The largest and the best home page
Olmazmi search
tr
en
home page sites rsses
   
 There are thousands of flash games in Oyunvarmi.com Click here to go Oyunvarmi.com.

Technology - Bilimhaberleri RSS

Bahama Adaları @ 18-05-2008 00:02
Etiketler: ada fotoğrafları, ada resimleri, adalar hakkında ,adalarımız,Bahama Adaları ,Bahama Adaları Hakkında, Bahamalar ,Balayı Adaları, dünya turizmi ,dünyadaki ada fotoğrafları • dünyadaki ada resimleri • Dünyadaki Adalar , dünyadaki turistik adalar , dünyadaki turizm merkezleri , Tropik Adalar , turistik, turistik ada resimleri , turistik adalar , turistik mekanlar, turistik yerler, turizm , turizm merkezleri     Bahamalar (İspanyolcaâ??da bajamar â??Sığ Denizâ?), tam adı Bahama Milletler Topluluğu , Batı Hint Adalarının kuzey-kuzeydoğu sınırını oluşturan takımadalar ve ülke. ABDâ??nin Florida eyaletinin güneydoğu kıyısı açıklarında Küba ve Hispaniolaâ??nın (Haiti ve Dominik Cumhuriyeti) kuzeyinde yer alır. 700 kadar ada ile sayıları 2400â??e ulaşan çıplak kaya oluşumunu kapsar. Bahamalarâ??ın toplam yüz ölçümü 13939 km², Nüfusu (1991) 261.000â??dir. Başkenti en önemli ada olan New Providenceâ??deki Nassauâ??dur. Diğer önemli adaları ise Andros, Büyük Bahama ve Eleutheraâ??dır.   Tarih Bahamalarâ??ın ilk sakinleri Kristof Kolombâ??un Lucayan adını verdiği Aravak Yerlileriydi. Bunların kökeni Güney Amerikaâ??dan gelen ve Karaipâ??ler tarafından kuzeye Antil Deniziâ??ne sürülen Aravaklara dayanmaktadır. Komşu Karaiplerin tersine genellikle barışçı olan Aravaklar daha çok balıkçılık ve tarımla uğraşır insan eti yemezlerdi. 1492â??de Yenidünyaâ??ya varan Kristof Kolombâ??un ilk olarak Bahamalarda Yerlilerce Guanahani olarak adlandırılan adaya ayak bastığı sanılmaktadır. İspanyollar Bahamalarâ??a yerleşmek için bir girişimde bulunmadılar ama düzenledikleri baskınlarla barışçı Aravakları toplayıp Hispaniola madenlerinde çalıştırdılar. Bu köle avları sonucu adaların nüfusu azaldı. Yüzyıl kadar sonra İngiliz göçmenler buraya geldiğinde adalarda hiç bir insan yaşamıyordu.   1629â?? da İngiliz Kralı I. Charles Bahamları bakanlardan birine bağış olarak verdi. Bahamalar 1970â??te Albermarle dükünün de aralarında yer aldığı Güney Carolina kolonisi sahiplerine yeni bir mülk kolonisi olarak verildi. Korsanlık başlıca geçim kaynağı ve yaşam biçimi haline geldi. Bahamalar 1917â?? de yeniden tahta bağlandıktan sonra korsanlığa son vermek için ciddi çabalar gösterildi. İlk krallık valisi olan Woodes Rogers büyük ölçüde kendi servetini harcayarak korsanlığı önlemeyi başardı. 1776â??da bir kaç gün ABD Deniz Kuvvetlerinin, 1782-83 arasında da İspanya elinde kalan adalar, Versailles antlaşmasıyla (1783) yeniden İngiltereâ??ye verildi. Mayıs 1963â??te Londraâ??da toplanan bir konferansta adalar için yeni bir anayasa hazırlandı. 1967 genel seçimlerinde Lynden Pindling liderliğinde iktidara gelen İlerici Liberal Parti, ırk ayrımına son verilmesi ve tam bağımsızlık için çalışarak ekonomide yabancıların yerini Bahamalalıların almasını sağladı. Bahamlar 1973 yılında bağımsızlığını kazandı.Bahamalar 1983â??te Karayipler Topluluğu ve Ortak Pazarıâ??na (CARICOM) üye oldu.   Doğal Yapı Bahamalar güney ve batısındaki karalardan derin kanallara ayrılan bir denizaltı yükseltisinin su üstüne çıkmış uzantılarından oluşur. Çoğu dar ve uzun olan adaların Atlas Okyanusuâ??na bakan kuzeydoğu yamaçlarında kıyıya vuran dalgaların ve alize rüzgarlarının taşıdığı kumlardan oluşmuş tepecikler uzanır. Bahamalarâ??ın en yüksek noktası Cat Adasındaki Alvernia Dağıdır. Adaların etrafı mercan kayalıklarıyla çevrilidir. Bahamalarâ??da hiç akarsu yoktur.   İklim Bahamalarâ??ın iki mevsimli yumuşak astropik iklimi büyük ölçüde Gulf Stream Akıntısı ile Atlas Okyanusuâ??nun meltemlerinin etkisi altındadır. Ortlama sıcaklık kış aylarında 21 derece, yaz aylarında 27 derecedir.   Nüfus Bahamalarâ??da Avrupalılar ile köle ticareti yoluyla adalara getirilen Afrikalıların karışımından oluşan bir halk yaşar. Yalnızca 22 kadar ada ve köyde yerleşim vardır. Nüfusun %59,1â??i kentlerde %40,9â??u kıyılarda yaşar. Bahamlarda nüfusun beşte ikisi 15 yaşın altındadır. Ülkenin resmi dili İngilizcedir.   Ekonomi Büyük ölçüde turizm ve uluslararası finans hizmetlerine dayanan bir Pazar ekonomisine sahip olan Bahamalarâ??ın 1989 gayri safi milli hasılası (GSMH) 2 Milyar 820 Milyon ABD dolarını bulmuştur. Tarımın GSMH ve istihdam içindeki payı %5 dolayındadır. Ülkenin gıda gereksiniminin nerdeyse tümü büyük ölçüde ABDâ??den yapılan ithalatla sağlanmaktadır. Bölgenin bol güneşli iklimi domates, muz, ananas, mango, guava, guanabana ve greyfurt gibi meyvelerin yetiştirilmesine elvermektedir. Madencilik yalnızca tuz ve çimento üretimine dayanır. Bahamalarâ??ın en önemli sanayi merkezi olan Büyük Bahamaâ??daki Freeportâ??ta büyük bir çimento fabrikası vardır.   Kültürel Yaşam Yerel halkın özelliklerini yansıtan Bahama kültürü, komşu adalardan gelme bazı etkiler de taşır. Çeşitli geleneksel toplu eğlencelerin en önemlisi Noelâ?? i izleyen günde ve yılbaşında düzenlenen Jankanoo geçit törenidir. Törene katılanlar özel olarak kendilerine ayrılan ana caddede süslü giysiler içinde inek çanları ve davullar çalarak yürür ve Afrika kökenli goombay ritmi eşliğinde dans ederler. Nassauâ??da amatör koro tiyatro ve dans toplulukları yerel özellikler taşıyan gösteriler sunarlar. Bahamalılar son yıllarda resim ve edebiyat alanında çeşitli eserler vermişlerdir.

Avşa Adası @ 18-05-2008 00:02
Etiketler: Adalar , Avşa Adası , Avşa Adası İstanbul , Avşa Adası Plajları ,Avşa Adası Resimleri , Avşa Adasına Ulaşım ,İstanbuldaki Adalar , turistik adalar , Türkiyedeki Adalar ,Türkiyedeki Turistik Adalar     Avşa Adası, Marmara Denizi’nin güney-batısında yer alan, Marmara Adaları adıyla anılan takım adaları oluşturan adalardan biridir. Yüzölçümü 20,6 km², kıyılarının toplam uzunluğu 27,5 km’dir. Kuzeyinde Ekinlik Adası, kuzey-doğusunda Marmara Adası, doğusunda ise Koyun Adası ve Paşalimanı Adası bulunur. Takımadalar arasında, kapladığı alan bakımından, Marmara ve Paşalimanı Adalarından sonra gelir.   Eğlence ve dinlence bakımından eşsiz imkanları bulunan adamız, İstanbul’a 72 deniz mili uzaklıktadır ve deniz otobüsüyle 2 saat 45 dakikada varılabilmektedir.  Ada Erdek’e ise 18 mil uzaklıkta olup, gemiyle yaklaşık 2 saatte ulaşılmaktadır. Yaz sezonunda İstanbul’dan hergün deniz otobüsü ve gemi seferleri yapılmakta olup, haftasonları ek seferler de konulmaktadır. Ayrıca Tekirdağ - Avşa, Şarköy - Avşa seferi yapan büyük motorlar da iki saatte sizi adamızın iskelesine ulaştırırlar.   Avşa Adamızın çevresi hemen hemen tümüyle plajdır. Marmara’da denize girilebilecek en temiz yerlerden biri Avşa Adası’dır.  Çok sayıda otel, motel, pansiyon, restoran ve bar misafirlerimize hoş vakit geçirmeleri için hizmet vermektedir. Restoranlarda balık ve adamızın yerli yapım şarapları tadılabilir. Gecelerimiz de oldukça renklidir. Çok sayıda bar, disco ve restoranda canlı müzik eşliğinde eğlence vardır. Dolmuş usulü gezi motorlarımız Ekinlik, Marmara Adası ile Çınarlı gibi ada köylerine turlar düzenlemektedirler.

