The largest and the best home page
Olmazmi search
tr
en
home page sites rsses
   
 There are thousands of videos in Videovarmi.com Click here to go Videovarmi.com.

Personal - Arıza Kaydı RSS

Bu aralar.. @ 07-04-2009 15:00
Üzülüyorum..

Çünkü üzülemiyorum.. Eskiden üzüldüklerime, kaybettiklerime..

Çünkü sevinemiyorum.. Eskiden olduğu gibi..

Bir çok konuda dikkatli olduğumu düşünsem de, yine de çoğu şeyi de kaçırdım tabii.. Bazı yatırımlar gecikti..

Şimdi uzun vadeli belirsizlikler, ortada vadeli hayaller, kısa vadeli heyecanlarla yola devam ediyoruz..

Sonumuz hayır olsun..

mutlu yıllar @ 05-01-2009 03:14
uyumadan uyanmayı öğrendiği günlerden birinde, genç adam
cenazem çıkacak bu odadan dedi.
bu ıslak yeşil duvarların arasından.ve tanrı günahlarımızı affedecek elbette.
her an tanrıyla konuştuğu gerçeğini yok sayarsak,
belki de sırf duvarların yeşilliğinden tanrının adını ağzına aldı.
ama tanrı onunla hiç konuşmadı ya da o öyle zannetti.zira zekası bu muhabbeti tek taraflı kavrayabildi hep ve işaretleri görmezden geldi.
hayattaki en gerçekçi kariyer planını farkettiği anda, intihara meyletmesi uzun sürmedi, ancak yine her zamanki gibi doğru zamanı beklemeye karar verdi atılım için.
tembelliğinden ya da korkaklığından.
sonuçları görmekten çok hayal etmek daha çok işine geliyordu.zaten tembellik belası onu bu hayal oyunlarına, sonrasında hayallerinden para kazanma sevdasına sürüklemişti.ancak şimdi bir problem vardı.hayalleri gerçeklerle sevişiyordu.
gerçeklerden başka bir şeyi göremez olmuştu hayalleri ve bu sapkın ilişkiden kurtaramıyordu sermayesini.
gerçeklere hizmet eden hayaller, gençliğini huysuz ve uslanmaz bir kadına harcayan zamanının hızlı ama duygusal delikanlısı olan kalp ve şeker hastalıklarından muzdarip emekli amca profili çiziyor ve asla bir yurt dışı tatili için para biriktirmeye sıcak bakmıyordu.
hayalleri ziraat bankamatiğinden para çekmek için güvenlik görevlisinden yardım isteyecek kadar kör, evlilik yıldönümünde karısının ismini hatırlamayacak kadar bulanıktı.içindeki bu yaşlı ve bakıma muhtaç çocuğun ağırlığı ona para kazandırmak bir yana gerçeklerin yaşlı adamın mirasından sömürdükleri misali para kaybettiriyordu.gerçekler yüzde seksen zamlı doğalgaz farutası kadar net ve acımasızdı.emekli maaşı onu asla tatmin etmezdi.
tüm bunlar olup biterken periyodik olarak kariyer planını gözden geçirdi ve bir sonuca varamadı.
hayallerinin büründüğü bu kişilik durumunu sadece doğalgaz faturası yaratmış olamazdı elbet.henüz emekli olmasına da 45 yıl filan vardı herhalde.
bu durumda bu ıslak yeşil odada - ki bu ıslaklık duvarlardaki rutubetten başka bir şey değildi- ölümden başka düşünecek şeyler olmalıydı.şüphesiz Allah affederdi bu konuyu düşünmeyi bir cuma namazına bırakmalı diye düşündü.
aslında her yılbaşı olan şeylerdi bunlar.özellikle piyango çekilişinin ardından çılgın planları 1 yıllığına erteledikten hemen sonra.hatta bu yıl amorti bulmuş olmasına rağmen neden bu kadar karamsar olduğuna anlam verememeye başlamıştı.
yaşından utanmadan "kendim için bir şey istiyorsam şerefsizim, ne düşünüyorsam şu yanımda uyuyan dünya güzeli için diye düşündü " o sırada dünya güzeli uyumuş ve bir başkasıyla konuşmadığına göre yalan söylemiyordu.kendine hiç yalan söylemezdi, yani öyle düşünürdü.
yeni bir yıl daha gelmişti işte.kaçak yollardan youtube a girdi, nothing else matters ın kanun yorumunu açtı.evet kişiliğindeki problemi özetleyen bir tercihti.gözlerini bu kez kapamadan, uyanmama ihtimaline karşı son kez dünya güzeline baktı. ve kapadı.mutlu yıllar.

