The largest and the best home page
Olmazmi search
tr
en
home page sites rsses
   
 There are thousands of mobile phones in Telefonvarmi.com Click here to go Telefonvarmi.com.

Corporate - Erkyazilim Kurumsal Blog RSS


Kategori : Girisimcilik | Yazar : Bülent Arslan


Belediyeler yarışıyor @ 29-09-2007 01:48

Hatırlarsanız, bir süre önce Belediyeden.com (beta) 1. kısmının açıldığı duyurmuştuk. Geçen süre zarfında indekslediğimiz belediyelere ait haberlerin sayısı 100 bin'e yaklaştı (*)

Belediyelerin kendi yayınları dışında yerel haberleri de geçtiğimiz zaman içinde devreye aldık. Bu arada aklımızdaki diğer bir fikir olan "Belediyeler Web Sıralaması"'nı hayata geçirdik.

Kimleri sıralıyoruz?

Başlangıç olarak toplamda  87 adet olmak üzere, büyükşehirleri, İstanbul'un tüm ilçelerini, RSS hizmeti veren (**) belediyeleri, bazı illeri ve ilçeleri sıralıyoruz. (***)

Nasıl sıralıyoruz?

Belediyeden.com olarak sıralama yaparken, aşağıdaki objektif kriterleri kendi geliştirdiğimiz bir formül ile "Belediyeden.com puanına" çeviriyoruz. Yani günlük olarak belediyelerin Alexa'daki tahmini sırasından, Google'daki bilinilirliğine, vatandaşa verilen hizmetlerden, web'e verilen öneme kadar 9 kriteri göz önüne alıyor, bunlara göre puanlarını hesaplayıp, sıralamayı gerçekleştiriyor ve görsel bir şekilde raporlarını üretiyoruz.

  • Alexa.com Türkiye sırası,
  • Google PageRank,
  • Site açılış hızı
  • Siteye link veren sayısı,
  • Sitede verilen hizmetler
    1. E-Belediye
    2. Online Ödeme
    3. Kent Haritası
    4. Üyelik Sistemi
    5. RSS beslemesi

Puanlama yaparken tüm belediyeleri aynı anda puanlıyor ama hususiyetlerinden dolayı büyükşehirleri ayrı diğer il, ilçe ve beldeleri ayrı gösteriyoruz.

(*)  RSS hizmeti veren belediye web sitelerinin verileri toplanmakta ve belediyeden.com'da yayınlanmaktadır.
(**) Bizim bulduğumuz kadarı ile 28 adet belediye düzgün olarak bu hizmeti veriyor.
(***) Sıralamaya ve haber sistemine dahil olmak isteyen belediyelerimiz
Önerim Var formunu kullanarak bize ulaşabilirler.


Kategori : Web 2.0 | Yazar : Atakan Eser


Eticaret - Pazarlama'da Navigasyon - IKEA @ 26-09-2007 13:42

Navigasyon kelimesinden; kimine göre yer bulma, nerde olduğunu bilebilme kimine göre (daha çok bize göre) hedef kitleyi doğru adımlarla yönlendirme anlamı çıkarabiliriz.

IKEA'yı hep örnek veririz.

"Abi adamlar showroom olayını aşmışlar, showroom dizaynını inşaat mühendisinin bakış açısı ile değilde bir pazarlamacının bakış açısıyla tasarlamışlar, hatta üretimlerinide pazarlamadan başlayarak planlamışlar"

Tabi IKEA'ya gitmeyenler neden bahsettigimi tam anlamamış olabilirler. IKEA 2 kattan oluşuyor, üst katının tamamı showroom, altkatının bir kısmı depodan oluşuyor. Gelen herkesi üstkattan başlatıp hedef müşterisine belirli zikzaklar çizdirip öncelikle oturma odasından, sonrasından yatak odasından, banyo ... devam ettiriyor. Yani sizi akıllı bir şekilde bütün reyonlardan adeta tatlı zorlamayla dolaştırıyor ve ürünleri tam olarak görmenizi sağlıyor. Beğendiğiniz ürünlerin kodunu not ediyorsunuz ve altkattaki deponun ilgili rafından zorlanmadan alabiliyorsunuz.

Sonuçta  IKEA'nın kullandığı pazarlama objelerinden bazılarını anlamak için bu objeleri web teknolojilere uyarlayalım;

- Navigasyon
- Ürün sunumu/Prezentasyon
- Detaylara ulaşım
- Müşteriyi doğru yönlendirme

Amaç ürün satmak ve pazarlama (e-ticaret) ise iyi bir web sitesinde yukarıdakiler doğru olarak kurgulanmış olmalı

Aslında IKEA'nın başarısının altında daha bir çok fikir ve güzellikler var. Daha fazla bilgi ve farklı bir bakış açısından değerlendirmek için "Pazarlama ve Başka Şeyler" blogundan Serdar Beyin "IKEA'da Kral Kim" konulu yazısını okumanızı tavsiye ederim.


