Gözüme Güneş Kaçtı! @ 03-09-2007 12:05

Güneş gözlüğü nedir?Elbette herkes gibi bende biliyorum.Ama aynı zamanda sevmiyorum.Yani düşünün sokoğa çıkıyosun güneş gözlüğünü takıyosun gözüne mi elbette evet diyeceğimi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.Kadın isen kafana (şapka niyetine), erkek isen tişörtün yuvarlak yakasına takıyorsun(yuvarlak dedim çünkü V yakada o karizma yerle bir).Eee hani bu güneş gözlüğü idi.Bide kafasında olup bulamayan bayan vatandaşlarımız var onlara hiç değinmiyeceğim.
En iyisi gözlüğü gözüne yada götürüp dükkanındaki askısına asmak.Ayrıca başlığı yazarken aklıma şu geldi;
-Kızım niye ağlıyorsun?
-Hiç, gözüme güneş kaçtıda.
-Hadi gel güneş gözlüğü alalım sana da "kafana" tak.
Jaff Fahey Lost'ta! @ 30-08-2007 13:06

Entertainment weekly'den aldığımız
habere göre, çok sevdiğimiz dizimiz
lost'a oyuncu katılımları devam ediyor. son olarak grindhouse ve psycho 3 gibi yapımlardan hatırlayabileceğimiz
jeff fahey lost oyuncu kadrosuna katıldı. yapımcılardan canlandıracağı karakterle ilgili bir bilgi gelmedi. üçüncü sezonda sızan bilgiler yüzünden yapımcılar daha temkinli artık.
Kırmızının en derini “beni no hana”: Bir çiçeğin peşinde Japon edebiyatına giriş… @ 30-08-2007 13:02
Yaz ortasında,
Yamagata’nın dağlarında tarlalar parlak turuncu çiçeklerle dolar. Bu gösterişsiz
“benibana” çiçekleri aslında Japonya’nın en değerli bitkisel boyalarının kaynağı ve Japon kültürünün önemli öğelerinden biri. Benibana’dan üretilen koyu kırmızı bir boya çeşidi olan Kurenai bir zamanlar öyle imrenilen bir lüks tüketim maddesiydi ki altından bile daha pahalıydı. Kozmetik ürünlerinde de kullanılan, özellikle de rujun ham maddesi olan çiçek, kadın zarafeti ve güzelliğini sembolize eden bir tutkuydu. Her anlamda “benibana”nın Japonya’da köklü bir tarihi ve heyecan verici bir öyküsü var…
Japonca’da “benibana” ve “beni no hana”, İngilizce’de “safflower”, Türkçe’de ise “aspir” ya da “yalancı safran” ismiyle bilinen bu çiçek papatyagiller (Asteraceae) familyasına ait. Anavatanının Mısır ya da Arabistan yarımadası olduğu düşünülmekte. Genellikle 80–100 cm arasında boylanabilir. Görünüşü devedikenini andıran çiçeğin yapraklarında keskin dikenleri var.
Bob Marley @ 30-08-2007 13:01
Daha bir yaşında bile değildim bu
efsane son bulduğunda. Son anlarına yetişmiştim ama ne kendisini, ne yapmak istediklerini, ne de
felsefesini anlayacak durumda değildim. Belki de
baba bile diyemiyordum o zamanlarda. Şimdi olsa "Baba, büyüksün!" derdim herhalde. Tesadüfen oldu tanışmamız. Sene 1993. İngilizce dersinde yine bir "listening" (dinleme) çalışması yaparken kulağıma çalınmıştı. Bu sefer dersi dinleyeceğim tuttu işte nasıl olduysa. "Get up, stand up, don't give up the fight" diyordu adamın biri. Ne güzel bir ritim, ne güzel sözler dedim içimden. İşin ilginç tarafı ilk kez İngilizce söylenen bir şarkını sözlerini anlayabilecek kadar bir şeyler bildiğimi fark etmiştim. Ama kimdi bu adam ve neden ben hiç duymamıştım o güne kadar. Herhalde yeni çıkan birisi dedim kendi kendime, bu adam çok iş yapar müzik piyasasında.
Ben de dahil olmak üzere tüm arkadaşlarımda derin bir merak uyandırmıştı. Konuşmalarda konu hep o oldu uzunca bir süre.
