The largest and the best home page
Olmazmi search
tr
en
home page sites rsses
   
 There are thousands of flash games in Oyunvarmi.com Click here to go Oyunvarmi.com.

Cooking - Aslicin RSS

Bir kadın anne olana kadar çocuktur @ 15-05-2012 22:57

Bir anneler günü daha tüm yurtta şenliklerle kutlandı. Kimi annelere o çok istedikleri tencere ve tavalar alındı, boyunlarına asıp dolaşacaklarmış gibi.  Kimileri en azından yılda bir hatırlandı da çocukları tarafından evinden alınıp kahvaltıya götürüldü. Yeni anneler için taze babalar bir heves kuyumculara koştu. Reklamlara bakılırsa herkes karısına tek taş alıyor olmalıydı, eksik kalınır mı? Kimileri 3. sayfaya düştü, anneler gününde koca dayağından torpilli.

Kimileri de benim gibi kocaman bir öpücük aldı, maaiile anasının evinin yolunu tuttu. Anne keki, böreği, kahvaltısı için.

Geçenlerde oğluşu okula götürürken bana bir soru sordu:

- Anne dünyanın en zor işi nedir biliyor musun?

- Anne olmak, dedim.

- O meslek değil ki , dedi.

- Sen içinde hizmetçilik, aşçılık, hemşirelik, öğretmenlik, bakıcılık ve gördüğün gibi şoförlük de olan kaç meslek biliyorsun diye sordum.

Annelik 24 saat.

Ve oğlum büyüdükçe görüyorum ki her sene daha da zorlaşan, ustalık isteyen, gelişmem gereken bir iş.

O korktuğunda, ağladığında, üzüldüğünde, her hayal kırıklığında, her düştüğünde yanında olmalıyım.

Her kahkahasını, gözlerinde belirecek her gurur ışıltısını, her bilgi kırıntısını inşa etmeliyim tane tane...

Her huysuzluğunu hiç etmeliyim, hem üzmeden, hem şımartmadan... 

Benim için benim annemin değeri biçilmez. Umarım beni de çocuğum böyle anar.

Bir kadın anne olana kadar çocuktur demiş Strindberg...

Gerçekten de öyleymiş...





Teşekkürler... @ 08-05-2012 23:59

Blogumu seçen ve yeni sayısında yer veren İstanbul İstanbul dergisine teşekkürler. Keyifle takip ettiğim bu derginin bir parçası olmak beni çok mutlu etti...

Sitem @ 22-04-2012 15:50
Ağlasam sesimi duyar mısınız?

Mısralarımda...

Dokunabilir misiniz göz yaşlarıma?

Ellerinizle...

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,

kelimelerinse kifayetsiz olduğunu,

bu derde düşmeden önce...



Her yaşta bir şey öğreniyor insan. Her yıl yeni bir şeyler katıyor hayata. Bazen yeni arkadaşlar, bazen arkadaşlardan beklenmedik kazıklar, şanslıysak başka bir kazık yememek için dersler.

Bazen öyle irkiliyorum ki duyduklarım karşısında, yok artık diyorum, bu kadar da olmaz.

İnsanlar bu kadar kıskanç, kompleksli, safi kötü olamaz.

Kulaklarımı kapatıyorum.

Duymazsam üzülmem diye.

Deve kuşu misali...


7 yaşındaki oğlum bile geçen yılların hayatı nasıl da zorlaştırdığını farkediyor.

Bir evin bir prensi olarak büyüdüğü halde.

O kadar saf, o kadar naif, katıksız melek kanatlarına rağmen

eskiden diyor,

hayat sanki daha eğlenceliydi...



Hepimiz öyle hissetmiyor muyuz?

Her gün sırtımızdaki yük artıyor.

İnsan belki de o sebeple yaşlandıkça kamburu çıkıyor.

Sırtımızdaki o görünmez yükler,

kendini hissettiriyor...

