Uydu Telefonu @ 23-12-2007 20:01
Bu gece rüyamda bizim eski evdeyiz, kardeşim yeni bir bilgisayar almış. Ben biraz kullanıyorum. ooo çok güzel, acayip hızlıymış filan diyorum. Sonra salona gidiyorum. Mutlu Akü Selçuk Üniversitesi basketbol takımından yani bizim okulun takımından iki amerikalı oyuncu, Warren Carter ve Kevin Braswell oturmuşlar kanepeye konuşuyolar. Ben salona girince Kevin hemen söze başlıyor ve takır takır Türkçe konuşuyor.
"
Ya dostum siz Türkler teknolojiyi çok yakından takip ediyosunuz, internetten herşeyi yapıyosunuz. Ben Konya'ya geldim geleli daha amerikadaki ailemle konuşamadım."diyor.
bende "o zaman sana bi uydu telefonu alalım, idmanlar hariç sürekli yanında dursun, istediğin zaman istediğin kişiyle konuşursun." diyorum.
Warren müthiş bi kahkaha atıyor benim bu sözümden sonra ve rüya bitiyor.

Warren R. Carter________Kevin L. Braswell
Geleceğe Dönüş filminin etkileri sürmeye devam ediyor... @ 19-12-2007 15:33
bu gece rüyamda geçmişe gittim bi şekilde ve kendi çocukluğumla konuştum. anaokuluna gidiyodum ve sınıf arkadaşlarımla sıra olmuştum. gittim ve kendimi sevdim, ne tatlı çocuksun sen dedim. hiç çaktırmadım kendim olduğumu ama belki o farketmiştir beni, yani kendisini. insanın kendi çocukluğuyla konuşmaya çalışması çok acayip bi duygu. bi de ilkokuldan bi kız arkadaşımı gördüm rüyamda. aaaa neler yaptık biz öyle :) insan hiç ilkokul arkadaşına böyle şeyler yaparmı :) bu gece de bebekliğime gidip, kendimi sevmeyi planlıyorum. tatlı bi bebektim ben. sonra belki başka bi ilkokul arkadaşımı görürüm :p
Katil @ 17-11-2007 18:42
Bugün rüyamda resmen katil olup vicdan azabı çekiyodum ya. Sırf enişteme vurdu diye bi adamı feci şekilde öldürdüm. (önce zehirli iğne atan tabancayla bayılttım, sonrada bi bomba koyup halıya sardım ve bombayı patlattım, adamdan geriye bi toz yığını kaldı, onu da evin önündeki çöpe attım)Sonra öldürdüğüm adamın yakınları benim peşime mafya taktı, bıçak çekip üstüme yürüdüler benim ama ben hiç korkmadım. Biraz kaçtım ve onları da öldürdüm.
Evanescence konseri @ 06-11-2007 00:36
Rüyamda teyzemgilin evinin balkonundayız 3. katta ve hemen karşıdaki binanın çatısında Evanescence grubu konser veriyor. Biz kardeşimle bakıp duruyoruz ve oraya gitmeye karar veriyoruz. Aşşağıya inip çok acayip bi asansöre biniyoruz. Asansörün kapısı garaj kapısı çeklinde açılıyor ve zemini eğri.

Zar zor çıkıyoruz yukarı, Amy Lee birden Şebnem Ferah olmuş. Kardeşim onunla konuşuyor. Sonra ortaya birden Özlem Tekin çıkıyo. Ben üstüne atlıyorum özlemin ve ellerinden tutup bi bebek gibi kucaklıyorum. Ama o beni hiç dinlemiyo garip garip hareketler yapıyo.


