The largest and the best home page
Olmazmi search
tr
en
home page sites rsses
   
 There are thousands of videos in Videovarmi.com Click here to go Videovarmi.com.

Design - Meneksetasarim.blogspot.com RSS

RESTORASYON PROJELERİMİZ @ 01-12-2008 00:08
uygulamalardan bir örnek

Daha önce burada sizlere Kemaliye' deki tescilli tarihi 5 ev için hazırladığımız projelerden bahsetmiştim. 2008 yılı yazında bu evlerin restorasyon projelerini takip ediyorduk. Uygulamalar bizlerin denetiminde , mahalli ustaların özverili işçiliğinde, ev sahiplerinin kişisel çabalarıyla hızlı bir şekilde tamamlandı. Böylece Kemaliye de bir ilk gerçekleşti ve Kemaliye’ mizin eşi bulunmayan özgün sivil mimarlık örneklerinden ilk grubun Kültür Bakanlığı yardımı ile korunması ve onarılması için gerekenler yerine getirilmiş oldu.

Yapılan yardımın miktarı tabii ki Kemaliye evlerinin mimari özelliği, işçiliği, malzemesi ve büyüklüğü düşünüldüğünde yeterli değildi. Ama şimdiye kadar ev sahiplerinin kendi olanaklarıyla korumaya çalıştıkları yaklaşık 100-300 yıllık eserlerimizin belli bir süre daha korunabilmesi için önemli bir katkı sağlamış oldu. Çatı kaplamaları değiştirildi, cephe ahşap kaplamaları onarıldı, bazı kapılar ve pencere doğramaları yenilendi. Böylece evlerin çehreleri değişti.

Bu sene de mimari özelliği ve doğasıyla her geçen gün hakettiği ilgi ve özenin gösterilmeye başlandığı Kemaliye' nin tarihi dokusunun korumasına katkı sağlamak için çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Yine önemli ve değerli 8 evin daha onarılması amacıyla proje çalışmalarımızı tamamladık. 5 ay süren zorlu ve detaylı proje çalışması döneminden sonra T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ na sunduğumuz dosyamız onaylandı ve bu evler de restorasyon için yardım almaya hak kazandılar. Bütün bu gelişmelerden sonra yerel halkın sonuçlanan somut restorasyon çalışmalarını görüp etkilendiklerini farkettim. Bizlerin ve koruma bilincine sahip halkın her geçen yıl yapacağı çalışmalar ile; yıllardır doğası ,evleri ve kültürülye adından söz edilen Kemaliye, çok yakında Türkiye' nin sayılı açık hava müzelerinden biri haline getirecektir.





@ 28-09-2008 17:16



@ 23-09-2008 22:26








Ulusal İçmimarlık Sempozyumu: Mekan Tasarımında Geleceğe Yönelik Yaklaşımlar @ 23-09-2008 22:11
İçmimarlık alanında yaşanan gelişmeleri çok boyutlu ortak bir platformda toplayarak tartışmaya açmak, mesleki ve akademik anlamda bilgi paylaşımını güçlendirerek desteklemek amacı ile Ekim 2008'den başlayarak iki yılda bir düzenlenmesi planlanan "Ulusal İçmimarlık Sempozyumları"nın ilki, bu alanda köklü bir geçmişe sahip ve konusunda ilk meslek insanlarını yetiştiren bir kurum olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, İç Mimarlık Bölümü tarafından 22-24 Ekim 2008 tarihlerinde M.S.G.S.Ü. Oditoryumunda gerçekleştirilecek.Teması "Mekan Tasarımında Geleceğe Yönelik Yaklaşımlar" olarak belirlenen sempozyumun ana tema kapsamında; teknoloji, estetik, malzeme, kuram ve sürdürülebilirlik alt başlıklarını içeren konularda çalışma ve görüşlerini paylaşmak üzere, ilgili disiplinlerde faaliyet gösteren akademik ve profesyonel tüm meslek insanları, bildiri ve projeleri ile sempozyumda yer alacaklar.