ne bileyim.. @ 20-10-2008 00:31
aynı sesle gözümü açtım.kulakları tırmalayan aynı ses, aynı cümle..
-gir içerii, gir içeri dedim sana!!
karşı apartmandaki kadın.hiç görmedim.yalnızca sesinden tanıyorum.sürekli köpeğine bağırıyor.bazen saatlerce.o köpeğin yerinde olmak istemezdim.
bazen de evin içinde bağırıyor..kime bağırıyor bilmiyorum.ama asla bir karşılık gelmiyor.bana o kadar bağırsa biri katil olmuştum herhalde.ama tık yok.
kadın ya deli,ya da mesihle evli..
üst katta muhabbet koyu yine..ermenice,anlamıyorum ne dediklerini..çamaşır filan silkeleniyor, açık pencereden içeri tozlar giriyor..milyarlarcasına dahil oluyor.saate bakıyorum, günün en aydınlık saati..ama burası için pek öyle sayılmıyor..
yine yatağım dağınık üstüm açılmış ve bir yerlerim tutulmuş..
pencereyi kapatsaydım bari..
hiç kalkasım yok..kalkmam için işemek dışında bi nedenim yok..
toz zerreleri günaydın diyor..
posterlerime bakıyorum..
bir takım aforizmalar..
bir tanesinin görevi bundan fazla..dökülen duvar boyasının bir kısmını örtmekle müşerref..pis bir koku var..
balkondan geliyor.arkadaşın yıkamaya çalıştığı halı temizlikten çok pislik armağan etmiş bizlere..
içeriden yine o ilginç kahkahalar..hiç merak edilecek bir şey değil..
yine tv dekilerden biri için ; buna kayar mısın lan ? muhabbeti dönüyordur..
hiç kalkasım yok..uyanmasam iyiydi..
beklentin yoksa uyanmamak iyidir..
nefret ediyorum,
pislikten,
düzensizlikten,
o kadından,köpeğinden
duvardaki boya sorunlarından,
tozlardan..
gri paketten,
bir şey yapmamaktan,
bir şey beklemekten,
yalnız uyanmaktan,

hiç bir şey yapamamaktan.

yine de yaşayıp gidiyosun işte..ne bileyim..

bizim mahalle.. @ 05-10-2008 15:44
yakıcam lan bu mahalleyi.. kompile harcıcam hepinizi..

***

bayram yine içsel boğuşmalarla geçti gitti..eski bayramlar böylemiydi miirim diyen amca ve teyzeler aynı duyguları hissediyorsa şu dakikadan sonra saygım sonsuz.

her bayram olduğu gibi yine yıpranmış çocukluğuma döndüm.mekanlar aynı ama biraz değişik.yani ne biliyim ordaki doğalgaz kutusu modern yapmıyo seni, balkondaki klima çıkıntısı ya da..diyesim geldi..

yumurtamdan çıkalı çok oldu, kabuğumu beğenmiyorum..çünkü sıçmışsınız içine..
modern olan her şey sıçmış..artık çocuklar bizim gibi değil,evler ve diğerleri de..

sonra ufacık piçler direk para istiyor.biz böyle bayramlaştıktan sonra acabalarda boğulurduk, şimdi elaman şekeri beğenmeyip para istiyor.. bak ya!!

emo diye bir şey var lan, gölcüklü emo mu olur lan.vay anasını..
elemanlar böyle saçlı saçlı garipler işte.bilen bilir..
sümüğünü yiyip,pazarda annesinin peşinden ağlayan tipler adam olmuş,kızlar da dahil buna..

sonra bizim okulu yıkmışlar..yerine cillop gibi bina yapmışlar.
ama eskisi güzeldi ya, taş bina..babamla yaşıttı..

çok acaip çok..bir gün bu tarz bir şeyleri dert edeceğim aklımın ucuna gelmezdi..

alayınız piyasacı olmuşsunuz olum..yakıcam lan bu mahalleyi..

bizler.. @ 26-09-2008 16:09
bizler sıradan insanlar değiliz ancak şüphesiz sıradan olmayan insanların sıradanlığını üzerimizde taşıyoruz..

hadi hafız.. @ 24-09-2008 15:11
hadi insomnia olalım hafız,
uyumayalım, dönelim yatakta,
aşk acısı çekelim,

duvarda çatlak var,
birleştirdim onun yüzü çıktı,

geçen gün gördüm,
sanki ağlamaktan şişmişti gözleri
sanki o da uykusuz,
bu uykusuzluk başka sevişmelerden kalmış olmasın ?

olabilir,
yeter ki ben bilmeyeyim
en azından 20 senem var yoksa,
yok yok şaka..

karizma koyan delikanlılardan olamadım
yüzümde bi faça var
millet kavgadan sanıyor ama
aslında bisikletten düştüm..

çok dağıldım,
ışıklar söndü, herkes evinde,
yine duvarlarım ve çatlaklarım ve ben,

hadi hafız sinemaya gidelim,
heyecanlanırız belki ne dersin..
başka ne kaldı ki..

uyku.. @ 24-09-2008 01:45
uyusam mı,
neden uyuyayım ki..
yarın uyanmak gerek
kendi içinde gereksizliği bir yana,
hayır gerekmiyor,

yapma,düşme..

madodan dondurma söyledim, kuru buz vardı üstünde,
üfleye üfleye erittim
odam sır kapısı gibi oldu dumanlı

erime, düşme, şimdi kaldır kafanı
ve şimdi aşağı bak..
yanına bak,
kim var?
kimse, o halde ikiniz ayrı hayalde..

atla, düş..

ama bu sadece bir düş..

iki dürüm bi ayran ve dondurmalı tatlı..sizi seviyorum.

