The largest and the best home page
Olmazmi search
tr
en
home page sites rsses
   
 There are thousands of videos in Videovarmi.com Click here to go Videovarmi.com.

Marketing - Girişimci Fikirler Gaxxi RSS

E-Ticaret Profesyonelleri Copromeet 2010'da Buluşuyor! @ 16-12-2010 23:45

Coproline E-Ticaret Eğitim Kurumları tarafından yetiştirilen e-ticaret profesyonelleri ile dijital ekonominin iş adamlarını ve düşünürlerini buluşturan “Copromeet” toplantıları, 2007 yılından bu yana, Türkiye'nin e-ticaret alanındaki atılım ve gelişimine yön vermeye devam ediyor. Türkiye’nin ilk e-ticaret etkinliğinin bu yıl dördüncüsü; dijital kuşak, ağ ekonomisi ve e-ticaret, bulut bilişim, sosyal satın alma ve online satışın yeni kuralları konu başlıklarıyla katılımcısıyla buluşuyor. Sahibinden.com Genel Müdürü Burak Ertaş, Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şule Özmen, Groupon-Türkiye Genel Müdürü Emre Ekmekçi, Microsoft-Türkiye Ürün Müdürü Onur Görür ve Fütüristler Derneği Başkanı Ufuk Tarhan’ın da konuşmacı olarak yer alacağı ve birikimlerini Coproline mezunu e-ticaret profesyonelleri ile paylaşacağı etkinlikte, ayrıca “Türkiye’nin En Başarılı E-Ticaret Girişimcisi Ödülü” de sahibini bulacak. 65’e yakın e-ticaret projesinin yarıştığı ve ön eleme sonrası finale taşınan 5 projenin sahibi, e-ticaret girişimlerini uzmanlardan oluşan jüriye sunacak. Sunulacak projelerin değerlendirme kriterleri aşağıdaki gibi olacak. · Türkiye e-ticaretine katılım oranı · Aylık büyüme oranı · Müşterileri açısından yarattığı “somut katma değer” · Girişimcinin proje ile ilgili bilgi düzeyi ve ihtisas durumu · Kreatif özellikler · Gelecek hedefleri Jüriden en yüksek puanı alan e-ticaret proje sahibi yarışmayı kazanacak. Birinciye Coproline tarafından “E-Ticaret Girişimcisi” ödülü verilecek. Yaklaşık 500 kişinin katılımı beklenen Copromeet 2010, 19 Aralık Pazar günü Kültür Üniversitesi Akıngüç Oditoryumu’nda 12.00-17.30 saatleri arasında gerçekleştirilecek.

Ayrıntılı ve Detaylı Bilgi İçin : www.coproline.com/copromeet



Akıl vererek para kazan! @ 11-12-2010 21:14

Akıl vererek para kazan!

 

Akıl düşünmeyi, düşüncelerde güzel fikirlerin oluşumunu meydana getirir. Güzel fikirler neyi getirir?

İşte kilit nokta budur. O kadar çok fikrim var ki bir türlü hayata geçiremedim, yâda aynısının tıpkısını bende düşünmüştüm diyenlerimiz çok olmuştur.

Peki, o fikirler neden hayata geçirilmiyor?

Ya iyi bir fikriniz yok veya fikrinizi kabullendiremediniz yâda yeterli gücü desteği kendinizde, çevrenizde göremiyorsunuz.


Fikirler bize ne kazandırır?

Fikirler bize heyecan, tecrübe yâda para kazandırır. Bunların hiçbirini kabul etmiyorsanız fikrinizi çöp olarak görebilirsiniz.

 

Eskiden “Akıl verme para ver” derdik. Günümüz de ise tam tersi oldu akıl vererek para kazanabiliyoruz. Firmalar bunun farkına vardılar ve inovasyon yarışmaları düzenleyerek güzel fikirleri para karşılığında satın almaya başladılar.

 

Çok şey o kadar hızlı değiyor ki yarış halinde olduğumuz iş dünyasında geriye bakmaya fırsatımız dahi kalmadı. Rakiplerine fark atabilmek için firmalar kıyasıya yarış halindeler.

Daha ne yaparsak önde oluruz yâda neyi değiştirmeliyiz, yenilik katmalıyız gibi soruları artık kendilerine değil çoğunluğa sorarak akıl danışımı yapıyorlar.


Girişimcilik koşturmadan geçer daha önceki yazımda da söyledim yorul ve yoğrul diye. Sizin projeyi hayata geçirecek yeterli sermayeniz olmayabilir veya sizin bu işi çevirecek yeterli kapasiteniz de olamayabilir. O yüzden destek olmanız ve destek almanız gerekmektedir.

Size üç güzel yol göstereceğim.


Birincisi
, elinizdeki iş fikirlerini değerlendirecek size değer katacak projeyle alakalı firmaların kapısını çalın, önerilerinizden bahsedin.

 

İkincisi, birçok fikir yarışmaları düzenleniyor onları takip edin ve katılın.

 

Üçüncüsü ise güvenilir ve birçok firmaların çağrı açtıkları fikirlerin toplandığı yenilikçiliğe

önem veren ve fikrinizin karşılığını veren bir site öneriyorum.

Açık İnovasyon isimli web sitesidir. (Açıkinovasyon, 2009 yılında Sanayi Bakanlığı tarafından, teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini desteklemek amacıyla, katma değer ve nitelikli istihdam yaratma potansiyeli yüksek teşebbüslere verilen Tekno Girişim Sermaye Desteği ile kurulmuş bir tekno girişim şirketidir.)

 

Siz kendinize ve fikrinize güvenin, umulmadık bir anda fikriniz sizi istediğiniz yere getirecektir.

Motivasyon ve sabır girişimci insanın en iyi cevheridir. Onları iyi kullanın, fikirlerinizi sınırlamayın, 99 fikrinizi deneseniz bile olmadı olmuyor demeyin siz işin heyecan tarafından biraz bakın hayatınıza renk geldiğini görürsünüz.

 

Unutmayın! Uygulanmayan her fikir değersizdir…

 



YO(Ğ)RULMAK GEREK! @ 29-11-2010 18:19

YO(Ğ)RULMAK GEREK!

 

“Yorulmadan kazanmak bile çaba ister.”

 

 

Yorulmak, vücudun enerji yakma işlemi sonucunda hareket eden bölgenin veya bölümün yorgun kuvvetsiz kalmasıdır.

Yoğurmak ise kelime anlamıyla bir kişiye istenilen nitelikleri kazandırmak, yeteneklerini geliştirmek demektir.

 

Mutluluğu daha önceki yazılarımda da ikiye ayırmıştım, birincisi aşk ikincisi ise başarıdır. Başarı da yorulmak ve yoğrulmaktan geçer.

 

Psikolojik sıkıntıların temelini can sıkıntısı oluşturur, can sıkıntısı da vücutta biriken enerjiyi dışarı atamamaktan geçer. Vücut çalışmaz, yorulmazsa kaslara ve beyine oksijen gitmez, sadece fiziksel sağlığımız değil psikolojik sağlığımızda hareketsiz kalır bunalırız.

 

Dinç olmanın formülüdür hareket etmek, boşuna dememiş eskiler “nerede hareket orada bereket” diye.

 

Yoğrulmak mecazen pişmenin olgunlaşmanın belirtisidir. Mesela “Seven kalbim yoruldu” deriz, aslında severken yoruluyoruz hamur kıvama geliyoruz sonra da yoğrulmasıyla hamuru pişirip olgunlaştırıyoruz.

 

Her yorulan vücut bir sonraki güne daha dinç ve zinde kalkar, etrafınızda spor yapan, dans eden, hoplayan zıplayan insanlara bir bakın yorulduktan sonra ne kadar kendilerini mutlu hissediyorlar.

 

Hiç hareket etmeden kendini yorgun hisseden insanları düşünelim(Fiziksel sağlık sıkıntısı olanlar hariç), çoğu meşgale olacak kendini harekete sürükleyecek hiç bir şey yapmadığı için psikolojik olarak kendini koşullandırma sürecine giriyor.

 

Ne için yorulduğuna bağlı olaraktan yorulmak götürü değil getiridir.

 

Yorgunluğun ardından yapılacak her eylemde mutluluğun başka bir güzel yüzüdür. Ayaklarını uzatıp dinlenmek yâda yorgunluğun üzerine bir sıcak kahve yudumlamak veya tüm iş stresinin verdiği yorgunlukla tatile çıkmak kafayı dinlemek, ne güzeldir aslında o hazzı yaşamak. Çoğumuz spor salonlarına bir hayli para verip ağır yükleri kaldırıp yorulmuyor muyuz? Demek ki çok değerli olan şeyi biz aslında iş yükü gibi görüyor ve tembel vücutlarımıza söz geçiremiyoruz.

 

İş yapmak istiyorsan girişimci olmak istiyorsan deli gibi çalışmak zorundasın. Bekleyip kısmet demekle para kazanılmaz, kazanılsa da tadı olmaz.

Oturduğun yerden para kazanacağını düşünüyorsan şans oyunu oynuyorsun demektir. Mücadele edilmeyen her iş hüsranla sonuçlanır.

 

Çalışmaktan yoruluyorsan girişimci olamazsın…

 

YO DEMEYİN, YORULUN VE YOĞRULUN…



iTable @ 14-11-2010 04:37
Açıklama yok

Note Me Pillow @ 14-11-2010 04:36
Source

MicroSD Watch @ 14-11-2010 04:33
Source

4 Yanlış 1 Doğruyu Götürmesin! @ 14-10-2010 19:58

Bize öğretilen en büyük yanlış, yanlışların doğruları götürmesidir, gerçek hayatta da bu böyle olmaktadır, insanları yaptıkları yanlışlar ile değerlendirip ona göre yorumlarız.

 

Şirketinizi düşünün belki en değerli elemanı sizsinizdir, ama ufak bir hata veya yanlış ile patronunuzun gözünden düşersiniz yâda işten bile çıkartılabilirsiniz.

 

Bunu en yakın arkadaşınız da bile görebilirsiniz.

 

Örneğin; arkadaşınız için birçok fedakârlıkta bulunmuş olmanıza rağmen yaptığınız yanlışı görüp sizi ona göre değerlendirmeye çalışır. Yüz kere iyilik yapın bir kere hata yapın affetmez acımasız olabilir.

 

Böyle yapmakla belki de hayatımızı mutsuz ediyor, hemen üzülüyor hemen kızıyor ve o günümüzün kötü geçmesine neden oluyoruz.

İnsanları yaptıkları yanlışlarla değerlendirip yaptıkları doğru şeyleri silersek onu kendimize dost değil düşman ederiz.

 

Bunun tam tersini düşünmek aklınıza hiç geldi mi?

 

Yaptıkları doğrularıyla değerlendirip hatalarını ört pas etmeyi ve kendi yaşamımız için farklı bakmayı kaçımız düşündü ve buna göre hayatına yön verdi?

 

Elbette ki Hz. Mevlana gibi düşünmek zordur, ama ne güzel söylemiş

 

“Ne olursan ol yine gel”

 

Yani hata da yapsan yanlışta yapsan yine gel diyor.

 

“Bin kere tövbeni bozsan da yine gel”

 

Zor ama mümkün değil diyemeyiz.

 

Üniversite de sınav sistemini düşünün 4 yanlış 1 doğruyu götürüyor, neden öğrencilerin ellerinde ki doğrulara göz dikiliyor ki aksi yapılmış olsa 4 doğru 1 yanlış götürseydi emin olun öğrenciler bir doğru daha kazanmak için yanlış şıkkı işaretlemezlerdi.

Sınav sistemi bile bizi yanlışa teşvik ediyor.

 

Hayatının mutlu olmasını istiyorsanız iyi taraflarından bakmasını bilmek gerekir. Kimseyi küçük şeyler için yargılamamak lazım ve en önemlisi ise yaptıkları doğruları görüp yanlışlarını silip affedici olmasını becerebilirsek sizi herkes sevecek siz de herkesi seveceksiniz.

 

Şimdi 4 yanlış mı 1 doğruyu götürsün yoksa 4 doğrumu 1 yanlışı götürsün kararı size bırakıyorum…



Meyveci Anne, Çocuklar İçin Yeni Bir Girişim @ 10-10-2010 18:41

2010 Senesinde kurulan Alternatif Kanal Sağlıklı Yaşam Ürünleri, iş hayatına Oxymate Oksijen Barların Türkiye Genel Distribütörlüğü ile başlamıştır. Oxymate ile yakın iş birliğini geliştirerek devam ettiren Alternatif Kanal, ihracat yolu ile ülke ekonomisine katkıda da bulunmaktadır. Alternatif Kanal, Türkiye’nin ve Dünya’nın her bölgesine ulaşım kabiliyeti taşımaktadır.

Meyveci Anne, Alternatif Kanal’ın bir sosyal sorumluluk projesi olarak ortaya çıkmış ve geliştirilmiştir. Başta kendi çocuklarımıza ve Dünya çocuklarına, meyve tüketme alışkanlığı kazandırmak ana hedeftir. Bunu yaparken hem eğlendirmek, hem aile ve ebeveynleri motive etmek, hem de meyve ile birlikte sağlıklı ve besleyici yan ürünleri de sunmaktadır. 

Meyve, bal/çikolata ve kuruyemiş parçacıkları hem besleyici, hem eğlendirici, en önemlisi de 1-2 denemeden sonra evlerinizde çocuklarınıza/çocuklarımıza kolaylıkla günde bir iki porsiyon meyve tüketme alışkanlığı kazandırır. Bunu yaparken, yerli malı tüketimini arttırır, istihdam yaratır, ülke ekonomisine vergi yolu ile destek de oluruz/olursunuz.

Taze ve günlük tedarik edilen meyvelerimizde kullandığımız Kuruyemiş, Bal ve Çikolata çeşitleri, yerli ve dünya’nın onlarca ülkesine ihracat yapan Ulusal Firmalardan tedarik edilir. Meyveci anne taze, belgeli, analiz raporlu ve Devletimizin Resmi Makamları’nın onayladığı Ulusal Markalarlarla çalışır, hijyen ve insan sağlığını/güvenliği en üst düzeyde tutarak ve denetleyerek ürünlerini sunmaktadır.

Meyveci Anne, çok kısa zamanda Ülkemizin dört bir yanına ve sınırlarımızın dışına ihraç edeceğimiz, çocuklarımız için başlattığımız projelerden ilki olma özelliğini taşımaktadır.


Ücretsiz detaylı bilgi almak için tıklayınız...


Bu yepyeni ve geleceğin yatırım alanında güçlü bir marka ile çalışmak ve kazançlı bir yatırım yapmak isteyen girişimciler firma web sayfasından ve iletişim bilgilerinden detaylı bilgi alabilirler.  
www.alternatif-kanal.com



Belçika Usulü Kağıt Külahta Patates Socips @ 19-08-2010 19:31

Başarılı, Güvenli ve Saygın Bir Girişime Hoş Geldiniz!

Dünya mutfağının vazgeçilmez lezzeti patatesin Belçika Usulü ile pişirilerek kağıt külahta sıcacık servis ile sunulması konsepti artık SOCİPS ile Türkiye’de. Başta Avrupa olmak üzere yurt dışında çok yaygın olarak bulunan ve neredeyse her köşe başında yer alan Chips Shop’lar artık SOCİPS markası ile Türk tüketicinin yanı başında hizmet vermeye başladı.

Kağıt külahta sıcak patates cipsi konsepti ile tüketiciye kolay ulaşılan, lezzetli, sağlıklı, ekonomik, marka kimlikli ve doyurucu bir aperatif imkanı sunulmaktadır. Aperatif/Hafif yemek olarak her yaşta tüketiciye hitap eden SOCİPS, kent yaşam temposuna uyumlu bir beslenme şekli olarak insan hareketlerinin yoğun olduğu ana arter cadde ve bulvarlarda SOCİPS Shop’lar ve AVM, Sahil şeritleri, Otogar, Havalimanı gibi insan hareketlerinin yoğunlaştığı bölgelerde SOCİPS Kiosklarla tüketicisi ile buluşacaktır.

SOCİPS ilk Shop’unu Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden Kuşadası’nda 2009 yılı başında hizmete açtı. SOCİPS 2010 yılı hedefleri kapsamında öncelikli olarak değerlendirilen dört kentte daha, SOCİPS tarafından işletilecek yada franchising sistemi ile marka paylaşımı yaparak işletilecek işyerleri açmayı hedeflemektedir. 2011 yılında ise belirlenen 25 ilde büyüme hedeflenmektedir.

SOCİPS franchise için bir defa giriş bedeli almakta ve çalışma ortaklarımızdan cirodan pay veya reklam katkı payı adı altında başka mali katılımlar istenmemektedir.

Açılacak işyerinin yer tespiti yapıldıktan sonra işyerinin alanına bağlı olarak değişen yatırım bedeli ile altyapı, dekorasyon tamamlanmakta ve donanım tedarik edilerek franchise'a teslim edilmektedir. Yatırım bedeli açılacak işyerinin boyutu ve tipine bağlı olarak değişmektedir.

2010’lu Yıllarda Her Köşebaşında Yer Alacak Bir Girişim

SOCİPS Gıda, halkımız tarafından çok beğeniyle tüketilen patates cipsinin kağıt külah ile sunulmasının eksikliğini tespit ederek orijinal Belçika Usulü Patates Cips pazarını Türkiye’de hizmete açmıştır. Böylelikle tüketici harcamalarındaki daralma göz önüne alınarak ekonomik, kaliteli ve keyifli beslenme alternatifi sunulmuştur.

SOCİPS, külahta patates cipsi konsepti ile gıda alanında yatırım yapmak isteyen girişimciler için çok cazip, saygın ve yüksek getirili, dünyada çok yaygın olan ancak ülkemiz için yepyeni, farklı bir bayilik ve yatırım alanı yaratmıştır.

Neden SOCİPS?

