@ 04-01-2009 21:10

yalnızım evde...annemle babam izmir'e gittiler.klasik pazar kahvaltısı alışkanlığımızı bozup bu kez evde yaptık.A.ile.
güzell bi kahvaltı sofrası hazırladım.ilk defa:)yağmurlu ama açık bi havada evde kahvaltı güzeldi...heleki onunla.saatlerin nasıl geçtiğini anlamıyorum...
dün akşam beni fazlasıyla kızdırmış olsada ...
***
çok kızıyorum kendime.tembelliğime.hayır diyemeyişime,kafama koyduğumu artık yapamayışıma,rahatlığıma.vefasızlığıma.yaşattığm hayal kırıklıklarına.yaptığım haksızlıklara....kızıyorum çokk!!!
bekleyen o kadar çok şey varki oysa...farkında olup yapamadığım:(
bi insana bu kadar şans hakkaten fazla.ya silkinmeli yada katlanmalı sonuçlarına...
****
dün yağmurluda olsa yelizle alışverişe çıktık.bisürü cici aldım kendime,çoraplar,pijamalar...kremler,allıklar,rimeller aldım...
moralim düzeldi,keyfim geldi:)
****
g.s:kelin ilacı olsa kendi kafasına sürer ama genede görmez kendi gözündeki çöpü!!!
aslan kedisi:) @ 02-01-2009 00:12

bugün saat 2 de uyanıp kahvaltıya gitik,çınar'a.bisürü kedi vardı etrafta,bembeyazından,ankara kedisine,bide aslan kedisi diye köpeklere bile pati atan bikedi vardı.hemen aslıcım geldi aklıma.25 tane doğurmuş en son.isterseniz alabilirsiniz dedi sahibi.ben besleyemesemde aslı için resmini aldım.belki ister:))
****
çok kıskandım,dikiş dikebilen becerikli bi insan olabilseydim keşke,en azından annem olsaydı:(
***
perşembenin tatil olmasını ve cuma çalışıp tekrar tatile geçiyo oluşumuzu çok seviyorum:))
***
2009 @ 01-01-2009 21:55
yeni bir yıla girerken yapılır hep, biten yılın muhasebesi...neler yaptım neler yapamadım diye...
yeni yıl için planlar yapılır,gerine getirilemeyenler için notlar alınır,sözler verilir...tututlur yada tutulmaz...ama yeni herşey gibi yeni yıl güzeldir...
2008 güzeldi,işimde yükseldi,istediğim herşey oldu,nişanlandım,mükemmel bir eşe ve mükemel bi aileye daha sahip oldum...keyfim yerinde,mutluyum.kayıplarımda oldu,üzüntülerimde,kavgalarımda,sıkıntılarımda...ama unuttum hepsini...
eski bölge müdürüm üzerimde hakkı olduğunu düşündüğüm insanlardan biri.tek sayılı yılların hep şanş getirdiğini söyledi,bu yılda öyle olucak...
hissediyorum güzel bi yıl olucak,kıskandırıcak geçen yılları:)
o kadar çok ki yapmak istediklerim,düşündüklerim...belki yorucu ama güzel bı yıl olmasını diliyorum..hepimiz için...
iyi yıllarrrr.......
@ 29-12-2008 23:47

Kent oyuncularının "39 basamak" oyunu vardı geçen cuma,ama biletimiz yoktu:(
son anda gittik,salon ağzına kadar dolu,ama protokolde 2 koltuk boş nedense.biri ticaret odası başkanı için,diğeri ise veteriner hekimler odası başkanı için ayrılmış.bizim elimizdede tesadüf,bu ikisinin davetiyeleri:)
"böyle güzel bi çift daha çok yakışır o oyuna"diye vermişler davetiyelerini.bi yanımda rektör,biyanımda belediye başkanı izledik oyunu.oyun çok güzedi,performasları gerçekten alkışı hakediyodu.çok beğendim.
sık sık yapmak gerek,hatta protokolden izlemek gerek:))
****
bugün performans görüşmem vardı,heyecanlandım,korktum biraz,kendimde hissettiğim düşüklüğü biri yüzüme söyliycekti çünkü.ki bu Naşit bey olucaktı.
ama herşeye rağmen güzeldi,gayet iyi bi not bile aldım.evet yüzüme söyledi eksikliklerimi,beklentilerini,ama beni fazlasıyla onure de etti,çok gurur duydum.ve bu adam benim hakkımda yanılmamalı.yanılmıycak.
zor ama güzel bir yıl bekliyo beni,bizi..