Yeni restorasyon projeleri @ 23-07-2008 14:18
aşağı umutlu köyünden dönüş
bir yorgunluk anı :)

Geçen sene olduğu gibi bu sene de Kemaliye' de Kültür Bakanlığı tarafından restore edilmek üzere seçilen evlerin projelerine başladık. Ön çalışma ve rölöve alımı için geçen hafta Kemaliye'deydik. Projelendireceğimiz evlerin hepsi de birbirinden farklı mimari özelliklere, detaylı ahşap işçiliklerine sahipti. Evlerin büyüklüğünün yanısıra ,çoğu yıllardır kapalı durumda olduğu için ölçü almak hiç kolay olmadı. Ama 9 günlük yoğun çalışma sonucunda işimizi tamamladık. Boş zamanlarda gezdik,davetlere katıldık ve yine güzel anılarla Kemaliye'den döndük.


İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ÇOCUK MERKEZ LABORATUARI DEKORASYON PROJESİ @ 11-07-2008 13:40
Uzun bir aradan sonra merhaba... İş yoğunluğu, bahar ve yazın gelişinin bünyede yarattığı gevşeme derken bloğumuza epeyce ara vermişim.

Bu arada İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Ana Bilim Dalı Merkez Laboratuarı dekorasyon projesini yapıyordum. Yaklaşık 2 aydır süren çalışmamız nihayet sonuçlandı. Detaylı görüşmeler sonucu hazırladığım proje ve yaptığımız uygulama başarılı bir şekilde tamamlanarak hastane çalışanları tarafından da büyük takdir ve beğeni kazandı. Mekanın düzenlemesinde önceliği doğru planlamaya verdim. Doğru işleyen plandan sonra pozitif enerji verecek renkler kullanmaya, yoğun kullanımdan etkilenmeyecek malzemeler seçmeye özen gösterdim. Bildiğimiz hastane önyargısından uzak, doktorların uzun mesailerini verecekleri bu iş ortamlarına evlerinde gibi hissedecekleri sıcak bir hava vermeye çalıştım. Bu çalışma sırasında Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr.Feyza Darendeliler ve Dr.Firdevs Baş 'ı ve Bilim Dalı'nın diğer çalışanlarını tanımaktan çok memnun oldum. Artık daha zevkle çalışacakları yeni mekanlarında ,başarılı çalışmalarını sürdürmelerini diliyorum.








SİNAN' A SAYGI FOTOĞRAF YARIŞMASI @ 27-03-2008 19:37


Bugün Çekül Vakfı ve Multi Turkmall desteğiyle düzenlenen "Sinan' a Saygı Fotoğraf Yarışması" nın Ayasofya Müzesi' ndeki ödül töreni yapıldı. Aslında bu yarışma ve devamında açılan fotoğraf sergisi Çekül Vakfı' nın Sinan eserlerine yönelik yapmayı planladığı çalışmalarından sadece biriydi.

Büyük usta Mimar Sinan' ın eserleri, üniversite öğrenimi sırasında ve sonraki iş tecrübelerinde esin kaynaklarımız olmuştur. Oluşturduğu her yapı müthiş bir zeka, işçilik ve kabiliyet ürünüdür. Fotoğraf sanatçısı gözüyle bakınca da ortaya çok farklı ve başarılı sonuçlar çıkmıştı. Yapıların şehir içideki duruşu, insanlarla ilişkileri ve aldıkları hasarlar da görülebiliyordu. Tabii Ayasofya' daki sergiyi gezerken farkettim ki günlük modern hayatın koşturması içinde etrafımızdaki sanat eserlerine gereken ilgiyi göstermiyoruz; yabancıların binlerce kilometre uzaktan gelip incelediği ve bizim içinde yaşadığımız şehirde bulunan eserleri yeterli sıklıkta ziyaret etmiyoruz.

Not: Sergiyi 6 Nisan' a kadar gezebilirsiniz. Özellikle mimarlığa ve fotoğrafa meraklı olanlarınızın görmesini tavsiye ederim. Sultanahmet' e de uzun zamandır gitmediyseniz tarihi köftecide yemek yiyebilir, müzeleri gezebilir ve hatta zamanınız varsa biraz aşağıya inerek Cağaloğlu' ndaki kitapçılara ve Kapalıçarşı' ya bile uğrayabilirsiniz.


@ 17-03-2008 17:04
Yeni yılla beraber ürün çeşitlerimizde yenilikler yapmıştık.Biraz gecikmeli olarak ofisimizdeki yeni düzenlemelere ait fotoğrafları sizinle paylaşmak istedim.Yeşiller,doreler, morlar,kırmızılar kısacası yine renkli yine farklı aksesuarlarımız var. Devamı için dükkanımıza bekliyorum.