Kategori : Interactive Marketing | Yazar : Bülent Arslan


Ve taşındık ... @ 05-05-2008 18:42

Artık yeni yerimizdeyiz.Hani derlerya size daha iyi hizmet verebilmek için taşındık. Aslında biz önce kendi rahatımızı düşündük :) tabii biz daha rahat olunca daha iyi hizmet vereceğimizden dolayı aynı kapıya çıkıyor aslında.

3 Mayıs Cumartesi günü seferberlik başladı. Sabahın erken saatlerinde Tahralı Sitesinden yüklemeler yapıldı; kamyonlar Küçük Çamlıca'daki Çilehanenin alt tarafına yöneldi.
Müstakil bir binada İstanbul manzarasına daha iyi hakim, yazın bahçesinde çay içebileceğimiz ( bu müşterilerimiz için sevindirici bir haber ), daha geniş 3 katlı bir mekan burası.
Tarif edilmesi ve bulunması da daha kolay. Doğrusu eski yerde biraz tarif zorluğu çekiyorduk.

Taşınma esnasında yükün altına giren ve çok çalışan ekipten yorumlarda kendi düşüncelerini yazmalarını bekleyerek; ben yeni adresimizi ve taşınma esnasında çektiğim fotoğrafları yayınlayarak, yeni yerimizi merak eden herkesi çay içmeye davet ediyorum.

Yeni adresimiz:
Bulgurlu Mah. Şekerkaya Sk. No: 15
Küçük Çamlıca Üsküdar İstanbul

Telefon:  0216 428 00 10
Fax:    0216 428 00 01

Google Maps ile adres tayini için tıklayın

Web sitemiz değişmedi aynı adreste :)  : www.erkyazilim.com.tr

Yemek yeme hayli sıkıntılıdır ama teyzemiz olayı pratik bir şekilde daha önceden çözmüştü bile.

yerleşmeden önce salonumuz.

Çok çalışan ekip yemek sonrası dinlenme halinde

Eşyalar henüz ortalıkta

Ustalarımız bahçemizde yemek molasında

Ustalarımız mola esnasında

Taşınma projesini yöneten ve en çok yorulan şüphesiz CTO'muz Atakan Bey'di.

Taşınmada büyük emekleri geçen ekibin iki parçası Hasan ve Umut Beyler güneşlenirlerken

Patronumuz ve CEO'muz Bülent Bey yeni koltuklarımızı denerken

Şüphesiz başka bir kahraman Korkud Bey,

Ortalık henüz karışık iken

Yeni yerimizde Teyzemiz camdan bakarken

Yeni bahçemizden bir kare

Taşınmadan sonra patronumuz Bülent Bey hayli keyifliydi.

Taşınma esnasında çalışan ama fotoğraflayamadığım herkese teşekkür eder, birdahaki taşınmada sizi en önce fotoğraflama sözü veriyorum :)

 

 


Kategori : Erkyazilim | Yazar :  İbrahim Ulga


Sirali.yor.uz :: Net'te neler oluyor? @ 01-05-2008 02:26

Dreamventure.biz yatırımı ve Erkyazılım ekibinin katkılarıyla, web istatistik toplama servisi Sirali.yor.uz yayın hayatına başladı.

Bizi takip edenlerler, Belediyeden.com ile istatistik toplama servisinin ilk meyvelerini tatmışlardı. Şimdi, Sirali.yor.uz ile bu servisi bir adım öteye taşıyıp kategorize edilmiş bir şekilde 100 lerce Türk sitesini ve bunlara ait temel istatistikleri sunuyoruz.

Önümüzdeki günlerde daha da gelişmiş istatistiki verilere hazır olmanızı tavsiye ediyor, alttaki başlıklardaki sıralamalar ile ağzınıza bal çalıyoruz ;)

 


Kategori : Web 2.0 | Yazar :  Atakan Eser


Hesabını bilenlere, incehesap.com @ 01-05-2008 02:15

Yakaladığımız e-ticaret rüzgarının son halkası İncehesap.com'u gördünüz mü?

2007'nin son çeyreğinde Erkyazılım mutfağındaki yerini alan incehesap.com yaklaşık 5 ay süren bir geliştirme süreci sonucunda piyasadaki muadillerini kıskandıracak özellikleri ve tasarımı ile yola koyuldu.