Yunan Adaları @ 18-05-2008 00:02
Etiketler: Ada ,Adalar , Balayı Adaları , Balayı Yerleri ,Dünya Adaları , Tatil Adaları , Yunan Adaları , Yunan Adası Resimleri , Yunan Adası Turları   İki farklı ülke, iki farklı millet ama aynı deniz neredeyse aynı ilkim paylaşıyorlar, aynı ürün, aynı doğal hayat ve çağlar boyunca ortak bir tarih… Türk ve Yunan mutfaklarının böylesine benzer olması işte bu yüzden hiç şaşırtıcı değil. Yunanistan ve Yunan adaları, mitolojisiyle, tarihiyle, medeniyetiyle, plajlarıyla, tabiatıyla bambaşka bir dünyayı andırıyor!   Yunan adaları, mitolojisiyle, tarihiyle, medeniyetiyle, plajlarıyla, tabiyatıyla bambaşka bir dünyayı andırıyor ! Burada Türkiye’den itibaren rahatlıkla gidilebilecek en ilginç adalarını sunuyor. Nisan ile Eylül ayları arasında gerçekleştirilen feribot seferleri için rezervasyonların önceden yapılmasını tavsiye ediyoruz. Bu programlar için vize istenmektedir.Yurt dışı çıkış harcı ödenmesi gerekmektedir. Adalar arası seferler feribot ile yapılmaktadır. Yunan Adaları ; Midili Adası, Samos, Chios, Girit Adası, G.Kıbrıs, Mykonos Adası, Naxos, Paros, Santorini Adası, Kos Adası, Kalymnos, Rodos Adası, Symi Adası, Corfu, Kefalonia, Aegina, Alonissos, Skiathos, Skopelos, Skyros    

123 Graphic Converter XP 3.1 @ 18-05-2008 00:02
  Elinizdeki görsel dosyaları BMP, JPG, JPEG, WMF, EMF, GIF, PNG, TGA, PCX, TIF biçimlerine rahatca dönüştüreblirisiniz bu program ile.Yazılım bu haliyele 500 Kb dan büyük görsel dosyalara müdahale edemiyorsunuz. Desteklediği biçimler 40 civarındadır ;*.tif, *.tiff, *.jpeg, *.jpe, *.jpg, *.jfif, *.eps, *.fax, *.bw, *.rgb, *.rgba, *.sgi, *.cel, *.pic, *.tga, *.vst, *.icb, *.vda, *.win, *.pcx, *.pcc, *.scr, *.pcd, *.ppm, *.pgm, *.pbm, *.cut, *.pal, *.gif, *.rla, *.rpf, *.bmp, *.rle, *.dib, *.emf, *.wmf, *.psd, *.pdd, *.psp, *.png), *.ico, *.ani .   123 Graphic Converter XP 3.1 Mirror 1 123 Graphic Converter XP 3.1 Mirror 2

Cadillac CTS @ 18-05-2008 00:02
Etiketler: Modifiye,D3,Cadillac,CTS,Sedan     Modifiye firması D3, Cadillac ın sert sedan ı CTS için geliştirdiği yeni body kiti duyurdu.   Modifiye firması D3, Cadillac’ın sert sedan’ı CTS için geliştirdiği yeni body kiti duyurdu.   D3′ün yeni kiti CTS’ye daha spor bir görününm kazandırmış. Ön ve arka spoiler’lar, büyük ön hava girişleri ve jantları yeni Cadillac CTS’de dikkat çeken detaylar.   D3, modifiye ettiği Cadillac CTS’nin motorunda değişikliğe gitmemiş. Corvette’le ortak kullanılan bu motor bir sedana göre oldukça güçlü.

Yeni Toyota Land Cruiser testi @ 18-05-2008 00:02
Etiketler: Land Cruiser, Crawl Control,Dizel,DAC,Ford     Yeni Land Cruiser in en çok dikkat çeken özelliği olan Crawl Control sistemi ise test aracımızda değil sadece benzinli versiyonlarda bulunuyor. Dizel versiyonlarda bunun yerine yokuş iniş asistanı olarak tanımlayabileceğimiz DAC görev yapıyor.   Heybetli görünüm İlk defa 1951 yılında yollara çıktığında 2 kapılı ve tenteli olarak satışa çıkan Land Cruiser artık dört kapılı dev bir arazi aracı…   Heybetli görüntüyü destekleyen bir tasarım çizgisine sahip olan Land Cruiser, önceki nesliyle irtibatını da koparmamış. Büyük farlar ve ızgara aynı çizgiyi korurken farların tasarımının değiştirildiği ve biraz daha fazla yanlara taşırıldığı meraklı gözlerden kaçmıyor.   Diğer taraftan ön tampon da arazi kullanımını destekleyecek şekilde daha yüksek şekilde konumlandırılmış. Ayrıca arka tasarımı da önceki nesle göre daha derli toplu bir hale getirilen Land Cruiser, yeni lamba grubunun da etkisiyle hem daha kompakt hem de daha dinamik görünüyor.   Yeni Land Cruiser’in boyutları daha da büyümüş. Eski modele göre 60 mm daha uzun, 30 mm daha geniş ve tavan yüksekliği de 15 mm daha fazla olan Yeni Land Cruiser’un büyüyen boyutlarıyla birlikte güçlü görünümünü de pekişmiş. Aracın iç tasarımı ise kullanılan düğmelerin sayısına bakıldığında teknoloji üssü gibi duruyor, üstelik bu düğmelerin kullanımı da son derece kolay. Kullanılan malzeme kalitesi de bir hayli gelişen Land Cruiser, iç tasarımda dış tasarımdaki büyük ve güçlü imajına uygun ama bir o kadar da ergonomik bir tasarım diline sahip. Diğer taraftan büyüyen boyutlar ve 2850 mm’lik dingil mesafesi sayesinde içerideki kullanım alanı da bir hayli artmış. 7 koltuklu oturma düzenine sahip Land Cruiser, ayarlanan arka koltuk sırtlıklarının da sayesinde 7 kişiyi rahatlıkla seyahat ettirebiliyor. Aracın bagajı iki parçalı bir şekilde açılarak yükleme ve boşaltmayı kolaylaştırırken 701 litrelik yükleme kapasitesi de oldukça yeterli görünüyor. Mutlak arazi hâkimiyeti Land Cruiser’in yeniden tasarlanan ve güçlendirilen gövdesi daha da güvenli hale getirilmiş. Özellikle çift kollu süspansiyon sürüşü ve yol tutuşu daha güvenli hale getirmiş.   Yeni Land Cruiser’in en çok dikkat çeken özelliği olan Crawl Control sistemi ise test aracımızda değil sadece benzinli versiyonlarda bulunuyor. Dizel versiyonlarda bunun yerine yokuş iniş asistanı olarak tanımlayabileceğimiz DAC görev yapıyor. Tek bir düğmeyle harekete geçen bu sistem yokuş inişlerde araca gerekli frenlemeleri yapıyor ve gereksiz hızlanmaları önlüyor. Gerçekten Land Cruiser ile arazide olmak bir ayrıcalık. Sürüş esnasında o kadar zor yerlere tırmandık ve indik ama bir an olsun herhangi bir korkuya kapılmadık.   Yeni Land Cruiser’de kullanılan V8 dizel motor tamamen yeni inşa edilmiş. Daha önce V6 dizel bir güç ünitesi ile yol alan Land Cruiser, şimdi 265 HP güç ve 650 Nm tork üreten yepyeni dizel motoru ve 6 ileri otomatik şanzımanı ile 8.2 saniye gibi bir sürede 0-100 km/s hızlanmasını gerçekleştirebiliyor. 2665 kilogramlık ağırlığa sahip bu devasa aracın böylesi çevik olması bile başlı başına bir satın alma sebebi. Tabii ki Land Cruiser, bir asfalt aracı değil, bu yüzden arazideki performans daha önemli. 32 derecelik yaklaşma, 24 derecelik uzaklaşma ve 25 derecelik tepe açısına sahip olan Land Cruiser, yerden yüksek yapısı sayesinde 70 cm’lik bir sudan bile geçebiliyor.   Toplam 14 hava yastığı bulunan araçta, 3. sırada oturan yolcular için bile perde hava yastığı var. Ayrıca EBD destekli ABS, VSC ve dört farklı bölgeye göre ayarlanabilen klima gibi birçok donanım bulunuyor. Ülkemizde 109,950 € + 4.265 YTL fiyat ile satılan Land Cruiser’in arazi kabiliyetleri düşünüldüğünde bu meblağın çok da yüksek olduğu söylenemez. Eğer gerçekten yoldan çıkmak istorsanız bunu en iyi “Arazinin Kralı” Land Cruiser ile yapabilirsiniz…   Kaynak: Ford

