Osmanlı Cumhuriyeti --> 21 Kasım 2008 @ 21-11-2008 13:47

Film, 1888 yılında başak tarlasında koşan ve sonra Atatürk olduğu anlaşılan çocuğun bir ağaca tırmanıp , kafesteki bülbülü alırken kafasının üzerine düşmesiyle başlıyor. Ardından filmin kararması ile 2007 yılına geliniyor. Filmde Atatürk’ün hiç lider olmaması, Kurtuluş Savaşı’nın yapılmamasıyla cumhuriyet değil Osmanlı Cumhuriyeti’nin günümüze uyarlanmış devamı anlatılıyor. Türkiye Cumhuriyeti yerine Osmanlı Cumhuriyeti’nin devam etmesi, ülkede yabancıların toprakları paylaşması, Ankara’nın başkent olmaması, padişahın olması, hükümetin AB yanlısı olması, tabelaların, plakaların hem Türkçe, hem Arapça olması, padişahın sürgüne gönderilmesi, padişahın kaftanının altında takım elbise olması gibi trajikomik hikayeler ve ayrıntılar yer alacak. Filmin ikinci yarısında ise Atatürk’ün var olduğu bir Cumhuriyet anlatılıyor.
SeanslarDestere --> 21 Kasım 2008 @ 21-11-2008 13:47

'H'leri söyleyemediği için adları 'H' ile başlayan (Hamza, Hamdi gibi) insanları işkenceden geçirerek öldüren Trakyalı bir seri katilin maceraları anlatılıyor. Seri katilin kendine kurban seçtiği Hayrettin ve Hayati adlı aynı köyde yaşayan iki Trakyalı çiftçidir. Bir gün kendilerini tanımadıkları bir köy evinin bodrumunda bulurlar ve katilin sesiyle banttan dinledikleri "Oyun üüle oynanmaz, büüyle oynanır" oyununun tam ortasına düşerler.
SeanslarGomorra --> 21 Kasım 2008 @ 21-11-2008 13:47

Son yılların en iyi mafya filmi olan Gomorra, Napolili mafya benzeri bir örgüt olan Camarro'yla uğraşacak kadar cesur olduğu için ülkesi İtalya'da bir kahraman kabul edilen Roberto Saviano'nun kitabından uyarlanmış. Gomorra, bu zalim ve yozlaşmış dünyada, binlerce cinayet ve sayısız suçun sorumlusu Camorra hesabına çalışan beş adamın öyküsünü birbirine bağlayan vahşi ve epik bir film. İnandırıcı, büyüleyici ve ürkütücü bir tarzda çekilen Gomorra, bu kanlı örgütün içyüzünün yanı sıra İtalya'da moda, çöp toplama ve uyuşturucu trafiği gibi çeşitli iş kollarının dışında siyaset ve finans sektörünün pisliğe ne kadar bulaştığını da gösteriyor.
SeanslarHigh School Musical 3: Senior Year --> 14 Kasım 2008 @ 21-11-2008 13:47

Lise son sınıf öğrencisi olan Troy ile Gabriella üniversite hayalleri kurmaktadır. Ancak üniversiteyi farklı kentlerde okuyacakları için aşklarının geleceği tehlikeye düşer. Birbirlerinden ayrılacak olmaları gerçeği ile yüz yüze kalırlar. Kendi deneyimlerini, gelecek umutları ve endişelerini yansıtan seçkin bir müzikal sahneye koyarlar.
SeanslarBahçemdeki Ateş Böcekleri - Fireflies in The Garden --> 14 Kasım 2008 @ 21-11-2008 13:47

İsmi belli olmayan Şikago yakınlarındaki bir orta batı kasabasında yaşayan Taylor ailesinin dramatik hikâyesi... Bir üniversite profesörü ve yazar olan baba Charles (Willem Dafoe) duygusal açıdan kaba ve dominant karakterlidir. Mükemmel bir anne olan Lisa (Julia Roberts) ve ergenliğe yeni giren oğlu Michael (Cayden Boyd). Lisa’nın somurtkan ve küskün kız kardeşi Jane (Hayden Panettierre) bir yazlığına aileye katılır ve Michael ile arkadaş olur.
Hikâyemiz bundan 22 yıl sonrasına taşınır. Ve Lisa’nın geç kalmış üniversite mezuniyetinin kutlamaları ile karşı karşıya geliriz. Michael (Ryan Reynolds) artık ünlü bir yazar olmuştur… Hikâyemizin başında annesinin karnında olan kızkardeşi Ryne (Shannon Lucio), ise hukuk fakültesine gitmektedir. Jane (Emily Watson) ve kocası Jimmy Lawrence (George Newbern) Taylor’ların eski evinde yaşamaktadır...
SeanslarSon Buluşma --> 14 Kasım 2008 @ 21-11-2008 13:47

Türkiye’nin bağımsızlığı için binlerce insanın şehit düştüğü, genç-yaşlı, kadın-erkek demeden düşmana karşı tek vücut direndiği Kurtuluş Savaşı’nın son tanıkları, Gazi Ömer Küyük, Gazi Yakup Satar ve Gazi Veysel Turan’ın günlük yaşamları ve savaş yıllarına dair anıları SON BULUŞMA’da gözler önüne seriliyor. Çorumlu Gazi Ömer Dede, önce Anıtkabir’i ardından son kalan diğer iki gazi, Yakup Satar ve Veysel Turan’ı ziyaret ediyor, savaş yıllarına dair anılarını paylaşıp birbirleriyle helalleşiyorlar. Tarihe tanıklıklarını kendi ağızlarından dinlediğimiz bu üç kahraman gazi, gerçek sinema türündeki belgesel yapım ile ölümsüzleşiyor.
SeanslarRec: Ölüm Çığlığı - [Rec] --> 14 Kasım 2008 @ 21-11-2008 13:47

Genç bir TV muhabiri olan Angela ile haber kameramanı Pablo, itfaiyecileri konu edinen bir program hazırlamaktadırlar. Oldukça sıkıcı geçen program bir telefonun gelmesiyle hareketlilik kazanır. Yaşlı bir kadının geçirdiği ev kazası ile ilgili gelen bu ihbar üzerine Angela ve Pablo itfaiyecilerin peşine takılır. Kadının evine varan ekip, evin içinden korkunç çığlıklar duyarlar. Bundan sonrası hafızalardan çıkmayacak bir kabustur.
SeanslarFırtına - Bahoz --> 14 Kasım 2008 @ 21-11-2008 13:47

