The largest and the best home page
Olmazmi search
tr
en
home page sites rsses
   
 There are thousands of mobile phones in Telefonvarmi.com Click here to go Telefonvarmi.com.

Economy - Kiraz yiyerek para kazan RSS

milli takımın hırvatistan golleri @ 04-07-2008 22:09
freevideocinema.com dan golleri izleyebilirsiniz.

kesin para kazanma yolu denendi toplamda 400dolardan fazla para aldım @ 04-07-2008 22:09

internetden para kazanmak nasil oluyor

5/16/2008

günümüzde herkesin evinde adsl  var ve internet kullanan kişi sayısı 30 milyon olduğu tahmin ediliyor.

hal böyle olunca da insanlar adsl ücretini nasıl çıkarabilirim bu internetden  diye düşünmeye ve arayış içerisine girmeye başladı.

internetden para kazanmak hem çok kolay hem de çok zor.bilene kolaydır bilmeyene zordur.bir de bir kısım insan varki internetden para mı kazanılır abi diye düşünüyor.internetden para kazanılır hem de çok kolay bir biçimde.buraya tıklayarak nasıl para kazanacağınızı öğrenebilirsiniz.

bux.to ile para kazanmak



DARBOĞAZ @ 04-07-2008 22:09

DARBOĞAZ

Piyasalarda üretimin, kredilerin, döviz olanaklarının, hammadde arzı­nın ve malzeme stoklarının ihtiyaç dü­zeyinin altına düştüğü sıkıntılı durum­lar darboğaz olarak adlandırılır. En çok karşılaşılan darboğaz türü faktör piyasasında karşılaşılan arz ve talep uyumsuzluğudur. Darboğaz genellikle geçici bir durumdur. Fiyat ayarlama­ları, ikame önlemleri ve faktör kay­dırmaları yoluyla arz ve talep uyum­suzlukları ortadan kaldırılabilir.

DEFLASYON

Ekonomide üretim artışlarının ya­vaşladığı ya da durduğu, fiyatlar dü­zeyinin ise düşme gösterdiği bir du­rumdur. Talep yetersizliğinin doğura­cağı fiyat düşmeleri, en yüksek mali­yet ile üretim yapan ve dolayısı ile en çabuk zarar eden üreticiden başlaya­rak üretimin yavaşlaması ve sonunda durdurulması sonucunu doğururlar. Bu ise toplam harcanabilir gelirin düş­mesine buna bağlı olarak talebin do­layısı ile fiyatların gerilemesine neden olur.



DAMGA RESMİ @ 04-07-2008 22:09

DAMGA RESMİ

Devlette hukuki işlemlere girişen bireylerin belgeler üzerine pul yapış­tırarak ya da değerli kâğıt kullanarak ödedikleri mükellefiyet tipidir. Mü­kellef hukuki işlemleri yapan kişiler­dir. Damga resmi, gerçek anlamda bir vergi değildir. Hukuki niteliği vergi ile harç arasındadır.

DAMPİNG

Bir malın yurt dışı piyasada yurt içi piyasadan daha düşük bir fiyatla satılması damping olarak adlandırılır.

 

 

 

 

 

Damping, bir fiyat farklılaştırması uygulamasıdır. Damping sonucunda tüketicilerin bundan yararlanacağı düşünülür. Ancak damping yapılan ürünleri ithal eden ülkede yerli sana­yi dalları büyük zararlarla karşılaşır­lar. Bu nedenle hükümetler dampin­ge karşı önlemler alırlar. Üç tür da­mping vardır:

1) Arada bir yapılan damping.

2) Yıkıcı damping.

3) Sürekli damping.