Gelişmiş kampanya sistemi ile site yöneticilerinin bundle ürün kampanyalarından, indirim çeklerine, indirimli ürün satışından, doğum günü çeklerine dilediklerince indirimler yapabildikleri sitede, hızlı kargodan, tavsiye ürünlere, detaylı ürün filtresinden, dinamik ürün banner sistemine, 3D kredi kartı güvenlik sisteminden, gelişmiş marka mağazalarına, ürün karşılaştırmalarından, tasarımına kadar en ince ayrıntısına kadar incelikle çalıştığımız incehesap.com'da; Kolay Portal XL altyapısını, Prizz entegrasyon servisini, İncehesap ekibinden ince fikirleri, Brands&Ideas'dan en kullanışlı tasarımları, Erkyazılım'dan ise yazılım gücünü kullandık ve hiç bir bitkiye ve hayvana zarar vermedik :)


Kategori : Web 2.0 | Yazar :  Atakan Eser


En büyük asker bizim asker @ 13-04-2008 12:43

Şirketimizin neşe kaynaklarından Fatih Küçükbaltacı bir tatil yapayım kafam dağılsın hem aradan çıksın diye düşünerekten (herhalde), asker ocağının yolunu tuttu.

Hayalindeki gibi rahat bir askerlik yapmasını temenni ederim. Jandarma iste dediler jandarma çıktı, birde yanına helikopter birliği çıktı. Kara-havacı deneyimlerine göre arkadaşların dedikleri büyük ihtimalle 5.5  ayı rahat geçireceği yönünde.

İşleri üstümüze yıkıp kaçmanın acısını çıkarma hakkımızı saklı tuturak şimdiden hayırlı teskereler diliyoruz. :)

 


Kategori : Erkyazilim | Yazar :  Atakan Eser


Hoşgeldin Toprak bebek @ 12-04-2008 12:35

Sevgili Hatice Eser'in dünyamıza teşriflerinden yaklaşık on gün sonra Erkyazılım ailesi bir bebek haberi ile daha sevindi.

Creative departmanımızın çalışanı ve sevgili kardeşim Emrah Kazdal'ın biricik oğlu Toprak, 11 Nisan günü sabaha karşı Bursa'da dünyaya geldi. Gözleri ilk defa ışığı hissetti, annesini kokladı, şaşkın şaşkın çevresine baktı ve sonra da doya doya ağladı.

Toprak dünyaya geldiği sırada biz de İstanbul'daki evimizdeydik. Henüz gidip minik ellerine dokunamadık ama haberi aldıktan ve ilk şaşkınlığını attıktan sonra tam anlamıyla içim içime sığmadı ve kendi kendime "amca olmak bile bu kadar güzelse, baba olmak kimbilir nasıldır" diye düşünmeden edemedim. Bu yüzden kardeşim Emrah'ı kıskandığımı belirtmeliyim :)

Hoşgeldin Toprak...


Kategori : Erkyazilim | Yazar :  Umut Kazdal


Attention Metrics / İlgimetre üzerine @ 10-04-2008 02:24

Compete.com firması tarafından ortaya atılan bir istatistik yaklaşımı var. Adına Attention metrics deniyor.

Ziyaretçilerin sitede geçirdiği vakit toplamını, US de internette gezinen tüm kullanıcıların geçirdiği süreye bölerek oraya çıkan rakam ile siteler arasında karşılaştırma yapılması temeline dayanıyor.

Bu sayede AJAX, Flash, Online video gibi uygulamalar yüzünden ölçülmesi krize dönen ziyaretçi sayısı hit sayısı gibi tutarsız veriler yerine daha tutarlı bir sonuca ulaşılmaya çalışılıyor.

Konu 1 yıllık olsada, Microsoft'un da buna benzer bir sistem ile uğraştığını (reklam dağıtımını en verimli yapabilmek için) biliyoruz.

Konu ile ilgili Bisorusor.com'da bir soru yayınladık. Sizin fikriniz nedir? Bu yaklaşım site ölçümleme dışında da uygulanabilir mi?

 


Kategori : Web 2.0 | Yazar :  Atakan Eser


Aylardır heyecanla beklenen Hatice Hanımefendi dünyamıza teşrif etti. @ 02-04-2008 18:07

Erkyazılım'da babacan tavırlarıyla tanınan CTO'muz Atakan Bey artık gerçek bir baba.

1 Nisan 2008 saat 12.30 da uzak dünyalardan nurtopu gibi bir kız evladı dünyamıza teşrif etti.Eser çifti bu güzel armağana Hatice ismini verdiler.

Erkyazılım ailesini sevince boğan bu güzel haberle birlikte saat 18:00 sularında Atakan Bey'in mutluluğuna şahit olmak ve bir kaç kare fotoğrafla bu anı belgelemek için hastanedeydik.