Özlem'e sürekli;
-beni hatırladın mı Konya konserinden sonra sarılmıştım sana, hatırladın mı? -hatırladın mı beni özlem, hani konya konserinde? hatırladın mı?
diye sorular sorup duruyorum. Sonra bana tokat atmaya başlıyo, hemen iki bileğinide tutuyorum sımsıkı hiç bişey yapamıyo. Sonra korumalar alıyo onu elimden.
Hemen ordan çıkıp eski okulum Konya Lisesine gidiyorum. Bahçede yere sabitlenmiş otomatik taramalı bi tüfek var. Bahçedeki bütün öğrencileri öldürüyorum onunla. Kaçıyorum sonra, yerden bi sakız buluyorum, onu çiğniyorum. Lisede Yasin diye bi arkadaş vardı, pek konuşmazdık o zamanlar, ama yolda ona rastlıyorum ve sohbet ediyoruz. Polisler peşime düşüyo ve yerden bulduğum sakız zehirli çıkıyo. Sürekli sakız kusuyorum. Evet evet, sakız kusuyorum. Ter içinde uyanıyorum, ağzım kurumuş, çok heycanlıydı ya :)
Snoop Dog @ 28-10-2007 13:21

çok ilginç bir geceydi :) snoop dog ile birlikte bi hapishane hücresindeydik. Ben bunu bi dövüyodum bi dövüyodum, böyle ağzına ağzına geçiriyodum yumrukları. Niye dövdüğümüde bilmiyorum. Aslında çok severim kendisini. Ama nasıl hırs yaptıysam artık çok fena dövüyodum. Hapishane tabi bu, yediği dayak yüzünden kaybettiği şerefini geri kazanmak için öldürcek beni. Fırsat kolluyo, diğer mahkumlar beni koruyo, tam bana saldıracağı zaman bunu tuvalete atıyoruz, orda boğularak ölüyo :)
Özlem Tekin sevgilim @ 25-10-2007 12:14

offf bu kadar romantik rüya görmeyeli uzun zaman olmuştu, rüyamda Özlem Tekin ve ben resmen sevgiliydik. Ne güzeldi ya. Gerçekte kendisine sarılmışlığım ve öpmüşlüğüm vardır. Bu olayın etkileri devam mı ediyo ne. Yanlız olayın ilginç yanı bu aşk anamurda geçiyo :) domateslerden filan bahsediyoruz. offf yazamıcam ya rüyanın etkisinden kurtulamadım daha...
Yok artık!... @ 09-10-2007 19:19
Sabah yanlış numarayı arayan bir telefon tarafından uyandırıldım ve adam özür bile demeden yüzüme paatttt!... diye kapattı telefonu, telefonda son arayanı arama ve küfür etme tuşu olsa, arayıp iyi bi küfür edecektim. Neyse, böyle aniden kalkıp tekrar uyumaya çalışınca acayip rüyalar görüyorum.
Bizim sülaleden uzun zaman görmediğim bir kaç kişi takım elbileserini giymişler bizim salona giriyolar birer birer. Birden
Kerem Alışık da girdi salona.
-hoşgeldin abi...dedim, tokalaştık.
merhaba koçum, hoşbulduk...dedi.

Salondan çıktım, çok kalabalık sevmem. Kendi odama gittim, çıktım ranzanın üst kattaki yatağıma uyumaya çalışıyorum. O sırada pencereden dışarı baktım ve kapının önünde siyah bir hummer jeep durdu. Korumalar filan indi hemen.
Hostel 2 de gördüğümüz, klubün patronu ve iki köpeği indi. Yanında da
Marilyn Manson girdiler direk benim odaya. Patronu görünce acayip korktum ben, beni tanıdığı ve bişey yapmayacağı halde ne kadar manyak bi herif olduğunu bildiğim için korkudan titriyordum.
İkiside ranzamın yanında durdular, ben uyuyo numarası yapıyodum, hafiftende gözüm açık bakıyorum. Ranzanın altında
Prison Break dizisindeki
Lincoln vardı. Marilyn Manson, Lincon'un yakasına yapışmış elinde ok gibi bişeyi, onun yüzüne atmaya çalışıyodu.

Sonra ben bir anda yine Prison Break'den
Micheal oluyodum, Lincoln'un kardeşi. Kaçmaya başlıyorduk. Bir duvarı atladıktan sonra Lincoln'a dönüp;
tamam abi dur, ben daha 3. sezon 1. bölümü izlemedim, daha fazla kaçmayalım...?!?!?...
Okul Müdürü - Fatih Terim @ 07-10-2007 20:45
Dün gece rüyamda Fatih Terim'le bir odadayım. Fatih Terim'in gözleri biraz yaşlı ve hüzünlü hüzünlü bakıyor etrafa. O bildiğimiz mimikler yok ama. Sadece dümdüz hüzünlü bir bakış. Fatih Terim okul müdürü ve okuldaki son gününü geçiriyor, emekli olcak.
- Üzülme hocam, herşeyin bir sonu var...
diyorum.