BAHAR DALI @ 17-03-2008 16:24

Bahar geldi ,ağaçlar çiçek açtı nihayet...Ama bugün, sokağımızdaki çiçekli ağaçlardan birini budamışlar ne yazık ki. Ben de yerdeki dallardan bir kısmını alıp ,vazoya koydum. Mis gibi kokusu hemen ofisi sardı bile.


Türk İşkadınları Rehberi' ndeyiz... @ 06-03-2008 17:42
İlk defa yayınlanan Türk İş Kadınları Rehberi bugün elime ulaştı. Biz de Menekşe Tasarım olarak bu kaynak içinde tanıtım sayfamız,reklam sayfası ve tanıtım filmimiz ile yer alıyoruz Hemen hemen her sektörden kendi alanında başarılı kadın girişimcilerin yer aldığı bu kaynak, içeriği ve görselliğiyle gerçekten de başarılı bir çalışma olmuş. Tanıtımı ve dağıtımı da yeterli düzeyde yapıldığında bu rehber hem kişilerin ve firmaların hedef kitlelerine ulaşmasını sağlayacak, hem de kadınlar arası dayanışmayı güçlendirecektir.


Almanak 2007 @ 31-01-2008 12:32
Yapı Endüstri Merkezi web sitesinde bir almanak yayınlamaya başladı. 2007 yılına ait önemli haberleri,etkinlikleri,sektörel haberleri,duyuruları görebileceğiniz almanakta olaylar konu başlıklarına yada tarihe göre seçilip sıralanabiliyor.Yapı Endüstri Merkezi' nin her zamanki gibi sektöre yönelik başarılı çalışmalarından biri daha. Meslektaşlarımın faydalanacağını düşünüyorum.www.yapi.com.tr


@ 28-12-2007 22:01





@ 19-12-2007 21:18



Zaha Hadid @ 21-11-2007 13:11
Arkitera tarafından organizasyonu yapılan Zaha Hadid Konferansı İşkuleleri’nde yapıldı. Çoğunluğu tasarım öğrencisi ve yeni mezunlardan oluşan topluluk yaklaşık 2000 kişiydi ve davetiyeli azınlıktan biri de bendim. Mimarın yorgunluğu yüzünden okunuyordu, 1 saatlik zamanda kısaca yaptığı projelerin üzerinden geçebildi ve 1-2 soruyu cevapladı. Tabii tasarımlar etkileyici. Zaha Hadid belli bir tarzı oturtmuş, doğadan esinlenerek oluşturduğu organik şekillerle taşıyıcı sistemi mükemmel bir şekilde bağdaştırmış. Irmaklardan, patikalardan hatta çöldeki kum tepelerinden esinlenerek oluşturduğu formlarla kendine bir yol çizmiş ve bu alanda en mükemmeli yakalamaya çalışıyor. Ama büyük araziler üzerine yapılan, yandaki binalar ile ilişkilerin kısıtlamadığı, maddi olanakların sonuna kadar kullanıldığı projeler bize “Oo,bu şartlar Türkiye’de de olsa neler yapılır?” duygusunu uyandırıyor. Bu noktada şu soru akla geliyor. Tarz yaratmak adına aynı biçimleri kullanmak ve kendini tekrar etmek arasındaki ince çizgi nedir? Ama yine de Zaha Hadid’ in başarısı inkar edilemez, şehir planlamasındaki uzmanlığı tartışılmaz. Özellikle İstanbul-Kartal için düşünülen sağlıklaştırma projesi gerçekleşirse şehrimiz için güzel bir değişim olacaktır. Son zamanlarda mobilya tasarımları da yapıyor ama bence biraz hafif kalıyorlar. Mimari alandaki başarılarını gölgeler diye düşünüyorum.