şimdi.. @ 21-08-2008 01:18
Biliyorum.
iyileşmedim..
her şey yavaş ve acılı gelişecek..
olsun..
çünkü..
biliyorum..
ölümümü de yavaşlatacaklar...
bir kere daha aynı havayı soluyacağız en azından..
***
evet biliyorum
bittim artık ,
yeni evrenimde sensiz ve karışık,
yıllar bize ihanet etmiş durumda
zaman farklı akıyor
akmıyor
yok
***
Biliyorum..
eksiğim işte
ama sensizlikten değil
sessizlikten
**

yalan söyledim
bilmiyorum..

17 Ağustos 1999 @ 17-08-2008 03:02
olan biteni gölcükte yaşamış olarak anlatılacak çok şey var.o zaman da çocuk aklıma öyle gelmişti, kime neyi, nasıl anlatırım diye düşünüyordum her gördüğüm şeyden sonra sokakta.. ama bi türlü toparlayamadım, toparlayıp anlatamadım da. tek bildiğim o günden beri kendimi steadicam gibi hissettiğim.sanırım kafayı biraz çizmemle aynı tarihe rastlar.

yalanlar.. @ 29-07-2008 00:28
bence,
güzel filmler , güzel yalanlar söyleyebilenlerdir
ama tüm filmler biter
tüm yalanlar gibi
sadece bazen etkisinden geç kurtulursun..

İyi Olmak.. @ 18-07-2008 15:44
Her zaman iyi olmayı istedim.Herkes öyle istemiştir herhalde.Ya da şöyle diyelim en azından kötülük yapmamak ya da incitmemek karşındakini.Sanki hiç böyle düşünmemişim gibi önüne gelen inciniyor anasını satıyım.Kafam son derece karışmışken herkes kendi hesabını önüme uzatınca hesaplar birbirine giriyor, kara murat gibi yirmi beş kişinin arasından sıyrılıyorum.Herkes bir yana dağılıyor, sonra hepsinin “benim yüzümden” acı çekişini izliyorum.Ama böyle başlamamıştık ki..Biraz lafımı dinleseydiniz..
İlla herkes kendi söylediğini doğru sayıyor ya , işte o zaman kötü biri oluyorum..Tamam ben de öyle davranıyor olabilirim ama bir kere olsun lafımı dinleyin lan.Bundan önce defalarca kez öngörülerim gerçek olmuşken hala inatlaşmanın anlamı nedir ? Hayat süper bir şey değil ki..Hele bunca aşılması gereken şey varken nerden geliyor bu artistlik bu ben bilirimcilik..
Görüyorum bir şeyler söylüyorum..Evet her zaman bütünüyle açıklayamıyorum ama bir kere dinle..Böyle söyleyince ben de aynı konuma düşmüş gibi oluyorum da , o öyle değil işte, senden farklı bir şey söylüyorum.Sıçma ihtimalin yüksek diyorum..Hallederizcilik ruhuyla hareket etmeyi bırak diyorum..
Neyse ne , hep ben suçluyumdur ya da kötüyümdür.Bana göre de sen! Ben laf dinlemeyi de bilirim ama sen anlatmayı bilmiyorsan, somut ve mantıklı çözüm sunmuyorsan kusura bakma benimkini kabul edeceksin.Önce iletişim kurmayı bileceksin arkadaşım, hadi şimdi git bi çay koy..

binlerce sondan biri.. @ 19-06-2008 02:57
Yine o eski günlerden biriydi..Hayatına anlam katmak için yapmış olduğu her şey başarızdı.
Eski günlerden biri olmasının ise tek nedeni buydu zira artık büyümüş sayılırdı.Kendi sorumluluklarının sahibi, bir şeylerin hatta her şeyin peşinde kendi başına koşması gereken genç adam.Hatta sorumlu olduğu bir aile..Ama eski korkularının zamansızca kalbine girmesi onu çok çok geriye götürdü.Bir fark vardı.Yeni farkına vardığı bir şeyler..Yersiz duygusallıklara yer yoktu artık, yapamazdı..Birazdan uyanıp annesini soracak ufaklığı mı düşünsün yoksa insanlara ne anlatacağını mı..Hadi hepsi bir yana ölümsüz aşkına ne olmuştu ki..Kavga ederken o kadar olgundu ki, okumuş mantıklı bir beyefendiye yakışır şekilde karşıladı ayrılık isteğini.Ama kendi içlerinde bu olgunluk tavırlarını gösterirken geri kalan her şeyi unutmuşlardı..Bir daha geri gelir miydi acaba ? Gururluydu artık arayamazdı.Çünkü yıllardır fazlasıyla erimiş bu duygu yeniden açığa çıkmıştı.Ama neden ayrılmışlardı ki ? Her şey çok güzel değil miydi ? Değilmiş demek dedi.. Lisede kaloriferin yanında yaşanan ayrılıklara benzemiyordu bu sefer belki ama o zaman ki kadar zayıf ve aslında fazlasıyla çaresizdi.O zaman ki arkadaş sohbetlerini hatırladı ve o sırada aklından geçenleri.
Bir gün evlenirse hiç üzmezdi ailesini, hele çocuğu varsa çok korkardı..Hatta bu konuda çok güveniyordu kendine aptalca.Ben süper bir baba olurum diye.Ve şimdi ise her şeye rağmen oğlunun annesini kaçırmış aptal bir babaydı.Evet haklı yanları da vardı ama ne fark ederdi ki, hep o suçluydu zaten.Ayrılırken ki olgunluğunu evliğin bir dakikası koruyamayan bir adam ı kim sevsindi..Kendi ailesi dahil herkesin suçladığı birini oğlu anlar mıydı.Arabasına baktı, çok sevdiği arabasına..Çocuklar üzerinde oturuyordu, kızamadı, suçluluk duygusu vardı, kendi oğlunu düşündü..Bundan sonra hep böyle mi olacaktı..Hep ezilip hiç kızamayacak mıydı bir şeyleri daha kaybetmeyeyim diye..Yüzüne bakan herkes onu suçlayacaktı, her şeyi bok etmiş bir adamdı..Geri gelir miydi çocuğunun annesi..Söz verdi, hiç üzmeyecekti..
Gelmedi..Oğlu gitti..Herkes onu suçladı, o hiç konuşmadı..Sadece neler olduğuna anlam vermeye çalışıyordu..Neden herkesin bu kadar acımasız olduğuna..Yaşadıkları doğal değil miydi..Bu saatten sonra ne yaşandığı hiç fark etmezdi.Bir evliliği bitiren adamdı ve hep iyi niyetli olmasına rağmen gerçek hatasını hiç bilemedi..Belki de bu onun şansızlığıydı, kimse bir açıklama yapmadı ve herkes kapıları kapadı.Onun hayatı da hep eski günlerdeki zayıflığıyla sona erdi, cenazesi boş, mezarında kimse yok ve o hiçbir anlam veremedi..Manzaranın tadını çıkarmak ve sonsuz sessizlik…

