UCUZ VE ÇEVRE DOSTU PLASTİK ÜRETİMİ @ 26-09-2007 22:20

Günlük hayatımızda plastikler, kanıtlanmış pek çok dezavantajına rağmen sağladığı birçok kolaylıktan dolayı tercih edilen malzemeler olmaktadır. Ancak, artan çevre kirliliğine neden olan başlıca etkenlerden biri haline gelmiştir. Bu durumda petrol kökenli plastiklere alternatif olarak biyoparçalanabilir, biyouyumlu ve çevre dostu biyoplastik ortaya çıkmıştır. İncelediğimiz kaynaklara göre, biyoplastik üretiminde tek tür bakteriden yararlanılmıştır. Maliyetinin fazla oluşu nedeniyle alım gücünü azalttığından zorunlu kullanım alanları(tıp, eczacılık vb.) dışında yeterli ilgiyi görmemiştir. Çalışmamızda ise karışık tür bakteriler kullanılarak maliyet ciddi oranda düşürülmüş ve verim arttırılmıştır. Çalışmamız sonucunda oluşan biyoplastik, günümüzde kullanımda olan diğer plastiklere göre doğada çok daha kısa sürede kaybolmaktadır. Bu şekilde; çevre dostu, geniş kullanım alanına sahip polimer üretimi ucuz yoldan sağlanmıştır.
Adana Fen Lisesi, Kimya Öğretmeni Habib Şahin danışmanlığında Abdurrahman ERDEVE ve Mustafa Burak KİRİŞCİ tarafından Önemli ekolojik problemlerden biri haline gelen plastiğin alternatifi olarak çevre kirliliğine ve toksik madde birikimine neden olmayan ucuz biyoplastik üretmek amacıyla hazırlanan projenin ayrıntıları için tıklayınn
Çevre dostu poşetler @ 26-09-2007 22:09
Çöpler evden ayrıldıktan sonra sonsuza kadar yaşabiliyor. Kimi hiç ayrışıp çürümüyor, ya da öylesine yavaş çürüyor ki, fark etmek olanaksız.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nca sağlanan verilere göre, bazı camlar, plastik ve metalin ayrışması yüzyıllar sürüyor. Bazı atıkların ayrışması bin yılı, bazılarınınkiyse 1 milyon yılı, hatta daha ötesini de alabiliyor. Bazıları da hiç ayrışmıyor.
Fazla uzun ömürlü olmayan çöplerin hızla yok olması da garanti değil. Örneğin, çöplüklerde toprağın altına gömülen organik atıklar, olması gerekenin aksine hızla ayrışmıyorlar. Çünkü ya çok sıkıştırılmış oluyorlar, ya da oksijen ve toprak mikroplarını geçirmeyen plastik torbalar içinde gömülüyorlar.Biz çalışmamızda çevre kirliliğini en önemli sorunu olan poşet artıklarının kısa bir sürede ayrışmasını sağlayacağız.Araştırmalara göre dünya da poşet atıklarının çürümesi 10-20 yıl gibi uzun bir süre içerisinde gerçekleşiyor.Poşetin ham maddesi olan polietilenin yapısını metal iyonu ekleyerek molekül zincirini kırmak ve poşetin toprağa karışmasını sağlamak projemizin ana hedefidir.Poşetin çevreye verdiği zararı düşünecek olursak bu projenin çevre için ne kadar önemli olduğunu görürüz.Bu proje sayesinde poşetin kullanılmasındaki tehlikeyi ortadan kaldırarak ;insanlara daha temiz bir yaşama alanı sağlarız.Ayrıca bu projeyi uygularken doğa dostu sayılan kalsiyum metalini kullanmamız doğaya zarar vermeden projemizi gerçekleştirmemizi sağlayacaktır.Küresel ısınmaya neden olacak poşetlerin önlenemez şekilde artışını ve ozon tabakasına vereceği zararı bu çalışmamız sayesinde önleyebiliriz.
Çevre kirliliğinin en önemli sorunu olan poşet artıklarının 18 ay gibi kısa bir sürede toprağa karışmasını sağlamaktır. Poşetin hammaddesi olan polietilenin yapısına metal iyonu ekleyerek molekül zincirlerinin çabuk kırılmasını ve daha kısa sürede ayrışmasını sağlamak.
Özel Ümraniye İrfan Lisesi'nin bünyesinde Kimya öğretmeni Sibel ÇEKÜÇ danışmanlığında Selman DEMİRKESEN ve Hasan GENÇ isimli öğrencilerin;
Çevre kirliliğinin en önemli sorunu olan poşet artıklarının 18 ay gibi kısa bir sürede toprağa karışmasını sağlamaktır. Poşetin hammaddesi olan polietilenin yapısına metal iyonu ekleyerek molekül zincirlerinin çabuk kırılmasını ve daha kısa sürede ayrışmasını sağlamak amacıyla 15.Inepo Çevre Proje Olimpiyatına katılım amacıyla hazırladıkları projenin ayrıntıları için tıklayın Siyah poşetler insan sağlığını tehdit ediyor @ 26-09-2007 22:06
Atık maddelerden üretilen siyah poşetler, insan sağlığını tehdit ediyor. Genellikle seyyar satıcı ve pazar esnafının kullandığı siyah poşetler, pet şişe, kova ve tıbbi atık gibi maddelerin toplanarak tekrar işlenmesiyle üretiliyor. Türkiye”de yılda 260 bin ton siyah renkli poşet tüketiliyor.
Türk gıda kodeksine göre, gıda maddelerinin atık plastik maddelerin hijyenik olmadan dönüştürülmesiyle elde edilen koyu renkli bu poşetlerin içinde taşınması ve muhafaza edilmesi yasak.
Siyah renkli naylon poşetlerin içinde barındırdığı mikroorganizmalar insan sağlığı açısından ciddi bir tehdit. Ancak şeffaf poşetlere göre daha ucuz olduğu için esnaf bunları tercih ediyor.
Sağlıksız poşetlerin kullanımın engellenmesi konusunda yerel yönetimlerin bir an önce harekete geçmesi gerekiyor. Şimdiye kadar İstanbul’da sadece bir ilçede, Büyükçekmece’de bu poşetlerin kullanımı yasaklandı.
Tüketici dernekleri yerel yönetimlerin pazar yerlerini denetlemesi ve tüketicinin kese kağıdı kullanımına yönlendirilmesinin önemine dikkat çekiyor.
Atık maddelerin dönüştürülmesi sırasında şeffaflaştırma mümkün olmadığı için koyu tonlarda renklendirme yapılıyor. Poşetin kaliteli olup olmadığını kokusundan ve dokunulduğunda çıkardığı sesten anlamak mümkün. Kaliteli poşet kırıştırırken ses çıkarıyor. Kalitesiz poşetler ise katlandığında bu sesi duymak mümkün değil, ayrıca kötü bir kokusu var. Kaliteli poşet ise kokusuz oluyor.
ntvSiyah poşet kullanmayalım @ 14-09-2007 09:58
Türkiye Belediyeler Birliğinin alışverişlerde siyah naylon poşet kullanımını yasaklama kararına Esnaf ve Sanatkarlar Derneği'nden destek geldi. Esnaf ve Sanatkarlar Derneği (ESDER)Genel Başkanı Mahmut Çelikus, esnaflara siyah poşet kullanmayın çağrısında bulunarak, siyah poşet yerine file ve bez torbaların kullanılmasından yana olduklarını söyledi.