ERZURUM @ 12-11-2007 12:53
Zorlu çalışmalarımız nihayet sonuçlandı ve projeler kurul tarafından kabul edildi. Hangi projeler mi? Şu yazıda biraz bahsettiğim rölöve projeleri. 2,5 aylık çalışma, çıkan terslikler, bilgisayarların kilitlenmesi, uykusuz geceler bitmişti fakat macera Erzurum’da da devam etti. Gittiğimiz gün yağmurlu fakat açık bir hava vardı. Akşam meşhur cağ kebabının, kadayıf dolmasının tadına baktık. Erzurum evlerini gezdik, kahvelerimizi içtik. Sabah Palandöken’ e ve Taşhan’ a gitme planları yaparak odalarımıza döndük. Ama ertesi sabah gözümüzü açtığımızda, gece başlayan kar yağışı sonucunda her yer bembeyazdı, göz gözü görmüyordu. Ve öğlen olmadan kar seviyesi iyice yükseldi. Ana caddeler bile kapandı, arabayla ulaşım bir yana yürümek bile iyice zorlaştı. Oysa gelmişken Palandöken’e çıkmayı, çifte minareli hanı ve taşhanı görmeyi istiyordum. (Gerçi taş hana son yarım saatlik boşlukta uğrayabildim ama Palandöken için ayrı bir tur yapmak lazım, öyle ayaküstü görüp gitmek olmaz. ) Ama planların gerçekleşememiş olması neşemizi bozamazdı. Yılın ilk karını , en doğal ve tertemiz haliyle gördüm. Ve en önemlisi de; bir gün önce katıldığımız kurul toplantısındaki keyifli ortamın izleri hala yüzümüzdeydi. Tabii ki zorlu bir toplantıydı. Önümüzdekiler, detaylı çalışılmış olması beklenen işlerdi ve karşımızda il idare kurulundan uzmanlar, İzmir 9 Eylül Üniversitesi’ nden mimarlar ve Yıldız Üniversitesi’ nden profesörler bulunuyordu. Projelerimizi anlatıp evlerin özellikleri hakkında bilgi verdik. Küçük eksikleri dışında çizdiğim projeler çok beğenildi. Mimar üyeler detaylı ve başarılı bir çalışma olduğundan bahsedip arşivleri için projelerin kopyalarını aldılar. Teşekkürlerle, Kemaliye’ ye ve Kemaliye insanıyla ilgili hayranlık sözleriyle uğurlandık. Aslında aynı gün İstanbul’ a dönmeyi planlamıştım fakat Erzurum’ dan yapılacak olan uçuşların iptaliyle kendimi Kemaliye’ de buldum. Artık Erzurum-Erzincan-Kemaliye arasındaki bu 3 günlük kısa tatilin verdiği enerjiyle ve tertemiz kar havasını soluyarak metropolümüze dönmeyi umuyorum. İstanbul’ un da hali başka…


İç mimar mı ? Ne gerek var... @ 23-10-2007 18:40
Mesleğimi çok sevmemin en önemli sebeplerinden birini bugün bir müşteriyle sohbet sırasında tekrar hatırladım. İnsanların içinde bulunmaktan zevk aldığı, huzurlu, yorucu olmayan mekanlar yaratma isteği... ve başarıldığında duyulan memnuniyet sözleri.
Önümde yeni tanıştığım bir bayana ait evin fotoğrafı var. Daracık bir antreden sonra ulaşılan büyük bir salon, insan boyutlarını aşan dolaplar, tasarımına özenilmiş fakat ışığın yanlış açıdan geldiği televizyon köşesi, odanın tarzına uymayan bir halı... Müşteri mutsuz. Aylarca dergilere bakıp kendi çabalarıyla özenerek yaptırdığı ve 1 ay yaşamaya katlanabildiği bu oturma odasını sevmiyor. Bilenler bilir. Bitmiş işi düzeltmek yeniden yapmaktan 10 kat daha zordur. Ama acil çözüm bulmalıyız.
İç mimarın görevi, yıllardır aldığı eğitimin en önemli amaçlarından biri; işlevlerle doğru ölçüleri buluşturmak ve zevkini konuşturup " güzel " alanlar oluşturmaktır. Zamanlarımızın çoğunun kapalı mekanlarda geçtiğini düşünürsek, mekan düzenlemelerinin ruh halimizi ve yaptığımız işi doğrudan etkilediğini inkar edemeyiz.
Yapılan iş konut ise sıkıntılı bir günün ardından gittiğinizde yüzde yüz rahat etmelisiniz. Odanız iyi uyku uyumanızı sağlayacak derecede ışık almalı, yatağınızın yönü doğru, gardrobunuz sabah aceleyle aradığınızı bulmanızı sağlayacak kadar iyi organize edilmiş olmalı. Ofisiniz rutin işlerinizin haricinde bir de planlamasıyla sizi yormamalı. Fotokopi makinasına ulaşmak engelli koşuya dönüşmesin, arkanızdaki dolaptan evrak almak için beliniz kolunuz ağrımasın, renkler sektörünüzü yansıtsın...
Yada bir toplantıdasınız, sohbet sürüyor, karşınızdakilerle iletişiminiz iyi ama yolunda gitmeyen birşeyler var. Işık yanlış yerden mi geliyor, koltuk mu rahatsız, renkler mi sıkıcı ? Sebebi herkesin ilk bakışta bulması mümkün değil. Zaten bir kesime çok kolay gelen mesleğimizin önemi iş bittikten, mekanın içinde yaşamaya başladıktan sonra anlaşılıyor ki o zaman da" geçmiş olsun "
Şimdi ben önümdeki fotoğraftaki yeni halıyı mı değiştirin diyeyim, yeni yapılan dolapları mı kaldırın? Biraz düşüneyim en iyisi....