Önümüzdeki dönemin en yaygın yatırım alanının bir üyesi olmak şu an size çok yakın. Makul bir yatırımla tüketiciye lezzetli, sağlıklı ve SOCİPS markası güvencesiyle ekonomik ve memnuniyet veren bir hizmet sunmak, saygın ve kazançlı bir yatırımı yönetmek SOCİPS ailesine katılmanızla mümkün.

SOCİPS, sadece markasını paylaşıp geri çekilmiyor. SOCİPS Shop’un veya Kiosk’un en verimli şekilde çalışması için tüm destekleri sağlıyor. Sizin daima kazançlı, tercih edilen ve prestijli bir işletme olması SOCİPS’in ana hedeflerindendir.

SOCİPS girişimcisi olmak için dört önemli neden:

-Profesyonel yönetim ve operasyon,

-Güçlü ve prestijli marka

-Kesintisiz destek

-Kazançlı bir yatırım alanı

Kimlerle çalışabiliriz?

-Prestijli bir markanın seçkin temsilcisi olma yeteneğine sahip,

-Tempolu ve takım çalışmasına yatkın,

-Müşteri ve personel iletişimlerini üst düzeyde yönetebilecek,

-Profesyonel çalışma yöntemlerini amatör bir ruh ve heyecanla uygulayacak

  girişimciler SOCİPS markası yöneticisi olabilirler.

 

Bu yepyeni ve geleceğin yatırım alanında güçlü bir marka ile çalışmak ve kazançlı bir yatırım yapmak isteyen girişimciler firma web sayfasından ve iletişim bilgilerinden detaylı bilgi alabilirler.  www.socips.com 

Ücretsiz detaylı bilgi almak için tıklayınız...



Girişimcinin Gözlüğü @ 09-08-2010 19:50

 

Girişimcinin Gözlüğü

 

“Hedef büyük ise, adım küçük olmasın”

 

 

 

Girişimci insanlar sonuç odaklı çalışırlar, hedefi önceden belirler ona göre stratejisini çizer.

İhtiyaçlara göre hareket eder ve asla sizin olmaz dediklerinizin peşinden giderler.

Zoru severler, çünkü enerjileri çok büyüktür zoru fark edemezler.

Arkada kalmazlar lider olmak isterler, yenilgiyi sevmezler ama hep başarısızlıklarla karşılaşırlar.

İlk girişimcilik deneyimini tecrübe olarak görür ve onun için bir idmandır.

 

Kısaca, girişimci insanın bakış açısından bahsettik.

 

Bir girişimcinin gözlüğünü takmak istiyorsanız ne yapmamız gereklidir, onları maddeler halinde sıralayacak olursak,

 

 

  1. İsteyin, istekli olun ve sorgulayın.
  2. Deneyin, bilmediğiniz işleri öğrenmeye çalışın yâda bildiklerinizi uygulayın.
  3. Görün, etrafınızda olup bitenleri gözlemleyin.
  4. Korkmayın, korku ancak insanı yıldırır.
  5. Hayatta kalmanın bir risk olduğunu unutmayın ve risklerin üzerine gidin.
  6. Hata, gerçeklerin ortaya çıkmasını gösterir, hata yapmaktan çekinmeyin.
  7. Bilmiyorum yapamam bana göre demeyin, unutma ki her zaman yaşadıkça öğreniyorsun.
  8. Farkında olun, yapmak istedikleriniz sizin mutluluğunuzdur.
  9. Özümseyin, içinize sinen fikirlerin peşinden gidin.
  10. Fikir alın ama fikrinizi köreltmeyin.
  11. Her şeyin bir düşünceden ibaret olduğunu unutmayın, düşünce girişimciliğin büyük bir bölümünü teşkil eder.
  12. Kötümser olmayın, bunu yenmenin en iyi formülü her şeyin en ilkelini düşünün mutlaka işleri basite indirgeyeceksinizdir.
  13. Sabırlı olun, sabırsızlık zaman kayıplarına neden olur.
  14. Yapacağınız işin başlığını koyun, işin gelişmesi ve sonucunu yaşadıkça göreceksiniz.
  15. Yenilikçilik olmazsa olmaz, hızla gelişen çağda yaşadığımızı unutmayın.
  16. Biliyorum söylemesi zor ama sermayeniz yeterli gelmiyorsa mutlaka bir melek yatırımcı bulun. Çünkü bütün büyük sitelerin ardında bir melek yatırımcısı olmuştur. Bir elin nesi var iki elin sesi var mantığında.

 

 

Beyin-Ruh-Beden üçlüsü sizin içinizdeki gücü ortaya çıkarır, Beyin ister, Ruh hisseder, Beden de harekete geçirir.

Eğer girişimci ruhuna sahip değilseniz, yeteneğinizin peşinden koşun derim. Eğer akıllı değilseniz pazarlama yapmayın, bedeniniz de güçlü değilse çabuk yorulursun.

Girişimci insan bahsettiğim üçlünün de güçlü olması gerekir, yoksa bocalama evresi yaşar.

Ama şunu hatırlatayım bunları güçlendirmek sizin elinizde, bahsettiklerim sizi ilgilendiriyorsa sen bir girişimcisin demektir.


 

Şimdi soruyorum, siz hangi gözlüğü takıyorsunuz?

 

Girişimcilik ile ilgili güzel sözleri de sizlerle paylaşmak istedim.


 

§                     Girişimci basit anlamıyla engelleri ve fırsatları ayırt edip her ikisini de kendi avantajına çevirebilendir. Victor Kiam

§                     Girşimciler meraklıdır ama mütecessis değilfir. Girişimciler hırslıdır ama haris değildir. Girişimciler risk alır ama gözü kara değildir. Girişimciler başarıyı sever ama başarısızlıktan yılmaz. Aysen Zamanpur

§                     Bireysel basarıların abartılması tehlıke tasır..asıl fıkrın projenın ve ekıbın ıskanalması tehlıkesıdır bu.Bız basarılı gırısımcılerın basarılarını anlatması bır saat surer ama basarısızlıklarımızı anlatmamız 3 gun surebılır aslında..Sinderalla oykulerı yoktur ıyı fıkırler ıyı kotarılmıs projelendırılmıs dusler vardır... Aysen Zamanpur

§                     Yapamıyacağınızın düşündüğünüz şeyleri yapmaya çalışmalısınız. Eleanor Roosevelt

§                     Hata değil, çare bulun. Henry Ford

§                     Büyük adım atmaktan korkmayın,uçurumu küçük sıçramalarla geçemezsiniz. Anonim

§                     Binlerce kilometrelik bir yolculuk bile, tek bir adımla başlamak zorundadır. Lao Tzu

§                     Açılmamış kanatların büyüklüğü bilinmez. Andre Gide

§                     Günümüzde bir iş kurmak, girişimci olmak, eski sınırları aşmak ve öncülük etmek demektir. Paula Nelson

§                     Girişimci, sönük bir başarıdansa şaşırtıcı başarısızlıkları tercih eden risk alıcıdır. Jim Fisk

§                     İşin başında girişiminizi atağa kalkan bir yarışcı gibi görüyor olabilirsiniz . Ama firmanız geliştikçe çalışanlarınızın da maratonun içinde olduklarını anlamaları gerektiğini fark edeceksiniz. Trip Hawkins

§                     Girişimci herzaman -özellikle başlarken- başarı ve iflasın eşiğinde durduğunun farkında olmalıdır. Küçük bir hata bile onu yok edebilir. Harold S. Green

§                     Eğer girişim ilerliyorsa, bolluk ekonomi ile birlikte artar ama girişim yoksa bol luk ekonomi ile birlikte çürür. John Maynard Keynes

§                     Bir şirket kurmak ipte yürümeğe benzer. Sadece tüm dikkatinizi verip konsantre olursanız karşı tarafa geçebilirsiniz. James Bernstein

§                     Artık yönetim toplumundan girişim toplumuna geçiyoruz. John Naisbit

§                     Büyük sanayi devrimini ve dev şirketlerin dönemini yaşadık. Ama inanıyorum ki çağımız girişimcinin çağıdır. Ronald Reagan

§                     Küçük bir firmada tek bir çalışanın parlak fikri yeni bir ürünün piyasaya çıkmasını sağlamaya yeterli olabilir. Büyük bir firmada ise aynı fikir aylar süren toplantılar içinde kaybolup gider. Al Ries

§                     Girişimciler, iyi bir fikir için paraları ve itibarlarını ortaya koyup zar atarlar. Girdikleri riskin başarısını ve başarısızlıklarını üstlenirler. Victor Kiam

§                     Durdurulamayan istekler ve tüm olumsuzluklara karşı ayakta durabilmek, bir girişimcinin en önemli nitelikleridir. Deaver Brown

§                     Bir girişimcinin ilk macerası sadece deneyim kazanmak ile sonuçlanır. Bu süt dişlerine benzer. Yerlerine daha güçlü ve dayanıklılarının çıkması zaman alır. Deaver Brown

 



Oxymate Oksijen Bar ile Sizde İlklerden Olun!!! @ 30-07-2010 17:35

Alternatif Kanal Sağlıklı Yaşam Ürünleri 2010 Yılında kurulmuş,  Oxymate Oksijen Barlarının ve Oxymate Oksijenli Bakım Sistemlerinin Türkiye Genel Dağıtıcısı ve Distribütörüdür…

Türkiye’ nin ve Dünyanın her bölgesine ulaşım kabiliyeti taşır…

Türkiye’ de başta büyük şehirler olmak üzere, bölge bayilikleri, alt bayilikler ve işletmeci bayilikler verilecektir.

Oxymate Markalı Oksijen Barlar, eğlence ve sağlıklı yaşam konseptini bir arada sunan ve Türkiye’de yeni tanınmaya başlanılan, ancak yakın gelecekte her köşe başında bulunacak, ileri teknoloji ile üretilen, tamamen Türk Malı bir teknoloji harikasıdır.

 Hedef kitlesi, Spor salonları, VIP SPA ve benzeri işletmeler, cafeler, sinemalar, oteller ve daha bir sürü ortak yaşam alanıdır.

%95 saflıktaki oksijenin, çeşitli aromalar eşliğinde 10-15 dakikalık seanslar halinde solunmasına Aromalı Oksijen Terapi Keyfi diyoruz…Sizlere de bu keyfi sunmak istiyoruz.

Oksijenli bakım ünitesi, hedef kitlesi kuaförler, güzellik salonları ve bakım ile ilgili tüm işletmeler olmakla birlikte, bakım ünitelerimizde de aromalı oksijen terapi yapılabilmektedir.

 

Misyonumuz : Markamızın hedeflerine ve prestijine , bayilerimizin ve tüm hedef kitlemizin ihtiyaçlarına odaklanarak , görev ve sorumluluklarımızı yerine getirmek ve geliştirmektir.

Vizyonumuz
: Kaliteli hizmete ve ihtiyaca odaklanarak , kişilere ve kurumlara çözümler üretmek , kolaylıkla ulaşılabilir bir firma olmak ve sonuç odaklı çalışmak . Sağlıklı yaşam konseptini yaygınlaştırarak geliştirmek.

 

Merhaba Girişimci Arkadaşlar,

Oksijen Bar, eğlence ve sağlık konsepti ile dünyada 1990 senesinde Japonyada başladı. Ardından avrupa birliği ve amerikaya sıçradı. Şu anda pazar boş. Pazarı bu işe el atan insanlar oluşturup , bölgelerinde tekelleşecekler.

Oksijen bar, yeterince sermayesi olmayan girişimcilere bile kazandırıyor.

1 Seansın Maliyeti Kdv dahil 1 TL

1 Seansın Satış Geliri ise isteğinize göre değişir, 15 TL ye de satılıyor, 5 TL ye de satılıyor.

 Oksijen barı, ister işletirsiniz, ister kafe ya da spor salonu-otel sinema gibi yerlere kiralarsınız, ya da gelir ortaklığı yaparsınız ve işleten ne kadar kazandı ise yarısını alırsınız.

Alternatif Kanal 3 statüde bayilik veriliyor.

İşletmeci-Alt Bayi-Bölge Bayii statüler.  --

 
Saygılarımla,

Onur Kozluca


Ücretsiz detaylı bilgi almak için tıklayınız...


Bu yepyeni ve geleceğin yatırım alanında güçlü bir marka ile çalışmak ve kazançlı bir yatırım yapmak isteyen girişimciler firma web sayfasından ve iletişim bilgilerinden detaylı bilgi alabilirler.  
www.alternatif-kanal.com

 


Türk Ejderhalar Sahaya Çıktı @ 26-07-2010 01:11
22 ülkede yayınlanan Dragons’ Den, eylül ayından itibaren Bloomberg HT’de başlıyor. Beş Türk ejderhanın karşısına çıkmak için şimdiden 3 bin girişimci adayı sıraya girdi İngiltere’de bir sezonda ortalama 7-8 bin başvurunun yapıldığı Dragons’ Den ile Türk girişimcilerin ‘Fikrim çok ama param yok’ sözleri de tarih olacak. Başvuranların toplamı şimdiden 3 bini aştı. GERÇEKLEŞME İHTİMALİ ÖNEMLİ Türkçe ‘Ejderha Sahası’ anlamına gelen Drangons’ Den’de yatırımcılar ejderhayı temsil ediyor. Fikir seçiminde ise işin gerçekleşme ihtimali ve farklılığı en önemli iki kriteri oluşturuyor. Bloomberg HT, eylül ayında yayına başlaması planlanan Dragons’ Den adlı program ile ‘Fikrim var, param yok’ cümlesini tarihe gömüyor. Programda ejderhayı temsil eden 5 milyoner yatırımcı, beğendikleri fikirlere yatırım yapıp ortak oluyor. Program başlamadı ama başvuran aday sayısı 3 bini buldu Dünyada 22 ülkede yayınlanan ve ayağı yere basan ilginç fikirlerle kurulup sermaye yetersizliğinden küçük kalmış işleri, bu işlere ortak olmak isteyen yatırımcılarla tanıştıran televizyon programı Dragons’ Den, eylül aynından itibaren Bloomberg HT ekranlarında yayına başlıyor. İngiltere’de bir sezonda ortalama 7-8 bin başvuru alırken Türkiye’de henüz duyurularına başlanmadan 3 bin girişimcinin başvurduğu Dragons’ Den ile Türk girişimcilerin en önemli sorununu anlatan ‘Fikrim çok, param yok’ cümlesi tarih olacak... İngiltere’de bugüne kadar 30 milyon sterlinlik yatırıma kapı açan Drangons’ Den’in Türkiye’de de benzer yatırımlara aracılık etmesi bekleniyor... Türkçe Ejderha Sahası anlamına gelen Dragons’ Den’in formatı oldukça net... Programda kendilerine sunulan fikirleri değerlendirmeye alan yatırımcılar, ejderhayı temsil ediyor. Girişimciler ise kendi işini sıfırdan kurmuş ve başarılı olmuş bu 5 başarılı ejderhanın sahasına girip, kendi projesine yer açmaya çalışıyor. Yatırımcılar, bu işe yeni başladıkları dönemdeki halleriyle bir araya gelerek fikirlerde ışık arıyor... O ışığı bulduğu anda da programdaki girişimciye ortaklık teklif ediyor... 19’UNCU ÜLKEYİZ Dünyada 10 yıla yakın süredir yayınlanan Dragons’ Den’in formatı Japonya’dan geliyor. Formatı satın alan Sony, programın 22 ülkede yayınlanmasını sağlamış. Dragons Den’in bire bir çekildiği ülke sayısı ise 18... Türkiye ile birlikte bu sayı 19’a çıkacak. Program İngiltere, Afganistan, Kanada, Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Finlandiya, İrlanda, İsrail, Japonya, Hollanda, Yeni Zelanda, Nijerya, Rusya, Suudi Arabistan, İsveç, Amerika ve Polonya’dan sonra artık Türkiye’deki girişimcilere de büyük kapılar aralayacak... Bloomberg HT’nin yeni projesi için ilk etapta gelen bin başvurunun yarısı ilk elemeyi geçememiş. Kalan 500 kişi tek tek aranmış ve 360’ı programa davet edilmiş. 250’ye yakın kişi bu davete zamanında gelip 5 kişilik bir kurul karşısında değerlendirmeye alınmış. Bir mali müşavir, bir yatırım danışmanı, bir ekonomist, bir editör, bir de prodüktörün seçtiği bu 5 kişilik jürinin ilk elemesinden geçen fikirler ise sırayla yatırımcıların önüne çıkacakmış. Bloomberg HT’ye gelen başvurular içinde şu an 1 milyon liralık sermaye isteyen de varmış, 100 bin lira isteyen de... Dünyada 10 yıla yakın süredir yayınlanan ve binlerce girişimciyi hayaline yaklaştıran Dragons’ Den, bugüne kadar birçok başarı hikâyesine de sahne oldu... 1998 yılında Mobo müzik ödülü kazanan ve daha sonra İngiltere’de bir girişimci olarak şansını deneyen Levi Roots buna iyi bir örnek... BBC’de jürileri etkilemek için şarkılar bile söyleyen Roots, “Dragons’ Den sayesinde hayallerim gerçekleşti” diyor. Roots’un pazara çıkarmak istediği Reggae Reggae sosları şu an 600 adet Sainsbury mağazasında satılıyor. Roots İngiltere’de Peter Jones ve Richard Farleigh’i 25 biner sterlin karşılığında şirketinin yüzde 20’sine ortak olmasını sağlamıştı. Aileden zengin ejderha yok! Girişimcilerin iş fikirlerini anlattıkları ve ortaklığa ikna etmeye çalıştıkları yatırımcılar kesinlikle aileden zengin işadamları olamıyor. Kendi işini kendisinin büyütmüş olması şartı aranıyor... Kendini var etmemiş olan işadamı, bu programda yatırımcı koltuğuna oturamıyor... Hafta sonu yayınlanması düşünülen programın ilk sezonu 6 bölüm olacak. Yatırımcılar ilk 6 bölüm değişmeyecek. Dileyen yatırımcı 6 bölümün sonrasında başlayacak ikinci sezonda da programa devam edebilecek. Stüdyoda koridorlar bile gizliliğe ayarlı. Format öyle ilginç ki, yatırımcıların hiçbir etki altında kalmaması için tüm detaylar düşünülmüş. Yatırımcılar ile girişimcilerin program için hazırlık yapıp bekledikleri alanlar birbirinden tamamen farklı... Stüdyoya gelmeden önce iki grubun göz göze gelmesini bile engelleyen bu düzen sayesinde ejderhalar, kendilerinden farklı koridorlar kullanan girişimcileri ilk kez stüdyoda görüyor. İŞTE TÜRK EJDERLER BAYBARS ALTUNTAŞ DÜNYADA EN İYİ ÜÇÜNCÜ GİRİŞİMCİ SEÇİLDİ İş hayatına henüz lise ikinci sınıftayken yarı-zamanlı olarak halı tüccarlığıyla başladı. Boğaziçi Üniversitesi’nde eğitim görürken Franchising Derneği’nin kuruluşuna öncülük etti. 1992’de yabancı dil programı, hosteslik, profesyonel tur operatörlüğü, insan kaynakları uzmanlığı, reklam gibi eğitimler veren Deulcom International’ı kurdu. 30 ülkeden girişimcinin katıldığı yarışmada üçüncü oldu. GAMZE CİZRELİ EŞİYLE ORTAKTI BOŞANINCA SIFIRDAN VAR OLDU Cafemiz, Kuki, Quick China, Şaşaa gibi önemli işlere ortağı olan eski eşiyle imza attı. 2006'da evliliğin ve ortaklığın sona ermesiyle tüm işleri bir bedel alamadan geride bırakarak iş hayatına tekrar sıfırdan başlamak zorunda kaldı. 2007’de Bigchefs Cafe- Brasserie markasını yarattı. ODTÜ İşletme’de ‘girişimcilik’ dersi veriyor. YALÇIN AYAYDIN İPEKYOL’U KURDU ŞİMDİ İTALYAN ORTAKLARI VAR 1960 yılında Mardin'de doğan Yalçın Ayaydın 1986 yılında İpekyol'u kurdu. Ardından Twist ve Machka markaları geldi. 2008'de İtalyan tekstil devi Miroglio ile ortaklık yaptı ve Ayaydın-Miroglio Grubu kuruldu. Yalçın Ayaydın İstanbul'da yapılmamış bir konseptte AVM yapmak için de plan yapıyor. ALPHAN MANAS ÜRETKEN BİR MUCİT FÜTÜRİST İŞADAMI VE FAHRİ BAŞKONSOLOS Tenba firmasının New York fabrikasında Üretim Müdürü’yken 1987 yılında Colonial Corp.'un Ülke Müdürü olarak Türkiye'ye döndü. 1988 Şubat ayında Exim'in Planet ve Teknoser'in kurucu ortağı oldu. 2006 yılı Şubat ayında Teknoloji Holding'de yer alan 7 şirketi bünyesine alarak ayrıldı ve merkezi Hollanda'da bulunan, ABD ile İngiltere'de yapılanmış Brightwell Holdings BV'yi kurdu. Fütürist, üretken bir mucit ve endüstri tasarımcısı. Kamboçya'nın İstanbul Fahri Başkonsolosu. NEVZAT AYDIN E-TİCARETİ ABD'DE ÖĞRENİP YEMEKÇİ OLDU 1976 yılında İstanbul'da doğan Nevzat Aydın, Amerika Birleşik Devletleri'ne giderek Silikon Vadisi'ndeki University of San Francisco'da MBA eğitimi aldı. Amerika'da bulunduğu dönemde eticaret ile ilgili gelişmeleri takip eden Aydın, yemeksepeti.com projesini hayata geçirmek üzere Türkiye'ye döndü. kaynak: haberturk.com.tr