DALGALI BORÇLAR @ 04-07-2008 22:09

DALGALI BORÇLAR

Bir bütçe dönemindeki gelir ve gi­derlerin zaman,içindeki uyuşmazlığı­nı ortadan kaldırabilmek için Hazi-Be'nin genellikle para piyasasından •ağladığı kredilerdir. Devlet bütçesi, Uygulama dönemi sonunda denk ol­la bile, gelirlerle giderler arasında ger­çekleşme bakımından zaman farkı Olacağından, dönem içinde bazen ge­lirler, bazen de giderler fazla olur. Gi­derlerin gelirleri aştığı dönemlerde Hazine'nin kısa süreli borçlanması ge­rekli olur.

Dalgalı borçlara ait tahvillerin başlıca alıcıları Merkez Bankası, Ti­caret bankaları, sigorta şirketleri ve kurumsal tasarruflara sahip kuruluş­lardır. Türkiye'deki dalgalı borçlar, Hazine bonoları, Hazine kefaletine •sahip bonolar, müteahhit bonoları ve Hazine'ye doğrudan doğruya açılmış avanslardır. Hazine kefaletine sahip bonolar, genellikle iktisadi kamu ku­ruluşları tarafından çıkarılmaktadır.



ÇİZGİLİ ÇEK @ 04-07-2008 22:09

ÇİZGİLİ ÇEK

Çekin önyüzüne birbirine paralel iki çizgi çekilirse, bunun adına çizgili çek denir. Bu çizgileri çeki düzenle yen ya da hamili çekebilir. Bu tür çek­ler, getirene nakit olarak ödenmez, ancak üzerindeki miktar banka hesa­bına gc\itilir, para bu hesaptan çeki­lebilir. Çizgili çekte amaç çalınma ya da kaybolma gibi hallerde çekin ger­çek hamilinden başkasına ödenmesi ihtimalini ortadan kaldırmaktır.

ÇOĞALTAN v   (Bk. Çarpan)

ÇOCUKLARIN ÇALIŞTIRILMASI

Çocukların iş yaşamına katılma koşulları genellikle ayrı yasalarla dü­zenlenir. Bunun nedeni olayın tarihi sel geçmişiyle ilgilidir. Avrupa kapi­talizmin doğduğu ve geliştiği yıllarda çocuklar ağır işlerde, uzun sürelerle ve düşük ücretlerle çalıştırılmaktaydı lar. Bu durum Dickens'ın romanlar^ na konu olmuşun. Daha sonra aynı uygulama başka yerlerde de görül« müştür. Çocuk işgücünün yetişkinle­re kıyasla ucuz oluşu ekonominin geri olduğu ve yasal koruma ve denetimin olmadığı yerlerde çocukların ağır ko­fullarda ve ucuza çalıştırılmasına ne­den olmaktadır.

 



CEBRİ İSTİKRAZ @ 04-07-2008 22:09

CEBRİ İSTİKRAZ

Zorunluluk karşısında açılan ya da yenilenen kredi. Sözgelimi bir ban­ka borcun vadesinde ödenmemesi üzerine, vadeyi uzatmayı tercih edebilir.

Cebri istikraz, devlet bazen tüzel ve gerçek kişileri tahvilleri ve Hazine bonolarını almaya mecbur tutar. Bu­na cebri istikraz denir. Genellikle sa­vaş zamanlarında başvurulan bir yön­temdir. Ancak ekonomik durumun çok bozuk olması halinde de söz ko­nusu olabilir. Bu istikrazların faizle­ri genellikle piyasa faiz oranından da­ha düşüktür. Türkiye'de 1960 darbe­sinden sonra çıkardan tasarruf bono­ları cebri istikraz örneğidir. (Ayrıca bk. Tasarruf bonoları)

 

CEBRİ TASARRUF (Bk. Zorunlu tasarruf)

CEZA FAİZİ

Bir ödemeyi vadesinde yapmayan borçluya uygulanan faizdir.

CF

Fiyatın mal bedeli ile belirli bir ye­re kadar olan taşıma' masraflarını içerdiğini ifade eder.

