En Büyük Acı @ 12-11-2007 12:51
Adam eve yorgun argın döner. Gün boyunca kendisine göre tüm işleri ters gitmiştir. Toplantıya vaktinde gidebilmek için hız sınırını aşmış ve kendisine ceza kesilmiştir. İş yerine vardığında toplantıya gecikmiş ve yönetim tarafından azar işitmişti..
-Semih hoşgeldin canım.
-Yorgunum Hatice. Bugün yine herşey ters gitti. Sakın bana bulaşma, sinirimden seni kırabilirim...
-Ne oldu istersen paylaş sorununu.
-Bana bulaşma dedim, git başımdan dinlenmem gerek. Yemek falan yemiyeceğim, boşuna çağırma..
Kadın çaresiz ve üzüntülü bir şekilde mutfağa gider. Daha yeni evlilerdi. İlk yılı doldurmak üzereyken, birbirlerine deli gibi aşıkken şimdi sanki yüzüne bile bakmak istemiyor kocası. Acaba artık kendisini sevmiyor muydu. Bu düşünceler içinde oturduğu yemek masasında gözyaşları akmaya başladı. Kendisi mi ilgilenemiyordu yoksa kocasıyla? Bunu için mi bu soğuk konuşmalar geçiyordu aralarında...
.......
Adam oturduğu yerden sürekli olarak TV kanallarını değiştiriyor, ofluyor, sıkıntısını belli etmeye çalışıyordu. Daha sonra karısına seslendi.
-Canım, haberin olsun yarın biraz gecikebilirim.. Çok yorgunum. Eski arkadaşlarla biraz maziyi konuşuruz. Eğer canın sıkılırsa burada sende Aylinlere gidersin(Aylin bir sınıf öğretmenidir. Karısının yakın arkadaşı ve apartmanda komşularıdır)
Hayat mı Suçlu Sen mi Suçlusun? @ 10-11-2007 20:25
...yetti artık. Bıktım. Herkes hayatı suçluyor, durduk yerde! Hayat ağlamaklı, hayat üzüntülü, hayat suskun ve ızdırapta. Ses çıkaramıyor ki sen benim için ne yaptın desin.
Bir dillense de konuşsa:
"Ben mi dedim savaşın diye, ben mi dedim yakın yıkın dünyanızı, ben mi dedim düşünmeden karar verin diye,size ihaneti,sahtekârlığı ben mi önerdim, ben mi!"
Utanmasak neden ölümlüyüz diyecekler, hayatı suçlayacaklar...
Yaşamayı bilseniz oysa, herkese sevgiyle, samamiyetle baksanız bir sorun yok. Tamam istediğin kadar iyi ol kötüler bitmez dersin. Siz gül olduktan sonra onlar sizin dikenleriniz olur. Sizlere zarar veremez, ancak sizin koruyucunuz olurlar. Onlara da sevgiyle bakmayı bilin.
Unutmayın bu hayat sizden asla özür dileyecek değildir. Bu yazıyı okuduysanız siz hayattan özür dilemeyi deneyin lütfen. Artık nefret yerine sevmeyi deneyin. Sinirlendiğinizde küsmek, hiddetlenip şiddet doğurmak yerine affetmeyi deneyin.
Sevgiyle Kalın.
B.Bahadır-Kasım 2007
.. (
devamı )
Bu Şehir... @ 10-11-2007 20:11
Bu şehir sensiz çekilmiyor sevgilim
Sen gittin gideli bu şehir çirkin, bu şehir karanlık.
Bir dönsen yine aydınlansa, güzellik sarsa her yanını bu şehrin..
Seni değil bu şehri istediğimi bilsem...
Senden kalan tek anı karanlıktaki bu şehir.
Ne sevmelerinden iz kaldı bende
Ne de dudaklarımda öptüğün izler.
Ben bu şehre aşıktım sana değil
Sen gittin bu şehre küstüm,
Dönsende sevsem yine bu şehri.
Her sabah bahçemdeki dallarda öten kuşları da aldın giderken bu şehirden.
Dallara kuşlarımı bırakıp da gitsen...
Rüzgarın serinliğiyle uyuyup sabahladığımız şehirden
Bir rüzgar dileyip de gitsen...
Saçlarının karasını bıraktığın bu şehrin
Tüm siyahlarını alıp da git sevgilim
Ben bu şehre böyle aşık, sen kaçmaya sevdalısın.
Birini Seviyorum @ 06-11-2007 15:26
El ele tutuşup gezemediğim
Yüreğindeki saflığı sezemediğim.
Gözlerinde ışıltıyı göremediğim
Birini seviyorum.
