NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE @ 18-05-2008 00:02
Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım. Mustafa Kemal Atatürk
hem atv hem jet ski @ 18-05-2008 00:02
Gibbs Teknoloji 'den Alan Gibb'in Aquada ve Humdinga araçları oldukça ilgi çekmişti. 1 tuşla 5 saniyede ATV 'den Jet ski ye dönen Quadski 140 bhp motoru ile karada ve denizde 72 km/s hız yapabilmekte. Özellikle plajlarda cankurtaranların işine yarayacağını düşündüğümüz araç arama kurtarma çalışmalarının yanı sıra acil durum, askeriye, ilkyardım gibi çalışmalarda oldukça faydalı olacağa benzer. 2 ve 4 tekerlekli araçların ulaşamadığı yerlere rahatlıkla erişebilen araç Gibbs Teknolojinin patentli High Speed Amphibian (HSA) teknolojisine sahip. Aynı teknolojiye sahip Aquada ile amfibik klasmanda hız rekorunu kıran firma İngiliz kanalını geçişte bir dünya rekorununda sahibi. ve ailenin diğer üyesi Humdinga ise 5 koltuklu, 4 tekerlekli 130 km/s karada, 70 km/s denizde gidebilen diğer bir amfibik modeli. Quadski 140 BHP benzinli motoru ile 72 km/s hıza çıkabilmekte, karadan denize dönüşümlerini 5 saniyede tamamlayabilmekte. Aracın benzin deposu 2 saat suda gitmesine yetecek kadar büyüklükte. tanıtım videosu <object width="425" height="350"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/uS0Hlbiv1Ak"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/uS0Hlbiv1Ak" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object> kaynak:http://www.gibbstech.co.uk/mediacentre/quadski.php
BİR KARAFATMANIN GÜNLÜĞÜ @ 18-05-2008 00:02
Dün gece yine ölümle burun buruna geldim. Kendime birzarar geleceginden degil ama karim Cemile ne yaparsonra. Biz aksam yemegimizi genelde saat 11-12 gibi yerdik, ama ev sahiplerimizin misafiri geldiginden geçvakitlere kadar oturup yatmadilar. Neyse ki konuklaringitmesiyle birlikte uykuya daldilar. Bir süreortaligin sakinlesmesini bekleyip, yiyecektoplamaya basladim. Bugün misafirler geldigi içinmenü çok zengindi. Pasta ve börek kirintilarinabayiliriz. Her neyse ben nevaleyi toplarkenbirden mutfagin isigi yandi ve "Aaaaaa! Karafatma"diye bir ses duydum.Salak adam, ben bir erkegim Fatma da nereden çikti.Benim adim Ismail. Böyle seyler delikanliyi bozar.Hadi beni karimla karistirdin diyelim. Sen ne kadarkorkak bir adamsin. Benim kaç katim büyüklügündeolmana ragmen bu bagiris da ne böyle? O korkunç sesinkesilmesiyle birlikte,sanki ben ona bir şey yapmisimgibi beni kovalamaya basladi. Inanin o kadar da dikkat ediyorum, tabak, çanak bardak üzerindedolasmamaya çünkü bu dingilin karisi çok titiz. Bazendiyorum ki bu giciklarin misafiri Geldiginde gitortalarda dolas böylelikle utanilacak durumadüssünler..Ama yapamiyorum iste. Ne olursa olsun,ekmek yedigin tekneye kötü gözle bakmamak gerekir. Ben eve geldigim ilk yillari hatirliyorum da negüzeldi o günler. Rahmetli kayinbabam ve kayinvalidembeni evlerine kabul etmislerdi. O zamanlar rahattik,çünkü ev sahibimiz Riza amca kördü. Bu sebeple evin her yerinde serbestçe dolasabiliyorduk. HattaRiza amcayla ayni sofrada yemek yedigimiz günlerdeoldu. Gerçi bizleri görebilseydi nasil davranirdibilmem ama o hep yüregimizde yasayacak. Riza amcanindurumu pek iyi sayilmazdi, memur emeklisiydi. Bu evderahmetli karisininmis,bu yüzden yiyecek konusunda bukadar fazla seçenegimiz yoktu. Ama daha mutlu ve huzurluyduk. Riza amca bir gün görünmez kazaya kurbangitti.Gerçi onun için bütün kazalar görünmezdi. Rizaamcanin topraga verildigi gün biz de oradaydik.Karsi komsusu Osman Zeki bey bize geldiginde ceketiniasmisti. Biz de bunu firsat bilip ceketin cebine girdik. Ardindan Osman Zeki beyle birlikte mezarligadogru yola koyulduk. Riza amcanin üç tane oglu vardiama bugüne kadar sadece nüfusta gözüküyorlardi.Hayirsizlar daha ilk günden evi satisa çikardilar.Evi su anda oturan adam ve karisi satin aldi. Eveayak basmalariyla kayinbabam ve kayinvalidemiöldürmeleri bir oldu. Adam sonra igrenerek cansizbedenleri kagida sararak çöpe atti. Sanki kendisi çok temizmis gibi. Halbuki tuvaletten çiktiktan sonraellerini yikamadigina defalarca sahit oldum. Simdilerde kendine üzerinde rahmetli kayinvalideminresmi olan bir ilaç almis, durmadan üzerimize sıkıpduruyor Kayinvalidem Sultan hanim gençligindefotomodel oldugu için bu tür ilaçlarin üzerinderesmi bulunuyor. Hatta bir iki reklam filminde deoynamisti. Ama evlenince mecburen birakti. Çünkükayinbabam tam bir Osmanli erkegiydi. Bugüne kadarrahmetli Riza amcanin anisina bu evde oturduk,artik daha fazla dayanacak halimiz kalmadi. Ese dostahaber saldik. Kendimize göre bir ev bulur bulmaztasinacagiz buradan. Belki de sizin evinize yerlesirizhayat bu belli mi olur....
