MUTLULUK @ 30-11-2008 10:44 Mutluluk avucunda tutacağın kuş değil Mutluluk Kafdağınında kuracağın düş değil Mutluluk, gözlerimde vuracağın düş değil Ayperi, iki iken, bir olmaktır mutluluk.
Mutluluk, gözlerinde yüreğini bulmaktır Mutluluk, messafesiz nefesini duymaktır Mutluluk, itirazsız her emrine uymaktır Ayperi, vicdanınla uyuşmaktır mutluluk.
Mutluluk, aşka sadık, bir ceylanca sevilmek Mutluluk, ela gözlü bir yar için delirmek Mutluluk, yar uğrunda, ömrünü verebilmek Ayperi, rüyasında görülmektir mutluluk
Mutluluk, haksızlığa isyan edebilmektir Mutluluk, bazan sözde, çapkın olabilmektir Mutluluk, bir yürekte, Yağmur kalabilmektir Ayperi, gözünde, görülmektir mutluluk
| | Nebi ÜNLER | |
|
.. ( devamı ) sevgilim... @ 19-11-2008 09:29 Gelirsen pırıl pırıl bakışlarınla gelmelisin ve mutluluğu asmalısın sol omzuna.
Bakışlarına kan dökmemelisin, kinden, nefretten, her tür tuzaktan arınarak çıkmalısın yola.
Hayatı taşıyacak kadar yürekli olmalı küçük parmakların, avuçlarının içiyse her dem ıslak olmalı.
Gelirsen gözlerini getirmelisin, içlerinde bakmaya doyamayacağım umut dolu gözbebeklerini de almalısın yanına. Bir ceylanı bile kıskandıracak o nefis yürüyüşünle gelmelisin bana. Yürek titreten gülüşlerini de almalısın yanına ve akmalısın yüreğime daha ilk merhaba demek için hazırlık yaptığım anda.
Ardında bıraktığın sözcüklerin tümünü silerek hafızandan, o öpmeye kıyamadığım dudaklarınla gelmelisin. Güneşi getirmelisin gelirken, karanlıkların üzerine çullanmalıyız seninle ve içimize gömmeliyiz karanlığı. Hayatla başa çıkabilecek kadar sert,
en küçük kırılmada parçalanacak kadar yumuşak bir yürekle gelmelisin bana gelirsen.
Minicik öykülerinle gelmelisin, bir kedi kadar sessiz, bir kaplan kadar yırtıcı olmalısın yola çıktığın andan itibaren. Seni dinleme zevkini de getirmelisin bana, dudaklarından dökülen her sözcüğü içmeliyim kana kana.
Fesleğen kokulu saçlarınla gel gelirsen ve içinden topladığın çiçeklerini ver bana.
Yüreğinden sessizce süzülen nehirlerini getir bana, utangaçlıklarını, sokulganlıklarını,
&.. ( devamı )
Alaydım elin elime!!! @ 14-11-2008 13:13
Hüseyin Turan Alaydım Elin Elime .. ( devamı )
sigaramın dumanına sarsam saklasam seni @ 31-10-2008 14:37 sigaramın dumanına sarsam saklasam seni
gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri
gitme gitme el olursun sevgilim incitir beni
yokluğuna ah yol yol olsa uzasa unutmam seni
yokluğuna ah yol yol olsa uzasa unutmam seni
gitme gitme gittğin yollardan dönülmez geri
gitme gitme el olursun sevgilim incitir beni
akşam vakti sardı yine hüzünler
kalbim yangın yeri gel kurtar beni senden
akşam vakti dolaştım sokaklarda
yırtık bir afiş seni gördüm duvarda
sigaramın dumanına sarsam saklasam seni
yokluğuna ah yol yol olsa uzasa unutmam seni
gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri
gitme gitme el olursun sevdiğim incitir beni
gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri
gitme gitme el olursun sevdiğim incitir beni
.. ( devamı )
Doğum günü kızına Can Babadan Tavsiyeler:D @ 24-10-2008 13:17
 Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama Yarım saat erkene kurulsun saatin Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin.. Pencereni aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart Çek kızarmış ekmek kokusunu içine Bak güzelim kahvaltının keyfine.. Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis, Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile Sonra koş git işine, dünden, önceki günden, Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla, Ohhh şöyle bir hafifle Bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için alo de Hiç işin olmasa da öğle üzeri dışarı çık Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa, çocuk görürsen yanağından makas al.. Sonra, şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı, sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı, hani kapını kimsenin &.. ( devamı )
kelebekler... @ 15-10-2008 15:02
 .. ( devamı )
Gözlerinin İçi @ 15-10-2008 14:41
söğüt olsam eğilirim nazlı dal veren toprağa çiçek olsam meylederim dağ başlarında kokmaya
güneş olsam tez doğarım gökyüzüne çıkmaya aras olsam yol bulurum yattığın yere akmaya aras olsam yol bulurum yatağına akmaya
gözlerinin içini öpeyim yüreğim serinlesin şiirler yetmez sevdama öylesi derinimsin şiirler yetmez sevdama türkünün demindesin.