Machu Picchu Antik Kenti @ 18-05-2008 00:02
Etiket: antik kent resimleri, Antik Kentler, antik şehir resimleri, antik şehirler, dünyanın antik kentleri, dünyanın antik şehirleri, dünyanın harikaları, dünyanın ören yerleri, dünyanın turizm merkezleri, Dünyanın Yeni 7 Harikası, dünyanın yeni 7 harikası resimleri, dünyanın yeni yedi harikası, dünyanın yeni yedi harikası resimleri, machu picchu antik kenti, machu picchu antik kenti hakkında, machu picchu antik kenti resimleri, peru, peru machu picchu antik kenti, perunun antik kentleri, perunun ören yerleri, perunun tarihi yerleri, perunun turistik yerleri, tarih, tarihi, tarihi eser resimleri, tarihi eserler, tarihi mekanlar, tarihi yerler, turistik, turistik eser resimleri, turistik eserler, turistik mekanlar, turistik yerler, turizm     Machu Picchu Antik Kenti, And Dağları ‘nın bir dağının zirvesinde, 2.360 m yükseklikte, Urubamba vadisi üzerinde kurulmuş olup. Peru‘ nun Cusco şehrine 88 km. mesafededir. Machu Picchu Antik Şehri, İnka‘ lı bir hükümran olan Pachacutec Yupanqui tarafından 1450 yılları civarında inşa ettirilmiştir. İspanyol istilacılar 1532 yılında buraları feth ederken sık dağlar arasında kalmış bu Machu Picchu Antik Şehri, istilacılar tarafından fark edilmemiş ve bu sayede zarar görmemiştir.Machu Picchu Antik Kenti, 200 den fazla, merdiven sistemiyle birbirne bağlı olan taş yapıdan oluşur.   Şehrin 3000 basamağı bugün hala gayet iyi durumdadır. Kuruluş amacı ve anlamı bugüne kadar gelmiş olan tartışma konusudur. Günümüze gelmeyi başarmış bilimsel kanıt içerikli çok fazla ipucu bulunmamasından, sadece tahminler yapılabilmektedir. Bu yüzden o zamanlardaki adı bilinemeyen Machu Picchu Antik Şehri, ismini bugün yakınlarda olan bir dağ zirvesinden almıştır. Şehrin tarım alanı olarak kullanılan teraslardan oluşan bölümleri, Eski Zirve (Quechua dilinde: Machu Picchu) denen dağın eteklerindedir. Şehrin sonunda ise Genç Zirve (Quechua dilinde: Huayna Picchu ) yükselir.

Aphrodisias Antik Kenti @ 18-05-2008 00:02
Etiket: afrodisias antik kenti, afrodisias antik kenti hakkında, afrodisias antik kenti resimleri, Antik Kentler, antik kentler resimleri, antik şehir resimleri, antik şehirler, aphrodisias, aphrodisias antik kenti, aphrodisias antik kenti hakkında, aphrodisias antik kenti resimleri, aphrodisias hakkında, aphrodisias resimleri, aphrodisias tetrapylon, aydın, aydının antik kentleri, aydının ören yerleri, aydının tarihi yerleri, aydının turistik yerleri, ören yeri resimleri, Ören Yerleri, tarih, tarihi, tarihi eserler, tarihi mekanlar, tarihi yerler, turistik, turistik eserler, turistik mekanlar, turistik yerler, turizm, türkiyedeki antik kentler, türkiyedeki antik şehirler, türkiyedeki ören yerleri, türkiyedeki tarihi yerler, türkiyedeki turistik yerler   Kent adını, aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite’ den almıştır. Aphrodisias ismi ilk olarak M.Ö. 2.yy’ da kullanılmaya başlanmıştır. Kent daha önce başka adlarla anılıyordu. Kullanılan isimler sırasıyla ; LelegonpolisMegapolisNinoiAphrodisiasKayraGeyre Yerleşim geç neolitik çağa kadar uzanmaktadır. Akropolde ve pekmeztepede yapılan kazılar neticesinde, iki köyün varlığı kanıtlanmıştır. M.Ö. 2yy’ da Roma egemenliğinin güçlenmesiyle, kent kutsal yöre olarak önem kazanmış ve Aphrodisias ismini almıştır.Kazılarda ortaya çıkarılan tiyatronun sahne yapısının duvarlarındaki yazılarda, Caesar’ ın, Aphroditeye hediye ettiği altın bir Eros heykelinden söz edilmektedir. Dolayısıyla Caesar kente gelmiş, tanrıçaya sadakatini sunmuş olabilir. İ.Ö. 44 yılında Caesar’ ın öldürülmesinden sonra katillerin yandaşlarından olan Labienus ce adamları kenti ele geçirip talan etmişlerdir. Octavianus ve Antonius’ a sadakatinden ötürü M.Ö. 39 yılında triumvirlik kararıyla bazı ayrıcalıklar tanınmıştır. Bu ayrıcalıklar, vergi muafiyeti, tapınağa sığınma hakkı ve özerkliktir. M.Ö. 27′ de Oktavianusun tahta çıkışından sonra da sıcak ilişkiler devam etti. M.S. 1.yy’ dada ilişkiler devam etti. Julius Cladius soyunun imparatorları kente büyük ilgi duyuyorlardı. M.S. 22 yılında Tiberius daha önce senatonun tanıdığı ayrıcalıkları yeniden onaylamıştır. 3. yy’ ın sonuna kadar bu ilgi devam eder. 1. ve 3. yy arası buradaki heykeltıraşlık okulunun ünü her yere yayılmış ve çok uzaklardan bile Aphrodisias’ ın ziyaretçi almasını sağlamıştır. Salbakos’ dan (Babadağ) çıkartılan mermerler, burada işlenip birçok yerden gelen siparişleri karşılamaya çalışıyordu. Heykellerinin yanı sıra bilim ve sanat alanında da eserler ortaya koymuştur. Xenokrates : Bilim ve sanat alanında, Xhariton  : Aphrodisias Antik Kenti   Roman, Alexander : Aristo’ nun eserlerini yorumlar ve dersler verir. 3. yy da birçok eyaletin başkentliğini yaptı. Roma’ nın bölünmesiyle kentin kaderi önce Doğu Roma, daha sonrada Bizans’ ın eline kaldı.4. yy da Hıristiyanlığın yayılması burada bir piskoposluk merkezinin kurulmasını sağlamış fakat kökleri çok eskilere dayanan pagan kültürünü yok edememiştir. İlk iki Hıristiyan azizi burada öldürülmüştür ama her şeye rağmen paganizm etkisini sürdürmüştür. Bu yeni akımın paganizmin kalıntılarını silmeyi amaçladığı bir gerçekti. Bu nedenle Aphrodisias ve Aphrodisiaslı sözcükleri yazıtlardan sistemli bir şekilde silindi. Hatta 7. yy süresince kente “Stravpoli” (Haç Kenti) adı verildi. Fakat Aphrodisias adı tamamen yok olmadı. Bizans döneminde Kayra adı kullanıldı. Günümüzde de Geyre adının Kayra dan geldiğini düşünmekteyiz. Jeolojik olarak bir fay hattı üzerinde bulunan Aphrodisias, tarihi boyunca depremlerle uğraşmak zorunda kalmıştır. Günümüzde bu depremlerin izlerini, restorasyon yapılan yapılarda görebiliriz. 350 ve 360′ lı yıllarda tıpkı komşu kent Efes gibi ciddi depremlerle uğramış ve su kanalları çok büyük hasar görmüştür. Onarımlar yapılmaya çalışıldıysa da 610-641 yılında meydana gelen depremler, sorunları daha da ciddileştirmiştir. Aphrodisias 7. yy a kadar önemini korumayı başardı. Fakat doğudan gelen istilalar, dinsel çekişmeler, siyasal ve iktisadi baskılar ve diğer sorunlar kentin çöküşünü hızlandırdı. 7. yy depreminden sonra kent bir daha inşa edilemedi. 4. yy da yapılan surlar onarılamadığı için, akropole bir kale inşa edildi. Aynı zamanda bir gözetleme noktası olarak da kullanıldı. 7. yy sonrasına ait bilgiler kısıtlıdır. 11. yy’ a ait kalıntılardan söz edilir. 11. ve 13. yy’ lar arasında, Selçukluların egemenliği altındaydı. 13. yy’ dan sonra tüm yöre Aydın yada Menteşe Beyliğinin topraklarına katılır. Aphrodisias bu yıllarda terkedilmiş olmalıdır. 15. ve 16. yy’ larda ovanın verimliliği sayesinde yörede yeni yerleşimler olmuş ve Geyre köyü kurulmuştur. 1956 yılındaki büyük depremlerden nasibini alanlar arasında Geyre de vardı. Çok fazla etkilenmemiş olmasına rağmen, yetkililer köyün başka bir yere taşınması kararını aldılar. Böylece Bizans surlarının 2 km batısında 1960’ ların başında yeni bir Geyre inşa edilmeye başlandı. 1970’ li yılların sonuna kadar istimlak devam etti.