- Adı
Bob Marley'miş.
- Ne kadar ilginç saçları var, örüyor mu acaba?
-
Jamaika'lıymış diye duydum.
- Hadi canım adama baksana kesin
Afrika'da bir ülkedendir.
- Biliyor musun adamın 130 tane albümü varmış.
- Yok artık o kadar da değil biz niye duymadık şimdiye kadar?
- Çok ilginç bir tarzı var ama.
-
Reggae deniyormuş bu tarz müziğe.
- Regi mi? Tuhaf bir ismi varmış. Bizdeki
arabesk gibi birşey galiba :)
- Ya sen hiç arabesk dinlemedin mi?
- Yoo, regi dinlemedim.
- Dinledik ya derste adamı.
- Ben uyudum ama :)
- Aferin.
İlginç esprilere de konu olmuştu o zamanlarda.
- Evlerine marley döşeteceklermiş.
- Bob Marley mi? :) (Kesinlikle daha kötülerini de yapmıştık)

Bob Marley
6 Şubat 1945 te Jamaika'da doğmuştu. Asıl adının Robert Nesta Marley olduğunu çok sonra öğrendik. Kesinlikle bizim bilmediğimiz bir reggae efsanesiydi. Reggae'yi Jamaika'dan çıkarıp tüm dünyaya duyuran bir şarkıcı, söz yazarı ve gitaristti.
Peter Tosh ve
Bunny Livingstone ile
The Wailers grubunu kurduktan sonra ilk hit albümleri olan "
Simmer Down" da piyasaya çıktı. 1972'de "
Catch a fire", 1973 te "
Burnin", 1975 te "
Natty Dread" ve "
Live" albümleri ile
İngiltere ve
Almanya gibi önemli
Avrupa ülkelerinde bile büyük bir dinleyici kitlesine sahip oldu. "
No woman, no cry" şarkısı ülkemizde uzun süren bir
yanlış anlaşılmaya neden oldu. Şarkıyı "Kadın yoksa ağlamak da yok" şeklinde yorumlayan bir çok kişi, sadece nakarat bölümünden yola çıkarak bu şekilde bir anlam çıkardıklarının farkında değildiler. Oysa ki İngilizce'nin Jamaika aksanında genellikle don't yerine no kullanılıyordu. Yani bu sözleri sevdiği kişiye yazmıştı. "Öyleyse sil göz yaşlarını, hayır kadınım ağlama". Bu yanlış anlaşılma sonucunda bile birçok hayranı oluşmuştu. Sevgilisinden ayrılan ve şarkının sadece nakarat kısmını bilen erkeklerin çoğu bu gruptandı. Hatta "baksana abi dünyanın her yerinde
kadınlar aynı, adam şarkı bile yapmış" diyenler bile vardı. Siyahların başkaldırısının önemli isimlerinden Bob Marley'in "kadın yok ağlamak yok" gibi bayağı sözleri şarkılarında kullanacağını aklınız alabiliyor mu?
1978 yılında Afrika'da yaşayan insanlara yönelik yardımlara şarkılarıyla destek verdiği için
Birleşmiş Milletler Barış Madalyasını aldı. Müzisyenliğinin yanı sıra insani değerlere verdiği önem ile de herkesin taktir ettiği bir sanatçı olmuştu.
Herkes ondan çok şeyler bekliyordu ama hayat ilginç bir şekilde buna engel oldu. Müzikle uğraşan birisinin
futbol yüzünden hayata veda etmesi ne kadar normal olabilir ki? 1977 yılında futbol oynarken başparmağında açılan bir yara nedeniyle
deri kanseri(
melanoma) oldu. O anki teknoloji ile bunun tedavi edilmesi mümkün değildi. Ayağının kesilmesi, tek kurtulma ihtimali olmasına rağmen dini inançları nedeniyle bunu reddetti. 1981 yılında durumu iyice ağırlaşınca son günlerini geçirmek için ülkesi Jamaika'ya gitme kararı aldı. Belki de kendi ülkesinde hayata veda etmek istiyordu ama durumu iyice kötüleşince uçağı
Miami'ye acil iniş yapmak zorunda kaldı. Artık onun için yapacak birşey kalmamıştı. 11 Mayıs 1981 sabahı, 36 yaşında hayata veda etti. Yanında oğlu
Ziggy vardı ve son sözleri onu anlamak için yeterliydi.