Fıkra bu ya :) @ 18-05-2008 00:02
Tanri tavlaya oturmusken, bir melek gelir ve dunyada durumun cok gergin oldugunu ve bir savas cikmak uzere oldugunu soyler, ancak, tavla partisi cok heyecanli gitmektedir, Tanri bir bakar, * Turkiye'ye bir sey oldu mu? diye sorar Melek; * Hayir henuz Turkiye'ye bir sey olmadi * Tavla partisi devam eder. Biraz sonra melek tekrar gelir, * Tanrim durum giderek gerginlesiyor, lutfen mudahale edin! der. Tanri bir bakar, * Turkiye'ye bir sey oldu mu? diye sorar * Henuz degil ama savas cikti cikacak diye yanitlar. Tavla partisi devam eder. Biraz sonra melek tekrar gelir, * Tanrim savas cikti,Rusya Amerika birbirine girdi,fuzeler ucusuyor der Tanri; * Tamam hemen geliyorum, bir dakika, Turkiye savasa girdi mi? der Melek; * Henuz girmedi ama girdi girecek diye yanitlar. Melek tekrar gelir, * Tanrim lutfen gelin, milyarlarca insan oluyor, hem zaten Turkiye de savasa girdi diye yakinir Tanri bitmek uzere olan oyuna aldirmaz, tavlayi kapatir ve ayaklanir. * Melek sorar; * kusura bakmayin ama, onca ulke savasa girdi aldirmadiniz da, neden Turkiye icin ayaklandiniz? Tanri basini iki yana sallayarak yanit verir; * Sorma digerleri neyse ama bu Turkler herseylerini bana emanet etmisler de ondan der.. Allaha emanet olun arkadaslar....
Tesadüf mü? @ 18-05-2008 00:02
Londra Üniversitesi uzmanları ve ünlü İngiliz tarihçiler, geçtiğimiz 2 yüzyıl içinde insanları 'birbirine yakınlaştıran' tesadüfleri sıraladı: James Dean'in ölümüne neden olan otomobilinin hurdası birçok kişiye felaket saçtı. Hurdayı garaja götüren tamirci, araba bacağının üzerine düşünce sakat kaldı. Dean'in arabasının motorunu satın alan bir doktor araba kazasında öldü. Doktorun kardeşı de aynı motorun sergilendiği salonda çıkan yangında can verdi. Yıllar sonra motor ve kaporta yeniden sergilendi. İlk gece, araç bir seyircinin üzerine düştü. Seyirci ağır yaralandı. İlk tesadüf hikayesi ünlü aktör Anthony Hopkins'ten. .. Hopkins, George Feifer adlı yazarın 'Petrovka'li Kız' adlı kitabını bulamıyordu. Yazara telefon ederek kıtabı istedi. Yazar kitabı 2 hafta sonra Londra'ya getireceğini söyledi. Evden çıkan Hopkins, metroya bindi. Aradığı kitabın yandaki koltukta unutulduğunu gördü. 2 hafta sonra yazarla buluşan Hopkins, metrodaki kitabın, yazardan çalınan özel sayılı ilk baskı olduğunu öğrendi. Yer Amerika'nın California eyaleti. Richard Bensinger adlı emekli demiryolu işçisi, 1957'de Eureka kasabasındaki köprüde yürürken fenalaşıp öldü. 2 yıl sonra oğlu Hiram, aynı köprüde başına bir kalas isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti. 6 yıl sonra Hiram'in oğlu David de aynı köprüde araba kazasına kurban gitti. Ingiltere'nin Bristol limanı açıklarında 5 Aralık 1668'de bir şilep battı. Yalnızca Hugh Williams adlı bir yolcu kurtuldu. 1784'de aynı bölgede yeni bir kaza oldu. 60 denizci arasında yalnızca ikinci kaptan Hugh Williams kurtuldu. 