DÜNYA TARİHİNDEKİ İLKLER @ 02-01-2008 18:06
MÖ 30.000 Resim,mağaraların iç duvarlarında bulunan resimlerin renkleri,topraktan ve başka doğal boyalardan elde edilmektedir.Belki yazının kaynağını da burada görmek gerekir.Konuşma diline gelince,başlangıç dönemi bilinmiyor.
MÖ 25.000 Özel aletler,taş balta,kemik bıçak,kemikten ya da balık kılçığından yapılmış dikiş iğnesi.
MÖ 10.000 Köpek Zekası,koku alma yetisi,belleği,aynı zamanda arkadaşa olan gereksinimiyle köpek,on bin yıldır avda olduğu kadar kulübede de insanın sadık dostudur.
MÖ 5.000 Domuz ve koyun yetiştirme,ardından öküzün evcilleştirilmesi.Bin yıl sonra sıra,Hindistan'da horoz ve tavuklara gelecektir.
Dokuma,önce Mısır'da yün dokunur,iki bin yıl sonra ketenin,ardından Hindistan'dan gelen pamuğun dokumasına geçilir.
MÖ 4.000 Çömlekçilik,Çin'de ve Akdeniz kıyılarında ortaya çıkmıştır.
Yazı,Mezopot.. ( devamı )
GÜNEŞ MEĞERSE ÇOK KÜÇÜKMÜŞ @ 12-08-2007 10:05
.. (
devamı )
SALİSE SALİSE KAZA @ 10-08-2007 14:15
SALİSE SALİSE KAZA
Araştırmaya göre, yolcular için hayati tehlike yaratan ve aracı 30 metre yukarı fırlatabilecek kadar güçlü enerji oluşumuna neden olan çarpma, emniyet kemeri kullanıldığında bu sonuçları doğurmuyor.
Araştırmaya göre, aracın saatte 80 kilometr hızla duvara çarpma anında gerçekleşenler sırasıyla şöyle sıralandı:
''-Çarpmadan 26 milisaniye sonra ön tamponlar araca gömülür. Araç kendi ağırlığının 30 katı bir kuvvetle frenlenir. Sürücü ve yolcular emniyet kemeriyle bağlı değillerse 80 kilometre süratle araç içinde harekete devam ederler.
-30 milisaniye sonra sürücü koltuğuyla beraber 15 santimetre öne doğru fırlar.
-44 milisaniye sonra sürücü göğüs kafesiyle direksiyona çarpar.
-50 milisaniye sonra araç ve içindekiler üzerinde, kendi ağırlıklarının 80 katı büyüklükte bir kuvvet etki eder.
-68 milisaniye sonra sürücü 9 tonluk bir kuvvetle gösterge paneline çarpar.
-92 milisaniye sonra sürücü yanındaki yolcuyla beraber aynı anda kafasını ön cama çarpar, yolcu bu çarpmayla kafasına ölümcül bir darbe alarak camdan dışarı fırlar.
-100 milisaniye sonra direksiyon tarafından tutulan sürücü tekrar aracın içine düşer.
-110 milisaniye sonra sürücünün arkasında oturan yolcu sürücü seviyesine yükselir ve kafasıyla sert bir darbe yapar aynı anda kendisi de sert bir darbe alır.
-150 milisaniye sonra tekrar sessizlik egemen olur. Cam, çelik, plastik parçaları yere düşer.
-200 milisaniyeden daha kısa süre içerisinde her şey biter.''
AA
.. (
devamı )
İRAN'DA BİR GENÇ KIZDAN 15 KİLO UR ÇIKTI @ 08-08-2007 08:45
İRAN'DA BİR GENÇ KIZDAN 15 KİLO UR ÇIKTI Genç kızın karnından 15 kilo ur çıkarıldı TAHRAN (İHA) - İran'da ameliyatla genç bir kızın karnından 15 kilo ur çıkarıldığı bildirildi. İran Resmi Haber Ajansı'nın (İRNA) haberine göre, Hürremabad'da bir hastanede bugün ameliyat edilen 21 yaşındaki kızın karnından 15 kilo ur çıktı. Söz konusu hastanın karında şişlik, şiddetli ağrı ve nefes darlığı şikayetleri ile hastaneye müracaat ettiğini belirten hastane yetkilileri, yapılan tahliller sonucu ameliyata karar verildiğini açıkladı. Ameliyat edilen hastanın genel sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi Kaynak:www.mynet.com.. (
devamı )
TÜRKİYE'NİN EN GARİP YARATIĞI @ 07-08-2007 15:35
Türkiye'nin en garip yaratığı
Denizli’nin Acıpayam ilçesinde vücudu fareye, arka ayakları kanguruya, kulakları ise tavşana benzeyen bir kemirgen bulundu. Kemirgen görenleri şaşırtırken,Denizli Veteriner Hekimler Odası Başkanı Ali Uzakgider, "Doğum anomalisinden kaynaklanan bir durum. Yeni bir tür olması mümkün değil" dedi.