Cemal, üniversite sınavını kazanarak, küçük taşra kasabasından İstanbul’a gelir. Büyük şehrin kalabalığı içindeki yalnızlığı, sistem karşıtı devrimci bir grup ile tanışmasıyla sonra erer. Grubun öncülerinden Helin ile yaşadığı çatışma, kimliğini keşfetmesi için de bir başlangıç olur. Benzer bir süreci yaşayan Rojda ve Orhan da zamanla değişip grubun aktif birer üyesi olurlar. Henüz on sekiz - on dokuz yaşlarında olan bu gençler, koca bir dünyayı değiştirmenin hayalleri ile yaşamaya başlarlar. ‘Devrim’ fikri içlerindeki genç ve dinamik enerji ile birleşerek eyleme dönüşür. Bu proje; Cemal, Rojda ve Orhan’ın geçirdikleri hızlı değişim sürecini ve öğrenci grubunun başından geçen olayları anlatır.
SeanslarGitmek: Benim Marlon ve Brandom - My Marlon and Brando --> 14 Kasım 2008 @ 21-11-2008 13:47

Türkiye’de daha önce çekilen bir filmin setinde tanışan Iraklı Kürt Hama Ali ile Türk oyuncu Ayça arasında bir aşk başlamıştır... Film çekimleri bitmiş, Hama Ali Irak’a Ayça ise İstanbul da ki rutin yaşamına geri dönmüştür…
Öykü savaşa iki ay kala başlar. Artık Hama Ali Irak’ta, Ayça ise İstanbul’da dır. Ayça ile Hama Ali arasındaki telefon bağlantısı sağlıklı yürümemektedir. Hama Ali belli aralıklarla her seferinde başka bir yöntemle Kuzey Irak’tan amatör kamera ile çektiği görüntülü mesajları Ayça’ya göndermektedir. Ayça onun için kaygılanmaktadır...
Savaşın başlamasıyla beraber Ayça ile Hama Ali arasındaki iletişim tamamen kesilir. Ayça ona ulaşmak için önce telefon trafiği ile (Konsolosluklar-Dışişleri bakanlığı) sonrasında ise her şeyi göze alarak Irak’a gitmeye karar verir...
Bu dönemde ailesiyle, tiyatro çevresiyle ve kendisiyle mücadele etmek zorunda kalır…
Savaş Irak’ta bir kaosa ve yıkıma yol açmıştır. Savaş başlamadan önce müttefiklerin müdahalesinden yana olan Hama Ali için yaşananlar hiçte beklediği şeyler değildir. Herkes Irak’tan kaçmaya çalışırken Ayça’nın Hama Ali’ye ulaşma çabası adeta tersine bir yolculuğa dönüşür.
Ayça doğup büyüdüğü kenti şimdi başka türlü görmeye başlar; K.Irak’lı göçmen sanatçılar, Avrupa’ya gitmek için İstanbul’u mesken tutan mülteciler, kaçakçılar. Kentin gündelik yaşamında fark edilmeyen insanlar; yalnız yaşayan iki yaşlı komşu, Avangard bir tiyatro grubu ve çoğu kez yanımızdan teğet geçen fark edemediğimiz insanlar.
Öyle bir an gelir ki Ayça İstanbul’da daha fazla durmanın anlamsız olduğunu farkeder. Ya şimdi gidecektir ya da ömrünce bu pişmanlıkla “yalnız” yaşamına devam edecektir.
İstanbul’dan önce Diyarbakır’a oradan da Habur sınır kapısına gider. Savaş nedeniyle kapalı olan sınırda uzun Tır kuyrukları ve içeride kalan yakınlarından haber alamayan kadınlarla karşılaşır.
Bu arada Hama Ali bir savaş muhabirinin telefonuyla Ayça’ya ulaşır. Ayça’nın kesin kararlı olduğunu anlayan Hama Ali, Irak’ta değil de daha güvenli bulduğu için İran’da bir sınır kasabasında onunla buluşmaya razı olur.
Turist olduğuna kimseyi inandıramayan Ayça zorlu bir yolculuktan sonra İran’da ki sınır kasabasına ulaşır. Acaba savaş bu iki sevgilinin buluşmasına izin verecek midir?
SeanslarIssız Adam --> 07 Kasım 2008 @ 21-11-2008 13:47

Alper 30lu yaşlarda, gurme sayılacak düzeyde yemek kültürü olan kendi restoranının sahibi iyi bir aşçıdır. Lüks yaşamayı seven, işinde başarılı ama özel yaşantısını her gün farklı kadınlarla birlikte olarak düzene koyamamış, hayatını; yaptığı yemekler, günübirlik ilişkiler, paralı kadınlar üçgeninde yaşayan birisi iken; Hayatının akışı, bir gün Beyoğlu' nun arka sokaklarında, aradığı eski plak için bir kitapçıya girmesiyle değişir.
Ada 20' li yaşlarının sonlarında, güzel, çocuk kostümleri tasarlayıp diken, Alper' in modern yaşamının aksine çok mütevazı, hayatta fazla inişleri çıkışları olmayan genç bir kadındır. Bir gün eski bir kitabi bulabilmek için Beyoğlu' nda dolaşırken Alper ile ayni kitapçıya girer. Çapkın bir adam olan Alper, Ada' nın güzelliğinden etkilenir ve Ada' yı takip etmeye başlar. Ada' nın aradığı kitabi bulmuştur. ilk sayfasına telefon numarasını yazar. Ada' nın işyerine kadar devam eden takip, Alper' in tanışma bahanesiyle aldığı kitabı Ada' ya vermesiyle son bulur. Ada ve Alper' in yaşamlarında ilk defa karşılaştıkları tutkulu aşkın ilk sinyalleri bu kitapla başlar. Alper kopamadığı özgür hayatinin içersinde Ada' ya yer açmaya çalıştıkça, yaşamının daraldığını fark eder. Aşkı ve özgürlüğü arasında kalan Alper' in sessiz çığlıklarını duyamayan Ada, kendini aşkın rüzgârına kaptırmıştır bir kere; Ve yaşam bir kere daha aşk oyununun perdelerini Ada ve Alper için açacaktır.
Issız Adam, modern hayatın yalnızlaştırdığı insanları anlatan, yemekler, anneler, eski şarkılar ve aşk üzerine bir film.
SeanslarQuantum of Solace --> 07 Kasım 2008 @ 21-11-2008 13:47

