ATATÜRK de et artı kemik artı kandı, İnsanüstü değildi yani ATATÜRK, ATATÜRK de herkes gibi kusurları olan, Küçük büyük ve çirkinde olabilirdi, Ama güzeldi
ATATÜRK yorgunluk kahvesini bir su başında yudumlamayı, Serhat türkülerini, Alaturkayı, mesela Safiye Aylayı, Yemeklerden fasulye pilakisini seven, Miri kelam bir İstanbul efendisi.
Aşık ve şair, mahcup ve ürkek, Ama Karadenizli değil Karadeniz kadar canlı, Adanalı değil ama Adanalı kadar sıcak kanlı, Ve bir Aydınlı kadar oturaklı ve zeybek.
Velhasıl bizim mayamızdan bizim kumaşımızdandı Mustafa Kemal. İnsan üstü değildi ATATÜRK, Tam insandı.
Prof. İlknur GÜNTÜRKÜN KALIPÇI
Son bir ay üstüne @ 14-10-2008 00:03 Çok uzun zaman önce ki hemen hemen 7 sene önce okumuştum bu yazıyı çok hoşuma gitmişti.Bu aralar yine bu yazıdaki yaşıyorum ister istemez monoton bir hal aldı hayat...
Pazartesi farkinda olmadan Sali, Sali da Çarsamba oluyorsa, Persembe geldiginde haftasonu için geri sayiliyorsa, Birinci hafta yerini ikinciye, ikinci üçüncüye, Ocak Subat'a, Subat Mart'a derken Nisan oldugunda yaz geliyor diye mutlu olunuyorsa O zaman günümüzü gün etmiyoruz bence. Günümüzü yarin ediyoruz!
Gününüzü yarin etmeyi birakin da gününüzü gün edin!
Yazıdaki gibi hayat sürekli ertesi günü gözler oldu.Günden kâr elde etmemeye başladık...Sözde de dediği gibi( "İki günü bir olan zarardadır.") zarardayız!!!
Garfield 'dan nameler @ 05-10-2008 02:31 Büyük tembel hantal kedimiz Garfield'dan nameler... Ne de güzel söylemiş.Son 9 günümün özeti gibi sanki...
Hazan nedir.. @ 21-09-2008 21:35 Eskiden kalma bir alışkanlık olsa gerek yeni döneme yine bir video ve sözleri ile başladım...Hazan nedir yazın duyduğum güzel bir türkü,
Sözleri... Dört yönden es seher yeli Göz göz olsun nar çatlasın Üşümesin hanım eli Yere düşen kar çatlasın
Söylermisin hazan nedir Yaprak düşer yere bir bir Usul usul gönlüme gir Yüreğimi sar çatlasın
Nazlı nazlı seslenip gel Gül suyuyla ıslanıp gel Karanfil tak süslenip gel Kıskansın o yar çatlasın
Bugünün seyri dünden mi Ayın şavkı kendinden mi Güzelliğin mevsimden mi Söyle yıldızlar çatlasın
tatil.... @ 17-07-2008 22:59 Yazar internetsiz bir yaz tatili geçirmekte... uzun bir süre post yazamayacak gibi görünüyor... Diyeceksiniz ki elinde internet varken de biz bi numarasını görmedik.O da biraz Youtube'un suçu...:) Tatil yapanlara iyi tatiller... Çalışanlara kolaylıklar diliyorum...
Sarardı hafızamda o eski heyecanlar Soldu resimlerde o eski bakışlar Güncemde kuruttuğum gülün izi var Sensizlik yanıma düşerse sonbahar
Son bakış hüzündür yarına kalan Dününü unutmuş bugüne acıyan
Buğday buğday saçların güneşten almış rengin Sana dokunamam yanarım korkarımki Gözlerinde yüzerken sevdan sanki yelken O gözlere bakamam boğulurum inanki
Son bakış hüzündür yarına kalan Dününü unutmuş bugüne acıyan
Efkarlanmak için bire bir bi şarkı…..
Son zamanlarda işim gücüm yokmuş gibi bu şarkıyı dinliyorum…
Nazlı yar oturmuş gül gölgesine Katmış figanını bülbül sesine Ben yanar ağlarım onun nesine Perişan olduğum umurunda mı
Ezele de deli gönül ezele Kapılmışım bir vefasız güzele Kurudu bağlarım döndü gazele Sararıp solduğum umurunda mı (saçımı yolduğum umurunda mı)
Arasam bulunmaz eşi emsali Bana nasıl reva gördün bu hali Aşkına düşeli mecnun misali Saçımı yolduğum umurunda mı
Fikretim bu gönlüm bulmadı rahat Kalmadı gönlümde ne lezzet ne tat Her saniye her dakika her saat Dirilip öldüğüm umurunda mı (saçımı yolduğum umurunda mı)
Ezele de deli gönül ezele Kapılmışım bir vefasız güzele Kurudu bağlarım döndü gazele Sararıp solduğum umurunda mı (saçımı yolduğum umurunda mı)
Fazla geldiyse size Hürriyet cumhuriyet Özlemini cekiyorsaniz Saltanatin sultanin Hala önemini anlayamadiysaniz Millet olmanin Kul olun Ümmet kalin Fetvasini bekleyin sayhül islamin Unutun tüm dediklerimi Yikin diktiginiz heykellerimi RAHAT BIRAKIN BENI
Ilık bir ilkbahar günü, aksam üzeri deniz kenarında yürüyüşe çıkan bir adam ileride bir hareketlilik fark eder, yaklaşmaya baslar...
