The largest and the best home page
Olmazmi search
tr
en
home page sites rsses
   
 There are thousands of flash games in Oyunvarmi.com Click here to go Oyunvarmi.com.

Religion - 1 Numara Dini Blog RSS

AHLAKTA MÜKEMMEL ÖRNEK @ 09-09-2007 21:14
AHLAKTA MÜKEMMEL ÖRNEK

Bazı güzel hasletler vardır ki, her insan onlara sahip olmak, onları kendi hayâtında yaşamak ister: Sabır, kanaat, cömertlik, tevazu, fedakârlık, cesaret gibi...

Çünkü bunlar ve benzeri güzel vasıflar, insana gerçekten "insan" olma özelliği kazandırır.

"Güzel ahlâk" adı altında toplanan bu güzel vasıfları "örnek insan" olarak en mükemmel şekilde yaşayan insan, Peygamber Efendimizdir (a.s.m). Onun ahlâkı o kadar yücedir ki, Cenab-ı Hak, ona hitap ederek şöyle buyurur:



Günah günahı çeker @ 09-09-2007 18:26

Günah günahı çeker
Sual: Anneme, (Saçlarımı açmam günahtır. Ben bu günahı işliyorum, kollarımı ve bacaklarımı da açsam ne olur ki) diyorum. Annem razı olmuyor. Hatta namazını kıl diyor. Ben de hiç günah işlemesem kılarım diyorum. Ha bir günah işlemişim ha üç günah, ne fark eder diyorum. Ben haklı değil miyim?
CEVAP
Günah işleyene sen haklısın denmez. Maalesef günümüzde ibadetlerde ya hep ya hiç mantığı var. Ya hep ya hiç imanda olur, günahlarda ve ibadetlerde olmaz. İmanın azı çoğu olmaz. İman ya vardır, ya yoktur. Bazı ibadetleri yapamayana veya bazı günahlardan kaçamayana sen günahkârsın artık ibadete lüzum yok denmez. Günah küçük olsa da kaçmaya çalışmalıdır. Bir günaha alışan, ötekilerini de işlemek isteyebilir. Bir günah öteki günahları davet eder. Günah demek, isyan demektir. Akıllı olan, Rabbine isyan sayısını hiç artırır mı? Aksine azaltmaya çalışır.

İmam-ı Rabbani
hazretleri buyuruyor ki:
Bütün günahlara tevbe edip hepsinden kaçmak büyük nimettir. Bu yapılamazsa, bazı günahlara tevbe etmek de nimettir. Bunların bereketiyle belki bütün günahlara tevbe etmek nasip olur. "Bir şeyin bütünü ele geçmezse, hepsini de kaçırmamalı" buyuruldu. (2/66)

Birkaç günaha müptela olan kimse, birinden vazgeçmek isterse, ona, (Diğerlerini bırakmadığına göre bu günaha da devam et) denmez. Günah miktarı ne kadar azaltılırsa o kadar iyi olur. Çünkü Allah’tan korkarak bir günahtan vazgeçmek iman alametidir. Hadis-i şerifte, (Ömründe bir defa Allah’ı anan veya Ondan korkan Müslüman, Cehennemden çıkar) buyuruldu. (Tirmizi)

Günahkâr birisi bir ibadeti yapıyorsa, (Aman bunu bari bırakma) demeli! Bu ibadeti de yapmazsa, dinden tamamen uzaklaşabilir. Korkutmaktan çok, müjdeleyici olmak gerekir. Hadis-i .. ( devamı )

Günah günahı çeker @ 09-09-2007 18:26

Günah günahı çeker
Sual: Anneme, (Saçlarımı açmam günahtır. Ben bu günahı işliyorum, kollarımı ve bacaklarımı da açsam ne olur ki) diyorum. Annem razı olmuyor. Hatta namazını kıl diyor. Ben de hiç günah işlemesem kılarım diyorum. Ha bir günah işlemişim ha üç günah, ne fark eder diyorum. Ben haklı değil miyim?
CEVAP
Günah işleyene sen haklısın denmez. Maalesef günümüzde ibadetlerde ya hep ya hiç mantığı var. Ya hep ya hiç imanda olur, günahlarda ve ibadetlerde olmaz. İmanın azı çoğu olmaz. İman ya vardır, ya yoktur. Bazı ibadetleri yapamayana veya bazı günahlardan kaçamayana sen günahkârsın artık ibadete lüzum yok denmez. Günah küçük olsa da kaçmaya çalışmalıdır. Bir günaha alışan, ötekilerini de işlemek isteyebilir. Bir günah öteki günahları davet eder. Günah demek, isyan demektir. Akıllı olan, Rabbine isyan sayısını hiç artırır mı? Aksine azaltmaya çalışır.