1952'de aynı yerde üçüncü bir şilep battı. Kurtulan tek yolcunun adı Hugh Williams'tı. Güney Afrika Cumhuriyeti' nde Cape Town Ticaret Odası'nın yıllık kongresi'de, İşadamı Daniel de Toit konuşmasını şöyle bitirdi: “Hayat beklenmedik bir zamanda beklenmedik şekilde sona erebilir... De Toit kürsüden inerken ağzına attığı şekerin boğazına kaçması sonucu öldü. James Langley, İngiltere'nin Eastbourne bölgesindeki evinden sokağa çıktı. Şemsiyesini almak için geri dönerken ayağı kaydı, başını yere çarptı ve öldü. Bir hafta sonra evden çıkan eşi Teresa, şemsiyesini almak için geri dönerken başını kapıya çarptı, beyin kanamasından öldü. ChrIstIna Veroni, 1991'de İtalya'nın Torino kentinde tramvay çarpması sonucu öldü. 4 yıl sonra babası Vittorio, aynı geçitte aynı sürücünün kullandığı aynı tramvayın çarpması sonucu öldü. Tesadüfler zincirinin en inanılmazı, 1981'de ABD'nin Boston kentinde meydana geldi. Randolp Matika, yıldırım çarpması sonucu evinin önünde öldü. Adamın dul eşi yeniden evlendi. Damat Pepero düğün gecesi sigara içmek için balkona çıktı. Düşen yıldırım, damadın ölümüne neden oldu. Kadın sinir krizleri geçirdi. Tedavi için gittiği klinikte bir doktora aşık oldu ve evlendi. 1 hafta sonra hastasını ziyarete giden doktoru da yıldırım çarptı. 1898'de gazeteci-yazar Morgan Robinson 'Titan' adlı bir kitap yazdı. Kitapta büyük bir yolcu gemisi, okyanusta buzdağına çarpıyordu. 14 yıl sonra 'Titanik' deniz faciasi meydana geldi.
Şeffaf Kelebek @ 18-05-2008 00:02
orta amerika 'menşeli' bu kelebek inanılmaz.çünkü kanatları şeffaf "..bu kelebeklere panamadan mexico' ya sıklıkla rastlayabilirsiniz fakat ona doğal kamuflaj sağlayan kanatları nedeniyle kolayca farkedemezsiniz."kaynak: http://photowebs.blogspot.com/2006/03/transparent-butterfly.html
dünyanın enbüyük aslanı Liger @ 18-05-2008 00:02
arkadaşlar okadar belgesel delisiyim hayvanlarlarla cok ilgiliyim ama bu bilgiye yeni ulaşıyorum...ve bunu sizinlede paylaşmak istedim Liger, aslanla kaplanın çiftleşmesinden ortaya çıkan yavruya verilen isim. Bu isim ingilizce Aslan (lion) ve kaplan (tiger) kelimeleri birleştirilerek türetilmiştir. Bu melez yaratık doğada büyük kediler familyasının en dev üyelerinden biri olarak yer almaktadır. Ortalama bir erkek aslan 250, bir erkek kaplan 300 kilogram olarak yaşamlarını sürdürürken, aslan baba ile kaplan anneden doğan bu melez yaratıkların vücudunda büyümeyi durdurucu bir şey bulunmaz ve ölene kadar büyüyüp serpilebilme yetenekleri vardır. Sibirya Kaplanı'nın iki katı büyüklüğüne erişebilirler. Genellikle hayvanlar dünyasindaki melez canlıların kısır olmasına karşılık, ligerler az rastlansa da üretkendirler. Hem kaplan gibi çizgileri hem de aslanlardan aldıkları noktaları vardır. Ayakta durduklarında 4 metre kadar olabilirler.<object width="425" height="350"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/QCmzs9p0JM0"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/QCmzs9p0JM0" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object>
kedilerin en sevimli halleri @ 18-05-2008 00:02
kaynak: www.komikresim.com
yurdum insanı @ 18-05-2008 00:02
fazla merakın hazin sonu @ 18-05-2008 00:02