı çıkartıyorlardı ancak o parça bir micro robottu ve ultrasonuk bir ses çıkarmıştı ( bi de kımıl kımıl ediyordu :)) heryeri birbirine katmıştı...
ameliyat sahnesi
ameliyat 1950'lerde ki bir tarihteydi, adamların öyle yüksek teknolojili bir şeyi ellerinde tutmaları ve o yıllarda öyle birşeyi gözlemliyor oluşlarının sunumu beni hep etkiler, ha bir de tüm araştırmalardan sorumlu generalin kendi oğlunu uzay gemisinden kalma bir parçayı gördü ona dokundu diye öldürmesi de unutulmazdı benim için ( 4400 de ki baş dedektif herif oynuyor ) diziyi herkese tavsiye ederim... izleyin !
işte bu eleman( düşen ufoya şaşkınlıkla bakarken) arkadaki köylü ve çocuklarını da öldürmeyi ihmal etmiyor tabiki...