Kanguru, tavşan, köstebek, sincap ve fareyi andıran sevimli yaratığı görenler hayretlerini gizleyemiyor. Kanguru gibi sıçrayarak yürüyen yaklaşık 150 gram ağırlığında, 10 santimetre boyundaki, uzun kuyruklu, uzuk kulaklı yaratığı bularak sahiplenen Veli Turan ona `Abbas' adını verdi.
Gümüş Köyü'ndeki arkadaşları, Murat Tutkun, Fuat Turan ve Hasan Tutkun'la birlikte, 1 ay önce Eşeler Yaylası'nda gezerken, Veli Turan'ın ayağı bir çukura girdi.
Turan, ayağını çıkardığı çukurdan fırlayan bir canlının kanguru gibi sıçrayarak kaçtığını gördü. Uzun süren kovalamacının ardından gençler daha önce hiç görmedikleri yaratığı yakalayarak köye getirdi.
Kemirgeni, ekmek, yaprak ve karpuz gibi yiyeceklerle beslediklerini ifade eden Duran, "Kanguruya benzetiyoruz. Ama kanguru da böyle olmuyor. Kulakları büyük. Yani değişik bir mahluk. Yetkililerden kemirgeni araştırmalarını istiyoruz" dedi.
Bölgede 40 yıldır çobanlık yaptığını belirten Hüseyin Aslan, "Ben bu dağları karış karış bilirim. Hayatımda böyle bir yaratık görmedim. Kanguru gibi sıçrıyor, görüntüsü fare ve tavşanı andırıyor" dedi.
.. (
devamı )
POPÜLER YALANLAR @ 04-08-2007 15:40
Popüler Yalanlar
Ben zaten anlamıştım.
Önemli olan ruh güzelliği canım.
Senden başka kimseyi sevmedim.
Aaaa.Hoşgeldin.Ben de şimdi sana geliyordum.
Bir kereden birşey çıkmaz.
Yarın tamam.
Öğle tatili yapmıyoruz.
Hiç acıtmayacak.
Şimdi ben de seni arayacaktım.
Orijinal yedek parcası.
Telefon şehirler arasına kapalı.
Burada torpil geçmez.
Girilmez levhasını görmedim.
Yemeğe kalın.
Çok üzüldüm.
Her bedene uyar.
Davetliydik ama gitmedik.
Bu kızı kimler kimler istedi.
Herkese eşit zam yapıldı.
Hatırası var.
Herşeyin en iyisine layiksin.
Sadece arkadaşız.
O benim ağabeyim gibiydi.
Ben zaten böyle olacağını biliyordum.
Emrin olur.
Arkasından değil, burada olsun yüzüne de söylerim.
Bilsem söylemez miyim???
Ayıp ettin valla kimseye söylemem
Kolay gelsin herkese,
Aradım valla yoktun...
Kusura bakma güzelim, bizde de hiç bozuk kalmadı.
Yolda lastik patladı.
Çok kolay bir ders. Ben A almıştım.
Baba, bu dönem kitaplar çok tuttu.
Yedi göbekten İstanbul'luyuz.
Üç saatte Ankara'ya indik.
Çok yakın ahbabım olur.
Elimizde büyüdü.
Orada durumunu toparlamış. Paraya para demiyormuş.
Paranın ne önemi var muhim olan insanlık.
Abi sen kapat, ben hemen arıyorum.
Çocuğu çıkardım bile, birazdan sende.
Kesinlikle kırılmaz.
İmkansız, daha ucuza bulamazsınız.
Şimdi seni düşünüyordum.
Hayır efendim çekmez.
Giyince açılır, merak etmeyin.
Çek bekliyorum, geç kaldı, gelsin hemen yatıracağım.
Seni sevdiğim için yapıyorum bunları.
Kapatmam lazım, ocakta yemek var.
En doğru, en hızlı, en detaylı haberler için bizi izleyin.
Biz demokrasinin bekçisiyiz.
Saat durmus, çalmadı.
Yok canım, benim değil, arkadaşlar unutmuş.
Biz de şimdi içeri girdik.