JCI Yaratıcı Genç Girişimci Yarışması Finalistleri Belli Oldu @ 07-07-2010 15:39

 Junior Chamber International (JCI) tarafından düzenlenen Yaratıcı Genç Girişimci Yarışmasının Türkiye finalinde, makam şoförü hizmeti ile Orijinal Organizasyon Taşımacılık firması ortağı Murat Şahin birinci, "www.anneysen.com" portalının kurucusu Aylin Çakır ikinci, teknolojiyi tarım alanında kullanıma sunan Kodalfa firması ortağı İhsan Elgin üçüncü oldu.

Türk Telekom'un ana sponsorluğunda Para dergisinin desteğiyle düzenlenen ve Türkiye'de 32 girişimcinin başvurduğu yarışmanın sonuçları, Point Otel Barbaros'ta düzenlenen törende açıklandı.

JCI Türkiye Başkanı İsmail Haznedar, burada yaptığı konuşmada, dünyanın en büyük network'ü JCI'nin 18-40 yaş arası 200 bin üyesinin 115 ülkede 5 binden fazla şubesiyle aktivitelerini gerçekleştirdiğini belirtti.

Yarışmayı Türkiye'de ilk kez gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Haznedar, genç lider ve girişimciler yetiştirmek için fırsatlar sunabilmenin, JCI'nin ana hedefi olduğunu söyledi.

Haznedar, örnek liderler, girişimcileri ortaya çıkarmak için bir fırsat sunmaya çalıştıklarını vurgulayarak, "Çünkü burada ödül alacak her girişimci bizlere örnek olacak, gerek istihdam için gerekse küresel anlamda Türk girişimciliğinin örneklerini ortaya koyabilmek için olsun. Uluslararası bu yarışmayı Türkiye'de başlatıyor olmanın Türk girişimciliğinin geleceğine büyük katkısı olacaktır" diye konuştu.

Açıklanacak 3 finalistin Japonya'nın Osaka kentinde Kasım ayında gerçekleştirilecek dünya finalinde Türkiye'yi temsil edeceğini bildiren Haznedar, finalistlerin birer Türk yıldızı olarak parlayacağına emin olduğunu kaydetti.

Sponsor firma Türk Telekom Pazarlama İletişimi Bölüm Başkanı İsmail Beyazıt da yarışmanın Türkiye'de ilk kez yapılmasının kendilerini heyecanlandırdığını belirterek, "Türkiye inovasyon ve girişimcilik açısından büyük bir potansiyel barındırıyor" dedi.

Beyazıt, genç girişimcilere verilecek kurumsal desteklerin bu potansiyele büyük fayda sağlayacağını ve Türkiye'nin önünü açacağını ifade etti.

Ödül alanlar

Konuşmaların ardından yarışmanın sonuçları açıklandı. Birincilik ödülünü her gün alkollü araç kullanan yüzlerce kişinin kazalara sebebiyet vermesi veya ehliyetini kaybetmesinden yola çıkarak "Secure Drive" özel şoför hizmetini geliştiren hizmeti ile kazanan Orijinal Organizasyon Taşımacılık firması ortağı Murat Şahin, plaketini aldıktan sonra yaptığı konuşmada, liseye giderken çok kitap okumaya vakti olması için makam şoförü olmaya karar verdiğini söyledi.

Şahin, "Şimdi Türkiye'deki 4 büyük şehirde bir gün, bir gece makam şoförü kiralayabileceğiniz bir şirketim var. 350 tane makam şoförüyle hizmet veriyoruz. İnanın 5 yılda 3 şirket kurup 200 insan işe alıp 6 büyük banka ile iş yapmak, şu anda burada olmaktan daha kolay" dedi.

Kendisine ne iş yaptığı sorulduğunda "Deli saçması işler yapan bir şirketin sahibiyim" karşılığını verdiğini ifade eden Şahin, "Şimdi de 6 büyük bankanın sponsorluk desteğiyle 7 farklı noktada Türkiye'de her ay 30 bin kişiye havalimanına ulaşmanın en ekonomik, konforlu ve çevreci yolu olduğumuzu söylüyoruz" diye konuştu.

İkinciliği annelere yönelik interaktif bir platform olan "www.anneysen.com" portalı ile kazanan Aylin Çakır ise yaptığı konuşmada, girişimciler için bu şekilde ödüllendirilmenin çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Çünkü girişimcilik gerçekten çok meşakkatli ve zor bir süreç" dedi.

Yarışmada üçüncülüğü ise tarım alanında kablosuz dağıtık ağ yapısı ve GSM modemi birleştiren, güneş enerjisi ile beslenen teknolojik modeli ile hem web hem de mobil tabanlı yönetim modülü kullanan Kodalfa firmasının ortağı İhsan Elgin kazandı.

Elgin, plaketini aldıktan sonra yaptığı konuşmada, ödülün bir kişiye verildiğini, ancak girişimciliğin bir takım işi olduğunu, hiç kimsenin tek başına bir şey başaramayacağını söyledi.

Ekonominin güçlenmesi için kendileri gibi girişimcilere ihtiyaç olduğunu vurgulayan Elgin, bunun için toplumda söylenen "Başımıza icat çıkarma", "Eski köye yeni adet getirme" gibi yaratıcılığı engelleyen olumsuz telkinlerden kurtulmak gerektiğini ifade etti.

Yarışmanın birincisine 3 bin, ikinciye 2 bin, üçüncüye ise bin dolar para ödülü verildiği belirtildi.

Kaynak: Dünya Gazetesi



Ticarette "Niş" Pazarlama @ 30-06-2010 03:29
Niş Pazarlama Nedir? Heykelin duvarda oturduğu oyuğu, boşluğu tanımlamak için mimaride ‘niche’ sözcüğü kullanılır. Bu sözcüğün bir başka anlamı ise, kişinin kendisine en uygun işi, yeri ve pozisyonu bulması. Dilimizde ‘niş’ olarak yerleşen bu sözcük, aynı zamanda modern pazarlamadaki son akımlardan birini de tanımlar. Niş pazarlama olarak bilinen bu akım, kimilerine göre hedef pazarlama, kimilerine göre ise, bölgesel pazarlamayı ifade eder. ‘Niş pazarlama’ göreceli olarak benzer niteliklerde mal/hizmetlere gereksinim duyan, bir ya da daha çok benzer özelliği paylaşan, küçük bir tüketici kitlesinin istemlerini daha iyi karşılamak amacıyla geliştirilen pazarlama faaliyetlerine denir. ‘Niş pazar’ ise, gereksinimleri tam olarak karşılanamayan küçük bir müşteri grubunun istemlerini daha iyi karşılayabilmek için belirlenen çok dar kapsamlı, küçük bir pazar bölümüdür. Genellikle her endüstri kolunda, kendi alanında uzmanlaşmış, pazar nişlerinde hizmet veren firmalar bulunur. Bu firmalar, bütün pazarda geniş bir alanda faaliyet göstermek yerine, pazar bölümlerini daha da bölümlendirerek pazar içinde pazar olarak bilinen çok küçük pazar bölümlerini kendilerine hedef pazar seçer. Niş pazarlamada herkesin biraz sevdiği mallar/hizmetler üretmek yerine, az kişinin çok fazla sevdiği malların/hizmetlerin üretimini gerçekleştirmek ve pazarlamak sözkonusu. Kitlesel pazarlarda bütün pazar için tek bir ürün modeli yapılırsa herkesi biraz memnun eder. Niş pazarlamada ise az sayıda insanı çok tatmin edecek ürünler arz edilir. Niş pazarlamanın önemi, boşlukları doldurmasından kaynaklanır. Yani, piyasada görülememiş ya da kimsenin aklına gelmemiş bir boşluk vardır ve eğer siz bu fırsatı kullanırsanız, sağlam bir pazar elde etmiş olursunuz. Niş pazarlama, yığınsal pazarlamayı takip etmiştir. Niş pazarlamayı ise, mikronize pazarlama takip eder. Mikronize pazar, tek müşterili bireysel pazardır. Niş pazarlama mikronize pazarlara giden yolda bir adım olarak görülür. Niş Pazarlamanın Özellikleri Nelerdir? Niş pazarlamanın özellikleri değinmek gerekirse; * Niş pazarlama uygulayan firma, ürettiği mala/hizmete eklediği değerler nedeniyle, maliyetlerinin üzerine önemli bir kar payı koyabilir. Yığın pazarlama yapan firmalar, pazarda büyük bir satış hacmine ulaşırken, niş pazarlama yapan firmalar yüksek bir kar payına ulaşır. * Niş pazarlamacılar müşterilerinin isteklerine uygun özelliği olan mallar üretirler, öyle ki müşterileri onların istedikleri fiyatı vermeye hazırdır. * Niş pazarlamacılar, güvenli ve karlı bir ya da birkaç pazar bölümü bulmaya çalışır. Bir pazar nişinde faaliyet gösteren bir firmanın etkin bir biçimde hizmet verip, karlı olabilmesi için ideal bir pazar nişinin karlı ve büyüme potansiyeli olması gerekir. * Niş pazarlar genellikle pek çok rakip firmanın çok az ilgisini çeker. Niş pazar bölümü gelişme gösterdikçe, bu bölümde halen faaliyet gösteren firmalar, rakiplere karşı kendini korumak için, yeteneklerini ve müşteri tanınmışlığını geliştirir. * Niş pazarlamanın uygulandığı çok küçük pazar dilimi, belirli bir zaman periyodunda tamamen yok olabilir veya tam aksine büyük bir gelişme de gösterir. Bu riskleri bilen pek çok firma, tek bir niş pazarda faaliyet göstermek yerine, iki veya daha fazla niş geliştirerek hizmet edebilecekleri pazar alanındaki şanslarını artırr. Örneğin; firmalar yalnızca özürlü insanlara yönelik giysiler üretmeyip, ayrıca yaşlılara yönelik giysiler de üreterek iki ayrı pazar nişinde birlikte faaliyet göstererek riskleri azaltmaya çalışır. * Pazarlama faaliyetleri kolaylaşır. Belirli bir endüstri kolunda veya coğrafik alanda yoğunlaşan firmalar daha etkin pazarlama stratejileri geliştirebilir. Geniş bir müşteri kitlesini tatmin edecek mallar/hizmetler üretmek, onlara geniş bir dağıtım ağı ile ulaşmak ve çok fazla tutundurma faaliyeti yapmak yerine, dar kapsamlı pazarlama stratejileri ve daha az kaynak kullanımı ile yoğun biçimde küçük bir pazar dilimine odaklanır. * Pazar dilimi tanımlanabilecek kadar belirlidir ve müşteri kitlesi firmanın uzmanlık alanlarından bir veya birkaç tanesine uyar. * Niş pazardaki müşterilere kolayca tanımlanabilen dağıtım kanalları aracılığıyla (medya, ticari yayınlar, birlikler, konferanslar vb.) ulaşır. * Özellikle KOBİ'ler için bir niş pazara ilgi duyan müşteri kitlesinin, firmanın ürettiği mala/hizmete dikkatinin çekilebilmesi ve onlara benimsetilebilmesi için çok fazla finansman kaynağı gerekmez. Niş Pazarlamanın Uygulanması İçin Gerekli Koşullar Nelerdir? Niş pazarlama stratejilerinin uygulanabilmesi için gerekli koşullara göz atmak gerekirse; * Faaliyet gösterilecek coğrafya, uygun dağıtım kanalı üyeleri, hedef müşterilerin satın alma güdüleri, pazara girmek için uygulanabilecek önemli stratejik noktalar tanımlanmalı, * Rakiplerin hedef ve stratejilerini anlayabilmek için, geçmişte pazara yeni giren rakiplerine karşı nasıl bir politika izleyip, mücadele ettikleri öğrenilmeli, * Pazara girmek için teknolojik olarak hazır olunup olunmadığı belirlenmeli, * Firmanın yetenekleri ve rekabet edebileceği güçlü olduğu alanlar belirlenmeli, * Üst yönetim şirketin stratejisini tüm şirkete anlatmalı ve benimsetmeli, * Niş pazara girmeden önce pazarlama araştırması yaparak, elde edilen sonuçlara uygun bir şekilde pazarlama karması geliştirilmeli, * Özel pazar bölümlerinin yarattığı talep yeterli olmalı, * Özel pazar bölümleri büyüme potansiyeline sahip olmalı, * Başlıca rakiplerin bu özel pazar bölümlerine fazla ilgi duymamaları gerekli, * İşletmenin ustalık, yetenek ve uzmanlığı bu pazar bölümlerine yeterli hizmeti vermeye elverişli olmalı, * İşletme ortaya çıkabilecek rekabeti önleyebilecek güçte olmalıdır. Niş Pazarlamaya Geçerken Hangi Aşamalar İzlenmeli? Niş pazarlamayı uygulama basamakları; * Mevcut müşteri tabanı ve pazarın dışında halen hizmet verilen mevcut pazar fırsatları incelenerek, bir pazar bölümü ve/veya bölümleri seçilir, * Gelişmekte olan pazarlar ve onların pazarlama trendleri araştırılır, * Hizmet verilen pazar nişiyle ilgili olarak yayınlardaki gelişmeler sürekli olarak izlenir, * Firmanın mallarına/hizmetlerine en çok ilgi gösteren, satın alan ve/veya satın alma eğilimi olan müşteri grupları, onların özel istekleri ve gereksinimleri pazarlama araştırması yoluyla belirlenir, * Mevcut ve potansiyel müşteriler, belirli temel davranışları göz önüne alınarak gruplandırılır, * Basın ve yayın aracılığıyla doğrudan pazarlama kampanyaları ve tutundurma faaliyetleri düzenlenir, * Üretilen malın/hizmetin hedef kitlesine daha iyi ulaşabilmesi için gerekiyorsa mesaj ve medya aracı değiştirilebilir, * Pazarda faaliyet gösterilmeyen önemli bir başka nişin gereksinimlerini karşılamak için, üretilen mal/hizmet yeniden gözden geçirilerek, bu hedef kitleye uyması için de üzerinde değişiklikler yapılabilir. Niş Pazarlar Neden Karlıdır? Niş pazar bölümlerinin karlı olmasını sağlayan faktörler başlıca; * Özel pazar bölümü özel ve farklı istek ile ihtiyaç ve arzu demektir. Bu da yüksek fiyata, yani karlılığa olanak sağlar. * Sipariş üzerine çalışma olanağı sağladığından finans ve stok maliyetlerinden tasarruf sağlar. * Uzmanlığın başka mallara ya da alanlara taşınmasına imkan verir. * Niş pazarlamanın zayıf yönü, ani değişikliklere karşı riskli olmasıdır. Bu strateji coğrafik düzeyde, belirli mallarda, malların belirli özelliklerinde ya da tüketici grupları üzerinde uzmanlaşarak uygulanabilir. kaynaklar: wikipedia,kobifinans.com, msxlabs.org

Türkiye’de İlk Defa Adrenalin Ürünü Girişimi; “Gmax Reverse Bungy” @ 21-06-2010 17:00



Orijinal iş fikirlerini hayata geçirmek için kurulan “Orijinal” şirketinin yeni girişimi “Gmax Reverse Bungy”. Dünyanın 10 farklı yerinde benzersiz bir adrenalin deneyimi yaşatan bu ürünü Troy Griffin ortaklığı ile Türkiye’ye getirerek bir ilke imza atan Orijinal şirketinin ilk girişimi tabi ki bu değil. Osman Özsoy ve Murat Şahin ortaklığında 2005 yılında kurulan Orijinal ilk olarak Özel Şöför Hizmeti ve “Secure Drive” Havalimanı Transferi hizmeti ile ilk girişimini gerçekleştirmişti. Geçen zaman içerisinde Dünya’da uygulanmış ama Türkiye’de uygulanmamış iş fikirlerini Türkiye’ye getirerek hem ülkemizin gelişimine hem de yeni ürünler ile tanışmasını sağlayan Orijinal, yeni girişimleri ile Antalya’da hizmet vermeye başladı. Yeni girişimleri olan Gmax Reverse Bungy, 1995 yılında ilk tanıtımından sonra kısa süre içerisinde tüm Dünya’ya yayıldı. GMAX bildiğimiz bungy deneyimini tersine çeviriyor. İki kule arasında asılı oturma yeri gerdirme yöntemi ile büyük bir hızla (2 saniye’de 200 kilometre sürat) yukarı fırlıyor ve katılımcılar 5G kuvvetiyle inanılmaz dakikalar yaşıyorlar. GMAX’in yarattığı adrenalin tecrübesi bir roketin fırlatışında astronotların hissettiklerine eşdeğer. Üstelik bir kamera düzeni ile GMAX’ta yaşadığınız anlar kaydediliyor ve arkadaşlarınıza göstermek için eve götürebiliyorsunuz.