Çelikus, yaptığı açıklamada Türkiye Belediyeler Birliğinin, esnafların siyah poşet kullanımını yasaklayan kararını desteklediklerini belirtti. Çelikus, “Bütün esnaflar olarak bu karara uyalım” çağrısında bulundu.
FİLE VE BEZ TORBALAR KULLANILSIN İnsan sağlığını olumsuz etkileyen siyah poşet yerine file ve bez torbaların kullanılmasından yana olduklarını kaydeden Çelikus, “Halk sağlığı bizim için çok önemli. ESDER olarak insan sağlığını tehlikeye atan naylon poşetlerin kullanılmasına karşıyız. Gelecek nesilleri bile etkileyen naylon poşetlerin bir an önce piyasadan kalkması gerekir. Naylon poşetler sadece insan sağlığını değil aynı zamanda ekolojik dengeyi de bozuyor” diye konuştu.
HALKIMIZ DUYARLI OLSUN Sadece esnafların değil vatandaşların da duyarlı olması gerektiğine dikkat çeken Çelikus, “Bu konuda herkese sorumluluk düşüyor. Temiz ve yaşanılabilir bir dünya için insan sağlığı ve çevre temizliğine azami dikkat etmemiz gerekir. Yıllar önce yaptığımız gibi pazara, çarşıya çıktığımızda file ve bez torba kullanırsak temiz bir dünya yolunda önemli bir adım atmış oluruz” dedi.
Anka
File ve bez torbaya geri dönüş başladı @ 09-09-2007 12:56
BELEDİYELERİN alışverişlerde siyah poşet kullanımını yasaklama yolunda karar almaları üzerine, file ve bez torbaların yeni tasarımlarına başlandı.Adana Olgunlaşma Enstitüsü, hazırladığı tamamen geri dönüşümlü file ve torbaları kişi ve alışveriş merkezlerinin beğenisine sunuyor.
Türkiye Belediyeler Birliğinin aldığı kararla alışverişlerde siyah poşet kullanımını yasaklama yolunda adım atması üzerine, file ve bez torbaların yeni tasarımlarına başlandı.
Adana Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü İkbal Kalın, yaptığı açıklamada, hayatın vazgeçilmez unsuru gibi görülen naylon poşetlerin,çirkin bir görüntü oluşturmasının yanında, insan sağlığı ve çevre kirliliği açısından olumsuz etki yarattığını söyledi.
Özellikle son 20 yılda, alışveriş merkezleri ile semt pazarlarında naylon poşet ve torbaların kullanımının yoğunlaştığını belirten Kalın,enstitü olarak bu ürünlerin kullanımına karşı çaba gösterdiklerini ifade etti.
TOPLUMA ÇAĞRIKalın, kolay bulunabilirliği ve maliyetinin düşük olması nedeniyle vazgeçilmez olarak görülse de bu ürünlerin verdiği zararların gelecek nesilleri bile etkileyeceği endişesi taşıdıklarını belirterek, "Tüm ekolojik sistemi çökertmeyi başaracak naylon poşetin toprağa karışması için bin yıl gibi uzun bir süre gerektiğinin unutulmaması gerekir" dedi.
Bu konuda toplumun her kesiminin bilinçli hareket edeceğini düşündüklerine işaret eden Kalın, şöyle konuştu:
"Temiz bir dünya istiyoruz. Bu düşünceden yola çıkarak, Türkiye Belediyeler Birliğinin Eylül Ayı Olağan Encümen Toplantısında kullanımının yasaklanması yolunda karar çıkan siyah poşet başta olmak üzere, kimyasal içerikli malzemelerden yapılan ürünler yerine, tasarımı bize ait, dönüşümü mümkün malzemelerden üretilen bez torba, kumaş file, kağıt torba ve kese kağıdı üretimi yolundaki çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. Mevcut tasarımlarımıza yenilerini ekliyoruz.
Belediyelerin de desteğiyle uygulamanın sadece siyah poşetle sınırlı kalmayacağını, çevreyi koruma adına tüm naylon poşetleri kapsayacağını düşünüyoruz. Çünkü çevrenin önemi, özellikle bu yıl su sorunu ve küresel ısınma nedeniyle çok daha iyi anlaşıldı. Vatandaşların artık çarşı, pazara çıkarken eskiden olduğu gibi çevreye zarar vermeyen file ve bez torba kullanacağını, hem kendi sağlıklarını hem de çevreyi
koruyacaklarını tahmin ediyoruz. Birbirinden gösterişli, taşıması şık ürünlerimizi şimdiden kişilerin ve alışveriş merkezlerinin beğenisine sunuyoruz."
-MODA OLMASI BEKLENİYORKalın, bir süredir üzerinde çalıştıkları geri dönüşümü mümkün taşıma araçlarına şimdiye dek mefruşat ve kuyumculardan ilgi geldiğini kaydederek, belediyeler sayesinde halkın bilinçlendirilmesiyle bu ürünlerin alışverişin her çeşidinde kullanılacağını ve moda olacağını düşündüklerini de ifade etti.
İkbal Kalın, herkesi naylon poşet yerine, bez torba, kumaş file, kağıt torba ve kese kağıdı kullanmaya davet ederek, "Geri dönüşümü mümkün olan ürünlerle dünyamızı daha az kirletip, bizden sonraki nesillere de temiz bir dünya teslim etmeliyiz" diye konuştu.
Orta Doğu Gazetesi 09.09.2007Ambalaj Malzemeleri ve Sağlık @ 09-09-2007 00:41
Sıcak çayla doldurulmuş plastik bardaklar tehlike saçıyor! Su damacanalarından, alüminyum folyoya birçok ambalaj yiyip içtiklerimize geçiyor. Dr. Memduh Sami Taner günlük hayatımıza “sızan” kimyasalları anlattı.
Ege Üniversitesi’nden radyokimyager ve radyofarmasist Dr. Memduh Sami Taner günlük hayatımızda yaygın olarak kullandığımız bazı ambalaj malzemelerinin tehlikelerine dikkat çekiyor. Dr. Taner’e göre, içindeki yiyecekle tepkimeye girmeyen, hiçbir kimyasal madde sızdırmayan “cam ambalajlar” tercih edilmeli.
Plastik bardak, tabak, çatalPlastik bardak ve malzemeler ile sıcak içecek-yiyecek tüketimi ciddi olarak terk edilmesi gereken, Sağlık Bakanlığı’nca üretimine müdahale edilmesi gereken bir konudur. Maliyeti düşürmek ve daha çok kar elde edebilmek için “çok ince” plastik bardak ve tabak üretildiğine şahit olmaktayız. Bu tür malzeme ile tüketilen 70-90 derece sıcaklığındaki içecek, içinde bulunduğu polimer (plastik) malzemeyi ısı etkisi ile çözerek, monomerlerine ayırmaktadır. Bu monomerler ise tehlikeli kanserojen malzemelerdir.