eski bir şeyler... @ 08-06-2008 12:03




Yeni Sayfa 1




Kaçtın,

sürekli kaçtın

ama o kadar hızlandın ki bazen beni unuttun

kimi zaman yetiştim

bu kez

görmeden üzerime basıp geçtin

sana yetişeyim isterken kaçarken

neden koştuğumu bilmedim

her yorulduğumda durdup düşündüm

bazen kızdım,öfkelendim

ama sen hep koşmamı istedin

ama ben gözüm kapalı,kulağım tıkalı

kaçamadım

sana yetişemedim



yapamam da,



şimdi yine benden ve senden bahsederken her şey yerli yerinde belki

ama hep bir şeylerin gölgesindeyiz ve ben bundan hiç hoşlanmıyorum

hele bu gölgenin sadece soğukluğunu hissedip göremez ve duyamazken

hiç de iyi biri olamıyorum, olamam



yine bilmiyorum O ve Onlar nedir tepemde

bazı şeyler vardır anlatılamaz körlere

renkler mesela

ya da sayılar

ya da hayatında hiç görememiş birine neyi anlatabilirsin ki



ben gözlerimi açtığımda iste

bu kez ellerinle kapatıyorsun

kulaklarımı ellerinle tıkıyorsun

ve ben yine bilmeden koşmaya çabalıyorum

amaçsız ve başarısızca



bu saatte ne duygu ne düşünce

hiç biri yerli yerinde

adı üzerinde değil

hepsi birbirine girdi.



ve en önemlisi ben inancımı yitirmek üzereyim

ben bazen bencil biriyim çok şey beklerim belki de



şimdi öyle bir şey olmalı ki

ben her şeye rağmen onurlandırılmalıyım

gerçekten gerçek olmalıyım ki

hiç şüphem olmasın



gözüm kapalı sinirlenmeyeyim

incitmeyeyim



şimdi sen benden es geçtiklerini anlatmalısın önce,

gerçek dünyamızın başladığı yer orası

zamansızca apaçık ortada

başka bir boyutta bir yer



ve anahtarı sınırları kaldırmak



ben çoktan kaldırmıştım

ama seni beklerken yoruldum

ve artık ne yorulmak ne de yormak istiyorum



sen sınırlarını kaldır ve yanıma gel

bir sigara yak

otur

konuş ya da konuşma

yaz ya da şarkı söyle



ama sonunda ben artık göreyim

içini-dışını zamanın ötesi ve berisini



sen kırıldın benim yüzümden

ama ben delirdim senin yüzünden

bu yüzden sen düzeltmeden hastalığımı, o adam yok..



çok sevse de yok

ölse de yok



inanmassın ama ben senden daha sert sınırlar koyabiliyorum,

koydum da



sen anlat içindeki

ve görelim



al mı kara mı



içimizdeki sevgi...



ya da bırak herkes kendi karanlığına gitsin..







Bugün 23 Nisan... @ 23-04-2008 10:56
Evet 23 Nisandayız.Çocuk bayramı, TBMM nin açılışı, ve tabii ki resmi tatil..

Benim bugün e dair geçmişte anımsadığım tek bir olay var. O da 23 Nisan 1994 yılı..

İlk okul 1. sınıftaydım. ilk defa bir bayram kutlaması, töreni her neyse ona katılacaktık.Böyle üçerli sıra olmuştuk.Ellerimizde çıtalara geçirilimiş pankartlar , sıra arkadaşlarımızla onları tutuyorduk.O şekilde yürüyüş yapacaktık.Günler öncesinden hazırlanmaya başladık tabii.Az beden dersi gitmedi.Ve sonu gelmeyen yürüyüşler.

Sonunda 23 Nisan gelip çattı , okuldan tören alanına kadar yürüdük yine.Çarşı pazar dolaşıyorduk tabii ve insanlar bize bakıyordu filan.Odak noktası olmak güzel şeydi..