Sevdiği kadın Vesper tarafından ihanete uğrayan 007, içinden gelen dürtüye karşı koyarak son görevini kişiselleştirmemeye çalışır. Kararlılıkla doğruyu ortaya çıkarmaya çalışırken Bond ve M , Mr White’ı sorguya çekerek, Vesper’a şantaj yapan, kimsenin tahmin edemeyeceği kadar karmaşık ve tehlikeli bir şebekeyi ortaya çıkarırlar.
Adli bilgiler Mi6 ’ya ihanet eden bir kişi ve Haiti’de bir banka hesabı arasında bir ilişkiyi ortaya koyar ve başkasıyla karışan kimliği, Bond’un burada kendi kan davası için çalışan güzel fakat alıngan kadın Camille ile tanışmasını sağlar. Camille, Bond’u doğruca gizemli bir organizasyonun başındaki nereden geldiği belirsiz iş adamı Dominic Greene’e götürür.
Görevi nedeniyle Avusturya, İtalya ve Güney Amerika’ya giden Bond, Greene’in dünyanın en önemli doğal kaynaklarından birinin tüm kontrolünü ele geçirmek için sürgündeki General Medrano ile anlaşma yaptığını öne sürerek komplo düzenlediğini ortaya çıkarır. Greene, organizasyondaki ortaklarını, CIA ve İngiliz hükümetindeki güçlü kontaklarını kullanarak, General’e görünürde verimsiz olan bir bölgeyi almak karşılığında Latin Amerika’daki rejimi yıkacağına ve kontrolü ona vereceğine dair söz verir.
İhanet ve yalan ortamında Bond gerçeği ortaya çıkarmak için eski dostları ile güçlerini birleştirir. 007, Vesper’ın ihanetinden sorumlu olan kişiyi bulmaya yaklaştıkça Greene’nin tehditkar planını ortaya çıkarmak ve organizasyonunu durdurmak için, CIA’in, teröristlerin ve hatta M’in bir adım önünde olmak zorundadır.
SeanslarGüneşin Oğlu --> 07 Kasım 2008 @ 21-11-2008 13:47

Bütün hayatını bir mucize bekleyerek geçiren Fikri Şemsigil, sonunda bu mucizeyi yaşar ve ‘Güneşin Oğlu’ olduğunu öğrenir. Fakat yaşadığı mucize, düşündüğünün aksine Fikri Bey’in hayatını alt üst eder. Fikri Bey’in ruhu artık, çevresindeki insanların bedenlerine girip çıkmaktadır. Ve sonunda Fikri Bey, bu kez, yıllarca beklediği mucizeden kurtulmak için, gerçeklerin peşine düşmek zorunda olduğunu anlar. Olaylar çığırından çıkmıştır. Peki, karşı apartmandaki komşusu dünyalar güzeli kız ne olacaktır?
SeanslarSon Cellat --> 07 Kasım 2008 @ 21-11-2008 13:47

Filmde, ülkenin askeri cunta ile yönetildiği bir dönemde hapse atılan savcı Yusuf (Atilla Saral) ile cinayetle yargılanan cahil bir köylünün, arabacı Cabbar’ın (Kadir İnanır) arasında kurulan dostluğun çerçevesinde karanlık bir dönemde geçen insanlık acıları, idam edenlerle idam edilenlerin dramı anlatılıyor.
SeanslarMustafa --> 31 Ekim 2008 @ 21-11-2008 13:47

10 Kasım 2008, Atatürk’ün ölümünün 70. yıldönümü. Türkiye 70 yılda Ata’sı için dört başı mamur bir film yapamadı. Yapılan belgeseller, Türkiye ölçeğiyle sınırlı, belli bir dönemle kısıtlı ve resmi bir dilde tutsak kaldı. Selânik’ten Dolmabahçe’ye kadar hayatını başından sonuna mercek altına alan, onu şablonlardan uzak olarak askeri, siyasi, insani boyutlarıyla anlatan bir filmin eksikliği hep hissedildi. Mustafa, işte bu ihtiyaca cevaben hazırlandı.
SeanslarMükemmel Bir Gün - Un Giorno Perfetto --> 31 Ekim 2008 @ 21-11-2008 13:47

Evli ve iki çocuk sahibi olan Emma ile Antonio, bir yıl önce ayrılmışlardır. Antonio, beraber yaşamış oldukları evde artık tek başına oturmaktadır. Emma ise, çocuklarını da alarak annesinin yanına yerleşmiştir. Bir akşam, Antonio’nun dairesinden silah sesleri duyulur. Komşular tarafından çağırılan polisler kapıyı kırarak daireye girmeye hazırlanırken; Mükemmel Bir Gün, o ana kadar geçen son 24 saati anlatır bizlere.
SeanslarZor Karar - Bangkok Dangerous --> 31 Ekim 2008 @ 21-11-2008 13:47

Joe (Nicolas Cage), Surat adlı acımasız suç patronunun dört düşmanını öldürmek üzere Tayland’ın başkenti Bangkok’a iner. Bu ülkeyi hiç tanımadığı için kendisine yardım etmesi ve yol göstermesi için Kong (Shahkrit Yamnarm) adlı bir dolandırıcıyla anlaşma yapar. İşini tamamladıktan sonra onu da öldürüp bütün izleri yok etmeyi planlamaktadır.
İşin tuhafı, tam bir yalnız kurt olan Joe kendisini bu genç adama akıl hocalığı yaparken bulacak, bu arada yerel bir dükkanda çalışan sağır ve dilsiz bir kıza adım adım aşık olacaktır. Bangkok kentinin sarhoş edici güzelliklerinde ilerlemeye çalışan Joe kendi varoluşunu sorgulamaya başlar. Surat’ın katliam zamanının geldiğini düşündüğü sırada Joe artık değişmiş, bambaşka birisi olmuştur.
SeanslarDüşes - The Duchess --> 31 Ekim 2008 @ 21-11-2008 13:47

