ÜÇ ELMADAN ÇOK ÇOK ÖNCE @ 13-11-2007 04:49
Gözlerin her zamanki gibi gençti bu sabah Göçmen bir yıldız taşıyordun Sapsarı Omuzlarından tırmanarak Soluk bir güneşi parlatıyordu çocuklar Saçların bol demirli bir liman Günlerdir yatmaktayım çok ateş çok doğu Zehirli kent yağmurlarının Üzerinden atlayarak Doğduğu güne lanet yağdırıyordu çocuklar Ellerin hiç görmediğim bir bulvar Bir Alman şehrinde Ayrılığın bir yerinden düşmüş gibi Eline ne geçtiyse çok doğu Bacak, bacak üstüne atmayı öğreniyordu çocuklar Kulakların uzun masalların ilk sağırı Sultan [...]
BİR DEĞİL İKİ @ 12-11-2007 12:07
Ömrümün çölünü serpiştirip içimdeki masaya Küçük kum tanelerinden kendime iki göz ördüm İki gün ışığı Henüz alışmadığım iki leke Yakamdan içeri hızla İki kuşun kanadında Saate bakmayı öğrendim Ömrümün annelerini yatırıp derin bir geceye Büyük umutlardan kendime iki el ördüm İki zincir İki alışılmamış şehir gibi İçinde senin yaşadığın Uzak bir gök yüzünü Koklarken büyüdüm Ömrümün bir var bir yok sevilmelerini atıp boş bir kağıda Uzun yolculuklardan kendime iki ayak [...]
GELİŞLERİN ÜZERİNE BİR ŞİİR @ 08-10-2007 18:09
Koynumda ter, ölü bir yılan gibi soğuk Sesimin açmasını bekliyorum Kendinden memnun kuşlarıyla Bir göğü iki kez uçuyorum Üzerimde Karanlık eşyaların göz yaşı Bildiğin gibi değil Bu yüzden üç günde bir Yaşımın tam hesabını çıkarıyorum Çocukluğum akşam yemeklerinden kalkıyor Biraz kolları, biraz göğe kadar Daha ilk adımda İlişsin diye bir trene Dizimi kanatıyorum “Yağmur bir tarla kuşunu kaç yerinden vurur” Sayarken parmaklarım Bir sözün civarına seriliyordu yataklar Bir uçtan bir uca Leylaklar ve kaç [...]
YOKLAMADAN YOK ÇIKTIM @ 01-10-2007 17:46
“var” la “yok”un küçük oyunlarından sözleri bol Allahlı bir asfaltta yetişkin kuşların yetiştiği buğday tanelerini sayıyorduk kutu içinde henüz kıyılmış tütün incirden yok çıkan “koş” la “dur” un intihar saydığı bir tren arifesinde boş bir maviye sarılmış çocukların yüzlerini sayıyorduk cam üzerine adımı yazmıştım günlük tıraşımdan yok çıkan “kalk” la “otur” un emir kipinde kör olduğu parmakların göz oyuğunu dolduran yeşil bir fidan sabahında kağıt tabletlere mavi [...]
KEŞİF @ 09-09-2007 17:04
KEŞİF Ayrılığı bol bir takvimde Sayfaları baş aşağı tutmuş Telefonda sesini tanımaya çalışıyordum Günlerden bir hafta önü günüydü Küçük küçük trenler kırpıyordum bakışlarımdan Sen saçları savruk Balyoz tutan bir adamı oynuyordun Ki tarihte “Demiri bulmak” diye bir şey var Sabahı bol bir uykuda Tutup güneşin yoksulluğundan Pasaportsuz bir beyaza seni anlatıyordum Şehirlerden bir Asya şehriydi Büyük büyük kayalar deviriyordum içime Sen göz kovuklarında deniz Saçlarından ağlar ören bir [...]
Bir Hayat Bırakıyorum @ 12-06-2007 15:46
Bir güneş çeviriyorum uykusuzluğumun üstüne Canımın istediği gibi Bir güneş beni doyuracak Bir güneş Kendimi ihbar edecek kadar parlak Gözlerimin oyuğunda Bir güneş birazdan seni doğuracak Bir yeşil kesiyorum gözlerinin dalından Yapraklarında ay tırmanıyor en yukarılara Beyaz bir ay Ortadan bölünmüş bir saat gibi Bir ay kesiyorum Bir ömür… Gözlerinin geçip gittiği yerlerden Yeşil bir ay Çocukluğum arta kalıyor Koyacak bir yer bulamıyorum Yıldızlara fırlatıyorum Bir hayat bırakıyorum kapının önüne
SEVGİLİMSİN @ 23-04-2007 10:59
Sevgilimsin Bir sigara paketinden çekilen Bulutlu bir türkü Bir güvercin uçuşu Sevgilimsin Bir istasyon bir gar kadar uzak Katlanılan bir bilet Bir başka güne Sevgilimsin Çiçek ağızlı kuşların açtığı Polen bir yağmur Arıların parmak uçlarında damıttığı
HER SABAH @ 22-04-2007 16:36
İnce parmaklarıyla çocuklar salınır cağlardan Kalemde ter soğur Sayfalarda apaydın bir uzaklık başlar Toprak tutar beni ayakta Ki damarlarıma hayat verir Ekledikçe güneş beni bir diğer güne Yeşili kim bilir ne zamandır buraya koymuşlar. Öylesine açsın diye bir çiçek yanı başına Yahut gözlerine çekilen yolculuktan Bir elma dalı çalmışım Bir kitap sapı Medyan bir bakışla sokağa karışıyorum Üstüm başım gözlerinin yeşili Anlıyorum Anlıyorum beni bulduklarını bir saat çıngırağında
İKİ YOL @ 31-03-2007 04:14
Mavi bir zil çalıyor sonra Ölümüne bir kumaş çekiyorum derime Çocuklar taşlarla göğü kırmakta Derinde damarlarımda iki kalbe açılan İki uzun yol Birinden sen gelirsin Bir istasyonu yüklenmiş gelirsin Bir bulutu kalçasından tutup Kuşların önüne attığın o imkânsız provada İki uzun yol Birinden çekip gidersin Bir manzarayı ayaklarına dolamış gidersin Bir haziranı çekip saçlarından Temmuz sabahına boğduğun o bıçakla kemik arası İnce sızıda Kalışım Biraz da babama benzemekte
AMENTÜ @ 31-03-2007 04:13
Ellerimin üzerinden küçük parmaklar geçiriyorum Bir köprüden geçer gibi bir arabanın Şiir olduğunu biliyorum koştuğum sokakların Kapıların birer dize Kapı çalmaların unutulduğu Bir sigara yakarım daha Gözlerimin küçük semt pazarlarında Uzar beni bekleten kalabalıklar Ve ömrümün ilk yarısını terk ederim Salkımına sarılan bir üzüm gibi Yahut salıncaktan bulut yapan bir çocuk Uzanırken bir akarsu gibi bir göğe Yüzün olduğunu düşünürüm daldığım bütün düşler Göz kapakların bir dizedir Kalem tutmaların [...]