Odadan çıkıp bir sınıfa giriyorum ki, ilkokul, ortaokul, lise ve dershaneden arkadaşlarım dolu bir sınıf. Hepside ilkokul çocuğu büyüklüğünde ama erkekler böyle sakallı filan. Sakallı bir ilkokul çocuğu düşünün. Hepsine sarılıyorum, öpüyorum.
- ya siz neden hiç büyümediniz, çok küçüksünüz, hiç büyümemişsiniz...cevap vermiyolar, gülümsüyolar sadece, ne bu ya :)
Google Earth çözünürlüğünde bir rüya @ 18-09-2007 14:52
Bu geceki rüyamda üniversiteden daha doğrusu okulun bilgisayar merkezi
bilmer'den Caner ve onu benimle tanıştıran RTV bölümünden Onur'u gördüm. Bir aralar bilmerde yanyana üç masaya kurulup çok takılırdık. Bir google grubu bile kurmuştuk ama pek ilgilenmedik download yapmaktan (
bilmerciler). Caner bir süre önce amerikaya gitmişti, sanırım 2-3 ay kadar kaldı ve şimdi geri döndü. Geçen gün msn iletisinde "kesin dönüş yaptım :)" yazıyodu.
Ben, Caner ve Onur bizim mahallenin bir köşesinede muhabbet ediyoruz. Caner'e soruyorum;
-eee Caner naptın amerikada, anlat bakalım?
Onur hemen lafa atlıyor ve;
-napacak olum, iki süt kuzusunu almıştır yanına gezmiştir.
Caner:
dur olum kızlar gelcek, gelsinlerde anlatırım.
İlginçtir ki kızlar hemen geliyor. 6-7 tane lise kıyafetli kız. Birden kanka oluyoruz, el ele kol kola girip yürümeye başlıyoruz. Caner hiçbişey anlatmıyo ama, elinde bir tane turuncu balon var onu şişiriyor, sonra havasını boşaltıp tekrar şişiriyor, üstümüze atıyor balonu, böyle garip şeyler yapıyor. Bende çaktırmadan kızları şöyle baştan aşağı bi süzüyorum. Kızlardan biri çok güzeldi. Bütün grup birden duruyoruz. Yola bakıyorum ve google earthdeki gibi yol bulanıklaşmış, google buranın fotoğrafını iyi çekmemiş, bu yüzden ilerleyemiyoruz. Ben elimdeki su şişesini açıp bulanık yerlere doğru su döküyorum ve düzeliyor, ancak böyle ilerleyebiliyoruz ve bu saçma rüya da böyle bitiyor.
Şebnem ve dondurma @ 15-09-2007 15:21
Güneşli bir hava, zaferde yürüyorum. (zafer:konyanın en işlek yerlerinden biri) Bir berber dükkanına giriyorum; bir berber bir berbere naber birader demiş diyorum. Şaka şaka. Dükkana giriyorum, etrafa bakıp çıkıyorum. Yürümeye devam ederken karşıma psikopat arkadaşım Şebnem çıkıyo ve yanında da kısa saçlı, kırmızı tişörtlü sert bakışlı tanımadığım ters biri var. El sıkışıyorum ikisiylede ve içten bir -merhabaaa... diyorum.
Beraber yürümeye başlıyoruz. Şebnem dondurma alıyor. (bir gece önce dondurma muhabbeti yapmıştık, nasıl canım çektiyse artık, rüyama girmiş) Bana da getiriyo bi külah. Ama istemem ben bunu, ötekinden isterim ben, sevmiyom bunu diyorum ve almıyorum. Tesadüf o ki, o anda karşımıza dondurma satan bir seyyar satıcı çıkıyor. Çok enteresan ve ilginç bir seyyar satıcı, tuhaf bir görünümü var. Sade dondurma istiyorum. Adam iki saat veremiyor, kızıyorum. Sonra bir dondurma veriyorki, 5-6 külaha koyulcak dondurmayı 1 külaha koymuş. Çikolatalı ve sade karışık, birde mıncık mıncık edip kıvırıyo dondurmayı. Sinirleniyorum, ben sade istemiştim yaa diyip, verip parayı gidiyorum.
