The largest and the best home page
Olmazmi search
tr
en
home page sites rsses
   
 There are thousands of mobile phones in Telefonvarmi.com Click here to go Telefonvarmi.com.

Personal - Akşam Pazarı RSS

Yapanlar, Yıkanlar ve İşçi Problemleri @ 01-09-2007 01:46
Bir evi 10 işçi, günde 6 saat çalışarak 8 ayda inşa ediyorsa, bir işçi bu evi günde 2 saat çalışarak ne kadar sürede yıkar?

İşçi problemleriyle herkes az çok haşır neşir olmuştur okul zamanı... Karadüzen bir müteahhit olmaya yetecek kadar bilgiye sahip olmuşuzdur belki de bu problemler sayesinde...
Fakat farkettiğiniz gibi yukardaki problem biraz farklı, matematik sorularından daha çok felsefe sorularının arasına yakışacak türden... İnşa etmeyle yıkma süresinin oranını bilemediğimizden cevap da veremiyoruz zaten...
Binayı toptan havaya uçuran bir işçi, heralde işin ilk günü iki saat dolmadan halleder. Balyozla daha uzun sürse de, yıkımı yapımından daha kısa sürecektir bu evin...

Okuyucu: Zaten uykumuz var, senin anlattığın şeye bak! Nedir amacın? Ajan mısın?
Yazar: Yukardaki problemden çıkartabileceğimiz sonuçlar var. Bir kere şurası kesin ki; bir şeyin yapımı, yıkımına göre daha zahmetli ve daha uzun sürüyor.
Okuyucu: Doğrudur...
Yazar: Mesela bir çini ustası bir eserini üç ayda bitirse de, birisinin onu yere düşürüp kırması bir saniyeden fazla sürmez.
Okuyucu: Sadede gelelim...
Yazar: Demek ki; işi yapmak olanlar, işi yıkmak olanlara göre kat kat fazla çalışmalılar...
Okuyucu: Peki!





Eleştiri Kültürü ve Biz , bir de Filiz... @ 27-08-2007 20:46
İki sene kadar önceydi, benimle aynı yurtta (Studentenstadt) kalan bir arkadaşımın daveti üzerine odasına gittim. Birkaç Türk arkadaşı da oradaydı ve koyu bir muhabette başladık. Okul, spor derken konu tabii ki politikaya geldi. İçlerinden birinin, o zaman gazetelerin internet sayfalarında yeni yeni çıkan okuyucu yorumları kısmına yorum yazdığını öğrendim. Çok şaşırdım, zira ben de sık sık yorum yazıyordum ve o zamanlar bir haberin altındaki yorum sayısı ortalama 5 (yazıyla beş) 'ti. ( Evet buralar eskiden dutluktu!) Gerçi isminden yorumlarını hatırlayamamıştım ama o üç - beş kişiden birinin daha Münih'te olması beni hayli şaşırtmıştı.

Evet, buralar daha dutlukken, bu yorum olayının çok güzel birşey olduğunu sanıyordum, halkın sesi diyordum. Ama aradan geçen iki yıl gösterdi ki, internet sayfalarındaki bu küçük ayrıntı,bütün dünyada olduğu gibi bizde de olan bir hastalığı ortaya çıkardı. Üç-beş yorum zamanla iki yüzleri görmeye başladı. Artık kimse birbirini okumuyor, sadece yazıyor, haberi yarım yamalak okuyup eleştiriyi basıyordu. Evet yorumun adı eleştiri olmuştu artık, bilenler susmaya, bilmeyenler konuşmaya başladı. Ne tesadüf ki, dünyada ve Türkiye'de tam bu arada bloglar. videobloglar, kişisel Youtube videoları patladı. Evet, herkes kendini dünyanın merkezi olarak görmeye başlayıp, bir bir kendi cumhuriyetini ilan ediyordu.

İşte eleştiri furyasının temelinde bu hastalık yatıyor. Paradoksa bakın ki, bu konuyla ilgili duygularıma hiç sevmeyip habire eleştirdiğim Cem Özer tercüman oldu. Katıldığı bir programda 'beğenmeme ile kendini önemsetme' kavramından bahsetti. Gerçekten de bir şeyi beğenmemek çok 'cool' duruyor üzerimizde, beğenmek ise sanki utanılıcak birşey. Sık sık duyarız çevremizde;
nadiren birinden övgüyle bahsedilecek olsa, hemen başına ''Aslında hiç beğenmem ama bu hareketini takdir ettim'' tarzında ilaveler getirilir. O zırh asla indirilmez.

Bu 'benmerkezcilik' öyle boyutlara ulaştı ki, artık okuyucu yorumlarında; 'Bu habere yorum yapmak istemiyorum' gibi inanılması güç, trajikomik ifadelere sık sık rastlar olduk. Halbuki tevazu insana ne kadar yakışıyor ve onu yüceltiyor! Çok iyi bildiği bir konuda söylenen saçma ya da yüzeysel sözleri, sanki konuyu ilk defa duyuyormuş gibi dinleyip, konuya hakimiyetini hiç belli etmeyen insanlar var çocukluk hafızamda... Günümüzde değil onlar gibi olmak, onları anlamak bile zor iş vesselam!...

Keşke buralar yine dutluk olsa!




Merhaba Dünya , Merhaba Dünyalı! @ 27-08-2007 20:42

Malum, yeni öğrenilen bir programlama diliyle yazılan ilk programda ekranda "Hello World!" ya da "Merhaba Dünya" yazısı çıkartılır, adettendir. Ben de buna atıfta bulunarak bloguma böyle başlıyorum. Ama biz dünya yerine dünyalı diyelim, belki okuyacak dünyalılar vardır, ayıp olmasın...

Merhaba Dünyalı!


Akşam Pazarı

Date: 26.10.2007
Viewed: 39
Category: Personal
Tag: yorum kisisel-blog blogspot

Share
Report


Related RSSes
Personal - Pillizof
Date: 26.10.2007
Viewed: 32
Personal - odalabudala
Date: 26.10.2007
Viewed: 36
Personal - İstanbulun Modifiye sitesi....
Date: 26.10.2007
Viewed: 30
   
Olmazmi.com