Adını bilmeden, aşık olduğum,
Yollarına düşüp susuz kaldığım.
Uğruna dellenip mecnun kaldığım
Birini seviyorum.
Beni sever mi hiç bilemediğim.
İstesem kalbimden silemediğim
Annesi benim kadar sevmez dediğim
Birini seviyorum.
Kokusunu güllerden duyamadığım.
Güzelliğini aynalardan bulamadığım
İçimi titretip, gider dediğim
Birini seviyorum.
B.Bahadır
2007/Kasım
.. (
devamı )
HAYAT ÜÇ GÜNMÜŞ @ 08-08-2007 18:21
Hayat üç günmüş, topu topuna üç gün yaşarmışız
Birinci günde doğarsın,
Ayaklanırsın ikinci güne hazırlanıp, kavramaya çalışırsın herşeyi
Güneş doğuyor,batıyor ay doğuyor,
İnsanlar var etrafında komik ve kibirli,
Bazen kahkahalarla gülüyor, bazen çığlık çığlık ağlıyor..
Ne garip bir yaratık ve ben ne garip bir yaratığım dersin,
İkinci güne bi bakarsın gözlerin görmüyor, her yerde sadece görmek istediğin birşey
Acaba nedir bu dersin, aşk derler sana, gördüğünde aşkın...
Seversin sevilirsin, ya da öyle sanırsın ne bileyim yaşarsın işte bir şekilde bu yalanı..
Üçüncü güne gireceksin ya yaşaman gerek, bir hazırlık ya da sınav diyelim..
Vee nihayet üçüncü gün..
Ne oldu
Neden elin boş
Acısından öldün.. Bilmiyor musun. Bedenin mezarda ruhun azapta..
Göremedin sevmenin karşılığını işte onda...
Yazık sana garip yaratık, çok yazık..
Hiç yoksa şimdi ağlama...
B.BaHaDıR
.. (
devamı )
Aşk Çölü @ 05-08-2007 18:55
Üç gün değil tam beş gün
Kuru, ayaz bir aşk çölünde
Yüyürüdüm, kısık adım yürüdüm.
Nice seraplarla koca vahaplarda önümde
Bir yağız atım yok idi
Bir binek düvem yok idi
Çaresiz güneş dostum idi.
Ben terledim o yaktı, ben yandım o parladı.
Aşk çölünün sonu yoktur.
Dalmadan bilen var mı ki
Değil pişmanlığımdan söylediklerim ama,
Bu akreplere yem olmayan var mıdır?
Akbabalar ziyafete hazırlanırken,
Ben gece ayazını beklerdim.
Bir ben yenerdim onları bir onlar yenerdi sabrımı.
Dönmedim,bitmedim,tükenmedim,direndim.
Çöllere su serptim hayat verdim,
Ey aşk çölü dedim, var mı benim kadar seven..
Nice aşıklar gömdüm dedi ve güldü:
Senin aşkını göreceğim aşık dedi, görürsün..
Zor ey gaddar çöl, sana yardım eden güneş,akbaba,akrep de olsa
Benim aşkım yem etmek zor...
B.Bahadır
.. (
devamı )
Bir Şairdim @ 28-07-2007 11:58
Bir şairdim!
Bir elimde kalemim, bir elimde defterim..
Anlattım ne varsa gönlüme hoş gelenleri satırlarımda.
Bir gülden yazdım, bir de bülbülden..
Sıra sana geldi cananım,
Yazamadım..
Bir şairdim!
Bir elimde kalemim, bir elimde defterim..
İlkokul çocukları gibi şendim..
Mısralar arasında yüzerdim.
Baktım satırlarımda seni gördüm,
Yazamadım..
Bir şairdim,
Mekanım yoktu benim,
Kimi görsem oydu yarim
Uçan bir kelebek
Açan bir çiçek.
Doğan bir güneş,
Gözleri ıslak bir kardeş ,
Sonrasında sen vardın,
Yazamadım.
B.BAHADIR -Şiirlerim/2007
.. (
devamı )
Özlemimsin @ 25-07-2007 09:57
Özlemimsin
Seni sevdiğim kadar hiç kimseyi hiç bir şeyi sevmedim.
Ne nefes almayı bu kadar sevdim, ne de kalp atışlarımı hissetmeyi.
Seni ben dağlara hasret bir yıldırımın yere inmek için cançekişirmişçesine göklerde gürlemesi gibi sevdim.
Ya da ben seni sadece güne açılan bir çiçeğin yaşamı sevmesi kadar sevdim.
Ve ben seni çok özledim.
Tıpkı kuru bir çölün ortasında yetişmeye çalışan hurma tohumunun yetişebilmesi için beklediği iki damla suya hasret kalması gibi..