Taşlar arasında yaşam - Kapadokya @ 21-10-2007 13:59
Uykuya hasret kaldığım şu proje döneminde biraz mekan değişikliği olsun, kafalar dağılsın, dinlenilsin diye büyük hevesle gittim Kapadokya'ya. Ama dinlenmek şöyle dursun " şimdi sırasımıymış","beterin beteri varmış","otursaydın ya oturduğun yerde" diye söylenerek geri döndüm. Sabahları sürünerek kalkıp 7' de başladığımız, akşamları oteldeki yemeğe yetişemeden döndüğümüz, ayakların isyan ettiği 4 günlük sıkıştırılmış program gerçekten dolu doluydu. Vicdan azabı çekmeyeyim diye üzerinde düzeltmeler yaparım hevesiyle yanımda götürdüğüm ozalitler, hiç açılamadan bavulun bir köşesinde dolaştı durdu benimle. Herşeye rağmen Kapadokya mutlaka görülmesi gereken bir yer. Müthiş bir yerşekli ve yaşam tarzına sahip...Yer altı şehirleri ve peribacaları içindeki düzenlemeleri görünce bizim kullandığımız bazı detayların yüzyıllar önce çözüldüğünü gördüm. Erciyes Dağının volkanik etkileriyle başlayan bir medeniyet, insanların doğayla mücadele azmi, düşmana karşı korunma içgüdüsüyle ortaya çıkan mimari, bitki örtüsünün fakirliği karşısında gelişen bir şarap kültürü...hepsinden alınacak bir ders var. Görmeyenlere ilkbahar ve sonbaharda gitmelerini tavsiye ederim. Uçhisar'da güneşin batışını seyretmek, bir el sanatları atölyesinde çömlek yapmayı denemek, yeraltı şehrini gezmek ve zaman varsa Erciyes' e gitmek mutlaka yapılması gerekenler arasında...


5 Adet Tarihi Ev Rölövesi @ 05-10-2007 13:08
Bir süredir Kültür Bakanlığı tarafından ödenek verilecek olan 5 tarihi evin restorasyon projelerini hazırlıyorum. Daha önce de benzer projeler ve uygulamalar hazırlamıştım. Fakat bu sefer hem kurula teslim edeceğimiz sürenin çok kısıtlı olması, hem de proje sayısının fazla olması biraz sancılı günler geçirmeme sebep oldu. Yaklaşık 15 gündür gecem gündüzüm çizim yapmakla geçiyor diyebilirim. Ama tamamlandığında, yöremizin mimari özelliklerini yansıtan 3 sokağı kapsayan güzel bir iş olacağını düşündükçe seviniyorum.
Bu arada Eylül ayı sonuna kadar hayata geçirmeyi planladığım aksesuar tasarımlarım, dergilere çekim için gönderilmesi gereken ürünler ve yeni siparişlerimiz vardı. Bunları biraz ertelemek zorunda kaldım. Bloğuma da istediğimin zamanı ayıramadım. Ekim ayının 10' u gibi projeleri teslim etmiş olacağım ve koruma kurulu tarafından ilk kontrolleri yapılacak. Ve rahatlamış olarak bekleyen işleri hayata geçireceğim. Mağazamız da yeni bir vitrin düzeni ve orjinal aksesuarlarla yenilenmiş olacak. Çok yakında ...:)

@ 30-09-2007 00:44

Geçen sene ilki yapılan Kültür Bakanlığı 2006 yılı Ulusal Mimarlık Koruma Ödülleri Mimarlık Yarışması' nda " meydan düzenlemesi " projemizle başarı ödülü almıştık. Bu sene de 2007 yılı Ulusal Mimarlık Yarışması' na hazırladığım yeni bir projeyle katıldık. Bu sefer konumuz " sokak sağlıklaştırma ve hamam restorasyonu ". Sunumlarımızı geçen hafta kargoyla bakanlığa gönderdim. Şimdi sıra Kasım ortalarında açıklanacak olan sonuçları beklemekte. Tabii ki detayları zamanı geldiğinde sizlerle paylaşacağım. Umarım çalışmalarımız bu sene de başarılı bulunur.


