Çirkin Kadın Vardır! @ 29-01-2011 19:43 Her yaşın bir güzelliği hatta özelliği falan yoktur. gününüzü yaşayabildiğiniz kadar güzel yaşayın. Her kadın güzel değildir. gerçekçi olun.
Her kitap bir çiçek ya da böcek değildir, berbat hikayeler, okunamayacak kadar kötü kitaplar da vardır!
Her istediğiniz olmaz, secret falan hikaye kandırmayın kendinizi. feng shui çok pahalı, işsizlik gani, herkesin asabı bozuk, ağız kulaklarda şebekler gibi kişisel gelişmiş çıkmayın ortalığa...
ferrariniz varsa binin gezin, satıp saçma sapan işlere bulaşacaksanız bizi haberdar etmeyin bizahmet.
milyonlarca dalırs harcayıp berbat bir film de çekebilirler, aabi deli para harcamışlar müthiş teknoloji kullanmışlar diye izlediğiniz berbat bi filmi eşinize dostunuza kaktırmaya çalışmayın. insaf denen bişey var yani.
şaka lan şaka... son balık tükenene kadar son kadeh bitene kadar hayat belladır, güzeldir...Ardıç'ın Bayram Türküsü @ 16-11-2010 10:55 Dönmek, mümkün mü artık dönmek bunca yıllardan sonra yeniden adam olmak
Bayram naifliği içinde hüzünle söylediği bu türkünün hemen adından titreyip kendine dönerek neşe içinde söylediği ikinci türkü ise
Dönmüş değilim dönebiliriiim dönebilirim dönebilirim.Sağlıklı Ve Huzurlu Yaşam İçin; İçin! @ 07-11-2010 11:27 Madonna Gibi düşün, Spartacus Gibi Savaş! Boris Vian gibi yaşa, Albert Camus gibi öl! Eti Cin'le Cin&tonik, Balık krakerle rakı iç!Paris Hilton'la Çetleşmek Mümkün @ 06-11-2010 20:32 Evet yanlış okumadınız bu mümkün. Çetleşmek benim tarzım olmadığı için ben hotmail üzerinden hotlaştım kendisiyle bir süre. Dileyen cimailden cimleşedebilir.
Uzatmayayım, dalın herhangi bir çet sitesine aratın Paris Hilton diye... Hepsi bu istediğiniz dilde çetleşmek mümkün.
Evet evet Paris'i fethetmekten bahsediyorum. sonrası Fransa Cumhurbaşkanlığı...
Kolay gelsin. Ben şimdi Carmen Electra ile hotlaşmaya gidiyorum. Onu da çet dünyasına kazandırıp size haber verecem... BarbarFly ince hesap yapar @ 03-10-2010 11:40 -Şu bilgisayarını değiştirsen artık. -Çok yavaş sayıyor değil mi? -Neyi? -Bilgiyi. -Püff. -Onu ben de düşündüm sonra vazgeçtim. -Neden? -Maaşım 1500 TL. Bir aylık köleliğimin karşılığı. TC standartlarında fena sayılmaz gibi duruyor. Ama işin aslı öyle değil. Günlük 50 TL yapar. Her ay 12 gün kira için, 3 gün elektrik ve su için 1 gün internet vs için 3 gün sigara için çalışıyorum. 19 günü gitti ayın bak. 11 gün kaldı. ve ben daha likit ihtiyacı, gıda vb şeylere çalışmadım. 1000 TL ye orta halli bir bilgisayar alsam ayda 100 TL taksitle ödesem 10 ay boyunca 2 gün ona çalışırım. Ben kendimi bilirim kredi kartının ödemesini zamanında yapamam faiz geçirirler 1 gün de bankaya çalışırım. Kaldı mı bana 8 gün. İşe gidip gelebilmek için yol parası veriyorum 2 gün de ona çalışıyorum kalır 6 gün. Onunlada gıda ve likit ihtiyacımı karşılasam. Daha bir kitap alıp okumadım, eşle dostla biyerde iki kadeh içip bi çipurayı sofraya koymadım. Sinemaya gitmedim. -Hayat zor. -Çok zor. -Zor. -Or. -R.BarbarFly'la Kişisel Gelişim @ 25-09-2010 01:44 İşte aşkta, ormanda ya da metropolde farketmez. Bu programı uygulayın; 3 Günde pek sexi olun, 5 günde zirveye tırmanın, 8 günde 3 5 8'in tüm inceliklerini öğrenin, 11 Günde zayıflayın ya da kilo alın, beni ilgilendirmez kafanıza göre takılın, 1 ay sonra zengin, 3 Ay sonra guru, 1 yıla kalmaz klibiniz kral tv de 1 numara, hayatınızı anlattığınız romanınız best-seller...