- Para hayatı satın alamaz...
Tuvalet Mi Çanta Mı? @ 30-08-2007 12:58
Herşeyinizi taşıyabileceğiniz bir çanta isterken muhtemelen bunu kastetmemiştiniz ama Niban Too Corp abartıp
Gotto Go Briefcase'i yapmış. Su geçirmeyen (herhalde içine sıvı almasından çok dışarı sıvı çıkmasını önlemek için eklenmiş bir özellik) çanta, tuvaletini yanında taşıma konusunda ısrarcı olanlar (tabi böyle insanlar varsa) için ideal. Daha fazla bilgiyi
burada bulabilirsiniz.
Darth Tronformer @ 30-08-2007 12:56
Star Wars hayranlarının aklından hiç çıkmayan bir karakterdir Darth Vader. Ve artık
Darth Vader transformer var. Oyuncak koleksiyonu yapanların oldukça ilgisini çekeceğe benzeyen
ürünün fiyatı 50 dolar ve
burada bulmak mümkün.
Kravat Ve Fular Bağlama Teknikleri @ 30-08-2007 12:54
Bu sitede kravat ve fular bağlamama teknikleri video ve fotoğraflarla anlatılmış.
Prince Albert tekniği bile var.
Mutluluk Fabrikası @ 30-08-2007 12:51
Her şey 2006 yılında Psyop’un CocaCola ve ajans Wieden+Kennedy için yaptığı “Happiness Factory” animasyonuyla başladı.
2006 Epica ödüllerinde Grand Prix Altın ödülü ve 2007 Cannes reklam ödüllerinde Gümüş Aslan ödülünü alan başarılı animasyon üstüne bir de ABD’de prime time’da ki Emmy ödülünü ekledi.
Bu başarılı işin arkasındaki iki önemli isim ise Kylie Matulick ve Todd Mueller.4 ay süren animasyonda Maya,After Effects,Flame ve Photoshop programlarını kullanan ikiliyle yapılmış olan röportaja buradan ulaşabilirsiniz.
Mutluluk Fabrikası’nın ardından durmayıp yeni bir hikaye arayışına giren Wieden+Kennedy’nin imdadına yine Psyop (50 kişilik 3D tasarımcı ekibiyle en ileri teknikleri kullanarak) yetişir ve ortaya “Coke Side Of Life” adıyla muhteşem bi eser koyar.
Sanal dünya Second Life’da prömiyeri yapılan bu yeni filmi izlemeye gelenler arasındaki Avril Lavigne’e,ilk animasyona,bir kısmı CocaCola çalışanları tarafından seslendirilmiş karakterlerin belgesel tadındaki animasyonuna,eskiz çalışmalarına ve metnin orijinal haline bildirinin kaynağından ulaşabilirsiniz.
Türk Telekom Adsl Kullanıcılarına Müjde! @ 30-08-2007 12:36


Türk Telekom A.Ş.'nin ADSL abonelik ücretlerini iki senelik sözleşme yaparak 29.00 YTL.den almakta iken, yeni abonelere ücreti 14.99 YTL.ye indirmişti. Yüksek ücret ödememek için eski aboneliklerini iptal ettirmek isteyen kişilerden, imzalanan sözleşmeye dayanarak iki seneden arta kalan ayların ücretini de yüksek tarifeden alması üzerine Hukukun Egemenliği Derneği (HED) Genel Başkanı Avukat Erdem Akyüz tarafından dava açılmıştı. Bu dava internet kullanıcılarının lehine bir karar alınarak sonuçlanmış. Bu durumda eski aboneler, ileriye yönelik olarak hiç bir ödeme yapmaksızın aboneliklerini iptal edebilecek ve yeni tarife üzerinden düşük ücretle yeniden abone olunabilecekmiş. Abonelik sözleşmesine taraf olan tüketiciler, isteklerini satıcıya yazılı olarak bildirmek kaydıyla aboneliklerine tek taraflı olarak son verebilecekmiş. Satıcı, tüketicinin aboneliğine son verme isteğini, yazılı bildirimin kendisine ulaştığı tarihden itibaren en geç 7 gün içinde yerine getirmekle yükümlüymüş. (:
Kafam İyi Ağabey! @ 26-08-2007 13:30



Chinese Opium Smokers
Sümerlerin "zevk", "tazelenme" anlamına gelen"HUL" kelimesiyle ifade ettikleri ideogramları, ilk defa afyonun kullanımından bahsetiğinde M.Ö 5000 yılı imiş. Bundan 1500 yıl sonra bir mısır papirüsü, alkolün icat edildiğini yazmış. Tahmin ediliyor ki, alkolden 500 yıl sonra çinliler çay içmeye başlamış. M.Ö. 2500 yılında Dwellers Gölü etrafında yaşayan İsviçreliler haşhaş çiçeği çiğnemeye başlamışlar. En eski mısır yasaklarından biri olarak kabul edilir; bir rahip öğrencisine "Ben, senin efendin, sana tavernalara gitmeyi yasaklıyorum. İblisler kadar aşağılık olmaya başladın!" diye yazdığında, tarih M.Ö 2000 imiş. M.Ö. 350 yılından kalma bir özdeyiş, "Ölmek üzere olanlara güçlü bir içki verin, Huzursuz olanlara da şarap; bırakın içip hallerini unutsunlar, ve acılarını bir daha asla hatırlamasınlar" diye öğütlemiş. Theophrastus, haşhaş suyu hakkında tartışmasız ilk referans olarak kabul edilen kayıtları M.Ö 300 yılında tutmuş. "Sürüler için çimenleri, ve insanlar yetiştirsinler diye bitkileri getirdin ki topraktan yiyecek sağlayabilsinler, ve kalplerini rahatlatmak için şarap yapabilsinler" diye yazmılmış Zeburda, M.Ö 250 yılında. Bu sıralarda Konstantinapol Piskoposu Aziz John Chrysostom (M.Ö. 345-407) şöyle serzeniyormuş halkına: "Ağlayanları duyuyorum; ' Artık şarap yok mu?! Ahmaklık bu! Delilik! Bu istismara yol açan şarap mı ki?! Sorarsanız 'hayır' derim. 'Jurnalciler var diye ışık yakmayacak mıyız, ya da zina var diye kadınlar olmasın mı?!" Gene M.Ö 450 yılında, Babil Kutsal Kitabında "Şarap tüm ilaçların başındadır. Şarap olmazsa başka uyuşturuculara gerek duyulur" yazmış. 1. yy ın başında Çin ve Uzak Doğunun birçok yerinde afyonun kullanıldığı biliniyormuş. İstanbul'un fethinden 40 yıl sonra Amerika Kıtası'nı keşiften dönen Christof Kolomb, tütünü Avrupaya tanıtmış. "Bir parça domuz eti alın, bir yahudinin yatağında 9 gün bekletin. Sonra toz haline getirip bunu sarhoşa içkisiyle karıştırıp içirin. Bir yahudinin domuzdan köşe bucak kaçtığı gibi alkolden kaçacaktır."1500 yılında bir ingiliz tıp tarihçisi olan J. D. Rolleston sarhoşluğa karşı bu tedaviyi önermiş. 1525 de Paracelsus, afyon ruhunu farmakoloji literatürüne kazandırmış, adına da Laudanum demiş.
En şanssız 15 reklam! @ 26-08-2007 12:49
Reklamlar genel olarak ziyaretçiler üzerinde güzel bir imaj bırakmak için yapılsada bazen şanssız yerleşimler bu imajı zedeleyebiliyor.İşte bu adresde de böyle 15 şanssız reklam yerleşimi sunulmuş.

If you don't gave GIO Third Party Property Insurance, we suggest you don't hit this bus
Boş Zaman Geçirilecek Sayfalar @ 26-08-2007 12:42
Birçok sayfa zamanınızı nasıl daha verimli kullanırsınız, zamanınızı nasıl yönetirsiniz gibi başlıklarla yazılar yayınlarken
freelanceswitch zamanınızı boşa harcamak için uğrayabileceğiniz 15 tane sayfayı bir araya getirerek yayınlamış.
Sıralanan 15 sayfa şu şekilde;
1. MyGame
Bu sayfada fotoğrafınızı ekleyerek kendinizi oyunun kahramanı yapabilir ve kendi oyununuzu oynayarak zaman öldürebilirsiniz.