On sekizinci yüzyıl sonlarında geçen filmde, dönemin en güzel ve karizmatik kadınlarından olan Düşes Georgiana Cavendish (Keira Knightley) yaşadığı aşk, müsrifliği ve politikaya el atması sonucunda itibarını kaybeder.
Devonshire Dükü ile evli olmasına rağmen Earl Grey ile yasak aşk yaşaması, en iyi arkadaşı Leydi Bess Foster, kocası ve kendisi arasında karmaşık bir ilişkiye dönüşür.
Fragman:
Küçük SeanslarNekrüt --> 31 Ekim 2008 @ 21-11-2008 13:47

Nekrüt adlı gezegenin yönetim konseyi, gezegenin adının tersten okunduğunda Türken olduğunu fark edince, özel bir ekibi dünya gezegeninde Türkiye'ye gönderme kararı alır. Üç kişiden ve bir çocuktan oluşan ekibin başından, Türkiye'ye ayak bastığı ilk andan itibaren olmadık olaylar geçer. Olayların kendi içinde komik akışı sona doğru, Nekrütlülerin yaşadıkları gezegende bilmedikleri duyguları öğrenmeleri ile sonuçlanır: Sevgi, aile ve fedakârlık...
SeanslarAşk Tutulması --> 24 Ekim 2008 @ 21-11-2008 13:47

Fanatik bir Fenerbahçe taraftarı olan Uğur, bir ilaç mümessilidir. Gündelik hayatında gayet sakin bir kişiliği varken söz konusu futbol olduğunda bambaşka bir adam olmaktadır. Kazanma arzusu ve totemler onu diğer fanatiklerden ayıran en büyük özelliğidir. Annesi ve kız kardeşiyle birlikte yaşayan Uğur, annesinin evlenme baskısından sıkılmıştır. Söz konusu evlilik olduğunda Pınar da aynı baskıyı annesinden görmektedir. Trafik kazası sonucu tesadüfen Pınar ile Uğur tanışırlar. Bu tanışma hem Uğur’un ve hem de Pınar’ın hayatında köklü değişikliklere neden olacaktır.
SeanslarTestere 5 - Saw 5 --> 24 Ekim 2008 @ 21-11-2008 13:47

Popüler TESTERE / SAW serisinin beşinci bölümünde kriminal uzman Hoffman (Mandylor) Jigsaw efsanesini yaşatacak hayatta kalan son kişidir. Ancak tehdit sözkonusu olduğunda sırrının açığa çıkmaması için herşeyi göze alarak tüm tehlikleri ortadan kaldırmak zorundadır.
SeanslarÜç Maymun --> 24 Ekim 2008 @ 21-11-2008 13:47

Küçük zaafların büyük yalanlara dönüşerek parçaladığı bir ailenin gerçeği örtbas ederek her şeye rağmen bir arada kalma çabası. Altından kalkamayacağı acılara ya da sorumluluklara maruz kalmamak adınagerçeği bilmek istememek, onu görmemek, duymamak, hakkında konuşmamak ya da günümüz tabiriyle “Üç Maymun”u oynamak, onun varolduğu gerçeğini ortadan kaldırır mı?
SeanslarDevrim Arabaları --> 24 Ekim 2008 @ 21-11-2008 13:47

Devlet Başkanı Cemal Gürsel tümüyle yerli üretim bir otomobil yapılmasını emreder ve görevin TCDD işletmesine verildiği bildirilir. O gün orada bulunan 23 mühendis bu emri 'Türk insanının makûs talihine karşı bir meydan okuma' olarak algılarlar. En küçük bir tereddüt ya da endişe sergilenmeksizin derhal işe başlanır. Çalışma mekanı olarak Devlet Demiryolları'nın Eskişehir'deki Cer Atölyesi seçilir. Zaman müthiş dardır. Cumhuriyet Bayramı' na kadar yalnızca 130 günü vardır ekibin. Türkiye’nin ilk yerli otomobili olacak eserin adı da konmuştur: “Devrim”.
SeanslarSihirli Şehir - City Of Ember --> 24 Ekim 2008 @ 21-11-2008 13:47

Filmde Lina ve Doon adlı iki çocuğun öyküsü anlatılır. Onlar, gökyüzünün her zaman karanlık olduğu, güneşin doğmadığı Ember kentinde yaşarlar. Bu yüzden kentteki sokak lambaları ve evlerdeki ışıklar sürekli yanmaktadır. Ember kentinin enerji kaynaklarının tükenmeye başlamasıyla birlikte lambalar da titreşerek sönmeye yüz tutar. Bunun üzerine iki kardeş, Ember kentinin kuruluşundan beri var olan gizemi çözmek ve insanlara gün ışığını sağlamak için çareler aramaya başlarlar.
SeanslarParis --> 24 Ekim 2008 @ 21-11-2008 13:47

Parisli dansçı Pierre'in ciddi bir hastalığı vardır ve yakında öleceğine inanmaktadır.Bu yeni durum nedeniyle,etrafına ve tüm tanıdıklarına artık farklı bir gözle bakar:Kız kardeşi Elise,bir mimar,kaçak bir göçmen,bir fırıncı ve tabii ki Paris...Karşısına kim çıkarsa çıksın,o da onlarla hayatın derinlerine dalar;Paris'i,hayat sevgisini ve ölümü yeniden keşfeder.
SeanslarSevimli Dinozor Tatilde - Urmel Voll In Fahrt / Impy’s Wonderland --> 17 Ekim 2008 @ 21-11-2008 13:47

Sevimli Dinazor Urmel, yaşadığı adanın en popüleridir. Adeta star ilgisi gören Urmel'in adadaki saltanatı, bir profesörün Barnaby adındakı küçük bir pandayı adaya getirmesiyle sarsılır.
Barnaby'iyi kıskanan Urmel tekrar eski günlerine dönmek istiyordur ve bir gün tüccar bir adarm Urmel'e tekrar popülerliğini kazanma vaadi vererek onu bir eğlence parkına götürmeyi ikna eder.
Aslında tüccarın niyeti kötüdür ve orada Urmel'i zincire vurur. Sevimli dinazoru kurtaracak olan da onun ardından gizlice gemiye binen Barnaby ve arkadaşlarıdır.
SeanslarMax Payne --> 17 Ekim 2008 @ 21-11-2008 13:47