****
koku @ 26-12-2008 00:17
yılbaşı yaklaştıkça tv de bir parfüm reklamıdır gidiyo,peşpeşe 4 parfüm reklamı verdiler.inanılır gibi diil,piyasada satılıcak ürün mü kalmadı,yada hediyelik başka bişey mi yok...
sokuyolar insanın aklına...
meretide insan aldıkça alası geliyo,hediyede gelebilir,fena olmaz:)
****
hediye dedim de,A.ya ne alsam derken,genel müdürlükten çalışanlarına altın ve pırlanta markalarından birine ait indirim çekleri geldi.hediye olarak bunlardan bikaçını mı versem acaba:)))
****
şaka biyana henüz hediye alışverişine çıkılmadı bile,cumartesiyi buna ayırıyorum bütüngün.
anneler,babalar (ki artık çoğul oldular:)arkadaşlar,kardeşler yeğenler,kuzenler,e hatırı sayılır bikaç müşterimize hediye beğenme görevide bana düştü.
cumartesi yetermi acaba...mümkün diil:D
ıssız adam @ 22-12-2008 23:04

filmi 3 kez izleyip,müziklerini ise milyonlarca dinlememe rağmen kusmadım hala ıssız adamdan.istanbul'da izledim ilkini,gökçecimle.3.denememizde yer bulup izlemiştik,
sonra muğlada A.ile izledim,sonrada sevgili kayınvalidemle:)
anlaşıldığı üzre yanımda kim olduğu farketmiyo izliyorum :)) bıkmadan usanmadan...
hergeçen gün farklı kişilerden farklı izleme senaryoları duyuyorum.ağlamaktan içi dışına çıkanlar(ki ben bu guruptayım:),filmden çıkınca londradaki sevgilisinin yanına gitmek için uçak bileti alanlar,...
bugünde film sonrası 2şişe şarap alıp sarhoş olanlar...
yaşanmışlıklar hatırlanınca bu kadar etkili oluyo işte...nasılda dışa vuruyo,deşifre ediyo insanları...
Çağan Irmak bence gene güzel bi iş çıkarmış vesselam.ellerine sağlık...
dvd sini alın,aklınıza geldikçe izleyin,müziklerinide dinleyin bol bol...
not:Melis birkan'ın burnu aslında pek güzel diil tekbaşına bakarsan,ama bi bütünün içinde gerçekten çok hoş:)))ve saçları harikaaa....
yeşill @ 21-12-2008 13:38
"
Sonra veriyorsun sevgiline asıl kullandığın msn şifreni ve facebook şifreni ve email şifreni. Hatta cep telefonunu. Al diyorsun, hepsine gir bak, kullan. Artık sadece sen varsın.
Bu mudur dedim güven sağlamanın yolu?
".
Tunç ne güzel söylemiş,şifrelerin bilinmesi güven demek olmuş artık...hep kızarım hep söylerim insanın ne olursa olsun özeli olmalı.ki mailleri telefonu özeldir.
çiftlerin birbirlerinin şifrelerini bilmesini hep yadırgadım bugüne kadar,hatta şifrelerinin gizli gizli kırdırmalarını...
hiçbir sevgilimin telefonunu açmamışımdır,kayıtlarını merak dahi etmemişimdir,kaldıki maillerini merak ediyim.hayatıma girmişse zaten güveniyorumdur,ötesi yoktur bunun...
merak etmediğim gibi merak edilmesindende hoşlanmam.kızarım hatta.
asla derdim hep...
ta ki...A.isteyinceye kadar.hayat birleştirmeye karar verdiğim adam,nişanlım,sevgilim...
önce hayır dedim,neyi merak ediyosun dedim sor söyliyim dedim ama ısrar etti,vermek istemeyincede sakladığım bişiy varmış gibi tepki aldım.
kızıyorum,sinirleniyorum...ama söyledim şifrelerimi.
yapacak bişeyim de yok başka...
hep söyler "kendime güvenmediğim kadar güveniyorum sana"diye.
bilmiyorum...inanıyorumda...ama rahatsızım.
***
@ 20-12-2008 12:19
Uzun zamandır ilk defa yazıyorum,cumartesi olmasına rağmen şubedeyim ve yarım kalan işlerimi tamamlıyorum.Teftiş bekliyoruz ve gergin bi hava var,eğitim sonrası yarım kalan işlerim var.
ruh halim pek iyi sayılmaz yani:(
dışarda çok güzel yağan bi yağmur var,pencere önünde çayımı alıp,elimde kitabımla bi kitap okuyup bi yağmura bakabilirdim,ama bugünde çalışıyorum.
zorla diil ama isteyerek...