İstinye Park @ 24-09-2007 14:04
Merakla beklediğimiz İstinye Park Alışveriş Merkezi nihayet açıldı. Resmi açılışı Ekim ayı sonunda olacakmış fakat şu anda da girip gezilebiliyor. Bu tesise alışveriş merkezi demek haksızlık olur herhalde. Öncelikle çok büyük bir alana konumlanmış ve klasik alışveriş merkezi anlayışının dışına çıkarak bir kasaba havasında hazırlanmış projesi ile benzerlerinden büyük farkları var. Yerli yabancı birçok marka ve Türkiye' ye ilk defa gelen firmalara ait yaklaşık 300 mağaza bulunuyor. Bunun yanında nostaljik pazar yeri, içinde bakkal, manav, balıkçı gibi küçük esnafın bulunduğu Kadıköy ve Beşiktaş Çarşısı' na benzer çarşı alanları gibi bölümler de oluşturulmuş. Doğal bir ortam oluşturmak için bolca bitki kullanılmış. İstiklal Caddesi' ne benzeyen ana caddeye arabanızı park edip gezintiye başlayabiliyorsunuz, alışveriş merkezi içindeki 40 'a yakın restoranda soluklanabiliyorsunuz.Esprili bir web sitesi de hazırlamışlar,şu adresten ziyaret edebilirsiniz.
İstanbul' un nüfusu arttıkça ve mesafeler uzadıkça her semte böyle bir merkez gerekecek gibi gözüküyor. Kadıköy Çarşısı' nı, İstiklal Caddesi' ni mi özlediniz? Yanıbaşınızdaki alışveriş merkezinde biraz olsun özleminizi giderebilirsiniz.


2008 iç mekan trendleri @ 20-09-2007 21:03
2008 yılının iç mekan trendlerinden artık biraz bahsetmenin zamanı geldi. Genellikle tekstil alanında olduğu gibi mimaride de "trend" olanı, tamamen moda kurbanı olmadan az yada çok kullanmayı seviyoruz...Sanırım önemli olan neyi nerede kullanacağını bilmek, sadelikten uzaklaşmadan detaylarla fark yaratmak. Ve kullandıklarımızı kişiliğimize, yaşam tarzımıza yakıştırabilmek.

İşte 2008' de iç mekan tasarımında kullanılacağı öngörülen 3 farklı tema.Fikriniz olsun:)

1-Zamansızlık ve Sadelik: Gri, gri-mavi, gri-yeşil ve beyaz rengin hakim olduğu mekanlar, sade hatlar son yılların tasarım anlayışının en belirgin özelliği olma yolunda. Özellikle grinin etkisinin 2- 3 yıl daha süreceği konuşuluyor.
2-Etnik: Pekin' de yapılacak olan Beijing Olimpiyatlarının da tetiklemesiyle etnik tarz için büyük bir pazar oluşacağa benziyor. Son yıllarda nereye dönersek karşımıza çıkan Hint işleri, Çin işleri, Rus işleri artarak piyasayı kaplamaya devam edecekler ne yazık ki...
3-Tabiat: 2008' in en baskın trendi. Doğal malzemeler( hasırlar,taşlar,kabuklar) hep hayatımızdaydı ama yine olacaklar. Sık sık telafuz ettiğimiz küresel ısınma, susuzluk, organik, doğal, bitkisel gibi kavramlarla popülerleşen "doğal yaşam arzusu" , tasarımlarda ve mekanlarda da etkisini gösterecek. Yeşil, doğal tonlar, bitkisel dokular bol bol kullanılacak.