Köpük bardakKöpük, polimer bir malzemedir. Yukarıda açıklanan plastik malzemelere göre ısıl müdahalelere dayanıklılığı daha yüksek gibi görülse de gözenekli yapısı dolayısıyla 100 derece sıcak sıvılar bu materyalin (ör. polistiren) çözünmesini sağlayabilir. Bu durumda yine monomerik gruplar sıvıya geçecek ve oral yolla bünyeye toksik madde alımı gerçekleşebilecektir.
Kağıt bardakSıcak su ile ilişkiye en az geçme ihtimali, kağıt bardaklar için geçerlidir, özellikle ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği’nde kağıt bardak yaygın kullanımdadır. İnsan ve çevre sağlığı açısından geri dönüşümlü materyallerin kullanımı zorunlu ve öncelikli bir konu olduğundan yurtdışında soğuk-sıcak her türlü içeceklerin perakende satışı kağıt bardak ile yapılmaktadır. Ülkemizde ise plastik malzemeler halen yoğun olarak kullanılmakta ve çevre kirliliğine sebep olmaktadır.
Su ve gazlı içeceklerin plastik şişeleriSuyun dolumunda kullanılacak kaplar Sağlık Bakanlığı’nın iznine tabidir. Bu kaplar, suyun niteliğini değiştirmeyecek ve su ile etkileşmeyecek, izin alınmış bir maddeden yapılır.
Ambalajda cam dışındaki malzemeden yapılmış kapların kullanılması halinde, bu kapların sağlık açısından sakıncalı olmadığına, kullanım ve üretimine ilişkin bilgi ve belgeler, ilgili bakanlığa sunularak izin alınır.
Geri dönüşsüz (iade edilmeyen) plastik kap ve şişeler polietilen (PET) ve polivinilklorür (PVC) olarak bilinen polimerlerden, iadeli plastik kaplar ise Polikarbonat adı verilen polimerik malzemeler kullanılarak üretilmiş damacanalardan oluşmaktadır. Bu polimerler üretilirken sağlık açısından çok riskli hammaddeler ile yola çıkılır. Hatta polikarbonatın üretimindeki hammaddelerden biri de çok tehlikeli olan fosgen’dir* (fosgen, en çok bilinen kimyasal silahtır). Suyla etkileşimi minimal derecede olacak şekilde üretilse de yumuşak (memba) suyu her zaman iyi bir çözgendir, asitli içeceklerde ise çözücü karakter daha da baskındır. Böyle olunca da tüketicilerin uzun süre polimerik malzemeli ambalajda beklemiş içecekleri tercih etmemeleri önerilir. Polimerin çözünmesi ile ortaya çıkan monomer haricinde, polimerin üretilmesi sırasında polimerik yapıya hapsolmuş safsızlık ve katalizör denilen kimyasalların da içeceğe geçmesi, dolayısı ile tüketicilerin oldukça tehlikeli kimyasallara maruz kalması olasıdır.
Yukarıda bahsi geçen tehlikeyi düşünerek ilgili kurumlar önleyici kurallar hayata geçirmişlerdir. Bu nedenle suyun dolumunda kullanılacak kaplar, ilgili bakanlığın iznine tabidir. Bu kapların dolum öncesinde özel dedektör ve benzeri sistemler kullanarak polimer niteliğinin değişmediğinin kontrol edilmesi gerekir. Sonuç olarak, maliyeti yüksek olsa da cam malzemeden oluşmuş damacanaların piyasada bulunmasının önemli faydası olacaktır. Polimerik malzemelerin ısı ve ultraviyole ışınlardan etkilenerek bozunabilmesi de muhtemel olduğundan tüketicilerin aynı kapta su veya asitli içecekleri çok uzun süre bekletmemeleri, beklemiş ise kullanmamaları önerilir.
İçme suları ile ilgili olarak, Sağlık Bakanlığı tarafından son çıkartılan yönetmelik; İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik’tir. Bu yönetmelik Avrupa Birliğine Üye Ülkelerce esas alınan İnsani Kullanım Amaçlı Suların Kalitesine Dair 98/83/EC sayılı Konsey Direktifi, Doğal Mineralli Suların Çıkartılması ve Pazarlanmasına İlişkin Üye Devletlerin Kanunlarının Uyumlaştırılması Hakkındaki 15/7/1980 tarihli ve 80/777/EEC sayılı Konsey Direktifi ile Doğal Mineralli Sular İçin Konsantrasyon Limitleri ve Etiketleme Bilgileri Hakkında Liste Oluşturulması ve Doğal Mineralli Suların ve Kaynak Sularının Ozonla Zenginleştirilmiş Hava ile İşleme Tabi Tutulmasının Şartlarını Belirleyen 16/5/2003 tarihli ve 2003/40/EC sayılı Konsey Direktifine paralel olarak hazırlanmıştır.
Avrupa Birliği standartlarına uygun üretim şartları ve zorunluluğu kabul edildiyse de, geçmişte izin almış olan firmalar, ozonlama ile dezenfeksiyon konusunda 2006 sonu, Avrupa komisyonu direktiflerine uygunlaştırılmış birçok hayati düzenlemeyi ise 31/12/2007 tarihine kadar işletmeleriyle uyumlaştırmak zorundadır. Bu arada geçen sürede kontrol ve denetimlerde birçok detayın atlanması, kural ihlali, bizim gibi ülkelerde kuvvetle muhtemeldir.
*bkz : Türk Gıda kodeksi yönetmeliği ek:34
Konserve tenekeleriGünümüzde konserve ile taze gıda arasındaki farkı bilinçli ve eğitimli olan çoğu insan biliyor. Kişi bu farkı teorik olarak bilemiyorsa bile tad alma organı dolayısı ile birşeyleri fark edebilir.
Raf ömrü en az iki yöntemle uzun tutulabilir; bir gıda üretimi esnasında steriliteyi (hijyen) sağlayarak, iki stabilizan (koruyucu) denilen kimyasalları ürüne katarak. Konu kimyasal katkı maddelerine gelince ise, işin sağlık boyutu daha çok önem kazanmaktadır. Gıda maddelerinde izin verilen ölçülerde kimyasal katkı maddeleri kullanılabilir, bu kimyasallara ait yasal limitler önemli bilimsel-toksikolojik çalışmalar ve hayvan testleri ile tespit edilmiştir. Ayrıca, zehirlenme vakalarındaki tedaviler sırasında yapılan araştırmalarla da limitler netleştirilmiştir.
Gıda mevzuatı sorunsuz, gıda üretim ahlakı ve kültürü, kalite bilinci olan, bunun yanında insan hayatına önem veren, tüketici hakları konusunda yol almış ülkelerde ideal miktarlarda katkı maddesi kullanımına rastlarsınız. Ölçüsüz para hırsı ve acımasız rekabet ortamı, bu tür değerlerin dikkate alınmasına engel olur. Daha çok satış kaygısı, katkı maddeleri için izin verilen limitlerin aşılmasını rastlanır kılar.