Youtube'a Sorunsuz Girmek @ 18-05-2008 00:02
Etiketler: youtube,youtube indir,yasağı kaldır,youtube girş,you tube,youtube   Youtube'a Sorunsuz Girmek Programı denedim, sorunsuz bir şekilde youtube’a internet explorer ile giriyor.Ayrıca bu program sayesınde internet hızınız da %200 e varan bir artış oluyor.+ Kurulum da yok.Özellikleri:- 100% özgürlük- Telekomun Engellediği siteleri telekomu tınlamadan takır takır açar,- Anlami; nerede oldugunuzun önemi yok ne firewaller nede sistem administratorlari sizi engelleyebilir, heryerden internete baglanabilirsiniz- Okullar, üniversiteler ve devlet daireleri belirli siteleri yasaklarlar, yada internete erisimi tamamen engellerler,bu yazilimi kullaninca artik baska yol aramak zorunda kalacaklar- Sosyal aglara herkes heryerden ulasabilecek mesela Orkut, Youtube, Myspace, Hi5, Facebook, Linkedin etc. (okullar ve devlet dagirelerinde %99 yasaklidirlar)- 100% sifreleme sistemi online bankalarinkinden cok daha güvenlidirkullanimi cok basittiricindeki Ultra surf 8.8.exe yi calistiralim .Bisüre bekleyelim ve InternetExplorerle gezmeye başlayalım*Herşey Bukadar Sayfaların açılma hızına şasıracaksınız deneyin görün* Eger proxyniz varsa ayarlayin (genelikle ofis internetleri bu sekilde baglanir, bunu bulmak icin tools>>internet options>>Connections>>LAN Settings>> orada proxy ile ayarinizi yapabilirsiniz* Just copy that to proxy settings of Ultrasurf.* sonrasinda bir popup acilip cince birseyler yazacaktir , sadece kapatalim* internet exploreri acalim* ve istediginiz siteye giriniz.İNDİR Kaynak: OQtr

Anason ( Anis ) @ 18-05-2008 00:02
Etiketler: Asya,Maydonozgiller,bitkiler,Çiçekler,Anethol.Meyveler,Kokucu ve yakıcı ,İştahsızlık,Mide,Bağırsak gazları,Aybaşı,Hamilelik dönemi,Anne sütü,Migren ağrıları,Beyin yorgunluğu,Kalp,Kan dolaşımı,Astım,Nefes darlığı,Bronşit,Öksürük,Meme sarkması     Vatanı Asya’dır. Maydanozgillerden; yarım metre kadar yükseklikte bir bitkidir. Yaprakları yuvarlak ve böbrek şeklindedir. Çiçekleri beyazdır; meyveleri küçüktür. Meyvelerinde “Anethol” vardır. Kokucu ve yakıcı lezzettedir. Temmuz ve ağustos aylarında toplanır.Faydası: Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. İdrarı artırır. Kusmaları ve ishali keser. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Ancak, aybaşı kanamaları ve hamilelik döneminde kullanılmaz. Anne sütünü artırır. Sinirleri yatıştırır. Migren ağrılarını keser. Beyin yorgunluğunu giderir. Uyku verir. Kalbi kuvvetlendirir. Kan dolaşımının düzenli olmasını sağlar. Cinsel arzuları kamçılar. Astım, nefes darlığı ve bronşitte görülen şikayetleri giderir. Öksürüğü keser. Yaşlılarda meme sarkmasını önler. Fazla miktarda kullanıldığı zaman uyuşukluk verir.