Ve tabii değişmez kural diğer okullara bok atmak..Çeşitli sloganlar vardı işte.. 3 5 7 10 bilmem ne şampiyon bilmem kim biberon vs..

Her neyse bu yorucu yürüyüş sonunda törenin yapıldığı caddenin sonlarına doğru durduk.Şimdi ölümcül bekleyiş başlamıştı.Tabi yaş küçük olunca dakikalar da yollar da kocaman kocaman geliyor.

Arada muhakkak atladığım çok önemli detaylar var ancak uzun zaman oldu hatırladığım kadarıyla hikayenin sonunda geliyoruz şimdi..

Evet bu kadar yorulma,gaz bilmem neyin üstüne yağmur çiselemeye başladı ve tören erken bitirildi.Yürüyememiştik ! Evet şimdi okula geri dönüyorduk...

Öğretmenimiz bir kısım arkadaşı sınıftan Alparslanın babasının kamyonetine bindirip göndermişti.Ben onların içinde değildim.Ve işte aynı yolu söve söve yürüdük, sonra parçalı bulutlu bir şeyler anımsıyorum ama anlatılacak kısmı bu kadar..

23 Nisan kişisel tarihimde böyle bir hayal kırıklığıyla başlamıştı..Sonra her sene bir yerlere katıldık ettik ama asıl bomba final i 19 Mayıs 2003te yapmıştım..Zamanı gelince anlatmaya çalışırım..

Selamlar, sevgiler..

karıştım ruhumla,terkettim ama kaçamadım @ 04-02-2008 09:39
sustum
sustun
sözler yoktu, çünkü artık onlara ihtiyacımız yoktu
durum her şeyi açıklıyordu sessizliğiyle
bu kez sen ağladın
şehir ağladı
yer ve gök ağladı
ben sustum, çünkü artık ağlamak bile yetmiyordu kanımca
anlatmaya bu finali
uyudum,uyanmak istemeden
uyudum
ki zaten uzun süre uyanamadım
ruh bedene fazla geldi bir ara
ama bırakamadı çünkü kolay değildi bırakmak
kolaysa bitmiştir
bittiyse kolaydır zaten gitmek ya da ölmek , bedeni terk etmek

ben ne gitmeyi becerebildim ne de kalmayı
ne ölmeyi ne de yaşamayı
ağlamayı ya da susup oturmayı
ben sevmeyi de beceremedim ki sevilmeyi de

şehri terkettim ki en kolay görünen oydu
geldim baktım ki daha yakınım terkettiğimden

şimdi bir boşluk
bir adım
bir uyku ve uyanınca her şey çok uzakta

zor olduğunu biliyordum
şimdi görüyorum
bitecek
bit.

Blogda son durumlar... @ 03-01-2008 02:50
Öncelikle sol taraftaki menülerden birinin adını değiştirdim.Oyunculara daha fazla hakaret etmek istemeden eğlenceliklerim olarak değiştirdim başlığı.İçine iki adet yeni link koydum.Son oyunculuk zırvalamalarım.
İşlerim kısmına çalışmalarıma ulaşılabilecek 2 link koydum.
Uzun zaman sonra aşağıda göreceğiniz yazıyı yazdım..Şimdilik böyle..

Yeni yıl, eski bendeki ben.. @ 03-01-2008 02:30
Kazasız belasız 2008 e girdik.Girdim yani.Gerçi ufak tefek tökezlenmeler oluyor da onlar sorun değil tabii.
Yeni yıldan bu yıl fazla temennim olmadı.Her geçen sene azalıyor olması benim açımdan ilginç bir detay.Ama konsept itibariyle sadece takvimde rakamların değişmesinden ibaret gördüğüm için zamanla bir şey ifade etmiyor yeni yıl da..Yani 28 Nisan bir şey ifade ediyor mu ? Ya da ne biliyim 29 eylül..Hani kimine göre özel bir gün değilse öylesine bir gündür işte.Benim için de bu yılbaşları iyiden iyiye öyle olmaya başladı.Her neyse çok da dert ettiğim söylenemez.

Son yazımdan sonrası için şöyle bir geriye bakalım.Yine bir sürü yaşanmışlık var kısacık zamanda.Ama farkettiğim bir şey daha var ki eskisi kadar yıpranmıyorum.Kalıcı olmuyor.
İyiden iyiye hissiyat duvarı aşağılara indi.Böyle tam bir öküz edasıyla izliyorum çevremde olup biteni.Diyelim ki bu da iyi..

Arada bir bayram geçirmişiz , yoksa 2 bayram mı ? Hatırlayamadım şimdi ama en son Kurban bayramını anımsıyorum.Farklı deneyimler yaşadım diyebilirim.Tüm geçmişimle yaşadığım iletişim sorunları tavana vurdu bir kere.O bahsettiğim öküz düm ben.İnsanlarla dialog kuramıyordum.Neden orda olduğumu, ne yapacağımı bilmiyordum.Öyle saçma sapan geziniyordum.Konuşulanları öyle dinler gibi yapıp başka alemlerde geziyordum.Zor günler geçirdim yani..Neyse ki bayram-seyran olayları bir süreliğine uzaklaştı.Sevmiyorum çünkü.İş olsun koşturayım istiyorum..