Ülkemiz Avrupa Birliği ile entegrasyon sürecinde bir çok düzenlemeleri ulusal mevzuatına eklemlendirmişse de uygulamada henüz büyük problemler vardır. Hatta bazı yönetmeliklerde, sadece AB’ye satılacak ürünlerde gerekli kriterlerin sağlanması ifadesi vardır. Oysa, Türkiye’de yaşayan insan ile Avrupa’daki arasında biyolojik farklılık yoktur. Zehirlenme, kanser ve nörolojik sorunlarla sonuçlanabilecek sağlık riskleri açısından herkes eşittir. Tekrar etmekte fayda var; ambalajın en sağlıklısı CAM’dır.
Konserve kaplarının şişmesi, ekşi ve acı tatlar, çeşitli asidik ve kötü kokular, konserveyi oluşturan malzeme ve sıvının rengindeki kararmalar ambalaj veya içerik kaynaklı bir bozukluğu haber verir. Bu tür ürünler tüketilmemeli, kötü ambalaj ve içeriği ile “kanıt” haline gelmiş ürün, ilgili firma ve yetkili mercilere derhal şikayet edilmelidir.
Teneke ambalaj dediğimiz ambalajlar, iç yüzeyi inert (kimyasal olarak ilgisiz) bir polimerik malzemeyle kaplı ise standartlara uygundur. Fakat bu tür bir önlem alınmadan salt metal ambalaj ile gıda veya gıda maddesinin suyunun teması söz konusu ise, tüketilecek gıdaya çok dikkat edilmelidir. Uzun süre beklemiş gıdaların tüketilmesi çok riskli olup son kullanma tarihine yakın ürünler tüketilirken “metalik bir tat” hissedilirse, gıdanın tüketilmesi sakıncalı olacaktır. Son kullanma tarihi geçmiş olsun olmasın bu tür bir tat alınıyorsa gıda maddesi tüketilmemeli, tüketicilerin başvurması gereken noktalara veya ilgili firmaya bu konuda şikayet bildirimi yapılmalıdır.
Gıda bozulmaları sağlığımızı nasıl etkiler?Bozuk gıda maddeleri zaman zaman ölümle sonuçlanabilen ve gıda zehirlenmesi olarak ifade edilen zehirlenme olaylarının başlıca nedeni olabilmektedir.
Bozuk gıdaların tüketilmesiyle oluşabilen başlıca hastalık belirtileri; kusma, karın ağrısı, ateş, ishal, baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, çift görme, yutkunma zorluğu, ağız kuruması, dilin şişmesi, bağırsak krampları, terleme, titreme, kanlı-sulu dışkı, karaciğer ve böbrek hastalıklarıdır.
Bu hastalıklar genellikle bozuk gıda yenildikten 2 ila 48 saat sonra görülmeye başlar ve hastalık etmeni yok oluncaya kadar devam eder.
Alüminyum folyoIsıtma işlemi yapmaksızın, tamamen koruma amaçlı olarak alüminyum folyo içinde “gıda saklamak” sağlıklıdır, ancak yüksek ısıda (fırın, mikrodalga) su oranı yüksek gıdaların folyo içine hapsedilerek pişirilmesi sakıncalı olabilmektedir. Yüksek ısı ve yiyeceklerin pişirilmesi esnasında çıkan kimyasal içerikli buhar, ince alüminyum folyo ile reaksiyona girebilir. Sonuç olarak folyoyu oluşturan alüminyum metalinin, alüminyumun bir bileşiği halinde çözünerek gıdaya karışması ve bünyeye girişi, yani vücutta metal birikimine sebebiyet vermesi çok mümkündür.
Buzdolabının sağladığı 4-6 derece sıcaklıkta alüminyum folyo ile uzun süreli saklama yapmak sağlıklıdır. Gıdanın ıslak, asidik, bazik karakterde olmamasına dikkat edilmelidir.
Streç film ve buzdolabı poşetleriPolimerik malzeme olduğu için streç film dikkatli kullanılmalıdır. Neyse ki dayanıksız bir malzeme olduğu için “tek kullanımlık” özelliğe sahip bir materyaldir. Streç film, evlerde gıda ile etkileşimi söz konusu olmadan fonksiyonunu yerine getirmekte ve atık haline gelmektedir. Ancak yemeklere karışmaması, ısıtma-pişirme esnasında kaplarda ve gıdaların iç yüzeylerinde bulunmaması çok önemlidir.
Poşet çaylarÜlkemizde poşet çayların kullanımı hızla artarken sağlık açısından getireceği riskler de daha çok dikkate alınmaya başlamıştır, poşeti oluşturan ambalaj malzemesinin niteliği, gözenekli olan bu malzemenin polimer lifli yapıya sahip olması, sıcaklığa bağlı olası yapısal değişimleri ve metal zımba kullanılmış olması istenmeyen özelliklerdir.
Şayet poşeti oluşturan gözenekli, kağıt hissi veren malzeme sentetik elyaf veya polimer içerikli bir maddeden yapıldıysa bu sağlık açısından sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Başta karaciğer, böbrek olmak üzere vücuttaki değişik organ ve dokularda olumsuz etkiler yaratabilir.
Poşet üzerindeki metal zımba ise mineral içerikli, asidik (-veya bazik) ve sıcak bir sıvı olan çay içinde normal sürenin üzerinde beklediği zaman çözünmeyle sonuçlanan kimyasal bir etkiye uğrayarak, ağız yolu ile alınan “ağır metal iyonu maruziyeti” oluşturabilmektedir. Bu durumda vücutta metal birikimi söz konusu olacaktır. Vücutta biriken ağır metal iyonları, karaciğer, beyin ve akciğerde çeşitli sorun ve hastalıklara sebep olabilmektedir.
Limonlu çay içme alışkanlığı olanların metal zımbalı poşet çay kullanmaktan sakınmaları gerekir. Hava kirliliği, kalitesi düşük gıdalar, ilaçlar, aşırı mineralli sular ve diş hekimliğinde kullanılan dolgular dolayısı ile kentsel doku içinde yaşam sürdüren çağımız insanı, zaten vücudunda normalin üzerinde bir metal birikimi ile yaşamaktadır. Poşet çay üzerindeki zımba veya benzeri sakıncalı gıda ambalajları bu birikimi hızlandırarak, kanser, çeşitli nörolojik hastalıklar, karaciğer, beyin, böbrek hasarına sebep olabilmektedir.
Dünyada bu tür ürünlerin kullanımı yasaktır veya sıkı kurallarla sınırlanmıştır. Amerika’da FDA (Gıda ve İlaç Dairesi)’nın bu konularda aldığı önlemler çok sıkıdır. Gıda üretimi ve ambalaj malzemelerinde çok yoğun denetimler vardır, 2006 yılı mayıs ayında yürürlüğe konulan yeni kurallar gereği Amerika’daki gıda üreticileri, HACCP haricinde bir de GMP kurallarının etkinleştirildiği üretim biçimleri ile gıda üretimi yapmak zorundadırlar. GMP (Good Manufacturing Practice = İyi üretim uygulamaları) ile tüketicinin, sağlıklı, hijyenik ve kaliteli gıdaya ulaşması ürünle buluşması güvence altına alınmıştır. Bu güvence, gıdanın içeriği ve temas ettiği ambalajı da kapsamaktadır. Gelişmiş Batı ülkelerinde zımba yerine dikiş ile veya doğal yapıştırıcı ile poşetin ipe tutturulduğu ambalaj şekillerine rastlanmaktadır.