CHAMBERLIN, Edwaıd Hastıngs

ABD'li iktisatçı. 1899-1967 yılla­rı arasında yaşadı. Eksik rekabet ko­nusundaki çalışmalarıyla tanınır. Te­kelci Rekabet Kuramı adlı yapıtında tekelci olmayan firmaların da kendi ürünlerinin fiyatlarını kontrol edebi­leceğini, tüketicilerin de belli ürünle­ri tercih edebileceğini belirtti ve böy­le koşullarda piyasanın nasıl oluşaca­ğını inceledi.

CHECKOFF

(Bk. Kaynaktan Kesme)

 

CHENERY, Hollis

Yirminci yüzyılın ünlü ABD'li ik­tisatçılarından. Özellikle 1950ve60'Iı yıllardaki çalışmalarıyla tanındı. Kal­kınmakta olan ülkeleri ele alan yapıt­ları vardır. O arada Türkiye ile ilgili raporlar da yazmıştır.

CHILD, Josiah

İngiliz iktisatçısı. Onyedinci yüz­yılda yaşadı. Merkantilizmi savundu. Ünlü East India Company'nin yöne­ticilerinden idi.

CİF

İthalatta mal bedelinin üzerine si­gorta ve navlun giderleri de eklenirse ortaya çıkan fiyat CİF fiyattır.

CİRANTA

Sahibi olunduğu kıymetli evrakın arkasını imzalayarak başkasına dev­reden kimseye denir.

CİRO

Hak sahibinin kıymetli kâğıdını başkasına devrini sağlayan işlem. Yal­nızca imza ile de olabilir. Buna beyaz cero denir. Normal ciroda hakkın mülkiyeti devredilir. Bu temliki ciro­dur. Senet tutarı üzerinde



CANTILLON, Richard @ 04-07-2008 22:09

CANTILLON, Richard

İngiliz iktisatçısı. 1680-1734 yıl­ları arasında yaşadı. Yapıtlarının te­melini oluşturan el yazmalarının bü­yük kısmı öldüğü sırada çıkan yangın­da kayboldu. Elde kalan tek kitabı Fizyokratların tezlerinin oluşumuna büyük etki yapmıştır. Tarımın öteki kesimleride besleyen artığı yaratan sektör olduğunu savundu. Bunu ya­parken sonralardan Fizyokratlar'da ve Marx'da gelişen sektörlerarası akım analizini kurdu. Artık kavramı-da ona aittir. İktisadi düşünce tarihi­nin gizemli ve büyük dehalarından biridir.

CAREY, Henry

Amerikalı iktisatçı. 1793-1879 yıl­ları arasında yaşadı. Korumacılığın ve devlet müdahalesinin ilk savunucula-rındandır. Aralarında mal, hizmet ya da para alış-verişi olan kimseler ya da kuruluşlar her defasında ödeme yap­maktansa, birbirlerinden alacakları­nı ve borçlarını bir cetvelde tutup, he­sap kapandığında oluşan akıntıyı öde­mek üzere anlaşırlarsa, hesabın tutul­duğu cetvele cari hesap denir. Banka­larda, para yatıran ya da çekenlerin hesapları da cari hesap kayıtlarında tutulur.

CARİ İŞLEMLER AÇIĞI (Bk. Ödemeler Dengesi)

CARİ İŞLEMLER FAZLASI (Bk. Ödemeler Bilançosu)

CARİ KUR

Dövizin piyasada alınıp satıldığı fiyat.

CARİ ORAN

İşletmenin paraya çevrilebilir var­lıklarının kısa süreli borçlarına bölün­me,iyle ortaya çıkan oran. İşletme M'iuıayesinip yeterli olup olmadığını vc kısa vadeli oorçlarını ödeyebilme olanağına sahip olup olmadığını an­lamak için bu orana bakılır.

 

CEBRİ İKRAZ

Zorunluluk karşısında açılan ya da yenilenen kredi. Söz gelimi bir banka, borcun vadesinde ödenmeme­si üzerine, vadeyi uzatmayı tercih edebilir.



CAIRNES, John Elliot @ 04-07-2008 22:09



Metin Kutusu:

CAIRNES, John Elliot

İrlandalı iktisatçı. 1823-1875 ara­sında yaşadı. Klasik İktisat Okulu'-nun son ve önemli isimlerinden biridir.