Önümüzdeki yıl da emeklisiniz, malulen, deniz manzaralı bir tımarhanede tımar edilirken beni yadedeceksiniz...
Hepsi veya birazı yakında buralarda biyerlerde...BarbarFly Akil Adamlara Karşı @ 21-09-2010 13:06 -Barbar anayasa değiştirecez, ne dersin? -Fly -Anlamadım -May neymiz BarbarFly B ve F büyük yazılıp büyük okunur. -Gidelim...Barbarfly Kendini Cemaate Pazarlar @ 21-09-2010 09:43 Bir önceki başvuru kısmını okuyanlar bilir, okumayanlar da okusun öğrensin, ben direkt olarak mülakata geçiyorum.
İlk sırayı cemaat gastesine verdim. Bıyığımı badem eyleyip gayet efendi giyinip kuşanıp -gösterişsiz ama pahalı- çıktım karşılarına.
Onlar-Neden biz? Türkiye de bizim dışımızda da birçok gaste var. BarbarFly- Geleceğimi düşünmek zorundayım, en büyük cemaat pardon gaste sizsiniz. Onlar- Neler yapabilirsin? BarbarFly- Yetmez ama Evet! derken çok şirin, Tv programlarında çok çemkirik, Ramazan aylarında huşuu içinde, seçim döneminde genelev çalışanlarının ağız dalaşlarındaki kadar iğrenç olabilecek oyuncu yeteneğine sahibim. Ahlak işime geliyorsa iyidir, ama gerektiğinde iftira atabilirim. vırvır cırcır... Onlar-Peki biz size dönecez. Teşekkür ederiz. Bu arada eğer hayırlısıyla olursa isminizi değiştirmeniz gerekebilir. BarbarFly- Hayır, nayır, yüzbinkere nayır... Onlar- Ama bu işte çok para var. Bi isimden noolcak. Bak kimler nelerini değiştiriyor. Biz büyük bir şirketiz. BarbarFly- Yetmez ama EVET! Bi de Okyanus ötesine selamlar...Akşama da diğer renkli basınla görüşecem. Parayı veren düdüğü çalar aga...BarbarFly İş Görüşmesinde @ 20-09-2010 23:44 Muhtelif arkadaşlar mütemadiyen ''neden gasteci olmuyorsun?'' diye soruyorlar. Eğitimim yok deyince de ''kaç gastecinin eğitimi var ki, hem eğitimi olanlara gazeteci denir'' diyorlar.
Gittim ben de iki üç gasteye başvurdum. Haliyle kafa attığım gazeteler Le Monde ya da Cumhuriyet falan değil. Daha renkli bir iki gasteyle bir iki de cemaat gastesine başvurdum. Referans falan yok. Gastecilik geçmişi yok.
Cemaat gastelerine yolladığım özgeçmişin sonuna ''yetmez ama evet!'' yazdım, ötekilere yolladığıma da ''valla ekonomi süper!'' yazdım.
Hepsi aradı randevuyu ayarlayacam diye kaşıdığım göbeğim çatladı.
Görüşme detaylarını yarın yazacam buraya, kaybolmayın. Azz bigün soona...BarbarFly Şiyir İncelerse @ 20-09-2010 16:35 Önce incelenecek şiyirimiz gelsin pek değerli şiyir dostları... Şayiri hepinizin tanıdığı Tosun Şayir Ordulu... Geleneksel Anadolu şiyirini AB standardında demokrasiyle tanıştırma ama bu arada Anadolu ekonomisinden, pardon tasavvufundan beslenme gibi durumları varoluş amacı edinen Tosun Ş. Ordulu'nun aşağıdaki şiyirini sanat hayatının doruk noktasına koyabiliriz.
BİR TEK SEN
İzmir faşist, Ordu faşist, Cumhuuriye faşist, O da bu da, şura da burada her yer faşist...
Bir tek sen şeyhim, gülerken ağlayanım bir tek sen demokrat...
Ahanda bu muhteşem şiyirin incelemesi en didaktikinden;
Şayir içinde yaşadığı toplumun faşist kesimlerini il il sıralarken bir söz sanatını da araya sıkıştırıp hem Ordu ilini hem de kendisinin çok sivil oluşundan bir silahlı kuvvet olan orduyu da aradan çıkarmış oluyor. Bu dahiyane alegorik konjonktürel buluşu şiyir tarihimizde ilk olarak Tosun kullanmış, onun bu dahiyane şayirane özelliğini de ilk olarak BarbarFly keşfetmiştir.