İş demişken aylardır şu sol tarafta duran Projeler kısmı hiç hareketlenmedi be..Bu arada ben çalışmıyor muyum ? Çalışıyorum tabii ancak orayı sinema için açmıştım aslında.Bu sürede ne kendim bir şey yaptım ne de birilerinin projelerine dahil oldum.Ama şimdi bir şeyler var gibi.Evet küçük bir ihtimali var hareketlenmesi için.Bir uzun metraj.Şimdilik bu kadar detay verebiliyorum.Dediğim gibi daha çok yolu var.Yarı yolda kalmassa paylaşırız tabii..

Baktım da çok ciddi bir yazı olmuş.Aslında son dönemdeki halimle de ilgili biraz.Yani olayları kendi içimde de hiç bir şekilde yorumlayamadığım için hiç bir yönde kendimce sanatsal kaygıyla dökülemiyorum buralara..Bu ikinci denememde çıkmış bir yazı mesela..
Biraz okuyup, düşünmek belki hislenmek lazım..

Ama sanırım burda başka bir şey devreye giriyor.Sanırım o hissiz adamı yaratma yolunda bayağı bir yol katettim.Katı görünüp son derece kırılgan olan ben biraz görüntüye benzemeye başladım sanırım.Yine bir olgunlaşma sürecine girdim galiba.Bir dönüm noktası.İşin kötü yanı da şu ki dönüm noktalarında geçmiyor zaman.Devrik cümle karizmatik olur değil mi ? Bu yazı böyle kalsın şimdilik, çok açılır çok yazarım umarım..Sevgiler..

Yeniden.. @ 19-11-2007 12:58
Evet - cümleme böyle başlamayı çok seviyorum- kısa bir aradan sonra tekrar yazmak istedim.
Bir süredir blog sayfamı açmıyordum bile.Şimdi öylesine yeniden yazmak geldi.Gider,gelir olabilir bunlar hep,insanlık hali..

Kendimce pek eski formumda değilim ki zaten yazmak benim için fazlasıyla efor gerektiren bir şey olduğundan buna da pek sahip değilim.
Hayatta hep 58 tane yere bölünen böyle olmassa rahat edemeyen ama bundan da şikayet eden ben yazmak deyince duraksıyorum.Zor zanaat..

Her neyse..Kasım ayı dert ayı, yani ne bileyim bir ibnelik var üzerinde.Havalar soğudu iyice.Her yer ıslak artık.Çamur vs.Bir de bu şartlarda film çekmeye çalışıyorsanız pek sevimli değildir sonbahar-kış ayları..

Geçenlerde - aslında dün- film için mekan bakmaya gittik Çatalca ve köylerine.Eski mahalle günlerini anımsadık bir taraftan.Köpekler,deliler, delikanlılar.. Ve tabii çamurlu yollar..
Köpekler eski korkularımı anımsattı ,korku derken mahalledeki Deli Mehmet vardı onu anımsadım sonra.Bir insan diğer insan oğlundan bu kadar korkabilir mi yahu.Ama deli işte.Bastonu vardı böyle,kızdıranlara fırlatırdı.En ilginci de uzaklardan -Deli memet geliyoooo-diye bağıran bir çocuk sesiyle hepimizin arazi olması,adamdan değil de sanki biraz kendimiz yaratıyorduk o korkuyu,macera olsun işte.Sonraları öğrendim kamyon çarpmış, sizlere ömür..
Bu muhabbetlerle geçti hep pazar günümüz dağda bayırda.Bir taraftan da çamura batmamak için yaptığım küçük bale gösterisi tarihin tozlu sayfalarına kazındı misal.
Sonra bir köy kahvesinde minibüs bekledik 2 saat.12 tane çay 1 bardak su içtik ve adam bizden 3 Ytl istedi.O ara gözlerim dolmuş ,dostum söyledi.
İşte böyleydi son gün ,mekan değişti ruh huzura erdi.Sonra mı..hiç bahsetmiyim,sonrası sevimsiz..

sevgiler..

arıza kaydı no: 6 @ 05-10-2007 22:12
arızayım.
ciddi ciddi arızayım.içimde kurt var.fenayım.sanırım bir şeylere zarar vericem.korkuyorum evet.bir şeylere zarar vericem.

ara sıra yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum.aslında olay denmez buna başka bir şey.

şimdi diyelim sürahiden bardağa su koydum.sanki o bardak devrilecek gibi geliyor,sonra masa devrilecek sonra eşyalar,sonra bina sonra her şey.böyle son durak filminde mi vardı felaket gören tipler.heh onlara benziyor işte.
çok acaip.korkuyorum...

korkunca tehlikeli oluyorum.mesela yine fobilerimden biri anlaşılmamak ve anlatamamaktır ki sanırım bu konuya bir çok kez değindim.ama öyledir yani hayatımın büyük bölümünü kapsar.
eğer bu konuda ters bir şey hissedersem çok sinirleniyorum.aşırı sinirleniyorum.işte o zaman her şeye zarar vermek istiyorum..

bu ara dışarı vuramıyorum yine tüm bunları.gün içinde güzel şeyler düşünüyorum.artık yazmak için düşünüyorum ama hepsini unutuyorum.

ama bir şey duydum onu unutamadım.bir erkeğin kıza sarfettiği cümleydi ;

"seni seviyorum,korkuyorum, benden ne istiyorsun ? "