CALL OF MORE

Yabancı borsalarda uygulanır. Ay­nı şirketler grubuna bağlı firmalar arasında kâr kaydırması söz konusu olabilir. Ancak bu durum, kârı kay­dırılan firmanın hisse senetlerinden al­mış olanları zarara sokacaktır. O ne­denle bu durumdaki kimselere, öteki şirketin ileride çıkacak hisse senetleri üzerinde opsiyon hakkı tanınır. Bu­na cali of more denmektedir.

CAMBRİDGE DENKLEMİ

M dolaşımdaki para miktarı, k halkın likidite oranını (Belirli gelir dü­zeylerinde tutulan para miktarını ve­ren oran) ve Y de gelir düzeyini gös­termek üzere M = k.Y yazılabilir. Bu­na cambridge denklemi denir. Miktar teorisinin yorumunda kullanılır.

 

CANNAN, Edvring

İngiliz iktisatçısı. 1861-1935 yılları arasında yaşadı. İktisadi düşünce ta­rihi araştırmaları ve yorumlarıyla ün­lüdür. Adam Smith'in ünlü yapıtı ulusların zenginliğinin en güvenilir baskısı olarak Cannan'ın editörlüğü­nü yaptığı baskı gösterilir.



BOLŞEVİKLER @ 04-07-2008 22:09

BOLŞEVİKLER

Sovyet devrimi sırasında önderli­ğini Lenin'in yaptığı ve ihtilali gerçek­leştiren grup. Amaçları proletarya diktatörlüğü idi, partinin demokratik merkeziyetçilik ilkesine göre çalışan profesyonel devrimcilerden oluşma­sı gerektiği düşüncesinde idiler.

 

BOOM

Kapitalizmde iktisadi canlanma ve daralma dönemleri birbirini izler. Canlanma döneminde üretim artış hı­yükselir, işsizlik azalır ve refah ar­tısı görülür. Canlanmanın en üst nok­tası Boom sayılır. Ardından daralma süreci başlar. Günlük dilde yüksek büyüme hızı tutturan ekonomiler için, hızla genişleyen sektörler için de kul­lanıldığı olmaktadır.

BORÇ

Bir kişi ya da kuruluşun, başka ki­şi ya da kuruluşlara karşı ödeme yü­kümlülüğü altında bulunması hali. Ödeme yükümlülüğü, şartlar? uygun olarak yerine getirilirse borv ortadan kalkar.

BORÇ İDARESİ

Devlet borcunun alınması, öden­mesi ve bunlarla ilgili kararların tü­müdür. Devlet borcu yalnızca devle­tin ödemelerinde sıkıştığı zaman baş­vurulan bir Finansman yöntemi değil­dir. Devlet aldığı borcun miktarı ve ödeme biçimi ile ekonomide önemli etkiler yaratır. Sözgelimi, devlet açık­larını kapatmak için büyük miktarda borçlanırsa, özel kesimin yatırım fo­nu kaynaklarını küçültebilir. Dolayı­sıyla borç idaresi bir iktisat politika­sı aracı olarak görülmelidir.

BORÇ-SERVİS ORANI (Bk. Dış Borç Servis Oranı)

BORSA

Genellikle malın kendisi hiç görül­meden ya da örnekleri görülerek alış­veriş yapılan piyasalar. Borsalarda alım satım bedeli ödenmeden, hatta mal ya da senet elde olmadan da ta­ahhüde girilebilir. Çeşitli borsalar var­dır: Hisse senedi ve tahvil borsası, ta­hıl borsası, kambiyo borsası gibi. Borsa adı, Belçika'nın Bruges kentin­deki Hotel Bourses'den gelmektedir. Bu otelde eskiden işadamları toplanır ve mal ortada olmadığı halde örnek­ler üzerinden iş yaparlarmış. Borsa



BİLEŞİK FAYDA FONKSİYONU @ 04-07-2008 22:09

BİLEŞİK FAYDA FONKSİYONU

Toplumdaki tüm bireylerin fayda fonksiyonlarının toplamıdır. Bu fonksiyonun maksimum olması, top­lumsal toplam faydanın maksimum olduğunu gösterir. Bu fonksiyonun ölçülmesi mümkün değildir. Zama­nında, ileride matematikte sağlanan gelişmelerle bir gün ölçülebileceği umularak teorik yapılarda kullanıl­mıştır.

