The largest and the best home page
Olmazmi search
tr
en
home page sites rsses
   
 There are thousands of mobile phones in Telefonvarmi.com Click here to go Telefonvarmi.com.

Personal - Merush Blog RSS

Çocuktan Al Bloğu @ 08-05-2009 13:47
Nisan ayında blogu çocukların sırtına yükleyip uyanıklık ettiğimi düşünüyorum. Mayıs ayını da kıskançlığımdan mutevellit içimdeki çocuğa devredersem rahata erir miyim diye de düşünmüyor değilim. Ancak bu ara biraz yoğunum. Üstüme üstüme gelen hayatın izin verdiği ölçülerde kendime zaman yaratıyorum. Yarattığım zamanların çoğunu uykuya vermediğimde işler için ayrılan o kocaman zamanda çok huysuz oluyorum. Aynı anda içimdeki [...]

23 Nisan Kolbastısı @ 23-04-2009 22:05
Bu yazıda, “23 Nisan’da bu blog benim” etkinliği kapsamında çok sevdiğim bir arkadaşımın 6 yaşındaki oğlu Murat Utku’nun ilk 23 Nisan gösterisini anlatacağım sizlere. Bu akşam iş çıkışı onlara geldim ve Murat Utku beni kapıda karşılayarak bugün ilk kez kutladığı 23 Nisan’ını anlattı. Madem bugün bloglar çocukların, ben bir de Murat Utku’nun bu heyecanını paylaşmak [...]

23 Nisan Demişken @ 23-04-2009 17:12
Ön Not :  Bu yazı, “23 Nisan’da bu blog benim” etkinliği kapsamında yeğenim Berk tarafından yazılmıştır. Berk 11 yaşında.  her çocuk gibi bir hayat yaşıyor. Ricamı kırmayarak hiç tarzı olmayan bir şeye imza attı ve buraya kendi hayatından bazı küçük paragraflar yazmayı kabul etti. Kendisine çok teşekkür ederim.   — Tekrar merhaba, Bugün bu sayfa bizim olduğu için ve de [...]

Küçük Melda 23 Nisan Kutluyor @ 23-04-2009 09:58
 “23 Nisan’da bu blog benim” etkinliği kapsamında şimdi de Tohum Otizm Vakfı’ndan 6 yaşındaki Melda’nın harika bizlere gönderdiği harika resmi paylaşacağız. Melda diğer tüm çocuklar en güzel şeyleri hakediyor. Tohum Otizm Vakfı’nın bu oluşuma verdiği katkı ile onların hayatlarına bir kez daha yakın olduk. Umarım bu kısa süreli olmaz. Ve umarım tüm çocuklar hayatlarını en güzel [...]

11 Yıllık Hayatım @ 23-04-2009 02:01
Ön Not :  Bu yazı, “23 Nisan’da bu blog benim” etkinliği kapsamında yeğenim Berk tarafından yazılmıştır. Berk 11 yaşında.  her çocuk gibi bir hayat yaşıyor. Ricamı kırmayarak hiç tarzı olmayan bir şeye imza attı ve buraya kendi hayatından bazı küçük paragraflar yazmayı kabul etti. Kendisine çok teşekkür ederim.   ————– Basketbol oynamayı çok seviyorum. Aslında arkadaşlarımdan kısa boylu bir [...]

23 Nisan’da bu blog Berk’in @ 22-04-2009 12:10
Bir kaç aylıkken önüne kalem ve makas konulmuştu Berk’in. Kalem okur-yazarlığı, makas ise işi gücü temsil ediyordu. Berk eline kalemi aldığında en çok ben sevinmiştim. Eli kalem tutan bir çocuktum ben, çocukluğum yazdıklarımla alkışlanarak geçmişti. Her seferinde sonsuz bir neşe duyuyordum bir tebrik aldığımda. İstiyordum ki bu keyfi Berk de tatsın, Berk de yazsın, bol [...]

Geçip giden zamanları, bir yerlerde bulsam @ 21-04-2009 15:51
Vaktin ne kadar hızlı olduğuna dair sayfalarca cümle kurabilirim. Aynı zamanda hızla akıp giden zamanda ne kadar çok sıkıldığımı, boğulduğumu,olduramadığımı.  Kimseye yetmeyecek denli ufak hayallerim; içine sığamıyoruz. Biraz geniş tutmayı öğrenir gibi olmuştum oysa. Vakit bir gün deli gibi akıp geçti, savurdu büyüttüğüm hayalleri. Vaktin darmadağın bıraktığı yerde ben ve minicik hayallerim kaldık. Zaman, bana yetişemezken, [...]

Anne bana Marul diyolaar! @ 30-03-2009 16:41
Wykkacığım lakaplarımı sormuş. Dünden bugüne ne tür lakaplarla çağrılmışım bunları yad edeceğiz bu yazımızda. “Hey gidi günlerim,hey” ile konuyu bağlar,ardından da derin düşüncelere sevk ederiz beynimizi. Geçen gün, Facebook sağolsun çok eskilerden bir ablacığımla karşılaştırdı beni. Abla o kadar eskiydi ki, doğum günümü değil doğum anımı biliyordu. Haliyle çıkardığım ilk seslerden, büyümeye çalışırkenki tüm hallerimi bilir. [...]

Minibüs İnsanları @ 21-03-2009 17:24
Bazı günler halkın arasına karışmak istediğimde minibüs kullanıyorum. Minibüsler halkla bütünleşmek için en ideal mekanlardan biri. Mesafesi ne kadar kısa olursa olsun sinir bozuculuğundan taviz vermeyen bu minibüs seyahatlerim süresince edindiğim bazı bilgiler var. Tüm bu bilgilerimi seçim arefesinde bulunduğumuz şu günlerde hazır üzerimize vatan ve görev aşkı empoze edilmişken siz sevgili okurlarımla paylaşmayı düşündüm. Bu [...]

Keşke filmler hep mutlu sonla bitse @ 17-03-2009 01:30
Slumdog Millionaire’i izledikten hemen sonra içimden geçen tamamen bu sözcükler oldu; keşke filmler hep mutlu sonla bitse, hayat zaten yeterince acı.. Minicik yüreklerin hayatın henüz başındayken yapayalnız kalışıyla başlıyor öykü. Boylarından büyük acılara direnç gösteriyorlar, koskocaman olmuş ama en ufak sarsıntıda yıkılan büyüklerine ders veriyorlar adeta. Onlar Mombay kentinin minik kahramanları. Dünyayı kurtaracak denli üstün bir [...]

O zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz @ 11-03-2009 10:18
Bir e-posta aldım, Ajda Pekkan hayranı olduğunuzu biliyoruz, Kürtçe şarkı söylemesi konusunda ne düşünüyorsunuz? Devam edecek misiniz bu kadar karaktersiz birini dinlemeye? “  E-posta tam olarak böyle değildi, öncelikle bunu belirtmeliyim. Her yerinden imla hataları fışkıran, son derece özensiz bir Türkçe ile yazılmıştı. İşin komik yanı, diline bir cümle ile bile sahip çıkamayan biri tarafından sırf Kürtçe [...]