New York’ta DEA ajanı olan Max Payne hayatta herşeye sahiptir; çok iyi bir iş, mükkemmel bir eş ve güzel bir kız çocuk. İçinde olduğu bu Amerikan rüyası kısa zamanda bir kabusa dönüşür. Bir gün eve döndüğünde eşi ve bebeğini vahşice öldürülmüş halde bulur. Kendi başına bu cinayetin izlerinin peşine düşer ve fakat NYPD onu çeteler, acımasız işbirlikleri ve şehrin gördüğü en şiddetli fırtınanın arasına çeker. Kaybedecek hiçbirşeyi olmayan, dürüst ve metanetli bir adam olan Max, ailesini duyuğu sonsuz sevgiyle de beraber bu cinayetleri ve şehirdeki pislikleri çözmek için biçilmiş kaftandır. Yeraltı hayatının karanlığıyla uğraşırken, başka dünyalardan düşmanlar da onu karanlığa itecektir.Özlemle beklediği intikamın vakti gelmiştir!
SeanslarSevgi Fırtınası - Nights in Rodanthe --> 17 Ekim 2008 @ 21-11-2008 13:47

Adrienne çevresini saran çatışmalar üzerinde düşünebilmeye çok ihtiyaç duyduğu için, Rodanthe’de sükunet bulmaya gelir. Genç kadının sıkıntılarının kaynağı eve dönmesi için direten kocası, ve verdiği her karardan nefret eden kızıdır. Adrienne’in Rodanthe’ye varışından çok kısa bir süre sonra, büyük bir fırtınanın yaklaşmakta olduğu bildirilir. O sırada Dr. Paul Flanner da (Richard Gere) kasabaya gelir. Motelin tek konuğu olan Flanner bir haftasonu kaçışı için orada değildir. Onun amacı kendi vicdan hesaplaşmasını yapmaktır. Şimdi fırtına da yaklaşırken, bu ikili huzuru birbirlerinde ararlar. Bu büyülü haftasonu Adrienne ile Paul’un hayatlarının kalanına yansıyacak, hayatlarını değiştirecek bir aşkı beraberinde getirir.
SeanslarÖlüm Yarışı - Death Race --> 17 Ekim 2008 @ 21-11-2008 13:47

Azılı suçlularla tıkabasa dolu bir hapishanenin yöneticileri, cezaevindeki mahkumları birbirleriyle dövüşmeye zorlayarak, bol miktarda para kazanabilecekleri, tüyler ürpertici bir çeşit gladyatör oyunu düzenlemeye karar verirler. Adrenalin yüklü, şiddet arzusuyla yanıp tutuşan mahkumlarsa bir arenaya çıkıp birbirleriyle ölesiye mücadele etmeye dünden hazırdırlar.
Üç şampiyonluk kazanmış otomobil yarışçısı Jensen Ames (Jason Statham), vahşi koşulların hüküm sürdüğü bu dünyada hayatta kalmayı başarma konusunda bir uzman olup çıkmıştır. Eski bir dolandırıcı olan Ames, tam hayatını düzene koyduğunu düşündüğü bir anda işlemediği bir cinayet yüzünden hapse atılmıştır.
Öldürülmesi imkansız olarak kabul edilen mistik sürücü Frankenstein maskesini giymek zorunda bırakılan Ames’ın önüne, Cezaevi’nin despot yöneticisi (Joan Allen) tarafından iki seçenek konulur: Gladyatör oyununa katılırsa özgürlüğüne kavuşabilecek, katılmazsa hücreye kapatılıp orada çürümeye terk edilecektir.
Yüzü metalik bir maskeyle kapatılan Ames üç gün boyunca devam edecek son derece zorlu bir ölüm yarışında hayatta kalmaya çalışır. Bu sürede özgürlüğüne kavuşabilmek için dünyanın en acımasız mahkumlarına karşı ölümüne mücadele etmek zorundadır. Makineli tüfekler, alev makineleri ve el bombası mancınıklarıyla donatılmış bir otomobil kullanan bu çaresiz adam, dünyanın en vahşi sporunu kazanabilmek için önüne çıkan her engeli ve her kişiyi yok etmek zorundadır.
SeanslarAcaip Bi Film - Disaster Movie --> 17 Ekim 2008 @ 21-11-2008 13:47

“Scary Movie”, “Date Movie”, “Epic Movie” ve “Meet the Spartans”ın arkasındaki ekip, bu kez “Disaster Movie - Acaip Bi Film” ile bu kez felaket filmleriyle dalgalarını geçiyorlar.
“Disaster Movie - Acaip Bi Film”de, bilinen her türlü doğal felaketin -göktaşları, kasırgalar, depremler- yaşandığı bir gecede hayatta kalmaya çabalayan 20’li yaşlardaki bir grup gencin başına gelenler anlatılır. Kentteki felaketler birbirini izlerken bu büyük yıkımı durdurabilmek için bir dizi gizemli olayı çözmek zorunda kalırlar.
SeanslarVicdan --> 10 Ekim 2008 @ 21-11-2008 13:47

Küçük bir kasabada yaşayıp, emeğiyle varolmaya çalışan üç kişinin arasında geçen tutkulu ve karmaşa içeren acımasız bir aşk hikâyesi. Aydanur (Nurgül Yeşilçay) hayatın ona sunduklarıyla da pek yetinmiyor, ‘yırtmak’ istiyor. Mahmut ise (Murat Han) Aydanur ile karısı Songül (Tülin Özen) arasında kalıyor. Ama belli ki Aydanur ağır basıyor yüreğinde. İkisinin yolu böylece bir pavyonda kesişiyor. “Başımıza gelenler yaptığımız seçimlerden mi, yoksa kaderimiz yüzünden mi?”
Üçlü bir aşk üzerinden bir vicdanî hesaplaşmayı anlatıyor “Vicdan”…
SeanslarAşkın Peşinde - Elegy --> 10 Ekim 2008 @ 21-11-2008 13:47

Hayatın anlamını özgürlükte arayan kültür eleştirmeni David Kepesh (Kingsley), cinsel arzularını cezbeden iyi huylu öğrencisi Consuela Castillo (Cruz) tarafından trajik bir çıkmaza sürüklenir...
SeanslarDehşet Treni - Midnight Meat Train --> 10 Ekim 2008 @ 21-11-2008 13:47