Koridordan bizi karşılamak için gelen Atakan Bey yürüşü ile gerçek baba olduğunu kanıtlar gibiydi :)

Sevgili Hatice Hanımefendi'ye tüm şirket çalışanları adına "Dünyamıza Hoşgeldin" diyor, Eser Ailesine de Hatice ile birlikte gelen mutluluğun daim olmasını diliyoruz.


Kategori : Erkyazilim | Yazar :  İbrahim Ulga


Web Trend Haritası - 2008 @ 01-03-2008 09:55

Information Architecs, "Web Trend Map 2008 Beta" isimli bir çalışma ile 300 e yakın web sitesine ait metro haritası tadında trend haritası hazırlamış. A3 PDF çekilebildiği gibi , A0 boyutunda devasa bir poster de sipariş verilebiliyor. (email yolu ile 50-55 usd civarı).

Geçmiş yıllardaki 1. ve 2. versiyonları görmemiştim. Haritayı Tokyo metro sistemi üzerine kurgulamışlar ve trendlere göre web sitelerini istasyonlar arasında dağıtmışlar. Mesela, Facebook geniş bir bakış açısına göre artık sıkıcı olduğu için, sıkıcı ama önemli bir istasyon olan  Nipporiye kaydırılmış, belli yönden ona benzer olan Flickr'dan dolayı Yahoo'yu yakın bir istasyona almışlar vb. (Web sitelerini ilişkisel olarak incelemek için de kullanılabilir.)

Web Trend Haritası - 2008

8,05 MB PDF download etmek istemiyorsanız, web sayfası olarak da gezilebilirsiniz. İlginizi çekti ise, Visual Complexity'ye göz atmanızı tavsiye ederim.


Kategori : Web 2.0 | Yazar :  Atakan Eser


E-ticaret üzerine yorumlar @ 15-12-2007 12:09

Bir önceki yazımda, İPZ 2007'den notlar aktarmıştım. Aynı zirvede "E-ticarette Başarının Sırları" konulu panelde, Tatil.com, Hepsiburada.com, Gittigidiyor.com yöneticilerini dinleme fırsatı bulduk.

Kurucu ortağı ve yöneticisi Kaan Dönmez'in ifadesi ile HepsiBurada.com'un 2007 market/piyasa değeri 150 milyon USD'ye, ciroları ise geçtiğimiz yıla göre %100 den fazla artarak yaklaşık 140 milyon USD'ye ulaşmış.

Yıllara göre büyüme şu şekilde:
2005 -  40 milyon USD
2006 -  65 milyon USD
2007 -  hedef 130 milyon USD iken Kasım 2007 de bu rakama ulaşılmış,  2007 yıl sonu tahmini 140 milyon USD

2001 yılında nerdeyse %0 olan bayan kullanıcı sayısı 2007 de %20 ye ulaşmış. Tüm satış rakamları içinde kurumsal satışlar %1 den bile küçük iken, gene tüm satışlarda Ankara %39 ile 1. , İstanbul ise %32 ile ikinci sırada imiş.

Kaan Dönmez'e , Hepsiburda'nın en büyük ve tekel gibi bir konumda olduğunu ama BestBuy, MediaMarkt gibi devlerin Türkiye'ye gelmesi ile nasıl bir süreç yaşanacağını, pazarın mı büyüyeceğini yoksa Hepsiburda'nın mı payının küçüleceğini sordum.  Cevaplar ilginçti. (maddelersek)
 • Pazar  %15-20 civarında büyeyecek.
 • Karlılığımızı yatırıma çeviriyoruz, önümüzdeki 3-4 sene daha büyüme hedefli olacağız.
 • Dışarıdan gelenlerin, büyük alışveriş merkezleri dışındaki şubelerinde düzgün satışları yok.
 • İstanbul dışında mekan(depo/merkez) sahibi olmak önemli, (biz bu güce sahibiz demek oluyor)
 • Normal bir perakendecinin bu dünyada bizimle yarışamaz (Türkiye'de bizi yenecek firma yok demek istediğini düşünüyorum)

Gittigidiyor.com'un yaptığı ticaret şekli benim biraz ilgi alanım dışında kalsa da ciddi bir performans sergilediklerini göz ardı edemem. 600 bin çeşit ürün, ayda 4 milyon tekil ziyaretçi, 1.6 milyon kayıtlı (kredi kartı onaylı) kullanıcı, 160 çalışan (kardeş firmalar ile birlikte), e-Bay ortaklığı (<%20 imiş) ile Türkiye e-ticaretinde özel bir konuma sahipler.