Beyhude Geçti Günler @ 06-03-2009 22:42
-boynu bükük bir papatya olduğuma bakıp da, senden vazgeçtim sanıp , sakın aldanma- Aylardır bu sayfayı ziyaret edenleri “Gerizekalılar” diye bir başlıkla karşılıyor olduğum için çok üzgünüm. Lakin bu gerizekalılar hayatımın her alanında olduğu gibi başarıyı getirmediler bu sefer. Sayelerinde yazıdan oldum. Öyle bir olmak ki bu,gecelerce beynimi kemirdi. Ancak fırsat bulup oturabildiğim zamanlarda aklımın dehlizlerinde yalnızca [...]

Gerizekalılar! @ 24-01-2009 16:41
İnsanları seviyorum; insana ait olan duyguları, tavırları, olayları analiz etmekten büyük keyif alıyorum. İnsan doğasında bulunan her değere karşı sonsuz bir sabır içerisindeyim. İnsana özgü olan hiçbir şey bana yabancı değil. Çoğu zaman insan ilişkilerinde taraf tutmayan, eğrisi ve doğrusu ile herkesi kolayca kabullenen bir insan oldum. Bugüne kadar da konudan mütevellit bir muzdariplik durumum [...]

Oyuncak Düşleri @ 17-01-2009 13:08
Aslında iyi başlamadı. Son günlerinde uzun soluklu olacağına inandığım korkular beslemeye başlamıştım. Gidip yerinde gördükten sonra daha bir temkinli durmaya çalıştım hayata; her an o kötü haber gelebilecek gibiydi. Kalbim kanatlarını çıkarmış boşlukta sarsılıyordu. Görüp, bilip, anlayıp çaba gösteremezken yaptığım en kolay şeyi yapıyordum bense; tepkisiz kalıyordum öylece..  Her an sevdiklerime bir zarar gelecek endişesi taşıyarak [...]

Gidenlerin Ardından @ 31-12-2008 10:19
2008, arkasında önemli ayrıntılar bırakmadan sessizce ayrılıyor benim için.  Geçen her yıl, büyümeye değil yaşlanmaya işaret ediyor artık. Zamanın koşar adımlarla uzaklaşmasına çoktandır alışığım; gidenlerin ardından yas tutmuyorum.  Geride kalan yılı, içinde sakladığı hüzünlere, hastalıklara, üzüntülere rağmen seviyorum. Yaşadığım her anı seviyorum, soluk aldığım her güne şükran duyuyorum. Bu bir hüzün vedası değil; öpüp koklayıp [...]

Bugünlerde @ 15-12-2008 12:38
-yazmak olsun maksat- Bugünlerde çok çalışıyorum. Dünyanın tüm işi üzerimdeymişcesine salak bir inanışa kapılmış, almış başımı gidiyorum. Saçmalıyorum bugünlerde. İş denen şeyin hiç bitmeyeceğini öğrenmiş olmalıydım oysa.  Gündüz delirdiğim yetmezmiş gibi akşam evde de aynı telaş içerisindeyim. Neyi nereye yetiştirmeye çalışıyorsam? Ömür törpüsüyüm bugünlerde. Bugünlerde çok özlüyorum. Çok tedirginim bugünlerde. Kalbim minicik bir kuş gibi çırpınıyor. En [...]

Arada Yaz Bana @ 29-11-2008 15:55
Sevgili Google sağolsun insanlara yardımcı olayım diye bir arama motoru geliştirdi, kutucuğa bişey yazıyorsun hooop soru geliyor benim önüme. Ben de elimden geldiğince fikirlerimle ışık tutmaya çalışıyorum insanlara. Maksat  bilgi paylaşımı olsun..  Bugün hazır Cumartesiyken dedim oturup bir güzel yanıt vereyim, aydınlatayım ortalığı. 1- 16 yaşındayım boyumu neyle uzatırım? : Burun uzatma yöntemi olarak yalan söylemeyi [...]

Ben aslında gördüğün cool kadın değildim @ 17-11-2008 16:28
Aslında hissiyat olarak tam bir “Aforizma” kıvamındaydım haftalardır. Aylardır da diyebilirim. İçimde yer eden 50 yaşındaki kadın arada bir bırakıyor da soluklanıyorum. Ondan bazı bazı yaşama sevinçleri çalıyorum; görmüyor farketmiyor. Geri gelene kadar çekiyorum içime. Bu ara çokça çektim, sanırım gelmesi uzun sürecek. Hiç gelmeyecek diyemiyorum, gelsin, bildiği gibi gelsin. -bu satırlar içsel satırlar değil, [...]

Dağılın!? @ 12-11-2008 13:41
Öngörüm yüksek şekerim, demiştim ben vaktiyle, entellektüel Meruş Hanım burayı bu halde görüp kızıp esip gürleyecek diye. Sabah hanfendi çok sinirlendi  ortalıktaki civcivleri görünce. “Dağılın!” dedi pek anlamadı hayvancıklar; sonra küçük adımlarla koşarlarken arkalarından bakıp üzüldü Meruş Hanım. Öyle ya, onun da bir kalbi vardı; yufka gibiydi kalbi Meruş Hanım’ın, hatta  istesek börek de yapabilirdik [...]

PowerTurkte az önce yabancı… @ 11-11-2008 15:08
PowerTurkte az önce yabancı bir slow şarkı çaldı. Ne Power’sın ne Türk’sün seni gören yollara dökülsün diyorum kendisine buradan.

Sonun başlangıcı-1 @ 06-11-2008 17:20
Son baharıydı aşkın.. Vakit, önüne çıkanlara aldırmadan ilerliyordu, gözlerimden akan bir damlanın hesabını sormak için yola düşmüştüm ben. Sense, tüm zamanların ötesinde olan sukunetinle oturmuş izliyordun çırpınışlarımı. Bakışlarından tek bir anlam çıkaramıyordum. Vakit, beni önüne katıp götürüyordu uzaklara; farketmiyor; aldırmıyordun…. ………

Pırıltı Hanım @ 28-10-2008 16:44
Bütünü oluşturan parçaların hangi aşamalardan geçip de o bütüne ulaştığını merak ediyorum bazen. Bütün, sonsuz bir haz verirken, parçalandığında büründüğü şekilsizliği görebiliyorum. Oysa parça güzel değilse bütünün güzel olmasını beklemek niye? Bütününün güzelliğinden gözlerimi alabiliyorsam, bu parçalara sahip çıktığım içindir. Bir tek bütünü görseydi gözlerim, şimdi onları sonsuza kadar kapatabilirdim; parça parça ya şimdi herşey, bütünden [...]