Afyonkarahisar Gazlıgöl Termal Kaplıcaları @ 18-05-2008 00:02
Etiket: afyonkarahisar gazlıgöl termal kaplıcası, afyonkarahisar gazlıgöl termal kaplıcası adresi, afyonkarahisar gazlıgöl termal kaplıcası iletişim, afyonkarahisar gazlıgöl termal kaplıcası resimleri, kaplıca, kaplıca hakkında, kaplıca iletişim, kaplıca resimleri, kaplıca tanıtımı, kaplıca turizmi, Kaplıcalar, tarih, tarihi, tarihi yerler, termal, termal kaplıca, turistik, turistik yerler, turizm, türkiyedeki kaplıcalar, türkiyenin kaplıcaları   Tarihçesi Efsaneye göre, Kral Midas her şeye sahip olmasına rağmen hiç çocuğu olmayan bir kralmış. Kral bu duruma çok üzüldüğünden gece gündüz Allah’ a yalvarıp yakarırmış bir çocuğu olması için nihayet Kral Midas‘ ın dünyalar güzeli bir kızı olmuş. Kralın kızı Suna, genç kızlığa adım attığı yıllarda illet bir hastalığa yakalanmış. Bu güzel kızın vücudunda çıbanlar çıkmış. Bu sulu çıbanları hiç bir hekim iyileştirememiş. Ağrısına, sızısına ve bir türlü iyileşmeyen bu yaraların üzüntüsüne dayanamayan güzel kız Suna; yollara düşmüş. Dağ tepe demeden gezip dolaşır olmuş. Kral Midas kızını kollamaları için peşinden gözcü yollamış. Kralın güzel kızı Afyonkarahisar toprakları içindeki Gazlıgöl mevki yakınlarına kadar gelmiş. Tam yaz aylarında olduğu için Suna çok susamış. Biraz su içmek için su aramış. Gazlıgöl kaplıcasının bulunduğu yerlerde yeşilliklerle çevrili bir su görmüş. Susuzluktan kavrulan kızcağız, çevresindeki bataklığa aldırmadan suya koşmuş. Eğilerek o çamurlu sudan kana kana içmiş. Birde bakmış suyun deydiği yerlerde bir tatlı gıcıklanma, bir sancı kesilmesi, bir huzur oluşmuş. Güzel kız atmış kendisini çamurlu suyun içerisine ağrıları yavaşlamış. Sudan çıkıp günlerdir uykusuz ve yorgun olduğundan uzanıvermiş oraya ve derin bir uykuya dalmış. Suna uyandığında ağrılarının kalmadığını, çıbanlarının kurumaya başladığını görmüş. O suyun yanında bir hafta kalmış. Bir hafta sonra çıbanları yaraları tamamen geçmiş. Eski güzelliğine kavuştuğunu gören güzel Suna sevinçinden deliye dönmüş. İleride onu gözleyen gözcüler, kızın iyileştiğini anlayınca yanına gelmişler. Suna başına gelenleri anlatmış ve saraya dönmüşler. Kızını merak edip gece gündüz yas tutan Kral Midas, kızının bu iyileşmiş halini görünce çok sevinmiş ve kızana “Seni hangi hekim iyileştirdi?” kızım söyle hekim başı yapayım demiş. Suna’ da beni hekim değil, ülkeden çıkan sıcak bir su iyileştirdi baba diyerek cevap vermiş. Bunun üzerine Kral “tez oraya bir hamam yapılsın gelen geçen dertlilere derman dağıtır” diye ferman vermiş. Bu kaplıcanın Frigyalılar zamanından buyana kullanıldığı sanılmaktadır.   Şifa Özellikleri Kimyasal sınıflandırılmasının; bikarbonat, sodyum, karbondioksit ve hidrojen sülfürün bulunduğu;  Gazlıgöl kaplıcası suyunun içinde daha başka; klorür, iyadür, bromür, flarür, sülfat, nitrid, hidrofosfat, karbonat, bikarbonat, hidroarsenat gibi iyonların yanı sıra, serbest karbondioksit ve serbest kükürtlü hidrojen gazlarıda bulunmaktadır. Ayrıca kaplıcanın temperatürü 64 cg. radyoaktivitileri Rn 0,2 ile 0,29 eman arasında değişmekte olup pH degerleri ise 6,9 dur.   Gazlıgöl kaplıcasından, içme ve banyo tedavileri için faydalanıldığı gibi suyun bulunduğu kapalı ortamlarda oluşan nemli ve buharlı havanın solunumuda tedavi edici bir etken oluşturmaktadır. Genel olarak romatizmal hastalıklar ve dolaşım sistemi sendromları rahatsızlıkları adı altında; karaciger, safrakesesi, mide ve bağırsakların sipastik ağrılı sendromları nevralji, nevrit, artroz, saboreik deri hastalıkları ve kadın hastalıkları tedavisinde faydalı olduğu gözlenmiştir. İçme tedavisi ise kürler şeklinde yapılır. Suyun yapısında bulunan karbondioksidin periferik dolaşımı genişletici ve kan dolaşımını düzenleyici etkisi bulunduğundan tavsiye edilmektedir. Solunum yolu ile; kalbin çalışma kapasitesine, ritmine, atım hacmine etkileri, koroner damarları genişletici ve arteriel tansiyon düşürücü tesirleri olduğu gibi  ; solunum yollları rahatlatıcı faktörleri bulunmaktadır. Ayrıca metobolizma hastalıklarında bir taraftan sıcağın etkisiyle özellikle buğu banyolarında terleme ve yıkım faaliyeti hızlandırılırken içme kür tedavisi ile metobolik faaliyet zincirinde önemli rolü olan organların çalışması düzenlenmektedir. Gazlıgöl kaplıcasında vücudun gereksinim duyduğu kombine bir tedavi ve dinlenme olanağı rahat bir şekilde sağlanabilmektedir.

Küçük Ağrı Dağı @ 18-05-2008 00:02
Etiket: ağrı dağı, ağrı dağı efsanesi, ağrı dağı hakkında, ağrı dağı resimleri, ağrı dağı tırmanışı, ağrı dağı turizmi, ağrı doğubayazıt, ağrı doğubayazıt resimleri, ararat, ararat dağı, ararat dağı resimleri, büyük ağrı dağı, dağ, dağ resimleri, dağı, küçük ağrı dağı, nuhun gemisi efsanesi, nuhun gemisi greenpeace, nuhun gemisi hikayesi, nuhun gemisi nedir, nuhun gemisi resimleri, tarih, tarihi, tarihi yerler, turistik, turistik yerler, turizm, türkiyede dağlar, türkiyedeki dağlar, türkiyenin dağları   Ağrı Dağı‘ nın volkanik kütlesi temelde birdir, sonradan iki büyük koniye ayrılır. İşte bu konilerden doğudakine Küçük Ağrı Dağı adı verilir. Büyük Ağrı Dağı’ nın hemen yanı başında yükselen Küçük Ağrı Dağı, oluş ve yapı bakımından Büyük Ağrı Dağına’ ya benzer. Bu diğerinin tersine sivridir, tam bir konik çadır şeklindedir. Küçük Ağrı Dağı daha sivri, büsbütün susuz ve çıplaktır. Her iki volkan dağın doruk çevresinde dört yana doğru derin sarp yamaçlı ve dar vadiler uzanır. 2500 metreye kadar ortak bir taban üzerinde yükselen iki koniyi, yani Büyük Ağrı Dağı ile Küçük Ağrı Dağı‘ nı 14 Km uzunluğundaki Serdarbulak Geçidi (2687 m.) ayırmaktadır. Bu iki dağın arası kısa ağaçlarla kaplıdır. Küçük Ağrı Dağı’ nın karı yaz ortamında tümüyle kalkar. Küçük Ağrı Dağı’ nın tam tepesinde kraterin ağzında göl halinde su birikirse de, bu çukurluğun suları yazın kurur. Yamaçlar diktir, fakat çoklukla kayalık değildir.   Ağrı Dağının Tarihi  ve  Kültürel Özellikleri Ağrı Dağı, Doğu Anadolu’ nun, özellikle Ağrı vilayetinin simgesidir. Ağrı Dağı yöresinde tarihin çeşitli devirlerinde yaşayan kavimler, bu görkemli dağa kutsal bir yapı gibi bakmışlardır. Ağrı aynı zamanda dünyanın sayılı dağlarındandır. Nuh Tufanı‘ na ve Nuh Gemisi aramalarına konu olduğundan özellikle yabancı dağcıların ve din adamlarının ziyaretgahı olmuştur. Ağrı Dağı‘ nın Türk Tarihi’ nde ve edebiyatında da müstesna bir yeri vardır. Tevrat’ ta ve bazı kitaplarda Nuh’ un Gemisi‘ nin tufandan sonra Ararat Dağı‘ na oturduğu yazılıdır. Kuran- ı Kerim’ in  Nuh  Suresi’ nde Cudi Dağı‘ nda olduğu belirtilmektedir. Acaba Orta Doğu’ nun çatısı durumunda olan Ağrı Dağı‘ nın adı Tufan olduğu zaman “Cudi” miydi? Veya Ağrı Dağı‘ nın güney karşısında gemi siluetinin olduğu Meşar Dağı‘ nın eski adı Cudi’ midir? Ağrı Dağı‘ nın bütün dünyaya ün salmasının başka sebepleri şunlardır.Ağrı, Avrupa’ nın bütün zirvelerinden yüksektir, bu dağın bir özelliği de, yek pare bir kütle halinde birden bire yükselmesidir. Bu dünyanın belki en muazzam dağ manzarasıdır. Himalaya ve Antlar gibi ulu dağlarda yükselme tabaka tabaka olduğu için tek başına birden yükseliveren Ağrı Dağı‘ nın heybetinden mahrumdurlar. İki kartal yuvası gibi Ağrı Dağları efsanelere en çok konu olan dağdır. Geçimsiz iki bacı efsanesi, Adem ile Havva efsanesi, Nuh’ un Gemisi efsanesi bunların en çok bilinenleridir. Anadolu dağlarının başı sayılan bu dağ dünyamızın da belli başlı dağlarındandır. Ağrı sadece Türkiye’ nin en yüksek dağı değil aynı zamanda bölgenin tarihi, coğrafyası, iklimi, folkloru ve toplum hayatı üzerinde büyük etkisi olan bir tabiat harikasıdır. Bu dağ sır doludur, kültür  doludur… Bu yüce dağın bağrında nice efsaneler saklıdır. Bunlar yukarda belirtilen efsanelerden ayrı olarak; dağ anaları, kar adamları, dağ canavarları, Şahmeran ve aşk hikayeleridir… Özellikle mitolojik içerikli olanlar ve Nuh’ un Gemisi efsanesi halkın hayal zenginliğinde şekillenerek kalıplara sokulmuştur. Halk, ağzı dili olmayan bu koca dağı dillendirmiştir. Adem ile Havva’ dan başlayıp günümüze kadar devam eden bir çok dini, efsanevi, bazı toplumsal ve aşk olaylarına konu olmuştur. Ağrı ve Aladağ‘ da Oğuz, Arsaklı ve İlhanlılar’ ın yaylakları vardı. İlhanlılar sevinçli günlerinde, toplantı-bayramlarda kurultaylarını burada yaparlardı. Yazı burada ki yazlık saraylarda geçiren İlhanlılar, bütün Anadolu ve İran’ ı buradan idare ederlerdi. Ağrı, İran, Kafkasya ve Anadolu üçgeninin tam ortasında bulunduğundan zaman zaman değişik devletlerin kontrolünde olmuş 4. yüzyıldan fazla Osmanlı Devleti’ nin milli sınırları içende kalmıştır. 1878 Berlin Antlaşması’ ndan sonra  ve  1. Dünya Savaşı  sırasında Türkiye, Rusya ve İran arasında paylaşılmıştır. XX. Yüzyılın başında Büyük Ağrı Dağı‘ nın güney tarafı Türkiye’ ye, kuzeyi Rusya’ ya ve Küçük Ağrı Dağı‘ nın doğu cepheside İran’ a ait bulunuyordu. 1. Dünya Savaşı’ ndan sonra 16 Mart 1921 de Moskova, 13 Ekim 1921 tarihinde Kars Antlaşmalarıyla sınırlar belirlenerek Türkiye-Sovyetler Birliği hududunun Aras nehrinden geçirilmesi üzerine Büyük Ağrı Dağı‘ nın kuzeyinde Türkiye toprakları içine alınmış oldu. 1923 ve 1932 yılında yapılan hudut düzeltmesiyle Küçük Ağrı Dağı‘ nın tamamı Türkiye sınırları içerisindedir. Gezi ve coğrafya kitaplarında Ağrı Dağı‘ na çok yer verilmiştir. Arap coğrafyacısı İstahri yazdığı kitabında Ağrı’ da pek çok orman ve av hayvanı olduğu hatırlatır. Mukaddesi, Ağrı Dağı yamaçlarında binden fazla köy bulunduğunu yazar. X. Yüzyılda yaşamış olan tarihçe Thomas, Ağrı Dağı çevresinde geyik, yaban domuzu, aslan ve yaban eşeği gibi hayvanların çok bulunduğuna işaret eder. 13. yüzyılda Marko  Polo’ da ”Nuh’ un Dağı” nda araştırma yapmış, seyahatnamesinde bahsetmiştir