Genç bir adam dans eder gibi hareketler yapmaktadır. Merakla biraz daha yaklaşır ve genç adamın denize doğru bir şeyler atmakta olduğunu görür. Adam her defasında yere eğilmekte ve aldığı şeyleri denize doğru fırlatmaktadır. İyice yaklaştığında, sahile vurmuş denizyıldızlarını denize attığını görür. Tüm kıyı yüzlerce denizyıldızı ile doludur.
"Ne yapıyorsunuz?" der
Genç adam;"deniz yıldızlarını kurtarıyorum!" diyerek cevaplar, "Ama burada yüzlerce deniz yıldızı var ne fark eder ki?" diye sorar, bunun üzerine genç adam yere eğilir, bir tane daha alır ve denize atar;
"İste birisi daha için çok şey fark etti!" der....
………………
Bizim meslekte böyle biraz….
Hep bir yıldızı geri suya(olması gerektiği yere) göndereceğiz….
Uzun zaman olmuş yazmayalı. Çok bilinen bir yazı , hep akılda olması gereken de bir yazı da aynı zamanda…
İtalya Napoli'deki Nato üssü İzmir Urla'ya taşınıyor...
4000 Amerikan askeri Urla'da ev tutmaya başladı bile...
BİP (Büyük İşgal Projesi) sebebiyle üs doğuya kaydırılıyor...
Tehlikeli kısım bir havaalanı inşaatının da Mordoğan'da başlamış olması..
Adana İncirlik üssü İran ve/veya Suriye atış Menzilinde olduğu için ana hava üssü İzmir olacak..
Tepemizden bomba yüklü bir sürü uçak geçecek her gün..
Daha sonraki aşamada 6. Filo'nun ana üslerinden biri olabileceği söyleniyor.. Uzun Ada'nın da kullanılacağı (ki şuan zaten kullanılıyor) öğrenilmiş...
TSK rahatsız ama hükümet her şeyi okeylemiş anlaşmalar yapılmış... adamlar evlerini tuttular bile... Urla'da emlak işi yapanlara teyit ettirebilirsiniz...
Kimisi aman gelsin iş olur para kazanırız derken, sağ duyulu vatandaşlar bunun ilerde çok büyük sorunlara yol açacağının farkında.
Güzelim İzmir yada ülkemizin herhangi bir yeri, kısaca biz bu işe alet olmamalıyız...
Stratejik olarak Uzun ada İzmir körfezi çıkışını tutan yer... Burayı kontrolünde tutan donanmayı körfeze hapseder...
Güney Deniz Saha Komutanlığı merkezi de ablukaya alınmış oluyor ileriki aşamalar için...
Satılmış medyamız bunu ufak bir haber olarak verdi...
Amerikan'ın Yeni Dünya Düzeni projesinde çok önemli bir söz var...
Diyor ki düşman zaten düşmandır, bellidir önemli değil... Önemli olan dost/müttefik ülkenin ordusunun önemli komutanlarını/komuta merkezlerini ele geçirmek kontrol altına almaktır. Projeye inandırmaktır, boyun eğdirmek itaatkar yapmaktır. Bu işgal projesinde sıra bize de gelecek... şimdiden milli refleks vermeliyiz...
Nato üssüne hayır kampanyası için İzmir'de pazartesinden itibaren bilgilendirme amacıyla afiş, el ilanı ve her türlü yolu kullanmaya başlıyoruz... İzmir yada başka şehir fark etmez bu ülke hepimizin...
Sizde üzerinize düşen görevi yapın ve bu maili mümkün olduğunca çok kişiye gönderin.
Bir yerde mutlu mesut olmanın ilk şartı orayı sevmektir...
Şöför makiniste özenirse:) @ 28-03-2008 21:13 Okula giderken tren yolunu geçiyoruz,trenler yerleşim yerinden geçerken makinist kornayı çalar. Tren yolundan geçecek varsa beklesin diye, neyse bizim şöförde makiniste özenmesin mi başladı korna çalmaya, hedefi treni durdurmak ama nerde.... güldüğümüz yanımıza kar kaldı bide makinistlerin olayı garipsemesi:)
Büyük bir bilgisayar firmasının genel müdürü, bilgisayar fuarında kendi standının bir isiyle uğraşırken telaşlı bir baba sokulur yanına "Kardeş bakar mısnız, " der, tezgahtar sandığı genel müdüre.