****
aslında eğitime istanbula gitmeden önce ilk yazımı İstanbul'u eğitimi anlatmayı düşünüyodum,hemde resimleriyle.eğitimden geldim bayram başladı,bayramdan sonra iş telaşı...derken gene yazamadım.
ama bişiy farkettim ki ben "an"ı yazmayı seviyorum,geçmişi ise okumayı...üzerinden zaman geçince heyecanını yitiriyo sanki."an"ın heyecanıyla yazarsam gelecekte okurken aynı yazarken ki heyacanı yaşayabiliyorum ve de.
mesela şimdi iş yerindeyim ve içim sıkıldı, açıp yazıyorum,yazmak istiyorum çünkü.
***
Özeleştiri yapasım tuttu mesela şimdi.performans düşüklüğü yaşadığımı ben bile hissedebiliyorum,sanki eskiden daha bi odaklanabiliyodum.belkide yüküm arttığı için,yetişmek zorunda olduğum öncelikler arttığı için....sebebi heneyse artık yetişemiyorum.
mesela kulübün genel kurulunu yapma zamanımız çoktan geldi ve kontrole girersek hiç iyi olmaz,iş yerinde gerçekten odaklanma sorunu yaşıyorum,eski isteğim yok artık,erken bezme hali taşıyorum.arkadaşlarıma,sevgilime,aileme,geniş aileme herşeyden önce kendime zaman ayıramıyorum.
zaman planlamamı yapamıyorum,programlı olamıyorum.hazır enerjimide olmadık şeylere harcıyorum,farkındayım,hiç de iyi olmayan şeylere harcıyorum hemde...
sanırım silkinme vakti...ciddi bir silkinme...çünkü kendimde gördüğüm bütün bu olumsuzluklara rağmen hayatımda herşey çok güzel...sorunsuz...
bişiyleri kaybetmeden silkinmek farz bana.
**
işyerinde bu kadar öz eleştiri yeter dimi ama:)
***
resimleriyle istanbul günlerimi yazıcam ama söz:)
***
iyi haftasonları...
yağmurun,kışın,soğuğun tadını çıkartın,öldürün mikropları...
bol bol kitap okuyun,arkadaş toplantıları yapın,film izleyin,yada canınız ne istiyorsa...:)
byeeee....
@ 15-11-2008 00:35
yarın akşam çıkıyorum yola.istanbula gitmek için.
eğitimim var,17 gün yokum.bi yandan seviniyorum istanbula uzun zaman oldu gitmeyeli,gökçeyi görücem,ümiti hasanı osmanı bernayı fulyayı ezgiyi belkide aslıcımı görücem.her birini o kadar çok özledim ki...
ama bi yandan da üzülüyorum zaten 3 gündür göremediğim A.yı 17 gün daha göremememe sebep olucak:(akşamdan sabaha kadar bile özlerken 20 gün nasıl uzak olucam bilmiyorum ama alışmam geek,çünkü önümüzde uzun bi askerlik dönemi var.herneyse...
velhasılı istanbulu özledim çok.boğazı,kalabalığını,haraketliliğini,ışıklı dünyasını...
yarın yola çıkıcam ama ben fena bi grip geçiriyorum.2 gündür zor durdum ayakta.doktora gidip antibiyotik ve bilimum bisürü grip ilacı almama rağmen bugün bide iğne yaptırdım acilde.biran önce geçsinde hastalık götürmiyim gökçe'me diye.:)
hemşire iğneyi yaparken kalçamdaki izin ne olduğunu sordu.daha bebekken hemşirenin iğneyi sokucak yer bulamayıp deriyi kaldrırp iğne yapmaya çalışırken olduğunu anlatıyordum ki şak diye soktu iğneyi.bebekliğime döndüm sanki..ama stressiz sakindim en azından:)
***
daha valizimi bile hazırlamadım,ütülerim var yapılıcak,alışverişim var daha.öyle severim ki son ana bırakmayı her işi.ders almay beceremem bi türlü.
***
uzun zamandır yazamamıştım,hem eğitimler hem iş hemde evdeki bu isteme nişan telaşından.gelince yazmaya başlıycam artık.uzun uzun ne oluyorsa.
ünkü yazmadığım zamanlar pişmalık duyuyorum eskileri okurken ne kadar zevk aldığımı gördükçe...
resimlerle dönücem.hoşçakalın...
sevgiler...
@ 09-11-2008 23:10
8 kasım 2007 de, yani ilişkimizin 1 yılını doldurmasına tam 10 gün kala taktık yüzüklerimizi parmaklarımıza.
şöyle düşünüyorumda kırıldığım zamanlar olmuştur muhakkak ama hiç küsmedim,hiç kızmadım.küçük tartışmalarımız oldu ama hiç kavga etmedik,edemedik çünkü o hep alttan aldı hep yatıştıran o oldu beni.