GMAX, Yeni Zelanda’dan çıkıp dünyanın dört bir yanına yayılmış güvenli ve heyecanı doruk noktasında yaşatan bir teknoloji harikası! GMAX, Antalya Konyaaltı BeachPark’ta.

 

GMAX İndirim Kuponu:

GMAX ile yaptığımız sponsorluk anlaşması ile birlikte siz de indiriminden faydalanabilirsiniz. Yapmanız gereken sadece aşağıda bulunan indirim kuponu’nu yazdırarak gişe görevlisine teslim etmek.

Not: *İndirim Kuponu ile birlikte 2 kişi fiyatına 3 kişi olarak katılabileceksiniz.







Detaylı Bilgi İçin:

www.orijinal.com.tr

www.gmax.com.tr

Tel: (242) 237 33 31

G-Max Turkey from Gmax Turkey on Vimeo.



Fikirlerinizi Hayata Geçirmek İçin Dragons' Den Türkiye'de @ 15-06-2010 18:29
"Kendi işine sahip olmayı veya sahip olduğunuz işinizi büyütmeyi hiç hayal ettiniz mi?" ilkesi ile yola çıkan Dünya'nın 22 ülkesinde aktif olarak yayın hayatını sürdüren Dragons' Den artık Türkiye'de. Dragons' Den yarışmasının amacı; Kişilerin yaptığı başvuruları değerlendirerek Türkiye'de yatırımcı olabilecek iş adamlarının bulunduğu jüri tarzında bir sistemle tv karşısında kar ortaklığı ile yatırımcıları kısa bir süre içerisinde ikna etmeye çalışma üzerine kurulu. Eğer yatırımcılardan birini veya bir kaçını ikna edebilirseniz, yatırımcılar sizin işinize istediğiniz miktarda kar ortaklığı teklif ederek yatırım yapmayı kabul ediyorlar. Bunun sonucunda hayal ettiğiniz iş fikrinizi hayata geçirmiş oluyorsunuz. Türkiye'de böyle yarışmaların artmasını ve daha fazla insana ulaşılmasını bekliyoruz. Bir çok insanın aklında elle tutulur fikirler bulunmakta ama bazı kişilere ulaşmakta ve bunları hayata geçirmekte kişiler biraz zorlanıyor. Umarım, bu yarışma Türkiye'de herkes tarafından çok sevilir ve Dünya'da 22 ülkede kırdığı izlenme rekorunu Türkiye'de de kırmayı başarır.

Ayrıntılı Bilgi ve Başvuru İçin :
www.ddturkiye.com


E-Ticaret, E-Broker, Uluslararası Pazar Araştırması için gerekli B2B siteleri @ 09-06-2010 12:58

E-Ticaret, E-Broker, Uluslararası Pazar Araştırması için gerekli B2B siteleri

Son 50 yılda insanoğlunun katettiği gelişme neredeyse tüm tarihinde elde ettiği gelişime eşdeğer. Ve görünen o ki bu hızlı değişim hiç ivme kaybetmeden hayatımıza yenilikler getirmeye devam edecek.

Son elli yıldaki gelişmenin hayatımıza getirdiği en büyük yenilik olan Internet tüm dünyayı hızlı bir şekilde birbirine bağlama devam ederken bir çok alanda da kuralların yeniden yazılmasına sebep oluyor. Ticaret alanında da tüm kurallar Internetin yaygın olarak kullanılmasından bu yana köklü değişimlere uğramakta. Artık firmalar iş görüşmelerini, ürünlerini, hatta ticaretin kendisini sanal platforma taşımaktadırlar.

Bu hızlı ve ucuz yöntem sayesinde artık dünyanın her yerindeki insanlara sadece 10 dakikanızı ayırarak ürününüzü ve işletmenizi tanıtmanız mümkün. B2B ticaret portalları, yani tüketicilerin ve devletin olmadığı, sadece üreticilerin ve tüccarların Internet üzerinden ticaret yaptıkları sanal iş ortamları, firmanızın dünyaya hızlı ve çok az bir maliyetle açılmanız için büyük bir fırsat.

Peki, tüm dünyada binlerce olduğu tahmin edilen bu sitelerden hangilerine firmanızı kaydettirmelisiniz? Bu sitelerin bazıları ücretsiz bazıları ise ücretli, peki hangi sitelere ücret vermeye değer ya da verdiğiniz ücretin size dönüşü ne olacak? Her bir siteyi etraflıca araştırmak ve kaydettirmek için ortalama 3-4 saat harcadığınızı varsayarsak bu bir kişinin 50 siteye kayıt için neredeyse bir ay ayırması anlamına geliyor.

Bu yazımızda yaklaşık 300 tane B2B sitesini masaya yatırarak en popüler ve en çok ziyaret edilen 50 siteyi belirledik. Bu siteleri belirlerken en popüler olanların yanında tekstil ile ilgili olanlarını seçmeye özen gösterdik. Şirketinizi çoğu ücretsiz olan bu sitelere kaydettirerek potansiyel müşterilerinizin size ulaşmasını çok hızlı ve ucuz bir şekilde sağlamış olacaksınız.

B2B sitelerine kayıt olduktan sonra eğer aşağıdaki 4 şartı karşılayan uygun bir alım & satım talebi bırakırsanız birçok yeni müşteriye ulaşma şansınız artacaktır;

• Düzgün bir İngilizce ile kısa ve öz bir firma tanıtımınız olmalı.
• Sattığınız ya da almak istediğiniz ürünün detaylı bir açıklaması olmalı.
• Ürünün resmi mutlaka olmalı.
• İletişim için mutlaka her gün kontrol edilen bir e-mail adresi belirtilmeli.

İşte 50 B2B sitesinin kısa tanıtımları ve web adresleri:

1. Alibaba.com (http://www.alibaba.com)
• Alibaba.com ilk olarak tanıtacağımız ve şüphesiz en çok ziyaret edilen ve en popüler B2B sitesi.Sitenin uzmanlık alanı ithalat ve ihracat talep ve fırsatları.
• Siteyi 1999 yılında Jack Ma ve 18 arkadaşı beraber kurmuşlar. Jack Ma’nın eğitimi ve uzmanlık alanı İngilizce öğretmenliği.
• Site Çin’deki ve dünyadaki en büyük ve popüler B2B sitelerinden birisi.
• Sitenin şu an 200 ülkeden yaklaşık 15.000.000 üyesi var.
• Site 6 yıldır Forbes dergisinin belirlediği Web’in en iyileri listesine girerek büyük bir başarı göstermiş durumda.
• Siteye 3 türlü üye olunabiliyor.
a. Eğer ücretsiz üyelik opsiyonunu seçerseniz firma bilgilerinizi girdikten sonra 24 saat içerisinde üyeliğiniz onaylanıyor. Bu üyelik tipinde daha önceden bırakılmış alım, satım ve işbirliği taleplerine kısıtlı bir şekilde ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca ürettiğiniz ürün için buradan satış talebi hazırlayıp yayınlayabiliyorsunuz.
b. Ayrıca Çin içindeki firmaların üye olabileceği “Gold Member” opsiyonu var.
c. “TrustPass Membership” ise şirketlere sunulan ücretli bir üyelik opsiyonu. Bu üyelik için yıllık 349 $ ödeniyor.Alibaba.com’un tüm veritabanlarına ücretsiz erişebileceğiniz gibi şirketinizin güvenilirliği 3. bir taraf olan dünyaca tanınmış global bir kredi kurumunca teyit ediliyor. Bu da sizin güvenilirliğinizin ve iş yapılabilirliğinizin bir tür garantisi olarak kabul edildiği için ilanınızı aynı sektörde bulunan firmalardan bir adım öne çıkarıyor
• Siteye üyelik çok basit. İstenilen bilgileri doldurmanızın ardından size bir teyit e-maili gönderiliyor. Bu maile cevap vererek üyeliğinizi başlatıyorsunuz. Ondan sonrası size kalmış. İhraç etmek istediğiniz ürün için satım talebi bırakabilir ya da ithalatını planladığınız bir makine veya hammadde için alım talebi oluşturup bunu yayınlayabilirsiniz.

2. Kompass (http://www.kompass.com)
• Kompass en büyük B2B arama motorları arasında yeralıyor.
• Tüm ülkeler ve ürünler bazında detaylı aramalar yapabilirsiniz.
• Ücretsiz üye olduğunuzda firmanızı kaydettirip temel arama hizmetlerinden faydalanabiliyorsunuz. Örneğin X ülkedeki Y ürünü ithalatçılarını ücretsiz olarak arayabilir ve iletişim bilgilerini görebilirsiniz.
• Tüm firma bilgileri Cd-Rom ve kitap olarak da dağıtılmakta.
• Şu an için kayıtlı 1.9 milyon üyesi bulunuyor.

3. Trade Turkey (http://www.tradeturkey.com)
• TradeTurkey Türk ürünleri odaklı bir firma.
• Siteden faydalanmak için Silver veya Gold üyelik paketlerinden birisini satın almanız gerekiyor.
• Silver üyelik bedeli 195$/yıl. Bu üyelikte tüm satın alma taleplerine ulaşabiliyorsunuz, yalnız kendi ürününüzü tanıtırken resim kullanamama gibi bazı kısıtlamaları mevcut
• Gold üyelik bedeli ise 295$/yıl. Bu üyelikte herhangi bir sınırlama olmadan ürünlerinizi tanıtabiliyorsunuz.
• Ayrıca daha önceden yapılmış yaklaşık 12.000 talebe tüm üyeler erişebiliyorlar.
• Tam üye olmadan önce deneme için geçici üye olarak siteyi yakından tanıyabilirsiniz.

4. Eceurope (http://www.eceurope.com)
• Avrupa ile ticaret yapıyorsanız ya da yapmayı planlıyorsanız bu site tam size göre.
• Avrupa firmalarının yapmış olduğu tüm alım&satım taleplerine geçmişe dönük olarak ulaşabiliyorsunuz.
• Üyelik ücreti 69,95$/ay.
• Yaklaşık 230.000 üyesi bulunuyor.

5. Rusbiz (http://www.rusbiz.com)
• Rusbiz Rusya ile ticaret yapmak isteyen firmaların en çok kullandığı B2B sayfası.
• Yaklaşık 150.000 kayıtlı üyesi bulunmakta
• 4 tip üyelik mevcut
• Basic üyelik ücretsiz. Basic üye olduktan sonra günde 5 adet ticaret teklifi bırakabiliyorsunuz.
• Bunu dışındaki üyelik ücretleri ise Simple üyelik 220$/yıl, Enterprise üyelik 370$/yıl ve Corporate üyelik 570$/yıl. Bu opsiyonlarda tedarik zinciri yönetimi,danışmanlık gibi ek hizmetler almanız mümkün. Ama size tavsiyemiz firmanızı ve ürünlerinizi tanıtmanız için başlangıç olarak Basic üyelik.

6. EC21
(http://www.ec21.com)
• EC21 220 ülkeden yüzbinlerce üyesi olan ve 1996’dan beri hizmet veren bir B2B ticaret portalı
• 700.000 ürün alım ve 540.000 satım talebinden oluşan bir veritabanları var.
• Ayda ortalama 1.000.000 ziyaretçi çekiyor ve yaklaşık ayda 300.000 iş anlaşması yapılıyor.
• Basic ve Premium olmak üzere iki tür üyeliği var. Basic üyelik ücretsiz ve size 50 MB’lık bir e-mail kapasitesi tanıyorlar.15 ürüne kadar ürün kataloğu oluşturabiliyorsunuz. Premium üyelik bedeli ise 450$/yıl. Size ait bir web sitesi oluşturuluyor ve sınırsız bir ürün kataloğu oluşturabiliyorsunuz. Ayrıca sizinle ilgili olabilecek tüm firmalara otomatik olarak tanıtım mailiniz gönderiliyor.

7. TürkTicaret (http://www.turkticaret.net)
• Turkticaretnet en çok ziyaret dilen ve talep bırakılan Türk B2B portallarından birisi
• Türkticaretnet tarafından kurulmuş olan aynı zamanda www.eximturk.com adlı benzer bir B2B sitesi daha var.
• Online katalog, web sitesi gibi ücretsiz hizmetler sunuluyor.
• Ayrıca sizinle ilgili ürünlerle ilgili bir talep olduğunda size uyarı maili gönderen bir servisleri de bulunmakta.

8. Global Sources (http://www.globalsources.com)
• 1971’de kurulmuş bir şirketin bilgi ve deneyimi ile B2B Pazar hizmeti sunuyor
• 230 ülkeden kayıtlı 479.000 aktif üyeye sahip global ve halka açık bir B2B portalı
• Yıllık 5.4 milyon talep bırakılıyor.
• Ülke ve sektör raporları gibi bir çok rapor ve istatistiki bilgiler sunmakta.
• Turkish sources adı altında (http://www.turkey.globalsources.com) Türkiye için ayrı bir sayfada B2B hizmetleri sunmakta.

9. KOBİNET (http://www.kobinet.org.tr)
• Kosgeb’in kurduğu KOBİ’lerin ticari ilişkilerini geliştirmesini hedefleyen bir B2B sitesi
• Üyelik ücretsiz.
• Ücretsiz olarak e-mail ve web alanı hizmeti veriliyor.
• İşbirliği teklifleri bölümüne ürününüz ile ilgili satış teklifi bırakabilir, ya da aradığınız ürün ile ilgili arama yapabilirsiniz.
• Ayrıca Pazarlama,yönetim ve diğer alanlarda size çok faydalı olacak bilgilere ücretsiz olarak buradan erişebilirsiniz.
• Ülke ve sektör raporları gibi bir çok rapor ve istatistiki bilgiler sunmakta.
• Turkish sources adı altında (http://www.turkey.globalsources.com) Türkiye için ayrı bir sayfada B2B hizmetleri sunmakta.

10. BizEurope (http://www.bizeurope.com)
• 1997 yılında kurulan site yılda 4 milyon ziyaretçi ile en çok ziyaret edilen B2B siteleri arasında
• Diğer B2B sitelerinin aksine ziyaretçilerinin 33 %’ü ABD’den ve 24%’ü de Avrupa’dan
• Standart üyelik ücreti 150 €. Bu ücreti ödeyerek dünyadaki en geniş ticaret veritabanına ulaşabiliyorsunuz.

11. Turk Free Zone (http://www.turkfreezone.com)
• Yaklaşık 90.000 üyesi bulunan en çok bilinen Türk B2B portalı.
• Şu ana dek yayınlanan taleplerden 220.000 talebe cevap verilmiş.
• Ücretsiz üyeliğin yanında Gold (50 YTL/Yıl) Platin (99 YTL/Yıl) ve VIP (299YTL/Yıl) üyelik alternatifleri bulunmaktadır.

12. Europages (http://www.europages.com)
600.000’den fazla kayıtlı firmanın bulunduğu ve 26 dilde yayınlanan B2B sitesi. İlan veren firmalar ayrıca Europages ilanları olarak kitap halinde yayınlanıyor. Ödeyeceğiniz ücret vereceğiniz reklama göre değişiyor

13. TextileExnet (http://www.textileexnet.com)
Worldtradexnet B2B portalının tekstil ürünleri için oluşturulmuş oldukça popüler bir B2B sitesi.

14. TİM Ticaret Noktası (http://www.ttn.com.tr)
2003 yılında Türkiye İhracatçılar Meclisi ve ihracatçılar birliğince kurulmuşportal en çok ziyaret edilen Türk B2B portalları arasında yer alıyor. Bir çokfırsatlar sunan portala üyelik bedeli 500 YTL/yıl.