Blogger.com Kapandı! @ 25-10-2008 11:50
Başlıkta hata yok , blogger.com un kapatılmadığını sadece mahkeme kararı ile siteye erişimin engellendiğini biliyorum, başlıkta bu şekilde kullanmamın nedeni de ikisi arasındaki ciddi farka dikkat çekmek zaten. Şimdi şöyle düşünelim, bir yer var ve kanunlara göre  bu bölgenin kamu sağlığına zararlı olduğu tespit edilmiş,  mantıken ne yapılması gerekir; bu yerin kapatılması değil mi ? [...]

İki kaşık vanilya.. @ 14-10-2008 17:18
Kavanozun dibindeki pirinçlere baktım önce, azalmıştı. Pirinç azalmışsa alışveriş zamanı gelmiş demektir. 2 su bardağını dolduracak kadar pirinç vardı, bir bardağını aldım kırmızı tencereye koydum, üzerini 3 parmak geçecek kadar su ekledim. Pirinçler suyu içerken ben günlerdir dolapta bekleyen patlıcan kızartmalarını yedim. Soğuksa kızartma, daha çok severim. Pirinçler suları içip bitirmeye yakın, sütü ekledim göz [...]

Sütlaç bir barış elçisidir.. @ 08-10-2008 15:20
Sütlaç bir barış elçisidir! Bu bağlamda, akşama sütlaç yapıp, parmaklarım ve klavye arasındaki soğuk savaşı durdurabileceğime inanıyorum …

Eylül Giderken @ 27-09-2008 13:07
Cumartesi gününe hüzün serpiştirmek isteyen kadına şüphesiz ki en büyük desteği, arabaya biner binmez açtığı radyoda Nazan Öncel’in sesini duymak verebilirdi.  Güzeller güzeli Nazan Öncel, aylardır süregelen dinginliğimi sonlandırmak istercesine şarkılar söylüyor bugün. Çoğalta çoğalta getirdiği hüzünleri öyle güzel sunuyor ki, sesine aşık olmak bir yana, kendini unutuyorsun. Günlerdir ağzını bıçak açmayan bir kadına ancak [...]

Yasemin Mori dinliyorum. Niye … @ 09-09-2008 11:19
Yasemin Mori dinliyorum. Niye daha evvel dinlemedim ben bunu diye söylenmeyi bırakırsam daha çok tat alacağım kesin. Aptal’ı sevdim en çok.

Ne diziler sevdim, zaten yoktular @ 05-09-2008 11:58
Ben ki Nejat İşler’i göreyim diye Aliye’ye katlanmış bir kimseyim. Hal böyleyken Bıçak Sırtı’nın reklamlarını görüp izlememezlik edemezdim. Buna karşı duramazdım! İlk bölümü izlerken yalvarıyordum içimden “Tanrım, lütfen Aliye kadar berbat birşey olmasın” diye. Öyle olsa da izleyecektim çünkü, kendimi tanıyorum. Nejat’ı seviyorum. Netice beklediğimden güzel olunca hem Nejat’ı görebiliyor, hem de keyifle birşeyler izliyordum. [...]

The Dark Knight : kahraman mı dedin? @ 04-09-2008 12:35
Süper kahramanlarla aram pek hoş değildir oldum olası; kabul.  Spider Man olsun, Süper Man ya da Iron Man  gözüme hiç sevimli gelmezdi. Kendileri ile ilgili edindiğim bilgileri de sevimli ördek yavruları yeğenlerime borçluyum.  Hatta en sevdiğim süper kahramanın belki de The Incredibles’teki Mr. Incredible olduğunu söyleyebiliriz. Ya da Shrek? Neyse işte. Ama bir BATMAN öyle [...]

Mim : Nefretlik Durumlar @ 04-09-2008 10:09
Tatlı böreğim Wykka bir mim ile daha dürtmüş beni. Bu seferki mim, konusu itibari ile bir şekilde akla yerleşmiş” cici insan meruş” imajını dağıtabilecek bir yapıya sahip. Şayet buna hazır değilseniz, bu yazının  devamını okumanızı önermem. Konumuz, nefret ettiğimiz durumlar! Bu genel bir konu olduğu için sevgili wykka bizi düşünmüş konuyu “ev yaşantısı içerisinde nefret [...]

Müziğiyle şahane, Elveda Rumeli @ 01-09-2008 16:01
1900 yıllarda Makedonya.. Manastır’ın Pürsıçan köyünde eşi ve 5 kızıyla  yaşayan Sütçü Ramiz.. Hikaye belki bilindik, belki değil. Ama ortaya çıkan ürün başlı başına sanat. Buram buram sinema.  Elveda Rumeli dizisi bu akşam sezon arasını bitirip ekrana geri dönüyor.  Bu akşamı son bir haftadır  dizinin o birbirinden harika müziklerini dinleyerek bekledim. Diziyi buraya konuk eden şahane [...]

Şair öldü diye sala verirler @ 29-08-2008 16:08
Döne döne binbir öğüt verirler Dünya malı ile gözün boyarlar Aşık öldü deyu sala verirler Ölen hayvan olur, Aşıklar ölmez. Yunus Emre İlhan Berk, herkesin kalbinde derin bir sızı bırakarak dünyaya gözlerini kapattı tarihler 28/08/2008′i gösterirken. Aklıma ilk gelense Yunus Emre’nin bu dizeleri oldu. Öyle ya, ölen hayvan olur, aşıklar ölmez. İlhan Berk,  bir çok aşığa yol gösteren o şiirlerin [...]

Uzun zamandır ilk kez bu saba… @ 21-08-2008 14:19
Uzun zamandır ilk kez bu sabah minibüsle işe geldim. Kendimi halkın arasına karışmış bir prenses gibi hissediyorum adeta.

5 Metre öteden tanırım Serdar Ortaç şarkılarını @ 16-08-2008 23:04
Sinsi bir Cumartesi günü geçmek üzereyken aniden aklıma bugün girmem gereken yazı geldi. Öyle ya, bugün Cumartesi, unutmamak lazım gelir. Bu Cumartesi önceki yazıda sinyallerini verdiğim üzere, Serdar Ortaç’ı doladım dilime. Hatta bu dolama işini öyle sevdim ki, keşke uzun saçları olsa onları da elime dolasam diye geçirdim içimden; hayıflandım bir de utanmadan. Gerek, gereksiz radyo kanalları, [...]

Go-Kart’tan geliyorum. Gaza ne… @ 16-08-2008 01:00
Go-Kart’tan geliyorum. Gaza ne kadar basarsan damarlarından o kadar çok sinir akıyor ki, inince kuş gibi kalıyorsun. Süper bir deneyim.