Eskiden insanlar daha iyi, hayat daha kolay, günler daha keyifli, güneş bile bir başka parlıyordu sanki...

Sevdiklerimizin hayatta olduğu zamanlarda,

kalabalık evlerde...

Lost but now I am found ... @ 13-04-2012 00:01

Lost but now I am found
I can see but once I was blind
I was so confused as a little child
Tried to take what I could get
Scared that I couldn't find
All the answers, honey...

Daisy ile tanışın... @ 10-04-2012 22:59

Ailenin yeni ferdi, babamın yeni dostu, Kerem'in yeni aşkı...
Mutlu bebek Daisy...

Yemezler !!! @ 06-04-2012 19:31
Soframızdaki tehlike from Greenpeace Akdeniz on Vimeo.

Mutluluk... @ 04-03-2012 20:13
Bazen evdeki iki "aşk" ta saklıdır...


4 kural @ 07-02-2012 23:26
KURAL 1: "Karşına çıkan kişiler her kimse, doğru kişilerdir. Bunun anlamı şudur, hayatımızda kimse tesadüfen karşımıza çıkmaz. Karşımıza çıkan, etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır, ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir şey öğretirler.

KURAL 2: "Yaşanmış olan her ne ise, sadece yaşanabilecek olandır. Hiç bir şey, hem de hiç bir şey yaşadığımız şeyi değiştiremezdi. Yaşadığımızın içindeki en önemsiz saydığımız ayrıntıyı bile
değiştiremeyiz. 'Şöyle yapsaydım, böyle olacaktı' gibi bir cümle yoktur. Hayır, ne yaşandıysa, yaşanması gereken, yaşanabilecek olandır, dersimizi alalım ve ilerleyelim diye. Her ne kadar zihnimiz ve egomuz bunu kabul etmek istemese de, hayatımızda karşılaştığımız her olay, mükemmeldir."

KURAL 3: " İçinde başlangıç yapılan her an, doğru andır. Her şey doğru anda başlar, ne erken ne geç. Hayatımızda yeni bir şeyler olmasına hazırsak, o da başlamaya hazırdır.

KURAL 4: "Bitmiş olan bir şey bitmiştir. Bu kadar basittir. Hayatımızda bir şey sona ererse, bu bizim gelişimimize hizmet eder. Bu yüzden serbest bırakmak, gitmesine izin vermek ve elde etmiş olduğun
bu tecrübeyle ileriye doğru bakmak daha iyidir."

Yarıyıl tatilinde ne yapmalı? @ 22-01-2012 17:52
Annem hep, oğlun okula başlayınca yılların nasıl da çabucak geçtiğini anlayacaksın derdi.

Gerçekten de daha dün doğum yapmış gibi hisseden ben oğlum anasınıfına başlarken yaşadığım şaşkınlığı atlatamadan 1. sınıf bitti de 2.sınıfın yarıyılına geldik.

Tabii yaş büyüyüp yıllar geçtikçe yarıyıldan beklentileri de farklılaşıyor.

Bizi pek bahtiyar eden fevkaladenin fevkinde karne için alınacak oyuncaktan ziyade onu hem oyalayacak hem de zamanını değerlendireceği bir takım fikirler bulmalıyım.

Öğretmenimizin verdiği testler ve hikaye kitapları, İngilizce çalışmalar çerez gibi onlar için.

Arkadaşlarıyla görüşmeleri için bol bol zamanları var şimdi.

Evde sorumluluk alıp, çoktandır dip köşe temizlemedikleri odalarında, oynamadıkları oyuncakları ayırıp oyuncağı olmayan çocuklara göndermek için iyi bir fırsat.

Birlikte resim yapabilirsiniz fırsatınız varsa. Biz çok keyif alıyoruz.

Ama tabii dışarı çıkmak da lazım.