Son mısralar hakkında söylenecek çok bişey yok, Tosun Okyanus ötesine selam yollamıştır. Bu şiir Tosun'u Türk şiyir tarihinde önemli bir yere getirir mi diye soracak olursak benim yanisi BarbarFly'ın kanaati;
YETMEZ, AMA EVET! BarbarFly Ve Deniz Yıldızı Hikayesi @ 20-09-2010 13:03 En sevdiğim kişisel geliştiren öyküdür bu deniz yıldızı hikayesi... Hani elemanın biri sahilde kıyıya vurmuş deniz yıldızlarını denize atarken dıngılın biri gelir ''Oolum bööle tek tek nereye kadar hangi birini kurtaracan, salla gel deniz fenerine alalım seni kendini kurtar'' der. Esas oğlan da ''Şu elimde görmüş olduğun deniz yıldızı senin gibi düşünmüyor ama'' deyince Mister Dıngıl yapıştırır cevabı; ''Bizden olmayan bertaraf olur!''
Evet en sevdiğim kişisel ve ekonomik geliştiren hikaye budur.BarbarFly'dan Medyaya Öneriler @ 20-09-2010 11:07 Bir süredir coğrafyamızda yetişen eşine ender rastlanan medyayı inceliyorum. Bizde mizah dergilerinin boşuna çıktığına kanaat getirdim bu incelemelerimin sonucunda.
Bu incelemelerimin doğrultusunda medyanın büyük bölümüne ciddi ekonomik tasarruf sağlayacak ve kağıt tasarrufu da sağlayarak ağaçlarımızı da koruyacak bir dizi önerilerim olacak bu medya denen canavara.
İşte dahiyane önerilerim;
Taraf, Bugün, Zaman, Yeni Şafak, Star vb gasteler birleşseler ve hergün çıkmak yerine ayda bir ve 3-5 sayfa olarak çıksalar. Sonuçta her gün çıkıpta yedikleri bi halt yok. Hergün aynı şeyler.
Ayda bir çıkıp;
Ordu teröristtir, Tayyip Başkan Olsun, Fethullah Yüce İnsan, En Müslüman Ülke ABD Ülkenin Yarısı Darbeci, Bizden Olmayan Bertaraf Olur Vs Türünden başlıklar atsalar yeterli. Bu kadar kağıt zayi etmeye, o kadar aynı şeyleri yazan yazara maaş vermeye ne gerek var ki...
Holding Medyası için de geçerli bu, onlar da işin ekonomik yönünden dalsalar;
Ekonomimiz pek güzel oldu, Ekonomimiz büyüdü amcası, Hadi ekonomimiz amcana pipini göster bakiim Borsamız da süper büyüdü serpildi amcası ama şimdi ona ''hadi borsamız amcana kukunu göster bakiim'' diyemiyoruz kusura kalma...
Var ya bir orman kurtulur bu sayede... Hem bu çevreci tavırlarından dolayı eski solcular ve liberallerden sonra çevreciler de belki cemaate yazılabilirler...
BarbarFly; İçinizden Biri @ 20-09-2010 10:53 BarbarFly yanisi Ben, halktan biriyim değerini beğenisinin belirleyeceği okur. Yeri gelir ülkeyi kurtarırım sofradan, yeri gelir aşık olurum ... Kişisel gelişimime önem veririm, gerekirse Hindistan'a uçar Ganj'da iki kulaç atar geceyi bir sığırla geçirebilirim masumane... Ekonomik faaliyetlerim gereği demokrat ya da cemaat üyesi olabilirim, her ikisi birden olabilmenin yolu da var elbette; ne sorsanız ''Yetmez ama YESS'' diyebilirim... Aşk romanı yazabilirdim ama üşenirim... Bedeninin dilini çözemedim çözülmüyor...Tepkisiz Toplum Ya Da Çayırlar, BarbarFly Mesaj Kaygılı Yazarsa @ 18-09-2010 20:42 Geçenlerde güzel havanın kan dolaşımımdaki yoğun etkisine uyarak denize gitmeye karar verdim. Mekan adı vermeyeceğim. Ama güzel ve sakin bir sahil. Köylerin arasından geçiyorsunuz, yol kenarlarında çiçek açmış zakkum ağaçları vs… Romantik olsam yolda mola verir ağlardım ama Allah’tan değilim.