1 yıldır hep yanımdaydı,hep.bian bile ayrılmadı yanımdan.uykularımda bile yanımdaydı.geceleri uykularım bölündüğünde bile aramaktan uyandırmaktan çekinmediğim,nefesini duyduğumda rahat etiğim,varlığı için binlerce kez şükrettiğim,dünyaya getirdiği için annesine teşekkür ettiğin insan o.
bu yaşıma kadar yapmadığım fedakarlıkları yaptıran,ve bundan bian bile yakınmadığım.
sevinci coşkum,üzüntüsü yasım olan insan o.
bakarken bile gözümden sakındığım,nazar değdirmekten korkutuğumdan,
ne kadar çok sevdiğimi düşünürken gözlerimi yaşartan insan.üzüntümde sıkıntımda sevincimde aramak için annem babamın önüne geçen insan.
annesi annem babası babam ailesi ailem olan.
sevgilim,aynı zamanda en iyi arkadaşım,şimdide nişanlım olan.
hayatıma girdiğim andan itibaren zerre şüphe etmediğim,kendimde bile fazla güvendiğim,onu sevdiğimden de kat kat sevdiğine inandığım insan.
....
artık sol elimde yüzük parmağıma 2 yüzük birden takıyorum.biri alyansım,diğeri ise "annemin" oğlunu seçtiğim için taktığı annesinden yadigar elmas taşlı bir yüzük.
:)))
@ 05-10-2008 18:24
son zamanlarda ne kadar çok rastlıyorum ve her seferinde söylüyorum kendime."insanların seni anlamasını bekleme,anlat kendini" diye.ama gene yapıyorum aynı şeyi.belkide duymayı istediğimiz cümleler vardır kendiliğinden söylenen.o yüzden bekliyoruz,anlatmıyoruz.
***
zaman gerçektende herşeye ilaç.sadece sabretmek düşüyo aslında bize!
***
kış rehavetinden olsa gerek saçlarımı kestirdim bugün.değişiklik olsun diye.saolsun kuaförümde saç kesmeye bayılıyo.kuş kadar kaldı rapunzel saçlarım:(
nasıl bakarsan öyle görürsün düşüncesiyle kökü bende ya gene uzar diyip hoşuma bile gitti.uzatmak için ne kadar uğraşmış olsamda:)
***
bu ne sıcak ne soğuk olmayan havaları hiç sevmiyorum.gribe davetiye günleri:(
***
kokulara pek hassasım bu aralar,kızarmış ekmek kokusuyla uyanıp,çikolatalı kahve kokuları alıyorum durduk yere.gece çiçek kokularıyla bölünüyo uykularım...ve henüz bi teşhis koyabilmişde diilim:)
***
gri takıntıma fuşyayıda ekledim.geçen kış kahverengi olan gardrobumun rengi belli oldu:)
***
annem yok 3 gündür,babamla yanlızız,evin hanımı oldum,ütüleri kendim yapıp,yatağımı kendim topluyorum.neyseki yemeklerimizi halamlarda yiyoruz...o evcil yengeç ruhu
bende pek yok sanırım.
ama önümüzdeki 2 yıl içinde o ruh hernerelerdeyse gelip beni bulmalı:)
***
yağmurlu ılık bi pazar.kasveti çökmeden güneş açıyo neyseki...
***
herkese iyi haftasonları...
önümüzdeki 2 yıl
uzun aradan sonra.... @ 23-09-2008 22:12
oruç olmama rağmen iftarı unutanlardanım ben.hasbel kader ezan vaktinde sofraya yetiştiysem de keyifle yiyemiyorum hiçbişeyi.bi çorbayla bitiyo herşey.o da sırf karnım doysun diye.
ama gel gelelim sahurdaki kahvaltılara,annemin müthiş pide tostlarına dayanamıyorum.gözümü zorla açıp sofraya oturuyorum.zaten ilk lokmada açılıyo gözüm.:)
sahurda aldım bu ramazanın keyfini.öyle açlıktan sinirlenip ona buna bağıranlardanda diilim ki bizim meslek bunu kaldırmaz:)
iyi geçirdim ramazanı,gelmeden önce sıcaklarda nasıl tutarım diye tasalanırken:)
****
hafta sonu izmirdeydim.bölge toplantımız vardı.cumartesi akşamı da A geldi.çok güzel geçirdik.izmir'i uzun zamandır bu kadar sevmemişim sanki.trafiği bile sinirlendirmedi beni.yanımda O vardı çünkü.zaman boşa diildi.Arabada kırmızı ışıkta beklerken Jason Mraz- I'm yours çaldı radyoda.ilk defa duydum ama acaip beğendim.içimi kıpır kıpır yaptı.hala da öyle:)
***
Jeffry Gitomer 'in bi kitabı var.satışla ilgili.diyo ki :"eşek gibi çalışın ki eşek yüküyle paranız olsun"
çok doğru söylüyo.az uyuyup çok çalışmak gerek.çalışabilecek gücümüz varken.