Ev Kadınlığı İzlenimlerim @ 12-08-2008 18:11
Yaklaşık 10 gün  süren ev kadınlığı deneyimlerimi geleceğe ışık tutması bakımından kaleme almayı görev bilirim. Bu hususta, bir takım iri kıyım ev kadınından gelecek olan terlik, sopa ve bilumum şiddet unsuru içeren nesneyi de gelecek nesillere  ibret olması açısından saklamak gerektiğini düşünüyorum. Bir ev kadını, akşam eve geldiğinizde “N’aptın bugün?” sorusuna “Pazara gittim” diye yanıt verdiğinde [...]

Aforizma V @ 10-08-2008 23:46
Sapsarı bir geceydi. Gitmiştin. Yerden göğe kadar sararmıştım. İçinde kuş cıvıltıları olan bir masal anlatmıştın giderken. “Bir gün ortadan kaybolabilirim.” Masala kandırıp bedenimi, öylece uykunun kollarına bırakıp gitmiştin. Uyandığımda yalnızca sonunu hatırladığım bir masalın orta yerindeydim. Soğuktu;üşüyordum. Yeniden uykuya daldığımda seni sapsarı bir odada buldum. “Ben senin hayatından gittim oğlum, hadi dur o sarı odalarda durabilirsen…” [...]

Ajda Pekkan’ın yeni şarkıla… @ 25-07-2008 11:34
Ajda Pekkan’ın yeni şarkıları eşliğinde kendimden geçiyorum. Her seferinde bir yaşama sevinci bırakıyor avuçlarıma, bayılıyorum bu hisse.

Bana biraz zaman ver @ 23-07-2008 16:19
Gözlerim kapanıp, ellerim yorulup, başıma ağrılar girene kadar yazdım dün gece. Uzunca süren sessizliğin dışa vurumu ancak bu kadar olabilirdi. Zamanım kısa sürede tükenmez ise her sayfası için ayrı ayrı planlarım var. Şimdilik bir süre daha depolamış bulunuyorum. Eski inatçılığım yok üzerimde, buna üzülüyorum. İnatçı olmamak, beraberinde dirençsizliği getiriyor. Bunun genel yapım itibari ile bana [...]

Şahtım, şahbaz oldum. @ 20-07-2008 23:25
Uzun aralıklarla yazı yazmıyorum ya, hani habersizce bırakıyorum falan. Böyle olunca sanki çok maharetli bir yazarmış tandansı yaratmış oluyorum, pek de havalı oluyor.  10 yıldız bir otelde tatilin dibine vurmuş, bronz tenimle yeni sezon hazırlıklarımı yapıyor falan gibi de görülüyor olabilirim. Egosu bir süredir yerin dibinde gezen bir insan olduğum düşünüldüğünde, bu düşünceler ile kafa buluyor oluşuma [...]

Hayatınızda hiç patlıcan r… @ 02-07-2008 16:49
Hayatınızda hiç patlıcan reçeli yediniz mi? Yemediyseniz büyük kayıp içerisindesiniz.. Kavanozun dibini görüyorum.

Kural İhlali @ 30-06-2008 13:17
Geçen yaz, bolca vaktim olmasına karşın yazma isteğim tatildeydi. Bu yaz ise onca şey yazmak isterken buna bir türlü zaman bulamama hali hakim üzerime. Bu yılın ana temasını “yazmak” üzerine kurup, bir haftalık aralıklarla işe yaramaz cümleler kurunca ister istemez uzaklaşıyorum kendimden.  Hayır, depresyonda değilim. Buna vaktim yok. Hayır, mükemmel işler çıkarmıyorum ortaya. Buna mecalim [...]

Gece bizim mahallede şenlik h… @ 16-06-2008 10:18
Gece bizim mahallede şenlik havası esiyordu, arabalar, kornalar… Tüm şehir doğum günümü kutluyor sandım; meğer maçı yenmişiz. Hıh!

Marslı Erkek Venüslü Kadın @ 16-06-2008 00:00
Pazar okumalarında bu hafta son derece gereksiz bir kitabı daha okumuş bulunuyorum. Elime nereden geçtiği belirsiz bu kitapları ancak Pazar günleri tüketebileceğimi düşünüyorum.Hafta içi doldurduğum beynimi bu şekilde dağıtarak orta yolu bulabilirim sanırım. Kitabımız John Gray efendinin yazmış bulunduğu “Erkekler Mars’tan Kadınlar Venüs’ten” isimli şahaser. Erkek ve kadın vaktiyle Mars ve Venüs gezegenlerinde konuşlanırken bir gün [...]

Agresifliğim üzerimde, her y… @ 14-06-2008 23:20
Agresifliğim üzerimde, her yıl bugünlerde Venüs’e ne oluyorsa artık, dengemi alt üst ediyor. Doğum günüm bi de Pazartesi, yaşlanıyorum!

Fransız Kadınlar Niçin Kilo Almaz? Ha?? @ 09-06-2008 12:54
Son derece kızsal aktivitelerle geçirilen bir Pazar günü içindeki kitap okuma molasının böyle bir kitapla gerçekleştirilmesi şaşırtmadı beni. Elime nereden geçtiği meçhul bu kitabı okurken ben çok eğlendim. Fransaya, Fransız kültürüne ve kadınlarına olan ilgim malum, ancak bu kadar ileri gidip Fransız kadınlarının yeme içme alışkanlıklarını uygulayacak değilim. İstisnalar her yerde olduğu gibi burada da [...]

Hayatımda ilk kez diş ağrı… @ 09-06-2008 11:44
Hayatımda ilk kez diş ağrısı çekiyorum. Katlanılmaz bir acı derlerdi de inanmazdım.

Garanti Bankası’nın Turko re… @ 06-06-2008 11:03
Garanti Bankası’nın Turko reklamından çok korkuyorum.. Rüyama bile girdi, devlet buna bi’şey yapsın!

Bir kırmızı gül dalı eğilmiş üstüne @ 03-06-2008 14:12
Gece leylak, Ve tomurcuk kokuyor.. Bir Hasan Hüseyin Korkmazgil şiiri.. Nazım Hikmet’in ölümünün üzerine yazılan satırlar. Soluk soluğa okunan bu şiir, sonrasında Grup Yorum’un eşsiz melodileriyle hayat bulmuştu. Haziranda ölmek zordu… Haziranda düşenler, Orhan Kemal, Ahmet Arif ve Nazım Hikmet.. 3 Haziran 1963… Nazım Hikmet Ran’ın yorgun kalbi, memleketinden uzakta, Moskovada bir sabaha karşı durdu. 2 Haziran 1970… Orhan Kemal tedavi [...]

Özlemle beklenen Asu-Ubuntu-M… @ 01-06-2008 00:28
Özlemle beklenen Asu-Ubuntu-Merush buluşması nihayet gerçekleşti.