Bu yarıyıl için satranç, resim ve spor kurslarının hızlandırılmış kursları var. Biz geçen hafta atlattığımız soğukalgınlığına bağlı bronşitten sonra vücudu biraz dinlenmeye aldık, havalar da oldukça soğuk olunca spor faliyetlerimiz malesef Wii board üzerinde sınırlı kalacak.

Ama bu dışarıdaki workshop, müze ve gösterilere gitmek için engel değil.

Bizim film olarak önerimiz Çizmeli Kedi. Bunu reklamını gördüğümüz 6 ay öncesinden beri bekliyorduk. Ben de Kerem'le izlerken çok keyif aldım.

Bizim planlarımızda İstanbul Akvaryum ve Oyuncak müzesi de var.

Dolmabahçe sarayına ve Jurassic Land e dinazorları görmeye gittik.

Çocuklarla katılabileceğiniz çikolata yapımı çalışmaları da varmış, neden olmasın?


Bu arada Disney gösterisi de iyi bir alternatif olabilir. Özellikle Oyuncak hikayesi kahramanlarının katılımı ile bu filmin fanlarının kaçırmaması gerektiğini düşünüyorum. Danslı gösteri ilgilerini çekecektir. Gösteri Ora Arena'da sergileniyormuş.

Şimdilik bizim programımızda en önemli yeri bize yarıyıl tatili için gelecek olan kuzenlerimizin ziyareti ile planlayacaklarımız ve puzzle merakımız alıyor.



Küçük puzzleları sıkıcı gelmeye başlayınca birlikte yaparız diye 1000 parçalık bir puzzle aldım cuma günü. Ama iki günde bana ellettirmeden yarısını bitirdi. Anlaşılan o ki bir iki çerçeveletecek puzzle avına daha çıkmam gerekli...

Bakalım bu tatili nasıl geçireceğiz...

Benim gibi pzt sendromlulara ... @ 15-01-2012 22:45


Hayranlık @ 09-01-2012 20:49
Bugüne kadar kimseye derin bir hayranlık duymadım.

Kabul ediyorum, şunun için çok yakışıklı, bunun için Allah için çok güzel bir kadın dediğim zamanlar oldu. Kiminin mutfaktaki yeteneğini övdüm, kiminin kariyeri beni şaşırttı. Zeki ve sanatsal yönleri gelişmiş insanları takdir ettim her zaman.

Ama hayranlık?

Hayır.

Taa ki anne olana kadar.

Ki ben öyle oğluna körü körüne aşık annelerden değilim.

Çirkin olduğu zamanlarda çirkin ama sevimli demeyi bildim. Şimdi yakışıklı dönemlerinde ama bluğ çağı ne gösterir bilmem.

Akıllı uslu durduğu zamanlar kadar zor zamanları da oldu, en çok ben eleştirdim onu yüzüne karşı olmasa da.

Ama gel gör ki zekasına hiç bir zaman söyleyecek şey bulamadım.

Her geçen gün de daha çok hayran oluyorum.

Evde benim çözemediğim her şeye pretik zekasıyla çözüm getirmesi, farklı bakış açılarıyla bakması, yaptığı her şeye estetik ya da mantıklı bir şeyler katması, ödevlerindeki sorumluluk duygusu, adaletli davranışları, doğru olanı yapmaktaki ısrarı, eski inadını akılcı çözümleri ile kendi kendine yenmesi ve öğle tatillerinde oynamak için her gün okula satranç çantasını taşıması, diğer sınıf arkadaşlarına da bu konuda örnek olması beni sınavlardan getirdiği yanlışsız sonuçlar kadar mutlu ediyor.

Öğretmeni onunla gurur duyduğunu belirten cümleler sarfettikçe dah da mutlu oluyorum.  

Her geçen gün söylediği şeylere hayran oluyorum.

Buna rağmen büyük hayallerim var mı?

Yok !

Aman oğlum şu olsun bu olsun demiyorum.