2. Fuzzwich
Bu sayfada aktörlerinizi, arkaplanlarınızı, fon müziklerinizi seçerek çizgi diziler hazırlayabilir ve bunları başkalarıyla paylaşabilirsiniz.
3. Strip Generator
Fuzzwich gibi ancak farklı olarak hareketli animasyonlar yerine karikatür bantları oluşturabiliyorsunuz. hatta isterseniz bunlarla günlük bir karikatür blogu bile yapabilirsiniz
4. Url-a-dex
bu sayfada internet sayfaları alexa rating'lerine göre değer kazanıp değer kaybediyor ve bir sayfa borsası var. sayfaları satın alıp alexa'daki yükseliş veya düşüşüne göre sanal para kaybedip kazanabiliyorsunuz.
5. Duels
Magic the Gathering tarzı online bir oyun ve bu oyunun fazlasıyla bağımlılık yarattığı söyleniyor
6. Desktop Tower Defence
Çok basit olmasına rağmen bağımlılık yaratan bir oyun.
7. Kongregate
1345 adet oyun ve birçok komunite barındıran bağımlılık yaratan bir sayfa.
8. WeeWar
Davetle üye olunan güzel bir strateji oyunu.
9. Stackopolis
Tetristen sonraki en çok bağımlılık yaratan oyun olarak görülen bir oyun. Sloganı da bunu söylüyor. "Bırakmak istemeyeceksiniz" Bu oyunun bir de webby ödülü var.
10. Mansion Impossible
Kesinlikle bağımlılık yaratacak bir emlak oyunu. 100.000$ ile başlayarak etraftaki evleri alıp değerlendiğinde satarak 10 milyon dolarlık malikaneyi almaya çalışıyorsunuz. Önemli olan ne kadar kısa bir zamanda bunu yapabileceğiniz.
11. Kottke's List
Bu yazıda da 20 adet bağımlılık yapan oyun sıralanmış.
12. Newgrounds
Flash video ve oyunların babası konumunda bir sayfa. Herkes için mutlaka bir şey var.
13. Trailers on Apple
Apple'ın güzel bir servisi. Sayfada film fragmanları bulunuyor.
14. Very funny ads
Film fragmanları hoşunuza gitmiyorsa bu sayfada dünyanın farklı ülkelerinden komik reklamları izleyebilirsiniz.
15. Metacafe
Sanırım herkes metacafe'yi biliyordur. Bu listede metacafe'nin yer almasının nedeni ise metacafe Youtube'un kalitesiz içeriğine karşılık güzel bir filtreleme sistemi geliştirerek güzel videolar izlemenizi sağlaması.
Yazar notu:Herhalde bizim onlara rakip olamayacak kadar üstün oluşumuzdan bizi listeye almadılar. :)
FIFA Interactive World Cup @ 26-08-2007 12:38
FIFA Interactive World Cup, Sony PlayStation ve FIFA sponsorluğunda yapılan bir interaktif dünya kupası. İlk olarak 20'den fazla ülkeden katılımcı ile online elemeneler yoluyla başlayacak turnuva, 32 oyuncunun katılımı ile, finale giden yolda tüm heyecanı ile sürecek.
Turnuvaya kayıtlar ise başladı. Online elemeler PlayStation Network üzerinden yapılacak. Ve online elemelerde başarılı olan 32 oyuncu, final için Berlin'deki Sony Center'a davet edilecek. Turnuvanın bu seneki ödülü ise, 20.000 $. 2006 yılının Aralık ayında, Westergasfabriek, Amsterdam'da 17 yaşındaki Andres Smit'in kazandığı ve 5.547 oyuncunun katılımı ile gerçekleşen turnuvaya katılımın bu sene artması bekleniyor.
Merhaba! @ 26-08-2007 11:37
Sonunda uzun süredir aklımda olan bu blog projesini gerçekleştirdim yakında cako94.com olarak yayın hayatına devam edecek bu blogta aradığınız herşeyi bulabilirsiniz.Çünkü blog aslında hayatta yaptığım gözlemlerimi sizinle paylaşmak için kuruldu.Ama sadece gözlem değil aynı zamnada en son çıkan albümlere, filmlere ve kitaplara yaptığım yorumları da bulacaksınız.Boş zamanlarınızı dolduracaksınız..