15.B2Btradeholding ( http://www.b2btradeholding.com )
Sadece19,95$’a yaşam boyu üye olabileceğiniz 110.000 kayıtlı üyesi olan bir B2Bsitesi

16.Extrade (http://www.extrade.com)
1997’den beri hizmet veren,800.000’den fazla üyesi olan ve ücretsiz üye olunabilecek bir B2B sitesi.

17.TextileClub (http://www.textileclub.ru)
Eğer Rusya ile ticaret yapacaksanızve Rusça biliyorsanız faydalı olabilecek bir site.

18.TradeEasy (http://www.tradeeasy.com)
Ayda 30.000 talebin bırakıldığıHong Kong merkezli bu B2B sitesinin diğer sitelerden en büyük farkı satmakistediğini ürün ile ilgili talep bıraktıktan sonra beklemek yerine potansiyelmüşterileri bu talebinz hakkında bilgilendirme şansına sahip olmanız. Ve bu vediğer tüm hizmetler tamamen ücretsiz.

19.Textileonly (http://www.textileOnly.com)
Sadece tekstil üzerine Türkçe veİtalyanca faydalı bir B2B sitesi.

20.KobiTicaret Merkezi (http://www.smetc.com)
KOBİ’lere yönelikücretsiz üye olunabilecek oldukça popüler bir B2B ticaret portalı. 4 dildetanıtımınızın yapılması ve dış ticaret, yatırım, marka tescil gibi konularda dahizmet veriyorlar.

21.Textilesource (http://www.textilesource.com)
Hem alım&satım teklifibırakabileceğiniz hem de tekstil üzerine faydalı bilgilerin bulunduğu birsite.

22.TextileWeb (http://www.textileweb.com)
Tekstilüzerine yararlanabileceğiniz faydalı bir B2B sitesi.

23.ExportBureao (http://exportbureao.com)
215.000 kayıtlı üyesi olan vetamamen ücretsiz bir B2B sitesi. Bir çok yaralı bilgi ve link de sunuyor.

24.Texindex (http://www.texindex.com)
Tekstilüzerine oldukça sık ziyaret edilen ve ücretsiz bir B2B sitesi.

25.Webtex (http://www.webtex.ag)
Tekstilmakinelerinin alım satımının yapıldığı bir B2B sitesi

26.Yarns&Fibers (http://www.yarnsandfibers.com)
İplik ve elyafalım satımı yapabileceğiniz hem de bir çok sektörel bilgi ve raporaulaşabileceğiniz faydalı bir portal.

27.Fibre2Fashion (http://www.fibre2fashion.com)
Ücretsiz üyeolunabilen tekstil ve konfeksiyon üzerine 100.000’in üzerinde üyesi olan birticaret portalı.

28.BlackSeaBIN (http://www.bsbin.com)
Karadenize kıyısıolan ülkelerin ticari ilişkilerini geliştirmek için kurulmuş faydalı ve ücretsizüye olabileceğinizi bir site.

29.Worldbid (http://www.worldbid.com)
450.000 üyesi olan ve şu ana dek 1milyona yakın talep bırakılan siteye ücretsiz üye olarak satış teklifibırakabilirsiniz.

30.Eximinter (http://www.eximinter.com)
Tekstilürünleri üzerine 7 dilde hazırlanmış bir Türk B2B sitesi.

31.Sektörel.com (http://sektorel.com)
Sanal fuarhizmeti sunmakta olan bu Türkçe siteye ücretsiz olarak üye olarak firmanızıntanıtımını yapabilirsiniz.

32.Texmondo (http://www.texmondo.com)
12.000kayıtlı üyesi olan ücretsiz kayıt olabileceğiniz İtalya pazarına yönelik B2Bsitesi

33.Emerix (http://www.emerix.de)
E-Merix Ayda 10.000 ziyaretortalamasına sahip bir Alman B2B sayfası. Siteye ücretsiz üye olupilgilendiğiniz ürün için ücret ödeyerek işlem yapabilirsiniz ya da yıllık 149 €ödeyerek üye olabilirsiniz.

34.IndiaBizClub (http://www.indiabizclub.com)
Hindistan’daki birçok firmahakkında ücretsiz bilgiye ulaşabileceğiniz 2000 yılından bu yana hizmet verenbir B2B sitesi.

35.TextileMarketplace (http://www.textilemarketplace.com)
Ücretsiz üye olabileceğiniz busitede tekstil ve konfeksiyon ürünleri ile ilgili taleplere ve müzayedelere ulaşabilirsiniz.

36.Bharattextile (http://www.bharattextile.com)
Hindistan’daki en çok ziyaretedilen tekstil B2B sitelerinden birisi

37.GlobalTrade Village (http://cometotrade.com)
1984’ten bu yana hizmet veren,100.000’den fazla üyesi olan sitede, satım&alım talebi bırakabileceğinizgibi ücretsiz olarak bir ürün hakkında araştırma da yaptırabiliyorsunuz.

38.FreeTradeFront (http://www.freetradefront.com)
60.000 üyesi olan ve tamamenücretsiz Singapur orijinli bir B2B sitesi

39.WorldTradeDatabase (http://www.worldtradedb.com)
1999 yılındakurulan 110.000 üyesi olan ve tamamen ücretsiz hizmet veren Romanya kökenli birB2B sitesi.

40.Importleads (http://www.importleads.com)
2000 yılından beri hizmet verentamamen ücretsiz sadece ithalat taleplerinin olduğu bir site

41.ExportLeads (http://www.exportleads.com)
2000yılından beri hizmet veren tamamen ücretsiz sadece ihracat taleplerinin olduğubir site

42.ECPlaza (http://www.ecplaza.net)
1997 yılındakurulan ve en çok ziyaret edilen B2B sitelerinden olan EC plaza, kolay kullanımıile ön plana çıkan bir site. Basic üyelik ile satım talebi bırakabilir ve birçok veritabanına ulaşabilirsiniz.

43.Japanesebuyers (http://www.japanisebuyers.com)
Firmanızın ücretsiz olarakbilgilerini yayınlayabileceğiniz bu B2B sitesinde Japon firmalarına ulaşmanızmümkün. Yaklaşık 60-70 kadar firmanın bilgilerini 5-25 $ arası değişenücretlerle satın alabiliyorsunuz

44.Textilebuyers (http://www.textilebuyers.com)
Firmanızın ücretsiz olarakbilgilerini yayınlayabileceğiniz bu B2B sitesi, Tekstil ürünlerinin ürün ve ülkebazında da ithalatçı ve ihracatçı firma bilgilerini pazarlıyor.

45.GoldenBridge Trade Centre (http://www.goldenbridge.ca)
Bir çok ödül almış olan bu Kanadakökenli B2B sitesine üyelik bedeli 15$/ay. Ve her yayınladığınız alım&satımilanı içinde 5$ ödüyorsunuz. Eğer üye değilseniz ve ilan bırakmak istiyorsanız10$ ödemeniz gerekiyor.

46.SurplusGlobal (http://www.surplusglobal.com)
Yeni ve 2. el makine ve teçhizatalım satımı için faydalı bir B2B sitesi

47.AccessAsia (http://www.accessasia.com)
Asya kıtasındaki firmalaraulaşabileceğiniz bir B2B sitesi

48.Boyex (http://www.boyex.com)
Boya ve kimyeviürünlerin ticareti için kurulmuş ücretsiz üye olunabilecek Türkçe bir site.

49.FabricPlaza (http://www.fabricplaza.com)
Ağırlıklı olarak Çin ve Korefirmaları ile ticaret için kurulmuş bir B2B sitesi

50.Örmeci (http://www.ormeci.com)
Örmeci Türkiye’deki örme tekstilsektöründeki firmaların makine alım satımları için kullanabileceği faydalı birB2B sitesi.

(Alıntı: http://blog.milliyet.com.tr)



İş Kuracaklara Karşılıksız 27 Bin TL Destek @ 23-05-2010 19:11

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, küçük ve orta ölçekli (KOBİ) işletmelerle ilk defa işletme açacak girişimcilere yönelik 6 ayrı yeni destek programı açıkladı. Toplam büyüklüğü 263 milyon lira hibe ya da kredi şeklindeki destekler KOSGEB aracılığıyla girişimcilere dağıtılacak. Program kapsamında KOBİ’lere 750 bin liraya kadar geri ödemesiz finansman desteği sağlanacak. KOBİ’lerin büyümesini ve daha fazla istihdam sağlamasını hedefleyen programlar, aynı zamanda işsizlerle maaşlı çalışanlara patron olma fırsatı da sunuyor.

İŞ KURANA 27 BİN TL
Bakan Ergün’ün verdiği bilgilere göre girişimcilik destek programı kapsamında ilk defa işyeri açacak 400 kişiye 27’şer bin lira hibe desteği sağlanacak. Söz konusu 27 bin liranın 5 bin lirası işletmenin kuruluşu sırasında verilecek. 10 bin lira kuruluş döneminde makine teçhizat ve ofis donanımı için aktarılacak. Geri kalan 12 bin lira da işletme giderlerine destek olmak amacıyla her ay biner lira şeklinde ödenecek. Ancak bu destekleri alabilmek için kurulacak işletme birinci veya ikinci teşvik bölgesindeyse toplam giderin yüzde
 40’ının; üçüncü veya dördüncü bölgesindeyse yüzde 30’unun girişimci tarafından karşılanması gerekiyor. Kadın veya engelli girişimciler ise bölgeye göre yüzde 30 ve yüzde 20 katkıyla söz konusu 27 bin lira destekten yararlanarak işletmelerini açabilecekler.

EĞİTİM ALMAYANA YOK
Söz konusu girişimcilik hibesi için KOSGEB tarafından düzenlenen eğitimleri tamamlamış ya daİŞGEM girişimcisi olma şartı aranacak. KOSGEB bu amaçla en az 60 saatlik eğitim ve atölye çalışmasından oluşan bir eğitim düzenliyor. İcretsiz verilen bu kurslarda girişimcilik özellikleri sınanıyor, iş fikri egzersizleri yapılıyor ve iş planları hazırlanıyor. Ayrıca İŞKUR, meslek kuruluşları ve belediyeler tarafından düzenlenen kursları bitirenler de bu hibelerden yararlanacak. Kurslar gençler, kadınlar ve dezavantajlı gruplar için düzenleniyor.

FiKRi OLANA 200 BiN LiRA
2010 KOBİ destek paketi kapsamında Ar-ge, inovasyon ve endüstriyel uygulama destek paketi de yeni fikri olan işletmelere ek finansman sağlayacak. Bu kapsamda KOBİ’lere 12 bin liradan 200 bin liraya kadar destek verilecek. Bu pakette kira desteği, makine-teçhizat, başlangıç sermayesi gibi destekler yer alacak. 100 bin liraya kadar olan destekler geri ödemesiz olacak. Tüm bölgeler için bu paketten yararlanan KOBi’ler, desteğin yüzde 75’ini hibe olarak alırken; yüzde 25’ini ise kendileri karşılayacak.

Kaynak: (Bugün)



Bardağı Yere Bırakın Bugün @ 06-05-2010 12:37

Profesör elinde içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı.
Herkesin göreceği bir şekilde tutuyordu ve ardından sordu.

-"Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?"
-50gm!' .... '100gm!' .....'125gm'..diye öğrenciler yanıtladı.
-"Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem, " dedi profösör, "ama, benim sorum şu ki :"Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?"
-'Hiçbir şey' diye yanıtladı öğrenciler.
-"Tamam peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?" diye sordu profesör bu kez.
-"Kolunuz ağrımaya başlardı efendim" diye öğrencilerden biri yanıtladı
-"Haklısın, peki şimdi ben 1 gün boyunca tutsam ne olurdu?"
-"Kolunuz iyice ağrır, kas spazmı, batar vs gibi sorunlar yaşardınız ve hastaneye gitmek zorunda kalırdınız!".

Tüm öğrenciler çeşitli yorumlar yaptı ve gülüştüler.

-"Çok iyi. Peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme olur muydu?"diye sordu profesör.
-"Hayır." diye yanıtladı herkes.
-Peki o zaman kolun ağrımasına ve kas spazmına neden olan neydi?

Öğrenciler bulmaca çözermişçesine düşünmeye başladılar.

-"Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?"diye tekrar profesör sordu.
-"Bardağı bırakın düşsün!" diye öğrencilerden biri yanıt verdi.
-"Kesinlikle! " dedi, profesör.

"Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsın. Bir sorun yokmuş gibi görünür. Uzun bir süre düşünürsün. Başınız ağrımaya başlar.Daha uzun düşünün. Artık seni bitirmeye ve hiçbir şey yapamamana neden olur.Hayatınızdaki mücadeleleri ve problemleri düşünmek önemlidir,Fakat DAHA ÖNEMLİSİ onları her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır (bardak gibi). Bu şekilde strese girmez, ve her gün taze bir beyin ile uyanır ve her konuyla ve yolunuza çıkan her mücadele ile başa çıkabilecek güçte olursunuz!

"Bardağı yere bırakın bugün!"

 (Alıntı: Genç Beyin Grubu)



Ceylan Öğretmen'in Başarısı ve Farklı Bakış Açısı @ 28-04-2010 17:11

Küçükken tek oynadığı oyun öğretmencilikti. Oyuncaklarını karşısına dizip her birine bir öğrenciymiş gibi ders anlatır, banyoya bile elinde kitap defterle girip tabureye çıkar, saatlerce fayanslara sayılar rakamlar yazar beline kadar saclarını aynada izleyerek ders verirdi. Sonra fayansları havlu kağıtla silip delilleri yok ederdi. Ailesi tuvalet kapısında onu dinler ne yaptığından endişelenirdi. Bir gün Ceylan tabureden yuvarlandı ve aile banyoya daldığında derin bir oh çekti. Endişeleri boşunaydı. Gerçek olan tek şey varsa “Ceylan öğretmen olacaktı”

 

Babası rahatsızlığı dolayısıyla tedavi için şehir dışındaydı. Senelerce, yeni öğrendiği okuma yazmasıyla babasıyla mektuplaştı. Bir gün mektuplardaki el yazısı değişti. Babasının rahatsızlığının ilerlediğini ve mektupları abisinin yazdığını anladı. İlkokula başlamak için delice hevesleniyordu ama yazık ki o yıl babasını kaybetti. Özlemle ve heyecanla beklediği okul hayatinin ilk 3 yılı ölümün ne olduğunu anlamaya çalışmakla geçti.

 

Lise son sınıfta matematik basarı bursuyla OSS kursuna gitti ve hayallerini gerçek yapacak olan İngilizce Matematik Öğretmenliğini kazandı. Üniversitede okurken ailesinden gizli, bir psikoloğun yanında ise girdi. Her gün 3 e kadar okulda, akşam 8'e kadar işte çalışarak, hafta sonları ise evlere özel matematik dersine giderek okul masrafını çıkardı.

 

Aklında hep farklı bir öğretmen olmak vardı. Ölü Ozanlar Derneği filmini onlarca kere izleyip hep bunu hayal ederdi. Bilgisayarı yoktu ama okulun karşısındaki bir büroyla anlaşmıştı. Geceleri hazırladığı özel ders sorularını sabah erkenden bu büroya bırakır ve okul çıkışı soruları alıp evlere derse giderdi. Üniversite 3.sınıfa geldiğinde özel ders öğrencilerinin sayısı 15’i buldu ve psikologun yanından ayrılmak zorunda kaldı. Başarılı olan öğrencilerin birbirine tavsiyesiyle üniversite 4.sınıfta 50ye yakın özel öğrencisi oldu ve okuluna ara verdi. Artık küçüklüğünde oynadığı küçük özel ders defteri gerçekten vardı. Neredeyse günde 8 saat derse gidiyordu. Vakit kaybetmemek için öğrencilerini muhitlere göre ayırıyordu. Herkesin birbirine tavsiyesiyle öğrenci artışı durdurulamaz ve kontrol edilemez rakama ulaşınca bir ofis açtı.

 

Psikolojinin matematiğin üzerindeki etkilerini araştırdı ve bu alanda çeşitli araştırmalar ve çalışmalar yaptı. 22 yaşında, bu araştırma ve uygulamaları hayata geçirmek için İstanbul’un ilk matematik dershanesini açtı. Sıra dışı tarzı ve matematiğe çok farklı bir boyut getirmesiyle ciddi anlamda ses getirdi. Bu uygulamanın bir parçası olarak öğrencilerine ilk tanışmada hobileri, favori müzik film takımı ve öncelikli tercihleri konusunda bir form doldurtarak kişisel profiller oluşturdu. Her öğrenciye ders öncesi sevdiği türde müzikler dinletti. Ders aralarında öğrencinin sevdiği filmlerden alıntılar izletti. Ara tatillerde her öğrencinin ilgilendiği spor dalından turnuvalar düzenledi. Dershanenin banyosunda öğrencilerin ders öncesi kendini iyi hissetmesi için parfüm, cilt bakım ürünleri, oje, aseton gibi ürünlerden kişisel bakım köşesi yaptı. 60lı 70li yılların starlarının hayatlarını ve şarkılarını öğretmek için öğrencilerine ek etüt dersleri verdi. Kimsesiz sokak kedilerini alıp aşılarını yaptırarak dershanesinde öğrencileriyle baktı ve öğrencilere hayvan sevgisini ve son zamanlarda unutulmaya yüz tutmuş karşılıksız sevgiyi aşılamaya çalıştı.

 

 

Bir anlamda öğrencilere bilişsel düzeyde davranışsal değişiklikler yaparak ve algıyla oynayarak bu projenin amacina ve yuzlerce gence ulasmasini sağladı. Kendini önemseyen, önemsendiğini hisseden ve bunu yaşarken suistimal etmeyen ve kendi de suistimal edilmeyen her bireyin yaşı kaç olursa olsun matematiği başarabileceğini ispatladı. Amacı; sorunlara barışçıl çözümler üreten, insiyatif kullanan ve uygulayan, içinde insani değerleri, kültürü, mesafeli zerafet ve samimiyeti barındıran, kendini önemseyen çocuklar yaratmaktı ki bunu başardı.(velilerden dinleyebiliriz)

 

 

Tv8, Show TV, FB TV gibi kanallarda adına programlar yapıldı. Çok ince detayları uygulamaya geçirerek öğrencilere sosyal anlamda da farkındalık ve özellik getiren, matematiği başarmanın tek yolunun kendini özel hissetmekten geçtiğini psikolojik yerleştirmelerle ispat eden, matematikte nerdeyse bir çığır açan azim abidesi "Ceylan Adanalı" hoca çocuğundan ümitsiz yüzlerce sinemacı, oyuncu, sporcu ve bürokrat çocuğunun umudu ve kurtuluşu oldu.