Ünv bitirsin ister pizzacı olsun, ister çocukluk hayalindeki gibi oyuncakçı dükkanı açsın.

Sanatçı, sporcu ya da gezgin olursa ne ala !

Bir ofise tıkılmasın isterim sadece,

aman o pek fena...

Zira hayramlık duyulacak bir zeka bırakmıyor insanda...

Mutlu yıllar ! @ 31-12-2011 14:30
Bizim evin yeni yılı karşılayan halleri... Bugünü seviyorum, annemin yemeklerini, eşimin uzaaak işinden gelip her anı dolu dolu geçirme çabasını, Kerem'in gözlerindeki ışıltıyı, evdeki kurabiye kokusunu, o kurabiyeleri oğlumun güzelce süsleme çabasını, aşacımıza her sene eklenen renkli süslerini, cama astığımız ışıl ışıl parlayan yıldızları, eşle dostla erken yılbaşı kutlamalarını, ama yılbaşı gecesini illa ki sevdiklerimizle evde geçirmeyi, o eve o gece gelen çat kapı dostlarını, ya da gelemeyen ama kalbinin bizimle olduğunu söyleyen uzaklardaki sevdiklerimizi anmayı, açılmayı bekleyen hediye paketlerini, şimdi şu satırları yazarken sıcak çikolata içip yarına ya da yarınlara dair umuttan başka hiç bir şey düşünmemeyi ve bu püripak mutlu hisleri veren her şeyi seviyorum.







En kötü günümüz böyle olsun...

Şans olsun, sıhhat olsun, para, aşk, mutlukuk, huzur ve kahkaha olsun...

İstiyorum meleklerim olsun...

Adalet nerede? @ 05-12-2011 19:37
Artık bir adalet sistemi istiyorum Türkiye'de !!!

Terör örgütü üyeleri 27 yılla yargılanmıyor, hakkını savunan üniversiteli gençleri suçu ne ki 27  yıl isteniyor?

O çocuklar sadece  sokaklarda bağırdılar diye bu kadar yılla anılırken, dün gazetelerde okumuş olabileceğiniz 18 yaşın altındaki ehliyetsi ve içkili genç, ezdiği adam hastahanede can çekişirken serbest bırakılıyor.

ADALET NEREDE???

Toyzz'a bir tebrik de bizden... @ 30-11-2011 23:54
Bir alışveriş merkezine gittiğimizde belli markaların vitrinleri nasıl beni mıknatıs gibi çekiyorsa, oğlum için de vazgeçilmez iki yer var.

Pizzacısı ve Toyyz Shop'ı.

İçine giriyor, bıkmadan usanmadan dolaşıyor inceliyor, inceliyor, inceliyor, sonra Hot Wheels'lerin önüne kamp kuruyor. Almadığımız yeni bir ürün varsa, Shrek'teki çizmeli kedi gibi yalvaran gözlerle en yakın kutlanacak günün ( Doğumgünü, yılbaşı, bayram ya da tatil hediyesi gibi ) hediyesini şimdiden alıp alamayacağımızı soruyor.

Ancak malum her haftasonumuzu alışveriş merkezlerinde geçirmediğimizden okulların açık olduğu dönemde bu merakını markanın internet sitesinde gideriyor.

Bizim gibi meraklıları biliyordur ama bilmeyenler için not edelim, site WMA Web ödüllerinden sıradışı Websitesi ödülü almış. Oldukça fazla markanın yer aldığı bu rekabet ortemında renkli ve kolay ulaşılabilir sitenin bu ödülü hak ettiği aşikar. Daha önce web üzerinden yaptığım alışverişlerde her konuda bana yardımcı oldukları ve son zamanlarda sosyal medyayı da doğru kullandıklarını düşünürsek bu habere şaşırmamalı.

Darısı diğerlerinin başına...

Dip sos: Kutu ödüllerinde indirim varmış, meraklılarına duyurulur...