Sıcak suya konulan çay poşetlerinin ısıyla bozunmayacak, lifli doğal malzemelerden yapılmış olması gerekir. Sentetik selüloz liflerinden imal edilen poşet materyali kullanılmamalıdır. Tarım Bakanlığı’nın ve Sağlık Bakanlığı’nın etkin kıldığı bir yönetmelikle, hem üreticiye hem de tüketiciye çay konusunda her türlü bilgi verilebilmeli, üretimde istenen ambalaj kriterleri net olarak ifade edilebilmeli ve yenilikler herkesin ulaşabileceği bir açık zeminde (internet) bulunmalıdır. Çünkü ülke genelinde en çok tüketilen ve kültürel bir öğe haline gelmiş yegane içecek çaydır. 13.12.1996 tarih ve 22846 sayılı Resmi Gazetede ilk kez yayınlanıp, 2003 yılına dek iki kez minör değişiklikler yapılan ve bu gün yürürlükte olan “siyah çay tebliği”, içerik açısından oldukça kısıtlı bir metindir.
Konuyu biraz daha açacak olursak, sıcak su her türlü çözünmeyi, deformasyonu ve parçalanmayı sağlayan bir ortamdır. Hele hele sıcak su asitlendirilmiş (limon, kuşburnu vb. ekşi tat) veya bazikse (adaçayı, ıhlamur; acımtırak tat), ayrıca içeriğinde mineral ve çeşitli iyonlar var ise bu durumda sıcak su güçlü bir çözgen gibi davranarak çay adını verdiğimiz “kurutulmuş bitki tozu”nun yanında ambalajın da çözünmesini sağlar. Kişi bu çözeltiyi (karışımı) içince hem faydalı hem de toksik birçok maddeyi vücut içine almış olacaktır.
Aslında salt bitkiyi suda “ideal süre” bekleterek veya kaynatarak içecek hazırlamak en sağlıklı yoldur. Ancak tempolu ve çağdaş yaşam bizleri bu tür endüstriyel işlemlere uğrayarak hazır hale getirmiş ürünleri kullanmaya zorlamaktadır. Bireysel olarak bunlardan kaçış söz konusu olamıyorsa, yetkili otoritelerin ve sivil toplum kuruluşlarının (Tarım Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tüketici derneklerinin) üretim alanına kesin kurallar koyarak düzenleyici ve denetleyici fonksiyonlarını baskın kılması gerekir.
Bu fonksiyonlar,
• Yönetmeliklerle, ilgili gıda ve ambalaj malzemelerinin standartlarını belirlemek ve toksik etki göstermeyen tür ambalaj malzemelerinin kullanımını zorunlu kılmak,
• Cezai müeyyideleri netleştirerek, halk sağlığını üstün kılmak,
• Sık ve etkin denetlemeleri gerçekleştirmek,
• Gelen şikayetleri önemsemek ve üzerine gitmek,
• Halkı bilinçlendirmek
olarak sayılabilir.
Kişisel olarak özel alanlarımda poşet çayı tercih etmemekteyim ama sosyal ortamlarda, hazırlanışına müdahale edemediğim içeceklerin sunulduğu yerlerde, uçakta, otobüste, poşet çay kullanmak durumunda kalabiliyorum. Tüketici, ambalaj malzemesi “naylon hissi” veren ve metal zımba içeren poşet çay yerine su ve ayran içmek gibi bir tercih yapabilir. Önerilebilecek en pratik çözüm bu olabilir. Poşet çayı kullanmak kaçınılmaz ise önce şekeri atmak, suyun olabildiğince ılımasını beklemek, ideal ambalaja sahip olmayan “sallama çay poşetini” kısa süreli olarak suda tutmak çok daha faydalı bir yöntem olabilecektir. Bir GMP uzmanı olarak ben böyle yapıyorum.
Naylon poşetlerÇevre kirliliğine sebep olan en büyük kaynaklardan birisi de market-zincir mağaza, pazar vb. alışveriş ortamlarında kullanılan taşıma amaçlı poşetlerdir. Kentsel yaşamın bizlere dayattığı bir mecburiyet de bu poşetleri kullanmaktaki alternatifsizliktir. AB ülkeleri ve diğer birçok ülkede bu durum maalesef sürmektedir.
ABD’de geri dönüşümlü ambalaj malzemesi kullanma zorunluluğu ve çevre hassasiyeti, ayrıca denetleme ve çevre sağlığı için ihbar-şikayet müessesesinin etkinliği sayesinde çoğu market zincirinde kağıt veya doğada parçalanabilir nitelikteki yapıya sahip ambalaj malzemesi –poşet- kullanımı söz konusudur.
Bu malzemelerin direkt olarak sağlık üzerine olumsuz etkisi yoktur, çünkü satın alınan gıda maddeleri zaten kendi ambalajındadır. Gıdalar marketten alındıklarında ya ideal ısıda ya da soğukturlar. Halk arasında “naylon poşet” dediğimiz bu malzeme ile gıda maddeleri birebir temasa geçmezler. Bu poşetlerin zararlı yanı; atık olarak bizden çıktıktan sonra çevreyle olan olumsuz ilişkileriyle başlar. Katı atık toplama ve çöp geri kazanım tesislerinde poşet atıkların azaltılması, toplanması, yakılması sağlıklı olabilir, aksi takdirde yüzyıllarca parçalanmayan bir materyal doğaya karışmış olacaktır.
Kolonyalı mendil
Kolonyalı mendil, içeriğindeki alkolün varlığı, çözücü ve bakteri kırıcı etkisi dolayısıyla hızlı pratik ve estetik (kozmetik) bir el ve yüzey temizleyici malzemedir. Burada dikkat edilmesi gereken kolonyalı mendillerin içerdiği alkolün karakteridir. Tüketiciye sunulması gereken, etil alkol veya isopropil alkol içerikli kolonyalı mendillerdir.
Ancak ruhsatsız ve kontrolsüz üretim yerlerinde kolonyalı mendil içeriğinde olması gereken alkol yerine farklı bir alkol kullanılması olasıdır. Kullanılması yasak olan metanol yani metil alkol’dür. Ülkemizde, metanolün alkollü içkilere katılarak piyasaya sunulması şeklinde sahtecilik olayları yaşanmış, birçok can kaybı söz konusu olmuştur. Üretim alanlarının denetimden uzak oluşu, tarım, sanayi, ve sağlık bakanlığının denetim kadrolarının çok kısıtlı olması yüzünden bu tür sahtecilik girişimlerine her an rastlamak mümkündür. Eğer kolonyalı mendillerde metil alkol kullanımı olasılığı var ise (kontrolsüz bir sektörde bu şaşırtıcı değildir) bu durumda tüketicinin mağdur olması, göz, cilt ve burun içi mukoza ve akciğer dokusunda harabiyetle sonuçlanan sağlık riskleri çok muhtemeldir.