Mekana toplu ulaşım aracı yok. Bir araba kiraladım. Mini buzdolabıma biralarımı doldurdum. Meraklanmayınız alkollü araç kullanmam, niyetim kafayı çekip sahilde yıldızları seyredip dalga sesini dinleyerek uyumak. Yolda bir sığır sürüsü çıktı karşıma. Korna sesi falan sallamıyor hayvanlar. Gittim lidermiş gibi görünen sığıra durumu anlattım, kandolaşımımdan falan bahsettim. Yalnız kalmaya olan ihtiyacımı anlattım. Bu sahile ulaşmam gerektiğini dilim döndüğünce anlattım ama sığır bana mısın demedi. Kimeyse? Baktım olmayacak. Etrafa bakındım bu sığırın dilinden anlayan, derdimi ona anlatabilecekmiş gibi duran çoban kılıklı bir adam tuhaf tuhaf sırıtarak bana bakıyor.
-Senin mi bu sığırlar? -Hee. -Ya bir de sen anlatsan da çekilseler yoldan. -Bekle. Geldi elinde bir sopa, ama sopaya gerek kalmadı, şöyle tuhaf bir ses çıkardı ve sığırlar nizami bir şekilde efendice çekildiler yoldan; -Brrrüücçhhh!
Sonra sırıtarak geldi. Para isteyecek sandım, ben de bir bira ısmarlarım diye geçiriyordum kafamdan.
-Sen ne demeye bi saattir sığıra bişey annatmaya çalışıyon ki dedi.
Hala sırıtoyor pzvngin evladı. Tepem attı.
-İyi de yolun ortasına çıkan onlardı, sen değildin ki! dedim. -Hemşerim ona bakcek olursan televizyon programlarına da hep böyleleri çıkarıyolar, çobanlar çıkmıyo ki, dedi, ondan demi heç bi tartışma prooğramından bi bok çıkmeyo. Çıkarıvercekler çobanları liderleri kapıştırıvercekler, bak ondan sona iş varcaa yere daha çabuk varma mı?
Hadi len! dedim kendime bunlar senin beyninde uçuşan şeyler, çoban len bu abartma dedim. Hikayenin de yenilir yutulur bi yanı olmalı. Ama sığırlar gerçekti yahu. Yoksa çoban da mı gerçekti. Hay beynimi napiim? Hatırlamıyorum. Sahil hevesimi de kaçırdı pzvngin evladı. Geri döndüm açtım bi televizyon kanalı kıstım sesini içtim bi güzel biralarımı. Aklımda çoban ve sığırları fonda ”ali babanın bir çiftliği var…” Çok mesaj kaygılı bi yazı oldu bu:) Çok toplumsal, hahaha… Dur hele bi de kıssadan hisse verem gari:) Siz siz olun, eli sopalı çoban Brrrüücçhhh! dedi miydi tek sıraya girivermeyin, hade len deyip vurun kıçına tekmeyi… Yoksa bi kere sığır bellendiniz miydi sağar dururlar:)
BarbarFly İş Hayatında @ 18-09-2010 20:41 Yeni bir iş buldum. Çok sevindiğimi söyleyemem. Üç kuruş para verecekler ama daha o üç kuruşu alamadan sırf bu işe girdim diye harcamalara başladım. Kılık kıyafetiydi ayakkabısıydı ıvırıydı kıvırıydı derken bi maaş gitti zaten anasını satiim. Hayatta takım elbise de sevmem.
Bu kadarla kalsa iyi, daha bissürü teferruat var. Beden dili öğrenecekmişiz, müşteri memnuniyeti vs bu yaşta kurslara gidecez. Yemişim bedeninin dilini ya, müşteri ilişkisi dedinmiydi bildiğim tek şey şudur; her kasiyer kasanın altında sağlamca bir sopa bulunduracak, mırın kırın edenin kafasına bi tane indirecek.
Yok ya çalışmak akıl karı bi iş değil, dahası insan doğasına aykırı. Ama bu dangalak nüfus arttıkça daha bir mecburuz aptal işverenlerin aptal işlerine. Karnını doyuracaksın, bi evde yatacaksın ve giyineceksin. Bunun için ömrünün yarısını aptal bir işte mesaide geçireceksin.
Allahtan kasiyer falan değilim.
Elin uzak doğulusu yaşam felsefesi yapmış kendisine, huzur içinde yaşar bizim dangalaklar burdan yola çıkıp müşterinin bedeninin diliyle takılıcak. Sapık bu kapitalistler. Sanane elalemin bedeninden dilinden.