Ya da dünyaya hiddetle bakan bir çift gözün şefkat duygusuyla gözyaşlarını özlediği gibi.
Seni seviyorum, haykırıyorum bak,özlüyorum,ağlıyorum
Özlemim, sadece özlemimsin benim sadece son aşkım, sevgiyi hissettiğim,kalbim...
Mesafelerle Sevgide Birlik @ 24-07-2007 09:58
Mesafelerle Sevgide Birlik
Hiçbirşey eskisi gibi olmayacaktı. Çünkü bir ömür için hayal edilmiş, hayaller dizininin oluşturduğu koskoca bir umut ışığı vardı ömründe. Soluk renkler göz açıp kapamak kadar kısa bir sürede yok olmuştu, yendien bahar gelmişti sanki onun yaşamına. Büyük, çok büyük, öyle büyüktü ki yüreğinde taşıdığı sevgisi, onu onun yüreğinden başka taşıyabilecek hiçbirşey yoktu. Ancak bir kalbe bu kadar sığdırılabilirdi... İşte o bir ömür için tasarlanmış hayaller dizininin başında da mutlu bir yuvaya sahip olmak, bir daha hiç ayrılmamak, her akşamın karanlığında onun gözlerinin ışıltısında parlayan ışık ile aydınlanmak vardı.
Her gece yaz sıcağının verdiği bunaltıcı havaya inat açık bir havada doğan ay ışığına bakarak onu düşünürdü.. Şarkılar söylerdi bazen ve de dualar ederdi; "Çok şükür Allah'ım, daha iyisi olamazdı" diye... Böyle dalıp gittiği çoğu zamanda o güzel duyguların verdiği refah ile uyuyakalır.. Ona dair bir yaşamın güzelliğini sereserpe anlatan hülyalar görürdü...
İlk gün olduğundan ve hissettiklerinden çok farklı duygular vardı yüreğinde, sanki onsuz görmezse, duyamaz, hareket edemez,yaşayamaz gibi hissediyordu kendisini. Sonsuz gördüğü bir bağlılıktı bu. Kanına,canına işlemişti bu aşk. Seni seviyorum gibi iki sözcükten oluşan bir cümle artık onun için hayati önem taşır derecede değerli olmuştu; çünkü o sözcükler onun için hayatından önemli olan sevdiğine söyleniyordu..
Aralarında uzun mesafeler vardı belki, bu yüreklerin ayrılması anlamı taşımıyordu ikisi içinde. Bağlılıklarını kalplerindeki aşktan alan saf duygularla yazılan-okunan- şiirleriyle anlatıyorlardı. Bu aşk ikisini de dünyaya karşı kör hale getirmişti, herşeye karşı sevgi doldurm.. (
devamı )
Sevmek Katlanmaktır! (Özlemek) @ 18-07-2007 17:27
Bir zaman gelmiştir. Kendinizi en yalnız ve çaresiz hissettiğiniz. Koskoca dünyadan taştığınız bir gün.
Hiç bir şey yalnızlığınızı dindiremez. Yarin sıcak kollarına hasretsiniz.
Yalnızca Allah'a el açıp dualar etmekle gözyaşlarına boğulmakla, zaman zaman sebepsiz yere düşünüp ağlamakla geçer.
O kadar çaresizken hiç bir söz dindirmez sizin yürek çırpınışlarınızı, bazen kaybolmuş gibi, bazende herkes içinde sanki dışlanmış ya da ne bileyim farklı bir yaratıkmış gibi hissedersiniz kendinizi...
Özlemişsinizdir. Sınırlar çiziyorsunuz durmadan sınırı yok dediğiniz yollara..
Hiç hesapta olmayan düşünceler alır aklınızı. Yarin gözlerini anımsadıkça dinamitler patlatırlar beyninizde. Başınız ağrır. Seslenirler size duymazsınız.
Hiç bu kadar sevdiğinizi bilmiyordunuz o gitmeden önce veya siz sınırlarını zorlamadan bu sevginin.
Bazen sevdiğinize bazen sevildiğinize pişman olup, "keşke"ile başlayan cümle dizilerini kurarsınız.
Sonra da "hayır Ne olur Allah'ım sayma keşkelerimi" diye pişman olur "iyiki"
dersiniz. Bu aşktır. Aşkın kuralı bu. Acısız yaşanmış olanların hiçbirisi aşk değildir.
Gül güzeldir ama dikenlidir. Gülü seviyorsan dikenini de sevmelisin ya; şimdi yari sevip zaman zaman doruğa çıkan ayrılık acısına katlanmayıp isyan etmek en büyü.. (
devamı )