Nuh’ un Gemisi @ 18-05-2008 00:02
Etiket: ağrı dağı, ağrı dağı efsanesi, ağrı dağı hakkında, ağrı dağı resimleri, ağrı dağı tırmanışı, ağrı dağı turizmi, ağrı doğubayazıt, ağrı doğubayazıt resimleri, ararat, ararat dağı, ararat dağı resimleri, büyük ağrı dağı, dağ, dağ resimleri, dağı, küçük ağrı dağı, nuhun gemisi efsanesi, nuhun gemisi greenpeace, nuhun gemisi hikayesi, nuhun gemisi nedir, nuhun gemisi resimleri, tarih, tarihi, tarihi yerler, turistik, turistik yerler, turizm, türkiyede dağlar, türkiyedeki dağlar, türkiyenin dağları     Ağrı Dağı‘ nın güney karşısındaki Telçeker ile Üzengili köyleri arasında doğal bir anıttır. Aslında bu anıt, gemi biçiminde bir şekil, iz (siluet) dir. Kalıntı, Türkiye-İran Transit yoluna 3.5 km. mesafededir. Nuh Tufanı sonucunda karaya oturan geminin burada kaldığı öne sürülmektedir. Buranın halk arasındaki adı, Cudi Dağı‘ dır. 1983 yılından itibaren kutsal geminin kalıntılarını burada arama çalışmaları hızlanmıştır. Başta James İrwin olmak üzeri Amerikalı araştırmacılar burayı çok yönlü incelemişlerdir. Türk bilim adamları (Atatürk Üniversitesi ve MTA Enstitüsü elemanları) da bu oluşumu bilimsel yönden incelemişlerdir. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıklar Yüksek Kurulu 17 Eylül 1987 tarih ve 3657 sayılı kararı ile gemi kütlesinin ”korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı” özelliği gösterdiğini belirtildiğinden, burası doğal sit alanı ve açık hava müzesi olarak koruma altına alınmıştır. Geminin kalıntısı kuş bakısı görecek bir yere turistik nitelikli bir kafeterya yapılmıştır. Nuh’ un Gemisi’ nin İzi 11 Eylül 1959 günü harita yüzbaşısı İhsan Durupınar, Doğu bölgesinin havadan çekilmiş fotometrik haritalarını tetkik ederken ilginç bir resmi buldu. Resim bütün dünyayı ilgilendiriyordu. Bunun Nuh’ un Gemisi olma ihtimali vardı. Bu tarihten sonra Ağrı Dağı ve Telçeker Köyü üstündeki heyelan bölgesinde gemi aramaları hızlandı. Heyelan bölgesi, Ağrı Dağı‘ nın tam güney karşısında, Doğubayazıt-Gürbulak yolunun güneyinde, Telçeker ve Üzengili Köyleri’ nin yamaçlarındadır. Burada gemi biçimli bir şekil vardır ki, harita yüzbaşısının üzerinde durduğu toprak şekil budur. İlk bakışta gerçekten gemiye benzeyen bu yapının heyelanın etkisiyle mi, yoksa Nuh’ un Gemisi‘ nin karaya oturduğu yer mi olduğu henüz tartışma konusudur. Şekil Nuh’ un Gemisi olması kadar ilginç olmakla beraber, doğal anıt niteliğindedir. Yer kabuğunun bir oyunu sonucunda oluşsa dahi, şekil yer bilimleri açısından da ilginçtir. Nuh’ un Gemisinin Fiziksel Özellikleri Gemi kütlesi, sürekli heyelan olan ve akıntının bütün şiddetiyle devam ettiği yamaçta olduğu halde, yerinde basit kalmış, şekil bozulmamıştır. Kütlenin biçimi, insanoğlunun yaptığı ilk gemilere benzerlik göstermektedir. Baş tarafı çok dar, arka kısmı ortaya doğru daralmış haldedir. Boyut olarak 165 m. x 50 m. x 13 m. ölçüsündedir. (Bu rakamlar, kutsal kitaplarda belirtilen ölçülere uymaktadır.) Çevresini oluşturan toprağa kıyasla; gemi kütlesinin malzemesi kuvvetli bir fiziksel mukavemete sahiptir. Nu’ hun Gemisi, içinde ve yüzeyinde üç ayrı seviyede dizilmiş, eşit aralıklarla dağılmış ve fiziksel farklılıklar gösteren bölümler mevcuttur. Nuh’ un Gemisinin muhtelif yerlerinde gemi direklerini andıran boşluk ve tümsekler vardır.