İmam-ı Rabbani
hazretleri buyuruyor ki:
Bütün günahlara tevbe edip hepsinden kaçmak büyük nimettir. Bu yapılamazsa, bazı günahlara tevbe etmek de nimettir. Bunların bereketiyle belki bütün günahlara tevbe etmek nasip olur. "Bir şeyin bütünü ele geçmezse, hepsini de kaçırmamalı" buyuruldu. (2/66)

Birkaç günaha müptela olan kimse, birinden vazgeçmek isterse, ona, (Diğerlerini bırakmadığına göre bu günaha da devam et) denmez. Günah miktarı ne kadar azaltılırsa o kadar iyi olur. Çünkü Allah’tan korkarak bir günahtan vazgeçmek iman alametidir. Hadis-i şerifte, (Ömründe bir defa Allah’ı anan veya Ondan korkan Müslüman, Cehennemden çıkar) buyuruldu. (Tirmizi)

Günahkâr birisi bir ibadeti yapıyorsa, (Aman bunu bari bırakma) demeli! Bu ibadeti de yapmazsa, dinden tamamen uzaklaşabilir. Korkutmaktan çok, müjdeleyici olmak gerekir. Hadis-i .. ( devamı )

Büyük ve küçük günahlar @ 09-09-2007 18:26

Büyük ve küçük günahlar
Sual: Nisa suresinin “Eğer yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız, küçük günahlarınızı örter, sizi şerefli bir makama yükseltiriz” mealindeki 31. âyetindeki büyük günahlar nelerdir?
CEVAP
Büyük günahların sayısı çoktur. İnsan, her günahtan korkup sakınsın diye, büyük günahların hepsi isim olarak açıklanmamıştır. Günah Allah’a isyan etmektir. Günahkâr ise, âsi demektir.

Günahların hepsi Allahü teâlânın emrini yapmamak, olduğundan büyüktür. Fakat bazısı bazısına göre küçük görünür. Bir küçük günahı yapmamak bütün cihanın nafile ibadetlerinden daha sevaptır. Çünkü nafile ibadet yapmak farz değil, günahlardan kaçmak ise herkese farzdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Küçük görülen günahlardan sakının! Bu şuna benzer: Bir topluluk bir vadide konaklar. Ekmeklerini pişirmek için herbiri çalı çırpı getirir, böylece yeterli odun toplanır. İşte küçük gibi görülen günahlar da, toplanınca sahibini helâke götürür.) [Buhari]

(Herkes, en küçük günahı sebebiyle de cezalandırılırım diye korksun.)
[Ebu Nuaym)
(Günahın küçüklüğüne bakmayın, onu büyük bilip yapmayın!) [K. Saadet]
(Büyük günah tevbe edilince küçülüp silinir, küçük günaha devam edilince büyür.) [İ. Asakir]

(İşlenen hata kalbde bir iz bırakır, tevbe ve istiğfar edilince, o leke kaybolur, kalb cilalanır. Hataya devam edilirse, o siyah nokta büyüyerek bütün kalbi kaplar.)
[Tirmizi]

(Mümin, günahını dağ gibi görüp, üzerine düşeceğinden korkar. Münafık ise, günahını burnunun üzerine konan ve hemen uçacak sinek gibi görür.)
[Buhari]

Mümin, iman nuruyla küçük günahları da büyük görür. Her günah işleyişte kalbi sızlar. Günah, kulun yanında küçük ve kıymetsiz görününce, Allahü .. ( devamı )

Mekruh işlemek günah mıdır? @ 09-09-2007 18:25

Mekruh işlemek günah mıdır?
Sual: Mekruhların hepsi aynı derece günah mıdır?
CEVAP
Mekruh ikiye ayrılır: Tahrimen mekruh, tenzihen mekruh.
Tahrimen mekruh:
Vacibin terkidir. Harama yakın olan mekruhtur. Bunları kasıtla işleyen günahkâr olur. Cehennem azabına layık olur. Namazda vacipleri özürsüz terk ederek tahrimen mekruh işleyenin, o namazı iade etmesi vaciptir. İmam-ı Muhammed, tahrimen mekruh haram demektir buyurdu. İmam-ı a’zam ile imam-ı Ebu Yusuf ise, harama yakındır dedi. Tahrimen mekruh işlemek, küçük günah olur. Küçük günaha devam edenin adaleti gider fasık olur.

Tenzihen mekruh:
Mubah, yani helal olan işlerine yakın olan, yahut, yapılmaması yapılmasından daha iyi olan işlerdir. Gayri müekked sünnetleri veya müstehapları yapmamak gibi. Mekruh tek başına kullanınca tahrimen mekruh anlaşılır.

Tahrimen mekruhlardan bazıları:
Akşam namazından önce nafile kılmak. Alınan kaporayı izinsiz kullanmak. Altın ve gümüş kap ile yiyip içmek ve kullanmak. Ana babayı ve kadın kocasını adı ile çağırmak. Balık hariç, deniz hayvanlarını, deniz haşaratını yemek. Birkaç kişinin, aynı yerde, yüksek sesle Kur’an okumaları.

Cami resmi bulunan seccadeyi yere sermek. Camide yüksek sesle konuşmak, nutuk söylemek, kavga etmek, dünya kelamı ile meşgul olmak. Camiye veya eve kapanıp hep ibadet etmek ve yiyip içip, evlenmek, gezmek gibi eğlenceleri terk etmek. Canlı resmi olan elbise ile namaz kılmak. Farz kılmaya az bir zaman varken sünnete başlamak. Sabahın sünneti hariç.

Cenazeyi görünce, olduğu yerde ona karşı dikilip beklemek. Fasıkın ezan okuması ve imam olması. Oturarak ezan okumak. Fuhuş söz söylemek. Hıristiyan ve Yahudi kadın ile evlenmek. Hutbe ile namaz arasında hatibin dünya işlerinden sö.. ( devamı )

Vacib olan işler @ 09-09-2007 18:23

Vacib olan işler
Sual: Vacib olan işler nelerdir, vacibi terkin hükmü nedir?
CEVAP
Allahü teâlânın açık olan emirlerine Farz, açık olmayıp, zan ile anlaşılanlarına Vacib denir. Vacibi terk etmek tahrimen mekruhtur, harama yakındır. Tahrimen mekruh olan şeyi terk etmek vacibdir.