BİLİMSEL SOSYALİZM (Bk. Marxizm )

BİMMETALİZM

(Bk. Çift Maden Mikyası)

BİNA VERGİSİ

Türkiye'de uygulanmasına 1860'ta başlanmıştır. Verginin matra­hı önceleri yapı değeri idi, ikinci Meş­rutiyet zamanında matrah olarak gayri safi irat alındı. 1972'de yapılan değişiklikle matrah olarak beyan edi­len değer kabul edilmiştir. Bu son de­ğişiklikle değer artışları da mükelle­fiyet kapsamına alınmıştır. Verginin adı da Emlak Vergisi olarak değişti­rilmiştir. Bu vergi halen yerel yöne­timlere ödenmektedir.

BİRİNCİ DERECEDE LİKİTİDE

Derhal kullanılabilir satınalma gü­cüne denir. Çekle kullanılabilir hesap­lar, seyahat çekleri ve kredi kartları bu gruba girer.

BİRİNCİ DERECEDE LİKİDİTE KATSAYISI

Birinci dereceden likiditelerin, kı­sa vadeli taahhütlere oranıdır.

BİRİNCİ ENTERNASYONAL

19. yüzyılın ikinci yarısında çeşit­li işçi örgütlerinin oluşturduğu ulus­lararası federasyon. Adı Uluslarara­sı Emekçiler Birliği'dir. 1864'te Lond­ra'da kurulmuş, 1879'da dağılmıştır. Önderi Kari Marx idi.

BİRİNCİL SEKTÖR

Tarım ve madencilik sektörlerine denir.

BİRLEŞME

(Bk. Yatay Temerküz)

BLANC, Louis

Fransız siyaset adamı ve tarihçi. 1811-1882 arasında yaşadı. İdealist sosyalistlerden sayılır. Fransız devri­minin yarım kaldığını düşünüyordu.

Bu devrimi tamamlayıp sonucuna ulaştırmak için işçilerin hem ücret, hem de kârdan pay aldıkları sosyal atölyeler önerdi. Özel işletmelerin bunların karşısında tutunamayacağını düşündü, 1848 sonrasında hükümet üyeliği yaparken bu düşüncesini uy­gulamaya çalıştı ama sonuç tam bir başarısızlık oldu.

BLANQUİ, Louis-Auguste

Fransız devrimcisi. 1805'te doğdu, 1881'de öldü. Yaşamının 33 yıldan fazla bir süresini hapiste geçirdi. Sı­nıf mücadelesini!! /.Mii,!ut>!duğu ka­nısındaydı. Küçük bir grubun devleti ele geçirmesinden sonra, burjuvazinin silahsızlandırılması, kilisenin ve bü­yük toprak sahiplerinin mülklerine el konulması aşamaları gelecekti. Yaşa­mı boyunca siyasi faaliyetin içinde olan Blanqui taraftarlarının Paris ko­mününde önemli rolü olmuştur.

BLOKE ÇEK

Keşidecisi tarafından ödemenin durdurulduğu çek. Ödemenin durdu­rulmasından anlaşmazlığın çözümü­ne kadar çek bloke edilir.

BODİN, Jean

Fransız iktisatçısı ve siyaset ada­mı. 1530-15% yılları arasında yaşadı. Avrupa'da görülen fiyat artışlarının ana nedeninin altın ve gümüş mikta­rındaki artış olduğunu saptayarak miktar teorisinin ve modern enflasyon teorilerinin temelini atmıştır.