Şebnem ve yanındaki çocuk oturmuşlar bi banka ve benim liseden arkadaşım Vahdettinde olay yerine intikal etmiş. Dondurma düştü düşecek ben diğer elimden yardım alıyorum ama iğrenç bir kıvama geldi dondurma, Yenmez artık bu diyoruz ve dondurmayı hepbirlikte çekiştirip oraya buraya atıyoruz. Rüyamda gördüğüm dondurmalar nedense hep böyle cıvık cıvık iğrenç bir şekilde oluyolar. Sonra birden koşmaya başlıyoruz, birbirimizi kovalıyoruz. Gerisini hatırlamıyorum...
Bir düğün ve Prison Break 3. sezon bölümleri @ 14-09-2007 14:40
Rüyamda anneannemin evinde açıyorum gözlerimi. Eve fazladan bir iki oda eklenmiş ve bizim eski evin mutfağı buraya taşınmış. Evi dolaşmaya başlıyorum. Odanın birinde bir gelin (evet baya bildiğiniz beyaz gelinlikli gelin) ve etrafında 4-5 kişi toplanmış. Tırsıyorum biraz bir kaç adım geri çekiliyorum. Tam arkamı dönüp gitcem ki uzun zamandır görmediğim ve kendisinden pek hazetmediğim dayımın kızıyla karşılaşıyorum. Yerde oturmuş garip hareketler ve mimikler yapıyor. Bir an önce bu ortamdan uzaklaşmaya çalışırken kendimi anneannemin salonunda yapılan bir düğünün içinde buluveriyorum. Düğünlerden nefret ettiğim için hemen gitmeye çalışıyorum ama beni durdurmak için damat her kimse onda benim fanatiği olduğum dizi Prison Break'in 3. sezon bütün bölümlerinin olduğunu söylüyorlar. Çok seviniyorum hemen istiyorum. Teyzem cdleri buzdolabından çıkarıp veriyor bana ve çabuk çek bunları diyor. Hemen buzdolabının altından harici dvd rw mı çıkarıp cdleri takmaya başlıyorum. Ama cdler o kadar karışık sıralanmış ki hangi cd hangi bölüm belli değil. Cdlerin üzerinde saçma sapan şeyler yazıyor. Damat ve arkadaşları çabuk çek falan gibi bişeyler zırvalıyorlar. Sinirleniyorum. Apartmandaki çocukların apartmanın içinde maç yapmasıyla uyanıyorum, rüya bitiyor.
Irak'tayım @ 14-09-2007 07:28
Bu gece bazı kişi ve kişiler tarafından uyutulmadığım için yeni bir rüya göremedim. O yüzden bir kaç ay önce gördüğüm bir rüyamı yazcam.
Irak'tayım. Iraklı bir ailenin evinde. Evde koltuk falan filan hiç birşey yok. Anne,baba ve 4-5 tane çocukla birlikte oturuyoruz. Akşam saatleri, perde açık ve ben dışarıya bakıyorum. Birden Amerikan askerleri etrafta toplanıyor. Çatışma filan olcak sanıyorum hemen perdeyi çekip yere yatın filan diyorum evdekilere. Biraz süre geçtikten sonra perdeyi aralayıp bakıyorum. Askerler karşıdaki eve girecekler. Zenci bir amerikan askeriyle gözgöze geliyorum. Hemen perdeyi kapatıp saklanıyorum. Asker gelip cama tıklatıyor eliyle, gidip açıyorum ve bana ingilizce birşeyler söylüyor. Bende hemen;
-ay dont andırsitent, sori...
diyorum ve perdeyi kapatıyorum...
Burcu? ne arıyosun sen rüyamda? @ 13-09-2007 09:54
Burcu? ne arıyosun rüyamda? hemde bu kadar büyük bir rolde, şaşırttın beni. Efendim Burcu internetten tanıştığım melek gibi bir insan, rocker bir insan, hani benim karakalem portresini çizdiğim amy lee varya ona benziyor biraz.