erkenden uykum geliyo bu ara ama az uyumaya katılıyorum.inanmak başlamanın yarısıysa,başlamak ise başarmanın yarısı ise eşek yüküyle para kazanabilirim:)
***
bilmek güzel şey.çok bilmek.ama yapabilmek en güzeli:))
***
kötü şeyler yaşanabiliyo hayatta,yıllarca sırtını dayadığın insanlar bile sırtından vurabiliyo ama devam ediyo işte.bi şekilde.geriye bakmadan.en iyisini düşünerek.Naşit Beyle ortak düşüncemiz.insan gerçekten inanırsa evreni bile değiştirebilir:))
****
iyi düşünün ki herşey iyi olsun.baktığınız taraf iyi olsun.siz iyi olun.keyfiniz iyi olsun.:))))
@ 25-08-2008 23:14
aslında çok öenmli şeyler oldu yazmak istediğim.ama kaç kezdir klavyenin başına oturduğumda yazmak gelmiyo içimden.bilmiyorum neden ama bi suskunluk hakim son zamanlarda.sanırım buaralar kağıt kalem lazım bana.mürekkepli,kurşun kalem...,beyaz kağıt.:)
bana biraz müsade...
@ 12-08-2008 21:08
oldukça yoğun bigündü.ama eğlenceli de...
dün kimden geldiğini çözemediğim çiçeğin sahibini bugün buldum.imzasını atarken teknik olarak yetersiz olduğunu ve imzasında herhangi bir zeka pırıltısı olmadığını düşünen aslında tam tersi fazla zeki ve fazlasıyla ince kibar bi müşterim den gelmiş.:)
sadece bir işlemi için saatlerce uğraşsamda kızmamıştım hiç ona.(yeni terfi etmiş sevecen bankacı tavrı:)çiçeklerdeki zevki ise görülmeye değer...
***
ümitcim aradı bugün.günün en güzel dakikalarındandı.sesindeki enerji 1200 km den buraya kadar sıçrıyordu.çok mutlu oldum.istanbula gideceğim günü iple çekiyorum:))
***
bugün ilk MUHI 'mı yaptım.yani muhasebe kaydımı.o da tek dekontluk hesap kapama işlemiydi ama olsun.sonuçta "ilk"ti:)Hakkı'nın sayesinde.
***

dün akşam 21:30da işten gelip yemeğimi yedim,acelem varmış gibi filmi açtım ne zamandır izlemek istediğim.hiç böyle olmazdım ama:)film "
across the universe" 2007 yapımı bir müzikal.güzeldi.Beatles şarkıları müthişti.hele ki Jude'n sevgilisi lucy'nin uyurken resmini çizdiği sahne...izlenesi bi bilm.izleyin.naçisane:)
***

izlemem gereken filmler listesine bi tane daha ekledim bugün.Boxing Helena.1993 yapımı.aşkı için sevdiği kadının kol ve bacaklarını kesen bi adamı anlatıyor.izlemeye değer gibi geldi sanki:)
***
akşam eve geldim annem sofrayı hazırlamış,gene sevdiğim yemeklerle donatmış masayı.düşündümde,eve gelip birde yemek hazırlamak zorunda olmak ne kötü,o yorgunluğun üzerine.Yönetmenim Çağlayan Bey'in yerinde olmak istemezdim.yada iyi ki kendi şubemde kalmışım:)
***
sen hem duymamızı sağla hem dengeyi koru hem bekçilik yap hemde kendi kendini temizleyebil.arkadaşlarının hiçbirisi yapamazken.kulak:)ne enteresan...şöyle bi düşününce.
***
Coldplay'in konseri vardı tv de.onuda kaçırdım.bari biraz BES çalışıyim.cuma günü dersim var.bütün şubeye.
@ 10-08-2008 13:21
"Tanrıdan istediklerinizi dikkatli seçin,çünkü hepsi bigün gerçek olucaktır."
bu ara birşey istememe hakkımı kullanıyorum.
@ 08-08-2008 23:14
kendini sınamak zorunda kalmak,karşılaştırma yapmak karar vermek ne zormuş...
ve bunun farkında olmak en zoru...
10/08/08
ve seçim yapmak için artık çok geç olduğunu bilmek...
@ 07-08-2008 21:10
geçen hafta cuma günü başlayan bi süreç aslında.güzel geçen bir süreç.1,5 aydır devam eden tatilimin bittiği gün:)
evet
kendi şubemde terfi ettim,hemde kendi bölgemde açık yok derken.şube müdürüm ve müdür yardımcım çok istediler ve oldu:)
döndüğümde bir çok şey değişmişti ama güzeldi.sevdiklerim ordaydı,daha güzel olucak da.