Fıtra ve kurban nisabına malik olana zengin denir. Bunun fıtra vermesi vacib olur. Mükellef ise, yani akıl baliğ ve mukim ise, kurban kesmesi de vacib olur. Zekat alması haram olur.

Nezri [adağı] yerine getirmek. Mesela, Allah için bir ay oruç tutmak nezrim olsun dese yahut şu işim olursa, bir ay oruç nezrim olsun dese ve o şeyi bulsa, oruç tutması vacib olur. Kefaret veremez.

Bozulan sünnet ve nafile namazları iade etmek ve zekatı acele edip, hemen vermek de vacibdir.

Şart anlamındaki vacibler
Sual:
Vacib kelimesinin şart, farz anlamına kullanıldığı yerler de var mıdır, varsa birkaç örnek verir misiniz?
CEVAP
Aşağıda, vacib diye geçen hükümler; farzdır, şarttır anlamında kullanılmıştır:
1- Allahü teâlânın, ihsan ettiği nimetlere şükretmek vacibdir. (Ahlak-ı alai)
2- Resulullahın peygamberliğini işiten herkesin, Ona iman etmesi vacibdir. (Mevahib-i ledünniye)
3- Her asırda yaşayan her milletin, Resulullaha uyması vacibdir. (S. Ebediyye)
4-
İmam-ı a’zam hazretleri, (Önceki dinlerin, Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam tarafından değiştirilmemiş olan hükümleri ile, amel etmemiz vacibdir) buyurdu. Yani, geçmiş dinlerin hükmü olduğu, âyet-i kerime veya hadis-i şerif ile bildirilmiş ve nesh edildiği bildirilmemiş olan hükümler ile amel etmek farzdır. (Tefsir-i Mazheri)
5-
Herkesin, sanatının, mesleğinin ilmini öğrenmesi vacibdir. (Kimy.. ( devamı )

Günah işlemenin insana zararı @ 09-09-2007 18:23

Günah işlemenin insana zararı
Sual: Günah işlemenin insana zararı nedir?
CEVAP
Günah işleyen, dünya ve ahirette büyük sıkıntılara maruz kalır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Günah işleyince kalbde siyah bir nokta hasıl olur. Eğer tevbe edilirse o leke silinir. Günahlara devam edilirse, o leke büyür ve kalbinin tamamını kaplar.) [Nesai] [Kalb kararınca da, artık ibadet etmek zor olur, günahları işlemek kolay gelir.]

(Günaha devam edenlerin zamanla kalbi mühürlenir. O kimse artık sevap işleyemez olur.)
[Bezzar]

(Derdiniz günahlardır, devası istiğfardır.)
[Deylemi] [İnsanların başına gelen bütün sıkıntılar günahları yüzündendir. İstiğfar edince, yani pişman olup tevbe edince günahlar silinir.]

(Kendini günahlardan korumayanı Allahü teâlâ
[dünya ve ahirette felaketlerden] korumaz.) [İbni Hüzeymi] [Günahtan kaçmaya gayret edersek, Allahü telâlâ da bize yardım eder. Günaha önem vermezsek, felaketlerden kurtulamayız.]

(Kişi işlediği günahlardan dolayı rızkından mahrum kalır.)
[Hakim] [Günah işleyenin kazancında bereket olmaz. Ömrü sıkıntı içinde geçer.]

Her günahı çok tehlikeli görmelidir! Müminin alametlerinden biri de günahını çok tehlikeli görür. Hadis-i şerifte, (Mümin, günahını başucunda dağ gibi görür, hemen üzerine yıkılacağından korkar. Münafık ise burnuna konmuş sinek gibi görür, hemen uçacağını zanneder) buyuruldu. (Buhari)

Gizli işlediği bir günahı ona buna duyurmak da ikinci bir günahtır. Böyle günahların affı zor olur. Hadis-i şerifte, (Her mümin affedilir, ancak günahını başkalarına açıklayanlar hariç) buyuruldu. (Buhari)
Kabahat gizli de, açık da işlenmez. Bir âyet-i kerime meali:
(Açık da olsa, gizli de olsa güna.. ( devamı )

Günaha önem vermemek ne demek @ 09-09-2007 18:23

Günaha önem vermemek ne demek
Sual: Bazıları (İçki içmeye devam eden kimse, haram olduğuna önem verse, içmez, açık gezen bayan, bunun haram olduğuna önem verse kapanır. O halde bunlar, işlediği günahlarına üzülmedikleri, yani haramı önemsiz saydıkları için kâfirdir) diyorlar. Bu hususu açıklar mısınız?
CEVAP
Günahı önemsiz saymanın ne demek olduğu çok kimse tarafından bilinmemekte, bu yüzden günahkarlara kâfir denmektedir. Bu yanlıştır. Üzülmeyen, önem vermeyen kâfir olur ama, üzülmek, önem vermemek ne demektir?

Mesela namazını kılan bir bayan, açık gezmenin günah olduğunu biliyorsa, (Kapanmak Allah’ın emri, kapansak iyi olur ama, bu zamanda kapanamıyoruz) derse, bu bayana kâfir denmez. Bunun gibi içki içen kimse de, (İçki haramdır, fakat alıştık bırakamıyoruz) derse, bu kimseye kâfir denmez.