Biz de tam kapıdaydık.
Aaa, sana en az beş e-mail gönderdim, almadın mı?
Sürekli arıyorum, düşm.. ( devamı )
TÜRK HASTALIKLARI @ 03-08-2007 21:03
TÜRK HASTALIKLARI
1-Kardan adama tekme atma veya bozmaya calisma hastaligi,
2-Yeni atilmis bir betona basma ve isim yazma hastaligi,
3-Gazete ve dergilerdeki resimlere sakal, biyik ve gözlük yapma hastaligi,
4-En iyi arabayi ben kullaniyorum zannetme hastaligi,
5-Kar topunun içine buz koyma hastaligi,
6-Cep telefonu kullaniminin yasak oldugu ortamlarda Illede görüsme yapma
hastaligi,
7-Belediyenin duraklara koydugu saatlerin yelkovan ve akrebini sökme
hastaligi,
8-Kumsalda Deve güresi yapma hastaligi,
9-Sahin marka arabayi, Dogan görünümlü yapma hastaligi,
10-Agaçlara ve parktaki banklara kalp ve isim bas harfi kazima hastaligi,
11-Derslerini çalisip sinifini geçenleri inek sanma hastaligi,
12-Meslegimizdeki ünvanimizi Ingilizce olarak söyleme hastaligi,
13-Tikky olan insanlarin tikleri ile ugrasma hastaligi,
14-Iskambil kagitlarindan kule yapan birinin kulesini Bozmaya çalisma
hastaligi,
15-Cep telefonu ile bagira bagira konusma hastaligi,
16-Reklam için duvarlara veya panolara yapistirilan afisleri yirtma
hastaligi,
17-Tuvalet duvarlarini defter sanma hastaligi,
18-Otobüs duraklarina "Atesli sevisirim beni ara" yazma hastaligi,
19-Trafikte bizi geçen bir araçi mutlaka yakalayip onu geçmeyi ilke sayma
hastaligi,
20-Sinyal verir vermez serit degistirip, kazaya sebebiyet verdigimizde
sinyal verdik görmüyonmu deme hastaligi,
21-Ara yollardan ana yola çikacak araca yol vermeme hastaligi,
22-Ünlü birini gördügümüzde ona el sallama hastaligi,
23-Ünlü birini gördügümüzde onunla fotoraf çektirip çok samimiyiz havasi
verme hastaligi,
24-Yasamadigimiz bir seyi yasamis gibi anlatip ona kendimizi inandirma
hastaligi,
25-Otobüs duraga yanastiginda illede ön kapi.. ( devamı )
TÜRK SİNEMASINDAN SEÇMELER @ 02-08-2007 14:14
TÜRK SİNEMASINDAN SEÇMELER
-Guzel oldugunuz kadar kustahsiniz da.
-Annecigim, ben bu amcayi cok sevdim. Ona baba diyebilirmiyim?
-Bana annemi tekrar anlatir misin babacigim?
Senin annen bir melekti yavrum.
-Neden agliyorsun annecigim?
Hayir yavrum aglamiyorum. Gozume toz kacti.
-Benim de senin yaslarinda bir oglum vardi evladim.
-Seni sevmiyorum, seninle oyun oynadim, bunu
anlamadin mi hala. ( Aktor veya aktrist amansiz
bir hastaliga_genellikle ince hastaliga_
tutuldugu zaman sevgilisine soyledigi ilk cumle.)
-Annen sen dogarken oldu yavrum.
-N'olur gercegi soyleyin doktor yasayacak miyim?
-O kizla evlenirsen, seni mirasimdan mahrum,
evlatliktan men ederim.
-Nayir Necla, n'olamaz.
-Hayir siz kovmuyorsunuz, ben vazifemden istifa
ediyorum.
-Tanrim, bu resim... bu resim...
-Ben fakir bir gencim, sen ise zengin bir
fabrikatorun kizisin.
-Biz ayri dunyalarin insaniyiz.
-Aman tanrim, goremiyorum... Goremiyorum.. Kor oldum.
-Goruyorum... Goruyorum..
-Evlenince pembe pancurlu bir evimiz olacak.
-Aman Allahim, ne kadar mesudum.
-Hayir.. Durun..! Kemal sucsuzdur.. Aradiginiz suclu
benim !
-Bizim bu dunyada yasamaya hakkimiz yok mu be hakim
bey abicim. Ha?
-Bu ses.. Bu ses.. Olamaz, git.. Git buradan..
-Vucuduma sahip olabilirsin ama ruhuma asla.