Hele hele etanolün satışı kontrollü ve pahalı ise ve metanolü temin etmek etanolden daha kolay ve ucuz ise bu tür sahtecilikler mutlaka beklenmelidir. Günümüzde hastaneler dahi etanolü kontrollü olarak satın alabilmektedirler. Kaçak içki üretimini engellemek için etanol üretimi devlet kontrolünde ve kayıtlı olarak yapılmaktadır. Tehlikeli olan metanol ise rahatça bulunabilir bir malzemedir. Özellikle biyodizel üretiminin popüler ve kontrolsüz yapılıyor oluşu, bu sektörde girdi olarak kullanılan teknik metanolün ülke çapında kullanımını arttırmıştır. Buradan diğer sektorlere (kolonyalı mendil üretimi, ruhsatsız alkollü içecek üretimi vb.) metanol kaçağı çok muhtemeldir.
Sadece insana değil, çevreye de zararlıPlastik maddeler, yani sentetik-polimerik kimyasallar, doğada parçalanması, yok olması en uzun süre alan sentetikler arasındadır. Doğa biyolojik kökenli her atığı belli bir süre zarfında kolayca yaşam döngüsünde faydalanılabilir bir malzemeye dönüştürebilmektedir, dönüştürme işleminde en çok da mikrobiyolojik işlemler geçerli olmaktadır. Sentetik malzemeler ise mikrobiyal-bakteriyel müdahaleye açık değildir.
Bazı çalışmalar, yeni keşfedilen bakteriler sayesinde plastiklerin ortadan kaldırılmasının mümkün olacağı yönündedir ancak bunlar henüz pratik yaşama geçirilmemiş deneysel çalışmalardır. Şu an yakma haricinde herhangi bir çözümü olmayan katı atık yok etme sistemleri, plastiğin mevcut haliyle çevreye verdiği zarara çok benzer bir oranda hava kirliliği oluşturarak yok edilmesine neden olmaktadır. Plastik içeriğindeki kimyasallar toksik gazlar çıkararak yanma reaksiyonu vermektedir. Bu da yakma yöntemini riskli ve arzu edilmeyen bir hale sokmaktadır. Plastiğin tekrar kimyasal işlemden geçirilerek değerlendirilmesi ve polietilen eldesi mümkünse de geri kazanımla elde edilen hammadenin içerdiği kirlilikler bir handikap olarak görülmektedir.
En sağlıklı ambalajAmbalaj malzemelerindeki gelişmeler ve malzeme bilimi çok hızlı bir şekilde gelişiyor, içine aldığı gıda maddesinin kimyasal yapısı ile en az ilişkiye geçen ambalaj en sağlıklısıdır. Günümüzde çok dayanıklı polimerler geliştirilmiş durumdadır ancak bahsi geçen malzemelerin maliyeti bunların yaygınlaşmasını engellemektedir. En iyisi, en ideali “her zaman ‘CAM AMBALAJ’dır.
Dr. Memduh Sami TANER (Ph.D.)
Radyokimyager, Radyofarmasist
memduh.sami.taner@ege.edu.tr
Kaynak :
ambalaj.blogspot.comVer naylon torbayı, al bez torbayı @ 09-09-2007 00:38
İzmir `in Konak ilçesinde insan sağlığını tehdit eden ve çevreyi kirleten naylon poşet kullanılmasını önlemek için belediye, bazı pazar yerlerinde vatandaşlardan siyah poşetleri toplayarak, yerine beyaz bez torba dağıtmaya başladı.
Konak Belediye Başkanı A. Muzaffer Tuncağ , insan ve çevre sağlığı açısından olumsuzluklar taşıyan siyah poşet kullanımını yasakladıklarını bildirdi. Pazar yerleri gibi naylon poşetin yoğun olarak kullanıldığı mekanlarda esnafı, siyah naylon poşetle alışveriş yapmama konusunda uyardıklarını ve broşür dağıttıklarını belirten Tunçağ, 10 Eylülden sonra alışverişlerde vatandaşa siyah naylon poşetle malını veren kişilere 125 YTL para cezası uygulayacaklarını söyledi.Pazar yerlerinde siyah naylon poşet satanların mallarına el koyduklarını anlatan Tunçağ, şöyle dedi:
``Pet şişe, poşet, hurda plastikler ve tıbbı atık gibi maddelerin toplanarak tekrar işlenmesiyle üretilen siyah naylon poşetlerin insan sağlığı açısından kanser gibi hastalıklara neden olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle Belediye Kanunu `nun 38/M maddesine dayanarak bunların yasaklanması kararlaştırılmıştır. Konak İlçe sınırlarındaki 24 pazar yerinde, vatandaşlarımıza yönelik `Ver siyah naylon poşeti, al beyaz bez torbayı` kampanyası başlattık. Amacımız vatandaşlarımızın eskiden olduğu gibi file veya bezden yapılmış sağlıklı torbaları yaygın olarak kullanmasını sağlamaktır.``
Tunçağ, bundan sonraki aşamada, Kemeraltı ve Alsancak gibi esnaf ve alışverişin yoğun olduğu semtlerde kese kağıdı, file veya bez torbaların kullanılmasına yönelik çalışma yürüteceklerini anlattı.
BEYAZ BEZ TORBA İLGİ ÇEKTİKonak Belediyesi Zabıta Müdürü Mustafa Duman , kadın zabıta memurlarıyla Hatay pazar yerinde alışverişte kullanılan siyah poşetleri vatandaşlardan toplayarak yerine beyaz pazar torbası dağıttı. Özellikle ev kadınları siyah naylon kullanımının yasaklandığını bilmediklerini, uygulamanın ``örnek olduğunu`` bildirdiler.
(AA)
Organik Poşet Var, Türkiye’de Alt Yapı Yok @ 09-09-2007 00:34
Halk nezdindeki bu poşete karşı tavıra, elbetteki yatırımlarını bu ürünler üzerine yapan girşimciler tarafından bir tepki doğacaktır. Gelişen ve ortaya çıkan şartları göz önüne alarak girişimcilerin de bu konuda üzerlerine düşeni ve yatırımlarıyla arge çalışmalarını bu yönde değiştiirmeleri gerekiyor.Alman kimya şirketi BASFI’ın Türkiye, Ortadoğu ve Kuzey Afrika plastik satışlarından sorumlu başkanı Dirk Staerke, 1998 yılında Almanya ‘da ürettikleri geri dönüşebilen Ecoflex ve Ecovio poşetlerinin ancak 2008 yılında Türkiye pazarına sunmayı planladıklarını açıkladı.
Staerke, Türkiye Pazarı’nın bu ürünleri şu an hazır olmadığını çöp ayrıştırma alt yapısı ve farkındalık artınca ürünleri pazara sunmayı planladıklarını ifade etti. Staerke, plastik poşet kullanımını düşürmek ve geri dönüştürülebilir torbaların kullanımını yaygınlaştırmak için en büyük sorumluluğun hükümet ve marketlerde olduğunu söyledi. Türkiye’de dönüşümlü torbaların yaygınlaşması için çöp ayrıştırmanın gelişimi ve bunun alt yapısının ilerletilmesi gerektiğini vurgulayan Staerke, “Bedava verildiği sürece insanlara çöplerini atmak veya kişisel ihtiyaçları için fazla torba alacak. Bu yüzden de doğa da bu torbaları görmeye devam edeceğiz dedi.