Günde 2500 ticket (yardım masası başvurusu, telefon, email vb)  cevaplıyorlar. Genel müdürünün ifadesi ile (ismini bilemiyorum, normalde ortaklardan Tolga Kabataş gelecekken, firma genel müdürü geldi sunuma) kardeş siteleri olan istanbul.net, ankara.net gibi çöçatan sitelerinden gelenleri istemiyorlar. İstedikleri daha sadık müşteri ve kullanıcı kitlesi. Sahte ürün vb satış işlerinde müdahil olmuyorlar. (olmaları da çok zor)

Tatil.com'u hiç kullanamadım (belki siteye girip çıkmışımdır), kurucusu Atilla Mert'in tanıtımı ile, en ucuz fiyat garantisi veriyorlar.  Expedia.com gibi sitelerin de çok uygun fiyatlar verdiklerini nasıl yarıştıklarını sorduğumda iyi alım ve servisler ile değer ürettiklerini ve en iyi fiyatı elde ettiklerini belirtti. Günlük 1500 rezervasyon gibi bir rakamla sıradan bir acentanın daha üstünde iş yapıyorlarmış.

Özellikle Kaan Dönmez'in cevaplarının bazıları çok iddalı ve yoruma oldukça açık. Benim ilgilendiğim kısım pazarın büyümesi tarafı.

Geçtiğimiz hafta GGK'da gerçekleştirilen  "Amerika'da İnternet ve Girişimcilik, Yüz doların hikayesi" başlıklı seminerde Ahmet Kırtok 2007 3. çeyrek e-ticaret sonuçlarını bizimle paylaştı. USA resmi rakamlara göre Amerika'da e-ticaretin payı tüm perakende pazarında %3.4 . Bu oldukça ilginç bir rakam, e-ticaret almış yürümüş dediğimiz yerde bile nekadar büyük bir e-ticaret büyüme potansiyeli olduğunu bize gösteriyor.

Bir alttaki grafiğe bakarsanız 2006'nın aynı dönemine göre pazar %3.8 büyürken, e-ticaret  %19.3 büyümüş. En basit yorumla e-ticaret pazarı normal pazardan daha hızlı büyüyor ve dilimini artırıyor. (detaylı analiz için tıklayın)

Bu örneklemeyi Türkiye'ye de çok rahat uygulayabiliriz. Kaan Bey'in dediği pazarın %15-20 büyümesini ve Türkiye'de e-ticaretin durumunu göz önüne alırsak önümüzde büyümeye müsait küçük bir dev duruyor. Rakamları okumak, değerlendirmek ve aksiyon almak bizim elimizde.

Zirve notlarımdan geriye dünyanın yükselen yıldızı mobil ile ilgili epey bir not kaldı. Bir sonraki yazı da onlar üstüne olacak gibi görünüyor. ;)

 


Kategori : Girisimcilik | Yazar :  Atakan Eser


İnteraktif Pazarlama Zirvesi 2007'nin ardından @ 01-12-2007 05:55

Çarşamba (28.11.07) günü  Creative Direktörümüz, İbrahim Ulga ile birlikte, MMI  Türkiye tarafından düzenlenen İnteraktif Pazarlama Zirvesi 2007'de idik. Yaklaşık 10 saatlik bir pazarlama bombardımanına tutulduk desem yeridir. Belki üniversitede bir günde tutmadığım not kadar not tuttuğumu farkettim. Hepsi yerine aradan can alıcı bazılarını bir kaç yazıda vermek iyi olacak.

İnteraktivite deyince akla ilk gelenlerden birisi mobil dünya. Mobil pazarlama sektöründe 3 milyar dolar dönüyor. 2011 için tahmin ise 19 milyar dolar.

Her an, her yerde, her cihaz mobil deneyim verebilir. Kişiler mobil cihazlar sayesinde daima ulaşılabilir durumdalar. Bu, doğru kişiye doğru zamanda ve doğru yerde ulaşabilmenize imkan verir. (Gün sonunda bunu destekleyen bir sunum da Turkcell'den Volkan Biçer tarafından maçtan çıkan bir kullanıcıya nokta atışı reklam göndererek standımıza uğra bayrağını al bir sonraki maça seni biz götürelim tarz bir senaryo ile örneklediği Lokasyon Tabanlı servisleri anlatırken verildi.)

İnteraktifiz diyorsanız, beyanı değil davranışı ölçmeli (davranışsal pazarlama günün konusu idi), veritabanını değil motivasyonu ve niyetleri toplamalısınız. Veritabanını şişirmek değil önemli olan. Fikirlerin, insanların, organizasyonların entegrasyonu gerekli. (Hedefe yönelik analizi yapılmış bir veritabanı ile Multi-Marketing Center kullanılabilir)

Markalar sosyal mecraya uyum sağlamalı. Önümüzdeki süreçte sosyal ağlar bölünüp dikey sosyal ağlar oluşacak. (Sadece fotoğraf, sadece video üstüne gibi.) Bu göz önüne alınmalı

Anlamadan önce gözlemleyin. İçinizdeki sesi değil rakamları dinleyin. Rakamlar en iyi dostunuz olmalı.