 

 

Birçok internet sitesinde hayatı değişen yüzlerce öğrenci Onu anlatan sayfalar açtı. Minnet ve anılarını yazdı. Çünkü Onlar sadece matematik öğrenmedi, paylaşımları ve kazandıklarıyla geleceğine Onunla şekil verdi, yön verdi. Ceylan Adanalı hoca’nın küçücük beyniyle 16 yıla yayarak beklediği başarı ve azim hikayesi bile babası iflas etmiş ailelere ve çocuklara mücadele örneği oldu. Onları yüreklendirdi, mücadeleci ruh ve ilham verdi. Yeni bir hayat verdi.

Bu yazıyı yazan ve paylaşan "Banu Önder'e" teşekkür ediyoruz.


Türk Girişimcilerden İş Dünyasının Facebook’u Buzzfile @ 23-04-2010 22:05

ABD’deki iş dünyasının Facebook’u olarak adlandırılan Buzzfile.com, Türk girişimcilerin önderliğinde kuruldu ve faaliyetlerine başladı.

Üç Türk girişimci, iş dünyasının Facebook u olarak adlandırılan buzzfile.com isimli sitesini kurdu. Kurucu üyelerin isimleri Aziz Akın, Murat Dülger, Zafer Akın ve Fayez Siddiqui. Buzzfile.com sitesi, ABD’de bulunan kurulu 19 milyon şirketin içinden 16 milyon şirketi biraraya toplamayı başardı. Bu yüzden oldukça fazla kullanıcı potansiyeline sahip olması şimdiden öngörülüyor.

İş dünyasının Facebook u Buzzfile ın kurucularından olan Aziz Akın, yaklaşık olarak bir yıldır bu sitenin kurulması için çalıştıklarını ve sonunda hayata geçirdiklerini belirtti. Şuan için sadece Amerika’daki firmaları kapsayan site, bilindik şirket havuzu olarak oluşturulan olan sitelerden farklılık gösteriyor. Buzzfile ile, firmanın kime ait olduğunu, kaç çalışanı olduğunu, tabela ismini, ortalama değerini ve haritadaki yerini bile görebilmeniz mümkün.

Site üzerinde yapacağınız sadece tek bir tıklama ile, firma bilgilerini Outlook programına kaydedebilecek, istediğiniz kategorilerde kendi favori listenizi oluşturabilecek, bu firmalar hakkında detaylı bilgilere sahip olabileceksiniz.

Bir Buzzfile kullanıcısı, istediği bir eyalette veya şehirde, kaç tane restorant olduğunu, restorant menülerini görebilir ve hatta sipariş bile verebilir. Kullanıcıların kendilerine ait farklı kategorilerden listeler oluşturması da mümkün. Amerika da iş yapmak isteyenler için büyük kolaylık sağlayan bu site, iş dünyasının Facebook u olarak adlandırılıyor.

Sitenin en büyük kolaylıklarından birisi ise, bir müşteri veri tabanı şeklinde firmalara da hizmet sağlıyor olmasıdır. Eğer bir muayenehaneniz varsa ve randevularınızı iptal etmek istiyorsanız, tek tek hastaları aramak yerine, bir mesaj göndererek hepsini haberdar edebilirsiniz. Buzzfile, asıl hedeflerini şöyle açıklıyor: yaklaşık olarak 18 bin farklı sektörde hizmet vererek, en küçük firmaların bile görünebilir olmasını sağlamak.

Bu sitede bulunan bilgilerin her ay güncellendiğini açıklayan Aziz Akın, siteye kolaylaştırıcı butonlar eklenerek bir çok bilginin de dahil edildiğini belirtiyor. Facebook’tan esinlenerek bu siteyi kurduklarını belirten Akın, çok yakın bir zamanda buzzfile.com isminin yaygınlaşacağını ve Facebook kadar popülerlik kazanacağını, tüketicilere ve şirketlere de büyük kolaylık sağlayacağını açıklıyor.

(Alıntı:www.bilisimhaber.com)



12 Büyük Girişimcinin Hikayesi @ 22-04-2010 19:51

İnternetin 12 'fırlama' çocuğu

İnternet dünyasında fikirleriyle ve yaptıklarıyla çığır açan 12 dev ismin başarıya giden yoldaki 'açık formülleri'...

(Alıntı:ntvmsnbc)

İSTANBUL - Dünya üzerinde başarılı internet girişimcileri olduğu sürece, onların zirveye çıkma hikayeleri her zaman merak konusu olacak. Aklında birçok fikri olanlar, hatta sadece öğrenmeye meraklı olanlar bile, bilgisayar dünyasının femoneni haline gelmiş insanların başarılarının sırlarını öğrenmek için oldukça heveslidir.

Çoğu kişi bu denli büyük başarı hikayelerinin altında gizli bir formül veya ilahi bir dokunuş arar fakat durumu 'inanmak başarmanın yarısıdır' sözüyle açıklamak daha gerçekçi bir yaklaşım olacaktır; en azından internet dünyasının en önemli 12 girişimcisinin fikri bu yönde.

İnternet ve bilgisayar dünyası son 10 yılda sürekli değişirken, bu yeni çağa damgasını vuran 12 kişi var. Bu 12 kişi işlerinde gizli formüller kullanmak yerine yaptıkları işe karakterlerini yansıtarak bulundukları noktaya geldiler. İşte kurdukları şirketlerle internet dünyasında çığır ağan 12 büyük isim ve onları başarıya götüren karakter özellikleri...

KARARLILIK


Steve Jobs
Apple/NeXt/Pixar

'Kararlılık' sözcüğü için sözlükteki karşılığına bakarken yanında Steve Jobs'un ismi yazmıyorsa sözlükte bir hata olduğu düşünülebilir. Jobs 2005'te Stanford Üniversitesi'nde yaptığı ünlü konuşmasında genç mezunlara 'kararlılık' hakkında bolca öğüt vermişti. Jobs 1980'lerde kendi kurduğu şirketi Apple'dan nasıl kovulduğunu ve yaşadıklarını şu şekilde özetledi: "30 yaşındaydım ve kapı dışarı edilmiştim. Endişe, bir girişimcinin hayatında olmazsa olmaz hislerden biridir, fakat kurduğum şirketin tepesindeyken alaşağı edilip şirketi başkalarının elinde görmek gibisi yok."

Steve Jobs yaşadığı çaresizliği, 'iCon' adlı kitapta intihar planları yaptığını açıklayarak dile getimişti. Çoğu insanın vazgeçeceği noktada Jobs'un kararlılığı ortaya çıktı. O zamanlarda iki sıradan şirket olan Pixar ve Next'i çok yüksek noktalara taşıdı ve sonunda zor durumdaki Apple'ın başına geçerek şirketi zirveye oturttu. Jobs'un silikon vadisinde kalma konusundaki kararlığı başarısının 'açık formülü'.

YENİLİKÇİLİK


Sergey Brin ve Larry Page
Google

Google'ı kurucuları Sergey Brin ve Larry Page para peşinde koşan iki işadamı değildi. Sadece en iyi arama teknolojisini oluşturmaya çalışan iki 'hacker'dılar. Google'ı yapılandırırken bu işin nasıl sonuçlanacağına dair net bir fikirleri de yoktu. İçlerinde sadece yeni bir şey üretme isteği ve gerçekten üst düzey bir teknoloji açlığı vardı. 90'lara ağırlığını koyan Yahoo! ve Lycos gibi birçok arama motoru, Google'un bindiği treni kaçırdılar ve şimdi sadece uzaktan izlemekle yetiniyorlar. İkili, Google Adwords açılıncaya kadar yeterince para kazanamadı, fakat adanmışlıkları ve sabırlarıyla internet devriminde önemli rol sahibi oldular.

TUTUMLULUK


Aaron Patzer
Mint

Büyük koltuklar, geniş bir ofis, pahalı mobilyalar büyük bir şirketin olmazsa olmazı gibi görünebilir. Mint.com’un kurucusu Aaron Patzer ise bu  ‘ihtişam’ efsanesini çürütmekte oldukça başarılı. Tutumlu ve sade karakterini çalışma hayatına da yansıtan Patzer, açtığı internet sitesiyle internet dünyasında bir ilki başardı. Mint.com ziyaretçilerine bütçelerini denkleştirmek için çok kolay ve ucuz bir yol sundu. Patzer, 90’larda kullanıcılarını oldukça zarara uğratan benzer sitelere tutumluluk dersi verdi. Mint.com’un 2009 kârı 170 milyon dolar olarak açıklanırken Patzer’ın tutumluluk politikası meyvesini vermiş gibi görünüyor.

DENEYSELLİK


Mark Zuckerberg
Facebook

Başarılı girişimciler yarattıkları ürün başarılı olduktan sonra rahat koltuklarının, zaferin tadını çıkarmayı severler. Normal olarak başarıya ulaşmış bir üründe büyük değşikilikler yapmak grişimcileri genelde korkutur. Bu görüşün en büyük düşmanı Facebook kurucusu Mark Zuckerberg’ten başkası olmasa gerek. Facebook dev bir sosyal iletişim ağı haline geldikten sonra bile Zuckerberg sitenin arayüzünde köklü değişiklikler yapmaktan hiç çekinmedi. Yaptığı hamlelerle tabuları yıkan Zuckerberg değişimle en başta eleştiriler alsa da şu anda işler oldukça iyi gidiyor gibi gözüküyor. Yapılan değşikilik sonrasında Facebook değerini ikiye katladı ve hala büyümeye devam ediyor.

MARJİNALLİK


Tim Ferris
Four Hour Work Week

Girişimci Tim Ferris, Four Hour Work Week (4 Saatlik Çalışma Haftası) adlı kitabıyla girişimcilere yeni bir iş kültürü aşıladı. İnsanların kişisel yaşam zamanlarını haftasonu ve tatillerini sıkıştırmasını eleştiren Ferris, yaşamak istediğimiz yaşamı bugün yaşamak için çalışmayı öneriyor. Bu konudaki püf noktayı para kazanmak için daha mücadele, daha fazla sistemler kurmak olarak gösteren Ferris'e göre sadece istediği yaşam tarzını sürdürenler başarılı olabilir. Ferris amacı, bol boş zaman yaratıp tembellik yapmak değil, zamanı yapmak istediği şeylerle doldurmak olarak tanımlıyor. Spor aşığı olan Ferris, yaptığı tüm işlerini sporla harmanlayarak yapıyor ve oldukça başarılı olduğu kaçınılmaz bir gerçek.

SADELİK


Chad Hurley (yukarıda), Steve Chen ve Jawed Karim
YouTube

Üç kafadar girişimci Chad Hurley, Steve Chen ve Jawed Karim mühendislerin en ünlü tabirlerinden biri olan “KISS” (keep it simple, stupid) (basit olsun, salak) deyimini en iyi anlayanlardan... Sadece kendi videolarını yüklemek için kullandıkları basit bir arayüz uygulamsaıyla kurdukları site bugün en çok tıklanan sitelerin başını çekiyor. Büyük hayaller peşinden koşmadan yola çıkan girişimciler, basitliğin çekiçiliğini kullanarak her gün milyonların girdiği bir internet sitesi kurdular. Dünyayı değiştirmek gibi amaçları olmamalarına rağmen YouTube’dan sonra dünyanın daha farklı bir yer olduğunu kabul etmeliyiz. Google bu ‘basit’ site için 2007 yılında 1 milyar ödedi ve kendi bünyesine kattı.

TÜKETİCİ ODAKLI


Paul Graham
Viaweb

İnternette iş başarısı hakkkında kitap yazabilecek biri varsa bu kişi Paul Graham’dan başkası olamaz. Graham, bugün birçok yeni kurulan internet şirketine başlangıç sermayesi sağlayan bir girişimci, Y Combinator şirketinin kurucu ortağı. 1995 yılında Viaweb'i kurduğunda, tek amacı, teknolojiyle barışık olmayan girişimcilere internet üzerinde mağaza açmayı ve bu mağazayı yönetmeyi sağlayan bir servis sağlamaktı. Viaweb, başarılı servisler sağlayarak 1998'de Yahoo tarafından 45 milyon dolara satın alındı. Graham’ın deneyimlerinden çıkardığı sonuç ise ‘insanlara sadece istedikleri şeyleri sun ne azı ne fazlası’.

TABULARI YIKAN


Niklas Zennstrom
Kazaa/Skype/Joost

İsveçli girişimci Niklas Zennstrom internet dünyasındaki kuralları tam anlamıyla tekrar yazdı ve bilinen kuralların değişmesine neden oldu. Zennstrom'un geliştiridği programlar Kazaa ve Skype internetin paylaşım boyutunu bambaşka noktalara getirdi. Kazaa programının ‘peer to peer’ (eşten eşe) paylaşım sistemini kullanması kullanıcıların her türlü dosyanın paylaşımını oldukça kolaylaştırdı ve hızlandırdı. Bu durum medya tekellerini oldukça zor durumda bıraktı. Çok ucuz konuşma imkanı sağlayan Skype’ta telekom devlerini köşeye sıkıştırdı. Aslında Zennstrom’um tabuları yıkarken işi çok da kolay olmadı; müzik şirketlerinin kendisine açtığı davalar nedeniyle yıllarca ABD’ye giremedi.

ODAKLANMAK


Max Levchin
PayPal

Paypal kurulduktan kısa süre sonra başarı basamaklarını hızlıca tırmanıyordu ama sitenin başı yolsuzluklarla ciddi anlamda dertteydi. İlk yıllarda bu durum kâr oranlarını ciddi biçimde etkiliyordu. Max Levchin zor yolu seçti ve yolsuzluklara odaklandı. Şu anda Paypal online ödemelerde en güvenilir marka oldu. 2002'de eBay 1.5 milyar dolara PayPal'i satın aldı. Levchin’in verdiği mesaj: Sorun ne kadar büyük olursa olsun zaman içinde odağını kaybetmeden çözüm için çalışmak, konsantre olmak, vazgeçmemek...

HIRS


Jeff Bezos
Amazon.com

Her türlü video oyunu, kitap, CD ve DVD’yi internet sitesinde satacağını düşündüğünde Jeff Bezos’u çoğu kişi ciddiye almamış. Ama hırs küpü olarak adlandırılacbilecek Bezos mega dükkan amazon.com’un şu anki konumuna gelmesini hırsına borçlu. Kâra geçmesi oldukça uzun sürse de amazon.com için her şey yolunda gibi gözüküyor.

FIRSATÇILIK


Tom Anderson
MySpace

İnternet üzerinde servet yapanların başında gelen Tom Anderson’a göre piyasada bir sürü sosyal ağ kullanıcısı ve müzik paylaşım sitesi vardı. Anderson’un fırsatçılığıada tam olarak bu noktada devreye girdi. Sosyal ağ ve müzik-video paylaşım fikrini ilk defa birleştiren Anderson’un sitesine 500 milyondan fazla kişi üye oldu. Karışık ve profesyonel olmamakla eleştirilen Myspace daha çok müzik grupları ve gençler tarafından tercih ediliyor. Yüksek kullanıcı kitlesi tarafından iştahı kabaran medya devi New Corp Myspace’i 580 milyon dolara satın aldı.

ESNEKLİK


Jimmy Wales
Wikipedia

Paul Graham önemli hedeflere ulaşmak için sarsılmaz bir özveri ve güzel bir plan gerekli olduğunu söylerken bu sözün Wikipedia’nın babası Jimmy Wales tarafından oldukça ciddiye alınacağını düşünmemişti. Wales bir bilimadamı gibi küçük bir düşünceden büyük bir fikre giden yolu takip etti. Bu küçük iz ise esnek olma fikriydi. Wikipedia kullanıcıları sitenin kurucuları tarafından eklenen bilgilerin yanına kendi sahip olduklarını ekleyebildiklerini görünce siteye olan ilgi geometrik bir hızla artmaya başladı. Kontrollü esnekliğin gücünü kullanan Wales şu anda dünyanın en büyük online ansiklopedisinin sahibi ve birçok girişimciye esneklik konusunda yol gösteriyor.