Tutkunun Romanı, Leyla Gencer @ 31-05-2008 17:50
“Tutkunun Romanı”, içinin ateşiyle yeryüzünü tutuşturmaya hazır, acıyı ve sevinci, korkuyu ve öfkeyi, dostlukları ve ihaneti, aşkı ve nefreti kendi özel bahçesinde yeşerten; güçlüklere, engellere, baskılara meydan okuyarak savaşmaktan yılmayan; yeryüzü uçurumlarını sınayan Leyla Gencer’in, “La Vida Turca”nın romanıdır. Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Leyla Gencer’in anısına, 1992′de yayımlanmış bir Zeynep Oral kitabı olan Tutkunun Romanı’nı aradım evin [...]

Senenin ilk karpuzunu büyük … @ 28-05-2008 09:22
Senenin ilk karpuzunu büyük bir heyecanla dilimleyip, hemen yemek için buzluğa koyan ve orda unutup heba olmasına neden olan bir kimseyim.

Küçük Şeyler @ 24-05-2008 14:32
Fransızca şarkıların egemenliğinde bir Cumartesi günü geçiyor önümden. Bense, Fransızca şarkıları söyleyen kadınlara özenmiş, kırmızı papuçlarımla bir duvarın üzerine oturmuş izliyorum geçen günü.  Geçen gün, yorgun. Geçen gün, telaşlı. Önceki günlerin üzerime doğrulttuğu silahları korkutacak kadar cüretkar. Geçen bugün, tüm mutsuzlukların yakılan bir tütsüyle havaya karıştığı bir gün. Havaya yayılıp ulaşamadığı her yere ulaşsın diye…. [...]

Dolmalık biberlerin oyulması… @ 23-05-2008 21:50
Dolmalık biberlerin oyulması konusunda yıllardır benden saklanan bir tüyo olduğunu düşünmeye başladım.

Yaptığım yemeklere öyle bi… @ 21-05-2008 21:56
Yaptığım yemeklere öyle bir aşk duyuyorum ki bazen kimsenin yemesini istemediğim de oluyor.

Bilgilendirme @ 21-05-2008 16:01
Geçtiğimiz günlerde yaşanan bir talihsizlikle deyim yerindeyse çalkalandı blog dünyası. Bu olayda ismi geçen kişilerle ilgili bir çok insanın husumeti varmış ki onlarca yerde  yazıldı çizildi. Kimsenin derdi “birine bırakılan çirkin yorumlar” değildi. Herkes bu konu altından benim ismimi kullanarak öfkelerini kustular bahsi geçen insana.   Sonra ben o yazıyı kaldırdım. Zannedildi ki affettim. Yanına kar kaldı [...]

RSS ile takip ettiklerimi kate… @ 21-05-2008 14:22
RSS ile takip ettiklerimi kategorilendirirken farkettim ki en kalabalığı Yemek kategorisi olmuş. Mutfağı ablukaya almalı, biri alarm çalsın.

"Bahar" gelmeden ön… @ 19-05-2008 13:24
"Bahar" gelmeden önce 3 cemre yollarken "Yaz" gelmiş oluşunu Meruş Hanım’ın kısa kollu giymesiyle duyuruyor. Bikini sezonu gelmiş demektir.

Gölge etme başka ihsan istemem senden @ 19-05-2008 13:10
Demet Akalın’ın yeni albümünü dinlediniz mi? Ben buna maruz kalmış şanssız insanlardan biriyim. Sabahtan beri ofisin çeşitli köşelerinden Demet Akalın şarkıları çıkıyor. Bütün bunlar ise, günün Pazartesi oluşunu es geçerek Cumartesi konseptli bir yazı ile karşınıza gelmeye itti beni. İbrahim Kutluay ile kendisini seneler önce Çeşme’de görme şerefine nail olmuş bir insanım ben. Bu karşılaşmamızın önem [...]

Elma suyu ne kadar iğrençse … @ 15-05-2008 14:29
Elma suyu ne kadar iğrençse elmalı soda bir o kadar leziz. Meyveli soda klasmanımızın birincsi şu anda elma aromalı olan. Kutlayın kendisini

Dün gece öğrendim ki çok… @ 15-05-2008 10:41
Dün gece öğrendim ki çok çok uyuyunca baş ağrısı geçiyor, yerini yüzde yastık izi ve gözlerde şişkinliğe bırakıyor.

Başımda korkunç bir ağrı…. @ 14-05-2008 17:08
Başımda korkunç bir ağrı… Sanırım hasta olmak üzereyim. Anneeeeğğ!

Bir mim, Üç Kadın.. @ 14-05-2008 16:09
Değerli bulduğum 3 KADIN hakkında yazmamı istemiş Wykka. Ben de ne vakittir bu konuyu görüp yazmak istiyordum, pas gelmeseydi kendi kendime yazacaktım. Hayatımın her dönemine imzasını atmış kişilerin çoğu kadındır aslına bakarsanız. İlkokul öğretmenim, önemli eğitmenlerim, sevdiğim yazarlar, oyuncular şarkıcılar. İçlerinde en değer verdiklerimi saydığımda kadın cinsi ağır basıyor. Kız kardeşlerine tapan bir kimse olarak [...]

İnsanların ağzı torba olsa… @ 13-05-2008 09:39
İnsanların ağzı torba olsaydı da büzebilseydim keşke..

Değişiklik : Geldi bahar ayları… @ 12-05-2008 16:46
“Yazı aralarında civcivler geziyor, bunlar ne ola ki?” diyenler için… “Merush Hanım’ın internet asosyalliğine son!” kampanyamızın ilk ayağı olarak Twitter‘dan bir adet hesap alıp Merush Hanım’ın yazmasını sağladık. Bununla yetinmeyip şu anda okuduğunuz sayfaya bu şahane eserlerin aktarılmasını sağladık. Süsledik bi de.. Yan tarafta bulunan meruşkız”ın vaktiyle hizmet ettiği amacı yeni mavi civcikimiz devralmıştır. Kızımız artık sadece [...]

Tymphony dinledim bütün gün… @ 12-05-2008 16:30
Tymphony dinledim bütün gün. Pazartesi’nin boğuculuğu gitti mi ne? Gitti Mine.

Mucizevi Tınılar : Tymphony @ 12-05-2008 12:15
Anafikir‘den tanıdığımız Selim Yörük‘ü bu sayfalara konu eden Tymphony adıyla çıkarmış olduğu albümler oldu.  Her biri ayrı ayrı güzel olan bu “tınıların” şiddetle dinlenmesi gerektiğini düşüyorum. Ben sevdim, siz de sevin! Yoksa Selim ağlıyormuş. Tınılara eşlik ederken her türlü hayal kurmak serbest, bize bu özgürlüğü tanımış olması başlı başına teşekkürlük.  Daha dingin, daha sakin, daha bana [...]

"En çok korktuklarım To… @ 11-05-2008 01:27
"En çok korktuklarım Top 10" listeme ilk sıralardan giriş yapan Düdüklü Tencere’ye bir alkış rica ediyorum.