Hiç bir şey göründüğü gibi değil... @ 21-11-2011 21:34
Ben saf.

Siz saf...

Kendimizi akıllı zannediyoruz, belki sizi IQ, benim EQ ortalamanın üzerinde. Belki kimileriniz de kurnaz. Hani bizim milletin çok akıllı dediklerinden.

Ama ne olursa olsun, bildiklerimiz sadece bize anlatılanlar kadar...

Ben misal konu Doktorlar, ilaçlar vb olunca, anlamadığım konu ya, herkese inanırım.

Eminim tekstil bilginiz yoksa, siz de "Organik" diye satılan hemen hemen hiç bir şeyin gerçekte organik olmadığını, hadi diyelim ki organikler, deterjanla makinada yıkadığınız an daha fazla organik olmadıklarını bilmiyorsunuzdur.

Gıda da misal. Cahilizdir. Bu sebeple ne derse inanırız. Aktarları arşınlarız.  İçeriklere kanarız. Supermarkettekilerin paketlerine aldanırız. Her nevi aburcuburu mideye indirir, sonra kimyasal adı yazıyor diye içinde bilmemne varmış diyerek karalanmış bir şeyi almayız.

Ama beni ne bunlar ne de benzerlerini bilmiyor olmak rahatsız eder. Beni ülkemde saman altından su yürütülen işler ve bizi ilgilendiren başka ülkeler konusundaki cehaletimiz daha çok rahatsız ediyor.

Aptal gibi hissediyorum kendimi.

Ve insanların tepkisiz kalması, her şeye inanması, kabullenmesi kendimi daha da kötü hissetmeme yol açıyor.

İnsanların uğraştığı saçmalıkları görünce, onların kendilerini benden daha çok aptal yerine koyduklarını görünce, tüm bunları görünce...

Velhasıl gidişatı çok sevimsiz buluyorum.

Çok...  

Senden... Ondan... @ 11-10-2011 22:46
Benden...

Dil sürçmesi @ 09-10-2011 19:32
Türkiye'de her 12 kişiden birinin belinde ateşli silah var.

Türkiye kadına şiddetin en hızlı arttığı ülke.

Türkiye'de sesini yükseltmenin bedeli 19 ay.

Rutkay Aziz'in söylediklerini tartışıyormuş Türkiye,

söyledikleri çok garip ya !

Şükretsinler dili sürçtü de 19 yerine 16 ay dedi.


Vicdansızların yapamadığı indirimi hayal de olsa o yaptı.


Benim söylediklerinden aklımda kalan bir tek o.


Kimileri bırakın dinlemeyi duymamış, tınmamıştır bile...


Tuzumuz kuru tabii, bize ne !



Yeni @ 27-09-2011 21:20
Bugün benim doğum günüm.

Her yeni yaşın getirdiği gibi bir çok hediye getirdi bu yaş da.

Misal bu yaş, biraz hayalkırıklığı sosuyla samimi arkadaşların aslında çok da samimi olmadığını öğrendim.

Bulaşıcı bencilliğin benim gibi düşünceleri altında ezilenlere ağır geldiğini.

Biraz daha kötü biri olmaya çalıştım, daha kaba, ya da daha düşüncesiz.

Daha fazla kırılmamak için.

Elimden geldiğince.

Daha kolay kabullenmeye çalıştım herkesi.

Bu cehalet, bu terbiyesizlik, bu görgüsüzlük olağan şeylermiş gibi düşünmeye çalıştım.

Enneagrama merak saldım.

3 numara o na'apsın elinde değil demeye çalıştım.

Ne olursan ol gel demeye.

Zor ama sanırım başardım.

Hayatı akışına bırakmayı öğrendim.

Yarına bile plan yapmamaya, bavulumu bir hafta önceden hazırlamamaya, olanları takmamaya çalıştım.

Kaybettiğim hayallerimi kovalamaya başladım.