***
son bir haftadır uzun zamandır görüşmediğim arkadaşlarımla görüşüyorum.insana öyle iyi geliyomuş ki.hepside pat diye çıktı karşıma,tesadüfen yada diil.ama iyi yaptılar:)zamanın herşeyi silemiyo olması güzel şey:)
***
Erkek arkadaşım A. uzun zamandır görüşmememize sebep olan seçimlerini kazandı bugün.beni ihmal etmesine değmez belki ama en azından onun emek verdiği şeyin karşılığını almış olması benide sevindiriyo.
***
Tunç Kılınç'ın
blogunda yazdığı kaçanın kovalanması deyimini öyle iyi anladım ki... neden insanlar bizden kaçtıkça üzerine gideriz neden değerini artıırırız.kovalanırken herşey güzel , insanoğlunun vazgeçilmez bencillik psikolojisi,ama siz kovalamaya başladığınızda işler tamamen değişiyo.karşınızdaki 2 gömlek büyüyo bianda.hele ki bu sizde ciddi hırslara sebep oluyosa gururunuzu bile çiğnetebiliyomuş.istemek böyle bişey işte.ne gurur dinliyo ne de başka bişiy...
***
hayatın için önemli bi karar aldığında,çok sevindiğinde,ağladığında,eğlenirken yada üzülürken,kavga ederken,uyurken,rüyanda, uyanınca,önemli bir projenin üzerinde çalışırken,hatta karnın ağrırken bile bi insanı düşünmek aklından çıkaramamanın adı nedir??nasıl bişeydir??
***
haftanın son iş gününün güzel geçmesi ve iyi bi hafta sonu dileklerimle...
@ 05-08-2008 00:33
yoruldummmmm,insan(lar)ın sorularıma soruyla cevap vermesinden,üstü kapalı konuşmalarından,açıkça söylemek yerine saklanmalarından kaçmalarından yo-rul-dummm!!!
@ 31-07-2008 21:59
26 yaşındayım ve 2 kez sarhoş oldum,ilkinde kızgındım ve kendini bilmezcesine içmiştim.üniversitedeydim.şuurum yerindeydi ama iğrenç bi mide bulantısı ve ayakta duramama haliydi.berbat bi haldeydim.
2.sinde kuzenimin düğünüydü.bu kadar eğlendiğimi bilmiyorum.1 şişe şarabı tek başıma içmiştim.tam bi çakırkeyiftim,ayakta zor duruyordum ama deliler gibide dans etmiştik:)
ama şimdi öyle bişiy ki...mesela
Absint(temelini pelinotu ve melekotunun oluşturduğu, thujone içeren ve dolayısıyla halüsünasyon görmenize neden olabilecek bu içki, 1797 yılında dr. pierre ordinaire tarafından bulunmuştur ve günümüzde onlarca alternatif formül ile yapılır. yeşil peri olarak da bilinir. zümrüt yeşili veya açık kahverenginde olan bu içkiyi bram stoker's dracula, from hell, moulin rouge filmlerinde ve nine inch nails'in the perfect drug klibinde görebilirsiniz. tadı oldukça acı olduğundan absinthe ritual yapılmasını tavsiye ederim. yani absinthe'i önce şekere damlatmak ve daha sonra ikisini karıştırıp içmek.tavsiye edilen içme şekli şöyledir: bir bardağın üzerine çay süzgeci onun da üzerine bir adet kesme şeker konulur. üzerine absinth dökülerek yakılır. yavaş yavaş eriyen şeker bardağın içine akar. daha sonra bardağa biraz daha absinth eklenerek fondip edilir. birkaç bardaktan sonra herşeyi mavi görmeye başlarsınız. halisülasyon denizinde yüzerken tüm vücudunuzun yandığını ve uyuştuğunu hissedersiniz. icerisinde seker eritelerek tüketildiginde, etkisini 2 kat arttirmaktadir.) içip deli gibi sarhoş olasım var.ama kusmadan mide bulantısı olmadan.kendimi bilerek ama herşeyi unutarak.aklımda hiçbişiy olmasın mesela.