Dondurma Hayatı @ 09-05-2008 23:50
Dondurmanın bir çok ağrı kesiciden, anti depresandan daha kudretli olduğunu düşünürdüm yıllardır. Çikolata belki kadınların tüm dertlerine devaydı, oysa dondurma herkese eşit mutluluk dağıtmakta birebirdi.. Küçük bir çocuğa dondurma söz konusuyken herşeyi yaptırabilirsiniz mesela. Yaşı kaç olursa olsun bir insanı dondurma ile mutlu edebilirsiniz. Üstelik yaz aylarında etrafındakilere aldırmadan elinde külahla gezen insanları gördükçe siz [...]

Yazıya Düşen Mürekkep Damlası @ 07-05-2008 12:58
Çok küçüktüm.. Ablamın edebiyat kitaplarıyla başlamıştı yazma tutkum. O kelimeleri gördükçe, okuduklarımı anlamıyor olsam da, bir gün benim de bazı sayfalarda yazdıklarım olacaktı diye umuyordum. Belki bir çocuk görüp o da yazmaya heveslenecekti. En büyük isteğim  bir gün kitaplıkların en değerli yerlerinde bulunan bir kitaba imzamı atmaktı.. Yazmak öylesine güzel bir tutkuydu ki , hiç bırakmak [...]

Yola Dair Hikayeler @ 02-05-2008 12:11
Güneşin batmaya hazırlandığı vakitlerden birinde, yol kenarında ucuz bir mekanda çay içerken, önümdeki  kağıt parçasından öğrenmiştim yeni albümün çıktığını..  Daha yol uzundu, yola eşik edecek bir albüm olduğunu düşünüyordum. Şanslı günümde olmalıydım ki eski şarkılarından bir demet, yanımda öylece duruyordu.. Yeni albüme olan  hevesim arta arta yolu yarılamıştım. Günler sonra, yine bir yol hikayesinde kendisiyle karşılaştım. [...]

Gönlümüzün Sultanları @ 26-04-2008 11:36
Benim gibi internet asosyali bir insandan beklenmeyecek bir hareketle ilk olarak Blog Ödülleri’ne kaydolmayı düşündüm. Asıl isteğim Elestirel.com ile katılmaktı. Sonra bu blog olarak peşine takıldık kendisinin. Gittik kaydolduk, adresimize de “ay uğraştırma şimdi, sonra yazarız” yazdık. Yarışma günü öğrendik ki oylamanın son dakikalarında adres bilgilerimizin yetersizliği neticesinde kınanmışız. Kınama maili gelmiş ve fakat iş [...]

Mimlenmiş Kitaplarım @ 25-04-2008 12:24
Goddess Artemis tarafından bugüne kadarki en güzel mim konusunda yazmam istenmiş. Öncelikle kendisine çok teşekkür ediyorum, kitapların benim için ne kadar değerli olduğunu hisseden kalbine de :) Kitaplığında çocukluk kitaplarını bile saklayan biri olarak, bu mim için neleri yazacağımı bilemedim. Bazı kitaplar vardır ki, bir başkasına da vermiş olsam mutlaka yerine yenisini koymam gerekir. Çok az [...]

Hayat Acımasız @ 22-04-2008 13:01
O kadar çok hasta oldum ki, benim dışımda herhangi biri hasta olduğunda tarifsiz hisler yaşıyorum.. Hele ki babamın.. Babamın 15 KOCA GÜN boyunca bir hastane odasında benden HABERSİZ yatması içime sinmiyor. Üzerinden zaman geçmişken, ailede herkes bu tarifsiz acıyı az da olsa atlatmışken, şimdi benim onlardan UZAKTA bu acıyı TEK BAŞIMA yaşıyor oluşum hiç adil [...]

Düzyazı @ 18-04-2008 15:37
İçime ceviz kadar, ceviz karalığında bir düğüm atmıştın giderken. Özlemeye dair ne varsa ezberlemiştim kısacık  bir zaman diliminde. Zaman zaman aklıma senle geçirdiğimiz anları getirdim. Anılar yaklaştıkça sen uzaklaşıyordun. Özlemenin dayanılmaz ağrısı yerleşmişken kalbime, ansızın yenik düştü kalbim.  Ritmi değişti, göğsüme yakın bir sızı yerleşti. Özlemini içimden söküp atmak için uygulandı kemoterapiler. Özlemin giderek derinlere iniyor, daha [...]

Pucca, Hello Kitty’i dövdü! @ 15-04-2008 16:03
Kadın genlerini taşıyan her canlı gibi benim de cicili bicili “şey”lere karşı zaafım vardır.  Oyuncakcılarda bir çocuk kadar uzun zaman geçirebilirim. Ve en az bir çocuk kadar oyuncağa sahibimdir şu yaşımda. -Yazarımız burada “çok akıllı aynı zamanda da çocuksu biri” olduğunun altını çiziyor- Misal,  ortada iki adet defter varsa kadın olan şahıs bunun en renkli, en albenili [...]

Cumartesi günleri açık blog @ 12-04-2008 16:11
Adeta bir Cumartesi Eki kıvamındaki sayfamdan selamlar efendim. Bir Cumartesi daha gelmiş çatmış bulunuyor. Halbuki tüm hafta boyunca birşeylerle meşgul olan ben, Cumartesi günleri geldiğinde birşeylere çatardım.  Bu hafta kıvam olarak diğer haftalardan sert geçti. Normalde kulak memesi kıvamını hafta ortasında yakalarken bu defa,  hafta sonuna gelmiş olmamıza rağmen henüz kıvama getiremedim. Halbuki geçen haftaki [...]

Aşkımı göklere yazdırdım, üstüne yıldız çaktırdım! @ 05-04-2008 11:23
Hani bugün Cumartesi ya, benim de malum -kaç zamandır ertelediğim- ona buna çatma, gündelik yazılar yazma günüm. Bu şevkle ekranın başına geçtim ve ne göreyim, Wordpress yeni sürümüyle podyuma çıkmış. Yeni kreasyonu beğendim, ancak o kadar insan heyecanla yazılar yazınca zannettim ki ekrana bakacağız ve içimizden geçenler yazıya dökülecek! Ne var yani bunda? Bana şu [...]

Bir Tutkudur Tiyatro @ 27-03-2008 13:57
11 yaşındaydım tanıştığımda.  11 yaşın tüm mızmızlığı ile seçmelerin yapılacağı sınıfa girmiştim.  Kabul edilmemiştim. “Çok üzüldüm” diyerek sınıftan ayrıldıktan iki ders sonrasında aynı yere tekrar çağırıldım. Ben üzüldüğüm için kabul edildiğimi zannederken öğrendim ki “üzülme rolü”nde çok başarılı olabilirmişim. Çünkü beni İLK KEZ üzgün görmüş o gün öğretmenlerim. O günden sonra binlerce kez üzüldüm, ama [...]