Aksine, hiç içki içmeyen birisi, (Bir bardak şarap içmek günah sayılmaz) dese küfre girer. Yahut, (Herkes açık geziyor, ne oluyor, biz de geziyoruz, herkes içiyor, biz de içiyoruz, sarhoş olmadıktan sonra ne zararı olur) diyerek haramı önemsiz saymak küfür olur.

Allahü teâlânın gazabı günahlar içinde saklıdır. Bir günah yüzünden büyük azaba maruz bırakabilir. Yüz bin sene ibadet eden iyi bir kulunu, sonsuz olarak Cehenneme koyabilir. Mesela yüz bin sene itaat eden İblis, kibrederek secde etmediği için sonsuz olarak Cehennemlik oldu. Âdem aleyhisselamın oğlu, bir adam öldürdüğü için ebedi Cehennemlik oldu. Her duası kabul olan Belam-ı Baura, bir günaha meylettiği için imansız gitti. Karun zekat vermediği için malı ile helak oldu. O halde her günahtan kaçmaya çalışmalı. Hadis-i şerifte, (Çok küçük bir günahtan kaçmak, bütün cin ve insanların ibadetleri toplamından daha iyidir) buyuruluyor. (R. Nasıhin)

İmanla öl.. ( devamı )

Günah işleyene kâfir denmez @ 09-09-2007 18:22

Günah işleyene kâfir denmez
Sual: Günah işlediği sanılan veya günah işleyen müslümanlara kâfir denir mi, onlara lanet edilir mi?
CEVAP
Günah işleyen müslümana kâfir denmez. Çünkü Ehl-i sünnete göre, bir insan günah işlemekle kâfir olmaz. Bid'at fırkaları, günah işleyene, kendileri gibi düşünmeyen müslümanlara kâfir demek sapıklığında bulunmuşlardır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Mümine kâfir diyenin, kendisi kâfir olur.) [Buhari]

Müslümanım diyen, kelime-i şehadet söyleyen kimseye kâfir denmez. Bir savaşta, kelime-i şehadet getiren birisini öldüren kimseye, Resulullah efendimiz, (Kelime-i şehadet söyleyen kimseyi niçin öldürdün?) buyurdu. O da, (Dili ile söylüyordu ama kalbi ile inkâr ediyordu dedi. (Kalbini yarıp da baktın mı?) diyerek onu tekdir buyurdu.)

Onun için mümine kâfir demekten ona lanet etmekten sakınmalıdır! Lanet, sahibine döner. Hadis-i şerifte, (Kul, lanet ettiği zaman, lanet edilen buna müstahak değilse, kendine döner) buyuruldu. (Beyheki)


Sual:
Günah işleyen ve ibadet etmeyen kâfir olup ebedi Cehennemde kalır mı?
CEVAP
Günah işleyen ve ibadet etmeyen müslümana kâfir denmez. Kâfirden başkası, ebedi Cehennemde kalmaz. Günah işleyen müslümanın kâfir olmayacağı hakkında birçok âyet ve hadis vardır. Mutezile, (Günah işleyen ve ibadet etmeyen kâfirdir) demişse de, Ehl-i sünnet âlimleri buyuruyor ki:
Küfrün zıddı iman, günahın zıddı ise ibadettir. İmanı bırakan kâfir olur, ibadeti terk eden günahkâr olur. Amelsiz iman makbuldür, imansız amel ise makbul değildir. Kadınların, muayyen hallerinde, namaz, oruç gibi ibadetleri bırakmaları caiz ve lazım iken, imanı hiçbir zaman bırakmaları caiz olmaz.
Çünkü Kur’an-ı kerimde mealen bildiriliyor ki:

Günahkâra şefaat @ 09-09-2007 18:21

Günahkâra şefaat
Sual: Bir mümin, çok günah işlese, şefaate kavuşabilir mi?
CEVAP
Bir mümin, çok günah işlese de kâfir olmaz, kâfir olmadığı için şefaate kavuşur. Ahirette yalnız imansızlara şefaat edilmez. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Büyük günah işleyen her mümine şefaat edeceğim.) [Nesai, Tirmizi]
(İmanla ölen günahkârlara şefaat edeceğim.) [Buhari, Müslim]

Peygamber efendimiz, günahkâr müminlere şefaat edeceğini bildirince, Ebüdderda hazretleri, (Hırsızlar ve zina eden müminler de şefaate kavuşacak mı?) diye sual etti. (Evet onlara da şefaat edeceğim) buyurdu. (Hatib)

Bu hadis-i şerifler de, günah işleyen müslümana kâfir denilmeyeceğini göstermektedir.
 

.. ( devamı )

Kalb ile işlenen günahlar @ 09-09-2007 18:20
Kalb ile işlenen günahlar
Sual: Hep evinde duran veya hasta olup dışarı çıkamayan bir kimse, günah işleyebilir mi?
CEVAP
Kalb ile işlenen altmıştan fazla günah vardır. Bunlardan bazıları kısaca şöyle:

Tul-i emel
, zevk sürmek için çok yaşamayı istemektir. Tul-i emelin sebepleri, dünya zevklerine düşkün olmak ve ölümü unutmak ve sıhhatine, gençliğine aldanmaktır. Tul-i emelli, ibadetleri vaktinde yapmaz, tevbeyi terk eder. Kalbi katı olur. Nasihat tesir etmez. Ölümü unutur. Hep dünya malına ve mevkiine kavuşmak için ömrünü harcar, ahireti unutur, dünyanın faydasız zevkini düşünür. Bunlardan kurtulmak için, ölümün her an gelebileceğini düşünmeli, sıhhatin, gençliğin ölüme mani olmadığını unutmamalıdır! Birçok hastanın iyileşip yaşadığı, sağlam birçok kişinin öldüğü çok görülmektedir.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(İnsan yaşlandıkça, mal hırsı ve tul-i emeli gençleşir.) [Müslim]
(Cenneti isteyen, uzun emelli olmasın, ölümü unutmasın!) [İbni Ebid-dünya]