Bir kere denemek, denemek değildir. Deneyin, reklamcılığın (pazarlamanın) sözlüğünde en önemli kelime "Test"tir. (üretimin her aşamasında da)

Ürününüzü ve reklamlarınızı doğru test ederseniz piyasada sorun yaşamazsınız (David Ogilvy)

Bir sonraki yazıda ülkemizdeki internet kullanımları ve e-ticarette önde gelen 2 site hepsiburada.com ve gittigidiyor.com ile ilgili bir miktar istatistik, yetkili ağızlardan çıkanları paylaşmaya çalışacağım.


Kategori : Interactive Marketing | Yazar :  Atakan Eser


Neden yazılım uzmanı olmazsınız? @ 04-11-2007 05:23

Bir süredir aklımda ve notlarımda olan, "Kodlarken Maestro Olmak" yahut "Koddaki huzur , mutluluk budur :)" başlıklarına yakın bir yazı için kolları sıvamışken, Gürkan Yeniçeri'nin bloğunda "Yazılım Uzmanı Olamayacağınızın 10 Kanıtı" isimli yazıyı gördüm.  Yazının ilk orjinalini yazan Justin James dışında Gürkan Yeniçerinin de çeviriyi yaparken çok güzel yorumları ve eklemeleri olmuş. Aklımdaki yazıyı biraz daha düşünürken, önce 10 kanıtı iyi bir okumak, konuya ısınmak lazım.

Neden yazılım uzmanı olmazsınız?

  1. Kendi kendine öğrenmek yerine kursları tercih ediyorsunuz
  2. Normal çalışma saatlerini seviyorsunuz
  3. Küçük maaş artışlarını kıdem yükselmesine tercih ediyorsunuz
  4. Ekip çalışmasında insan ilişkileriniz pek iyi değil
  5. Kolayca sinirleniyorsunuz
  6. Ekip elemanlarının fikirlerine kapalı iseniz
  7. Detay adamı değilsiniz
  8. Yaptığınız işten onur duymuyorsunuz
  9. Önce ateş edip sonra soru soran tiplerden misiniz?
  10. “Geek” tipini sevmiyorsunuz

Sayfadaki yorumlarda katılımcılar birkaç ekleme daha yapmışlar. Liste elbet daha da uzatılabilir ama  bu haliyle bile tabiri yerinde ise "cuk" diye oturmuş ve en temel tespitleri içinde barındırıyor. Sizce de öyle değil mi?


Kategori : Yazilim & Gelistirme | Yazar :  Atakan Eser


BiSoruSor.com Görücüye Çıktı @ 26-10-2007 01:49

Aylardır üzerinde çalıştığımız, gecemizi gündüzümüze kattığımız, hafta sonu tatilleri yapmadığımız bebişimiz BiSoruSor.com beta testine açıldı. Daha önceden özel alfa testinde bulunan ve özel davetiye ile üye girişi yapılabilen BiSoruSor.com'a böylelikle herkes üye olabilecek.

Paylaşarak sıkıntıları giderme platformu olan BiSoruSor.com'un herkese açık bir hal alması ve suya inmiş olması onu kodlayan, emek harcayan biri olarak beni ne kadar sevindirdiğini, gururlandırdığını anlatamam. Projeye aylar öncesinden başlamış olmamıza karşın, yapılacakları eksiklikleri gördükçe, BiSoruSor.com'un bir bebek gibi devamlı ilgiye ihtiyacını hissettikçe projenin en baş noktasında olduğumuzu daha iyi anlıyorum.

Yıllardır web siteleri kodlayan, webe - internete inanan, web 2.0 projelerini takip eden, kendi kendine devamlı web proje planları yapıp bir türlü hayata geçiremeyen, internetsiz bir hayat olamayacağını düşünen biri olarak, BiSoruSor.com'un Web 2.0 konsepti üzerine kurulmuş olması benim üzerinde çalıştığım projeler açısından onu daha değerli yapıyor.

BiSoruSor.com nedir diye merak edenler hakkında kısmını ziyaret edebilirler. Aşağıda da BiSoruSor.com'da sorduğum bir soru bulunuyor.

Bu eklentinin de daha geniş bir halini yapmak gerektiğinin şimdi farkettim. :)

Ekleme : Eklentinin geniş hali yapıldıktan sonra güncellenmiştir.