New York’lu bir fotoğrafçı olan Leon Kaufman (Bradley Cooper), sanat galerisi sahibi olan Susan Hoff (Brooke Shields)’in etkisiyle daha dişli hale gelmektedir Bu sırada bir seri katille yolları kesişen Leon, insanlığın karanlık tarafına şahit olmaya başlayacaktır...Geceleri metrolarda seri cinayetler işleyen Mahogany (Vinnie Jones), kurbanlarını korkunç şekilde parçalara ayırır. Leon’un Mahogany’yle olan ilgisi, kız arkadaşının tüm korkularına rağmen onu metroların içine ve şeytanın ta kendisine doğru çeker; Maya da onla berbaer bu karanlığa sürüklenip gidecektir.
SeanslarDinle Neyden --> 10 Ekim 2008 @ 21-11-2008 13:47

“Dinle Neyden”, 1798 Osmanlı-Fransız savaşının yaklaştığı günlerde, İstanbul’da barış arayan bir avuç insanın çabalarıyla, iki genç Saray mensubu arasında yaşanan duygusal ilişkinin tanığı olan genç bir Mevlevi Dervişinin mistik dünyasını anlatıyor.
Mevlevihane defterlerini tutmakla görevli Derviş, aynı zamanda eski bir Osmanlı Paşası olan Nuri Dede efendinin hizmetindedir. Dede efendi ve onun eski dostu olan bazı Fransız diplomatlar yaklaşan harbi önlemeye çalışmaktadır. Gayriresmi olarak sürdürülen bu çalışma, Sultan III.Selim’in kızkardeşi Beyhan Sultan’a ait Sahilsaray’da gerçekleştirilmektedir.
Rahatsızlanan Dede efendiye, diplomatik müzakereler sırasında eşlik eden Saray Tabibi Halil ile Beyhan Sultan’ın yardımcısı Gülnihal Kalfa arasında bir yakınlık yaşanmaktadır.
Dede efendiyle birlikte Sahilsaray’a gelen genç Dervişin defteri, tamamına tanık olduğu bu hikaye ile Hz.Mevlana’nın öğretisinden yansıyan satırların bir araya geldiği sayfalarla doludur...
SeanslarCinnet - Timber Falls --> 03 Ekim 2008 @ 21-11-2008 13:47

Mike (Josh Randall) ve kız arkadaşı Sheryl ( Bianna Brown) birlikte tatile çıkarlar.. Kamp çadırlarını Batı Virginia’nın dağlarında sivrisinekleri ile ünlü bir bölgede kurarlar. Burada bulacakları tek şey ise korkunç bir kabustur...
Sheryl ortadan kaybolur Mike ise onu aramak için yola koyulur. Park görevlilerinden yardım ister fakat bu hiç bir işe yaramaz. Mike sonunda kız arkadaşını ormanda kendi başına aramaya karar verir.. Karşısına çıkan küçük bir klubede korkunç görünüşlü bir kadınla karşılaşır. Kadın ona yardım edebileceğini söyler fakat Mike’ın boş bir anından faydalanıp başına vurarak bayıltır. Mike gözünü açtığında Sheryl’ın bir masada kurban edilircesine ellerinden bağlı bir şekilde yattığını görür... Şeytani bir planın ortasındadırlar...
SeanslarKartal Göz - Eagle Eye --> 03 Ekim 2008 @ 21-11-2008 13:47

Michelle Monaghan filmde, teröristler tarafından kapana kıstırılıp, suikast düzenlemeye hazırlanan bir terör hücresine katılmaya zorlanınca Shia LaBeouf’un oynadığı karakter ile isteksizce ittifak yapmak zorunda kalan bir bekâr anneyi canlandırıyor.
SeanslarVol. İ - Wall-E --> 26 Eylül 2008 @ 21-11-2008 13:47

Dünya gezegenini terk eden insanlar tarafından unutulduktan sonra, uzun yıllar boyunca yapayalnız yaşayan ve bu süre içinde programlandığı işle (çöp tasnifiyle) uğraşan robot WALL-E, günün birinde EVE adlı çok güzel bir arama robotuyla karşılaşır ve hayatı aniden yepyeni bir anlam kazanır.
WALL-E’nin elinde gezegenin geleceğinin anahtarının olduğunu keşfeden EVE, artık başka bir gezegende yaşayan ve dünyaya güvenlik içinde geri dönüş haberini heyecanla beklemekte olan insanlara bu bilgiyi rapor etmek için müthiş bir uzay yolculuğuna çıkar. Ancak WALL-E’ de boş durmamış, çok beğendiği EVE’in peşine takılarak onunla birlikte galaksiye açılmıştır. Beyazperdedeki gelmiş geçmiş en heyecan verici ve en yaratıcı komedi macerası böylece başlar.
Geleceğin daha önce hiç hayal edilmemiş vizyonlarını içeren bu filmde WALL-E’ye, aralarında bir hamamböceği ile bozuk robotlardan oluşan kahraman ruhlu bir topluluğun da yer aldığı birbirinden ilginç karakterler eşlik eder.
Fragman:
Küçük Orta Büyük SeanslarPardon! Seni Seviyorum - Sorry If I Love You / Scusa Ma Ti Chiamo Amore --> 26 Eylül 2008 @ 21-11-2008 13:47

Gerçek aşk, hiç beklemediği bir anda, ciddi, yakışıklı ve başarılı biri olan Alex'in hayatına giriverir. Kırkına yaklaştığı sırada, sabah işine giderken bir kavşakta, motosikletli Niki'ye çarpar.
Bu karşılaşma, Alex'in oturmuş ve düzenli hayatını altüst eder. Niki, on yedi yaşının verdiği bütün masum neşesi ve şaşırtıcı bilgeliğiyle hayatına girer. Yıllardır birlikte yaşadığı kadının arkasında bıraktığı köhnemiş bütün kalıpları, yerleşik fikirleri ve kasvetli alışkanlıkları, hatta hüznü siler atar.
Ama keşfetmek kabul etmek anlamına gelmemektedir. En azından Alex için. Aşklarındaki ve sevişmelerindeki şefkat ve güvene rağmen, ileride mutlu olacakları açıkken, Niki ona daha önce hiç gülmediği kadar gülmeyi göstermişken, Alex eski sevgilisiyle yaşadığı daha mantıklı hayatına döner.
Niki 18 yaşını doldurmaya yaklaşmış finallerine çalışırken, gizlice Alex'i beklemektedir.
Yüreğinin derinliklerinde bir hayali canlı tutmaktadır. Alex'in hayatında ilk defa, gerçek aşkı kabullenecek ve ona inanacak cesareti bulacağı hayalini.
SeanslarAvanak Kuzenler --> 26 Eylül 2008 @ 21-11-2008 13:47