Yılın Girişimcisi Belli Oldu @ 17-04-2010 01:48
Girişimci engel tanımaz’ sloganıyla, Ernst & Young Türkiye ve Milliyet gazetesi tarafından, CNN Türk işbirliğiyle bu yıl yedinci kez düzenlenen ‘Yılın Girişimcisi Yarışması’nın Türkiye finalisti, Çelebi Holding AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Can Çelebioğlu ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Canan Çelebioğlu Tokgöz oldu. Çelebioğlu kardeşler, Türkiye’yi 3-6 Haziran’da Monte Carlo’da düzenlenecek Dünya Yılın Girişimcisi Yarışması’nda temsil edecek. 5 finalist arasından birinci olan Can Çelebioğlu ve Canan Çelebioğlu Tokgöz ödülü, Four Seasons Otel’de düzenlenen törende, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’ın elinden aldı. Bugüne kadar bir ödül almayı hiç hayal etmediklerini söyleyen Canan Çelebioğlu Tokgöz, “Ödülleri şirketlerimizde başarılı çalışanlarımıza hep biz verirdik. Bu nedenle ödül almayı hayal etmemiştik. Ama bu yarışmayı duyunca ödül almayı hayal ettik” dedi. 1958’de Can ve Canan Çelebioğlu’nun babası Cavit Çelebioğlu tarafından 1 merdiven ve 5 işçiyle kurulan Çelebi Holding’in bu yıl kuruluşunun 52’nci yılını kutladıklarını söyleyen Canan Çelebioğlu, grubun yer hizmetlerinden terminal, liman ve marina işletmeciliğine, güvenlikten gıdaya, seyahat acenteliğinden personel taşımacılığına ve araç filo kiralamaya kadar birçok farklı alanda hizmet verdiğini söyledi. Özellikle havacılık işkolunda Macaristan, Hindistan, Belçika ve Almanya’da yaptıkları yatırımlarla dünya pazarlarında söz sahibi olmaya başladıklarını anlatan Çelebioğlu şunları söyledi: “Hizmetlerimizi diğer ülkelere de yaymayı hedefliyoruz. Avrupa, Rusya, Ortadoğu ve Hindistan pazarlarında büyüme stratejisi izliyoruz. Grupta 10 bine yakın kişi istihdam ediliyor. 400’ün üzerinde müşteriye hizmet veriyoruz. 2009 konsolide satış gelirimiz 140 milyon euro.” ‘Keşke babamız görseydi’ Babalarını 19 yaşındayken kaybettiklerini söyleyen Can Çelebioğlu da, “Bu nedenle genç yaşta hem okumak hem de çalışmak zorunda kaldım. Keşke babamız bu başarımızı görseydi” dedi. Bundan sonra daha iyi başarılara imza atacaklarını belirten Çelebioğlu, “Ödülü aldığımız için çok mutlu ve heyecanlıyız. Babamızdan aldığımız bayrağı buralara kadar taşıdık. Hikâyemiz ve başarımız özgün olduğu için Türkiye’yi Monte Carlo’da en iyi şekilde temsil edeceğimize inanıyoruz” diye konuştu. Finalistlere plaket verildi Yılın Girişimcisi Yarışması’nda finale kalan İnci Deri Mamulleri Yönetim Kurulu Başkanı Ali Murat Kızıltaş, Gürallar Grup Şirketleri Yönetim Kurulu üyeleri Esin Güral Argat ve Erol Güral, Koska Yönetim Kurulu Üyesi ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Emin Dindar ile Tekin Acar Büyük Mağazacılık A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Tekin Acar’a da başarılarından dolayı plaket verildi. Türkiye’yi haziranda Monte Carlo’da temsil edecekler Ernst & Young’ın dünya çapında 23 yıldır gerçekleştirdiği ‘World Entrepreneur Of The Year-Dünya Yılın Girişimcisi’ yarışmasının Türkiye ayağı ilk kez 2004 yılında Ernst & Young Türkiye ve Milliyet gazetesinin işbirliğiyle düzenlendi.Yarışma, hem Türk hem de dünya kamuoyunda Türk girişimcisinin hak ettiği platforma taşınmasında önemli rol üstlendi. Bu yıl yedincisi düzenlenen ve Can Çelebioğlu ve Canan Çelebioğlu Tokgöz’ün ‘Yılın Girişimcisi’ seçildiği yarışmanın jürisinde Doğan Gazetecilik Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hanzade Doğan Boyner (Jüri Başkanı), TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, Prof. Dr. Eser Borak, Prof. Dr. Özer Ertuna, MAP Havacılık ve Enerji Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı Erkut Yücaoğlu, 2009 yılının birincileri Koton Mağazacılık Başkanı Yılmaz Yılmaz ve Başkan Yardımcısı Gülden Yılmaz bulunuyordu. Çelebioğlu kardeşler Türkiye’yi 3-6 Haziran’da Monte Carlo’da düzenlenecek Dünya Yılın Girişimcisi Yarışması’nda temsil edecek. www.milliyet.com.tr

ODTÜ'den düşünceyle kontrol cihazı @ 16-04-2010 13:55

ODTÜ'lü öğrenciler, tamamen kendi donanımlarıyla beyindeki belirli sinyalleri algılayarak elektronik cihazların kontrol edilmesini sağlayan bir sistem geliştirdi.

ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü doktora ve yüksek lisans öğrencileri, klavye kullanılmadan bilgisayar ekranına kelimelerin yansıtılmasına olanak sağlayan cihaz geliştirdi. Cihaz, gelecekte felçli hastaların çevreyle iletişimini sağlamada ve tekerlekli sandalyelerini hareket ettirmede de kullanılabilecek.

''Beyin Bilgisayar Arayüzü'' adı verilen projenin yöneticisi, ODTÜ Elektrik ve Elektronik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nevzat Gençer, engelliler için düşük maliyetli ve verimli bilgisayar arayüzü geliştirilmesini amaçlayan projenin, hem donanımın hem de yazılımının, bölümün Biyomedikal Araştırma Laboratuvarında geliştirildiğini söyledi.

Cihazın, pratik olması açısından daha az sayıda kanalla veri alınabilen bir Elektroensefalografi (EEG) sistemi olduğunu anlatan Gençer, sistemin işleyişine ilişkin şu bilgileri aktardı:

''Sistem sayesinde, bilgisayara kablolarla bağlı, kafaya geçirilen bir başlıkla, klavye kullanılmadan, bir kişinin belirli beyin sinyalleri kullanılarak aklındaki kelimenin harfleri teker teker bilgisayar ekranına yansıtılabiliyor. Ekrandan harfler akarken, EEG sinyallerinin üzerine algoritmalar uygulanarak, ekrana aktarılmak istenen harf seçiliyor. Seçilen harflerin yan yana getirilmesiyle kelime oluşturuluyor. Bu cihazla konuşma ve hareket yeteneğini kaybeden bir kişi, istediği şeyleri karşısındakine aktarabilir. Bununla ilgili değişik uygulamalar da yapılabilir, ama biz tıbbi uygulamalar üzerinde duruyoruz''.

Laboratuvarda, ekranda akan harflerden kelime oluşturmanın yanı sıra, farklı algoritmalarla bir isteğin EEG sinyallerinden algılanabilmesi, böylece, örneğin bir tekerlekli sandalyenin hareket ettirilmesine yönelik proje üzerinde de çalışıldığını bildiren Gençer, bir başka çalışmayla ise sistemin performansının artırılmaya çalışıldığını söyledi.

EEG sinyalleri ile sadece görüntülü değil, sesli uyarılarla da belirli şeylerin idare edilebileceğini belirten Gençer, ''Örneğin bunlar işitme uyarıları da olabilir. Farklı frekanslar arasından yüksek frekanslı bir ses geldiğinde, alacağınız sinyalle bir şeyleri idare edebilirsiniz'' diye konuştu.

TÜRKİYE'NİN GENÇ BEYİNLERİ
Projede ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü yüksek lisans öğrencileri Berna Akıncı (25) ve Erman Acar (25) ile birlikte görev alan, doktora öğrencisi Balkar Erdoğan (27) çalışmalarıyla ilgili şu bilgileri verdi:

''Türkiye'de bu sistem sadece bizim bölümümüzde, tamamen kendi geliştirdiğimiz donanım ve sistemle ortaya kondu. 'Heceleme uygulaması' olarak bilinen kelimelerin ekrana yansıtılması benim bilgisayar arayüzü uygulamalarımdan biri. Türkçe karakterlerle bir uygulama geliştirmeye, böyle bir uygulamanın gerektirdiği alt yapıyı da sıfırdan kurmaya çalıştık. Normalde bunlar çok yüksek fiyatlarla satın alınıyor. Ama biz bunu kendimiz geliştirdik. Projenin amacı, hareket edemeyen, konuşamayanların dış dünya ile iletişimine yardımcı olmak. Ekranda akan karakterlere odaklanarak kelimeleri yazdırmaya çalışıyorsunuz. Bunun için kişi bir harfe odaklanıyor, o harfin olduğu satır-sütun yandığı zaman içinden sayarak kendi beyninde P300 potansiyellerini oluşturmaya çalışıyor. Bu istemsiz olarak oluşan bir sinyal örüntüsü. Bu, örneğin bir şeyi aniden fark ettiğinizde beynin bazı bölgelerinde daha net gözükebilen bir sinyal olarak ortaya çıkıyor. Biz bu sinyali algılayabilirsek, odaklandığımız karakteri ya da bir şekli P300 sinyalini kullanarak diğer diğer kişilere gösterebiliriz.''

Beyindeki elektriksel faaliyetin normalde çok düşük voltajlı olduğunu ve gürültüden etkilenebildiğini ifade eden Erdoğan, ''Bunu bir şekilde elektrotlarla yükselteç devrelerinize aktarıyoruz. Çok kaliteli, gürültüyü bastırıp asıl odaklandığınız sinyalleri iyileştirmeye yarayan devreler olması lazım. Biz de bunu yaptık. Bir uygulamayla o sinyalleri senkronize ediyorsunuz, sağ ya da sol eli ya da tekerlekli sandalyeyi hareket ettirme gibi uygulamalara dönüştürebiliyorsunuz'' şeklinde konuştu.

Burada, beyindeki sinyallerin yorumlanmasının söz konusu olduğunu, uyaran bazlı ya da uyaran bazlı olmayan uygulamalar bulunduğunu kaydeden Erdoğan, ''Eğer bir uyaran yoksa, sağ ya da sol eli hareket ettirdiğinizi düşünüyorsunuz, beynin bir bölgesi aktive oluyor ve o aktiviteyi bulmaya çalışıyoruz. Ama bunun daha iyileştirilmesi gerekiyor. Biz de bunun üzerinde çalışıyoruz. Bunlar çok pahalı sistemler. Biz düşük maliyetle gerçekleştirmeye çalışıyoruz'' ifadesini kullandı.

PARA ÖDÜLÜYLE LABORATUVARA MALZEME ALDILAR
Öte yandan, Prof. Dr. Nevzat Gençer yönetimindeki proje Türkiye Sağlık Endüstrisi İşverenleri Sendikası (SEİS) tarafından ''Daha çok üretmeliyiz'' sloganıyla düzenlenen 4. Ulusal Tıbbi Cihaz Proje Yarışmasında birincilik ödülü aldı.

Türkiye'nin tıbbi cihaz alanında yüzde 85 oranında dışa bağımlı olduğunu, bu konuda ülkede daha fazla üretim yapılabilmesi için gerekli altyapının bulunduğunu belirten Gençer, genç bilim adamlarının desteklenmesinin bu noktada büyük önem taşıdığını bildirdi. Gençer, ödül alan gençlerin araştırmalarını büyük bir özveriyle yürütmelerine rağmen, yarışmada verilen 10 bin TL'lik ödülle laboratuvara malzeme almayı tercih ettiklerini, bunun takdire şayan bir davranış olduğunu söyledi.

(Alıntı: www.ntvmsnbc.com )



girisimcifikirler.com Blog Ödüllerinde!!! @ 11-04-2010 21:48

2010 Blog Ödülleri reklam filmi from Eray Endes on Vimeo.

2010 Blog Ödülleri reklam filmi from Eray Endes on Vimeo.



Eğer siz de sürekli olarak girisimcifikirler.com'u takip edenlerdenseniz ve gerçekten bir ödülü hakediyor diyorsanız, sizin de küçük bir vaktinizi ayırarak oy vermenizi talep ediyoruz. İlginize gerçekten teşekkürler,

Oylama için:

http://2010.blogodulleri.com/frame/show/girisimci-fikirler-631

Hayatındaki Dönüm Noktası ve Herşeye Rağmen Başarı @ 11-04-2010 20:46

Hikayen nasıl başladı?

Biz aslen Ardahanlı’yız. Babam ve annem yıllar önce göç etmişler İstanbul’a. 5 kardeşiz. 2 kız, üç erkek. Ben ailenin ikinci çocuğuyum. Biz bütün kardeşler İstanbul’da doğduk. Babam, Bahçelievler’de bir apartmanda kapıcılık yapıyordu. Annem de gündelikçi olarak evlere işe gidiyordu.

Geçinebiliyor muydunuz?

5 kardeşin beşinin de okula gittiği zamanlar oldu. Geçiniyorduk ama hiçbir zaman bolluk yaşamadım ben. Her zaman evimizde her şey kısıtlıydı. Babamın aldığı maaş, annemin kazandığı yevmiye ancak karnımızı doyurmaya yetebiliyordu.
Apartman sakinlerinin verdiği eskileri giyerdik hep. Yeni bir kıyafet kırk yılda bir alınırdı. Ben okulda fakirliğim yüzünden hep sıkıntı çektim. Zaten sinema tutkum da fakirlik yüzünden başladı.

Nasıl oldu bu iş?

12 yaşındaydım. Bilirsiniz, öğretmenler sınıfı toplu halde, pikniğe, sergiye falan götürür. Bize de öğretmenimiz ertesi gün sınıfça sinemaya gideceğimizi söyledi ve yanımızda bilet parasını getirmemizi istedi.
Geçmiş zaman, kaç liraydı hatırlamıyorum ama öyle bir paramızın olmadığını biliyordum. Yani babama gidip de “Baba biz sinemaya gideceğiz bana para ver” diyemezdim. Zaten adam zor yetişiyor. Çünkü habire okuldan para isterlerdi. Yok temizlik parası, yok tebeşir parası. 5 kardeşiz, hangi birimize yetişsin.

Nasıl gittin sinemaya?

Bahçelievler’deki Zafer Sineması’na gidecektik. Ben o gün okuldan çıktım, sinemaya gittim. Bir abi vardı, dedim ki ona, “Biz sınıfça yarın buraya sinemaya geleceğiz. Ama benim param yok. Bu akşam burada yerleri sileyim, ortalığı temizleyeyim, siz de yarın benden bilet parası almayın!” Hiç unutmuyorum, o abi bana, “Gel bakalım tosun paşa” dedi. Başladım temizlemeye ortalığı. Akşam oldu ben hala temizlik yapıyordum. O abi bana “Sen daha gitmedin mi?” dedi.

Ben onun bana gösterdiği yerlerden daha fazla yeri silip süpürmüştüm. Bu hoşuna gitti. Bana “Sen

 okuldan sonra ne yapıyorsun?” diye sordu. Sabahçıydım, öğleden sonram boş olurdu. Babama yardım ederdim apartmanda. O abi bana “Gel sen burada bize yardımcı ol” dedi.

Sen ertesi gün sınıfla gittin mi sinemaya?

Gittim tabii. Benden para almadılar. Zaten o günden itibaren de okul çıkışlarında sinemada çalışmaya başladım. Temizlik yapıyordum genellikle ama yer göstericiliği de yapıyordum. O zamanlar sinemalarda yer gösterenler çok güzel bahşiş alırlardı. Ben birkaç yıl okul-sinema idare ettim ama para tatlı geldi.

Ne kadar para kazanıyordun?

Babamın 1 ayda kazandığı parayı ben aşağı yukarı 1 günde alıyordum. Çünkü bahşiş gerçekten çok fazlaydı. Düşünün ben o zaman 12-13 yaşındayım. Film başlamadan önce yer göstererek bahşiş topluyorum. Film arasında Alaska-Frigo satıp kar elde ediyorum. O zaman filmlerin galaları olurdu sinemamızda. Galalarda da çiçek satardım.

Peki okul ne oldu?

İkisi bir arada yürümedi maalesef. Okulu devam ettiremedim. Orta 2’den terk etmek zorunda kaldım. Ben okumadım ama gururla söylüyorum, benim kazandığım parayla diğer kardeşlerim okudu. Çünkü ben eve ciddi katkıda bulunuyordum. 12-13 yaşındaki çocuk o kadar parayı nasıl harcasın? Getirip anneme verirdim.

Sinemaya dönelim...

Ben bir süre sonra sinemada büfeleri kiraladım. Şef oldum. Derken müdür yardımcısı, müdür... Benim sinemada çalışmadığım bölüm kalmadı. Makinistlik de yaptım, tuvalet de temizledim, bilet de kestim.

Filmleri izler miydin peki?
Her filmi izledim. Herhalde benim kadar çok film izlemiş biri daha yoktur Türkiye’de.

Para biriktiriyor muydun?

Evet biriktirdim. Arsa aldım. Benim bir hedefim vardı, kendi sinemamı açmak. Bu yüzden biriktiriyordum paramı. Bunu patronuma da söylemiştim zaten. 26 yaşına geldiğimde patrona “Ben kendi sinemamı açacağım ayrılmak istiyorum” dedim.
Patronum da dedi ki; “Senin bu sinemada çok emeğin var. Gitme başka yere, gel seninle ortak olalım”. Ben de kabul ettim. Bahçelievler’deki Kadir Has Alışveriş Merkezi’nin sinemalarının işletmesini aldık birlikte. 3 salonum vardı artık...

Çok zorluklarla para biriktirmişsin. İflas etmekten, batmaktan korkmadın mı bu işe girerken?

Ben sinemacılığın çekirdeğinden yetiştiğim için müşterinin nasıl memnun olacağını zaten biliyordum. Bir de kendime sonsuz güvenim vardı. Sinemada çalışırken, ben film izleyicilerinin yorumlarını, tepkilerini hep dinlerdim.
Yüzlerine bakıp filmden, sinemadan memnun olup olmadıklarını anlardım. Sinemayı açarken işte bunlara güveniyordum. Nitekim başarılı da olduk. Derken Kadir Has Alışveriş Merkezi’nin tam karşısına bu kez Metroport Alışveriş Merkezi açıldı. Bu alışveriş merkezinin sinemalarının işletmesini de direkt bana teklif ettiler.
Aslında birçok ünlü sinema işletmecisi talip olmuştu. Ama beni seçtiler. Çünkü ben Kadir Has’ta başarılı olmuştum ve bunu da biliyorlardı. Metroport’ta başlangıçta 5 salon vardı. Ama talep öyle çok oldu ki bir yıl dolmadan 2 salon daha ilave ettim. Şimdi hem Kadir Has’ta hem de Metroport’ta Cinevip Sinemaları olarak 10 salonda hizmet veriyorum.

Sinemaya aşıksın sen...