Kibir
, kendisini bir veya birkaç bakımdan başkasından üstün görmektir. Yanına başkasının oturmamasını istemek, doğru sözü kabul etmemek, kusurunu söyleyene teşekkür etmemek ve hep zenginin davetini tercih etmek kibir alametidir. Kibirli olan, salih insan olamaz. Kibir, her iyiliğe engeldir. Kibirli değilim diyen, kibirlidir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Allah, kibredenleri sevmez.) [Nahl 23]

Ucub
, kendisini başkasından üstün bilmek, yaptığı iyi işler sebebiyle kendini beğenmektir. Ucbeden, günahlarını hatırlamaz. Allahü teâlânın kendine ihsan ettiği iyilik etme nimetini kendinden bilir, kabiliyeti ile övünür.

Suizan
, birinin kötü bir iş yaptığını zannetmektir. Kalbe gelen kötü düşünce, o haliyle suizan olmaz. Kal.. ( devamı )

Ya hep ya hiç mantığı @ 09-09-2007 18:20

Ya hep ya hiç mantığı
Sual: Ben namaz kılan, oruç tutan haramlardan kaçmaya çalışan bir bayanım. Ancak tesettürlü değilim. İki grup insan bana sataşıyor:
Bir kısmı diyor ki:
Başın açık olduğuna göre, hiçbir ibadetin muteber değildir, boşuna ibadet etme, İslam bir bütündür tamamını uygulamak gerekir diyorlar.
Bir kısmına da, gıybet etmeyin, içki içmeyin, yalan söylemeyin gibi sözler söylediğim zaman, sen de başını açıyorsun ya diyorlar.
Bunların beni böyle eleştirmesi doğru mudur?
CEVAP
Elbette yanlış. Maalesef günümüzde ibadetlerde ya hep ya hiç mantığı var. Ya hep ya hiç imanda olur, günahlarda ve ibadetlerde olmaz. İmanın azı çoğu olmaz. İman ya vardır, ya yoktur. Bazı ibadetleri yapamayana veya bazı günahlardan kaçamayana sen şu günahı işliyorsun, artık ibadete lüzum yok denmez. Günah küçük olsa kaçmaya çalışmalıdır. Bir günaha alışan, ötekilerini de işlemek isteyebilir. Bir günah öteki günahları davet eder. Günah demek, isyan demektir. Akıllı olan, Rabbine isyan sayısını hiç artırır mı? Aksine azaltmaya çalışır.

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Bütün günahlara tevbe edip hepsinden kaçmak büyük nimettir. Bu yapılamazsa, bazı günahlara tevbe etmek de nimettir. Bunların bereketiyle belki bütün günahlara tevbe etmek nasip olur. "Bir şeyin bütünü ele geçmezse, hepsini de kaçırmamalı" buyuruldu. (2/66)

Birkaç günaha müptela olan kimse, birinden vazgeçmek isterse, ona, (Diğerlerini bırakmadığına göre bu günaha da devam et) denmez. Günah miktarı ne kadar azaltılırsa o kadar iyi olur. Çünkü Allah’tan korkarak bir günahtan vazgeçmek iman alametidir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Ömründe bir defa Allah’ı anan veya Ondan korkan Müslüman, elbette Cehennemden çıkacaktır.) [Tirmiz.. ( devamı )

Günahta ısrar nedir @ 09-09-2007 18:19

Günahta ısrar nedir
Sual: Şu (İstiğfar eden, hiç günah işlememiş gibi olur), (İstiğfar eden, günde yetmiş defa aynı günahı işlese ısrar etmiş sayılmaz), (Günahı bırakmadan istiğfar eden, Allah ile alay etmiş olur) hadis-i şerifler birbirine zıt gibi. Günahta ısrar ne demektir?
CEVAP
Günahta ısrar demek, hiç pişman olmadan, Allahü teâlâdan çekinmeden günah işlemeye devam etmektir. Üç hadis-i şerifi âlimler nasıl açıklamışsa bildirelim:

Bir insan yıllarca içki içmiştir, tesettüre riayet etmemiştir. Bir gün yaptığı günahlara pişman olur, bir daha aynı günahı işlemezse, Allahü teâlâ onun bu günahlarını affeder, hiç günah işlememiş gibi olur. Bunun için Peygamber efendimiz, (İstiğfar eden, hiç günah işlememiş gibi olur) buyurdu. (İbni Mace)

İnsan bu, günahı terk ettiği halde, kötü arkadaşlara veya nefsine uyarak aynı günahı işlese, sonra pişman olsa, tekrar tevbe etse, aradan bir müddet geçtikten sonra yine nefsine veya şeytana uyup aynı günahı işlese, tekrar pişman olup bir daha işlemeye tevbe etse, tevbesi yine makbul olur. Yani ben bu günaha kaç kere tevbe ettim ve yine işledim, artık Allah beni affetmez diye Allah’tan ümit kesmek caiz değildir. Onun için Hz. Mevlana, (Bin kere tevbeni bozsan da yine gel, bu kapı ümitsizlik kapısı değildir) buyuruyor. Peygamber efendimiz de, aynı anlamda, (İstiğfar eden, günde 70 defa aynı günahı işlese ısrar etmiş sayılmaz) buyuruyor. (Tirmizi)