Eskisi gibi hayal kurmaya çalıştım.

Ama elimdekinin de sonuna kadar tadını çıkarmaya.

Her şeye karışmamayı öğrendim, aynı zamanda hakkımı aramayı da.

Unutmayı öğrendim, kabullenmeyi, sakin olmayı, sinirlenmek yerine söylenmeyi, sessizliği.

...

Hayat geçip gidiyor.

Elimde bir şeyler kaldığı için mutluyum.

Bieaz acıtsa da...

Bir Converse kaç TC vatandaşı eder. @ 17-09-2011 17:53
Haber şurada buyrun...

Ayol bizim hayatımızı biçseler bile bu kadar değer biçilmez katlimize. Kaza derler kaza...

Alimallah kaçar maçar... @ 16-09-2011 19:28
Yurdakul eşinin cenazesi için izinli olarak evine gönderildi ya...

80 küsür yaşındaki adam sanki kaçacak, kapının önünde kapının arkasında jandarmaları bekletmişler.

İzinli çıkmayı o istememiş bile...

Gururlular içeri, diğer güruhlar dışarı.

Vesselam Adalet partisi bizi yönetenlerin adı...

Davul Zurna @ 15-09-2011 20:18
- Bu teröristler neden bu kadar azdılar yine anlamıyorum.

diyorlar.

Ne diyebilirim ki?

Yüz verirsen astarını da isterler.


Domuz derisi post olmaz, eski düşman dost olmaz.


Aç bırakma hırsız edersin, çok söyleme arsız (yüzsüz) edersin.


Hmmm bu da size...


Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az...

Merak @ 14-09-2011 22:34
Kanuni'nin ardından Selim değil de Şehzade Mustafa tahta çıksaydı acaba tarih nasıl yazılırdı?

Hürrem'i İstanbul'a varmadan denize atıverselerdi.

Sliding Doors misali.

Pek merak ettim.

Trafikomik... @ 08-09-2011 19:06
Bizim kadar hem cahil, hem ukala, hem kel hem fodul başka bir millet var mı?

Son bir ayda her gün terör haberi var ama terörden daha çok vefat trafik kazalarından geldi.

Eve gelip haberleri izlemek zulüm zira, trafik kazası haberinden de çok 15 yılla yargılandı, 5 ayda çıktı haberleri var.

Adam hızla gelmiş çarpmış, anneler çocuksuz, çocuklar anasız ya da babasız kalmış.

Aaaa ama o da ne, adam yada kadın dışarıda hala direksiyonda.

Adaletsizlik diz boyu.

Bizi yöneten partinin adı da Adalet partisi.

Komik...

Aslolan aşktır hayatta. gerisi, lâf ü güzaf @ 29-08-2011 11:21
dü ibrâhîm âmed be-deyr-i cihân
yekî büt-şiken şud yekî büt-nişân...



Okulda zoraki okuduğum edebiyat şimdi başucumda.


Tarih de sevmediğim derslerden biriydi ama şimdi bir de kitaplığıma bak...





? @ 27-08-2011 12:59
Sevgili Güzin abla,

Bir arkadaşım, okuldan oğlumun arkadaşı olan bir çocuğun babası ile aynı yerde çalışıyor olsa, bana o adamın iş yerinde başka kızlarla flört ettiğini söylese, ve ben de çocuğun annesini tanıyor olsam, ama çok da samimi olmasam, arada sırada görüşüyor olsam ne yapmalıydım?

Hani mesela diyorum !?



Aslicin

Date: 02.09.2007
Viewed: 507
Category: Cooking
Tag: cooking yemek aslicin

Share
Report


Related RSSes
Cooking - Www.lezzet
Date: 02.09.2007
Viewed: 448
Cooking - Mor-cilek
Date: 02.09.2007
Viewed: 332
Cooking - Marifetteyze
Date: 02.09.2007
Viewed: 473
   
Olmazmi.com