Müşteriyi sığır yerine koyuyolar. aha kolunu kaldırdı bu kesin sucuk peynir alacak. Hahaha... Allaaam bana sabır bu dangalaklara akıl fikir ihsan eyle... Amin.''Sevdadandır dedi annem, aldırma'' @ 18-09-2010 20:40 Gece aldığım alkölü olabilecek en iğrenç şekilde vücurumdan atarken beynimde bir müzik vardı; Sevdadandır dedi annem, aldırma! Geceden kalma olmalı o da, aldırma.
Zaman ne kadar hızlı, eskiden beden yorgunluğu için iki üç kadeh atardım geçerdi. Sıkılsam ruhum daralsa yöntem aynı. Aslında çok sıkıldığım da söylenemezdi eskiden. Vurdumduymazdım. Şimdilerde bünye alkölü kaldırmıyor pek. Zaman. Çabuk geçiyor. Çok çabuk. Yaşlanıyorum.
Dün gece sanırım birini öldürdüm. Polis falan değilim, bildiğiniz cinayet. Sıradan bir cinayet. Filmlerdeki gibi psikolojik bir altyapısı yok. Aslında belki cinayette yok. Aklımın bana oynadığı bir oyun olabilir. Sabah kusarken sanki öldürmüşüm gibi hissettim beynimde o şarkı; aldırma. Neyse unutalım bunu. En kolay yaptığım şey; unutmak.
Bugün işe gitmeyeceğim. Sevmiyorum. Belki yarın da gitmem, ararlarsa küfreder istifa ederim, aramazlarsa bana ne? Aslında çok da ihtiyacım yok işe. ev kendimin, çok masrafım yok, eskisi kadar içemediğimi de düşünürsek cidden masrafsız bir adamım. Elektriksiz yaşayabilirim. ama beslenmek lazım. Belki bir ilan verir ev arkadaşı falan bulurum. Oradan gelecek para zorunlu ihtiyaçları karşılar. Olmadı kiracıyı yerim. Tombul bişey bulmak lazım demek ki... Hahaha. Meraklanmayınız yamyam ya da zombi değilim. Aptal bir şakaydı sadece.
Çok düşünürsen inanırsın. bu cinayet işini daha fazla düşünmemek lazım, yoksa Poe'nun öyküsündeki gibi işleyip işlemediğim bile belli olmayan bi cinayetten kendimi mahkum ettirebilirim. Aşk da böyledir ha. Birini çok düşünürsen aşık olursun. Sırf üremek ya da sevişmek için. Pöh! Aptallık. Neyse psikolojiyle aram çok iyi değil. Derin konuları da sevmem.
Aslında bu yazdıklarıma usturuplu bir giriş lazımdı. Gelişme sonuç çok mühim değil. Uzun yazıları kaç kişi okuyor ki zaten? Çoğu insan yazının bi başına bi kıçına bakıp geçiyo.
Şimdi buraya kadar yazılanları tekrar okudum ama ı-ıh pek beğenmedim açıkçası. Yeniden yazamayacak kadar da tembelim. Bir çırpıda yazılacak her şey. Kural bu.
Biraz yeraltı edebiyatına mı öykünmüşüm ne? Hahaha. Kusarak girmişim, cinayetle gelişmişim, sonuç ne olur ben de bilmiyorum valla. Ama şundan eminim denizi gören ferah bir odada yeraltı edebiyatı falan yapılmaz. Yalan olur yani. Okuru kandırmamak lazım. Hmm. Bu da kural olsun.
Ey okur, buralara kadar geldiysen şu uyarıyı da yapmalıyım; Ben Balzac ya da Dostoyevski değilim. Öyle cici betimlemeler, karakter analizleri falan bekleme. Belki sıkılır şıp diye bırakıveririm orta yerde her şeyi.
Dün sabah canım fena balık çekmişti. Fazla param da yoktu. Gittim balık kraker aldım. Hahaha. Sırf espri olsun diye de yanında iki kadeh rakı içtim. Bütün o lanet günün nedeni bu sefil espri anlayışım aslında. Balık kraker ve rakı. Pöh! Benim kadar yalnızsanız kendiniz espri yapar kendiniz gülersiniz. Ayılmak için de bira içtim. Ne sabah ama.
Şimdi işyerinde geçen konuşmaları tahmin ediyorum; adım salağa çıkmıştır kesin. Ve mutlaka salak birisi şu lafı eder; Şirket bi ilan verse bin kişi başvurur, salak mı bu, böyle bi işteysen sorumluluk .... vır vır vır... Geri zekalılar. Bu cümleyi de kesin o tombul salak kurar.
Sıkıldım. Sonra devam ederim. Belki de etmem başka bişey yazarım.
|
|