halisülasyon görmiyim ama sarhoş oliyim işte hoş oliyim:)
2 biradan yada 2 seyreltilmiş votka portakaldan fazlasını içmeyen biri olarak bu isteğim pek hayra alamet diil :)
Absint olmasa bile şöyle güzel bi rakı sofrasında olmalı galiba.Azmak serinliğinde hoş sohbetle çakırkeyif olunmalı.güzel olunmalı:)
@ 30-07-2008 22:05
bazen öyle çok kızıyorum ki,ama sonra kendi yaptıklarım aklıma geliyo.otur ada diyorum kendi kendime,sende sütten çıkmış ak kaşık diilsin.herkesin hatası olabilir.ama sonra bencilliğim tutuyo gene kızıyorum.içten içe.annesi aklıma geliyo (dilek teyze)biraz kötü bi tabir olucak ama eşşeğin hatrı yoksa semerininde mi yok diye düşünüp kızgınlığım falan kalmıyo.çok seviyorum çünkü dilek teyzeyi:)
umutla konuşmuyoruz uzun zamandır.saatlerce konuşmak istiyorum ama ne konuşucamı bilmiyorum.sanki bisürü şey anlatmam gerekiyomuş gibi hissediyorum.hani dinlenilesi insanlar vardır şiir gibi anlatır sen dinlersin.umut da tam tersi ona herşeyini anlatabilir insan.derdini anlatsan derdin kalmaz,mutluluğunu anlatırsın katlanırda artar.seninle ağlar seninle şenlenir.öyle duru ki öyle olduğu gibi ki.mesela şimdi deli gibi görmek istiyorum.ama göremiyorum.uzun zamanda görmemem gerek.sevmemem de gerek aslında ama napiim içimden geliyo,çok seviyorum!!!
son günlerde hiçbişiy yapmamak nasıl bişiymiş onu uygulayarak görüyorum.yatıyorum kalkıyorum internetin başına oturuyorum kitap alıyorum elime dışarı çıkıyorum denize giriyorum ... ama hepsinden de sıkılıyorum.neyseki ceylin var.insanın onunla sıkılması imkansız.mucize gibi bişiy.tarifi yok.şimdi yazsam bikaç şey o kadar yetersiz kalır ki....okyanusta damla etmez.
ceylin gibi kızım olsun Allahım lütfen!!!
@ 22-07-2008 14:54
son zamanlarda nasıl bu kadar şımarık nasıl bu kadar bencil olabildiğime inanamıyorum.:((
@ 19-07-2008 12:42
güzel bir cumartesi sabahı.dün geceyi kötü bitirmiş olsamda güne güzel başladım:))
6 da uyanıp yürüyüşe çıktım.yürürken çok şey düşündüm toparladım kafamda.attım günlerdir üzerimde biriken (-)iyonları:)
işimde henüz bi gelişme yok ama haberler içimi açtı.beklemede kalsam bile.
A. ile buzları erittik, kavga etme kültürümüz olmadığı için sessiz hallediyoruz neyseki:)
ceylin vardı kahvaltıda,balkonda kahvaltı sefası yaptık:)

Peter bjorn- young folks
bu şarkıda benden size,eğlenceli,şıkır şıkır:))
ben 2 haftadır bıkmadan dinliyorum.henüz Türkiye'de gösterime girmeyen Black Jack filmininde duymuştum.sonra ararken karşıma çıktı.Aslıcımın ipodunda:)
güzel bi hafta sonu geçirmeniz dileklerimle,öptüm siziii:))
@ 19-07-2008 12:37
hangi gen yada hangi hormonlar insanı aldatmaya iter acaba??hemde deliler gibi sevdiği,aşık olduğu ,onsuz bi hayat düşünemediği birini.
macera düşkünlüğü?
yeni zevk arayışı??
değişiklik???
...
hiç bir sebep bana geçerli gelmiyo oysa!!!
@ 17-07-2008 21:20
8 aydır ilk defa bu kadar kızıp,yüzünü dahi görmek istemedim.oysaki kolay kolay kızmam ben sinirlenmem.ama insanların yüzsüzce sizden bişiy istemesine dayanamıyorum,hem kel olup hem fodul olmalarına katlanamıyorum.kendini bilmemelerine kızıyorum.
8 aydır bir kez bile tartışmadığım deliler gibi sevdiğim adam bugün beni çileden çıkardı.tamam gergin bi gün bugün benim için.sıcaklar bi yandan,iş durumumun belirsizliği,rutin kadınsal dönemler beni yeterince gergin yapıyo zaten bide bu üstüne gelince kendime patlıyorum.içim içimi yiyip boğazımda düğümleniyo herşey.
o bunun farkında bile diil oysa,çünkü anlattığımda bunu anlamıyo:(
8 aydır ilk defa hayatımın nasılda değiştiğini farkettim.farkettim ve bu değişime kızdım,buna izin verdiğim için kendime kızdım.etrafımdaki insanların ortak noktasıyken,organizasyonlar yapıp arkadaşlarımla dediler gibi eğlenirken,eğlenen,eğlendiren,hayat dolu,şen ada gitti asosyal biri geldi.bunda ailenin etkileri çevremin etkileri elbetteki var ama bütün bunlar ne için?? süregelen bi ilişkinin sağlığı için.
