Baskın Oran @ 12-07-2007 17:09 “Bir avuç kumu alıp cama savurursanız kum dağılır, cam yerinde kalır. Aldığınız o kumu bir mendilin içine sıkıca sarıp öyle atarsanız cam dağılır, kum yerinde kalır. Bizler birer kum tanesiyiz. Baskın Oran da bizim mendilimiz, sesimiz!”
SQL Service Broker @ 10-07-2007 16:37 Microsoft SQL Service Broker (SSB) ile Microsoft Message Queuing (MSMQ) olmadan asenkron uygulamalar yazılabilir. Kuyruk yönetimi işi, yoğun veri trafiğinin olduğu durumlarda zorunlu bir yöntemdir. MSMQ daha farklı ortamları destekler ama SSB sadece SQL Server 2005 ile kullanılabilir.
Requiem for a dream @ 09-07-2007 14:51 Şirket filtresinin http://www.requiemforadream.com/ sitesini "Eğlence" kategorisine alıp filtrelemesi ile başladı bu yazı. "İzleyenin moralini bozan, depresyona sokan, art arda gerçeklerin tokadını duygularımıza şaplatan filmi izlememişlermi la bu dıbıklar" diye düşündüm.
"Sinema eğlencedir" diye düşünmüşler heralde.
Güzel kızımız denizi izlerken esas oğlan da onu izler, ona ulaşmak ister. Aynen Dark City filminde de olduğu gibi, Jennifer Connelly ulaşılmaya çalışılan kız olmayı seviyor demek ki.
Bağımlılığın insana neler yaptırabileceğini çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Sahnelerle özdeşleşen müziği her duyulduğunda o pis ruh halini tekrar hatırlatıyor.
Pis ruh haline sokan, benzer etkili film olarak Old Boy'u gösterebilirim.
"Pis ruh hali de ne ola ki?" diyorsanız; böyle film bittikten sonra akan yazıları sonuna kadar izlemek zorunda kalmak, hatta ondan sonra bile bir müddet dona kalmak, bir daha izlemeyi aklından bile geçirmemek, kendini sevdiklerini filmdeki kişilerin yerine koyup iyice delirmeye bi' süre engel olamamak (akabinde "Allah düşmanımım başına vermesin" moduna girilip tahtaya vurulabilir), asabın bozulması, dışarı çıkıp temiz hava alma isteği...
Lost @ 04-07-2007 16:25 Lost; kendi halinde bir dizi. İzledikçe "ulan adamlar iyi sallamışlar" dedirten bir yapım.
Kanımca senaristler arada bir izleyiciyi titretip, kendine getirmekten zevk alıyorlar. Bi' kere "Maykıl neden öle dallamalık yaptı ula" diyenler ile "Lak neden ota boka inanıyor" diye kafayı sıyıranlar bolca.
İnsan ilişkileri de ayrı bir alem. Issız! adada olduklarından, mazur görmek lazım. Aslında "Sawyer, Kate'i nasıl öper" diye düşünmektense, "Anna Lucia nasıl ölür lan!" daha doğru bir çıkış. Ama Mistır Eko'ya kesinlikle yazık oldu.
İyisimi diziyi kendiniz izleyin ve yeni sezonu 2008 Şubatına yolladıkları için yapımcılara, mapımcılara küfredin.
Beylik Laflar @ 26-06-2007 14:55 replik laflar rep yapan zencileirn mırıldanmalarıdır beylik laflar marabalarına "merhaba" demek isteyen beylerin fısıldanmalarıdır bi de benlik laflar var "bak bu laf tam benlik" gibi cümle içinde kıllandım kıllanınca yarıda kestim cümleyi depitak kullandım yuh deneme amma da abarttım
@ 11-08-2006 11:20 napalım iş güç hayat meyat salla başı ama çok sallama maaşı al ama az gelsin hayatta mana aramayı bırak manasız olduğuna kanaat getir büyümenin yaşama sevincinde azalmanın diğer adı olduğunu öğren büyümenin en had safasında ölüm var hepimiz ölcez MSN de çağrışımlı konuşma ile iletişime geç neden burdayım ben kimim böle soruları artık sorma bile "sanane ula, kimsen kimsin" diye cevaplandıını düşün ama bu ruh halinle çelişkili de olsa süpermen avatarını MSN de kaldırma "ne geree var ki" die düşün "spaces" kısmına depresif bi şiir ekle sonna "la madem depresifim neden millete duyurmaya çalışıyorumki" diye düşün "yoksa bu da mı reklam" de kendi kendine "tatile gitmek için şu projeyi bitirmelisin" diyen zihniyete küfret sabah erken gelmen konusunda edilen lafları hatırla akşam geç çıkmanı istenmesini hatırla mesai bitiminde çıkarsan laf edilmesini hatırla sonna arkadaşına içini döktüğün için rahatla yaw bu yazdıklarımı blog mu yapsam diye düşün
@ 21-07-2006 10:32
Afferim lan :)
@ 05-12-2005 18:39 Benden önce kimler vardı yanında? Bu zamana kadar nerelerdeydin? Hepsi anı olsun aklında. Bundan sonra yanımda kal, sonsuza kadar.
Şimdi yanında olsam, elimi yanağına koysam. Ah bir geçebilsem şu dönemeçten Seni sevsem, hiç düşünmeden
Yarasa Adam @ 22-06-2005 12:06 Tamam Batman başlamış iyi olmuş ama, galiba biz büyümüşüz.
Şimdi borulardaki suyu bile buharlaştıran mikrodalga aleti nasıl vücudunun %70, %80'i su olan insanı etkilemiyo? Neyse, fazla kurcalamamak lazım. Esas "kara şövalye" bu adam diyolar. :)
Bitmiş abi sektör @ 22-06-2005 11:56 İş aramakla olmayacak. En iyisi kendi şirketimi açayım ben. :)
Harıl harıl @ 13-06-2005 15:28 Ben "bitubi" ile eyleşiyorum. Serkant hacısı "vörkfılov" kodlıyor. Kolalarımızı yudumluyoruz.
Hatıralar @ 11-06-2005 21:07 Zaman hızla akıyor ve bu da eski günlerden bir hatıra:
YuBiS
Star Wars III @ 11-06-2005 18:11 Lo öyle geçiş mi olur?! Biz kaç zamandır bekleyelim, "Bu toy genç, nasıl olacak da 'Kara Şövalye' olacak?" diye, "Acaba nasıl geçer bir insan evladı karanlık tarafa?" diye merak edelim. Sen tut "Ya karım ölürse" düşüncesiyle, rüyadan feyz alıp karanlık tarafa geç. Çoluk çocuk demeden doğra.
İnsan önce bi rüya tabiri kitabı alır okur, öle hemen "dark side"a geçilmez. Asıl içinde varmış lavuğun. Bahane aramış işte.
İlk girdi @ 09-06-2005 23:21 Şu sıralar kişisel olarak çalışıyorum. Afferim bana...