Hammaddesi Nişasta
Nişasta hammaddesinden yapılmış mısır ve patatesten elde edilmiş polimer yapılı bu torbaların başta İskandinavya, Almanya, Hollanda, Fransa, Amerika ve Japonya sattıklarını belirten Staerke, en büyük pazarlarının İtalya olduğunu vurguladı.
Staerke, İtalya hükümetinin tarımı desteklemek için organik çalışmalarına önem Sabah
Gazetesi/Fatih Atalay Bakın taa 2005'te ne olmuş! @ 09-09-2007 00:24
Basın Açıklaması5179 sayılı Gıda Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak ilimizde yeniden değerlendirilerek imal edilen siyah poşetlerin gıda maddelerinin ambalajlanmasında, taşınmasında kullanımı yasaklanmıştır.
YENİDEN DEĞERLENDİRİLEN SİYAH POŞETLER ARTIK GIDA MADDELERİ DIŞINDA DA KULLANILAMAYACAKÇöplerden toplanan işe yaramaz diye attığımız her türlü pis malzeme önce toplanmakta, sonra da poşet haline getirilmektedir. Çöpe atılan plastik malzemelerin içerisi, mikroorganizmaların en iyi üreyebileceği yerlerdir. Gıda ile bulaşmış poşetler, çöplüklerde adeta bir mikrop üretme merkezidir. Çöpteki poşetlerde, mikroorganizmaların yaşaması ve gelişmesi için, her türlü besin maddesi, nem, ısı v.b.etkenler mevcuttur. Mikroorganizmalar sadece kendileri üremekle kalmaz, poşetin florası sebebiyle aflotoksin gibi, mikrotoksinleri salgılar ki; salgılanan bu toksinler 3000C de dahi, etkisiz hale gelmezler. Çöplere atılan atık ne kadar temiz olursa olsun onu kirletmeye çöplüğe atılması bile yeterlidir. İşte siyah poşetler bu malzemelerle yapılmaktadır.
5179 sayılı Gıda Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak ilimizde yeniden değerlendirilerek imal edilen siyah poşetlerin gıda maddelerinin ambalajlanmasında, taşınmasında gerekçeleri yukarıda anlatıldığı üzere insan sağlığını riske soktuğu gerekçesiyle kullanımı yasaklanmıştır.
Bu yasaklama sadece gıda maddelerinin ambalajını kapsamakta idi.İlimiz İl Umumi Hıfsızsıhha Meclisi 29.08.2005 tarih ve 2005/8 sayılı kararı ile yeniden değerlendirilerek atık maddelerden imal edilen siyah poşetlerin gıda maddeleri dışında artık hiçbir şekilde oyuncak, kömür, mefruşat, hırdavat gibi akla gelebilecek hiçbir eşyada kullanılmaması, satılmaması konusunda karar almıştır.
Satışını yapanlar kullananlar tespit edildiği takdirde TCK ‘nun 526. maddesi gereğince Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacaktır.
İyi kaliteli bir poşet hangi renkte imal edilirse edilsin İNCE, KOKUSUZ , HIŞIRTI ÇIKARMALIDIR.
Poşetin Kaliteli olup olmadığını anlamanın en emin yolu o poşeti koklamaktır. Kaliteli poşet kokusuz olur, Kalitesiz poşetler ise çok pis kokar.
Kamuoyuna duyurulur.
MALATYA TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ
29.09.2005
Belediyeler Birliği tarafından siyah poşet kullanımı yasaklandı @ 09-09-2007 00:21
Türkiye Belediyeler Birliği’nin eylül ayı olağan encümen toplantısında alınan kararla, içeriğinde kanserojen maddeler tespit edilen siyah poşetlerin kullanımı ülke genelinde yasaklandı.
Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün ilçede yasakladığı siyah poşetleri, toplantının da gündemine getirdi. Birlik üyelerinin aldığı kararla, bu poşetlerin kullanımının ülke genelinde yasaklandığı kaydedildi. Toplantıda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da, Dünya Belediyeler Birliği Doğu Avrupa Batı Asya Grubu Eşgüdüm Başkanlığı’na aday gösterildi.
aygazete.com 07.09.2007
Edirne'de de siyah poşet kullanımı yasak @ 09-09-2007 00:18
Atık plastiklerden elde edilen siyah naylon poşetlerin kullanılmaması için Edirne Belediye Başkanlığı tarafından 10 bin adet bastırılan uyarı ilanları kent merkezinde faaliyet gösteren tüm işyerlerine ve pazarcı esnafına dağıtılmaya başlandı.
Edirne Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğü ekipleri ellerindeki bildirileri pazarcı ve esnaflara dağıtarak konu hakkında bilgi veriyor. Dağıtılan uyarı ilanlarından sonra yapılacak denetimlerde siyah naylon poşet kullanmaya devam eden esnaf ve pazarcılara cezai işlem uygulanmaya başlanacak.
23.08.2007 tarihli Belediye Encümeni'nde alınan 2007/1424 sayılı karar ile siyah naylon poşetlerin kullanımın yasaklandığını belirten Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi, "Bilindiği üzere siyah naylon poşetler atık plastiklerden elde edildiği için kanserojen madde içeriyor. İnsan sağlığına zararlı olan siyah naylon poşetlerin kullanımını yasakladık. Daha sağlıklı bir çevre ve toplum için kurallara uyulması konusunda tüm esnafımızdan ve halkımızdan bizlere yardımcı olmalarını bekliyorum" dedi.
Zaman 01.09.2007Büyükçekmece Belediyesi siyah naylon poşet kullanımını yasakladı. @ 08-09-2007 23:27
Çukurova Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmada, siyah renkli naylon poşetlerin kanserojen madde içerdiğinin belirlenmesi üzerine ilk yasaklama İstanbul’dan geldi. Büyükçekmece Belediyesi, çarşı pazarda, siyah poşet kullanımını yasaklarken, yasağa uymayanlara para cezası vermeye hazırlanıyor.
Çukurova Üniversitesi’nin araştırmasında siyah naylon poşet üretiminde kullanılan hammaddenin kansorejen olduğu belirlendi.
Bu araştırmanın haberlere yansımasının ardından Büyükçekmece Belediyesi Encümeni, ilçe genelinde siyah renkli naylon poşet kullanımını yasakladı.
Büyükçekmece Belediyesi yasak kararıyla birlikte tanıtıcı broşürler hazırlayarak zabıta ekipleri aracılığıyla pazarlarda halkı uyarmaya başladı. Vatandaşlar da uygulamayı destekliyor.
Belediye ekipleri belli bir süre bu tip uyarılarla halkı ve esnafı bilinçlendirmeye çalışacak. Esnaf siyah renkli naylon poşetle satışa devam ederse para cezasına çarptırılacak.
NTVUganda bile kullanımı düşürdü, biz neyi bekliyoruz? @ 08-09-2007 23:22
TÜM dünyada yılda 750 milyar ile 1 trilyon adet arasında plastik poşet üretildiği tahmin ediliyor. Yani dakikada 1 milyon poşet üretiliyor.