Cloverfield, Belki şehre bir canavar gelir. @ 24-03-2008 11:57
Lost‘u izlemedim. İzlememek için de direniyorum. Yapımcısı J.J. Abrams’ın filmi Cloverfield için aynı direnişi göstermeyerek izledim. Ancak  kafamda milyon tane soru işaretleri gezdiren filmlerden hoşlanmayışım bir yana el kamerası ile çekilmiş -izlenimi veren- film kalitesizliği , oyuncuların bönlüğü ve daha bir çok nedenden ötürü hiç de beğenimi kazanmadı. Bunda belki Lost ve türevlerine sempati duymayışımın [...]

Çikolatalar Arası Cinsiyet Ayrımcılığı @ 22-03-2008 14:48
Ülker bir çikolata yaptı, ismini Rodeo koydu. Reklam filminde ismi Mustafa olan genç bir delikanlı oynadı. İlk reklam filminde Mustafa annesinin açamadığı kavanoz kapağını erkekliğinin -ve tabiki Rodeo yemiş olmanın- verdiği güçle bir çırpıda açıyordu. İkinci filmde ise Mustafa’nın yanında bu kez Ahmetler, Aliler, Vedatlar bulunuyordu. Esas oğlanlarımız “kuvvet macunu” niteliğindeki Rodeolarını yerken etrafa artistik [...]

Kolera Günlerinde Aşk @ 17-03-2008 11:14
Yüzyıllık Yalnızlık, Benim Hüzünlü Orospularım, Kırmızı Pazartesi ve Kolera Günlerinde Aşk.. Okuduğum en güzel romanlar olan bu kitapların ortak paydası Gabriel Garcia Marquez imzalı olmaları. Kolara Günlerinde Aşk‘ın beyaz perdeye uyarlanacağını duyduğumda içimi tarifsiz bir duygu kaplamıştı.  Uzunca bir süredir aşka doyulası bir film izlememiştim ve tüm bu duygu birikimimi bu filme saklamıştım. Ancak ne büyük [...]

Ömür Hanım ve Düşündürdükleri @ 14-03-2008 16:17
Şükrü Erbaş, yeterince uzun olduğu için bu yazıdan bağımsız olarak eklediğim Ömür Hanımla Güz Konuşmaları’nda yaşamının son demlerinde olan birinin cümlelerini kullansa da sıkı sıkıya hayata bağlılığın metnini okuyorum her seferinde. Cümlelerin saklı kalmış köşelerine ittiği o hayat belirtileri, o yaşanmışlıklara duyulan özlem,  her bir yaşımla beraber daha çok hafızama kazınıyor. Yaşanılan her günün yazıldığı hane giderek [...]

Ömür Hanımla Güz Konuşmaları @ 14-03-2008 15:26
 …Ve güz geldi Ömür hanım. Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. Yağmur ha yağdı ha yağacak. İncecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin. Hüznün bütün koşulları hazır. Nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan. Kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı… ve yüzüm ömrümün atlası; düzlükleri bunaltı, yükseklikleri korku, uçurumları [...]

Ahkam Kuşu : Blog nasıl yazılır? @ 12-03-2008 13:57
Günlerdir korkak bir kız çocuğu gibi davranışımla paralel giden bir mutsuzluk hakimdi hayatıma. Aynı anda hem korku, hem özlem, hem mutsuzluk yakama yapışmıştı. Öyle ki cümleler ağzımdan birer birer çıkıyor, adeta Vodafone reklamında hissediyordum kendimi. (Anne ben Afrika’ya taşınıyorum. - Ay çok uzak.) Bu girişi de “İyi bir blogcu nasıl olur?” başlıklı gereksiz listelerin gazıyla yazıyorum. [...]

August Rush, Sadece hisset.. @ 12-03-2008 00:52
Hangi dilde olursa olsun duyguların en iyi ifade biçimidir müzik. Hayata apayrı bir pencereden bakar müziğin içinde yaşayanlar. Öyle bir tutku ki bu, diğer herşeyden bağımsız bir biçimde bir o kadar da herşeyle tamamen bağlantılı olarak hayatı yönlendirebiliyor. Müziğin tutkuya dönüştüğü o anlardan bahsediyorum; kelime bulamayan duygularımızın bir müzik eşliğinde nasıl kendilerini ele verdiğinden… Bana hep böyle olur. Sus-pus olduğum [...]

Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street @ 10-03-2008 13:21
Gerek tartışılamaz Johnny Deep tutkum,  gerek Corpse Bride‘den sonra daha çok şiddetlenen Tim Burton hayranlığım, gerekse de Wykkacığımın karşı konulamayacak kadar değerli olan önerileri üzerine bir süredir izlemeyi ertelediğim Sweeney Tood ile önceki gece buluşabildim. Filmi oluşturan sahnelerin bir çoğunun “kan ve vahşet” içermesi son günlerdeki hissiyatıma tamamen ayrıkıydı. Kendimi bu filme “uygun” hisseder hissetmez [...]

Kızkıza Gezelim Bu Gece @ 08-03-2008 14:58
Hiçbir zaman hemcinslerinden rahatsızlık duyan bir kadın olmadım ben. Aksine kızkardeşlerim hayattaki diğer çoğu şeyden değerlidirler. Genellikle medya ve mahalle kültürü sağolsun bu hislerimi alaşağı etmek konusunda son derece başarılılar. Medyadaki bir çok kadının tuhaf hallerine bir de mahalledeki kadınların anlamsız hareketleri eklenince ve bunlar normalmiş gibi durdukça haliyle ben de hemcinslerinden hoşlanmayan bir görüntü [...]

Aforizma IV : Yokluğunda Çok Kitap Okudum @ 06-03-2008 00:50
Eflâtun rengi hayaller kuran bir “suskun”un sözleriyle özledim ilkin seni. Satırlar akıp giderken neyi dinlediğimi, neyi işittiğimi neyi görüp neleri görmezden geldiğimi sorguladım bolca. Sessizliğin evreninden İhsan Oktay Anar’ın düş dünyasına duhûl ederek suskunluklarını bozanlar, gelip senin sesine büründüğünde kalemin kağıda aşkı dirildi, ses verdi günebakan çiçeği başını uzattığı o yerden. Sesini özlediğim o saatte,  zıtlıkların [...]

Pazar Müziği : Derya Köroğlu - Mete Özgencil @ 04-03-2008 12:52
İki adam, iki müzisyen.. Derya Köroğlu ve Mete Özgencil bu Pazar gününe sesleri ve müzikleriyle eşlik ettiler. Gönül, kendilerini  sadece pazar günlerine sıkıştırmaktan yana olmasa da onları özel yapanın bu olduğunu düşünüp bunla yetiniyorum.  Bu iki adamı çok uzun senelerden beri severim. Derya Köroğlu’yu küçükken İlhan Şeşen ile karıştırıyor oluşum ile değerlendirmemeliyiz müzik kültürümü. Şüphesiz ki bunun [...]