çok düşündüm, nasıl bir ruh haliyle çıktı bu cümle.uzun zamandır bir şeyi bu kadar garipsediğimi hatırlamıyorum.belki sana öyle gelmiyordur.ama ben bir acaip oldum Türkçesi..
benden daha psikopatları varmış dedim belki de..psikopatlık da zihinsel gerçi ama belki e en tehlikelisi bu..

aslında bugün pek yazasım yokmuş he ? hastalık kötü bir şey bu arada, sıkı giyinin..italyayı boykot edin.

ssanırım kısa ya da uzun bir süre ara veriyorum yazmaya.çünkü şu andan itibaren canım hiç istemiyor.ama yarın oturup yazarım da belli olmaz.

sevgiyle.

nev sükut-u hayal , bu yazıyla dinliyorsunuz..ileri tarihe not düşmek açısından belirttim.

arıza kaydı no 5 @ 04-10-2007 06:32
Pıfıııp pıfffıııpp.
Ohhh.
Fırrrkkk..

Pardon ,nezleyim de burnumu siliyorum sürekli.Artık o kadar içselleştirdim ki yazıya dökebileceğimi düşünüyorum.Şu yukarıdaki efektlerden ikinci okuyuşumda tiksindim ama yazdım bir kere silmicem.Ceza olsun bana.Devam edelim.İnsan neden nezle olur diye yine bana ait klişe bir giriş yapalım. Klişelere de çok takıyorum ve sanırım seviyorum onları.Hep klişeler üretmek istiyorum.Keyifli klişeler.Orjinal bir adam değilim çünkü ben.Herkesten farkım ne ? Nezle bile oluyorum işte. Farklı olsam hastalığım da çok başka olurdu.Dermansız olurdu.


Hayat boyu -ki bu kelimeyi kullanırken de çok tiksiniyorum altı üstü 20 senemiz var şurada- farklı olduğumu düşündüm.Ha bu iyi anlamda ya da göt kaldırma manasında değil.Farklı işte.Belki bulunduğum ortamlarla alakalı.Anlaşılamadığımı düşündüğüm çok olmuştur.

Ne biliyim küçükken mahallede filozof , profesör ,uzman gibi lakaplarım oldu zamanla.He çok mu zekiydim ve bunlar birer övgümüydü.Tabi ki hayır.Onların salaklığı beni filozof yapıyordu onların gözünde.Dolayısıyla ulaşılamayan ciğer ve pis insan muamelesi görme durumları.
Şimdi düşünüyorum harbiden cahil adamlardı be.Aileleri de öyleydi.Cahil adamın cahil çocukları bi de benle taşak geçiyordu ibneler.Şimdi gelsenize..Neyse zaten mahallede en yakışıklı çocuk da bendim , ablalar beni severdi. Bu da ikinci kıl olunma nedeni.Yalnız ne kadar şerefsizmişim ben hem zeki hem çekici erkek modeli , vay puşt ben , şimdi öle birini görsem ben de kıskanırım.
Ah eski parlak günlerim.

Neyse burnum aktı yine.Yazıya neden başladığımı anımsadım.Nezleyim ciddi bir arıza durumu.Kız arkadaşım da mütemadiyen bana sövüyordur şu an çünkü ona da bulaştırdım. Ne adi bir adam oldum ben , nefret etmekte haklıymış çocuklar , geleceği görmüşler.Ama olsun sevmiyorum çocukluğumu, .mına koduumun cahilleri az ezmediler beni.Maç yaparken kaleden çıkmayan bi adamdım ben ya.Hayatımı kararttılar valla.Bu gün böyle dengesizsem bu yaşadığım travmalardandır. Neyse belki de böylesi daha güzel , diğerleri gibi değilim aslında şimdi.

Yalnızlık @ 04-10-2007 06:22
Sahne 1 / Adam / Gün / Ev

Adam bir yatakta uyumaktadır.Etraf dağınık.Yiyecek artıkları , kıyafetler ,dergiler ..
Adam nedensizce uyanır.Boşluğa bakar.Bir süre durur.Kalkar.Tuvalete gider.Geri döner tekrar yatar.Yorgana sıkıca sarılır.Durur.Tv yi açar.Bakar.Kapatır.Pc yi açar bakar, müzik açar. Başından kalkar.Mutfağa gider bir şeyler atıştırır.Tekrar pc ye bakar.Kalkar giyinir.Dışarı çıkar.

Sahne 2 / Adam / Gün / Sokak

Adam sokakta yürür.Bir bakkala girer..Gazete,sigara..içecek bir şeyler alır.Eve döner.

Sahne 3 / Adam / Gün / Ev

Adam eve gelir. Gazeteye bakar.Sigara içer.Müzik açar.Tekrar uyuklar.
Uyanır , duşa girer. Zaman geçirmeye devam eder.Uyur.


.....