Kategori : Web 2.0 | Yazar :  Fatih Küçükbaltacı


Bir İşletmenin Değeri, @ 11-10-2007 16:27

Murat Bahar, konulara çok farklı ve orjinal yönlerden bakma gibi bir kabiliyete sahip ender arkadaşlardan... Fikirlerine "değer" verdiğim gibi fikirlerinden "değer"de alırım :)

Kurumsal blogumuzda internet dünyası kanalıyla değerli gördüğüm birçok konuyu öncelikle kendime sonrasında hasbelkader blogumuza ulaşmış sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. 
"Bir işletmenin değerini belirleyen faktörler nelerdir ve bir işletmenin değeri nasıl hesaplanır" diye soracak olursak. Gelişimplatformunda  Murat Bahar'ın
""Değer" Ne?" konulu yazısını okumalısınız. Sagolsun Murat Bahar konuyu çok güzel bir uslubla cevaplandırmış. Çok istifade ettiğim bu yazısından dolayı kendisine özel teşekkür ederim.

NOT: Gelişimplatformundaki yazılar sadece üyelere özel olduğu için herkesin ulaşabilmesi amacıyla aşağıya kopyaladım, (arakladım, alıntı yaptım)
--------------------------
Geçtiğimiz ay ülkemizdeki inovasyon ortamı üzerine nacizane düşüncelerimi belirtmiştim. Fikir-sermaye-yönetim üçgeninin başarı için kilit olduğundan ve yeni şirketlerin bu üçgende değer kazandığından ve inovasyon ekonomisinin de buradan doğduğundan bahsetmiştik.

Sanırım 2000 yılı idi, Hakkı Abi’yi (Öcal) derneğimizde bir söyleşide konuk etmiştik. O zamanlar derneğimiz henüz yeni kurulmuştu ve samimi gayretleri ile aktiviteler yapmaya çalışan, profesyonelleri farklı vesilelerle bir araya getirmeye çalışan bir avuç arkadaşımız vardı. Söyleşide Hakkı Abi, yeni ekonomi ve bilişim dünyası ile ilgili bir konuşma yapmıştı. Konuşma sonrasında soruları yanıtlarken kendisine “yeni ekonomide değer nerede” diye bir soru sormuştum. O da “alaşım oluşturabilmek” olarak cevaplamıştı bu soruyu. Kendisinden ödün vermeden ve kendisi kalarak, başka disiplinler, yetenekler veya insanlar ile iş yapabilmek. Alaşım, birbiri içinde eriyen fakat kimyasal yapıları değişikliğe uğramayan maddeleri ifade ediyordu. Yani demek istemişti ki; bir birliktelik sizi siz olmaktan vazgeçirememeli, olduğunuz heryerde başka bir şeye dönüşmek yerine kendiniz kalırsanız başarıya ulaşırsınız…
Aradan yıllar geçti, ben hala “değer” üzerinde düşünüyordum ki yıllar öncesinde alıp bir kenara attığım bir kitaba gözüm ilişti, kitabın ismi “Cracking the Value Code”; “Değer’in Kabuğunu Kırmak” olarak da çevirebiliriz. Hemen belirtelim bu makayesede “değer” derken ticari değerden, daha da özelde şirketlerin değerinden bahsediyoruz. İnovasyon ekonomisi yeni kurulan ve değerlenen şirketlerle alakalı, dolayısı ile şirket değerini neyin oluşturduğunu ve Değer’in kabuğunun nasıl kırılıp, içindeki öze ulaşılabileceğini bilmek çok değerli.

Ben bunlar üzerinde düşünürken, yaklaşık bir yıl önce gerçekleşen bir olaydan henüz haberim oldu; facebook.com’un kurucusu yeni yetme bir genç olan Michael Zuckerberg (şu an 23 yaşındaymış) Yahoo’nun yaptığı 1 milyar USD’lik teklife rağmen sitesini satmamış. Aman iyi etmiş, çünkü şirket yönetim kurulunun yaptığı değerleme 8 milyar USD imiş. Ne imiş, facebook.com 2004 yılında kurulmuş ve kurulduğu yıl değeri 10 milyon USD olarak belirlenmişmiş. Yani arkadaşımızın şirketi 3 yılda yaklaşık değerini 100 kat değerlenmiş. Bu arada ziyaret etmemiş olanlar için belirteyim, facebook bir arkadaş ve topluluk iletişimi sitesi.

Değer mi?

Giriş seviyesindeki işletme bilgimizle, bir şirketin değeri=şirketin sahip olduğu her şeyin toplam değeri olarak cevaplarız. Yani şirketin tüm mal varlığı, alacakları, makineleri ve sahip olduğu mali değerler bir tarafa yazılır, toplam borçlar bu toplamdan çıkartılır ve şirketin değeri elde edilir.

Gelgelelim, inovasyon ekonomisinde bir şirketin değerini, sahip olduğu mal-mülk değil, cirosunu artırabilme potansiyeli ve bu potansiyelin göreceli riskleri belirliyor. Risk sermayesi fonlarının da başarmaya çalıştığı, bu yüksek potansiyel gösteren şirketleri önceden keşfedip, yüksek risklere rağmen, yüksek getiriler elde etmek. Oluşturulan risk fonları olabildiğince farklı alanlardaki yeni şirketlerde değerlendiriliyor, böylelikle risk dağıtılmış oluyor.