Jack Nicholson’ın Guguk Kuşu (One Flew Over the Cuckoo’s Nest) @ 28-02-2008 14:00
Jack Nicholson‘ın o güzel bakışına, gülüşüne ve oyunculuğuna hayran olalım diye 1975 yılında çekilmiş bir film var, belki bilirsiniz,  Guguk Kuşu (One Flew Over the Cuckoo’s Nest). Açıkcası ben bilmiyordum, epey geriden takip ettiğim “kült film kültürüm” var malum. Beğenmezsem bile Jack Nicholson’a bakar oyalanırım diye izlediğim bir filmdi kendisi. Ken Kesey‘in aynı adlı kitabından sinemaya [...]

Aklıma Takılan @ 26-02-2008 16:25
Teoman, şarkılarını katletmesi için birilerini bir araya getirmiş ve bir albüm çıkartmış. Şahsi kanaatim Teoman’ın bunu yapmaktaki tek amacının kendini beğenmişliği olduğu yönünde. Kendini beğenmiş Teoman bu albümle bizlere “bakın ben ne süper söylüyorum, hadi kıymetimi bilin” mesajı vermek istiyor inceden inceden.  Bu hareketi Nejat İşler‘den de bekliyorum. Misal gitsin Keremcem’i alsın Bıçak Sırtı dizi setine götürüp [...]

Bir KIL YUMAĞI olarak Recep İvedik @ 24-02-2008 01:51
Kendisini bir sinema filmi olarak nitelendirmek bu klasmanda bulunan bir çok filme ayıp etmek olacaktır ki bunu yapmayı istemeyiz kesinlikle. Bir kıl yumağı olarak düşündüğümüzde de, evet son derece iğrençti. Hakkını yememek lazım.

Google Uygulamaları, IGoogle ve Merush Gadget @ 21-02-2008 23:42
Başlıktan teknik konulara gireceğim anlaşılmasın hemen. Bu sayfayı bir süredir takip ediyorsanız bilirsiniz ki teknik bilgiler yer almaz burada. İşimden uzak tuttuğum bir yer benim için burası. Madem ki sevdiğim, hayranlık duyduğum şeyleri paylaşıyorum burada neden Google ile olan ilişkimden bahsetmeyeyim diye düşündüm. Evet Google’ı seviyorum, aramızda çok derin bağlar var. Gmail ile başlayıp Google Reader [...]

Süperstar Ajda Pekkan @ 21-02-2008 00:54
Aysel Gürel‘in ölümüne şüphesiz ki ben de çok üzüldüm. Ancak aklıma ilk gelen soru “Ya Ajda da ölürse?” olduğu için kendimi çok daha kötü hissettim. Madem kendisine bu kadar hayranım ve madem Google’da Ajda Pekkan arandığında ilk sırada çıkmak gibi fantezilerim var bu akşamı kendisine ayırdım ve  bir Ajda Pekkan playlisti ekliyorum aşağıya. İyi dinlemeler. Kimse dinlemezse [...]

Aforizma III @ 18-02-2008 22:32
 -ön sızı- İçinde (u)mutsuzluk, özlem, gözyaşı, hastalık geçen cümlelerimi hangi gemiye beraber yaktım şimdi hatırlamıyorum. Bazen en ihtiyaç duyduğum kelimeler onlar oluyor, bazen uzanmak istiyorum, anlatmak istiyorum derdimi onları gelişigüzel yerleştirerek; bulamıyorum yerinde. Bazen “iyi ki yoklar” diyorum, bazen yokluklarına ağlıyorum. Huzursuz bir gündü Sinirle söylenmiş sözlerin üzerinde bir tozdur aşk… Havaya sıkılan bir kurşundur sert bakışların.. Söküp [...]

El Laberinto del Fauno, “Gerçekler sizi sardığında, tek sığınağınız hayal gücünüzdür” @ 13-02-2008 12:24
Peri masalları çocukluğumdan bu yana hep ilgimi çekmiştir. Ancak içinde kan ve savaş geçen bir peri masalını tercih eder miydim, hiç düşünmemiştim. Peri masalı dediğin yemyeşil bir vadide, uçuşan etekleriyle koşturan peri kızları ile olurdu. Peri kızını hiç çamura bulanmış üzerinde böcekler gezinirken düşünmemiştim. Tam bu noktada Pan’ın Labirenti (El Laberinto del Fauno) bir tokat gibi [...]

Aklıma gelenleri söylemem lazım @ 09-02-2008 10:49
Şubat ayı üzerimde adeta bir Ağustos mayışması etkisi yaratırken bir yanım da sürekli bu duruma çemkirmekle mesgul.  Konuya hakim olmak adına ne zamandır Cumartesi günlerini es geçtiğimi hatırlatır, bu güzel Cumartesi sabahını Merush Hanım’ın saçmalıklarına ayırmaktan memnuniyet duyarım.  Umarım yazının sonlarına doğru reytingleri alt üst edecek bir şarkı sözünü veyahut şarkıcıyı dilime dolayabilirim. (bkz: Yalın [...]

Siz sorun Meruş cevaplasın @ 06-02-2008 14:45
Fleneur, olmasını istediğim makul ve mantıksız şeyler ile bir daha dünyaya gelsem ne istediğime dair mimlemiş beni.  Genellikle hayatımla ilgili net cümlelere yer vermiyorum yazdıklarımda ama bu seferlik ortaya birşeyler döktürebilirim belki diye başladım yazmaya.. Yapmak istediklerimi mantıklı ya da mantıksız diye ayırmıyorum, Çok uç noktalarda olmadığım için isteklerim de genellikle başedebileceğim ölçülerde oluyor. Yapmak istediklerim, (belki [...]

Suskun şair, Turgut Uyar @ 03-02-2008 21:22
Bir Turgut Uyar (1927 - 1985) derlemesi.. Turgut Uyar şairler arasında hakkında çok fazla yazılıp çizilen biri olmadı yaşadığı süre boyunca. Çok aramak isterseniz 1927 yılında Ankara’da doğduğunu askeri bir eğitim gördüğünü ve sonra askeriyeden ayrılıp İstanbul’a yerleştiğini , 1985 yılında da hayatını kaybettiğini öğrenirsiniz. Sesi soluğu çıkmayan bir şairdi. Şiirseverler arasında hep özel bir yeri olmuştur [...]

Merush Blog

Date: 27.10.2007
Viewed: 226
Category: Personal
Tag: merush blog

Share
Report


Related RSSes
Personal - Devr-i Selin
Date: 27.10.2007
Viewed: 367
Personal - sya2001
Date: 27.10.2007
Viewed: 3058
Personal - ayın karanlık yüzü
Date: 27.10.2007
Viewed: 306
   
Olmazmi.com