-Ustlendigin vazife cok muhim Kemal, bu gorevi
layikiyla yapacagindan eminim.
-Ben kor bir gencim, hayatimi keman calarak
kazanirim. Rica ederim duygularimla oynamayin.
-Sen arkadasimin askisin.
-Sizi ebediyete kadar bekleyecegim.
-Lutfen haddinizi biliniz.
-Metanetinizi muhafaza ediniz. Tanridan umit
kesilmez.
-Tanrim ne kadar bedbahtim.
-Bana yillar once cilgincasina sevdigim bir kadini
hatirlattiniz...
-Babanin kanini yerde koma ogul.
-Iste bana yazmis oldugun.. ( devamı )
HAZIR CEVAPLAR @ 02-08-2007 14:09
Öğrenci;
-Hocam,diye sormuş.İnsan,maymunun gelişmiş şeklidir''diyorlar.Ne dersiniz? Seyid Ahmet Arvasi cevap vermiş.
-O mantığa göre çınar ağacı da maydanozun gelişmiş şeklidir.
Yahya Kemal'a "Ankara'nın en çok hangi tarafını seviyorsunuz" diye sorduklarında şu cevabı vermiş:
-İstanbul'a dönüşünü.
Lokman Hekim'e:
-Hastalarımıza ne yedirelim?diye sorduklarında,şu cevabı vermiş:
-Acı söz yedirmeyin de,ne yedirirseniz olur.
Sokrat ölüme mahkum edildiğinde esi:
-Haksiz yere öldürülüyorsun diye ağlamaya başlayınca,
Sokrat:
-Ne yani, bir de hakli yere mi öldürülseydim?.
Bir filozofa sormuşlar:
-Sansa inanır misiniz?
-Evet, yoksa sevmediğim insanların basarisini neyle açıklardım.
Bir toplantıda bir genç M.Akif'i küçük düşürmek için:
-Affedersiniz, siz veteriner misiniz?
M.Akif hiç istifini bozmadan cevaplamış:
-Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?
Dünya nimetlerine önem vermeyen yasayış ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karsılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek olanaksızdır. Mağrur zengin, filozofa:
-Ben bir serserinin önünde kenara çekilmem.
Bunun üzerine Diyojen kenara çekilerek,gayet sakin su karşılığı verir:
-Ben çekilirim.
Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile'ye hasımlarından biri:
-Efendim,kulaklarınız bir insan için büyük değil mi?
Galile cevaplamış:
-Doğru,benim kulaklarım bir insan için büyük ama,seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mi?
Bir Fransız yazar,Mehmet Akif'e:
-Kadınlarınızı evden çıkartmadığınız doğru mu?diye sorduğunda Akif:
-Daha önceleri öyleydi,karşılığını vermiş. Fakat şimdi dışarı çıkarttık ve bir türlü içeri sokamıyoruz.
Komedyen Eddie Cortar'a,
-Hastalanınca n.. ( devamı )
TÜRK İCADI PİLSİZ FENER @ 01-08-2007 14:44
- TÜRK İCADI PİLSİZ FENER
- Pilsiz Fener Bir Kere Sallayınca 10 Saatlik Elektrik Üretiyor..
Bir lise öğrencisinin pilsiz ve şarjsız yanmasını sağladığı el
feneri, bir sallamayla 10 saat çalışıyor. -
Türkiye'de ve dünyada ilk defa seri üretime geçen pilsiz ve şarjsız
el fenerinin bir öğrencinin projesi olduğunu vurgulayan satış
sorumlusu Metin Yıldız, "Teknik lisede okuyan bir öğrenci, bobin
arasından geçen bir mıknatıs sistemiyle elektrik üretmeyi başararak
el fenerinde uyguladı. -
Daha sonra bu projeyi İstanbul Elektrik Firması'na gönderdi. Burada
arkadaşlarımızın yaptığı çalışmalar sonucu da olumlu çıktı. Pil ve
şarj cihazı kullanmağa gerek kalmadan hazırlanan sistemde, sadece bir
kez sallamak yeterli oluyor. Bir kez salladığınız el fenerinin
elektrik enerjisi yaklaşık10 saat gidiyor" dedi. -
Almanya'da katıldıkları bir fuarda bu ürünü gösterdiklerini belirten
Yıldız, "Almanlar hayretler içinde kaldı ve bizden talepleri oldu.
- Bunu yapan bir lise öğrencisi, yani bir Türk'ün başarısıdır. Şimdi
İstanbul Elektrik Firması t.. ( devamı )