Bazı kimseler de, içki içmeye veya başka günaha hiç çekinmeden devam ederler, bu arada, (Ya Rabbi, hep sana isyan ediyoruz, sen çok affedicisin, bizi de affet) derler. Bu af dilemek, özür dilemek değildir. Evet Allahü teâlâ af dileyeni kabul eder ama, bu af dilemek değildir. Bir daha yapmam diye yalvarmak .. ( devamı )

Ne düşünmeli ki günahtan uzaklaşılsın @ 09-09-2007 18:19

Ne düşünmeli ki günahtan uzaklaşılsın
Sual: İnsan günah işleyeceği zaman nasıl düşünmeli ki o günahı işlemekten uzaklaşsın?
CEVAP
Bir kimse, günah işleyeceği zaman, kendisini, Allahü teâlânın hep gördüğünü ve yanında amellerini yazan meleklerin de bulunduğunu düşünmelidir!

Allahü teâlânın sıfat-ı sübutiyyesinden, Basar, görmek, esma-i hüsnasından El-Basir, gizli açık, her şeyi çok iyi gören demektir. Kur'an-ı kerimde birçok âyet-i kerimede, Allahü teâlânın, insanların yaptıkları her işi en iyi şekilde gördüğü bildirilmektedir. (Bekara, 110, 233, 237)

Allahü teâlâ, sadece yapılanları değil, yapılacak olanları da, insanların ne düşündüklerini de bilir. Birkaç âyet-i kerime meali:
(İnsanı ben yarattım ve nefsinin kendisine fısıldadığını [ne düşündüğünü, ne düşüneceğini] bilirim ve ben ona şah damarından daha yakınım.) [Kaf 16]

(Allah onların kalblerinin gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir.)
[Neml 74]

(Allahü teâlâ, içinizde ne varsa hepsini bilir.)
[A.İmran 154]

Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bir kimse, iki salih komşusundan nasıl utanıyorsa, gece-gündüz, kendisi ile beraber olan iki melekten de öyle utanmalıdır!) [Beyheki]

.. ( devamı )

Kelime-i tevhidin fazileti @ 09-09-2007 18:19

Kelime-i tevhidin fazileti
Sual: İslam Ahlakı kitabında, Kelime-i tevhidin sevabının, bütün günahlardan ağır geldiği bildirilerek, (Mahşer günü bir kişi gelecek, 99 amel defteri olup, her bir defterin yaprağı göz gördüğü kadar geniştir. Hiç birinde iyiliği olmayıp, yalnız bir parmak kadar, o kimsenin dünyada söylediği bir kelime-i tevhid bulunur. O 99 defter terazinin bir kefesine ve bir kelime-i tevhidi diğer kefesine koyarlar. Kelime-i tevhid tarafı ağır gelir) mealindeki hadis bildiriliyor. O zaman, La ilahe illallah diyerek bir kelime-i tevhid söyledikten sonra, günahlardan sakınmaya ve ibadet etmeye gerek var mıdır?
CEVAP
Akıl mantık yürütmekle din olmaz. Bizim gibilerin hadis-i şeriften mana çıkarması yanlış olur. Allah saklasın, günahlardan kaçmaz, ibadeti lüzumsuz görebiliriz.

Dinimizde bir şey şartsız bildirilirse, onun bir çok şartlarının olduğu anlaşılır. La ilahe illallah diyenin Cennete gidebilmesi için birçok şartları var. Birkaçını bildirelim:
1- Kelime-i tevhidi inanarak söylemek şarttır. İnanmadan söylenirse faydası olmaz. Müslüman olarak söylemek gerekir. Kâfirliği bırakmadan bir gayri müslim söylese hiç kıymeti yoktur.

2-
Amentü’deki altı esasa inanması ve beğenmesi şarttır. İnanmadan La ilahe illallah demenin hiç önemi yoktur. İnansa fakat beğenmese yine kıymetsizdir. Bu altı esastan birine inanmasa yine kıymetsizdir. Mesela Muhammedün Resulullah demese yine ebedi Cehennemliktir.

3-
İtikadının düzgün olması şarttır. İtikadı bid’at olanlar, muhakkak Cehenneme gider.

4-
Haramlardan kaçması lazım. Namaz, oruç gibi ibadetleri yapmamak haramdır. (Haramlardan kaçıp, ihlasla, la ilahe illallah diyen Cennete girer) hadis-i şerifindeki (İhlasla) ifadesi.. ( devamı )

Elini veren kolunu alamaz @ 09-09-2007 18:18

Elini veren kolunu alamaz
Sual: Bazen nefsimize uyarak, sünnetleri terk etsek, mekruh işlesek, zararı ne olur?
CEVAP
Bir ihtiyaç veya zaruret olmadıkça, sünnetler terk edilmez, mekruh işlenmez. Zaruret varsa, (Zaruretler yasak olan şeyleri mubah kılar) hükmüne göre, sünnet terk edilebilir, mekruh işlenebilir. Yani, başka hiçbir çare yoksa, haram olan bir şeyi zaruret miktarı işlemek ve farzı, zaruret ortadan kalkana kadar terk veya tehir etmek caiz olur. Fakat, geçerli bir mazeret yok iken, sırf nefsimize ağır geliyor diyerek, sünnetleri terk edip, mekruh işlememelidir. Nefse mağlup olmayıp, bilakis üstüne gitmelidir. Küçük tavizler, sonra daha büyük felaketlere sebep olabilir. Elini veren, kolunu alamaz. Abdullah ibni Mübarek hazretleri buyuruyor ki:

Müstehabları yapmakta gevşek davranan, sünnetleri yapamaz. Sünnetleri yapmakta gevşeklik de, farzların yapılmasını zorlaştırır. Farzlarda gevşek davranan da, marifete, yani Allahü teâlânın rızasına kavuşamaz. (F. Bilgiler)

Mekruh işlemek de böyledir. Genelde, mekruh tek başına söylenince, tahrimen mekruh anlaşılır. Bu ise, harama çok yakındır. Nasıl farzı terk etmek haram ise, vacibi terk etmek de tahrimen mekruh olur. Bir ihtiyaç olmadıkça, tenzihi de olsa, mekruhtan sakınmaya çalışmalı. Mekruh, kerih olan, yani çirkin, beğenilmeyen şey demektir. Mekruh işlemeye alışan kimseye, zamanla haram işlemek de normal gelmeye başlar. (Alışmış, kudurmuştan beterdir) denilmiştir. Ayrıca, küçük günaha devam etmek, büyük günah olur. Büyük günaha devam etmek ise, insanı küfre kadar götürür. Birkaç hadis-i şerif meali:

(Günahların küçük görüneninden sakının! Bunlar toplanınca sahibini helak eder. Bu şuna benzer ki, bir kavim bir vadiye iner, çerçöp, odun ne bulurlarsa t.. ( devamı )

İyilik ve kötülük @ 09-09-2007 18:18

İyilik ve kötülük
Sual: Bir günahı veya bir iyiliği iki ayrı kişi işlese, günah ve sevab yönünden farklı olabilir mi?
CEVAP
Evet olabilir. Mesela bir iyiliği Eshab-ı kiram işlese, onlara dağlar kadar sevab verilir. İhlası çok olana daha çok sevab verilir. İyilik, güzellik her zaman iyidir. Ancak bazı kimselerde olursa daha iyi daha güzel olur. Bir hadis-i şerif meali:

(Güzellik, kiminde daha güzeldir: Adalet güzeldir, idarecide olursa daha güzeldir. Cömertlik güzeldir, zenginde olursa daha güzeldir. Vera âlimde, sabır fakirde, tevbe gençte daha güzeldir. Haya güzeldir, kadında olursa daha güzeldir.) [Deylemi]

Kötülük, günah her zaman kötüdür. Ama bazı kimselerde daha kötü olur. Birisi bize kötülük etse üzülürüz, ama kendisine çok iyilik ettiğimiz bir kimse kötülük ederse daha çok üzülürüz. Kâfir, kâfirlik yapsa o kadar anormal görülmez. Ama bir Müslüman, kâfir olsa, daha kötüdür. Onun için mürtedin cezası daha ağır olur.

Zina çok çirkin büyük bir günahtır. Ama zina kendi yakınımızla falan olursa daha çirkin daha büyük olur. Yer de önemlidir. Gizli yerde yapmakla açıktan yapmak daha kötüdür. Bu kötülüğü camide veya Kâbe’de yapmak daha büyük günah olur.

Yalan kötüdür. Ama bunu sıradan bir insanın söylemesi ile yetkili bir devlet adamının millete zarar olacak bir yalanı elbette daha büyük olur. Kibretmek büyük günahtır. Fakat fakirin kibirlenmesi daha çirkindir. Bir hadis-i şerif meali:

(Kıyamet günü şu üç kişiye Allahü teâlâ rahmet nazarı ile bakmaz ve acıklı azaba düçar eder:
1- Zina eden ihtiyar,
2- Yalan söyleyen hükümdar,
3- Kibirlenen fakir.)
[Müslim, Tirmizi, Nesai]

.. ( devamı )

En büyük günah @ 09-09-2007 18:18

En büyük günah
Sual: En kıymetli ibadet ve en büyük günah net olarak hangisidir? Hadis-i şeriflerde çok farklı bildiriliyor. Bir hadiste ana babaya itaat, başka birisinde namaz deniyor. Günahlar için de aynı şekilde farklı hadis-i şerifler var. Yedi büyük günah bildiriliyor. Başka bir hadiste bu yedi günahın dışında olarak zina en büyük günah denirken, başka bir hadiste içki içmek en büyük günah olarak bildiriliyor. Bunların sebebi nedir?
CEVAP
Hangi ibadet, Allahü teâlânın rızasına kavuşturursa, o en büyük ibadet olur. En büyük günah ise, Allahü teâlânın gazabına sebep olan günahtır. Bunu da biz bilemeyiz. Allahü teâlânın gazabı günahlar içinde saklıdır. Onun için her günahtan kaçınmalıdır. Belki bizim büyük sanmadığımız bir günah, Onun gazabına sebep olabilir. Nefsine yenilip günah işleyen de, korku içinde olmalıdır. Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:

(Pervasızca günah işleyen mümine Allahü teâlâ gazap eder.) [Ukaylî]

Hadis-i şeriflerin farklı olmasının sebebi ise şudur:
Suali soranların hallerine uygun, çeşitli cevaplar verilmiştir. Kimisi için namazdır, kimisi için emri maruftur. Günahlar da öyledir. Bazısı için zina, onun felaketine sebep olur, bazısı için de içki sebep olabilir. Bir de, zamana göre, uygun cevap verilmiştir. Mesela İslamiyet’in ilk zamanları cihad önemli idi. Günümüzde emr-i marufun, ehli sünnet itikadını yaymanın önemi büyüktür. Demek ki, kişilerin hallerine ve zamana göre büyüklük değişiyor. Zaten emredilen ibadetleri yapmak, yasak edilenlerden kaçınmak her Müslümanın her zaman vazifesidir.