Kendisini dünün Tarık Akan'ı bugünün Kenan İmirzalıoğlu'su sanan Tankut. Kendisini insanların kaderlerini değiştirecek mucit sanan Serkan. Kendisini kadınların peşinde koştuğu Valantino sanan Neco. En belirgin ortak özellikleri avanaklıkta yarışmaları.
Üç avanağın kurtarıcısı güzel ve asi Melike. Peki bu üç kuzen bir araya gelip ortak iş çevirmeye kalkarlarsa ne olur? Neler olmaz neler? Ortalık gırgır şamatadan yıkılır.
SeanslarSüper Ajan K9 --> 26 Eylül 2008 @ 21-11-2008 13:47

Eski Sümerbank ayakkabı fabrikasında çekilen filmde olaylar şöyle gelişiyor: Amerika'da bulunan bir virüs ele geçirilir. Türkiye'de yapılacak NATO Zirvesi, bu virüsün yayılması için en ideal yerdir. Virüs NATO toplantısından bir gece önce yapılan gizli operasyonla su şişelerinin içine enjekte edilir.
SeanslarOrijinal Cinayet(ler) - Righteous Kill --> 26 Eylül 2008 @ 21-11-2008 13:47

Bir çift emektar New York Şehri Polisi dedektifleri yasadışı olarak huzuru sağlamaya çalışan bir seri katilin izini sürmektedir. New York Polis Departmanının baskıcı ortamı altında 30 yıllık ortaklıktan sonra , yüksek derecede donanımlı olan Dedektifler David Fisk ve Thomas Cowan emekliliğe hazır olmalılardı ama değiller. Rozetlerini ortadan kaldırmadan önce, kadın ticareti yaparak kötü ün yapmış birinin cinayetini araştırmak üzere çağırılırlar. Orijinal cinayet gibi kurban ; cinayeti açıklayan dört satırlık şiire sarılı bulunmuş şüpheli bir suçludur. Diğer suçlar meydana gelince; dedektiflerin, hukuki sistemin açıklarından yararlanan suçluları hedef almış bir seri katille karşı karşıya oldukları ortaya çıkar. Amacı polisin kendi başına yapamadıklarını yapmak ve huzuru sağlamak için suçluları sokaklardan temizlemektir. Son günlerdeki cinayetlerle ve daha öncekilerin arasındaki benzerlikler rahatsız bir soruyu sorar: Acaba yanlış adamı mı demir parmaklıkların arkasına atmışlardır?
SeanslarAslan Kral’ın Oğlu Leo - The Story Of Leo / La Storia Di Leo --> 19 Eylül 2008 @ 21-11-2008 13:47

Leo vejeteryan bir aslandır. Arkadaşları tarafından sadece bu farklı özelliği yüzünden dışlanmış ve afaroz edilmiştir... Ancak, birgün olaylar, fil sürüsünün güzeller güzeli kraliçesi Avoria ile yollarını birleştirir… Fante Ele adında esrarengiz bir şekilde öldürülen filin güzel dul karısı Avoria, farklı kuyrukları olan iki yavru doğurur…Avoria, sadece fil sürüsünün kralı olmak için Avoria ile evlenmek isteyen ihtişamlı ve otoriter beyaz fil Zanco tarafından yargılanacaktır… Leo güzeller güzeli Avoria’yı kurtarabilecek midir?
Seanslarİşte Özgür Dünya - It's A Free World --> 19 Eylül 2008 @ 21-11-2008 13:47

Ken Loach, Özgürlük Rüzgârı'nın hemen ardından çektiği bu son dramıyla günümüz Londra'sına dönüyor ve kamerasını yeniden toplumsal konulara çeviriyor. İşte Özgür Dünya, yasadışı göçmen işçiler meselesini kurbanların değil, suçluların gözünden ele alıyor. İş yerinde gördüğü kötü muameleden bıkmış olan ve oğlunun geleceği için endişe eden Essexli genç kadın Angie, kendi işini kurmaya karar verir: Londra'da bir barın arka tarafında kurduğu ofiste göçmen işçilere iş bulacaktır. Angie başarı ve servet basamaklarını tırmanırken, dünyayı döndüren para illetiyle ne kadar ileri gidebildiğine tanık oluruz.
SeanslarSihirli Orman - El Bosque Animado / The Living Forest --> 12 Eylül 2008 @ 21-11-2008 13:47

Etrafta kimseler yokken Cecebre ormanında çeşitli hayvanların, hatta ağaçların konuşmaları yankılanır. Ormanda bir gün bir bilim adamı tezi için köstebek Linda’yı yakalayınca işler değişir. Tüm orman Linda’yı kurtarmak için seferber olur.
SeanslarThe X-Files: İnanmak İstiyorum - The X-Files: I Want to Believe --> 12 Eylül 2008 @ 21-11-2008 13:47

Filmde ajanlarımız buzlar altında kalmış bir cesedin ve seri şekilde kaybolan bir grup insanın peşindedirler. Hem de bu sefer psişik güçleri olan bir medyumun yardımıyla... Fox Mulder (Duchovny) ile Dana Scully (Anderson) arasındaki komplike ilişkiyi beklenmedik bir yöne taşıyan film, diziden ayrı olarak başlı başına ilerleyen bir hikayeyi takip ediyor. Mulder gerçeği bulma yolundaki sarsılmaz ısrarına devam ederken, tutkulu ve zeki doktor Scully Mulder’ın takip oyununda bir kez daha onun yanında yer almadan edemiyor.
SeanslarGarfield Komedi Festivali - Garfield's Fun Fest --> 29 Ağustos 2008 @ 21-11-2008 13:47