damla olsam dökülürüm ak ellerini yuğmaya gözyaşıysam sabrederim kirpiklerinde kalmaya gel gör ki sevdakârım aşk oduyla yanarım bu hallere düşmemi gözlerine sayarım.
gözlerinin içini öpeyim yüreğim serinlesin şiirler yetmez sevdama öylesi derinimsin şiirler yetmez sevdama türkünün demindesin.. ( devamı )
sevdam martılarda... @ 15-10-2008 14:00
 .. ( devamı )
sen ateş ol ben yanayım... @ 13-10-2008 16:16
Gözlerin gözlerimde Ben sana kurban olayım Uğruna yorulayım Uğruna yanılayım İçimde fırtınalar Rüzgarın olayım Sesini sesime kat Sesinde boğulayım
Sen ateş ol ben yanayım Sen yaz ol ben ayaz kalayım Uzasın gölgeleri şu ışıkların Sen tutukla ben hükümlü kalayım
Tenim tenimde ben sana haldaş olayım Bir yaprak gibi dalına sarılayım Ahını ahıma kat sevdan olayım Sesime bir düğüm at Sesine tutunayım
Sen ateş ol ben yanayım Sen yaz ol ben ayaz kalayım Uzasın gölgeleri şu ışıkların Sen tutukla ben hükümlü kalayım
.. ( devamı )
üstün dökmenin çok güzel bir yorumu @ 12-10-2008 15:02
çocuğumuz düşüp kafasını masaya çarpınca biz hemen masayı döveriz, eh masa ehhhh sen niye orada duruyorsun! diye, Çocuk masa orada durmasa kafasini carpmayacağını sanır ve büyüdükçe yaptiği her hatayi yükleyecek birini veya bir seyi mutlaka bulur." Malum... Kızının mezuniyetini izlemek için Balıkesir'den Erzurum'a gelen Başörtülü anne, tören salonuna alınmamıştı. Vicdanı olan herkesin yüreğini Cız eden bu olayın sorumlusu kimmiş? Kapıcı.. Şimdi oldu işte...Kara Kuvvetleri Komutanı "Rektör iyi çocuktur, Yapmaz öyle şey" falan demeye getirmişti. YÖK Başkanı da, "Rektörün haberi yokmuş" dedi, çıktı işin işinden...Kimmiş suçlusu? Kapıcı. Mesela, bizim Balkan harbinden kalma, dandik vagonlara 160 Kilometre hız yaptırdılar. Ilk virajda sizlere ömür...Kimin üstüne kaldı? Makinist'in. Mersin'de bayrağımız yakıldı, yırtıldı. Askere taş attılar, panzere molotof...Memleket ayağa kalktı. Kimin yüzündenmiş?... ......Iki veled... Gelene geçene ayran tost falan satan, kendi halinde sakin bir kasabaydı, Susurluk... Içişleri Bakanlığı, MIT, Jitem, generaller, özel tim polisleri, kumarhaneciler, bakanlar, milletvekilleri, işadamları... Bin kişi falan yargılandı.Her şey kimin başının altından çıkmış? Yeşil'in. Deprem oldu... 7 vilayette 50 bin kişi öldü. Binlerce bina yıkıldı, on binleri ağır hasarlı. Hepsinin sorumlusu olarak kimi kulağından tutup hapse tıktık? Veli Göçer'i. Edirne'de bebeler şakır şakır öldü...Hiç utanmadan bisküvi Kolilerine koyup, gömdüler. "Araştırdık, ihmal yok" dediler. Peki neden ö.. ( devamı )
Aşk budur @ 09-10-2008 08:50
İlgili aramalar: müzik - en romantik klip - romantik - ask - klip - kiss - because.. ( devamı )
seni seviyorum yar... @ 05-10-2008 16:34

.. ( devamı )
saklımdasın ey yar @ 05-10-2008 16:25
yürüyorum ey yar insanların arasında kimi yorgun kimi dökük kanar sabır yarasında
özlüyorum seni zamanla barışamadım geçip gidiyor ömür günlere doyamadım