PLASTİK torbalar hayatımızda 40-50 senedir yer alıyor. Uzmanlar, torbaların doğada yok olma sürecinin en az 100 yıl sürdüğünü belirtiyor.
POŞET kullanımını düşüren ilk ülke İrlanda. 1.2 milyar torbanın üretildiği İrlanda'da, 2002 yılında plastik torba başına 15 sent vergi alınması, tüketimi yüzde 90 düşürmüştü.
İNGİLİZLER yılda kişi başına 167, toplamda 10 milyar adet plastik torba kullanıyor.
İNGİLİZ hükümeti 2008'e kadar plastik torba tüketimini yüzde 25 düşürmeyi planlıyor. Bu karar 22 perakendecinin imzaladığı anlaşmayla destekleniyor. Tesco, Next ve Boots antlaşmaya imza atanlardan bazıları.
YILDA 180 milyon plastik torba kullanılan San Francisco'da da 27 Mart'ta alınan bir kararla poşet kullanımı yasaklandı. San Francisco Amerika'da süpermarket ve eczanelerde bu yasağı uygulayan ilk eyalet oldu.
BANGLADEŞ de aldığı kararda plastik torba kullanımını yasakladı. Neden olarak poşetlerin kanalizasyonları tıkaması gösterildi.
POŞETLER Güney Afrika'da 2003 yılında yasaklandı. Tayvan da, kullanıma sınır getiren ülkelerden biri.
YIL sonuna kadar İtalya ve Fransa'nın da plastik torbaları yasaklayacağı duyuruldu. Poşetleri mısır ve ayçiçeği yağından elde etmek için hükümetlerin çalışmaları sürüyor.
UGANDA 1 Haziran'da aldığı kararla 30 mikrondan (milimetrenin binde biri) daha ince plastik poşet kullanımı ve ithalatını yasakladı. Bu kapsam dışında kalan bütün poşetler içinde de yüzde 120 vergi koyulacağı duyuruldu.
Doğada yok olması bir asır sürüyor @ 08-09-2007 23:21
Polietilen hammadde ile üretilen plastik poşetler doğada uzun yıllar çözünmeden kalıyor..
* Plastik torbalar petrol kaynaklarından yapıldığı için aynı zamanda küresel ısınmanın da nedeni olan karbondioksit salgılanmasının en büyük kaynaklarından biri. Doğada yok olması en iyimser tahminle 100 yılı buluyor.
* Çevreci grup Planet Ark'ın yaptığı bir araştırmaya göre her yıl 100 bin kuş, balina ve kaplumbağa plastik torbalar yüzünden ölüyor.
* Plastik torbalara alternatif olarak mısır nişastasından yapılmış, doğada çözünebilen polimer dokulu torbalar gösteriliyor. Ancak bu torbalar diğerlerine göre iki misli pahalı. Market zincirleri müşterilerine bu torbaları parayla satma yolunu tercih ederken, gereksiz poşet kullanımının önüne geçmeye çalışıyor. Perakende zincirleri, küresel ısınmanın etkilerinin görülmesiyle birlikte halkta bir bilinçlenme başlaması üzerine 2008 yılından itibaren yeni uygulamalara hazırlanıyor. Kimi çevreci örgütler de geçmişte kullanılan kese kâğıdı ve file kullanımının tekrar yaygınlaşması için bölgesel kampanyalar düzenliyor. Tüm bunlar kalıcı ve uzun vadeli çözüm olmaktan çok halkın bilinçlenmesini hızlandırıyor.
Naylon torba (poşet) kullanımından vazgeçin @ 08-09-2007 23:00
Tüm dünya, küresel ısınmanın en büyük nedeni olan plastik hammaddeli poşet tüketimini azaltmaya çalışıyor Türkiye'de ise poşet kullanımını sınırlama çalışmaları müşteri direnci yüzünden sonuç vermiyor. Marketler, alternatif torba arayışında ..
Tüm dünya plastik poşetlerin kullanımını sınırlama konusunda 2000 yılından beri önemli yol alırken, Türkiye bu konuyu yeni yeni tartışmaya başladı. Türkiye'deki market zincirleri, çevreci örgütlerin de baskısıyla iki yıldır bu konuda çözüm üretmeye çalışıyor. Ancak müşteri kaybetme korkusu yüzünden parayla poşet satma uygulamasına bir türlü geçilemiyor. Ambalaj Sanayicileri Derneği verilerine göre Türkiye'de faaliyet gösteren 2 bin 500 şirketin 200'ü plastik poşet üretiyor. Bunların içinde yüksek teknolojiyle çalışanların sayısı ise sadece 50. Geri kalanı, plastik atıkları temizlemeden eritiyor ve işte o pazarlarda gördüğümüz siyah poşetler üretiliyor. Bunu yapmak için 20 bin Euro'luk bir makine edinmek yeterli.
TEKRAR KULLANIM ŞART Avrupa'da market zincirleri, plastik yerine nişasta hammaddesinden yapılan poşetlere dönmeye başladı. Diğerine göre iki misli pahalı olan bu poşetler, marketlerde parayla satılıyor ve müşteriler tarafından defalarca kullanılabiliyor. Türkiye'de ise market kasalarındaki poşetler, ihtiyaçtan fazla alınarak evde çöp poşeti olarak kullanılıyor. Türkiye Erozyonla Mücadele Vakfı (TEMA) Migros, Carrefour, Metro gibi perakende zincirlerini bir araya getirerek poşet kullanımının kısıtlanmasını istedi. TEMA Kaynak Geliştirme Bölüm Başkanı Yeşim Beyla, rekabet ortamı nedeniyle marketlerin bu konuda çekimser davrandıklarından yakınarak, "Önce tüketicinin bilinçlenmesi gerek" dedi.
MARKETLER ARAYIŞTA Türkiye'de sadece Migros'a yılda 250 milyon müşteri geliyor. Ortalama 4 poşet tüketildiği hesaplandığında yıllık tüketim 1 milyarı aşıyor. 2000'lerin başında müşterilerine bez torba dağıtan Migros, bu uygulama benimsenmeyince, şimdi doğada yok olabilen poşet üretimini deniyor. Bu poşetleri parayla alan müşterilerin kartlarına da puan yüklenmesi ve böylece uygulamanın cazip hale getirilmesi amaçlanıyor. Türkiye'de geçtiğimiz yıl 80 milyon adet poşet tüketilen Tesco-Kipa, poşet sarfiyatını düşürmek için bu yıl marketlerde 'hayat boyu' kullanılabilecek poşetleri 1 YTL'ye satışa sunmaya hazırlanıyor. Bu poşetleri satın alanlar, zamanla yıprandığında geri getirip yenisi ile değiştirebilecek. Carrefour'da da yaklaşık 150 milyon müşteri, yılda 500 milyona yakın poşet tüketiyor. Carrefour'da polietilen yerine poli laptik asit (PLA) hammaddesi ile üretilen ve doğaya dost poşetler, 1 YTL fiyatla satılıyor. Ancak müşteriler bu poşetleri satın almaya yanaşmıyor.
21.08.2007 Sabah