BOİŞQUİLBERT, Pierıe Le Pesant

Fransız iktisatçısı. 1646'da doğdu. 1714'te öldü. Fizyokratların ve sosyal adalet yanlısı akımların öncülerinden sayılır.



ŞAN KAL AR BİRLİĞİ @ 04-07-2008 22:09

ŞAN KAL AR BİRLİĞİ

Harikalar kanununun yürürlüğe girmesinden itibaren en geç altı ay içe­ririnde bankacılık mesleğinin gelişme­sini, bankalar arasında dayanışmanın lığlanmasını, haksız rekabetin önlen­mesini temin etmek için kurulan bir­lik.

 

BANKACILIKTA KLİRİNG

Takas da denir. Kliring işlerinin yapıldığı yere de takas odası denmek­tedir. Bankalar ellerindeki çekleri ayrı ayrı tahsil etmektense bir yerde top­lanırlar ve bunları karşılıklı mahsup ederler. Böylece zaman, yer ve likidite tasarrufu sağlanmış olur.

BANKA DIŞI FAİZ

İki anlamda kullanılır. Birincisi, hazine bonolarına ilişkin kullanımdır. Hazine bonoları kısa vadelidir ve ar­tırma usulü ile satılır. Bu bonoların alım satım koşulları para piyasasın­daki kısa vadeli faiz oranım belirler. Bankalar birbirlerine açtıkları çok kı­sa vadeli kredilerde de aynı faizi uy­gulamaktadırlar.

BANKA FAİZİ

Mevduata ve kredilere uygulanan faizdir. Banka faizi genellikle serbest rekabet koşulları altında oluşmaz. Çünkü ya devlet müdahale ederek banka faizine sınır koyar, ya da ban­kalar kendi aralarında anlaşarak kar­tel benzeri uygulamalar yaparlar. Merkez Bankası'nda reeskont işlem­leri ve açık piyasa işlemleri ile faiz dü­zeyini etkiler.

BANKA GARANTİSİ

Bir bankanın, üçüncü kişiye kar­şı müşterisi lehine kefalet altına gir­mesi.

BANKA HARİCİ İSKONTO

Senetlerin bankalar dışında \e ki­şiler arasında, yazılı değerlerinden farklı bir değerle aiım satımı.

BANKA HARİCİ SENET

Bankalar dışında kullanılan, ama reeskonta gönderilemeyen senet.

BANKA İHTİYATLARI

İleride doğabilecek zararlara karşı yıllık kârdan ayrılan fonlardır. Türk Bankalar Kanunu'na göre bankalar ihtiyatlarının tamamını devlet iç istik­rar tahvillerine ya da amortisman ve kredi sandığı tahvillerine yatırmak zo­rundadırlar. Ayıracakları ihtiyatın şartları ve oranları da kanunla belir­lenmektedir.

BANKA İŞTİRAKLERİ

Bankalar zaman zaman yeni ku­rulan şirketlerde ya da mevcut şirket­lerde ortak sıfatıyla yer alırlar. Bun­lar bankaların iştiraklerini oluşturur. Burada bankaları herhangi bir hisse senedi sahibinden ayırmak gerekir. Bankalar iştiraklerine büyük paylar­la girerler ve dolayısıyla yönetiminde de hak sahibi olurlar. Banka iştirak­lerinin, Türkiye gibi devletin ekono­mideki ağırlığının yüksek olduğu ül­kelerde devletin telkinlerine oldukça açık olduğu görülmektedir. Ülkemiz­de birçok önemli sanayi kuruluşunun başlangıç sermayesinin önemli bir kıs­mını karşılayarak ortağı olan banka­lar vardır. O nedenle banka iştirak­leri birçok büyük sanayi tesisinin ku­rulmasında önemli rol oynamıştır.