İnovasyon ekonomisinde şirketlerin değerini katlayan önemli bir çarpan “goodwill” olarak isimlendiriliyor. Buna şirketin başarısına olan inanç olarak ifade edebiliriz. Inovatif bir şirket halka açıldığı anda, bu iyi niyet devreye girip, şirket değerini tahmin edilmesi güç noktalara çekip dolayısı ile şirket değerini artırabiliyor. Şirketin halka açılmadığı durumlarda ise yatırımcıların “goodwill” leri şirket değerini belirlemede etkin oluyor.

Örneğin Google’ın 2006 net karı yaklaşık 2 milyar USD, şu andaki Pazar değeri ise 120 milyar USD. Google’ın toplam asetleri ise 10 milyar USD. Yani sahip olduğu her şey ile kağıt üzerinde 10 milyar USD değerinde olan Google, piyasanın inancını arkasına alarak borsadaki Pazar Değerini bunun 12 katına çıkarmayı başarıyor. Bu  inancı pekiştiren şey ise Google’ın inovatif ürünler geliştirerek internet kullanıcılarının ilgisini çekecek ve reklam gelirlerini artıracak olması, ya da yatırımcıların buna olan inancı…

Bazılarımız borsadaki şirket değerlerinin gerçek değerler olmadığını düşünebilir. Yerine göre de öyledir, çünkü halka açık şirketlerin bazı durumlarda medya spekülasyonları ve açık hava tiyatrosu ile halkı kandırmaya çalıştıklarını müşahede etmiştik. 2002 yılında yaşanan Enron skandalı, şirket yönetiminin resmen bir tiyatro oyunu ile nasıl ortada olmayan ürünleri pazarladığını, gerçek olmayan anlaşmaları gerçekmiş gibi basına açıkladığını, yatırımcıları yine medya üzerinden nasıl manuple edebileceğini gösterdi. O zaman iş dünyası “nasıl bu kadar aptal olabildik” demişti… İlgilenenler için Enron belgeselini izlemelerini öneririm, youtube’da bir kopyası var,  çok öğretici bir o kadar da eğlenceli…

Bazı manüplasyonlara açık da olsa, şirketlerin amudi olarak değer kazanabilmeleri, yatırımcıların veya halkın “goodwill”lerini elde edebilmelerine bağlı. Bu da ancak inovasyon ve yenilikle Değer’in kabuğunu çatlamakla mümkün. Bunu her şirket kendi adına farklı yöntemle yapıyor; bakınız Starbucks değerin kabuğunu çalışanları ile çatlatmıştır. Servis sektörü gibi insan ilişkilerinin ve personel kalitesinin çok önemli olduğu bir sektörde, Starbucks çalışanlarına değer vererek  kabuğu kırmıştır. General Electric (GE) şirketi bunu finansal hizmetleri ile başarmıştır. GE bünyesinde kurulan GE Capital şirketi farklı şirketlere yatırım yaparak GE’nin itici motoru olmuştur. Dell Computer aracıları ortadan kaldırarak son kullanıcılara telefonla bilgisayar satmanın yolunu bulmuş, Apple ise Değer’in kabuğunu bilgisayar kullanıcılarını ürünlerine “aşık olmasını” sağlayarak kırmıştır. Sektörleri ve çalışma alanları farklı da olsa tüm bu şirketlerin ortak noktaları dünyaya başka bir gözle bakmadaki beceri. Diğer bir değişle yenilikçi iş modelleri…

Ya başka değerler?

Dünyadaki insanların yarıdan fazlası açlık, sefalet ve iş-dış savaşlar ile kıvranıyor iken, ben de kalkmış size  nelerden bahsediyorum. Temiz içme suyu ve elektrik bulamayan milyonlarca insan varken, bir siteye bağlanmış ve sosyal eğlence ihtiyaçlarını gideren milyonlarca insanın varlığı ve haklı talepleri bir tezat gibi durmuyor mu?

Duruyor...
Erkyazilim Kurumsal Blog

Date: 27.10.2007
Viewed: 272
Category: Corporate
Tag: erkyazilim kurumsal-blog web-20 interactive-marketing multi-marketing girisimcilik risk-sermayesi erkyazilim

Share
Report


Related RSSes
Corporate - blograzzi
Date: 27.10.2007
Viewed: 721
Corporate - SAMSUN HABERLERİ
Date: 27.10.2007
Viewed: 184
Corporate - Çağlayan Arkan
Date: 27.10.2007
Viewed: 414
   
Olmazmi.com