Çok mu klişe geldi ? Hepiniz yalnızsınız o halde..

arıza kaydı no 4 @ 02-10-2007 18:11
hayat enteresan derler ya hiç yalan yok aynen öyle.genelde rutin dışı olaylarla karşılaşınca söyleniyor insan işte hayat ne kadar enteresan yahu diye..
benim gibi insanların çizgileri pek yerinde durmaz.o yüzden bu sözü çok kullanıyorum.
benim gibi deyince ben nasıl biriyim yazılarıma göz atanlar az çok aşina olabilir.açıklamak gerekirse üşengeçler için ; sosyal dengesizliklerim bir yana iş okul aşk her ne varsa asla orta karar olamıyor.ya dipteyim ya tepede.
şimdi bunları söylerken acaba diyorum amerikayı yeniden mi keşfediyorum.bilmem çok da önemli değil çünkü her şey bana göre özel,öznel.

amerika da pek uzak memleket ya.keşefedene ne mutlu.bana kalsa mahalleden dışarı çıkmam.
öyle bir fobim var.uzak fobisi.yurt dışı muhabbetleri döner arada hayal ederiz de dedim ya mahalleden çıkmak bile zor gelir.
bırakın beni başkasının gitmesi daha fena gibi.

bir keresinde hiç unutmam , 7-8 yaşlarındaydım, halamlar yaz tatilinde 8-10 günlüğüne memlekete gidiyordu.biz de babamla onları otogara götürdük işte.bunlar otobüse bindi tam gitmelerine yakın beni bir ağlama tuttu.nedenini bilmiyordum ama bayağı bir ağlamıştım. bana sormuşlardı neden ağlıyorsun diye hatta onlarla gitmek istediğimi düşündüler.ama mevzuyu çok sonra 18 yaşında bir arkadaşı yurt dışına gönderirken çözdüm.korkuyordum.hemde çok acaip.
psikoloğa filan sorsanız dünya şey anlatır ama sonuçta benim korkmamı ve üzülmemi engelleyemez.bu korku tabi nefreti de beraberinde getiriyor artık.

zaten büyüdükçe her şeyden nefret eder oldum.nefret etmediğim şeylerin sayısı çok az.en büyüğü de sinema heralde.onunla aramız ne zaman bozulur bilmiyorum ama hiç bozulmaz umarım.bu aralar da sinemanın zorluklarını anlatan bir filmin müzikleri karşılıyor sizi sitede. Son filminin müzikleri.
tadını çıkartın..
sevgiler..

bu kez hafif oldu gibi , ne farkeder, nefret ediyorum!

Website - Blog Yenilendi @ 01-10-2007 15:59
Selamlar,

İlk defa burada böyle düzenli bir giriş yapma fikri edindim ama an itibariyle bozuyorum.
Her neyse siteyi yeniledim biraz makyaj filan güzel oldu.Sol tarafta kendimle ilgili bir kaç bir şey ekledim , daha da ekleyebilirim.Diğer taraftan şimdilik ana sayfayı yazılara ayırmaya ve size buradan güzel müzikler dinlettirmeye devam edeceğim gibi görünüyor.
İlgilenen herkese teşekkür ederim şimdiden, eleştri ve yorumları da beklerim.

Sevgiyle

Ercan

klişem @ 27-09-2007 23:36
kendini rahat bırak dedi yaşlı adam genç çocuğa
tıpkı o klişe öyküdeki gibi
aslında adam
gelecekten gelmişti
çocukluğuydu karşısındaki..

ve acaba
neydi bana yazdıran tüm bu klişe öyküleri.
bilmiyorum
20 senedir konuşuyorum,
tartışıyorum,
yorulmadım
çok konuşuyorum,
ulan ercan
kendini rahat bırak..

arıza kaydı no 3 @ 27-09-2007 23:28
arıza bu kez bana kaydı.
hastayım 3 gündür. nefes almakta güçlük çekiyorum,yaşam ünitelerim durmak üzere , bütün kalkanları! indirdirm.
ancak ısrarla doktora gitmiyorum.nedendir.bilinir gerçi de yine de bilmiyorum.
tıpkı işten ayrıldığım ve yerime başkası geldiği halde işe gitmeye devam etmem gibi.
ay sonuna kadar gidiyim dedim.
yalakalık mı yapıyorum acaba bilinç altında.bilmiyorum.maaşımı alabilecek miyim, alırım ama nasıl ? bilmiyorum.
ben bilmiyorum dersem o bilmiyorumdur.çünkü benim her şey hakında sözüm vardır.bilmiyorum dersem gerçekten bilmiyorumdur en azından o saniye hiç bir şey düşünemiyorumdur.yoksa konuşurum zorlama beni.
tartışmayı seviyorum, sevişmekten daha eğlenceli.daha doyurucu.sürekli bir dinamiği var monoton olması daha zor seviyorum tartışmayı.
sevdiğim şeyi sonuna kadar savunur korurum.gerekirse amına bile korum ama kimse benim sevdiğim istediğim şeyin tersinden yaklaşamaz,kralını tanımam öyle de pis bir adamım.

exit music , gel kaçalım diyor;we escape.şu an çalan piano yorumu (hala değiştirmemiş isem ) orjinalini de dinlemek lazım.
saygılar..

Arıza Kaydı

Date: 27.10.2007
Viewed: 206
Category: Personal
Tag: sinema kisa-film mizah pesimist dramatik ask genclik depresyon oyku kurmaca hayat

Share
Report


Related RSSes
Personal - KandanAdam
Date: 27.10.2007
Viewed: 205
Personal - hasanyilmaz.net
Date: 27.10.2007
Viewed: 281
Personal - Tois'NblogU
Date: 27.10.2007
Viewed: 373
   
Olmazmi.com