Konforlu Uyuşukluk! @ 29-04-2012 21:53
Çok uzun yıllardır ısrarla aynı iş yerinde çalışan bir arkadaşımla sohbetliyoruz. Kocaman gülen gözleriyle atlıyor lafa… - Geçen gün yürüyüşe çıkıp, sokak köpeklerini sevip onlara yemek verdim. Ne kadar mutlu oldum anlatamam. - Sokağa çıkmaktan mı, köpeklere mama vermekten mi? - İkisi de. - Sen kaç yıldır aynı şirkette çalışıyordun? - Yirmi altı. - İyiymiş! [...]
Abdülmelik Yalçın – Anarşist! @ 10-04-2012 18:10
Yer: İstanbul Bayrampaşa’daki İsmail Erez Endüstri Meslek Lisesi. Konu: Okula dışarıdan yiyecek getirmek yasak. Getiren olursa yiyeceklere el konuyor. Tekel konumundaki kantin ise pahalı. Parası olmayan öğrenciler aç kalıyor. Ayrıca yemekler bayat ve lezzetsiz. Hatta öyle ki, öğretmenler bile kantinden yemiyor ve öğrencilere para verip dışarıdan yemek aldırıyor. Baş Aktör: Abdülmelik Yalçın. On yedi yaşında, [...]
Harvard’ta alakasız bir bölümde okuyacağıma, çaycı olurum! @ 10-03-2012 23:52
Dijital Video Teknikleri dersi final projesini bitirmek için dört hafta süresi olmasına rağmen, son üç güne kadar kılını bile kıpırdartmıyor! Sıkışınca da, evinin mutfak masasını film stüdyosu haline getiriyor. On liralık bir bütçeyle gazete baskıları, set fotoğrafları, buz, ip, cam fanus ve su kullanarak, henüz vizyona girmemiş bir film için konsept açılış jenereği hazırlıyor. İki [...]
Günaydın, Sizi Seviyorum, Harika Bir Gün Geçirin! @ 27-02-2012 16:06
Yer; Bermuda Adası. Başkent Hamilton’da yoğun bir kavşak… 25 yılı aşkın bir zamandır, aralıksız, haftanın beş günü her sabah saat 04 – 10 arası… Yanında ufak çantası, kafasında şapkası ve yüzünde kocaman gülümsemesiyle bir adam, yoldan geçenlere el sallayarak sesleniyor: “Günaydın, sizi seviyorum, harika bir gün geçirin!” Yaşı 88. Adası’nın delisi. Yerel halkın ve turistlerin sevgilisi… [...]
27 Şubat Dünya FMK Günü! @ 06-02-2012 16:50
Geçen sene bugünlerde; “Çok şeyin bir günü var; hadi gelin biz de ‘Faili Meçhul Kıyak‘ oyunumuzun başlangıç tarihi olan 27 Şubat’ı “Dünya FMK Günü” ilan edelim” demiş ve sonrasında heyecanımı dile getirmeye çalışmışım: İleriki yıllarda tüm kıtalara yayılmış bir 27 Şubat… İnsanların kendini belli etmeden, tanımadıkları kişilerin yüzünü gülümsettiği bir dünya oyun günü! Müthiş bir [...]
Mutlu Olmak mı? @ 23-01-2012 01:13
Yaşadığım unutulmaz anlara dönüp baktığımda, Gördüklerim neredeyse hiç değişmiyor… Yanımdaki mutlu insanlar. Kendisiyle dalga geçtiği kadar hayatı ciddiye alan, Samimi olduğu kadar karmaşık, Sevdiği kadar yalnız… Her sabah sanki silah zoruyla uyandırılmış gibi olan o sersem halleriniz beni benden alıyor… Ne güzel insanlarsınız. Sıkça duyduğum “abi sen nasıl bu kadar mutlusun” sorusunun cevabı sizde saklı! [...]
Gelsin 2012, Bildiği Gibi Gelsin! @ 27-12-2011 18:37
2006 yılından beri oynadığımız oyuna geldi yine sıra. Ne çabuk geçiyor değil mi yıllar? Daha önce yorumlarınızla katıldıysanız harika, dönün bakın şimdi neler demişsiniz 2011 için, veya önceki seneler için… Olmadı, şimdi katılın. Bir sene sonra kendi yazdıklarınızı okumak epey şaşırtıcı oluyor. Üç soruyu birlikte cevaplandırıyoruz. 1.) 2011 denince ne hatırlıyorsun? Geçen sene bugünlerde, 2011′de [...]
Size bir söz yazdım bugün, yolladım rüzgarla! @ 23-12-2011 17:09
Dün yazmam gerekiyordu bu yazıyı, gitmedi elim. Bugün İstanbul’daki yağışlı havaya uyanmam, rüzgara çıkıp üşümem, ıslanmam ve dönüp sıcak kahvemi yudumlamam gerekiyormuş. ‘Sana bir söz yazdım bugün, yolladım rüzgarla’ diyor Halil Sezai arkada. 22 Aralık Fikir Atölyesi’nin yedinci doğum günüydü. Gün mutlu, şarkı hüzünlü. Bilmem… Bu geldi işte bu sefer de içimden. Hüzünlü anlarımda bile [...]
Fikir Atölyesi’nin doğum günü yazısını siz yazın! @ 04-12-2011 16:43
Fikir Atölyesi basit bir blog olsa da, burası benim için hep girmeyeceğim sokaklara girdiğim, bilmeyeceğim yüzlerce insanla tanıştığım, belki de en önemlisi; değişen Tunç’la yüzleştiğim bir yer oldu. Olmaya da devam ediyor. Uzunca bir süredir üzerinde heyecanla çalıştığım ‘bir şey’ var. Ve bunu size anlatmamak için zor sabrediyorum. Ancak o’nun gün yüzüne çıkması için biraz [...]
Hıyar heriflerin işi değildir aşk! @ 16-11-2011 19:55
“Bilge dediğin hem fırlama olur, hem de puşt!” diye başlayıp, “Yemeğin tıkınmaya, sevişmenin düzüşmeye döndüğü bir çağda yaşıyoruz” ile devam eden Ahmet İnam yazı dizimizi üçüncü ve son bölümüyle tamamlayalım. - Hesabi insan. Hesabi insan, kendini aşma olanağının farkında olmayan insandır. Hesaplayamadığı hazinelerin farkında değildir. İnsan olmasını gerçekleştiremeyen bir varlıktır. Bir anlamda hesabi insan, insanın [...]