Velhasılı kelam ben eski mahallemizde bisiklet sürerken bi bakıyorum ki Burcu'da bisiklet sürüyor. Hemen gidiyorum yanına. Türk'üm ya, ilk önce bisikleti üstüne sürüyorum tabi şaka olarak. Neyse, beraber bisiklet sürmeye başlıyoruz. O sırada bizim mahallede ilginç şeyler oluyor tabi. Mahalledeki evlerden birinde beyaz tipi olan zenci bir çocuk görüyorum. Bana pencereden bakıp arapça birşeyler söylüyor. Anlamıyorum. Ne tesadüfdür ki taaa çocukluk arkadaşım Kemal'de orda. Ondan yardım istiyorum ne söylüyor bu çocuk diye, o da bilmiyor. Dikkat ederseniz çocuğun tenini sorgulamıyoruz, yani ne iş bizim mahallede zenci çocuk, ırkçılık yok bizde :) dediklerini anlamaya çalışıyoruz
Nasıl oluyorsa bir anda akşam oluyor ve ben elimde küçük bir poşet içinde de birkaç dvd film ile teyzemgile akşam yemeğine giderken buluyorum kendimi. O sırada da yine Burcuyla karşılaşıyorum o da evine doğru ilerliyor ki Çanakkale'de yaşayan Burcunun evi meğerse teyzemgilin yanındaki apartmandaymış.
Şöyle diyorum Burcuya;
-Burcu ben teyzemgile yemeğe gidiyorum yemekten sonra bizim eve gidip film izleyelim mi?biraz düşündükten sonra Burcu;
-tamam olur, yemeğin bitince zile bas ben gelirim.
-hangi zil, kaçıncı kat?apartmanın içine giriyoruz ve gösteriyor zilleri
(öyle bir apartman düşününki ziller içerde)
ben yanlışlıkla basıyorum zile ve birden ablası cama çıkıyor;
BURCUUUU, BURCUUUU diye bağırıyor. Birden panikliyorum ve nedense kaçmaya başlıyorum. Koşarak çıkıyorum apartmandan, ablası beni görüyor tabi gözden kaybolana kadar camdan bakıyor bana. Ben köşeyi dönüp bir apartmanın arkasında bekliyorum biraz, baktım ablası girmiş içeri teyzemgile doğru gidiyorum ve bir ara yokuş bir yoldan gökyüzü görünüyor. Sürekli yıldızlar kayıyo, hoşuma gidiyo bu biraz izliyorum. Teyzemgilin apartmanına gidiyorum ki çok değişik bir yer amacım 3. kata çıkmak apartmana bir giriyorum ki herkes kapıda, nedense herkesin ziline basmışım, özür dileyerek çıkıyorum merdivenleri ve ikinci kata geldiğimde bir kapı açılıyor. Annemin teyzekızının evi. Herkes kapıda hoşgeldin diyerek karşılıyor beni. Sinan abim ayakkabılarıma takmış babamın ayakkabılarıyla aynı diyip duruyor halbuki alakası yok.
Rüya ya işte nasıl oluyorsa oluyor ve polisler beni ve kardeşimi arıyor hemen ordan kaçıp yan daireye giriyoruz kardeşimle ve ölü takliti yapıyoruz. Polisin bi tanesi giriyor odaya ama bizi göremeyip çıkıyor. vee bu rüya da burda biter.
Şimdi diyosunuz belki hani yemek yiyip film izlicektiniz burcuyla filan hee noldu? rüya işte, başladığı amaçla bitmiyo ki her zaman. Kimbilir daha hatırlayamadığım neler olmuştur bu rüyada. Daha çok ilginç rüyalar sizi bekliyor. Hiç unutmadığım defalarca gördüğüm rüyalarımda var benim onlarıda dinliceksiniz yakında.
rüyalarım @ 13-09-2007 09:26
Bu blogda benim hergün gördüğüm ve çok ilginç olduğunu düşündüğüm rüyalarımı siz blog okuyan insanlarla paylaşıcam. Gerçekten ilginçtir rüyalarım, rüyalarımı anlattığım kişiler söylüyor bunu. Sizde okudukca aynı şeyi düşünceksiniz.

Anlatıcağım rüyaların hepsi gerçekten gördüğüm rüyalardır. Kesinlikle uydurma veya abartma yok.