Ağrı Adı Nereden Geliyor? @ 18-05-2008 00:02
Etiket: ağrı dağı, ağrı dağı efsanesi, ağrı dağı hakkında, ağrı dağı resimleri, ağrı dağı tırmanışı, ağrı dağı turizmi, ağrı doğubayazıt, ağrı doğubayazıt resimleri, ararat, ararat dağı, ararat dağı resimleri, büyük ağrı dağı, dağ, dağ resimleri, dağı, küçük ağrı dağı, nuhun gemisi efsanesi, nuhun gemisi greenpeace, nuhun gemisi hikayesi, nuhun gemisi nedir, nuhun gemisi resimleri, tarih, tarihi, tarihi yerler, turistik, turistik yerler, turizm, türkiyede dağlar, türkiyedeki dağlar, türkiyenin dağları     Ağrı Dağı‘ nın adı zaman zaman değişik söylenmiştir. Çeşitli tarihlerde Ağrı’ ya Argı, Han Argı, Argurı, Arkuru, Ark Dağı, Argı Dağı denilmiştir. Selçuklular buraya yerleştikten sonra Eğri Dağ, bilahare Ağrı Dağ adını aldı. Zamanla Ağrı Dağı, şekline dönüştü. Halk bazen Kire/Kıra olarak da ad vermektedir. 1938’ den beri İl, sınırları içindeki Türkiye’ nin bu en yüksek dağı olan Ağrı Dağı‘ na izafeten Ağrı olarak isimlendirilmektedir. Urartu adının bu kavme, güneydeki Samiler tarafından verildiği ve bunun “Ur-Ar-tu” (Yukarı ülke, yüksek memleket) manasına geldiği ileri sürülmektedir. Hatta bu isimdeki “Ur” (yukarı, yüksek) kelimesinin Sümerce’ den geldiği ve Akadlılar’ ca Dicle- Fırat yukarılarının “Yukarı Memleket”  manasına böylece anıldığı kanaatine varılmıştır. Bu yüzden, Urartu ülkesinin en yüksek dağlarına da “Ararat Dağları” isimleri verilmiş bulunuyor. Sonradan Musevilerle, Hıristiyanlar Tevrat’ tan alarak bu adı Ağrı Dağı‘ na alem etmişlerdir. Küçük Arsaklı Devleti zamanında memleket başlıca 15 eyalete ayrılmış; bunlardan hükümdarların yazlık ve kışlık başkentlerinin bulunduğu yukarı Aras Boyu ve Ağrı Dağı çevresinde Ararat Eyaleti adı verilmiştir. Anlaşılacağı gibi; Ararat, Ağrı Dağı‘ nın adı değil, bu bölgenin Urartu ve Arsaklılar zamanındaki adıdır.  Ağrı Dağı‘ nın eski Türkçe’ de “yüksek” anlamına gelen Ağrı ve Ağru kelimesinden geldiği öne sürülmektedir. Ayrıca Ağrı kelimesinin Arapça’ da “muhteşem” anlamındaki ağra ile ilgili olduğu da belirtilmektedir. Bu adlar, zamanla söylene söylene halk arasında Ağrı Dağı olarak benimsenmiştir. Büyük Ağrı Dağı Büyük ve Küçük Ağrı Dağları; Türkiye, İran ve Nahcivan devlet sınırlarının birleştiği bir noktada yer alır. Küçük Ağrı doğuda, Büyük Ağrı Dağı batıdadır. Her ikisine birden Ağrılar denir. Doğubayazıt ovasının kuzeyinde, ilçe merkezine 15 km. uzaklıktadır. Ana kütleyi Büyük Ağrı oluşturmaktadır. Her ikisinin yamaçlarında oluşmuş pek çok parazit koniler vardır. Türkiye’ nin en büyük dağı olan Büyük Ağrı Dağı (5137 m.) solmuş volkanik bir yanardağdır. Ağrı Dağı, Aras Güneyi Dağı’ nın ucu ile bağlantılıdır. Ağrı Dağı ile bu sıra dağı birbirinden Pamuk Gediği ayırmaktadır ki, Doğubayazıt-Iğdır karayolu buradan geçer. Ağrı Dağı‘ nın kuzey batısındaki Iğdır Ova’ sından yüksekliği 4500 m. güneyindeki Doğubayazıt düzlüğünden nisbi yüksekliği 3400 m. dir. Bu fark Iğdır Ova’ sının çukurda oluşundandır. Ağrı Dağı, küçük tepeler teşkil etmeden, birbirine tek başına yükselerek dünya volkanlarının en görkemlisi olmuştur. Dağın zirvesinde kar ve buzlarla kaplı bir krater vardır. Bundan örtülü dağın tepesi  yaz-kış devamlı karla kaplı olarak beyaz görünür. Büyük Ağrı’ nın üzerini bulut örter ve tepe tarafına yazın dahi kar ve yağmur yağar. Ağrı Dağı yaklaşık 17 km. yarı çapında bir taban üzerine oturmuştur. 1188 km2 yer kaplamaktadır. Çevresi 128 km. dir. Dağın tepe tarafı üç çataldır ve en yüksekliği Iğdır’ a bakandır. Kar sınırı 4000-4500 metreden başlayan dağ, geniş bir alana egemen olduğu için, Karaköse’ nin bir çok yerinden, Iğdır ilinin ve Nahçıvan’ ın her tarafından, Van, Erzurum, Kars, Ermenistan ve İran’ ın yüksek yerlerinden görülebilir. Bu dev kütlenin yakından görünüşü heybetli ve etkileyicidir. Dağ bir sünger gibi kendi suyunu kendi içine çekerek emer. Dağın emdiği suların bir kısmı Serdarbulak, Yakup, Örtülü ve Topçatan kaynakları ile dışarı çıkar. Ancak yarık bulamayan kar suları dağın eteklerine doğru akar. Dağ eteklerine yaylaya çıkan göçebeler, dağda çok sayıda bulunan evcil ve yabani hayvan bu sulardan faydalanır.     Ülke turizmi yönünden büyük bir öneme sahip olan; her zaman karlı, her zaman dumanlı… Onun  başı  hep  göklerde… Büyüleyici beyaz zirvesi sonsuza asılmış bir bulut gibi ve yeryüzünden tamamen kopmuş görünen efsane Ağrı Dağı, türkülere sinmiş, aşıklara ilham kaynağı olmuş… Büyük Ağrı’ nın kuzey yamacında ve 4000 m. yükseklikte Küp Gölü adında bir karakter göl vardır. Dağın zirvesinde Ağustos ayında bile ısı –6 dereceden aşağı düşmez. Yaz mevsiminin sıcak günlerinde normal ısı  0’ ın  altında -6, -10 arasında olur. Yaylası bol, otlaklarının her mevsimde otları görünür. Ağrı Dağı‘ nın yamaçlarında ağaçsı bitki örtüsünün çok seyrek olduğu dikkati çeker. Bazı kesimlerde bodur huş ağaçlarına ve ardıç çalılıklarına rastlanır. Kışın Doğubayazıt Ovası karla örtülü olduğu halde, Ağrı Dağı‘ nın güneydoğu, güney ve güneybatı yamaçlarında kar tutmayan pek çok yer vardır. Kışın buradan “kışlak” olarak kullanılıp koyun otlatılır. Bilhassa inek vadisindeki mağaralar, yüzlerce koyunu barındırabilecek genişliktedir. Tarihi belgeler, Dede Korkut Hikayeleri ile İstahri ve Mukaddesi gibi Arap yazarlarının verdikleri bilgilere göre, önceki yüzyıllarda Ağrı yamaçlarının ormanlarla örtülü olduğu anlaşılmaktadır. Günümüzde iyice çıplak bir durum kazanan Ağrı Dağı‘ nın etekleri, çevresine tespih taneleri gibi dizilen köylerde çok sayıda beslenen hayvanlara aşırı otlama yüzünden iyice çoraklaşmakta, hatta erozyon baş göstermektedir. Hafif bir rüzgarda Örtülü, Çiftlik, Türkmen ve Gölyüzü Köyleri çevresinde kum fırtınası başlamaktadır.

Dünyanın En Küçük Kamerası Sony HDR-TG3E @ 18-05-2008 00:02
Etiketler: Sony,Minyatürleşme,Firma,Full HD,Kamera,Sony kamera,Sony HDR-TG3E,Japon sony firması   Sony, ürünleri minyatürleştirme konusunda çalışmalarını sürdürüyor. Firma şimdiye kadar üretilen en küçük, en ince ve en hafif Full HD kamerayı satışa sunuyor. Sony HDR-TG3E   Japon Sony firması ''meyve suyu kutusu'' kadar küçük yeni bir video kamerayı bu ay içinde satışa sunuyor. Şirketin tanıtımını yaptığı video kameranın ''dünyanın en küçük ve en hafif yüksek çözünürlüklü kamerası'' olduğu belirtildi.     Yeni HDR-TG3E, 5.1ch surround ses ve 1920x1080 Full HD görüntü kalitesine sahip. Saf titanyum gövdesi ve çizilmeye dirençli kaliteli sert kaplaması ile gövdesinde saf titanyum kullanan dünyanın ilk kamerası olma özelliğine sahip HDR-TG3E, aktif yaşamı benimseyen kullanıcılar için önemli bir seçenek sunuyor.   HDR-TG3E'nin tasarımında kullanılan titanyum çelikten yüzde 40 daha hafif ve alüminyumdan iki kat daha güçlü olma özellikleri ile HDR-TG3E'nin farkını yaratıyor. "HD Cebimde" tasarım konsepti çerçevesinde üretilen yeni model ultra kompakt yapısı ile her ortama kolayca taşınabiliyor.   32x119x63 milimetre ebatlarında ve 300 gram ağırlığındaki video kamera, 1920x1080 piksel çözünürlüklü ve 8 gigabayt hafıza kartına sahip bulunuyor. Yüksek çözünürlüklü olarak 55 dakika görüntü kaydı yapabilecek Sony'nin yeni ürününün, Japonya'daki fiyatının 1271 dolar olması bekleniyor.