Garfield her zaman dünyanın en komik, en çok sevilen ve en popüler kedisi olmuştur.
Garfield, çizgi roman dünyasının, en eğlenceli performansının ödüllendirildiği, en uzun soluklu yarışma “Komedi Festivali”nde uzatmalı sevgilisi Arlene ile birlikte bugüne kadar defalarca birincilik ödülünü kazanmıştır.
Ancak bu yıl Garfield tek başına yarışmak zorunda kalır. Çünkü çizgi roman dünyasına yeni adım atan yakışıklı kedi Ramone çok kısa sürede ortalığı kasıp kavurmakla kalmamış, inanılmaz bir hızla çok sayıda hayran edinmiş ve bu arada Garfield’ın uzatmalı sevgilisi Arlene’in de kalbini kazanmıştır. “Yükselen değer” Ramone ile Arlene’in birlikte sergilediği tango dansının izleyicilerin büyük beğenisini ve takdirini kazanması üzerine Garfield ümitsizliğe kapılır ve eski popülerliğini elde edebilmek için çareler aramaya başlar.Bu amaçla da Garfield ile sadık dostu Odie, Garfield’a “Komedi Festivali” Birincilik Ödülü’nü kazandıracağı söylenen efsanevi “komik su”yu bulmak için bir yolculuğa çıkarlar. Bu suyun, dünyanın ilk komedyeni Freddy Frog’u yarattığı söylenmektedir.
Yolculuk boyunca çeşitli sınavlardan geçen, çeşitli engellerle karşılaşan kahramanlarımız (Garfield ile Odie), sonunda Freddy Frog’la tanışmayı başarırlar. Freddy Frog ihtiyaç duyduğu mizah gücünün aslında kendi içinde olduğunu Garfield’ın anlamasına yardımcı olur. Garfield artık ne pahasına olursa olsun Komedi Festivali yarışmasına geri dönmelidir. Bunu yapmadığı takdirde “yükselen değer” Ramone hem yarışmayı, hem de kızı(Arlene) kazanacaktır. Ancak efsanevi “komik su” Garfield’ın yarışmayı kazanmasına yetecek midir?
SeanslarKediler Şehri - Catcher / Cat City --> 22 Ağustos 2008 @ 21-11-2008 13:47

Kedi Catcher ve diğer sivil kedilerin tamamı 1986 yapımı ilk filmin sonunda robot köpek tarafından pasifize edilmiştir... Bunun sonucu olarak tüm kedi ve fareler uzun bir zaman birlikte barış içinde yaşamayı başardılar. Peki ya bundan sonra ne oldu? Pafrika Ormanlarında bir grup etkisiz hale getirilememiş kedi yaşamaya devam etmektedir... Olan bitenlerden haberdar olmayan kediler Stanley adında gazeteci bir fare tarafından yapılan araştırmalar sırasında ortaya çıkarılırlar... Stanley ormanda yaşayan avcı kediler tarafından yakalanır... Orman kedileri başlarında şef Moloch tarafından yönetilen bir ordu ile dünyayı eski düzenine kavuşturmaya karar verirler... Başarılı olup olamayacaklarını ancak Catcher-Cat City 2’yi izleyince öğreneceksiniz...
SeanslarMamma Mia --> 18 Temmuz 2008 @ 21-11-2008 13:47

Babasının kimliğini keşfetmeyi ümit eden genç bir kız olan Sophie Sheridan’ın öyküsü, ünlü pop grubu Abba’nın hit şarkıları eşliğinde anlatılıyor. Sophie Sheridan evlenme aşamasına gelmiş genç bir kızdır. Nikâhtan bir gün öncesinde annesi Donna’nın 20 yıl önce ziyaret ettiği Yunan adalarında yaşadığı geçmişinden üç erkek birden getirir.
SeanslarKung Fu Panda --> 04 Temmuz 2008 @ 21-11-2008 13:47

Panda ayısı Po, antik Çin’deki Barış Vadisi’nde ucuz bir restoranda garson olarak çalışmaktadır. Kung fu fanatiğidir ama vücudunun şekli son derece hantal ve biçimsiz olduğu için kung fu dövüş sanatını bir türlü en iyi şekilde sergileyemez. Po’nun en belirleyici özelliklerinden birisi de, antik Çin’deki hayvanların en tembeli olmasıdır.
Bu arada Barış Vadisi’nin kapısına birbirinden güçlü düşmanlar dayanmıştır. Eski bir efsaneye göre günün birinde bir kahraman doğacak ve halkına (vadi sakinlerine) mutlak kurtuluşu ve huzuru armağan edecektir. Ancak vadi sakinlerinin umutla beklediği Seçilmiş Kişi’de olması gereken işareti, vadideki en tanınmış savunma sanatları ustaları bile bedenlerinde taşımamaktadır. Vadinin en tembel, en üşengeç hayvanı olarak üne kavuşan Panda ayısı Po günün birinde bir yarışmaya katılınca vaad edilen kurtarıcının taşıması gereken işareti vücudunda taşıdığı fark edilir. Bu durum karşısında herkes çok şaşırır. Gereken/beklenen işareti bu uyuşuk panda ayısının taşıdığını gören dövüş sanatı ustaları ise tam bir şok geçirir. Ancak çok fazla zaman kaybetmeden, ne yapıp edip, bu kibar ve tembel Panda ayısını bir kung fu savaşçısına/ustasına dönüştürmekten başka çareleri de yoktur.
SeanslarYetimhane - Orfanato, El / The Orphanage --> 30 Mayıs 2008 @ 21-11-2008 13:47

Evlat edinilen Laura, büyüdüğü yetimhaneden yedi yaşında ayrılır. Yıllar sonra kocası ile binayı elden geçirmek ve burayı sakat çocuklar için bir bakım evi haline getirmek için yetimhaneye geri dönerler.
Ancak bu dönüşün hasta oğulları Simon üzerinde tuhaf etkileri olur. Simon, sürekli garip bir yaratığın resimlerini çizmektedir. Bu resimler, Laura’da kendi çocukluğuna dair bir şeyler uyandırmaktadır. Simon, kısa bir süre ortadan kaybolur. Laura, önce polisin ardından da bir medyumun yardımı ile oğlunu aramaya başlar. Laura, oğlu Simon ile kendi kaderinin 30 yıl önce bu binada kalan yetim çocuklarla kesiştiğini fark edecektir.
Seanslar3. Boyutta Kayıp Yolculuk - Misadventures in 3D --> 08 Nisan 2005 @ 21-11-2008 13:47

Profesör ve asistanı Max ile üç boyutlu maceralara hazırlanın!
SeanslarVahşi Safari - Wild Safari --> @ 21-11-2008 13:47
Seanslar