"Çocuğuma bir bilgisayar almak istiyorum. Hangi modeli tavsiye edersiniz?
Ram'i kaç olsun?
Hafızası kaç gigabayt olursa iyidir?
CD okuyucusu recordable olursa daha iyi olur mu? Ekran kartı kaç megabayt olursa iyi sonuç alırız?
Bu modeli ileride update edebilir miyiz?"
Bilgisayar firmasının müdürü, nefes almadan konuşan ve isteklerini ardı ardına sıralayan baba sözünü bitirince araya girer...
"Çocuğunuz kaç yaşında?"
"On bir."
"Siz ona en iyisi gidin bir bisiklet alin beyefendi.."
Ne zaman satanizmin pençesine düşüp intihar eden gençlerin haberini okusam gazetelerde, hep bu öykü gelir aklıma. Bilgi amacı ile kullanılmayan bilgisayarların insan üzerine tahribatından kuşkulanırım hep.
Bu kez de öyle oldu zaten. Çocuklarını ortalıkta patırtı yapmasınlar diye dört-beş yaslarında bilgisayarın önüne oturtan anne ve babalar, onlara artık bir bilgisayar oyunu kadar uzak kaldıklarını çok geç fark ettiler bence.
Potansiyel katil yetiştiren Doom oyunlarının, kötü ile iyiyi ayırmaktan yoksun taze beyinlere şeytan veya kurban olmayı öğütleyen fantastik enteraktif safsataların, büyücüler, cadılar, efsunlu yüzüklerden ibaret samca sapan Hollywood yapımlarının o güzelim kuşağı gelip koyduğu yer elbette ki bir uçurumun kıyısı olacaktı. Üstelik en eğitimlilerin arasından çıktı bu intiharlar. Ve çok şaşırdı anneler babalar.
Oysa o okula girebilmek için yıllarca bir tek şey öğrettiler çocuklarına:
"Bilgisayarının başına otur ve diğerlerini parçalamayı öğren. Eğer test sınavlarında senin yasındaki 10 arkadaşını elersen, yani 10 arkadaşının hayatını kaydırabilirsen, onları mahvedersen yabancı dille eğitim yapan o okullara girebilirsin... Mutlu olmak için 10 kişiyi mutsuz etmen lazım çocuğum." Böyle hazırladılar çocuklarını hayata. "Parçala, yok et ve oldur..." Yok et arkadaşlarını. Öldüremediklerini de intihara tevşik et...Öldürdüğün sürece hayatta kalırsın evlat.
Mutluluk sadece ve sadece basaridir. Oysa bir çocuğun mutlu olması için oyunları, bebeği, futbol topu ve bir bisiklet yeter... Bir bisiklet bazen daha çok şey öğretir çocuğa. Ama aileler arasında insan yetiştirmek yerine sınavları birer birer kazanan bir robot yetiştirme eğilimi daha çok ağır basıyor. Onları ağaç seven, deniz seven, kus seven, doğa seven birer çocuk olarak yetiştirmek yerine onlardan test hocasını sevmelerini istiyoruz nedense.
Oysa düşünsenize; sadece hayvan sevgisi asılasanız bile kedilerin katledildiği aptal sapsal satanist ayinlerden uzak durur çocuğunuz. Sadece bir kedi sevgisi...Mırıl mırıl bir kedi sesi, gürül gürül akan bir hayat olur...
Kumsala vuran deniz yıldızlarını kurtarmak için onları birer birer denize atan çocuğa "Kumsalda milyonlarca deniz yıldızı var. Ne fark eder ki" diye sorduklarında, denize fırlattığı deniz yıldızını göstererek
"Bunun için çok şey fark edecek" demek için, dolaşılan kumsallarda hiçbir zaman "Game over" yazmaz kumların üzerinde...
Can Dündar'dan
Blog'un neredeyse yarısı yok... @ 22-03-2008 23:12 Youtube eksikliğini hissettirmiş.Blog sanki şarkı sözlerinden oluşan uzun uzun boşlukların bulunduğu bir hal almış... Blog başlığına bakarsak uygun aslında böyle olması daha iyi gibi... Bunun için daha az youtublu postlar göndermeye gayret edeceğim,zor olacak ama denemeye değer... Değişik birşey yapalım yinede,sadece şarkı sözü olsun mesela...
Sana söz yine baharlar gelecek Sana söz ışık sönmeyecek Ölüm yokki tuana uyan Şimdi yaşanacak...
Muşta 15.gün @ 17-03-2008 00:54 Burada 15 günün 12sinde hep hava aşağıdakine benziyodu...
Ama yine de havanın açılmasını beklememek lazım, Hava açılmasada
Yine yol göründü... @ 02-03-2008 15:08 Ve beklenen gün geldi,yarın başka bi şehirde gece olacak,nasıl olacak bende bilmiyorum ama bakalım... Bindik bir alemate...