Google'da Aranan İlginç Cümleler @ 18-05-2008 00:02
Etiketler:google,google arama motoru,en çok aranan kelimeler,aranan ilginç cümleler,ilginçler   Dünyanın en poplüler arama motoru Google birkaç saniyede oldukça büyük bir kaynağı elimizin altına getiriyor. Her ne konuda olursa olsun doğru kelimeleri girdiğinizde bir sonuç elde etmeniz mümkün. Ancak kullanıcılar bazen öyle cümleler arıyor ki okuyana pes dedirtiyor. İşte size Google'da arama yapılan bir kaç örnek cümle.   sevgilim için ufak aşk sürprizleri   nod32 ilacı indir (nod32 bir antivirüs programıdır)   dovlond vinap (arkadaş download winamp yazmak istemiş)   iğrenç videolar (napıcaksa artık)   isimle numara bulma   aykü testisi (ıykkk)   istediğin msn adresi çalma   msn şifreler kıran program   vefasız hülya koçyiğit   sevgilim beni aramıyor neden? (google nerden bilsin yahu)   tarot baktırmak istiyorum rezzan kiraz (hadi bize fal bak biraz ;P)   bir kıza nasıl teklif edilir ( google çok tecrübelidir teklif konusunda ya )   web sitemde nasıl mp3 bulabilirim (aranınca bulunuyorsa herkes kendi sitesinde arasın o zaman)   rapid bedava preminyum (yok alüminyum)   d smart kanalını göster (oldu.. başka? arama motorunu ne sanıyosun sen?)   sagopa kajmer ve ceza neden kavga etti (google ne bilsin )   yalan dünya dizisi hangi gün ( )   ceniferin en özel resimleri (sanane yaw elalemin özelinden)   tevedeki proramlar (kro demek bile gelmiyor içimden )   nerden ücretsiz dosya uplood edebilirim   sevgilime kandil mesajı göndericem (eee? napalım yani?)   evliligi kurtarmanin yollari ( bekarlık sultanlıktır boşver )   1 ayda nasıl şişman olunur (gel google seni şişmanlatıcak)   yetti artık bu gece belki kafama sıkarım mp3ü download (çabuk mp3 bulun buna.. evlat gidiooo)   wwwkurtlarvadisi kurtlarvadisi@.com (bu abi/abla nın ne aradığı belli değil)   KPSSye kimi atadılar? (Allah bilir ;p)   win32 uygulaması degil bunu nasıl çözerim (abi Allah kolaylık versin zor iş walla )   msnde engellendimmi gör bul (nerde benim x-ışınlı gözlüklerim!?)   kız nasıl tavlanır? (google da bilmiyor nolcak simdi)

LG'den LCD Televizyon @ 18-05-2008 00:02
Etiketler: LG Electronics,Scarlet,LCD,Nastassia Malthe,Oscar,Seremoni,Londra,hd     LG Electronics, "dünyanın en ince LCD televizyonu" sloganıyla piyasaya sürdüğü yeni ürünü Scarlet'in tanıtımını görkemli bir toplantıyla gerçekleştirdi. LCD'nin kalınlığı 45 mmBugünlerde yayına girecek olan Scarlet dizisinin baş rol oyuncusu Nastassia Malthe'nin tanıtımını gerçekleştirdiği ürünün toplantısında Oscar törenlerinden hatırlanan kırmızı halı seremonisi de yapıldı. Önceki gün Londra'da düzenlenen toplantıda ürünün kısa süre içerisinde tüm Avrupa çapında satışa sunulacağı duyuruldu. Scarlet serisi televizyonlar 32 ila 52 inç aralığında farklı modellerde piyasaya sürülecek. Tüm televizyonlar 1080p HD tam yüksek çözünürlük desteğine sahip. Kırmızı detaylarla süslenmiş siyah bir ana gövdesi bulunan üründe görünmez hoparlörler, 50.000:1 dinamik kontrast oranı, HDMI 1.3 ve 4ms tepki süresi gibi teknik özellikler bulunuyor. Fiyatı ise biraz cepleri yakacak cinsten. 32 inç ile 52 inç arasında değişecek olan modeller 1500$ ila 5300$ aralığında satılacak. 45mm ölçülerindeki Scarlet'in "en ince" iddiasına karşılık daha önceden Sharp'ın X serisi (en ince noktası 34, en kalını 38mm) ve Toshiba'nın 40XF355D (ayaklı 30mm, ayaksız 23mm) gibi bazı modellerinde şirketler aynı sınıfta daha ince televizyonlar üretmeyi başarmıştı. Öte yandan ekran panellerinin inceliğinde de ayrı bir yarış söz konusu. En son CES 2008'te tanıtılan ürünler arasında LG 1.75 inçlik süper ince modeli duyurmuştu. JVC 2.6, Sharp 3.24 inç ile bu modelleri takip ediyordu. Hitachi ise 1.5 inçlik ekran paneliyle şimdilik o alanda "en ince" ünvanına sahip.

Nokia'dan Yeni Telefonlar : 5220 ve 5320 XpressMusic @ 18-05-2008 00:02
Etiketler: Nokia,Finlandiya,Müzik,XpressMusic,Telefon,Nokia 5320,Nokia 5220,Nokia modeller , Nokia 5320 XpressMusic,Bluetooth,USB,FM Radyo,EDGE,GPRS   Finlandiyalı cep telefonu üreticisi Nokia, müzik odaklı cep telefonu serisi XpressMusic telefonlarına iki yeni ürün ekledi. 5320 ve 5220 modelleri, 2008’in üçüncü çeyreğinde piyasaya çakıcak. Nokia 5320 XpressMusic, Bluetooth 2.0, USB 2.0, 16 milyon renkli 240x320 piksel ekran, 140MB dahili, 8GB artırılabilir hafıza, 2.0 megapiksel kamera ve FM Radyo özelliklerini destekliyor. Nokia 5220 XpressMusic’in özellikleri ise şöyle sıralanıyor: EDGE, GPRS ile uyumluluk, 30MB dahili, 2GB artırılabilir hafıza, 2.0 megapiksel kamera, FM radyo, 400 saat bekleme, 5 saat görüşme süresi.

Ay'a ismini gönder! @ 18-05-2008 00:02
Etiketler: nasa, aya ismini gönder, lunar reconnaissance orbiter, lro, uzay aracı, keşif uydusu, send your name to the moon, veritabanı, katılımcı, sertifika, isim, dönüş   Nasa isteyen herkesin Lunar Reconnaissance Orbiter (LRO) yardımı ile ay'a ismini yollamasına olanak sağlıyor. Ay’a adını gönder sayfasında bulunan kısımlarını doldurarak, nasa'nın veritabanına isminizi kaydetmiş oluyorsunuz. Daha sonra bu veriler ay’a gidecek olan keşif uydusu LRO’da bulunan bir mikroçipe aktarılacak ve isminiz de aya gönderilmiş olacak. İsminizi sisteme gönderdikten sonra kaydedilen isme düzenlenmiş olan katılımcı sertifikasına da ulaşıyorsunuz.     Adınızı, 2008’in sonlarında gönderilmesi planlanan LRO uzay aracına yerleştirilmek üzere, veritabanına kaydettirmek için son tarih 27 Haziran 2008.kaynak.

vofadone'un iphone'u türkiye'ye getiriyor @ 18-05-2008 00:02
Etiketler: iphone, apple, vodafone iphone, vodafone iphone desteği, vodafone iphone pazarlama, iphone türkiye, türkiye, iphone turkiye     türkiye'de operatör desteği bulunmayan ve piyasaya çıktığında sadece at&t'nin operatörlüğünü üstlendiği iphone, artık vodafone ile birlikte türkiye'ye de geliyor. vodafone, yaptığı açıklamada italya, yunanistan ve türkiye'nin de içerisinde bulunduğu toplam 10 ülkede iphone'un pazarlamasını yapacağını belirtti. merak edilen noktalardan bir tanesi de vodafone'un bu ülkelerde tek başına mı operatör desteği sunacak yoksa diğer operatörlerle çeşitli anlaşmalar yaparak onların bu hizmeti sunmasıına izin verecek mi?

Bilimhaberleri

Date: 27.10.2007
Viewed: 1414
Category: Technology
Tag: bilim teknoloji bilgisayar donanim yazilim excel saglik moda

Share
Report


Related RSSes
Technology - Teknoloji Haberleri Programlar
Date: 27.10.2007
Viewed: 78
Technology - Tekno Kampus
Date: 27.10.2007
Viewed: 64
Technology - Bilgimix
Date: 27.10.2007
Viewed: 24
   
Olmazmi.com