BANKA KARTI

Ödeme kolaylığı sağlayan kart. Banka kartlarının kabul edildiği yer-



BAHŞİŞ @ 04-07-2008 22:09

BAHŞİŞ

Emek çalışmasının karşılığında ücret alır. Bunun dışında, müşteri ça­lışana kendi isteği ile bir miktar para verirse bahşiş olur. Sözlük anlamı "bağışlanan"dır.

BAKUNİN, Mikhail Aieksandroviç

1914'te Rusya'da doğdu, 1876'da İsviçre'de öldü. Anarşizmin teorisini oluşturanlardandır. Mevcut düzenin şiddet yoluyla yıkılması düşüncesini ısrarla savundu. Siyasi denetime, mer­keziyetçiliğe ve her türlü otoriteye karşı çıktı.

BANCOR

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Bretton Woods'ta toplanan ünlü kon­feransta yeni dünya iktisadi düzenin esasları belirlendi. Bu konferansta su­nulan iki plandan birini Keynes hazır­ladı. Bu planda yer alan unsurlardan biri de uluslararası bir paranın yara­tılması idi. Reddedilen bu öneride, söz konusu paraya Bancor adı veril­mişti.

BANKA

Para ticareti yapan şirket. Para alırken uyguladığı fiyat (faiz) ile sa­tarken uyguladığı fiyat arasındaki fark kâr kaynağını oluşturur. Modern bankacılık halktan toplanan parala­rın (mevduat) işletmelere kredi olarak verilmesi esasına dayanır. Böylece bankalar tasarrufların yatırımlara ka­nalize olmasını sağlayan önemli bir köprü oluştururlar. Bankacılık işinin temelini banka parası (kaydi para)* oluşturur. Çok sayıda mevduat sahi­binin bankaya bıraktığı ve toplamı büyük miktarlara ulaşpn paraların hergün çekilen kısmı, bu toplamın kü­çük bir yüzdesini oluşturmaktadır. Bu nedenle bankalar kalan kısmı kredi is­teyenlere verebilme imkânına kavu­şur. Para ticareti ilk çağlardan beri yapılmakta olan bir iştir. Ancak eko­nomide önem kazanmaya başlaması Ortaçağ'ın sonunda, kapitalizmin yayılması ile birlikte olmuştur. İtal­ya'da banker adıyla para ticareti ya­panları modern bankacılığın öncüle­ri saymak mümkündür. Bankacılık­ta mevduat bankacılığının büyük ağır­lık kazanması 20. yüzyılda olmuştur. Daha önceki dönemlerde büyük kit­lelerin gelirleriyle ancak tüketimleri­ni karşılayabilmeleri tasarruf imkân­larım varlıklı kesimle sınırlıyordu. Ancak bu yüzyılda Avrupa ve ABD'-de başta işçiler olmak üzere çalışan kesimlerin gelir düzeyinin yükselme­si bu insanların tasarruf yapabilme­sini mümkün kılmış ve bu tasarruflar­da bankalarda toplanmıştır. Böylece mevduat bankacılığı büyük bir geliş­me göstermiş, bankaların şube sayı­larında patlama düzeyinde artışlar or­taya çıkmıştır.

BANKA AVANSI

Tüccara açılan doğrudan kredile­re verilen genel addır. Amacı kasa iş­lemlerinin sürdürüiebilmesidir. Kısa vadeli bir kredidir. Karşılığında temi­nat istenebilir. O zaman gösterilen te­minata göre, aksiyon ve obligasyon karşılığı avans, altın karşılığı avans, doküman karşılığı avans gibi adlar alır. Banka güvendiği müşterisine te­minat aramaksızın kredi açarsa, bu­na açık kredi denir.

 

\\KABL




BAĞLI ÜRETİM @ 04-07-2008 22:09

BAĞLI ÜRETİM

Bir malı üretirken, bunun yan ürünü olarak başka mallarında orta­ya çıkması hali. Koyun yetiştirilirken yün üretiminin bir aşaması da ger­çekleştirilmiş olmaktadır.



AVRUPA PARA SİSTEMİ @ 04-07-2008 22:09

AVRUPA PARA SİSTEMİ