Benim hayattaki en büyük aşklarımdan biri. Eşimle çocuğumdan sonra tabii ki... Gerçi eşim, “Sinemayı bizden çok seviyorsun” diyor ama ne yapayım. Gönül vermişim bir kere. Bir de ben sinemadan kazandığımı yine sinemaya yatırıyorum.
Bu salonlara gelip de memnun ayrılmayan bir kişiyi bile görmedim. Koltuklarımız konforlu, yatabiliyor. Sevgililer için 2 kişilik koltuklarımız var. Yani pahalı bilet satan sinemalardaki konfor neyse bizdeki konfor aynı. Hatta bizde daha üstün.
Normal sinemada koltuk araları 1 metredir. Bizde 1.60 metre. Onlarda hangi film oynuyorsa bizde de o film oynuyor. Bakın buraya taa Kadıköy’den gelenler var. Biniyor metrobüse, bir otobüs parasıyla sinemanın önünde iniyor. Türkiye’de otobüs, metrobüs ve metro durağı olan başka sinema yok. Uzaktan gelenler 3 film birden izleyip geri dönüyor. Çünkü başka sinemada o paraya ancak 1 film izler. Bizde otopark parası da yok.

Hiç başka bir iş yapmayı düşünmedin mi?

Kesinlikle hayır. Allah korusun bugün batsam, her şeyimi kaybetsem yine yer silerek sinemacılığa başlar ve yine bu noktaya gelirim. Bu kadar da iddialıyım.

Sinemadan kazandığını sinemaya yatırıyorsun. Peki film yapımcılığı düşündün mü hiç?

Evet, ileriki projelerimden biri de o. Bir komedi filmi senaryosu var elimde. Gerçekten gişe rekorları kıracak bir proje.

Kimi oynatmayı düşünüyorsun?

Şarkıcı Tarkan ile Şafak Sezer’i.

Ucuza film oynatma fikri nasıl doğdu?


2000’e kadar Türkiye’de sinema bileti bir sigara paketi parasınaydı. Ama 2001 krizinden sonra iş çığrından çıktı. Sinema pahalılaştı. İnsanlar sinemalara gitmez oldu. Korsan film satın alıp izlemeye başladı. Bakın bir sinema salonuna büyük yatırımlar yapıyoruz. Dolby ses sistemleri, 3 boyutlu film gösterim makineleri, konforlu koltuklar...
Bu salonlar boş kalırsa nasıl yatırımımızı geri alacağız? Bir de benim geçmişimde parasızlık var. Ben film izlemek isteyen bir gencin parayı düşünüp de boynunu eğmesini istemiyorum. Benim salonlarımda film 6 lira. Sezon filmlerini oynatıyorum. Başka yerde 20 liraya izlenecek film bende 6 lira. Ben de para kazanıyorum.
Ama vicdanım rahat. Sinemalarıma bir genç sevgilisiyle geliyor, 12 lira bilet parası ödüyor. Birer kola bir de mısır alsalar bilet parasıyla birlikte toplamda 16-17 lira öderler. Ama başka bir sinemada bu paraya ancak birinin biletini alabilirler.

Diğer sinema salonu sahipleri tepki göstermedi mi?

Göstermezler mi? Beni tehdit bile ettiler. Bir süre korumalarla dolaşmak zorunda kaldım. Ama beni bundan kimse vazgeçiremez. İnşallah başka sinema salonları da açacağım. O salonlarda da aynı fiyat politikasını uygulayacağım. Ben herkesin sinemaya gelmesini istiyorum. Eski yazlık sinemaları hatırlar mısınız? Bayram yeri gibi olurdu. Aileler çoluk çocuk gelirdi sinemaya.
Şimdi herkesin geliri belli. 16-17 lira bilet parası verip de nasıl gitsin bir aile sinemaya? İki çocuklu bir ailenin sadece bilet parası 70 lira tutar. Bunun yol parası, mısırı, içeceği, 100 liraya ulaşır. Peki ne yapsın bu aile? Mecburen gidip korsan film alıyor, evde izliyor. Ben de diyorum ki; korsan film alacağınıza gelin benim sinemalarıma. Filmi sinemada izlemenin keyfini çıkarın.
Benim sözüm aç gözlülük yapan sinema sahiplerine. Karlarından azıcık feragat etsinler. Bana göre, en pahalı yerde bile bilet ücreti 10 liradan fazla olmamalı.

RÖPORTAJ: Mehmet Coşkundeniz
mehmet.coskundeniz@posta.com.tr



En Parlak 20 İş Stratejisi @ 08-04-2010 14:34
En Parlak 20 İş Stratejisi

ABD’NİN ünlü İnternet iş dergisi Business 2.0, her işletme sahibinin uygulayabileceği en parlak 20 iş stratejisini yazdı. Bu fikirler önce Amerika’yı, sonra da tüm dünyaya sardı. İşte dünyanın en harika iş fikirleri:
1- Bir şirket kurarken ucuz gerilla taktikleri kullan.

2- En yetenekli elemanlarınızı yeni fikirleri araştırmaya yönelt.
3- Tüketicinin temel ihtiyaçlarını radikal bir yeni tasarımla karşıla.
4- Arzulanan bir üçüncü dünya niş ürünü bulun ve bunu sanayileştirin.
5- Başarı esinlenme ve terden ibarettir.
6- Çalışanlarınıza şirket sınırları içinde kişisel hayatlarını yaşamalarına daha fazla izin verecek yollar yarat.
7- Bugünün petrol fiyatlarını belirleyen yeni pazarlarla bağlantı kur.
8- Online iş ucuzdur ve daha kolaydır.
9- Deniz aşırı ülkelerden gelen ithal malların senin ülke mallarının yerini almamasına dikkat et.
10- Çalışanlarınla yapmacık da olsa neşeli ve çok iyi bir bağ kur.
11- Bir işe başlarken, bankacıları değil kendi kalbinin sesini dinle.
12- Büyük şirketlerin ulaşamayacakları yerel pazarlara saldır.
13- Eğer iç pazar küçükse, global ol, hem müşterileri hem yatırımcıları kovala.
14- Genç müşteriler istiyorsan, reklamı unut. Ürüne, sizin pazarlamanızı yapacakları heyecan verici, acayip özellikler ekle.
15- Etrafta gerçekten sana ilham verici unsurlara ulaş.
16- Köklü bir organizasyon için öncelikle her şeye küçükten başla.
17- Son dakika problemlerini ucuz donanımla çöz.

Satış için en etkili silah ‘sözlü iletişim’
ABD ve İngiltere’de pazarlama iletişimi alanında yapılan son çalışmalar, satın alma kararında bir numaralı etkili faktörün “sözlü iletişim” olduğunu gösterdi. Sözlü iletişim yöneticiler üzerinde diğer tüm iletişim kanallarından daha yararlı. Ankete katılan yöneticilerin yüzde 50’si, sözlü ikna edilmesi durumunda bir ürünü satın alma ihtimallerinin daha yüksek olduğunu söyledi. Yöneticiler, sözlü iletişimin reklam, doğrudan posta ya da gazete haberlerinden daha etkili olduğunu belirttiler. Araştırmaya göre en etkili satın alma kararı kanallarından bazıları şunlar: arkadaş tavsiyesi, satın görevlisi ile birebir görüşme, pazarlama faaliyetlerine katılım, konferanslar, ticaret şovları ve İnternet.

Güzel Bir Girişimcilik Örneği " ipsure.com " @ 05-04-2010 11:13


ipsure.com, “Uygulamalar” ve “Yaşam ve İş” olmak üzere iki temel bilgi veritabanı içermekte.

 Uygulamalar, Bilişim Teknolojileri ve Bilgi Sistemleri konusunda, PKI’dan FSO’ya, Microsoft sistemlerden *NIX tabanlı uygulamalara, internetworking konularından open source yazılım geliştirme konularına kadar platform ve teknoloji farkı gözetmeksizin son derece detaylı ve adım adım uygulamaların ele alındığı teknik kısım.
Aynı zamanda bu bölümde ticari
türevlerine alternatif olabilecek inovatif çalışmalara da yer verilmekte. Bu kısımdaki tüm makaleler şahsım ve ya konusunda uzman sertifikalı öğrencilerim tarafından üretim/servis ortamında test edildikten sonra yayımlanmakta. 

Yaşam ve İş ise İşletme bilim dalının kapsadığı girişimcilik, küreselleşme, yönetim ve organizasyon, stratejik pazarlama, üretim yönetimi,  tüketici davranışları, işletmecilikte modern/postmodern yaklaşımlar, e-iş ve özellikle de tecrübelerimizin oldukça yoğun olduğu e-ticaret gibi ana ve alt konuların özellikle bugüne kadar ele alınmayan taraflarının inceleneceği, iş hayatı ve kariyerlerimize ilişkin dinamiklerin hayatımız içerisindeki yerinin gerek akademik gerekse gündelik yaşantımız çerçevesinde irdeleneceği kısım. 

Tüm bu çalışma ve makaleler, CC - Creative Commons lisansı altında ücretsiz olarak ve hem İngilizce hem de Türkçe olmak üzere iki dilde birden paralel biçimde yayımlanmakta. Uygulama ve makaleler, 1000-1500 karakter ortalamasına sahip.

Ziyaretçilerin büyük bir bölümünü şimdiden yaklaşık 85 ülkeden global ziyaretçiler oluşturmakta.

Geleceğe ilişkin plan ve çalışmalarımız içerisinde ise online staj, how-to video streaming gibi servis ve içerikler yer almakta.

Amacımız sözünü ettiğimiz alanlarda Türkiye’de büyük eksikliğin bulunduğu ciddi, nitelikli ve kapsamlı eğitici dökümantasyonu sağlarken uzun yıllardır sektörde edindiğimiz tecrübeleri profesyonel ve ya amatör ilgilileri ile paylaşmak, ilgili kategoride yöneltilecek kreatif ve katma değeri olan soru ve sorunlara kapsamlı yanıtlar vermek.
İlgilendiği konuda katkıda bulunmak isteyecek
uzman profesyonellerin ve ya yetenekli amatörlerin seçtiğimiz çalışmalarını yayımlayabilecekleri, Türkiye adına global potansiyeli olan bir bilgi portalı ortaya koyabilmektir.
http://www.ipsure.com



Bill Gates'in Bilinmeyen Yönleri @ 23-03-2010 22:15

William Henry "Bill" Gates III, ya da daha çok bilinen adıyla Bill Gates, 28 Ekim 1955 Seattle doğumlu ABD'li iş adamıdır. Evli ve üç çocuk babasıdır.

Gates, Microsoft şirketinin kurucularındandır ve şirketin başkanlığını ve baş yazılım mimarlığını yapmaktadır. Forbes dergisine göre 2009'de Gates dünyanın en zengin kişisiydi. (US$60.0 milyar)


1- İleriyi gördü.

Kendisi küçük yaşlardan itibaren bilgisayarın önemini ve insan hayatında alacağı yeri çok iyi kavramıştı. Yakın gelecekte herkesin evinde ve işinde kendisine ait bilgisayarı olacağına inanmıştı. Hedefini buna göre çizdi.

2- Planlı çalıştı.
Bill Gates zekiydi ama zekanın tek başına kafi gelmeyeceğini, çok ve planlı çalışılması gerektiğini düşünüyordu. Bir arkadaşından ayrılma sebebi, iş dışında geçirdiği zamanın- uyku dahil- sadece yerdi saat olmasıydı. Gates beraber olduğu insanlardan da aynısını bekliyordu.

3- Akıllı kişilerle çalıştı.
İşe en akıllı insanları almada çok maharetliydi. Çünkü ona göre akıllı adam, başkalarının akıllarından istifade ederek üstün başarılara imza atabilen insandı.

4- Çalışanları şirkete ortak etti.
Bill Gates çalışanlara yüksek ücret vermiyordu, kendisi de düşük ücretle çalışıyordu. Yüksek ücret yerine şirkete ortak olmaya teşvik ediyordu. Mesela Microsoft’un Başkanı Steve Ballmer’ı çalışmaya razı edebilmek için ona yüklüce hisse vermişti. Ballmer bu hisseler sayesinde şimdi büyük bir servete sahip… 

 

5- Çalışanlara değer verdi.
Microsoft en akıllı kişilerle çalışmanın yanı sıra onları kaybetmemek için de gayret gösteriyor. Gates ayrılan her elemanın arkasından, “Niçin ayrıldı, onu neden tatmin edemedik, nerede hata yaptık?” gibi soruların cevabını araştırıyordu. Bu yüzden Microsoft’ta eleman sirkülasyonu ABD ortalamasından iki kat düşüktür. Ayrıca Gates, günün belli saatleri dünya genelinde çalışanların e-mail’lerini cevaplamaya, onlarla birebir iletişim kurmaya, onların motivasyonunu yükseltmeye ayırıyor.

6- Piyasada olup biteni takip etti.
Baş döndürücü bir hızla gelişen bilişim sektöründe geride kalmak, yok olmak manasına geliyor. Bill Gates hiçbir alanda piyasanın gerisinde kalmak istemiyor.

7- Belli noktaya odaklandı.
Microsoft, yazılım alanında çalışan bir şirket. Cirosunun % 90’dan fazlasını yazılım meydana getiriyor. Bunun yanında yazılm teknolojisini desteklemek için Mouse, oyun kumanda cihazı, ses kartı gibi donanımlar da üretiyor ama başka şirketler gibi faaliyet alanlarını dağıtmıyor, en iyi olduğu alana odaklanıyor.

8- Şımarmadı ve mütevazı kalmayı bildi.

Bill Gates’in rakiple

rinin hemen hepsinin özel uçağı var, yatı var ama o, sade bir hayat sürüyor. Cimri denilecek kadar eli sıkı. Kendisine neden lüks hayat yaşamadığı sorulduğunda diyor ki: “Öyle yaşarsam öyle düşünmeye başlarım ve şimdikinden çok farklı bir kişiliğe sahip olurum. Yeterince çalışamam ve üretemem

VIA


Einstein’dan 10 hayat dersi @ 15-03-2010 15:28
Albert Einstein çoğu insan tarafından dahi olarak görülür. Şu ana kadar yaşamış en etkili bilim insanı olmanın yanında teorik fizikçi, filozof ve yazardı. Bilime birçok katkı sağlamış Einstein’ın başarı sırlarını merak ediyor musunuz? İşte Einstein’dan 10 hayat dersi…


1. Merakınızın peşinden gidin

‘Benim özel bir yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım.’

Sizin merakınızı çeken nedir? Neyi en çok merak ediyorsunuz? Benim merak ettiğim neden bazı insanların başarılı olup bazılarının olamadığıdır. Bu yüzden yıllarca başarı üzerine çalıştım. Merakınızın peşinden giderseniz başarıya ulaşırsınız.

2. Azim paha biçilmezdir

‘Çok zeki olduğumdan değil, sorunlarla uğraşmaktan vazgeçmediğimden başarıyorum.’

Belirlediğiniz yolun sonuna ulaşacak kadar sabırlı mısınız? Posta pullarının gideceği yere varasıya kadar mektuba yapışıp kalmasından ötürü çok değerli olduğu söylenir. Posta pulu gibi olun ve başladığınız işi bitirin.

3. Bugüne odaklanın

‘Güzel bir kızı öperken düzgün araba kullanan birisi, öpücüğe hak ettiği dikkati vermiyor demektir.’

İki atı aynı anda süremezsiniz. Bir şeyler yapabilirsiniz ama her şeyi yapamazsınız. Şimdiye odaklanın ve bütün enerjinizi şu anda yaptığınız işe verin.

4. Hayal gücü güç verir

‘Hayal gücü her şeydir. Sizi bekleyen güzelliklerin önizlemesi gibidir. Hayal gücü bilgiden daha önemlidir.’

Hayal gücünüz geleceğinizi belirler. Einstein şöyle der: ‘Zekanın gerçek göstergesi hayal gücüdür, bilgi değil’. Bu yüzden hayal gücünüzün hantallaşmasına izin vermeyin.’

5. Hata yapın

‘Hiç hata yapmamış bir insan yeni bir şey denememiş demektir.’

Hata yapmaktan korkmayın. Eğer nasıl okuyacağınızı bilirseniz hatalar sizi daha iyi bir konuma getirebilir. Başarılı olmak istiyorsanız yaptığınız hataları üçe katlayın.

6. Anı yaşayın

‘Ben geleceği hiç düşünmem, ne de olsa gelecektir.’

Geleceği ayarlamanın tek yolu olabilidiğiniz kadar şimdide olmaktır. Şu anda dünü ya da yarını değiştiremezsiniz. Önemli olan tek an şimdidir.

7. Değer yaratın

‘Başarılı olmaya değil, değerli olmaya çalışın.’

Zamanınızı başarılı olmak için harcamayın, değerler yaratın. Eğer değerli olursanız başarı kendiliğinden gelecektir.

8. Farklı sonuçlar beklemeyin

‘Delilik: Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek.’

Hergün aynı rutinde yaşayarak farklı görünmeyi bekleyemezsiniz. Hayatınızın değişmesini istiyorsanız kendinizi değiştirmelisiniz.

9. Bilgi deneyimden gelir

‘Bilgi malumat değildir. Bilmenin tek yolu deneyimlemektir.’

Bir konuyu tartışabilirsiniz ama bu size sadece felsefi bir anlayış kazandırır. Bir konuyu bilmek istiyorsanız onu deneyimlemelisiniz.

10. Kuralları öğrenin, daha iyi oynayın

‘Oyunun kurallarını öğrenmek zorundasınız. Böylece herkesten iyi oynayabilirsiniz.’

Yapmanız gereken iki şey var. Birincisi oynadığınız oyunun kurallarını öğrenmek. İkincisi ise oyunu herkesten iyi oynamayı istemek. Bu iki şeyi yaparsanız başarı sizinle olur!

(Alıntı:www.ekolay.net)

Girişimci Fikirler Gaxxi

Date: 27.10.2007
Viewed: 2587
Category: Marketing
Tag: girisimcilik fikir tasarim innovasyon ilginc pazarlama

Share
Report


Related RSSes
Marketing - Türkiye'nin Şirket Blogları
Date: 27.10.2007
Viewed: 1243
Marketing - Eylülce
Date: 27.10.2007
Viewed: 339
Marketing - Motorparası
Date: 27.10.2007
Viewed: 358
   
Olmazmi.com