ucum yok bucağım yok saklımdasın ey yar haberin yok yıllar geçti sönmedi ateş yanıyorum ey yar haberin yok
üşüyorum ey yar yangınların ortasında yürek kırgın yürek talan kanar sevda yarasında
kahırlı yılları çizdin alnıma dost eyledin beni göçüp giden kuşlara .. ( devamı )
SENİ SEVİYORUM... @ 04-10-2008 16:47
Gidiyorum uzaklara Sen olmadan gidiyorum Aramızda dağlar mı var denizler mi Bilmiyorum Bu şehirde sen yoksan gitmenin hüznü yok Dönmenin zaten anlamı yok
Seni seviyorum yar Aklımdasın hala Seni seviyorum inan bana
Gidiyorum hata bende Günah bende biliyorum Sensizliğe sürülmüşüm Yavaş yavaş ölüyorum Bu şehirde sen yoksan gitmenin hüznü yok Dönmenin zaten anlamı yok
Seni seviyorum yar Aklımdasın hala Seni seviyorum inan bana...... ( devamı )
GÜLGÜZELİ @ 19-09-2008 14:15
 .. ( devamı )
ADAK @ 14-09-2008 22:04
ADAK
Sana şiirler okuyacağım, gitme Güneşler doğacak yalnızlığımdan sana bir ışık getireceğim Büyük aydınlığımdan
Sana bir dolu umut getireceğim Küçük ellerine sığmayacak Sana Afrika gecelerini getirecegim Sımsıcak
Sana çiçekler getireceğim Bozulmus güz bahçelerinden Sana bir serinlik getirecegim Yagmur tanelerinden
Sana avuç avuç yıldız getirecegim Güneşimden başka Sana engin denizlerin maviliğini getirecegim Köpük köpük dalga dalga
Sana bir rüzgar getirecegim Dağlardan, tepelerden GiTME, sana zamanı getirecegim Zamanın bittiği yerden
ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN.. ( devamı )
Herşey Sende Gizli @ 14-09-2008 13:05 Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat! İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir Kuşlar ötebildiği kadar sevimli Bebek ağladığı kadar bebektir Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin...
Can YÜCEL.. ( devamı )
Seyduna ve Şahrud (kavuşamayan iki aşık ırmağın öyküsü) @ 12-09-2008 13:41 Seyduna ve Şahrud (kavuşamayan iki aşık ırmağın öyküsü)
Tarihten iki ayrı coğrafyaya damlayan İki ayrı yürekte durmadan kanayan Seyduna’yla Şahrud Yüreklerin akarken bıraktığı izi Birbirlerinin gözlerinde aradılar. Yoktu. İki iklim farkıydılar Ne zaman göz göze değseler Yangın çıkmayacak denli uzaktılar. Yalnızca aynaların dökülen sırrına yansırdı Üçüncü bir kente düşmüş suretleri
Şahrud gökyüzü geliniydi. Yüzüne bulut inse dolardı masal gözleri. Bir solukluk rüzgarda bile Usul usul kanardı gelincik bedeni.
Seyduna yeryüzü cehennemi. Ölüm, çağrılı uçurumlarda sınardı sevdasını Yalnız ufuk çizgisinde buluşurlardı, Onu da güneş günde iki kez ateşe verirdi.
İki iklim ayrıldılar. “Ya Şahrud!” dedi Seyduna “Gözlerime mermi diye sevdanı sürdüm. Ardına bakma, gözyaşımla vurulursun. Su gibi git.”
Şahrud’un yüzüne keder mayın gibi durdu. Ve zaman gözlerinin su yeşilinde kuruldu. Hüzün bir Buda heykeli gibi çırılçıplak, Yüzlerine oturdu.
Rivayet odur ki, Şahrud vardığı denizlerde hala Seyduna türküleriyle uyanmakta, Seyduna, Şahrud’un gözlerinden kalan Masalla yaşlanmakta.
.. ( devamı )
|
|