fedakarlık yapmaktanda şikayetçi diilim ama bunun anlaşılmamasından şikayetçiyim.
işte tam bu noktada yanlış!!! yapmaktan korkuyorum.kendimi yanlış yerde bulmaktan korkuyorum.
herneyse...bugün sanırım haddinden fazla gerildim.iş durumunun ne olup kalacağı yarın belli olucak.iyi haberlerle bu gerginliğide atarım umarım.
not:yazmak bana hakkaten iyi geliyo:))
gümüş terapisi:) @ 27-06-2008 20:48
3 gün sonra 3 ay olucak yazmayalı...
en son yazdığımda da işe ne kadar kaptırdığımdan bahsetmişim zaten.olmuyomuş meğer,o kadar yoğun çalışıp hem sosyal olup hemde aileye vakit ayırıp bide blogları okuyamıyomuş insan,yazılar yzamıyomuş...zaten o yüzden hep hayran olmuşumdur yoğun işlerinin içinde yazılarına devam eden arkadaşlara:))
geçen cuma günü ara verdim işime,yani yeni atamamı beklediğim için izindeyim.2 ay kadar:))
cümlenin sonundaki gülücük işaretine bakmayın ,lafın gelişi öle oldu.
çünkü tatilin yaradığı falan yok bana,ben çalışması gereken insanlardanmışım , 7/24 çalışıp tatili anca arada derede yapası insanlardanmışım meğer...
cuma tatile girdim,pazartesi gecesi hastanedeydim.acilde.sonraki günlerimde hastane odasında geçti işte.kolumda serum,damardan alınan bilimum bi sürü iğrenç kokan ilaçlarla,ziyaretçi yasağı olan sadece annem ben ve pencereye gelen kumruların olduğu bi hastane odasında:((
hayatımda yaşamadığım bi ağrıydı,ölüyorum sandım,hatta bilincimi yokladığımı bile hatırlıyorum hala yaşıyomuyum diye.
istifra,bayılma,ishal...
tipik bi zehirlenmenin kat kat fazlasıydı,kötüydü,berbattı:(
ayrıntıya girmek bile istemiyorum.neyseki şimdi evdeyim,izlerini hala taşımıyo diilim,hatta griple birlikte.ama ev yaa,evi gibisi varmı insanın.
geriye dönüp baktığımda 3 ay öyle çok şey oldu ki,kavgalar gürültüler,şakalar,gülmeler....
mesela kuzenim aslı'yı tasvip etmediğim bir davranışı için çok kınadığımda aynı şeyin başıma geldiğinde nasıl davrandığımı gördüm,ona söylediğim yapması gerekilen haraketlerin aslında yapılamadığını,insanın nasılda arada kaldığını,nasıl ikiye bölündüğünü,kalbinin ve mantığının nasılda ayrı çalıştığını gördüm,insanın 2sine birden sahip olmak isteyip bunun mümkün olamayışını gördüm,birisinden mutlaka vazgeçilmesi gerektiğini ve tercih yaptığında vazgeçişinin insanı nasılda üzdüğünü acıttığını gördüm,
gerçekleri zamanı geçmeden söyelem gerektiğini gördüm,çünkü zamanı geçince söylemeninde zor olduğunu gördüm.
susmanın çoğu zaman çözüm getirmediğini,sözün gerçekten gümüş olduğunu gördüm,insanların beni anlamasını beklemeden kendimi anlatmam gerektiğini gördüm,
güzel olanın aslında çirkini barındırabildiğini gördüm,
2 kişilik hayat kurmanın zor yanlarını,2 kişilik sorumluluk almanın ağırlığını gördüm,
rakıyla çakırkeyif olabilicemi gördüm:)
topuklu ayakkabının bana göre olmadığını farkettim,
kilo aldığımı elbiselerime giremediğimi farkettim,(bir kez daha:)
gerçek arkadaşın kim olduğnu anladım,
...............
...........
....
şimdi evdeyim,cuma akşamı olmasına rağmen,halsiz,kırgın ,yorgun...
onur dışarı çıktı,seçilde arkadaşlarıyla,babam iş için bodrumda,halam annem ben kaldım koca binada.birazcık umudum olsa kendimden dışarı atıcam kendimi.hava çok sıcak,...
oysa şimdi terass da püfür püfür eserken,fonda güzel bi müzikle,buzz gibi b52 mi yudumlasam ne güzel olurdu:)
ama 2 güne kadar iyileşmem gerek,iyi olup Sertaç'ın düğününe gitmem lazım...
ilaçlarımı alıp biraz daha dinlenicem...
....
özlemişim,yazmayı,dökmeyi,okumayı (kendi yazılarımı bile:)
gerçekten söz gümüş,gümüş bi terapi:)