Mimarın baş tacı programları @ 19-09-2007 15:51
1-çizmek için Autocad (alternatifi idecad, ocad bucad)
2-modellemek için 3dsmax (alternatifi Maya, rhino, cinema 4d, sketch-up)
3-sıkıntıdan patlamamak için msn messenger (skype falan da olur)
4-hataları eksikleri kapatmak için photoshop (alternatifi yok)
5-bitirilen çalışmayı müşteriye yollamak için ms office-outlook (openoffice demeyin bana)

( ilk5 ten alıntıdır )

tamamen doğru bir liste...
tabii programların yanında mimarda sabır ve yetenek te olursa iyi olur :)

Kentler çocuklarındır..! @ 17-09-2007 22:02
Bizim de gönüllü olarak etkinliklerine katıldığımız ve tarihi dokuyu koruma çalışmalarına projelerimizle destek olduğumuz Çekül Vakfı çalışmalarına devam ediyor.ÇEKÜL Vakfı’nın 2003 yılında UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’nun desteğiyle başlattığı “Kentler Çocuklarındır Kültürel Eğitim Programı” 2007 yılı uygulamaları geçtiğimiz günlerde sona erdi. Çocukların kentlilik bilincinin ve kültürel kimlik duygusunun gelişmesi, yaşadıkları kentin kültürel zenginliğinin farkına varmaları amacıyla ÇEKÜL, 2007 yılında Tarihi Kentler Birliği ile işbirliği yaparak, Tarihi Kentler Birliği’ne üye altı kentte eğitim programını uyguladı. Konusunda uzman eğitmenler tarafından yapılan sunumlar ve etkinliklerle öğrenciler, üç gün boyunca kentlerinin tarihi, coğrafi, arkeolojik, mimari ve folklorik özelliklerini öğrendiler. Muğla, Şanlıurfa, Kayseri, Amasya, Midyat ve Kars kentlerinde yapılan eğitimlerde toplam 116 çocuk kentlerinin “kültür elçisi” oldular. “Kentler Çocuklarındır Kültürel Eğitim Programı”, yıl içerisinde her kentte farklı zamanlarda uygulandı.
2007 yılı çalışmalarına, İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü’nden on iki öğrenci gönüllü eğitimci olarak katıldı. Ayrıca ÇEKÜL Vakfı’nın yereldeki temsilcileri, Tarihi Kentler Birliği’ne üye belediyelerin başkanları ve çalışanları eğitim programına kesintisiz destek verdiler. Eğitimin kısa bir süre önce sona ermesine rağmen, şu anda altı kentteki “kültür elçileri”nin çalışmaları devam ediyor. “Kültür elçileri” belirli aralıklarla bir araya gelerek neler yapabileceklerini planlıyorlar ve yeni projeler üretiyorlar.


" Beyaz " yalan söylemez @ 13-09-2007 18:36
Beyazı oldum olası severim. Beyaz dürüsttür. Üzerine koyduğunuz objeyi olduğu gibi gösterir, saklamaz. Renklerin hakkını verir, yansımalarla değişmelerini önler. Beyazı kullanmak ta cesaret ister dolayısıyla. Beyaz fon üzerinde sergileyeceğiniz tasarımdan çok emin olmanız gerekir. Neyse o dur, farklı gösteremezsiniz.
Fakat mekanlarda hala bu rengi sık kullanamıyoruz. "Çabuk kirlenir", "çok mu sade oldu?" gibi yorumlarla karşılaşıyoruz. Ama verdiği ferahlık hissine alışan da vazgeçemiyor doğrusu.
" Frame "dergisi, Ağustos sayısını beyaz renge ayırmış. Beyaz ile tasarım yapmanın olumlu-olumsuz yönlerinden bahsetmişler. Dergide beyaz kullanarak tasarım yapan birçok sanatçıya yer verilmiş. Peter Callesen de bunlardan biri. Kağıt kesme yöntemiyle ilginç, biraz da esprili eserler yapıyor. İşte birkaç örnek...





@ 12-09-2007 23:52
Tasarım haftasının ardından internette rastladığım bir - iki güzel detayı da sizinle paylaşmak istiyorum. Altta Philippe Starck' tan bir mekan, yanında ilginç fakat biraz yer kaplayan sallanan iskemle...














meneksetasarim.blogspot.com

Date: 27.10.2007
Viewed: 618
Category: Design
Tag: mobilya el-sanatlari restorasyon aksesuar tasarim dekorasyon mimarlik ic-dekorasyon ic-mimar

Share
Report


Related RSSes
Design - WebMasTerTeam.orgq
Date: 27.10.2007
Viewed: 80
Design - Grafikbaba'nın yeri
Date: 27.10.2007
Viewed: 118
Design - Fatih Turan - Web ve Grafik Tasarım
Date: 27.10.2007
Viewed: 1629
   
Olmazmi.com