Sual: Şirk hariç, en büyük günah nedir?
CEVAP
Günah, Allahü teâlânın emirlerini yapmamak yani isyan etmek olduğu için, günahların hepsi de büyüktür. Çünkü Allahü teâlânın gazab.. ( devamı )

Çeşitli sual ve cevaplar @ 09-09-2007 18:18

Çeşitli sual ve cevaplar
Sual: Bir Alman genci bana, "Şu günahı işlersen müslüman olacağım" dedi. Ben de bir danışayım dedim. Birine sordum. "Bir insanın hidayetine sebep olmak, dünyadaki her şeyden kıymetlidir. Günahı işle tevbe edersin!" dedi. Ben ise daha önceki yazılarınızdan bunun caiz olmayacağını anlıyorum. Günah işleyerek ibadet edilmeyeceğini yazmıştınız. Kâfirin müslüman olması için günah işlemek caiz midir?
CEVAP
Asla caiz olmaz. Dinimizde günah işlememek, ibadet etmekten daha kıymetlidir. Hadis-i şerifte, (Bir zerre günahtan kaçınmak, bütün cin ve insanların ibadetleri toplamından daha iyidir) buyuruldu. (R. Nasıhin]

Bid'at işlemek ise, büyük günahlardan daha tehlikelidir. Bu bakımdan dine hizmet etmek niyetiyle bid'at işlemeyi mubah görmemelidir.

Bazı cahil kimseler de, tesbih namazını cemaatle kılabilmek için, namaza duruyorlar, sonra kasten bozuyorlarmış. Böylece bu namazı kılmayı kendilerine vacip yapıyorlarmış. (Vacip olunca da cemaatle kılınır) diyerek, Tesbih namazını cemaatle kılıyorlarmış. Bir defa vacip de olsa cemaatle kılınmaz. Vitir vacip olduğu halde, Ramazan haricinde cemaatle kılınmıyor. Tesbih namazı nasıl cemaatle kılınabilir?
Bir namazı kasten bozmak haramdır, büyük günahtır. Bir haramdan kaçmak, milyonlarca nafile namaz kılmaktan evladır. Haram işleyerek farz, mekruh işleyerek sünnet yapılmaz. Günahtan kaçmak ibadet yapmaktan önce gelir. (Uyun-ül Besair)
Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Az bir haramdan kaçmak, 80 bin nafile hac sevabından efdaldir.) [Deylemi]

Sual: Allah’a asi olmak ne demektir?
CEVAP
Asi olmak, karşı gelmek, günah işlemek demektir. Allahü teâlâya asi olmak iki türlüdür:
1- Allahü teâlânın emirlerini, yan.. ( devamı )

Her şey günah mı? @ 09-09-2007 18:17

Her şey günah mı?
Sual: Ne yapsak günah deniyor. İslamiyet’te her şey günah mı?
CEVAP
Hayır, dinimizde her şey günah değildir. Helal olan şeylerin yanında, haramlar çok azdır. Bütün meyveler, bütün sebzeler, zehirli olanları hariç, bütün otlar mubahtır. Deniz haşaratı hariç, bütün balık çeşitleri, sarhoş edenler hariç, bütün içilecek şeyler helaldir Mahrem akraba ve dinsiz olanlar hariç, yabancı kadınların hepsi ile evlenmek mubahtır. İpek hariç, bütün giyecekler mubahtır. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

Allahü teâlânın mubah ettiği, izin verdiği şeylerin çeşidi ve sayısı pek çoktur. Haram ettiği, yasak ettiği şeyler ise, pek azdır. Mubahlardaki fayda ve lezzet, haramlardan çok fazladır. Allahü teâlâ mubah işleyeni sever, haram işleyeni sevmez. Aklı olan kimse, çabuk geçen bir lezzet için, Allahü teâlâyı gücendirmeyi elbette istemez. (1/163)

Allahü teâlâ kullarına çok merhamet ve ikram ederek, mubahlarla zevklenmeye izin vermiş ve pek çok şeyi mubah etmiştir. Helal olan bu sayısız zevkleri, lezzetleri bırakıp da, haram edilen birkaç zevke sapmak, Allah’a karşı, ne kadar edepsizlik olur. Hem de, haram ettiği lezzetleri, daha fazlası ile mubahlarda da yaratmıştır. Helal olan çeşitli nimetlerin zevkleri bir yana, insanın işinden, Rabbinin razı olmasından, daha büyük zevk olur mu? Bir kölenin işini, efendisinin beğenmemesinden daha büyük sıkıntı olur mu? Biz kuluz, sahibimiz olan Allah’ın emrindeyiz. Başıboş değiliz. (1/73)

.. ( devamı )

1 Numara Dini Blog

Date: 27.10.2007
Viewed: 70
Category: Religion
Tag: din islam islamiyet kultur dini-video video resim dini-resim islam-blog islami-blog

Share
Report


Related RSSes
Religion - EN SEVGiLiYE
Date: 27.10.2007
Viewed: 466
Religion - DOSTUNİSMLERİ
Date: 27.10.2007
Viewed: 55
Religion - nurcu
Date: 27.10.2007
Viewed: 560